Bal; en çok hangi ayda alınır neden ve nasıl?

08.2017 – En çok bal alım konusunda Sayın Muhsin Doğaroğlu hocamızın salık verdiği uygulama şekline göre (1 – 10)  Mayıs ayı başında zayıf kovan içerisindeki üzeri full derecesinde kapalı ve kapanmakta olan çitaları, bal alınacak daha kuvvetli kovan içindeki arısız ve günlüksüz çitalar ile yer değiştirip bu kovana vermeliyiz. Yerleştirdiğimiz çita  içindeki larvaların olgunlaşması için 20 gün kapalı + 20 günde genç arı = 40. gün 20 Haziran – 15 Temmuz arası 25 gün çalışacak, tarlacı arılarınız olur.  Bu arılar vasıtasıyla, daha çok bal alacağımızı vurgulamışlardır. Bu arada, bal alacağız diye kapalı çitası alınan kovanlara günlük atılmış çitalar verilmiş bile olsa; geçen zaman diliminden dolayı bu kovanlar En iyi şekle göre, yerinde sayacaklardır.

Çok bal alımları Haziran – Temmuz aylarıdır. Bu aylar, kovanların bulunduğu bölgenin iklim koşulları ile kovanın gücüne göre 10 – 15 gün öncesi veya sonrasına kadar, Bölge ve kovan kuvvetli olursa, Ağustos ortasına kadar, devam eder. Şayet bölge ve kovan zayıf ise, temmuz ayının ortasından itibaren arı, getirdiği balı yemeye başlar.

Sayın arkadaşım, Temmuz ayında çitalarını kontrol et -tin. Baktın ki, daha öncesi nektar alacağın  – çitanın şu gözünde bal vardı ama şimdi kalmamış üstelik dahada gerilemiş, ise:Kovanın gücüne göre  her 4 güne bir 2 – 4 su bardağı kadar şerbet verin. Dikkat ediniz. Şerbetliği doldurun demiyorum. Amacınız şekeri yok derecede saf bal almak istiyor iseniz; Azar azar, yeterince verin ki arı, araziden getirdiği balı yemesin, şerbetide peteklere doldurmasın. Ben son üç senedir bu işlemi uygulayarak geldim.

Biraz zahmetli olacak ama bal almak istiyorsanız şunları da yapa bilirsiniz. a – Arı silkeleme şekli ile. Önce silkeleme yapacağınız diğer kovan içine, ana arının kokusunu değiştirecek katran, soğan…cinsi maddeleri sürün veya dilimleyip koyunuz ki; O kovanın kokusu değişsin ve kıyım olmasın. Bal alacağınız kovan içerisinde bulunan tüm çita sayısının yarısı kadarının üzerinde bulunan tüm arıları bu kovan içine silkeleyin. Yavru arılar burada kalırken, tarlacı arılar eski yerine gider. b – Bal alacağınız kovan içerisindeki açık – kapalı yavrulu çitaları arısız olarak diğer kovanlara dağıtın. c – Bal almayacağınız diğer kovanı olduğu yerden kaldırın. Aynı yere bir boş kovan ve içine yeteri kadarı petek koyunuz. Kaldırdığınız kovanıda olduğu yerden 5 – 10 mt başka yere koyup; Analı çita hariç bütün arılı çitaları kovan dışına alınız. Ve tek tek bu çitaları kendi kovanı  içine silkeleyiniz. Tarlacı arılar boş kovana gidecekler. Ve akşam olmasını bekleyin. Tarladaki arılarda bu kovana gelsin. Ve kapatıp 5 km uzağa götürün. Yerinden kaldırdığınız kovanıda aynı yerine koyun. Uzağa götürdüğünüz kovanın içinde bal yoksa, şerbet verip,  3 tam gün bekletip, akşam vakti ağzını kapatıp, eski yerinize geriye getirip, bal alacağınız kovanın dibine koyun ve ağzını açmayın. Ertesi gün bal alacağınız kovana değişik bir koku verip, buradaki arıları içine yerleştirin ve boş kovanı kaldırın. İsterseniz; her 10 güne bir a şıkkını tekrar uygulaya bilirsiniz. Peki neden bu kadar eziyetli örneği yazıyorum: Geçmişte arılı çitaları kokulu – kokusuz bal alacağım kovana verdiğimde; tarlacı arıların eski yerine gittiğini fark ettiğim için, bu uygulamaları yazıyorum. Tercih sizin. 07.2017

2014 yılında, 12 kovanımın altısından aldığım 40 kğ balın kalitesini öğrenmek  yaptığım işin ne derece doğru – yanlış olduğunu bilimsel olarak kıyaslamak, bilmek ve bundan sonrası için yönümü bilinçli bir şekilde tayin edebilmek maksadı ile, bir miktar balımı alıp Konya İl Tarım Müdürlüğünün Gıda tahlil laboratuvar’ına gittim. Maddi olarak gücümün yeteceği  en az 5 çeşit analizi yaptırıp, diğer masraflarım hariç 175 TL ödedim ve sonucu aldım. Sonuç, diğerlerini yazmıyorum 1 (bir) kğ balımda ki pancar şekeri miktarı 0,59 mgr yani 1 gr bile değildi. Kaldı ki devletimiz, 1 kğ / 1000 gr bal içerisindeki 50 gr toz şekeri şerbetini normal görmektedir.

Antalya da pürem balı alacaksanız, aşağıda ki fikrimi uygulamanız halinde çok bal alma imkanınız olacaktır.

Denemek için yaptım ve semeresini gördüm. İnanın – inanmayın: 2013 yılı  Kasım ayında 1.5 peteklik arıdan ∼ % 90 nektarlı, 2 petek  ballı çita aldım. 11 kovanımdan az – çok 24 çita aldım. Akdeniz bölgesine gideceğiniz vakit, kovanın durumuna göre 1 – 2 tane FAZLADAN boş petekleri en sona koyup, sağlamlaştırınız. Aldığım nektarlı peteklerin hepsi, daha önce fazladan koyduğum, BOŞ PETEKLERDİ. Bu neye bağlı? Kovandaki tarlacı arı sayısına, hava şartlarına, bitki durumuna ve Allahın iznine.

Her türlü olumlu şartlar altında  Akdeniz  bölgesinde  4 kere bal  almak mümkündür.  a Narenciye (mart – nisan)  bMeyve, mera çiçeği, arı otu ve kara buğday balı (nisan – mayıs)  cSusam (ağustos -eylül) d  Pürem, boynuz, sünemit ve Çam balını, (ekim-kasım) aylarında  almanız, mümkündür.

1 Eylül – 20 Ekim tarihleri arasında ise sadece ve sadece 5 kere şerbet verdim.  Ağustos ayından sonra varroa mücadelesinin muhakkak yapılması gerekir. Bu sefer her türlü varroa ilacının da çita ve bala olan olumsuz etkisini unutmayınız. Haliyle bu yazdıklarım, aşırı yağmurlu geçmeyen aylar içindir. Sizlere faydalı olabilmek isterken – ben yazayım gerisine karışmam demem, benim ahlak anlayışıma ters düşer. Fikrimin iyi – kötü tarafını da yazayım ki, okuyan ve uygulayan yaptığını bilerek yapsın. Sahil bölgesine gidecek ve insan sağlığına önem veriyorsanız;  İlacın zehirli  etkisine bulaşmamış bal almanız için şu uygulamayı yapınız; Bal alacağınız petekleri, ilaçlamadan sonra kovana koyunuz. 07.2017

İlaveten şunu hiç unutmayın: Çoğu bölgelerimizde  temmuz ortasına kadar kovanda biriken nektar; Bu aydan sonra azalmaya başlar. Bu bir gerçek! – Bal sırlansın, nemi gitsin deyip oyalandığınız zaman; Ağustos ayının başında göreceksiniz ki; birikmiş olan balınız; petekte yarıya inecektir. Hiç oyalanmayın, petek gözlerinde balın çoğaldığını gördüğünüzde balı, süzün. 07.2017