Dünyada verginin olmadığı veya az olduğu ülkeler.

12.2017 – Birleşik Arap Emirliği : Dünyada kişi başı en yüksek gelire sahip ülke.Hiç bir şekilde gelir ve katma değer vergisi (KDV) yok. Sadece içkilerden % 50 vergi alınıyor. Geliri, petrole dayanıyor.

Kuveyt : Dünyada, 6. sırada petrol ihraçatcısı ülke. Sadece sigorta primi katkı payı alınıyor.

Katar : Geliri, bir nevi doğal gaz imparatorluğu ve petrole dayanıyor. Hiç bir isim altında gelir vergisi ve KDV alınmıyor. Sadece sosyal sigorta katkı payı ve ithal edilen ürünlerden sadece % 5 vergi alınıyor.

Umman Sultanlığı : Gelirinin % 90 petrole dayanıyor. Gayri menkul satışları, maaş ve sosyal sigorta primlerinden katkı payı alınıyor.

Bahreyn : Sadece, sigorta ve emlak vergisi var. Yabancılar, emlak kiralama vergisi veriyor.

Cayman Adaları : İngiltere’ye bağlı geliri turizme dayalı olup dünyada ‘vergi cenneti’ olarak bilinen yerlerden biri. Sadece ithal mallardan % 25 vergi alınıyor.

Monako Prensliği : Geliri turizme dayanıyor. Hiç bir isim altında vergi alınmıyor. Sadece prenslik topraklarında yaşayan yabancı kişiler, vergi veriyor.

Andorra Cumhuriyeti : İspanya / Fransa arasında dağlık bir ülke. Devletin geliri % 80, turizme dayanıyor.

Bermuda Adaları : İngiltere’ye bağlı, Atlas Okyanusu / Karayipler Denizi tarafında, geliri turizme dayanan, adalar topluluğu. Adalarda yaşayan insanların % 20 , başka ülkelerde doğmuş kişilerden oluşuyor. Sadece sigorta ve maaş vergileri ve ilave olarak emlak ve miras vergisi var.

Bahamalar : Devletin geliri % 70 turizm, ithal mallar ve gümrük girişlerinden sağlanıyor. Sadece sigorta primleri ve emlak vergisi alınıyor. Kaynak-  w.okaybro.ru   03.12.2017

Dünyada Emeklilerin Yaşam Sıralaması

Önce, bu sıralamayı yapan kuruluşların her şeyden önce bir insanın sonrada emekli kişinin yaşam sıralamasını yaparken neleri hesap ettiğine bir bakalım. Ona göre Ülkemizi ve kendinizi tartınız.

A – Yaşam Şartları: Bunun içine insanın kendine, tanıdığına, tanımadığına, hayvanlara. doğaya olan saygınlığı, gelenek. göreneklerine bağlılığı. devletinin kendisine sağladığı imkanlar, adalet, sağlık, ulaşım, elektrik, su, gaz, yiyecek, giyecek…temini, kolaylığı, zorluğu, fiat artışları girer.

B – Emekli maaşı ; 2017 Temmuz itibari ile en az en yüksek işçi maaşı: 1,349 – 2,584 TL en az en yüksek memur maaşı: 1,683 – 6,682 TL Bağkur, tarım ve esnaf maaşları daha düşüktür. (yuvarlatılmış rakamlar) Çalışan en düşük memur 2,418 –  Müsteşar 9,437 TL

C – Kaliteli Hayat: 2017 Haziran ayına ait Türk – İş Sendikasının 4 kişilik bir aile için açıkladığı Yoksulluk Sınırı kazancına bakmak lazım. 4 kişi için mecburi -dikkat ediniz mecburi diyorum giyim, (kira), elektrik, su, yakıt, ulaşım (dolmuş), eğitim, sağlık dahil 4,914.00 lira aylık kazancı olmalı. Bunun içinde cafede harcayacağı vede eşine dostuna eli titremeden ısmarlayacağı çay – simit parası ile, falan şehirde bulunan akrabasına giderken harcayacağı para yok. Hele hele, yurt dışı seyahat parası HİÇ YOK. Peki ‘elin gavuru öylemi’!

Emekli olmadan ve olduktan sonrası sahip olduğunuz mal varlığınız. Yazdığım bu 4 şartın ortalamasını ülkesindeki vatandaşlarına sağlayan  43 ülke sıralaması ise;

1 – Norveç  2 – İsviçre  3 – İzlanda  4 – İsveç  5 – Yeni Zelanda  6 – Avustralya  7 – Almanya  8 – Danimarka  9 – Hollanda  10 –  Lüksenburg  11 – Kanada  12 – Finlandiya  13 – Avusturya  14 – İrlanda  15 – Belçika  16 – Çek Cum.  17 – ABD  18 – İngiltere  19 – Eransa  20 – İsrail  21 – Malta  22 – Japonya  23 – G. Kore  24 – Slovenya  25 – Slovakya Cum.  26 – Estonya  27 – Singapur  28 – Polanya  29 – İtalya  30 – Macaristan  31 – Litvanya  32 – Portekiz  33 – İspanya  34 – Latvia  35 – Şili  36 – Kıbrıs  37 – Meksika  38 – Çin  39 – TÜRKİYE  40 – Rusya  41 – Brezilya  42 – Yunanistan  43 – Hindistan   

https://ngam.natixis.com/us/resources/2017-global-retirement-index

Karayolları üzerindeki bazı tepe nokta rakımları.

Sayın arkadaşlarım; şehirler arası yolculuk yaptığınız yol üzeri ve yazımın içeriği doğrultusunda olan yer adlarını, rakımlarını ve hangi şehirler arası olduğunu; sayfama iletmenizi rica ederim.

05.2017 – Doğu Anadolu Bölgesi :  Erzurum veya Erzincan üzerinden Bayburt istikametinde Kop Dağı Geçidi rakım : 2409 mt. ♠

İç Anadolu Bölgesi : Hüyük – Doğanhisar arası Kaya Beli geçidi rakım: 1620 mt.♠    Seydişehir / Taraşcı Kasabası – Beyşehir / Durak Kasabası arası  Reze Beli  rakım 1825 mt. ( Dikkat, bu yol asfaltlı olup, kışın ulaşım olmaya bilir.) ♠ Bozkır / Seydişehir / Antalya makasında Kadı Beli rakım 1390 mt.

Ege Bölgesi : Afyon  Şuhut – Isparta yol ayırımı arasında, Bozdurmuş Beli rakım : 1440 mt. ♠ Denizli Acıpayam / Söğüt arası Çomaklı Beli rakım 1460 mt ♠ Denizli Serinhisar / Tavas arası Kayık Beli rakım 1195 mt. ♠

Karadeniz Bölgesi : Bayburt tan, Erzurum – Erzincan istikametinde Kop Dağı geçidi rakım : 2409 mt. ♠ Çorum – Samsun istikametinde Meçhul Asker Tepesi: rakım 1215 mt. ♠ Çorum – Samsun istikametinde Karadağ Tepesi rakım 910 mt. ♠  Çorumdan, Samsuna inen son veya il çıkışındaki ilk tepe Hacılı Geçidi / Tepesi rakım 730 mt. Ayrıca bu yol üzerinde uzunlukları 581 – 280 – 920 mt arasında değişen, üç adet tünel bulunmaktadır.

Akdeniz Bölgesi : Antalya – Korkuteli arası Tahtalı Beli rakım : 970 mt. ♠  Mersin / Mut / Karaman arası Sartavul Geçidi rakım : 1650 mt. Seydişehir/ Akseki arası  Antalya il sınırları içerisinde, Alaca Bel tepesi rakım 1825 mt. (Bu noktanın daha fazla olduğu; Lakin kara yolları kuralları gereğince rakımın daha fazla gösterilmesi halinde, tünel vb  uygulamaların yapılması gerektiği,  bu uygulamaların yapılmaması için, düşük gösterildiği halkımız arasında söylenilmektedir.  –  Duyumum dahilinde: Seydişehir İlçe Jandarma Komutanlığı kayıtlarında buranın rakımı 2050 mt. ♠ Adana – Pozantı – Ankara kara yolu arasında Gülek Boğazı rakım: 1292 mt. Antalya Korkuteli / Elmalı arası Karaman tepesi 1290 mt.  2013

 

Kayınvalide Kraliçe Nefertiti ile damat kral Tutankamon ortaklığı

02.2017 –  Firavunlar tarihinden bir örnek. Firavun Akhenaton ve Hazreti Yusuf başlıklı yazımda, bu firavun ve karısı Nefertiti hakkında -en son- 2007 tarihli belgeselde, arkeoloğlar tarafından söylenen açıklamalar doğrultusunda   Firavun Akhenaton ve karısı Nefertiti’nin mezarlarının bu zamana kadar neden bulunamadığını yorumlamış ve sizlerle paylaşmıştım.

2015 Eylül ayı içinde Euronews tv kanalı; Mısır firavunu  IV. Amenhotep / Akhenaton’un ile dillere destan güzel karısı kraliçe Nefertiti’nin mezarının tespit edinmişliği hakkında, bir haber geçti. Neden ‘edinmişliği’! Yapılan elektronik tespit sonucu Tutankamon’un mezar odası bitişiğinde bir mezarın daha bulunduğu ve bu mezarın, kraliçe Nefertiti’ye ait olabileceği düşüncesi hakim olduğu için, böyle yazdım.

Bu zamana kadar okuduğumuz tarih kitapları ve izlediğimiz tarihi belgesellerde Akhenaton, Nefertiti ve Tutankamon’un ölüm şekilleri hakkında hep, şüpheli anlatımlar mevcuttur. Bu 3 kişiye ait mezarların bulunmayışı veya geç bulunmasının nedeni: Çok tanrılı bir inanışa sahip devlet ve halkının, Güneş üzerinden ‘tek tanrı’ sembolü ve inanış şekline geçmeleri ve geçmelerine mecbur edilmeleri idi. İyi ama Tutankamon’un kabahati ne idi?

