Allaha Yalvarmak

04.2019 – Daha çocuk iken, Yüksek Makamı ile müjdelenen; Rabbimin koruması ile saraylarda yetişen Yusuf Aleyhselama lütuf,  rahmet,  merhamet  gösteren, esirgeyen  makamını yücelten  Yüce Rabbim:  Rahmetini , merhametini,  lütfunu,  dileyen – dilemeyen – dilemek isteyipte aklı ermeyen,  dili dönmeyen, hak etmediği halde her türlü  kötülüklere maruz kalan aciz kulların ile ben ve BİZE bu vasıflarını mahrum etme.      Amin.

 Rabbim,  gönlümden geçeni, hakkımda hayırlı eyle. Hakkımda hayırlı olanı da, gönlüme razı eyle, Amin. Hz Ali   12/ 2011  🙂    Mecit Albayrak

 

Dünyada Türkiyede Arıcılık ve Bal üretimi.

Aradığınız cevap burada yok ise  Sizlerden Arı ve Arıcılık Üzerine Gelen Sorular başlıklı  yazıma bakınız.

04.2019 – Edirne’den –  Kars’a doğru en fazla bal yapan bitkiler olan Ayçiçeği, pamuk, narenciye, pürem, yabani çilek, orman gülü, mera çiçekleri, kekik ve dilfir birbirine benzer, kiriş (pürem gibi uzun ama tek gövdeli, uzun yapraklı. poleni çok olur.), geven, dilfir, hay-ı-t, gevrek otu, sarı çiçek (sünemit) poleni çok olur, keçi boynuzu, pürem, çeşitli meyve ağaçları, akasya, çam, köknar, ladin -son 4 tanesi özellikle salgı balı için-, ıhlamur, kestane, korunga, peygamber çiçeği, misk çiçeği,  kızıl yonca, ballı baba, hardal, fiğ, üçgül, oğul otu, karagan, ada çayı, kızıl çam, kanola, tütün, unutma beni   görülür. İlaveten yağmurun yağmadığı ve havaların sıcak olduğu haziran, ekim ayları içerisinde meşe ağaçlarında   basara balı olur. Bal verimi yüksek olan bitkilerin % 80 kadarı ve 12.000 çeşidinin ülkemizde bulunduğu açıklanıyor.

Unutulmamalıdır ki, çiçekler tozlaşma  yani üreme yaptıkları zaman bol bal verimi olur. Bu durumu ise Allahın izni ile hava, toprak, yağmur  ve kovandaki arı sayısı belirler. Bu şıklar yerli yerinde ve zamanında olursa, bir günde kovana 10 kğ bal geleceği, bilimsel olarak açıklanmaktadır.

Türkiye’de 1960’lı yıllara varmadan önce, çoğunluğu oyma ağaç ve sepet  olan ≈ 1,5 milyon kadar kovan bulunmakta iken fenni kovan, yok denecek kadar az idi. 1960 / 95 ‘li yıllar arasında fenni kovana geçiş başlarken 60’lı yıllarda 6 – 7 Kg olan bal üretimi, 90’lı yıllara gelince  ≈ 15 Kg çıkmış. Haliyle yok denecek kadar azalan sepet kovanlarla beraber, kovan sayısı da ≈ 2,5 milyon dolayına ulaştı.

2011 yıllına gelindiğinde Türkiye de kovan sayısı ≈ 6 milyon  civarında ve yıllık bal üretimi de ≈ 110 bin ton. 2013 Türkiye Arıcılar Birliğinin açıkladığı kayıtlı arıcı sayısı  ise,  56 bin civarında. Arıcılık işini hobi olarak görenler ile birlikte  ≈ 70 bin kişi bulunmaktadır. Geçmiş yıllara göre kovan başı bal üretim ortalaması, 15 kg civarlarında bulunmaktadır.

Zonguldak Kanal 67 tv’de yayınlanan bazı arıcılık proğramlarında belirtildiği üzere; İsrail de  her 3 km mesafede sadece  40 kovanın bulunmasına müsaade edildiği vurgulanmıştı. Kovanlarımı koyduğum yerde ise,  400 mt çap içerisinde 14 arıcı ve ≈ 300 kovan vardı. ( 2012 sezonun da ise 1000 civarında kovan bulunuyordu. 2013 sezonunda 750 kovan) Haliyle kovan başı alınan organik bal miktarı azalmaktadır.

Bal üretimindeki azalmanın sebebi, sadece tabiatta olan bitki çeşitliliğinin azalması değil, eskiden göz alabildiğince uzanan sulak ve yeşillikler içerisindeki ovalarda, 1,5 milyon kovan varken şimdi ölçüsü azalmış mera, susuzluktan kurumuş ülkemiz toprakları üzerinde, 5 milyon kovan -artarak- bulunmaktadır. Yani bal paylaşımı artmış, paylaşılan arazide azalmıştır. . ” Bal çeşitlerinde kaliteDoğa ve İnsan sağlığına genel bakış ”  ve  ” İklim değişiyor, arılar kayboluyor. ”  isimli yazılarıma da  bakabilirsiniz.

Dış ülkelerde’de haliyle kovan artışı olmaktadır. Tabi ki oralarda da bitki örtüsü değişmektedir. Ama, oralarda bize göre hem daha  istekli bir devlet, hem bilinçli arıcı işbirliği ile kayıplar azaltılmaktadır. Bazı ülkelerde ‘kovan başı’ üretim, ilaveleri ile birlikte kimi yer ve zamana  göre, 50- 60 kg’ma kadar çıktığı vurgulanmaktadır.

Diğer bir etkende,  bilinçli arıcının olduğu yerde, bilinçli çiftci olmanında çok büyük avantajları var. Arıcılığı anladık ama çiftçiliğin ne alakası var, derseniz! Çiftçi arkadaşın, özellikle meyve bahçesi olan insanımızın, bu böcek sayesinde olan kazancının en az % 30  arttığı, kesinkes bilinmektedir. Bu bilince sahip ülkelerin çiftçi insanları; Arıcıları meyve ve sebze bahçesine özellikle çağırmakta, arıların getirdiği polen ve bal arıcının olmakla birlikte, ayrıca arıcıya, para ödemektedirler17. YY Avrupalı göçmenler tarafından Kuzey Amerika’ya getirilen bal arısının 2014 yılı itibari ile bu ülkeye olan ekonomik katkısının ≈ 14 milyar $ olduğu açıklanıyor.

Dünya’da kovan sayısı bakımından 1. Çin  2. 2016 yılına ait Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verilerine göre 7,900.364 kovan ve bu kovanlardan 105,727 ton bal ile 4,440 ton mum üretilmiş oluyorken dünyada bal üretiminde  1. Çin  2. Hindistan  3. Türkiye olduğu 2017 Istanbul Apimondia sunumlarında söylenmişti. 2015

Dünyada Emeklilerin Yaşam Sıralaması

03.2019 – Önce, bu sıralamayı yapan kuruluşların her şeyden önce bir insanın sonrada emekli kişinin yaşam sıralamasını yaparken neleri hesap ettiğine bir bakalım. Ona göre Ülkemizi ve kendinizi tartınız.

A – Yaşam Şartları: Bunun içine insanın kendine, tanıdığına, tanımadığına, hayvanlara. doğaya olan saygınlığı, gelenek. göreneklerine bağlılığı. devletinin kendisine sağladığı imkanlar, adalet, sağlık, ulaşım, elektrik, su, gaz, yiyecek, giyecek…temini, kolaylığı, zorluğu, fiat artışları girer.

B – Emekli maaşı ; 2017 Temmuz itibari ile en az en yüksek işçi maaşı: 1,349 – 2,584 TL en az en yüksek memur maaşı: 1,683 – 6,682 TL Bağkur, tarım ve esnaf maaşları daha düşüktür. (yuvarlatılmış rakamlar) Çalışan en düşük memur 2,418 –  Müsteşar 9,437 TL

C – Kaliteli Hayat: 2019 Mart ayına ait Türk – İş Sendikasının 4 kişilik bir aile için açıkladığı Yoksulluk Sınırı kazancına bakmak lazım. 4 kişi için mecburi -dikkat ediniz mecburi diyorum giyim, (kira), elektrik, su, yakıt, ulaşım (dolmuş), eğitim, sağlık dahil 6,560.00 lira aylık kazancı olmalı. Bunun içinde cafede harcayacağı vede eşine dostuna eli titremeden ısmarlayacağı çay – simit parası ile, falan şehirde bulunan akrabasına giderken harcayacağı para yok. Hele hele, yurt dışı seyahat parası HİÇ YOK. Peki ‘elin gavuru öylemi’!

Emekli olmadan ve olduktan sonrası sahip olduğunuz mal varlığınız. Yazdığım bu 4 şartın ortalamasını ülkesindeki vatandaşlarına sağlayan  43 ülke sıralaması ise;

1 – Norveç  2 – İsviçre  3 – İzlanda  4 – İsveç  5 – Yeni Zelanda  6 – Avustralya  7 – Almanya  8 – Danimarka  9 – Hollanda  10 –  Lüksenburg  11 – Kanada  12 – Finlandiya  13 – Avusturya  14 – İrlanda  15 – Belçika  16 – Çek Cum.  17 – ABD  18 – İngiltere  19 – Eransa  20 – İsrail  21 – Malta  22 – Japonya  23 – G. Kore  24 – Slovenya  25 – Slovakya Cum.  26 – Estonya  27 – Singapur  28 – Polanya  29 – İtalya  30 – Macaristan  31 – Litvanya  32 – Portekiz  33 – İspanya  34 – Latvia  35 – Şili  36 – Kıbrıs  37 – Meksika  38 – Çin  39 – TÜRKİYE  40 – Rusya  41 – Brezilya  42 – Yunanistan  43 – Hindistan   

https://ngam.natixis.com/us/resources/2017-global-retirement-index

Türkiyede Kamu Kurumlarının Özelleştirilme Nedeni ve Seydişehir.

03.2019 – Bir önceki yazımda  Türkiyede Kamu Kurumlarının Özelleştirilme Nedeni  hakkında açıklamalar  yapmıştım. Bu yazımda ise Etibank  Alüminyum Tesislerinin özelleştirilme aşamasında, Seydişehir ( Türk ) halkı ve Eti Alüminyum işçisinin özelleştirilmeye bakış açılarını yorumlamaya ve bazı gerçekleri paylaşmaya çalışacağım.

Bir önceki yazımda, Adalet Partisinin 24 Ocak kararları ile özelleştirilmelerin önünü açtığını, halkın ağzına verilen ” zarar ediyor” sakızı sayesinde özelleştirilmelerin, TÜRK HALKINA kabul ettirildiğini belirtmiş ve Seydişehir halkının neden özelleştirilmeyi desteklediğini,  bu yazımda açıklayacağımı vurgulayarak, bitirmiştim.

Evet; Seydişehir halkı neden özelleştirmeye alkış tutmuştu. Bana göre bunun,  dört  sebebi var.

1 – İşçi; Fabrika temellerinin atıldığı 1967 yılından 1990 yılına kadar kazandığı tüm parasını, Seydişehir esnafına veriyordu. Seydişehir esnafı da parasına para, malına mal katıyordu. Fabrika işçisi, çarşı esnafının gözünde, -teşbihte hata olmasın- ”Sağmal İnek” idi.

Görünmeyen  şekli ile  belirli bir esnaf kesiminin gözünde  işçinin ev, araba alma, zevki için para harcama hakkı yok idi. Onlara göre işçiye bisiklet bile çok, yürüsün! Kirada oturacağı ev, ona çok bile! Para biriktirmek, ihtiyacı ve zevki için parasını harcamak gibi bir hakkı, olamazdı!  Ama çarşı esnafının ise,  ‘Allahın emri‘  imiş gibi her şeye hakkı vardı. Her 2 – 3 senede bir arabasını değiştirecek, Seydişehir de bir evi olacağı gibi Antalya da veya başka yerlerde 1 – 2 tane yazlığı olmalı! Bunları nereden mi biliyorum? Bende  Seydişehir de yaşıyor ve toplum içinde konuşulanları duyduğum gibi, esnafı savunup, işçiyi kötüleyenlere de, gerekli cevabı verenlerdenim.

1990 yılı ve sonrasında, çalışıp üretmediği halde ‘Çağ atlatılan’   Türkiye ve Türk halkına olduğu gibi; Seydişehir işçisine de ‘Çağ Atlatıldı‘. İnsan olmanın gereğini ve gerekenlerin hepsine sahip olmaya başladı. Ev, araba, seyahat ile ailesel ve kişisel ihtiyaçlarını şehir içinden ve dışarıdan, gidermeye başladı.

Maddi imkanları oranında çeşitli vesileler ile şehir dışına çıkmaya başlayan  işçi arkadaşlarım, şehir dışındaki yaşamı ve çeşitliliği görmeye, geçmiş yıllarda  çarşı esnafına yiyecek, giyecek vb gibi konularda ve fiyatları yönünden nasıl kazıklandığını,  anlamaya başladı. Haliyle 1985 yıl ve sonrasında yapılan her türlü alış veriş durumları, döviz üzerinden halledilmeye başlanılmıştı. Türkiye’de olduğu gibi  Seydişehir’de, özellikle esnafın yaptığı yada herkesin yapmak istediği türde işçi arkadaşlarımda, cebindeki ihtiyaç fazlası olarak artırdığı lirasını, dövize çevirmeye başladı. Böylece bazı esnaflara akan ‘süt’  miktarı, dahada azalmaya yada bitmeye başladı.

Bazı ihtiyaçlarını daha ucuza, şehir dışından karşılamaya başlayan işçi, esnafın gözünde, düşman olarak görünmeye başlanıldı. Haliyle çarşı esnafının Sağmal İnek’in ‘sütü kesildi’. Seydişehir halkı ve esnafı, işçiye diş biledi. İşçi tamamen haklı mıydı? Haksız olduğu yerlerde vardı.   Mesela:

Seydişehir de olduğu gibi; Dünyanın her yerinde kimi insanların maddi gücü, gördüğü her şeyi almayı bırak, zorunlu ihtiyacını bile karşılayamayan kişilerle dolu. 1990 yılından sonra, özellikle 92 ve 98 yıllarında işe girmiş 3 – 5 yıllık yeni işçi, kıdem olarak kendisinden 15 yıl daha eski olan, işçi arkadaşın maaşına yakın maaşı, almaya başladı. Özellikle bu grup içerisinde bulunan genç arkadaşlarımız, bir anda ummadıkları bir refaha kavuştular.

Nasıl mı?  Toplu Sözleşmeler yapılırken sayı bakımından ağırlıkta olan eski işçi arkadaşlarımıza, (mesela) % 15 – 20 zam verilirken, azınlıkta olan ve yeni işe giren arkadaşlarımıza, % 50 ye yakın zam verildi. Böylece tüm işçiye verilen zam ortalaması, %30 – 40 gibi yüksek gösterilirken, Türk ve Seydişehir Halkı kandırıldı. Ve çoğunlukta olan eski işçi, az zam aldı.

Ummadıkları bir refaha erişen bazı gençlerin, aşırıya kaçan nahoş hareketleri, zengin – yoksul Seydişehir halkının tepkisini çekti. Buna neden olan maddi güçlerinin yanında, zaman içerisinde bilgisayar devrinde gelişen teknoloji, kolaylaşan her türlü sanayi,üretim, kredi ve rekabete dayanan ticari kolaylıkların büyük bir etki olduğunu. unutmayınız.

Ayrıca, özellikle geçmişteki Hükümetlerin, sendikal sözleşmeler sırasında dile getirdiği, halkın kulağına soktuğu ve halkında sahiplendiği bir anlatım şekli var:  Emeklilik yaşı geldiği halde emekli olmayıp, hala çalışan, iş yerinde uyuyan işçiler var! Bu ifade şekli tüm yurt sathında geçerli olmakla beraber Seydişehir halkı, geçmişin verdiği bir hırsla bu açıklamalara sahip çıktı. Ve: Emekliliği gelen işçi, emekli olsun. Bizim çocuklarımız çalışsın, denilmeye başlanıldı.

Ey bu konuşmalara sahip çıkan  Seydişehir (Türk) halkı: Emekliliği geldiği halde hala ve hala çalışmaya devam eden, iş yerinde uyuyan sadece işçi ve işçiler mi? Emekliliği geldiği halde hala ve hala çalışmaya devam eden, iş yerinde uyuyan her türlü birim ve meslekte çalışan MEMURU YOK MU? Neden aynı terane memur için söylenmiyor!  Diliniz mi dönmüyor? Memurun tecrübelisi gerekli de, işçinin tecrübelisi gerekmiyor mu? Yoksa hep sakızlara mı dolanıyorsunuz?

NOT: Fabrikada çalışırken birlikte veya tanış olduğum; 4 C li olarak şuan devlet dairelerinde çalışan arkadaşlara; Fabrikada çalışıyor olsalar idi, alacakları maaşın yarısına şu an talim eden arkadaşlara: – Şuan olması gereken hakkınızı verseler, fabrikaya döner misiniz diye sorduğum kişiler: Bizler fabrikada iken, ölmüşüz, diyorlar.

Ne demek istediklerini; birazcık aklı olan varsa, düşünsün!

2 –  İşçinin, fabrikanın satışında Seydişehir halkının desteğini kaybetmesinin diğer bir sebebi de,  kısmen işçinin kendi hatası idi.. Dikkatinizi çekerim ‘kısmen‘.

Seydişehir ve civar köylerinde yerleşik, özellikle çiftçilikle uğraşan bazı işçiler, halkın arasında iken utanmadan ve ilerisini düşünmeden, haddini aşan bir şekilde: – Ben gündüz, iş saatine kadar kendi bahçemde, tarlamda çalışır, –vardiyalı–  işe gittiğimde’de  uyurum!   diyen olmuş. Kendini bilmez, kazancını hak etmeyen, yeri geldiğinde de  Allah ve kitaptan dem vuran, ahlaksız arkadaşlarımızda mevcut idi.

Bir  anlamda ‘uyumaya’ gelenler var idi! Ama nasıl? Dışarıdaki kişi, fabrikaya  yatmaya gelenin ne iş yaptığını bilmez. O kişi işçinin söylediğini bilir. Haklılar da. Kamu iş yerlerinde  çalışan kişiler, yapacağı işe ve çalışacağı  tezgahın kadrosuna göre işe alınır. Her işçi, kadrosunda çalıştırılır ve kendi işinden sorumludur. Her hangi bir şahsın işinde olduğu gibi, kamu işçisine  – “Gel buraya çalış –  Git oraya çalış.” diyemezsiniz. Diyecek olan teknisyen ya da Mühendis, o işçi arkadaşın isteği karşısında, yazılı bir kağıt verip her türlü sorumluluğu üstlenmek durumundadır. Yazılı kağıdı veremediği an, git başka yerde çalış deme salahiyetinde değildir. Şayet işçi  ALLAH; KİTAP, VATAN diye gider ve başına bir iş gelirse, O zaman TEK SUÇLU İŞÇİDİR. Adı üstünde devlet ve devlet dairesi, kamu iş yeridir.  Memur içinde böyledir, işçi içinde.  Ne yazık ki Türk halkının gözünde, işçinin adı var.!! Bir zamanlar başbakanlık yapmış Tansu Çiller: “İşçiye verilen para, PKK’ya gider.” dememiş miydi?

Kamu fabrikalarında çalışan işçilerin kimi 7,5 saat veya bu zamana yakın sürede  işinin , tezgahının başından ayrılamazken; kimileri de 7,5 saat eline iş almaz. Almaz derken, tezgahların  veya değişik iş yerleri arasında elinde 1 – 2 malzeme ile dolaşır durur. Esasında dolaşması bile; iş yapmasıdır. Bu kişilerin ilki seri üretimde çalışırken diğeri, getir – götür bir başkası ise Elektrik ve Makina Bakım işinde çalışmaktadır. Üretimin durduğutezgahların sustuğu yerde, 7,5 saat eline iş almayan, sabahtan akşama kadar dolaşan kişi, çalışmaya başlar. Düzen bu şekildedir. Efendim “Niye yatacak, vatan, millet adına gitsin yardım etsin! Başka yerde çalışsın! ” demekle, iş olmuyor.

Şayet işçi kendi isteği veya başındaki yetkilinin  sözlü  talimatı ile, kadrosu dışında bir iş yapar ve başına bir iş gelirse;  ‘O’  işçiyi sözlü olarak gönderen yetkili  ” Ben gönderdim, DEMEZ – DİYEMEZ.” Yanan, işçi olur. Yine iddia ederseniz, O zaman ben size en az 10 şahitli bir iş kazasının hikayesini anlatırım.  Hal böyle iken yine suçlu; İŞÇİ OLUR. Vesselam. İşçi arkadaşlar arasında iş yerine gerçekten yatmaya gelen kişiler olmuştur. Ama bu kişiler bir elin 10 parmağını geçmez, geçemez. Ama bir çürük elma, bir kasa elmayı çürük eder –etmeli’mi? Ve etti de.

