Bal Alımında Tercih Yaparken.

03.2018 – Bu yazım ” Bal çeşitlerinde kaliteDoğa ve İnsan sağlığına genel bakış, adlı yazılarımla bağlantılı olabilecek bir yazı türü olacaktır. Amacım sizi doğru bildiğim yönde uyarmaktır.

mısır (glikoz) şurubu : Bu tür tatlandırıcı,  -dikkat ediniz tatlı demiyorum, TATLANDIRICI- mısırın un haline getirilmesi ile elde edilen nişastanın, kimyasal sıvı katkılar sayesinde çoğaltılması, ısıtılıp soğutulması  işlemleri ile elde edilen tatlı bir yan üründür.  Isıtıldığı için, insan sağlığı yönünden zararlı olup, ayrıca erken arı ölümlerine neden olduğu bilimsel olarak açıklanmaktadır.

Alman bilim adamı tarafından yapılan araştırma neticesine göre; Güneşin altında kalan balın 48 saat sonra tıbbi özelliğinin kalmadığı tespit edilmiş.

Bilginiz üzere her canlı hasta olabilir. Özellikle biz insanları ele alırsak, hastalandığımız zaman doktara gitmeyi elzem görürüz. Bu doğal ve olabilecek bir durumdur. Kimse kimseyi bu konuda yargılayamaz.

Haliyle, tedavimiz için doktorun yazdığı ilaçları alır ve içeriz. İçtiğimiz bütün bu ilaçların, vücudumuzda olumlu etkisi olduğu kadar, yan etkilerinin de olduğunu, sanırım bilmeyen yoktur. Olumsuz etkileri olduğunu bildiğimiz halde, içmeye devam ederiz. Çünkü mecburuz. Rahatsızlanan bazı evcil hayvanların, toprak yedikleri bile görülür. Bu da bir tedavi şeklidir.

Aynı durum arılar içinde geçerlidir. Sonuçta arılarda bir canlıdır ve her canlı gibi hasta olabilirler. Bu durumda biz arıcılar, arıları tedavi etmek veya arının rahatsız olduğu durumu ortadan kaldırmak için uygun ilacı vermek zorundayız.  Dünyanın her yerinde de  bu böyledir.

Haliyle kullanılan bu ilaçlar, arılar üzerinde olumsuz etkiler yapmaktadır.  Kullanılan bütün ilaçlar arıyı etkiler ama ölçüsünde olursa, öldürmez. Kullanılan ilaç, peteklere ve azda olsa, bala sirayet etmektedir. Bu etkinin yok olması için ilaçların kullanımı, bal sağımından en az 1 ay önce arılara verilmesi gerekir. Bu usulü genelde tüm arıcılar bilir – bilmek ve ona göre uygulamak zorundadır. Sünger özelliğine sahip petek, kullanılan ilacı emmektedir. Petek üretimi ise, arının yediği bal ve şeker şerbeti sayesinde oluşmaktadır.

Bu arada – Arkadaş, ben  ballı, polenli peteği sever ve alırım derseniz, afiyet olsun  derim. Çünkü sade polene nazaran petek içerisindeki polen, daha besleyicidir. Yalnız, polenli peteği fazla bekletmeyiniz. En azından peteği çita üzerinden kesip uygun göreceğiniz kapaklı bir tabağa yerleştirip, özellikle polenli kısım üzerilerine sıvı bal dökünüz.

Doğadaki çiçeklerin  üremesini sağlayan polenlere, kelebeğe çok benzeyen ama kelebek olmayan güve,  yumurtalarını bırakmaktadır. Arı, bu yumurtalı polenleri kovana taşımaktadır. Veya, gündüz yatıp gece çalışmaya başlayan güve böceği, kovana girmekte ve gündüz arıların getirdiği polen üzerine, yumurtalarını bırakmaktadır. Engel olabilmek, mümkün değildir.

Kovana getirilen güve yumurtaları ile, güvenin kovan içerisine bıraktığı yumurtalar, uygun ortam olması münasebeti ile gelişmekte ve güve böceği olup, uçup gitmektedir. Uçup giden veya  daha uçmamış güve’nin peteğe verdiği zarar, çok fazladır. Kovan içerisinde iken güve giderse sorun yok, Arı kendi temizliğini yapmaktadır. Esas sorun, petekli balın eve getirilmesinden sonra oluşmaktadır. Bütün ballı polenli petekler soğuk ortamda bulundurulmalıdır. Çünkü, soğuk yerde olan polen üzerindeki güve yumurtaları, ölmektedir.  Ocak 2011

Uzak veya yakınınızdaki tüketici, arıların hangi durumda olduğunu bilmez. Balın veya ballı peteğin görünmeyen kalite veya kalitesizliğini bilmez. Arıcıya güvenir. Tüketici balını alırken sadece uzaktan tanıdığı arıcıdan değil,  fiatı ne olursa olsun gerçekten tanıdığı güvendiği arıcılardan almalarını öneririm.  Yukarıya yazdığım bilgiler, siz tüketiciler içindir. Amacım, bilinçli arıcıların olması ve yetişmesi gibi, bilinçli tüketicilerin oluşmasını sağlamaktır. 11.2015

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir