İlkbaharda Arıların bakımı, sağlığı.

06.2021 – Dünya tarımın, bal arısı ve kovanlarının sayısına bağlı olmakla beraber arı kolonilerinin de, çiçekli ağaç ve mera otlarında ki doğal besin kaynaklarına ihtiyacı, vardır.

Direk beslenme amaçlı ürünlerimiz ile endüstriyel ve tıbbi üretime yönelik birkaç yüz bin dönümlük tarımsal uygulamaların verimliliği, çeşitli ve çok sayıdaki tozlayıcılara  bağlıdır. İşçi arılar; İlkbahardan sonbahara kadar, şafak vaktinden alaca karanlığa kadar, çiçek açan bitkilerden polen ve nektarı getirebilmek için  kovan noktasından dört bir yöne, arı yaklaşık 5 km mesafeye gidip – geldiği açıklanmaktadır. Ancak, oğul çıkışı öncesi kılavuz arının boş olarak, 9 kmye kadar gittiği belirtilmektedir. 

Arı yatıya kalırmı? Kalır. Kendi gözünle görmen için, akşam, gece vakti 3 -5 kovanın var ise, hepsinin ucuş deliklerini, arıların hava almasını engellemeden, arıların çıkamayacağı şekilde aralıklı olarak kapat. Her ertesi gün sabahtan gel, kovanın önünde uçuşan, konan arı var mı, bak. Arı yok ise, bir kaç gün sonra tekrar dene.

Zamanımızda kovan ve tarımsal doğal  verimliğin az olması bir tarafa koyarsak! bilimsel olarak arının bir ay içerisinde doğada nektar üretiminin ve koloni gücünün doruk noktasında olan bir kovan bir gün içerisinde 10 ile 20 kğ arasında nektar – bal üretimini yapacağı, Yine aynı yılın geri kalan kısmında ise arıların, kendi beslenmesine yönelik nektar ve polen birikimini stoklayacağı, vurgulanmaktadır.

Benim ve benimle beraber her arıcının bildiği, bilmek zorunda olduğu, arıcılıkta ‘en tehlikeli’ an ilkbahar mevsimidir. İnsanları, hayvanları ve doğayı en çok kandıran da ilk bahar günleridir.  Ana arının günlük atması, genç arıların her türlü hizmeti görmesi, işçi arılarında dışarıdan takviye getirmesi sadece nektara bağlı olmayıp, hava şartlarınada bağlıdır.

Ana arının vücut ısısı, ana arının günlük atması için gerekli olan, günlüğün, larvanın ve kapalı yavruların sağlıklı olması için özellikle bu yazdığım oluşumların olduğu petekler arasındaki sıcaklığın en az, 34 C’ olması gerektiği belirtilmiştir. Yazın, kovan içerisindeki sıcaklık bu derecenin üzerine çıkarsa, ya arılar kovan dışına çıkar veya görevli arılar kovan içine serin havanın girmesi için, kanat çırparlar. 34 C’ olduğu müddetçe ana arı, günlük atımına devem eder. > >

İşçi arılar bu sıcaklığı ise, bal (şerbet) yiyerek sağlar. Yedikleri bal sayesinde arıların kasları genişler ve genişleyen vücut sayesinde sıcaklıkları, artar. Artan vücut ısıları sayesinde kendilerini ve kovan içini, 34 C’ sabit tutarlarken, ana arıda peteklerin en üçra yerlerine kadar günlük atmaya devam eder ve üç hafta sonrası, yavrular çıkmaya başlar. Yavru atımı olmadığı için, Kışın bu sıcaklığın olması – olmaması, pek önemli değildir. -bilimsel-

Bu ısı olmaz ise önce ana günlük atımını, hizmetli arılar bunların bakımını bırakır. Kovan dışında ise sıcaklık kaç derece olursa olsun özellikle bu aylarda Rüzgarın, olmaması gerekir. Çünkü rüzğar, kovan içerisindeki sıcaklığı değiştiren, en büyük etkendir. (bunun için – Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular , başlıklı yazıma bakınız)

arılarda yavru çürüklüğü, kireç hastalığı sebepleri ne derseniz;erseniz! Uçuş deliğini dar tutun. Hatta soğuk girecek İğne deliğini bile kapatın. Polen ızgarasını, polen almadığınız günlerde tam kapalı tutun. Petek olmayan yerlere ise; strafor koyunuz. Rüzğarın esmesi ve soğuk havaların gelmesi ile işçi arılar önce petek uçlarından çekilmeye, petek üst taraflarında toplanmaya başlarlar. Bu ise, uçlardaki günlük ve larvaların çürümesi ve tebeşir/kireç şekline girmesine neden olur.  Rüzğar ve soğuk ne kadar fazla olursa, tüm arı daha yukarılara toplanır. Bu durum ise arılarda yavru çürüklüğü, kireç hastalığı sebepleri ve gözlerden çıkamayan yavruların petek içinde ölmesine neden olur.  Bu hastalığa neden olan diğer bir etmen ise, arıların bir şekilde erken ölmeleri neticesinde olur. 04.2017