3 – Diğer önemli bir etken; AKP Konya Milletvekili ve Seydişehirli hemşehrimizin radyoda ve çeşitli mahalli yerlerde söylediği tekrarlanan; Eski işçi işten çıka-rıla-cak, onların yerine 5.000 -beşbin- genç işçi alınacak açıklaması, işçiye kin duyan Seydişehir halkının aklını başından almaya yetti, arttı bile. Böylece çalışan eski Eti Alüminyum işçisi, halkın desteğinden mahrum kaldığı gibi, garezine bile uğradı.

Not: 2016 -17 yılı itibari ile Ce-Ka Eti Alüminyum’da çalışan işçi sayısı: 1200  (kaynak: Seydişehir’in Sesi gazetesi 17 Şubat 2016 – Seydişehir Öz Çelik  – iş sendika şb açıklaması) Fabrika;  Kamuda iken  özelleştirildiği an çalışanlar ise: 1400 kadrolu işçi + ≈ 700 taşeron işçisi + 400 memur =  2500 çalışan kişi ekmek yiyordu. Ya şimdi? 1200 kişi.   Gelelim en önemli 4.  şık.

4 –  İşçinin temsilcisi, savunucusu  olması gereken! Hak İş’e bağlı Öz Çelik  İş sendika-mız-, (Karabük Demir Çelik  fabrikalarında olan örneğinde olduğu gibi) kendi menfaatleri yönünde  bir pay çıkartma telaşına düştü. Fabrikanın satışında hesaplanmış olan hisselerin, % 14’nü alabilmek için, gayret göstermeye başladı.

Bu gayretleri sırasında sendikal çıkarları, işçi çıkarlarının üstünde sayıldı. % 14‘lük hissenin adı ‘Altın Hisse’ olarak addediliyordu. Hükümet ve/veya fabrikayı satın alan şirket ile yaptıkları pazarlıklar fayda vermeyince, o ana kadar akıllarından bile geçirmedikleri gerçek görevlerini hatırladılar.

Pazarlıkları olumlu gelişse idi  Sendika işçiye dönüp -Oturun oturduğunuz yere, kıpırdayanı mahvederim, diyebilecek durumda olacaktı. Ama sendikadaki hesap, Özelleştirme İdaresinde onay görmeyince; Seydişehir’e gelip,  ‘ sendika’cılık‘ oynamaya  başladılar.

Ayrıca, bir önceki yazımın sonunda belirttiğim konuyu burada da  vurgulamamda fayda var. Seydişehire bir akşam vakti gelip genel müdürlük sahası içerisinde konuşan Başbakanı alkışlayan, uzaktan dinleyip – seyredenlerin haricinde, kendi geleceğinin vehametinde olmayan, geleceğini düşünmeyip sırf  yaranma telaşında olan ≈ 50 kadrolu işçi, şak – şaklamış olabilir. Ama % 90’nı taşeron firmada çalışıp, – Fabrika satıldığı zaman    kalifiye işçi – usta  olacağız, diyen gençlerdi. Buda böyle biline.  Velhasıl;

Kamu iş yerleri, herhangi bir iş yeri değildir. Devlet, çıkarttığı kanunlara bazen ters düşse de,  sonuçta istese’de – istemese’de çıkarttığı kanun ve yasalara uymak zorundadır. Dünyanın her yerinde de böyledir. Devletin Başbakanı, Bakanı, Müsteşarı, Müdürü , Şefi, Makina Mühendisi , Teknisyeni aracılığı ile bu sorumluluğu alamıyorsa, işçiyi suçlamanın alemi ve gereği yoktur. ( Bu yazdıklarıma bir itirazınız olursa, lütfen YORUM kısmına yazınız. Ben cevabı-nızı-  vereceğim.)  9 Kasım 2011

24 Mart 2015 tarihli Aydınlık Gazetesi: CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın önergesini yanıtlayan;  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız…Bedava verilen barajdan (Ce-Ka) 3 katrilyon kazandılar Seydişehir  Eti Alüminyum Fabrikasını çalıştırmak üzere bedelsiz verilen Oymapınar Barajında 2011 – 2014 arası üretilen elektriğin yüzde 86.8’inin piyasaya satıldığı ortaya çıktı…..“Oymapınar Barajı, Seydişehir Eti Alüminyum Fabrikası çalıştırılsın diye Cengiz İnşaat’a bedava verilmiştir. Bakan’ın yanıtı fabrika çalışsın diye verilen barajın, fabrikanın enerji ihtiyacı için değil, şirketin nakit ihtiyacı için, şirkete doğrudan para aktarmak için kullanıldığını ortaya koymaktadır. Bu kadar açık hukuksuzluğa rağmen, Oymapınar Barajı geri alınmıyorsa, Cengiz İnşaat’ın cebine giden yaklaşık 3 katrilyon lira geri alınmıyorsa, burada iktidarın da ortaklığı söz konusudur. Oymapınar Barajı Cengiz İnşaat’a dolaylı olarak da AKP’ye para akıtıyor.” 11.2016    ALBAYRAK

Osmanlılar zamanında Seydişehir de arı kovan sayısı ve vergisi.

03.2019 – Devlet isterse aklına gelen her şeyin vergisini, vatandaşından alır. Seydişehir’in  bilinen kuruluş tarihini inceleyen  bir araştırma yazısı  kitabını okumaya başladım. Bence her bir yeri, inceden inceye okunacak bir yazı olmuş. Arıcılık söz konusu olduğu için  bu bölümü özellikle herkes ile paylaşmak istedim. Bu güzel araştırma  yazısı için kendilerine, teşekkür ederim.  SEYDİŞEHİR, Fiziki ve Sosyoekonomik Yapı  (1305 – 1920)  Dr. Ayşe DEĞERLİ –

Seydişehir ve bağlı köylerinde arı kovanları ve kovan başı alınan vergilerin, kayıt edilmiş yıllara göre dağılımı:

1502 yılı – 8696 kovan; 1522 yılı – 7256 kovan; 1584 – 10437 adet kovan. Osmanlı Devleti, kovan başı iki (2) akçe vergi alıyormuş.

1845 yılı Osmanlı Devleti Konya – Seydişehir merkez bölgesine ait  Vergi Kayıt Defterlerinde bulunan bilgilere göre ise, kovan başı on (10) kuruş vergi alınmış. Kayıtlı kovan sayısı ve bulunduğu mahalleye göre:

Sofhane Mahallesi (Mh) 14,  Camii Cedid Mh. 57;  Ulu Kapı Mh. 1,  H. Seyit Ali Mh. 17,  Alaylar Mh. 30,  Debbağhane Mh. 23,  Kiçi Kapı Mh.12,  Değirmenci Mh. 56,  Kızılcalar Mh. 60,  Camii Kebir Mh. 9 adet olmak üzere toplam 279 tane kovan varmış.  05.2014

Dünyanın En Yüksek 10 Dağı

03.2019 – Çeşitli ülkelerin uzaya gönderdiği araçlar sayesinde yer yüzü ve yer altındaki  her türlü değişim ve gelişimleri, ‘anında’ takip etme ve öğrenme durumları bulunduğu, bilinen bir gerçektir.

Zamanımızda Uzay uydularına sahip  ülkelerin, Dünya küremiz üzerinde yer alan dağ, tepe, nehir,..vs..leri,  ileri teknoloji sayesinde ve amaçları her ne ise,  o doğrultuda en geniş ve gerçek bilgileri, 0 -sıfır- hata ile tespit ettikleri bilinmektedir. NASA kaynaklı, Uzaydan tespiti yapılan en yüksek on (10) dağ sıralaması ise:

1 – Everest Tepesi     Nepal / Tibet       bölgesi          8.850 mt

2 – K2 ( Chogori )           Pakistan / Çin                   ”             8.611 mt

3 – Kanchenjunga      Nepal / Hindistan      ”            8.586 mt

4 – Lhotse                         Nepal / Çin                        ”            8.516 mt

5 – Makalu                    Nepal / Çin                    ”           8.485 mt 

6 – Cho Oyu                     Nepal / Çin                         ”            8.188 mt

7 – Dhaulagiri                  Nepal                           ”           8.167 mt

8 – Manaslu                          Nepal                              ”             8.163 mt

9 – Nanga Parpat         Pakistan                        ”            8.152 mt

10 – Annapurna 1                 Nepal                              ”             8.091 mt

22.02.2013  Cmt          Mecit  ALBAYRAK                            

Türkiyede Kamu Kurumlarının Özelleştirilme Nedeni.

Bu yazımı ilk kez 2013 yılında face üzerinde paylaştığım da sitem, hacklenmiş ve iki ay süre ile, kapalı kalmıştı.

03.2019 – Yazıma önce geçmişi hatırlatma, akabinde iddialarımın doğruluğunu ıspatlayan bir hatıra yazısı ile başlamak istiyorum. ——-

1960 yılında S.S.C.B. (Rusya) kendi ülke toprakları üzerinde bir U2 casus uçağını düşürüp, pilotunu sağ ele geçiriyorlar. Önce; ‘Bir casus uçağı düşürdük, pilotu da öldü’ diyorlar. Kimse sahiplenmiyor. Sonrasında ise ‘pilotu elimizde sağ’ dediklerinde ABD; ‘Uçak ve pilot, benim’, diyor. Ve açıklamalar ile pazarlıklar başlıyor. U2 casus uçağı Adana İncirlik Nato / ABD üssünden ve Türkiye nin onayı ile kalkmış oluyor. Haliyle o günün şartları gereği Türkiye; S.S.C.B. bir uyarı almış olacaktır.

17 Haziran 2017 tarihli Hürriyet Gazetesinden Süleyman Demirel’in hatıraları: (1966 yılında) S.S.C.B başbakanı Kosigin bana: – ‘Ülkenizden kalkıp bizim askeri yerlerimizin fotoğraflarını çeken uçaklar var. Sizin bu fotoğraflara ihtiyacınız varsa hemen göndereyim, değilse lütfen ülkenizi kullandırtmayın‘  dedi,   diyor. Evet; Rahmetli Demirelin hatıralarında geçen bu olay ve konuşmalar; aşağıda  yazdığım konuların, doğrulanmasıdır.

Bu durumu, O günden bu güne gelmiş – geçmiş bütün Türk Hükümetlerinin bilmemesi mümkün değil. Hal böyle iken,  ABD’nin isteklerini tekrar tekrar kabul etmek; Türk Devleti ve Milletini kan revan içinde bırakmayı  göze almaktan başka bir şey değildir.

1978 yılının başında kurulan CHP – Azınlık Hükümeti Başbakanı Bülent Ecevit’e  ABD / Dünya Bankası bir rapor, diğer bir tabir ile  ’emir’ name  gönderiyor. Emir namenin içeriği mealen: – T.C. ve Hükümeti olarak, elinde bulunan tüm fabrika ve kurumlarını özelleştirecek  ve satılması için kanun çıkartacaksınız;  denir.. – Dürüstlüğünden kimsenin şüphe etmediği Ecevit; Türk milleti ve devletinin çıkarı için -Akp ıktidarı devrinin tabiri  ile-  DİK durması, koltuk için vatanının menfaatinden vazgeçmeyip ABD ye karşı  baş kaldırması; siyasi hayatının 2. büyük hatası olacağını bildiği halde, bu emirnameyi kabul etmiyor.

Yine yıl, 1978 sonu veya 79 başları. Zamanın ABD Büyük Elçisi başbakanlığa çıkıp, gerekçesini (benzer şekilde) açıklayıp: Sayın Başbakan; Edindiğimiz bilgiler  doğrultusunda S.S.C.B. de bazı askeri hareketlilik var. Bu durumu daha net öğrenmek istiyoruz. Bunun için İncirlik Üssünden U2 casus uçağının kaldırılıp; Sovyet (Rusya) toprakları üzerinde keşif yaptırmak istiyoruz, bunun içinde izniniz gerekiyor, der.

Ecevit ise, yukarıda belirttiğim açıklamalar doğrultusunda hareket ederek, yine ABD ye karşı siyasi hayatının 3. hatasını yapıp (1. Haşhaş ve Kıbrıs) ABD için Türkün köleliğini kabul etmemişti. Vay! Sen’misin bu emri yerine getirmeyen!

Şimdi yazacaklarımı; Elinizi vicdanınıza koyarak okuyup, değerlendiriniz.

Sene 1979. O günün şartlarında;  Bir hafta;  Üç gün önce hatta ‘O’ gün  -o zamanın bakkallarında- market ve toptancılarında, petrol ofislerinde olan her türlü yiyecek ve petrol dahil yakacaklar bir anda yok oldu.  Nasıl yok oldu? Dışarıdan getirilen petrol gelmedi – gönderilmedi. Rafineri çalıştırılamadı. Evlerde tüp gaz bitti.  Ampul, çay, şeker vb her türlü katı ve sıvı yağın imal edildiği yerler, üretimi bıraktı veya stoka yöneldi, toptancıya erzak verilmedi. Toptancı bakkallara nakliyatı kesti. Motorlu araçlar, petrol olmadığı için çalıştırılamadı. Adalet Partisi lideri Süleyman Demirel, bu gelişmelerin nedenini -bilmemesi mümkün değil- çok iyi bildiği halde, kendi menfaati doğrultusunda;  ‘Parsayı toplamasını’  çok iyi bildi.

Size soruyorum!  Bir ülkede bu tip bir olayın olması için;  Top yekün bir savaş, salgın bir hastalık, tüm ülkeyi etkileyen bir deprem vs, vs, olması gerekmez’mi?  Ne oldu’da  her şey bir anda yok oldu! Ve, Ne oldu da  her şey bir anda meydanları, tezgahları doldurdu? Cenabı Allah , yedi göğü aralayıp nimetlerini bize mi gönderdi? Ne oldu?

Evet  Allah huzurunda, kulunun karşısında elinizi vicdanınıza koyacağınız yer, bu sorumun cevabıdır.

Ve 1979 yılı  5 Aralık günü,  milletvekili ara seçimleri yapıldı. Adalet Partisi 5 milletvekilinin tamamını kazandı. Ecevit aynı akşam saatlerinde istifa etti. Ecevit ve CHP’ye ad konuldu: Ecevit (CHP) demek, yokluk demektir!  Ne yazık’ki; (dış devletlerin isteklerini emir addedenler ‘yardımcı kuvvetlerin’ desteği ile kahraman olarak gösteriliyorken)

ABD’nin isteklerini yerine  getiren – getirmeyen iktidar ve kişilerin hali, bu oluyor.

Acaba bu gerçekleri halkımızın ne kadarı biliyor. Ecevit in istifasının hemen sonrasında, Türkiye de her şey bulunmaya başladı !!!

1980 yılı Ocak ayında, dışarıdan destekli Adalet Partisi Hükümeti güven oyu aldı. Başbakan  Süleyman Demirel ile 1966 yılından beri tanışık olan ve bir ara ABD de bulunan Turgut Özal; Başbakanlık Müsteşarlığı ve DPT müsteşar vekilliğine getirildi. Bu ikilinin  yaptığı en büyük tasarı ve kanun ne olmuştu dersiniz! Dünya Bankası  üzerinden ABD’nın istediği, Ecevit’in kabul etmediği;  Devlet mallarının satılması emrini;

24 OCAK KARARNAMESİ ADI İLE KABUL ETTİ!! Bu kanun, hükümet olmanın ‘diyeti‘  idi diyeti.

Heyhat’ki  O Süleyman Demirel, Türkiye’de yapılan ” Ağır Sanayi” hamlesinin  babası sayılır, idi.

Evet tüm kamu mallarının satılma sebebi; ABD ve Dünya Bankasınınl İSTEDİĞİ, AB ülkeleri desteklediği  İÇİNDİR. Sıra, bu satışların halka anlatılmasına, halkın kandırılmasına gelmişti. Özellikle özelleştirme gayretinde olan hükümetlerin, halkın ağzına öyle bir sakız vermeleri gerekiyordu’ki, halkın  ağzından düşmesin. O  ‘sakız‘ hemen bulundu. FABRİKALAR , ZARAR EDİYOR.!

SONUÇ:  Ecevit Hükümeti gitti, ertesi gün her şey ortaya çıkmadı mı! çıktı. Her şey bollaştı. O günler için Ecevit’i  yargılayanlar,  hala yoklukların nedenini anlamadınız mı?

Burada bir parentez açmak istiyorum: 1999 – 2002 yılları içerisinde yine Ecevit’in başbakanlığını yaptığı DSP – ANAP –  MHP  hükümeti ve üyelerinin birbirlerini yemesinin nedeni ne ola ki! Gayet basit :

Ecevit in, 1978 – 79 yıllarında Türk Milletinin  ekonomik geleceği için ABD  ye karşı çıkmasına neden olan emirlerin benzeri, 1999 – 2002 yılları arasında tekrarlandı. Bu seferki emirler ise 2003 yılında Irakı işgal etmek isteyen ABD, Türkiyenin her türlü desteğini istedi, ama Ecevit kabul etmedi. Emirlerinin Ecevit tarafından yine kabul edilmeyişi,  üstüne üstlük Türkiye’nin güvenliği ve menfaatleri doğrultusunda, Kuzey Irak topraklarında ABD ve Kürtlere karşı MEŞHURKırmızı Çizgi ” ni çizmesi,  ABD ye – REST demesi, ABD nin işine gelmedi. Rest’in sonunda Hükümet içi ve dışında ki ABD nin yerli ve ‘Türk malı’ iş birlikçilerinin de katkıları ile bu 3’lü Hükümet, gitti. Yerine ABD -CIA eliyle kurulduğu söylenen Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) geldi. İşin garip tarafı! bu milletin,  milletini ve devletini düşünen bu gariban lidere -iş birlikçilerin ağzı ile, nahoş bir yakıştırmanın yapılması, gecikmedi.

TÜRKİYE’DEKİ  TÜM  KAMU  MALLARININ SATILMASININ –   ÖZELLEŞTİRİLMESİNİN  NEDENİ;  ZARAR  ETTİKLERİ  İÇİN  DEĞİL;  ABD  ( AB ) VE  DÜNYA  BANKASI  İSTEDİĞİ  İÇİNDİR.

İddia ediyorum; Seydişehir Etibank Aluminyum Tesisleri şayet, zarar etti diye gösterildi ise, bunun nedeni hiç bir zaman için halka kabul ettirildiği şekli ile, işçi olmamıştır.

Devlet; – Bu fabrika-lar- zaten satılacak, elimdeki parayı neden harcayayım, dedi. Elzem olmayan bir ünitenin haricindeki her hangi bir makinayı yapmadı.  Fabrikaların kümülatif veya kısmen yenilenmesi için yeni yatırımlar  yapılmadığı gibi, ellerinde -elimizde- olan makinalar peyder pey satıldı. Ayrıca, fabrikaların imalatı olan üretim-ler- satılmayıp, yeni gelecek ‘patron-lar’  için bekletildi. Kamu iş yerlerinde bunlar yapıldı. Bir örnek vereyim. Bu fabrikanın satılacağı günlerde, tonlarca külce alüminyumlar satılmadı, biriktirildi. Gelene bu milletin hakkı peşkek çekildi. Bir şey daha; Seydişehir Eti Aluminyum satıldıktan sonra, alıcı firmanın yaptığı ilk işlerden biri; Alümina Döner Fırınlarının, Beş (5) milyon $’ra yenileştirmesi olmuştu. T.C., bu parayı veremez’mi idi? Fabrika-lar-, bunu veremediği için’mi satıldı!

17 Haziran 2005 yılında yapılan satışı Danıştay,  27 Kasım 2007 tarihinde iptal etti. Neden?  Devlet ve milletin zararına satış yapıldığı için!   Cengiz Kardeşlere peşin 290 milyon $ satılan Eti Alüminyum Fabrıkasına ilaveten bedava verilen Oyma Pınar Hidroelektrik Santralinden dolayı devletin (AKP Hükümeti Enerji Bakanlığının açıklaması doğrultusunda) 268 milyon$ zarara uğratıldığı tekrarlanmıştır.  Kaynak: Meltem Tv

1980 – 1990 yılları arasında Türkiyenin her tarafındaki bir çok Kamu fabrikalarının  hemen her türlü işleri; Seydişehir Eti Aluminyum Fabrikasında yapıldı, yaptık. Kazanca kazanç katıldı. Nereden’mi  biliyorum!  O işleri yapanlardan biride, ben idim. Hal böyle iken fabrika; – zarar etti. Evet, halkın onaylayacağı ve ağzından hiç eksik etmeyeceği sakız hemen milletin ağzına verildi. Kamu zarar ediyor! Peki, gerçek anlamda zarar ettiren kim?  Bunu sormak, halkın aklına gelmiyordu.

Halkın -oluru ve desteği, sakız  sayesinde  daha önceden alınmaya başlanmıştı. İş  -penaltı noktasındaki topa vurmak kalmıştı  Başbakan Erdoğan’ın,  Fabrikanın satışı konusunda  fabrika sahasında yaptığı konuşma, bazı işçi arkadaşlarca alkışlanmıştı. Ki bu işçi arkadaşlar, taşeron firmada çalışıp, – Fabrika satıldığı zaman  kalifiye işçi – usta  olacağız, diyen gençlerdi. Ve peşkeş, bu “ALKIŞLAR”  arasında kabul edildi. Neden? Bana göre bunun 4 nedeni var.

Devamı; ”  Türkiyede Kamu Kurumlarının Özelleştirilme Nedeni ve Seydişehir   ”  bölümünde.  02.11.2011     Mecit  ALBAYRAK

Dünyada verginin olmadığı veya az olduğu ülkeler.

03.2019 – Birleşik Arap Emirliği : Dünyada kişi başı en yüksek gelire sahip ülke. Hiç bir şekilde gelir ve katma değer vergisi (KDV) yok. Sadece içkilerden % 50 vergi alınıyor. Geliri, petrole dayanıyor.

Kuveyt : Dünyada, 6. sırada petrol ihraçatcısı ülke. Sadece sigorta primi katkı payı alınıyor.

Katar : Geliri, bir nevi doğal gaz imparatorluğu ve petrole dayanıyor. Hiç bir isim altında gelir vergisi ve KDV alınmıyor. Sadece sosyal sigorta katkı payı ve ithal edilen ürünlerden sadece % 5 vergi alınıyor.

Umman Sultanlığı : Gelirinin % 90 petrole dayanıyor. Gayri menkul satışları, maaş ve sosyal sigorta primlerinden katkı payı alınıyor.

Bahreyn : Sadece, sigorta ve emlak vergisi var. Yabancılar, emlak kiralama vergisi veriyor.

Cayman Adaları : İngiltere’ye bağlı geliri turizme dayalı olup dünyada ‘vergi cenneti’ olarak bilinen yerlerden biri. Sadece ithal mallardan % 25 vergi alınıyor.

Monako Prensliği : Geliri turizme dayanıyor. Hiç bir isim altında vergi alınmıyor. Sadece prenslik topraklarında yaşayan yabancı kişiler, vergi veriyor.

Andorra Cumhuriyeti : İspanya / Fransa arasında dağlık bir ülke. Devletin geliri % 80, turizme dayanıyor.

Bermuda Adaları : İngiltere’ye bağlı, Atlas Okyanusu / Karayipler Denizi tarafında, geliri turizme dayanan, adalar topluluğu. Adalarda yaşayan insanların % 20 , başka ülkelerde doğmuş kişilerden oluşuyor. Sadece sigorta ve maaş vergileri ve ilave olarak emlak ve miras vergisi var.

Bahamalar : Devletin geliri % 70 turizm, ithal mallar ve gümrük girişlerinden sağlanıyor. Sadece sigorta primleri ve emlak vergisi alınıyor. Kaynak-  w.okaybro.ru   03.12.2017

Dünyada Arı Yaşantısı ve Arı Sağlığının Devamı Hakkında.

03.2019 – Burada yazmaya çalıştığım bilgiler, 45. Istanbul Apimondia 2017 bünyesi içerisinde, konu ile alakadar yetkililerin (karma) sunum ve tercümeleri ile, sunum anında belirtilen internet adreslerinden edindiğim bilgiler doğrultusundadır. —-

Arı kolonisinin verimliliği sadece ana arı, erkek arı, genetik, coğrafik durum, iklim, mevsim, kışlatma, arıcının kabiliyeti, nem, rüzğar, bitki çeşidi, nektar, polen ile alakalı değilken, hepsi ile alakalıdır. Esas arıcılıkta olumsuz iklim koşulları, büyük arı kayıplarına neden olmaktadır. Yalnız, her kıtada olan arı ölüm nedenleri farklılık arz etmektedir.

Afrikada ormanların kesimi; Avustralya, Filipinler ve Okyanus ada ülkelerinde ise bakteri ve mantar hastalıkları etkin olmaktadır. Yazın; Kovan içi havalandırılması arı verimliliğini artıran koşulların başında gelmektedir. Diğer bir tarif şekli ile yaz  sıcaklarının etkisini azaltma mecburiyeti, havalandırma koşulu, kışın neme karşı havalandırma mecburiyetinden, fazladır.

Sıcak havalarda kovan havalandırılması, arının verimliliği ile alakalıdır. Kişisel olarak Arının kışın; altı tamamen havadar, açık bir yerde tutulmasını doğru ve mecburi görmüyorum. Üstelik, soğukların etkisi ile arının diğer peteğe geçmesini, bala uzanmasını engeller veya geciktirir. Ama çok sıcaklarda altı gözenekli yerde bulunması, faydalı olacaktır. Mesela; daimi gölgelik yerde bırakılan kovan, bir günlüğüne güneş altına konulmuş. O güne kadar kovan içinde üretim ile alakadar olup, havalandırma işi ile meşgul olmayan arılar, kovan işini bırakıp; kovan içinde 38 C’ çıkan sıcaklığı düşürmek için kanat çırpma işine, hemde sıcaktan bunalan bir gurup arıda serin yere çıkma gereği duymuşlar.

Arıların uçuş yönünü, rüzgarın estiği yöne doğru koymayın. Kovanlarınızı, açık alana koymanız halinde, sıcaklardan korumak için kovan üzerine ve çevresine dal, ot, kamış, toprak cinsi malzemeler koyunuz. Kraliçe arının hizmetinde ‘nedimeleri’ olan işçi arılar kraliçe arının yemesi, içmesi, kakası ve ana arının feromen kokusunu diğer petek ve kovan içine dağıtmakla görevlilerdir.

Niğde bölgesinde bulunan o bölgenin yerel arısını, kafkas, muğla, italyan arılarının üzerine orantılı olarak ilaç püskürtülmüş. Deneme sonunda İtalyan arısı en az yaşarken, yerel arı daha fazla yaşamış.

8000 işçi arısının ağırlığı= 1 kğ; bir çitanın iki yüzünde 3000 arının bulunduğu tespit edilmiş. Kışlatma sezonu boyunca pancar şekerinden oluşturulmuş balın, arı tarafından tercih edildiği görülmüş. Belirli sayıdaki arılara mısır, glikoz ve pancar şekeri şurubu verilmiş. Mısır ve glikoz şurubu verilen arılarda kış ölümü; pancar şekeri şurubu verilene göre, daha fazla olmuş.