Tek tanrı uygulamasını Akhenaton ve Nefertiti yapmıştı. Bu uygulamalar zamanında Tutankamon bir bebek ve çocuk idi. Ama Akhenaton’un 2. karısından öz oğlu, Nefertiti’ninde üvey oğlu ve damadı aynı zamanda geleceğin saltanat naibi ve firavunu idi. Geçmişte ve günümüzde saltanat hırsında olmuş, olan ve olacakları okuduk. Eski Mısırda bu hırsa sahip olanların başında ise, çok tanrılı inanışın uygulayıcıları olan kahinler gelmekte idi.

Haliyle bu kahinlerin saray içerisinde ‘yardakcıları’ her zaman olmuştur. Akhenaton ve karısı Nefertiti, bir şekilde art arta ölmüş – öldürülmüşler. İktidar ve hırs sahibi kişiler tarafından da, kral ve kraliçenin mezarları lalettayin yapılmış, mezarları ve belgeleri yok edilmiş.

Tutankamon, genç yaşında ve büyük bir ihtimal ile öldürülmüş. Haliyle kendi adına bir mezarı yoktu. Bu acil ölüm durumunda -ki, öldürülmüş olsa bile sonuçta bir kral idi.19 yaşında katledilen kral Tutankamon’un bir mezarı olmadığı gibi, mezar yerinin adı bile yoktu. Ama bir firavun alel usul bir yerede, gömülemezdi. Bu keşfin açıklanması ve haberin devamı;  Euronews haber kanalından -benim yorum şeklimle-.

Tutankamon, acilen kayın validesi  Nefertiti’nin mezar odasının ÖN tarafına gömüldü. Kayın validesi Nefertiti ile Tutankamon’un lahiti arasına’da bir duvar örüldü ve Nefertiti’nin mezar odası, arkada kaldı. Ve şimdiye kadar bilinen şekli ile bu duvarların ön yüzünede, kral Tutankamonu tasvir eden bir çok resimlerin çizilmesi ile Nefertiti’nin mezar odası, kamufle edilmiş oldu. Akhenaton ve Nefertiti’nin mezarlarını arayan bilim adamı ve arkeoloğlar, Tutankhamon’un mezar odası duvarlarına; geriye dönüş yapan radyo ses sinyallerinin verilmesi sayesinde, Tutankamon’un mezar odasının arkasında, bir bölmenin daha olduğu sonucuna varıldı. Bu sonuca göre, bu bölmedeki mezar odasının Kraliçe – kayın valide Nefertiti’ye ait olduğu ‘şüphesine’ erişildi. Euronews

Tutankamon’un mezarı 1922 yılında tesadüfen bulunmuştu. Çünkü bu firavunun mezarı bilinen firavun mezarlarına benzemediği gibi, tamamen çöl kumları altına gizletilmişti. Neden böyle yapıldı? Bana göre; Tutankamon’un Aton inancının kabul ettirilmesinde kabahati olmadığı gibi, kendisinden sonra gelen firavuna da, bir makam bırakmıştı. Haliyle, azda olsa bir iltifatı hak ediyordu ama, mezar yerininde, Nefertiti yüzünden bilinmemesi gerekiyordu. İnşallah, açıklandığı şekilde olur ve eksik bilgilerimizi tamamlamış oluruz.   29.10.2015

 

Rakımı en yüksek olan ilçelerimiz

13.01.2017 –  Sayfama sıkça gelen sorular karşısında;  Toplam 919 tane olan İlçelerimiz arasından sadece rakımı 1800 mt ve üzeri olanları karşılaştırmalı olarak iki ayrı uydu üzerinden tespit ettim. İlgiliyazılarım için bakınız; İllerin rakımları –  İllerin Kara yolu ve Uydu üzerinden rakım sıralaması.  veya Türkiye nin yedi bölgeye göre yükseklik sıralaması

Not : Bir yerleşim yerinin kuzeyden güneye / doğudan batıya hatta orta yerinin rakımı, farklılık arz eder. Örnek: Seydişehir ilçesinin (BB öncesi) belediye uç sınırları ∼ 1100 mt iken, Belediye önü 1136, Ilıca tepesi 1189 mt tekabül etmektedir.  Ben, bunları dikkate alarak, ortalamasını  yazdım.  17 kasım 2016

1 – Van (1727) / BAŞKALE                              2320 mt

2 – Erzurum (1900) / KARAYAZI                      2289 mt

3 – Kars (1755) / SARIKAMIŞ                          2101 mt

4 – Van / SARAY                                               2091 mt

5 – Ardahan (1810) / DAMAL                            2049 mt

6 – Van / ÇALDIRAN                                         2046 mt

7 – Ardahan / GÖLE                                         2020 mt

8 – Van / ÖZALP                                               1994 mt

9 – Ağrı (1630)  / DİYADİN                                1935 mt

10 – Erzurum / TEKMAN                                 1919 mt

11 – Erzurum / ÇAT                                          1919 mt

12 – Ardahan / ÇILDIR                                      1909 mt

13 – Erzurum / PALANDÖKEN -merkez ilçe-   1898 mt

14 – Erzurum / ŞENKAYA                                  1864mt

15 – Hakkari (1755) / YÜKSEKOVA                  1875 mt

16 – Kars / SELİM                                             1856 mt

17 – Ardahan / HANAK                                      1820 mt

18 – Ağrı / ELEŞKİRT                                       1817 mt

19 – Bingöl (1159) / KARLIOVA                         1816 mt

Türkiyenin Yedi Bölge Rakımları.

Yazdığım eski ve yeni yazılarımdan dolayı, web hostingde çok yer kapladığım için benzer yazıları bir isim altında topladım. Anlayışla karşılayacağınızı umar sağlıklar dilerim. Buradaki yazılarımın güncelleştirilmiş halini görmeniz için tıklayınız :Türkiye nin yedi bölgeye göre yükseklik sıralaması.  14.03.2016 Bazı ilçe rakımlarımız için ise:

Önce Türk müyüz Yoksa Müslüman mı ve Meluncanlar.

11.2016 – Önce; Müslüman kime denir! Buna açıklık getirelim. Cenabı Allah Kuran’da;  – Hz Musa ve Hz İsa AS inanan ilk kişiler ile Hz Muhammed AS inanan tüm kişilere, Müslüman demekte – denilmektedir. Sadece İslam Dini ve mensupları ise, peygamber efendimiz Hz Muhammed AS’mı peygamber olarak kabul eden kişilere has bir iman şeklidir. Kuranın anlamını bilmeden sadece Arapça sını hatmetmeniz size bir sevap kazandırır iken, anlamını bilerek İslamı yaşarsanız; yemin etsem yeminime haram gelemez ve ALLAHIN İZNİ İLE 9 SEVAP KAZANIRSINIZ. Bunun içinde Kuranı, TÜRKÇE OKUYUNUZ.

Çünkü Allah’ın ilk emri ‘oku’. Ama sadece papağan gibi Arapçasını değil, anlamını bilmek için, Türkçesi nide okuyup öğüt almanızı emretmektedir. Öğüt’ü, ancak Allahın size bahşettiği ana diliniz ile alırsınız. Kuranın mealini okursanız bu yazdıklarımıda okuyacaksınız.

Bir anketör evimize gelmiş ve kapıdan o gün için üniversitede okuyan kızım ile yeğenime sorular soruyor, cevapları işaretliyordu. Böyle bir anı kaçırmak istemezdim ama üniversitede okuyan iki genci, bu durum ile baş başa bırakmak istedim.

Neden sonra gençlere,  soruların ne olduğunu sordum. Bir kaç soru ve verdikleri cevapları onaylamam dan sonra kızım Ayşegül:

– Baba, bize – ” Biz önce Müslüman mıyız  yoksa; Türk’müyüz ?”, diye sordu. Peki ne dedin?

– Önce Müslümanız, dedim. Yeğenime dönerek  –  Sence diye sorduğumda, o da Müslümanız, diye cevap verince, daha önceden bilgi sahibi olduğum  Meluncanlar aklıma geldi. Ve başladım bu olayı aktarmaya.

ABD’ nin Atlas Okyanusuna bakan Virginia ( Virjinya) Eyaletinin Apalaş Dağları bölgesinde yaşayan bir Amerikalı, hastalanıyor. Nereye gitti ise hastalığına teşhis konulamıyor. Kendisine verilen bir bilgi doğrultusunda, başka bir üniversite hastahanesine başvuruyor. Yapılan tetkikler sonucunda bu kişideki hastalığın Akdeniz anemisi humması teşhisi konuluyor.  Bu andan itibaren doktor ve hastada şüpheler uyanmaya başlıyor.

Çünkü bu hastalık; Akdeniz bölgesi etrafında yaşayan tüm ülke ve insanlarında görülen bir tür, kan hastalığı. ABD ‘ de olması imkansız ve olmaması gereken bir hastalık türü.  Hasta kişi, bu gelişme ve şüphe durumunda geçmişini sorgulama ihtiyacı ve hevesi duyar.

Yaşadığı bölgede bulunan en yakınından uzağına kadar akrabaları ile istişareye geçerek kendi aralarında bir araştırma  gurubu kurarlar. Önce bulundukları bölge ve eyalet içerisindeki bu tip hastalar bulunarak, bu kişilerin bilinen –  bilinmeyen soyları hakkında araştırma yapılır.

Elde edilen bulgular doğrultusunda bölge kütüphane ve devlet daireleri kayıtlarında bulunan soy kütükleri incelenmeye alınır. Araştırmaları neticesinde; Atalarının Türk olduğu  bulgusuna erişirler. Bu karara varmalarına yardımcı olan  unsurları desteklemesi babından, bazı gelenek ve göreneklerinin;  Türklerin gelenek ve görenekleri ile ortak olduğunu fark  ederler. Ayrıca bu iddialarının gerçekliğini, bilimsel olarak   kanıtlama yoluna giderler.

Bu noktada  Y ve DNA denen mikro biyolojik araştırma safhasına geçerler. Yapılan araştırma neticesinde kendi genlerine  en yakın Türklerin geni olduğunu öğrenirler. Böylece asıllarının Türk olduğu  bulgusu, kesinlik kazanır. Öyle ise Türkler oraya nasıl gittiler! dersek!

tarihi gerçekYaklaşık 1580 – 1620 yılları arasında Portekiz, İspanyol ve İngilizlere esir düşüp, bu ülkelere ait savaş ve ticaret gemilerinde esir – forsa olarak bulunan Osmanlı Türklerinin bir bölümü, bir vesile ile yeni kıta Amerika /  Virginya eyalet topraklarına ayak basmışlar. Meluncanların ataları, bu şekle dayanıyor.

Yazımızın konusu; Önce Müslüman’mıyız yoksa Türk’mü ? sorusu doğrultusunda Kızıma ve yeğenim Şükrü’ye bu gelişmeleri aktardıktan sonra, şu noktayı vurguladım.

Bu kişiler şuan Hristiyan olmuş kişilerdir. Ama ataları Türk ve Müslüman idiler. Dinleri değiştiği halde, kanları değişmedi. Kaldı’ki  bizim atalarımız Orta Asya’dan ta   ( Atilla – Batı Hun İmp. M.S. 370 – 470 Y.Y. arası ) Meluncanların ABD ye ayak basmalarından 1100 (binyüz) yıl önce, Avrupa’nın göbeğine geldiler. Üstelik, Müslüman değillerdi. Bu arada İslam ve Müslümanlık  Hz. Muhammed’in 611 yılında peygamber olarak görevlendirilmesinden sonra İnsanlık öğrendi. Hal böyle iken  Türkler,  M.S. 750 – 800 yıllarından itibaren Müslüman olmaya başlamışlardır.

Sonuç olarak biz;  ” ÖNCE TÜRK ve SONRA MÜSLÜMANIZ “, dememden sonra yeğenim; Şükrü :

– Amca, anlattıkların ‘ cuk ‘ oturdu, ifadesini kullandı.

NOT : Burada ister istemez insanın aklına ” KALU BELA ”  görüşü gelebilir. Kalu bela’dan kasıt: Cenabı Allah; İsrafil A.S.ma,  -Sur’a üflemesini emrettiği – emredeceği ana kadar  yaratılacak bütün insanların bedenini var etmeden önce, Adem A.S. dan başlayarak tüm İnsanların ruhlarını yarattı. Yarattığı ruhları ilahi huzuruna toplayan  Rabbim, var ettiği –  yarattığı  ruhlara :

 Ben sizin Rabbiniz -Sizi yaratan, değil miyim? diye sorması üzerine bütün ruhlar hep bir ağızdan:

Evet Siz; Bizi var eden – yaratan  Rabbimiz siniz, diyerek İlahi Tek Kudretin, yaratıcı olduğunu kabul etmişlerdir. Rabbim; Ben sizi MÜSLÜMAN OLARAK YARATMADIM MI  diye sormuyor veya YARATTIM diye söylemiyor. Vurgulama babından açıklamamı tekrarlıyorum. Kalu Bela’dan kasıt :  Tüm insanların Adem A. S. dan, yok edilecekleri kıyamet gününe kadar yaratılacak kişilerin tek yaratıcısının ALLAH c.c. olduğunun kabul edilmesidir. (A’raf suresi 172. ayeti.) Diğer taraftan Hadid suresinin 8. ayetinde ise, Kalu Bela kast edilerek, ruhlar aleminde alınan söz vurgulanırken, aynı zamanda insanın  iman etmesi istenmektedir.  Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları

İlkin ”Ruh” olarak yaratılan kulun Allahı tasdik etmesinin ardından, cisim olarak dünyaya indirilmesinden sonra,  Allahın varlığını kabul etmemesi üzerine, Hadid suresi 8 ve 22. ayetlerde kulun, Allah CC nin yaratıcılığını ve yarattığının kabul edildiği Kalu Bela kast edilerek, = Seni Yarattığımı kabul ettiğin ve bana söz verdiğin gibi benim tek ve varlığımı kabul etmelisin,  vurgusu yapılmaktadır.

Bu tasdik şeklinden dolayı doğan her insanın ruhunun, İslam dinine mensup olduğu kararı çıkmaz – çıkamaz. Cenabı Allah ben sizi Türk olarak yarattım demiyor ama; ‘Müslüman ‘ olarak yarattım’da, demiyor.  Sizi ben yaratmadım mı? diye soruyor. Önce Müslümanız derseniz! o zaman diğer din mensupları da -İslam ve Kuran’a göre her ne kadar bozulmuş kitapları olsa bile özünde  tevhid inancı gereği Tek Allaha inanıyorlar. Kitabımız Kuran: Tek Allaha -bana- inanın , demiyor mu? Haliyle Hristiyan ve Yahudiler – tek Allah’a inandıkları için derler ki : Tüm  ruhların Kalu Belada var edilip toplanıldığı zaman, bende RUH olarak, orada idim. Benim dinimde Allahın dini. Ve benimde ilk atam, Adem as, der.Tevhit’in Arapcası:

La ilahe illallah Türkçesi : Allah var ve bir‘dir. Allahın peygamberlerine    getirdiği ilk kitaplara inanan her din mensubu; Müslüman‘dır. Dikkatinizi çekerim: Bunu yazarken bu günlerde çok konuşulan – Dinler arası diyaloğu kast etmiyorum.  Ama gerçeği saklamakta, şeytanlıktır. ) – Sadece   Muhammed Resulallah  diyenler, İslam dinine mensup olan inanç sahipleridir. 

Allah katında, kendilerine kitap indirilen Davud, Musa, İsa ve Muhammed as mın, insanlara ilettiği dinlerin ortak amacı,  Allahın varlığını ve birliğini, kabul etmektir. Bu din anlayışına ise kısaca, TEVHİT dini denir.  Allahın varlığına, birliğine Hz Davut; Hz Musa; Hz İsa ve Hz Muhammedin Allahın peygamberi olduğunun kabul edilmesi ve kabul edenlere ise; Müslüman ve Müslümanlık denir.  İlaveten;

≈2010 yılına varıncaya kadar, Cuma hutbelerinde imamın söylediği, şimdi ise nerede ise söylenilmesi yasaklanan Allah cc bir ayeti var. Kuranı Kerimin Al-i İmran suresinin 19. ayetinde;  ALLAH NEZDİNDE HAK DİN; İSLAMDIR, deni-r-liyordu.  Burada bir vurgu daha yapayım. İslamlık, Hristiyanlık, Yahudilik ayrı bir din’dir. Ve bu dinlere inanan kişilere ise İslam, Hristiyan ve Yahudi dini mensubu denir. (basında yazdığı kadarı ile) Cuma hutbelerinde okunan – Allah nezdinde hak din, İslam’dır ayetinin okunmasını ABD -AKP hükümeti zamanında, men etmiş- neden? Bu ayetin manası ve İslami acıdan diğer din mensuplarının İslama geçmelerinde etkin bir ayet ve örnek gösterilmesinin önüne, geçmek içindir.    01.2011    Mecit  ALBAYRAK

Istanbul, Sultan Ahmet Camisi şadırvanlığında, cami derneğinin  Türkçe ve İngilizce yazdırıp astığı peygamberler tarihi ve Kuranı Kerimden alınmış bazı ayetlerin, üstteki yazım ile alakalı olan  açıklamaları, bir belge özelliğinde sergilenmiştir.  Dikkat ederseniz, bütün peygamberler için S.A.V. ifadesi var.  Hz İbrahim için, Tek Allaha inanan Müslüman ifadesi var. Yahudilik ve Hristiyanlıkta da, Tek Allah emri var. Ayrıca, Hz İsa’ya inanan havarileri için ayeti kerimede ‘Müslüman’ vurgusu var.  Ocak 2014

08.05.2014-Sultan ahmet camii içi ve meydanı1841 (4) 08.05.2014-Sultan ahmet camii içi ve meydanı1841 (5) 08.05.2014-Sultan ahmet camii içi ve meydanı1841 (6) 08.05.2014-Sultan ahmet camii içi ve meydanı1841 (8)

 

 

Türkiye nin yedi bölgeye göre yükseklik sıralaması – rakımları.

03.2016 – Bilgilerinize: Bölgelerimizi oluşturan şehir rakımlarını, iki ayrı UYDU dan, her ilde tren garı olmadığı için,  VALİLİK binalarının olduğu yeri, karşılaştırmalı olarak tespit edip yazdım. Bazı ilçelerimize ait rakımlar için ise: Rakımı en yüksek olan ilçelerimiz

Not : Bir yerleşim yerinin kuzeyden güneye / doğudan batıya hatta orta yerinin rakımı, farklılık arz eder. Ben bunları dikkate alarak, ortalamasını  yazdım.Yazdığım bütün yazılarım dahil olmak üzere rakımlar konusunda sizlere en doğru bilgiyi verme isteğim, bir saplantıya dönüştü. 24 Kasım 2015 günü Anıt Kabiri ziyaret ettim. Duvarda asılı Türkiye haritası ve illeri üzerinde O ilin rakımları yazılı idi. Bu harita üzerinde Örnek: Antalya il rakımı 37; benim Antalya girişi kara yolu üzerinde devamlı gördüğüm rakım 39. Siz bir tarafa, ben hangisine inanacağım! Kaldı ki; rakımların tespitinde geçerli olan, O ilin Valilik veya var ise Tren garı binası baz alınıyor. Yalnız, bundan 20 sene önce O ilin valilik binası bir tane iken şimdi, çeşitli isimler altında bir kaç tane var. Bende uydu üzerinden O ilin merkez valilik binasını bulup en doğru rakım ölçümünü; sizlerin bilgisine sunuyorum.

81 il ve EN yüksek ilçelerimizin rakımlarına ait kronolojik listesini; ” İllerin rakımları –  İllerin Kara yolu ve Uydu üzerinden rakım sıralaması  // Karayolları  üzerindeki bazı tepe nokta rakımları  

 1Doğu Anadolu Bölgesi :  Bu bölge sınırları içerisinde 15 il  bulunmaktadır. 7 bölge içerisinde  rakımı  en yüksek  illerin olduğu  kesimdir. Bölge ortalaması 1400 mt’ye tekabül etmektedir. Bu bölgede, rakımı en fazla olan il sıralamasına göre: 1900 mt ile Erzurum  1. sıradadır. Ardahan 1810; Kars 1755;  Hakkari 1755;  Van 1727;  Ağrı 1630; Bitlis 1535;  Şırnak 1356; Muş 1335;  Erzincan 1215; Bingöl 1159 ; Elazığ 1070; Malatya  966; Tunceli 919 ve Iğdır 860 mt ile rakımı en düşük il, sıralamasına girmektedir.

2İç Anadolu Bölgesi : 13 ilin toplamından oluşmaktadır. Ortalama rakım yüksekliği 1021 mt’ye tekabül etmektedir. Bu bölgede rakımı en fazla olan il sıralamasına göre: 1315 mt ile  Yozgat 1. sırada’dır.  Sivas 1290;   Nevşehir 1196;  Niğde 1237;  Kayseri 1060;  Karaman 1056;  Konya 1023;  Kırşehir 993;   Aksaray 975;   Ankara 885 (Çankaya Köşkü rakım :1071 mt) ;  Eskişehir 795;  Çankırı 730 mt  ve Kırıkkale 716 mt ile rakımı en düşük il durumundadır. (Seydişehir Belediye önü : 1135 mt. // Konya B.B. önünden- Seydişehir 86 km, Seydişehir – Antalya merkez arası  213 km.  Seydişehir; siyasi olarak Konya ili, iklimsel olarak Ak Deniz Bölgesinde dir. Seydişehir – Akseki kavşağı 66 km.

NOT: Konya – Seydişehir- Antalya yolu; 1974 yılında Ecevit – Erbakan hükümeti zamanında  ” Beş Yıllık Kalkınma Proğramına ” alınmış. Lakin daha sonra gelen hükümetler, bu plana riayet etmeyip bir derecede olsa ‘keyfi’ davranıp, bu yatırımı engellemişlerdir. Nihayet 1996 yılında ulaşıma açılmıştır. Seydişehir – Akseki arası Antalya bölgesi dahilinde1825 rakımlı Alacabel tepesi, kışın kapanıyor idi. Bu olumsuz durumu ortadan kaldırmak için Tınaztepe; Zirve tesislerinin karşısında ki  dağın dibindeki 1520 mt rakıma sahip yerden, Akseki / Yarpuz kasaba/mahallesi 1290 mt önüne çıkan Tınaztepe Tüneli yapımına 2016 yılında başlanıldı. Hayırlı olsun.

3 – Güneydoğu Anadolu Bölgesi : 7 il’i kapsamaktadır. Ortalama rakım 729 mt’dir. En yüksek il 939 mt Mardin olup; Siirt 886; Gaziantep 838;  Adıyaman 679;  Diyarbakır 673;  Batman 575 ve rakımı en düşük il 510 mt ile  Şanlı Urfa‘dır.

 4Ege Bölgesi :  8 il‘den oluşmaktadır. Ortalama rakım, 512 mt . En yüksek il merkezi 1025 mt ile  Afyon olup;  Kütahya 957;  Uşak 911; Muğla 658;  Denizli 391;  Manisa 78;  Aydın 71 ve sonuncu sırada 10 mt ile İzmir gelmektedir.

 5Karadeniz Bölgesi : 18 vilayetten oluşmaktadır. Ortalama rakım 400 mt.  Rakımı en yüksek vilayeti 1555 mt  ile BayburtGümüşhane 1169;  Çorum 818;  Kastamonu 809;  Bolu 727;  Tokat 630;  Artvin 529;  Amasya 398 (Merzifon rakım : 740 mt) ;  Karabük 262;  Düzce 150;  Trabzon 40 (Çamlıhemşin 734 mt ) ;     Sinop 25; Ordu 24; Bartın 14;  Giresun 14;  Samsun 10;  Rize 10;  Zonguldak 8  mt ile  rakımı en düşük il durumundadır.

 6Akdeniz Bölgesi : 9 il‘den oluşmakta olup, rakım ortalaması 391 mt  En yüksek ili 1058 mt Isparta olup;  Burdur 960;  Kilis 649; Kahramanmaraş 562;  Osmaniye 120;  Hatay (Antakya) 89;  Antalya 46;  Adana 26 ve Mersin 9 mt rakım ile, sonuncudur.  

 7Marmara Bölgesi :  11 vilayetten oluşmaktadır. Rakım ortalaması 109 mt dir. En yüksek ili 520  mt ile Bilecik‘tir.  Kırklareli 210;  Bursa 163;  Balıkesir 145;  Edirne 50;  Istanbul 35; ;  Sakarya 29;  Tekirdağ 25;  Çanakkale 12; Yalova 7;  İzmit  4metrelik rakımlara sahiptirler.

Denize sınırı olan illerimizin Valilik binası durumuna göre ilk 10 mt’lik  rakıma sahip iller  ise:   İzmit  4 mt,  Yalova 7 mt,   Zonguldak  8 mt,  Mersin 9 mt,  İzmir:  Rize;  Samsun 10 mt.

Türkiye’nin  ortalama rakımı :  652  metreye tekabül etmektedir. Bu ortalamaya en yakın ilimiz ise;  649 mt ile Kilis vilayetimizdir.

İlgilenen kişilere: Rakımı alınan noktanın ölçüm anındaki soğuk, sıcak, rüzgarlı, yağmurlu hava durumu ile sabah, öğlen ve akşam vakti alınan ölçümler, farklı çıkmaktadır.  (ansiklopedik bilgi)

Dünyanın en yüksek yerleşim yeri; Tibet devletine ait Himalaya dağ uçlarında yer alan Lhuka Bölgesinde bulunan 5070 rakımlı Tuiwa Köyüdür. Uydu üzerinden  yaptığım,  43 Avrupa ülkesinin başkent rakımlarına göre,  Avrupa’nın en yüksek başkenti  İspanya – Fransa arasında bir dağ ülkesi olan Andorra Cumhuriyetinin 1100 mt  rakımda yer alan başkenti Andorra’dır.  En düşük rakıma sahip ülke başkentleri ise:  7 mt ile  Hollanda – Amsterdam  ve İrlanda – Dublin  şehirleridir. 43 Avrupa ülke başkentlerinin ortalama yüzeysel rakımı ise, ∼ 200 mt isabet etmektedir. (Sibirya hariç) 12.2010      Mecit   ALBAYRAK

Fotoğraflarla İnsanlar, Şuhut Senir Köy ilk okulu ve talebeleri. 2010 – 2012

IMG000220 kızım vetalebesiFotoğraf-0031_1 (2) öğretmeni ve talebesi02012012- Şuhut-Senir Köy kitap (1)02012012- Şuhut-Senir Köy kitap (2)Senir köyü ve mevlana02012012- Şuhut-Senir Köy kitap (4)02012012- Şuhut-Senir Köy kitap (5)100_0114 Fotoğraf-0004 (2) Fotoğraf-0005 (5) Fotoğraf-0005 Fotoğraf-0013 (6) Fotoğraf-0019 (2) Fotoğraf-0031_1 (2) Fotoğraf-000

En üste okul girişi önündeki yavrularımız, öğretmenleri ve görevlinin bulunduğu resimler, bağlı olduğum hosting de meydana gelen arıza nedeni ile silinmişti.  Günlerce google da aradmış, bulamamıştım. 9 ay sonrası bilgisayarımın kopyası içerisinde tesadüfen buldum.  Sevincimi tarif edemem. Orta bölümdeki resimler ise;  2008 yılı okul öncesi talebeleri, öğretmenleri olan Kızım Ayşegül, Eşim Zeynep ve kızımın öğretmen arkadaşı Seher

10.2015 – Bu fotoğraflar konusunda bir düşünce ve isteği olan olursa, sayfamın altındaki YORUM kısmına görüşlerini yazabilirler. Kendilerine cevap verilecektir. Senir köy – Şuhut 7 km /  Şuhut – Afyon 28 km. 08.2011 Restorasyonu yapılmakta olan Şuhut merkez Camisinde yapılmakta olan çalışmalar ile ilgili resimler için bakınız.   08 .2014 Gelen soru üzerine: Şuhut rakım: 1140 mt,  Senir köyü okul alanı: 1230 mt

Okul bahçesindeki çocuklarımızın resimleri 2013 tarihinde, mevlevi dervişleri kiyafetindeki okul öncesi talabelerin resmi ise 2011 tarihlidir.  12.2014 – diğer bir yazım için- Senir Köyü ve Şuhut’ta son günlerim

1 2 3 4 5 8

Firavunlar tarihinden bir örnek. Firavun Akhenaton ve Hazreti Yusuf.

Bu yazım ile alakalı soru –  yorum ve cevaplarımı, yorum kısmından okumak, düşüncenizi pekiştirmek, veya bilginizi tazelemek isterseniz yazı başlığına ‘tık’layınız. 2015

10.2017 – Mısır tarihi en çok ilgi duyduğum konulardan biridir. Özellikle televizyonlarda geçmiş yıllardan beri yayınlanan belgeselleri, – yazılı not tutarak dinler ve karşılığını ansiklopedilerden araştırdım. Burada aktaracağım açıklamalar; Mısır tarihi konusunda yetkili olan kişilerin çeşitli  tv lerdeki anlatımları, araştırma sonuç yazıları ve kendi tarihe olan alakam ve araştırmalarım doğrultusunda  yaptığım, yardımcı yorumlarımdır.

Bu yazıma ait bilgilere destek olması ve okuyucunun yorum yapa bilinmesine katkı sağlamak için ilave bilgi: 1960 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı yapmış olan Ömer Nasuhi Bilmen‘e ait 1970 ve 2014 basımı Tevrat kitabından sağladığım alıntı eşliğinde Adem A.S. doğumunun,  İnsanlığın  başlangıcı ve tarih olarak sıfır (0) olduğu bilgimiz üzerinden gidersek (gerçeği CC bilir), Adem AS dan günümüze değin kaç yıl geçtiğini rahmetli hocamızın YORUMU  üzerinden (kişisel araştırmalarım ile) birlikte paylaşmak istedim.

  • Adem AS yaradılış tarihini (sıfır) 0 kabul ettiğimizde Adem AS 930 yıl yaşadı,
  • 2242 sene sonra, Nuh Tufanı oldu.
  • 3337 yıl sonra; İbrahim AS doğdu, 3512 yılında öldü
  • 3748 yıl sonra; Musa AS doğdu, 3868 yılında öldü. -bundan sonrası
  • Benim araştırmama göre Tevrat üzerinden giderek, İsa AS kadar ≈ 1450 yıl geçti M.Ö 3868 + M.Ö.1450 + M.S. 2017 = 7335 yıldır, Adem AS soyu fani dünyada yaşamaktadır.

Hz. Yusuf dizisini yaklaşık üç yıldır zevkle seyrediyorum. Ki, ben dizi meraklısı değilim ama, kısmen dini ve tarihi anlatımlar üzerine olması, ilgimi çekmektedir. Burada bir konuya parmak basmak istiyorum. Hz Yusuf filminin etkisinde kalıp; Tamam bu, bu şekildedir, demeyin. Hz Yusuf hakkında gerçek olanlar Kuranda yazılı olanlardır. Misal:  Hz Yusufun sağ kalmasına sebep olan kişi, Tevrat ve filimde Levi; Kuran yorumcuları tarafınca ise, Yahuda gösterilmektedir. Ayrıca Farkında’mısınız bilmiyorum ama filmin ana konusu İslam, Müslümanlık  değildir. Dikkat ederseniz, Tapınağın firavun askerlerince ele geçirilmesinden sonra Firavun emir veriyor: Bundan böyle tanrı olarak (tek olduğu için) ATON‘a  (Güneşe) tapınılacak, diyorken;

Esas konu, Züleyha’nın aşkı üzerinedir. Nereden çıkartıyorsun! derseniz: 39. bölümde Baş rahip ve yardımcılarının çok tanrılı inancından dolayı, Hz Yusuf ve Akhenaton tarafından yapılan yargılama esnasında, Yusufun ilk karısı Züleyha’nın aşkını önemseyip araya giriyor ve Akhenaton’da hemen yargılama işlemini  erteliyor!!  Dizinin son bölümünde ise; Hz Yusufun önünde secdeye gelecek olan kardeşlerden Yahuda, Şimona – O peygamber ama İsrail halkı benim adımdan olacak – anılacak, diyor. Geleceği bilen yalnızca Allah’tır. Hz Yusuf ve Hz Muhammed’e bile bu yetki verilmemişken; Yahuda yaşadığı tarihten ≈ 600 yıl sonrasını nasıl biliyordu? Ve neden!! Filmde ve Kuranda; Mısır halkı; Hz Yusuf yaşarken ve sonrasında İslami yönden Müslümanlığı kabul  etti, vurgusu YOK?  25.05.2016

bilgi mahiyetinde yazayım: Hz Yusuf ve Akhenaton un filminde görünen komutan Horemhob’un bir belgesel filmde, sarayla kan bağı olmayan halktan bir kişi ve babasının ‘peynirci’ (mandıra sahibi) olduğu söylenilmişti. Gine ek bir bilgi olarak;  Amenhotep / Akhenaton’un  2. karısından öz oğlu, 1. karısı Nefertiti’nin ise hem üvey oğlu hem damadı olan kral Tutankamon’un mezarının, 1922 yılında sapa sağlam bulunmasının nedeninin;  Akhenaton – Tutankamon – Ay  ( Firavun Ay’ın hikayesi: Ay;  Amonhotep / Akhenaton’un annesi  Ana kraliçe Tia zamanında Tia’nın, akrabası olup sarayda görevlendirilmiş. Önce devlet görevlisi sonra vezir veya danışman olup bir desise ile ölen / öldürtülen Tutankamon’un  hem kız kardeşi hem karısı olan dul kraliçe ile evlenen Ay, firavun olmuş.

Ay‘dan sonra firavun olup tek  tanrıcılığa ‘pek’ inanmayan Horemhop, hem kendi isteği hem Amon rahiplerinin etkisi ile Akhenaton ve Tutankamon’un geçmişlerini anlatan yazılı ve resimli taş, dikit ve tabletleri imha ettirmiş. Böylece arkeologların  Akhenaton hakkında kesin bilgilere ulaşılmaması ile Tutankamon’un mezarının 20. YY kadar sağlam kalmasının nedeni olarak, Horemhop gösterilmektedir……..

Yazımın ana teması; Eski devrimcilerden diye yorumladığım IV. Amenhotep  veya kendi yakıştırması ile Aton’a (Güneş‘e) tapan manasında firavun, AKHEN’ATON dur.

Akhenaton,  MÖ 1380 – 1332 yılları arasında yaşamış olup, 18. hanedana mensup firavunlarun 10. idi. Tanrı  Amon,  MÖ 2000-1900 zamanında; 12. hanedan tarafından Mısır ülkesinin Hava, Rüzgar, Gemicilerin ve ülkenin BAŞ tanrısı  olarak kabul edilmiş. Amon, Mısır halkının baş tanrısı olmakla birlikte başka amaçlar için yapılmış, görev verilmiş çeşitli isimlerde tanrıları da vardı. Mısırdaki çeşitli tanrıların varlığı ve çokluğu, Hz Yusufun fikirleri ve  Akhenaton’un istekleri sayesinde, Tek bir Allah’a indirgenmiştir.

Eski Tanrı Amon’un dini merkezi olan Karnak‘taki tapınakların rahipleri, dini konularda oldukları kadar maddi açıdan da büyük bir güce sahip idiler. O günden bu tarafa tüm Firavunların savaşlarda kazandığı ganimetlerin bir bölümü, tapınaklara otomatikman ayrılıyor ve Rahipler bu sayede, maddi güç sahibi oluyorlardı. Rahiplerin elde ettikleri bu orantısız ve kolay kazanılan maddi güç sayesinde, bazı konularda halkın desteğini de alarak, Firavunlara bile karşı gelebilme durumları  söz konusu oluyordu. Akhenaton ile  babası III Amenofisin rahipleri sevdikleri (dizide) pek söylenemezdi.

Arkeologlar; Akhenaton’un anne tarafının Yahudi olduğu görüşü hakimdir. IV. Amenhotep’in  babası III Amenofis’in karısı ve annesi Tia, saray dışından olan bu ailenin kızıdır.  Hatta  III Amenofis, geleneklerin dışında kayın pederi Yuya ve kayın validesinin cesetlerini, Krallar  Vadisine gömdürdüğünü söylemişlerdi.

Not : Bazı ansiklopedik yazılarda M.Ö. 1500 -1450 yılları arasında İbrani -Yahudi- lerden söz edilmekte ve Suriye taraflarına sefere çıkan firavunların dönüşte Mısıra, bu halktan olan insanların getirildikleri yazılmaktadır. (Büyük Larousse, Ansiklopedik bilgi)

Siz, seyrettiğimiz Hz Yusuf ve firavun filmine bakıp -tamam bu böyledir, demeyin. Filimde tek tanrı düşmanı olarak gösterilen ana kraliçe; Yahudi dinine sahip bir atanın evladı olarak tek tanrıya karşı olması, ne derece doğrudur. Kaldı ki filmin ana konusu, Kuranda geçen konular ile Tevrat’ta geçen isim ve konular etrafında senaryolaştırılmış hareketlerdir. Her ne kadar Yusuf  A.S. mın Akhenaton  üzerinde etkisi varsa da  Akhenaton’un, tek tanrının göstergesi  olarak Güneşi kabul etmesindeki  ilk nedenin, üst paragrafta belirttiğim üzere, tek tanrı inanışına sahip ve Yahudi olduklarını belirttiğim dedesi, anne annesi ve annesi Tia ile  babası 3. Amenofis’in ile kendisi üzerinde, etkili olduklarını düşünmekteyim.  Sanırım din konusunda baba ile oğlunun bu kadar ‘aşırı devrimci‘ olmalarının diğer bir nedeni olarak ta, yine üst paragrafta vurguladığım üzere rahiplerin, firavunlar üzerindeki gelmiş – geçmiş olumsuz etkilerini’de, sayabiliriz.

Yusuf  as. tek tanrı konusunda firavunu etkilemiş ve cesaretlendirmiş olsa da Firavun’un, bizim bildiğimiz  tek Allah anlayışından ziyade;  tek tanrı olarak Güneşi göstermesinin sebebi bana göre ki; -dikkatinizi çekerim, filmde bile firavun Allah/Tanrı/Rab  isminden ziyade tanrı olarak Güneşin  adını söylemektedir- Güneş; tek olarak varlığı herkesçe bilinen ve her gün görünen, inkar edilmesi mümkün olmayan, halkın kolayca ikna edilmesini sağlayan bir örnek idi. Bizlerin inandığı -görünmeyen- Tek Allahı anlatsa; halkın ikna edilmesi mümkün olamazdı. Belki Akhenatonu, – Güneş konusunda ikna eden, Hz. Yusuf’tur. Kaldı ki, hiç bir peygamberin kendi halkını bile bir seferde inandıramadığı yada inanmadıkları Kuranda yazmaktadır,  değil mi?

Firavun Akhenaton’un güzelliği ile dillere destan olan karısı Nefertiti‘nin soyu hakkında da, kesin bilgiler mevcut değildir. Yine arkeologlarca Nefertiti’nin;  Akhenaton’un (yahudi) annesi Tia’nın  yeğeni olduğu hakkında görüş ve anlatımlar mevcuttur. Akhenaton, babasının ölümünden sonra MÖ 1352 yılında, (20 yıl) kral oldu. Krallığının 6. -1346 yılında Tanrı Amon’a tapınılmasını yasaklayıp;  Evrensel  yaratıcı güç olarak kabul ettiği  tek tanrı Güneş’e  -Aton’a-  tapınılacağını ve adınıda değiştirerek güneşe tapan  manasında AKHEN(ATON) olduğunu açıklamış.

Akhenaton,  Amon rahipleri ve tapınaklarının dini merkezi olan Karnak  şehrinin bir benzerini, krallık yönetim merkezi olan Teb şehrinin 180 km kuzeyinde Kahire’ye doğru,  Aton’a tapanların dini ve siyasi başkenti olarak; El – Amarna’da  bir şehir kurdurmaya başladı. Teb, eski başkent ve Mısır ülkesinin ortası sayılır. Coğrafi olarak Nil nehrinin ilk doğduğu yer olan Tanzanya toprakları ile Sudan ülkesinden Teb şehrine doğru  olan bölüm Yukarı Mısır,  Teb’den Ak Denize doğru olan bölümede Aşağı Mısır deniliyor. Kralların ellerinde, göğüs üzerinde çapraz olarak tuttukları düz ve çengelli nesneler, iki bölgeli  Mısırı temsil etmektedir.

Amenhotep’in ilk krallık dönemi ve öncesinde tüm  Mısırın Baş Tanrı  Amon idi. Kral Amenhotep / Akhenaton zamanında ise (sadece) Aşağı Mısırın baş  tanrısı; Ra -Güneş- olmuştur. Yukarı topraklarda ise, tanrı Amon etkisi devam etmiştir. Bu arada bir vurgulamada bulunmalıyım. Akhenaton’un, tek tanrı inanışından dolayı – Tamam, bu kral ve krallıkta tek tanrı inanışından dolayı bizim inancımız gibi;  Müslüman ve Müslümanlık vardı, diye yanlış düşünceye kapılmayınız. Çünkü Yahudilik, Hristiyanlık inancında da tek tanrı görüş ve emri, mevcuttur. Hatırlayın: Hz Yusuf, Akhenatonu akan su içerisinde ve Hristiyanlık geleneğine göre takdis ediyordu. Bu görüşüme destek olacak  aşağıdaki linke bakınız.  Önce Türk müyüz Yoksa Müslüman mı ve Meluncanlar –

Akhenaton, MÖ 1342 yılında başkenti El – Amarnaya  taşıdı. Krallığı  süresince önemli savaşlar olmamıştır. Yine bu yılları ifade eden bilgiler;  kil tabletler üzerinde Tel el – Amarna’da define arayanlar tarafından 1880 yılında bulunmuş. Bu tabletlerin örnekleri,  Akat dilinde yazılmış olup Ankara Medeniyetler Müzesinde ‘Amarna mektupları’  olarak adlandırılan bölümde, mevcuttur.

Bu tabletlerdeki yazılımlardan; O günün şartlarına göre Mısırın askeri güç olarak Anadolu da egemenlik süren HİTİT devletinden daha zayıf olduğu bilinmektedir. Öyle ki; Siyasi ve toprak olarak Mısıra bağlı olduğu halde,  Hitit  devleti ile antlaşma yapan ve  vergisini bu ülkeye ödeyen prensliklerin olduğu, ansiklopedik bilgidir.

MÖ. 1346 – 1335 yılları, tek tanrılı dinin Mısır’da en etkin olduğu yıllardır. İzlediğim arkeolojik belgeselde, MÖ 1335 yıllarında Kraliçe Nefertiti‘nin bir şekilde ortadan kaybolduğu, ama ölümü hakkında hiç bir  bilgi bulunmadığı, anlatılmıştır.

Arkeolojik Anlatımlardan; Amon Rahipleri ile saraydaki eski tanrıya inanan ve siyasi etkinliği olan kişilerin etkisinde kalan Kraliçe Nefertiti’nin, eski ve yeni tanrı konusunda Kral Akhenaton ile ciddi bir anlaşmazlığa düştüğü vurgulanmaktadır. Bu durum karşısında kral Akhenaton, karısı Nefertiti’yi saraydan çıkarttı. Veya beklenmedik bir gelişme neticesinde zamanımızda yapılan anlaşmalı boşanmalar gibi kral, kraliçeyi saraydan attı !

Kral ve Kraliçenin hiç erkek çocukları olmadı. Bu kral ve kraliçeye ait sağlam bulunmuş bazı figürlerde sadece 6 tane kızları betimlenmiş. Gerçi firavunun 2. bir eşi ve bu eşinden oğlu olduğu belirtiliyor ama, siyasi yetki Nefertiti ve kızlarında olduğu için, oğlu yok sayılıyor. Gerçek durum bu şekilde iken, Mısır tarihçilerini de  meraka sevk eden bir gelişme ortaya konuluyor. Kraliçe Nefertiti’nin kaybolması ile birlikte kimine göre hem üvey oğlu hem damadı Tutankamon ve/veya Smenkhare isminde bir erkek, sarayda bulunmaya başlıyor. Bazı kayıt ve açıklamalarda ise kraliçe Nefertiti’nin Smenkare ismi ile ve makyajlı erkek olarak, tekrar saraya girdiği yönünde görüşler belirtiliyor. Çünkü Smenkare’nin kim olduğu  hakkında geçmişine ait kesin bir bilgi yok. Sarayda bu isimde bir kimsenin varlığı da  bilinmiyor. Bu gelişme bir bakıma dünyanın her yerinde bulunan ve bilinen şekli ile, iktidar içi çatışmalar ve rötuşü şekli olarak algılana bilinir.

Kral, bir kızını  Smenkare ( Nefertiti veya Tutankamon) ile evlendiriyor. Ardından tahtına ortak ve kendisinden sonrada ardılı olarak ilan ediyor.  Akenaton bir süre sonra Smenkhare’yi  eski başkent Teb şehrine,  Amon  rahipleri ile görüşmeye gönderiyor. ( Bana göre ortada bir sorun var ki Büyük kral, ortağını  rahiplerle görüşmeye gönderiyor. Değilse neden göndersin!!.) Akhenaton –  Smenkare ortak krallığı, 3 yıl sürüyor. İşin garibi Kral Akhenaton ve Smenkare‘ – ve/veya karısı Nefertiti – ‘nin ölümleri M.Ö. 1332  yılında ve birbirine yakın bir zaman içerisinde peş peşe oluyor. Ve Akhenatondan sonra öz oğlu ve damadı Tutankhamon, resmen kral oluyor.

Akhenaton/Smenkare’nin mumya ve mezarlarının nerede olduğu Firavunlar tarihine ait, 2007 yılı çekimli belgesellerde bile bilinmiyor. Nefertiti hakkındaki ise; Kayınvalide Kraliçe Nefertiti ile damat kral Tutankamon ortaklığı başlıklı yazıma bakınız. Amon Rahipleri ve Amona inananlar,  Akhenaton ve Tutankhamon’un ölümü ile birlikte yaptırdığı her şeyi ve mezarlarını imha ederek, Bir bakıma diyeceğim ama gerçek,  Akhenaton’dan intikamlarını çok acı bir şekilde almışlar.

Akhenaton’un ölümü ile; El Amarna’da  tek tanrıya inananlar ve Güneşe tapanlar için yaptırdığı şehir yerle bir edilmiş. Bu görüşte olanlarda,  öldürülmüş. Ve böylece  “devrimi istemeyen”  ve  el yapımı “Tanrı” larından vazgeçmek istemeyen  Mısır halkı ile rahipler, eski  başkent Teb’e ve Amon dinine dönmüşler.

Yine izlediğim bir belgeselden yola çıkarak, bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum.  Mısır hiyerogliflerinin anlamını çözen Fransız bilim adamının, çözmek için tesadüfen eline aldığı kil tablette, Ramses’in adı vardır. Hiyeroglif yazılarının ilk çözümüne, bir otel odasında başlanılıyor. Bir hiyeroglif  örneği olarak Ramses adını örneklemek istiyorum. Hiyeroglif yazılım şekline göre: Çember  okunuşu = Ra , çemberin ortasındaki nokta = M,   geometrideki Pi işaretinin benzeri olan    ise = S ve S , E ‘nin açıklamasını hatırlamıyorum. (O nun ortasında nokta olduğunu düşünün)  O∏E∏ Ramses

Bu kral ama mecburiyetten, ama aklının erdiği şekil ile, ‘ Tek Tanrı ‘ kavramını benimsediği için, Mısırın hakim tanrısı  Amon’a karşı çıkmıştı. Mısır, gerçekten tanrı Amon’lar ülkesi idi. Akhenaton, bir çok örneklerinde olduğu gibi, elle beslenen  tanrı modelinden sıyrılmak istedi. Burada  ‘beslenen’  sadece put değildi. Putlar sayesinde  rahipler besleniyordu. Rahipler, çok büyük maddi imkanlara sahip olmuşlar, din sömürüsü ile kendilerine bağladıkları halkı da arkalarına alıp, istemedikleri bir gelişme durumunda, bütün krallara baş kaldırıyorlardı

Kral Akhenaton, hayatı boyunca bu inanışı yaşamış ve yaşatmıştı. Her ne kadar (Hz Yusuf) Kral Akhenaton ölümünün hemen akabinde, yaptırdığı her şey ve  Güneş tanrısı figürleri  yok edilmiş olsa da, zaman içerisinde Mısır halkına aşıladığı TEK TANRI görüşü unutulmamış. Akhenaton’un ölümünden  ≈ 70 yıl sonra insan yapımı olan heykel tanrı  Amon ile tek ilahi tanrı (Güneş) Aton;  MÖ 1200 yıllarında karma iki tanrı ismi ile  Amon – Ra   inanış şekli ile,  Mısıra hakim olmaya başlamış, yaşarken yapmak istediği devrim, ölümünden sonra gerçekleşmiştir. Böylece dünyada ilk defa bir devlete has,  peygambersiz  tek tanrı inanışı,  Mısır da  hakim olmuştur.

NOT :  Her ne kadar Hz Nuh, Lut , Yakup A.S., Cenabı Allah tarafından kendilerine atfedilen görüşleri  iletmişler isede,  bu inanış ve anlatım sadece kendi halk ve kavimleri içinde kalmıştır. Zamanla unutulan veya terk edilen tek tanrı anlayışının devamı için Allah cc,  başka peygamberler göndermeye devam etti.  Yusuf a.s. dan önce kral  AKHENATON,  babasının etkisi ile  zaten tek tanrılı din  görüşüne sahip veya alakadar idi. Değilse, atalarının ve kendisinin inandığı Amon dinine karşı olan bir kişiyi sarayına neden alsın. Neden Yahudi sülalesinin Mısıra yerleştirilmesine müsaade etsin? Hadi;  Görev vermekte mecbur idi, diyelim. Ama filimde gösterildiği şekildeki Hz Yusuf’un şaşa’sına ne  demeli? Tek tanrı dinine yatkın olmayan veya C. Allahın hikmeti ile bu inanışa sahip olan bir firavun olmasa idi;  Hz Yusufun Mısırda bu derece etkili olması bana göre mümkün olamazdı. Ama bu inanış şekli, tek olan Güneş üzerinden idi.  01.2011           Mecit  ALBAYRAK

Türkiyenin bölgelere göre yükseklik sıralaması.

Geçmiş yıllar içerisinde iller ve bölgelerimizin Rakımları konusunda yaptığım çalışmalarımı, değişik başlıklar halinde sizlerin ilgisine sunmuştum. Bu sefer bağlı olduğum web hosting bünyesinde daha fazla yer kaplama durumum olduğu için, yazılarımı elden geçirilmiş son şekline göre sadece 2 başlık haline indirgedim. Yukarıdaki başlık altındaki eski bilgileri silip, yeni linke ulaşılması için link adresini yine bu başlığın içine iliştirmiştim. Fakat, bu sefer içeriği boş olan bu başlığımı bir başka site sahiplenmiş. Tekrar bu başlığı yazmak ve bulundurmak zorunda kaldım.  Türkiye nin yedi bölgeye göre yükseklik sıralaması. veya İllerin rakımları – İllerin Kara yolu ve Uydu üzerinden rakım başlıklı yazıma bakınız. Ayrıca bazı ilçelerimizin rakımları için ise:

İllerin rakımları – İllerin Kara yolu ve Uydu üzerinden rakım sıralaması.

14.03.2016 – Kara yolları üzerinde illerimizin rakımlarını belirten bilgilere ilave olarak; Yeni, son derece titiz bire bir karşılaştırmalı olarak, İllerimizin Uydu üzerinden rakım sıralaması sonuçlarını birlikte sunmaktayım. Bazı ilçe rakımları için ise:  Rakımı en yüksek olan ilçelerimiz

Yazdığım bütün yazılarım dahil olmak üzere rakımlar konusunda sizlere en doğru bilgiyi verme isteğim, bir saplantıya dönüştü. 24 Kasım 2016 günü Anıt Kabiri ziyaret ettim. Duvarda asılı Türkiye haritası ve illeri üzerinde O ilin rakımları yazılı idi. Bazılarını not ettim. örnek – Bu harita üzerinde Antalya il rakımı 37; benim Antalya girişi karayolu üzerinde devamlı gördüğüm rakım 39. Siz bir tarafa, ben hangisine inanacağım!!. Bana göre en doğru rakım ölçümü; Uydu üzerinden, valilik binalarının  bire bir görüntü veya işaretinin olduğu noktadır, düşüncesi ile sizlerin bilgisine sunuyorum. Diğer yazılarım için Türkiye nin yedi bölgeye göre yükseklik sıralaması

İllerin rakımlarında göz önüne alınan ölçüm; o ilin Valilik veya var ise Tren Garı merkez alınıyor.  10.12.2013  Orta sütun kara yolları –  Sağ sütun, uydu rakım ortalama ölçümleridir.                        

1. Erzurum                         :1890 mt                      1900 mt              1     

2. Ardahan                         :1870 mt                      1810 mt               2       

 3. Kars                              :1768 mt                      1755 mt    _         3      

4. Hakkari                           :1748 mt                       1755 mt    _        3      

5. Van                                 :1727 mt                       1727 mt              5    

6. Ağrı                                 :1640 mt                      1630 mt               6      

7. Bayburt                           :1556 mt                       1555 mt              7   

8. Bitlis                                :1500 mt                       1535 mt              8     

9. Muş                                 :1404 mt                       1335 mt              9    

10. Şırnak                           :1350 mt                        1356 mt            10   

11. Yozgat                           :1301 mt                        1315 mt            11

12. Sivas                             :1285 mt                        1290 mt            12

13. Nevşehir                        :1250 mt                        1196 mt            15  

14. Niğde                             :1229 mt                        1237 mt            13

15. Erzincan                        :1214 mt                        1215 mt            14   

16. Gümüşhane                  :1153 mt                         1169 mt            16

17. Bingöl                            :1151 mt                         1159 mt            17

18. Mardin                           :1083 mt  kontrol ettim   939 mt              29   

19. Kayseri                         :1071 mt                        1060 mt             19   

20. Elazığ                            :1067 mt                        1070 mt            18

21. Karaman                       :1038 mt                       1056 mt             21  

22. Isparta                           :1035 mt                      1058 mt              20

23. Afyon                             :1021 mt                       1025 mt             22  

24. Konya                           :1016 mt                        1023 mt             23

25. Kırşehir                         :978 mt                          993 mt               24  

26. Malatya                         :964 mt                          966 mt               26

27. Burdur      *                   :950 mt                          960 mt               27

28. Kütahya   *                    :950 mt                          957 mt              28

29. Tunceli                          :914 mt                          919 mt              30

30. Uşak                             :906 mt                            911mt              31

31. Siirt                               :902 mt                           886 mt              32

32. Aksaray                        :900 mt  kontrol ettim     981 mt               25

33. Iğdır                              :860 mt                           860 mt               34

34. Ankara                          :850 mt                            885 mt             33

35. Gaziantep                     :843 mt                          838 mt              35

36. Çorum                          :801 mt                           818 mt             36

37. Kastamonu                  :798 mt                           809 mt              37

38. Eskişehir                      :782 mt                           795 mt              38

39. Bolu                              :725 mt                          727 mt               40

40. Çankırı                          :723 mt                          730 mt               39

41. Kırıkkale                        :700 mt                          716 mt               41

42. Diyarbakır                     :670 mt                          673 mt               43

43. Adıyaman                     :669 mt                           679 mt               42

44. Kilis     –                        :640 mt                           649 mt               45

45. Tokat  –                          :640 mt                          630 mt               46

46. Muğla                            :625 mt                           658 mt              44

47. Kahramanmaraş          :568 mt                           562 mt                8

48. Batman                         :525 mt                           575 mt              47

49. Artvin                             :520 mt                           529 mt              49

50. Şanlıurfa                        :518 mt                            510 mt             51

51. Bilecik                            :500 mt                            520 mt             50

52. Amasya                         :392 mt                             398 mt            52

53. Denizli                           :354 mt                             391 mt            53

54. Karabük                         :258 mt                             262 mt            54

55. Kırklareli                         :209 mt                            210 mt             55

56. Bursa                             :155 mt                            163 mt             56

57. Osmaniye                      :150 mt                            120 mt             59

58. Düzce                            :146 mt                            150 mt             57

59. Balıkesir                         :139 mt                            145 mt             58

60. İstanbul                          :120 mt   kontrol ettim        35 mt            66

61. Antakya-Hatay               :85 mt                                  89 mt           60

62. Manisa                           :74 mt                                 78 mt            61

63. Aydın                              :64 mt                                 71 mt            62

64. Edirne                            :42 mt                                 50 mt           63

65. Antalya                           :39 mt                                 46 mt           64

66. Sakarya-Adapazarı        :31 mt                                 29 mt           67

67. Adana                            :23 mt                                 26 mt           68

68. Bartın                             :19 mt                                 14 mt   %     72

69. Sinop                             :17 mt                                  25 mt    +    69

70. Tekirdağ     (                  :10 mt                                   25 mt    +    70 

71. Trabzon     (                   :10 mt                                   40 mt          65

72. Zonguldak  (                  :10 mt                                      8 mt         79

73. Mersin-İçel    ^                :6 mt                                        9 mt         78

74. Rize              ^                :6 mt                                       10 mt     /  75

75. Giresun       =                 :5 mt                                       14 mt   %  73

76. Yalova         =                 :5 mt                                         7 mt         80

77. Samsun                         :4 mt                                       10 mt    /    76

78. Çanakkale        &            :3 mt                                      12 mt         74

79. Kocaeli -İzmit   &            :3 mt                                        4 mt         81

80. Ordu                 &           :3 mt                                        24 mt        71

81. İzmir                               :2 mt                                         10 mt   /   77

02 . 2011   Mecit  ALBAYRAK

Türkiyenin bölgelere göre yükseklik sıralaması

Geçmiş yıllar içerisinde iller ve bölgelerimizin Rakımları konusunda yaptığım çalışmalarımı, değişik başlıklar halinde sizlerin ilgisine sunmuştum. Bu sefer bağlı olduğum web hosting bünyesinde daha fazla yer kaplama durumum olduğu için, yazılarımı elden geçirilmiş son şekline göre sadece 2 başlık haline indirgedim. Yukarıdaki başlık altındaki eski bilgileri silip, yeni linke ulaşılması için link adresini yine bu başlığın içine iliştirmiştim. Fakat, bu sefer içeriği boş olan bu başlığımı bir başka site sahiplenmiş. Tekrar bu başlığı yazmak ve bulundurmak zorunda kaldım.  Türkiye nin yedi bölgeye göre yükseklik sıralaması. veya İllerin rakımları – İllerin Kara yolu ve Uydu üzerinden rakım başlıklı yazıma bakınız.

Mısır kraliçesi ve kadın kralı Hatçepsut

11.2015 – Bu yazımın karalamasını, 04.08.2002  pazar günü bir televizyonda izlemiş ve arkeoloğun anlatımlarını anında not etmiştim. O zamanlar ansiklopedi arasına koyduğum bu not, tesadüfen elime geçti. İlgilenen kişilerle paylaşmak istedim. Televizyonda duyup size aktarmak istediğim bu kraliçeye ait hayat hikayesinin anlatımına, sadece cümle tamamlaması yaparak katkı sağladım. Bu tip bir anlatım ve yazılımı, hiç yada az bulunabilen bir durum diye düşünüyorum. Kraliçenin hayat hikayesi hakkında tarih verebilmek için, büyük larousse ansiklopedisinden faydalandım.  Doğumu ve ölüm : M.Ö. 1537 – 1484

Hatçepsut; Mısır kralı 1. Tutmosis (tutmes) in birinci karısından olma kızı. Kralın birinci karısından erkek oğlu olmamış. Kralın ikinci karısından diğer bir anlatımla baba bir kardeşi olan, 1. Tutmosis ten sonra kral olan oğlu 2. Tutmosis ile, 12 yaşında evlendirilmiş. Bu evlilikte de Hatçepsut’un erkek çocukları hep ölürken, sadece bir kızı sağ kalıyor. ( Mısır kralı ve kraliçesi  Akhenaton – Nefertiti’nin kızı ile  Akhenaton’un 2. karısından olan oğlu Tutankamon’un evlilikleri gibi.)

M.Ö. 1520 yılında 1. Tutmosis in  ölümü üzerine 2. Tutmosis ve Hatçepsut yönetime geldiler.  Babası ve kayın pederi 1. Tutmosis gibi 2. Tutmosis’de, 2. bir evliliğinden olan oğlu ile ilk evliliğinden olan kızlarını, kendisinden sonra kral olacak 3. Tutmosis  ile  evlendiriyorlar.

Hatçeptus’un kocası 2. Tutmosis, M.Ö. 1505 yılında ölüyor. Kralın oğlu ve kraliçenin damadı olan 3.Tutmosis’in  daha küçük olması ve iktidarın zevkinden dolayı iktidarı bırakmayan kraliçe, yeniden evlenmiyor. Kraliçenin evlenmesi, damadı ile arasının açılmasına neden olması gerekirken;   3. Tutmosis ve karısı, iktidar olma konusunda istekli değiller-miş-di.

Hatçepsut, iktidara alışmıştı. Yalnız kadın kralın olması, siyasi olarak mümkün değildi. Kadın kralın iktidar olma şansı ve devamı; ” Tanrı  Amon’un Kızı Hatçepsut” yakıştırması ile,  ‘ilahi manevi destek‘ bir şekilde sağlandı. Dış görüntü sorunu ise, erkek firavun kıyafetlerini  giyip, çene altına sakal takmakla, halledilmiş oldu.

Arkeoloğun duvar yazı ve resimlere dayanan anlatımına göre, kadın kral Hatçepsut ile damadı kral 3. Tutmosis arasında, karşılıklı güvene dayanan, ’empati’ şeklinde bir antlaşmanın olduğu yönündedir. Bu arada kadın kral Hatçepsut ile kızının çocukluğunda ve evliliğinde eğitmeni olan mimar Selmut ile arasının, ‘iyi‘ olduğu görüşü hakimdir. Hatçepsut dul kaldığında, 32 yaşında idi. Hatçepsut Mısırın bayındırlığı, iç işleri,  ve yönetimi ile ilgilenirken damadı kral 3. Tutmosis ise, askerlerin arasında askerliği ve savaşmayı öğreniyordu.

Kadın kral Hatçepsut, Mısırın bayındırlığı ile meşgul olurken aynı zaman da ‘gözde erkeği’ Mimar Selmut‘a, kendi anıt mezarını yaptırır. Selmut, kraliçeden önce ölür. Selmut ile dünyada yaşarken, resmen bir arada olamayan Hatçepsut, kendi anıt mezarının olduğu tepenin arka yüzüne, kendi mezarı ve lahit odası ile aynı seviyede, lahit odaları arasına ise sadece basit bir duvar ördürerek, mimarı’nın cesedini buraya gömdürüyor.

1903 yılında, Hatçepsut’un mezarı tespit edilip, açılıyor. Kraliçenin mezar odasındaki duvar resimlerinde, (takma) sakallı kraliçenin yanında duran erkeğin sol yanağında, yaşlanmadan dolayı oluşan bir çizik betimlenmiş. Akabinde, kraliçenin mozolesinin ilerisinde bulunan mezar içerisinden çıkartılan erkek cesedi üzerinde ve yanağında bulunan bu çizik, görüntü olarak tv de gösterildi.

Kraliçe ve kadın kral Hatçepsut‘un M.Ö. 1484 yılında ölmesi ile üvey oğlu ve damadı 3. Tutmosis, kral oluyor. 3. Tutmosis kral olduktan 15 yıl sonra açık alanlardaki taş resimlerde betimlenen sakallı kraliçe Hatçepsut un resimlerini kazıttırmış. Bu kazıtma şeklinin, 3. Tutmosis’in,  kayın validesi – kraliçeye karşı oluşan gizli düşmanlığından  değil sadece,  siyaseten  alınmış bir karar olduğu, Arkeoloğ tarafından vurgulandı. 04.2014

Senir Köyü ve Şuhut’ta son günlerim.

10.2015 – Kızım, Okul öncesi öğretmeni olunca ilk görev yeri Afyon – Şuhut’un 7 km uzağında olan, Senir köyü idi. Bu köy, üç tarafı kapalı ve engebeli  bir arazi üzerinde. Yakın çevresinde tarım arazisi yok. Hayvancılık, bilinen geçim kaynağı. Yerleşim  bölgesinde bulunan küçük bahçeler ve içindeki yeşillikler ve ağaçlar olmasa, çevresinde yeşil alan hiç yok. Köyün beş km uzağında yaylaları varmış. Gitmek nasip olmadı. Şuhut merkezi ile civar köyleri, tarihi yerleşim bölgesi.

Tarımcılık,  bu yayla bölgesinde yapılıyor. Köyün içinden her daim akan çay, bu bölgeden geliyor. Bu köyden bir önceki yerleşim yeri olan Ortaköy’de yapım anını gördüğüm sulama barajına gelen su, bu köye ait. O zaman görüştüğüm bazı kişiler: – Olan tarım yerlerimiz, elimizden gitmesin diye, barajı kendi bölgemize yapılmasını istemedik, demişlerdi.

Okul, köye hakim bir tepe üzerinde. 2012 yılına kadar eğitim karma olup, iki sınıfta yapılıyordu. Kızımın branşı olan  Okul öncesi öğretmenliği 2007 – 2008 yılında, ilkin ana bina içindeki küçük bir odada (yanılmıyorsa) 6 öğrenci ile başlamıştı. Zaman içerisinde 14 öğrenciye kadar çıktı.

Köyde halıcılık, kızlarımızın geçim kaynağı idi. Gittiğimiz ilk yıllarda bir firma adına, doğal boyalı iplerden halı dokuması yapılıyordu. Sonradan kapandığını duydum, üzüldüm. Gençler ve yeni evliler Senir köyü ve Şuhut’ta çalışma sahası az olduğundan, bu bölgelerde oturmayıp, uzaklara gitmekteler. Haliyle yeni doğumlar azaldı. Akabinde köydeki okulda eğitime ara verilip, öğrenciler 2011 – 2012 öğretim yılında Şuhut’a taşınılmaya başlandı. Ben bu ‘kıraç’ toprakları, sevmiştim.

Kızımdan ziyade benim için – İlk göz ağrım idi. Ayrıca yeni göreve başlayan bekar ve yeni evliler için, maddi birikimin olacağı yerlerden biridir. Gönlüm razı olmasa’da 2014 yılı itibari ile kızım ve damadım tayinlerini istediler. Bundan böyle bu yerleşim yerlerindeki anılar,  yazılarda ve beyinlerde kalmaya devam edecek. Senir köyü, okulu ve şuan köylerinin delikanlıları olan;  kızımın küçük talebelerinin resimleri için bakınız: Fotoğraflarla Seydişehir, İnsanlar,  Şuhut Senir Köy ve Doğa

Aşağıdaki resimler, Şuhut’un eski tarihi camisinin resterasyonu anında ki görüntüleridir. Selam olsun ”Kocatepe” nin kıraç ve tarih kokan bu topraklarına.  Aşağıdaki resimler Şuhut Merkez camisinin 2014 restarasyon yapım zamanına aittir.  Mart 2014

31.05.2014.1958-herifim, camii, çiçekler (46)31.05.2014.1958-herifim, camii, çiçekler (47) 31.05.2014.1958-herifim, camii, çiçekler (50) 31.05.2014.1958-herifim, camii, çiçekler (52) 31.05.2014.1958-herifim, camii, çiçekler (53) 31.05.2014.1958-herifim, camii, çiçekler (57) 31.05.2014.1958-herifim, camii, çiçekler (63) 31.05.2014.1958-herifim, camii, çiçekler (69) 31.05.2014.1958-herifim, camii, çiçekler (71)