Dünyada arıların telef olmasının nedeni olarak İklim değişikliği ve  özellikle bu değişikliğin etkisi ile arıların hastalıklara adapte olamaması; Varroa, Arıcının kendisi ve dünyayı yaşanmaz hale getiren insanlar ve devletlerdir. Avrupa Birliği (AB), Arı ve Arıcının gelişimi için her türlü kolaylığı sağlamak için uygulamalar; Hastalıklara dayanıklı, saldırgan olmayan arı çeşidi için araştırmalar yapmaktadır. AB; Aynı zamanda gezginci arıcılığa, mesafeli durmaktadır.

Gelecekte Avrupa çapında orijinal arı ırklarının yaşatılması ve çoğaltılması için ‘uçuşa Yasak’ koruma alanları oluşturulmaktadır. Ana arının sol ayağı, arının hareketi anında sürünüyor ise; Ana arıyı değiştirin. Arılar içerisinde, hem şerbet hem polen ile beslenen arılar; Sadece şerbet ile beslenen arılardan daha fazla yaşamış ve çoğalmışlar.

Ana arı; hastalıklı arıyı biliyormuş. İşçi arılarda hastalık / enfeksiyon var ise; kendini korumak için bağışıklık sistemini aktif hale geçiriyor. Arılar kendi aralarında iletişimlerini antenleri sayesinde sağlıyorlar. Anten hareketi hızlı ve daimi ise arı sağlıklı, yavaş ise, hastalık belirtisi oluyor. Polenin olmadığı zamanlarda, arı ölümleri daha çok oluyor. (poleni çok almayınız, polen ile dolan çitaları başka kovanlara verin veya muhafaza edin, sonra olmayan yer ve zamanda kovana koyun)

Petek gözüne sıkıştırılan polen; 3 – 5 gün içerisinde bitiriliyor. Tarlaya giden arı, enerjisini polen ile sağlamaktadır. Bakıcı arılar larvaları, bal+polen+su+arı sütü karışımı ile besliyorlar. Ana arı ise sadece, arı sütü ile. Polen yok ise, polen yerine soya unu+mısır nu+yumurta akı karıştırarak veriniz. Oksalik asidi, Varroa için bir kere veriniz. Arı, çiçek içindeki nektarı, nektar içindeki şekerin kokusundan biliyormuş. 07.02.2018

Arı Ürünlerinin İnsan Sağlığına Etkisi Üzerine.

03.2019 – Burada yazmaya çalıştığım bilgiler, 45. Istanbul Apimondia 2017 bünyesi içerisinde, konu ile alakadar yetkililerin (karma) sunum ve tercümeleri ile, sunum anında belirtilen internet adreslerinden edindiğim bilgiler doğrultusundadır. —–

Avrupa Gıda Güvenliği ve Apimondia Bilimsel Apiterapi Komisyonu; Arı ürünlerinin insan sağlığına olumlu etkilerinin tam tespit edilmiş olmadığını bilmek ve bildirmekle beraber; bazı arı ürünlerinin, bitkisel takviye olmasından öte, ilaç olarak addetmektedir.

Uluslar Arası Arı Araştırmaları Derneği; Başta arının kendisi olmak üzere Bal, Polen, Propolis, Arı Sütü ve Arı Zehirinin; İnsan hastalıklarının tedavisindeki olumlu sonuçlarının tespiti konusunda çalışmaların yapılmakta olduğunu vurgulamaktadır.

Modern tıpta arı ürünlerinin kullanım yerleri ve çeşitleri konusunda bolca araştırma ve uygulama yapıldığı ve olumlu sonuçların alındığı vurgulanmıştır. Arı ürünlerinin etkili olduğu hastalıkların  başlıkları olarak ANTİ- mikrobiyal, diyabetik, inflamatuvar, tümör, oksidan; Norolojik; Analjezik; Diyabet; Tansiyon rahatsızlıklarında faydalı olduğu söylenilmiştir.

Propolis ekstraktının yapılışıPropolis (PP) Bitki ve ağaçların yeni sürgünlerinden elde edilen % 50 si reçineden (zamk/tutkal) % 30 mum ve diğerlerinden oluşan bir arı ürünüdür.  (bilimsel çoğunluğun kabul ettiği etanol derecesi; % 70′ dir) PP; % 70′ derecelik etil alkol ile ekstrakte edilmelidir. 70′ üzerinde ki etil alkol ile yapılan ekstraktlar, reçine içerisindeki mumun erimesine veya vücuda  zarar verilmesine neden olmaktadır. % 70′  1 lt alkol=860 gr tekabül ediyor.  1 gr propolis (PP) karşılık, 3 gr etil alkol ile yapılan ekstrakt yeterli ve makbul görülmektedir. (rakamlar yuvarlamalı ve akılda tutulacağı için böyle yazdım)

Ayrıca, yüksek dereceli alkol kullanılmasının sıkıntılara sebep olacağı belirtilirken, Karaciğer rahatsızlığı olan hastaların, alkolden elde edilmiş PP ekstraktlarını kulanmamaları, vurgulanmıştır. Ekstrat içindeki alkolün uçurtulması için ise; artık maddelerden ayrıştırılmış, süzülmüş reçine ekstratının yayvan bir cam kap içine dökülmesi ve bir kaç saat bekletilmesi yeterli olacaktır.

Katı propolisin ağızda eritilmesi sakıncalıdır. Türkiye piyasından temin edilen yerli ve yabancı menşeli propolisler üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda, PP için bir Türk standartın olmadığı, oluşması gerektiği belirtilmiştir. Antibiyotik kullanımının ve yazılmasının doktorlar tarafından azaltılması neticesinde; propolise rağbet artmıştır.

Arı Zehirinin; insanların hareket bozukluluğu, felç, parkinson hastalıkları gibi sorunlarında olumlu etkileri görülmüştür. İsteyerek ve bilerek kendinizi tedavi niyeti ile arıya sokturmak isterseniz; tuttuğunuz arının diz, dirsek, parmak araları ile, kas olmayan yerlerden sokturulmasının faydalı olduğu sorum üzerine  tarafıma söylenilmişti. Arı sokması halinde şişmesini önlemek için sokulan yere limon, tuz, sirke sürünüz.

Astım hastaları için Arı ve Arı Kovanı havasının, belirli bir periyotlar dahilinde solunmasının hastalığın tedavisinde etkili olduğu bilinmekte ve çeşitli ülkelerde uygulanmaktadır. 10 dakika kovan havasının solunması; 15 dakika ara verilip, bu uygulamanın günlük 2 saat olarak  yapılması belirtilmiştir. Arı işi ile meşgul olan kişilerin; 5 yıl daha fazla yaşama durumları olduğu, söylenildi.

Günde 4 gram Erkek Arı Larvasının yenilmesi durumunda; erkeklerde testosteron seviyelerinin artacağı belirtildi.

Balın kimyasal etkinliği ve kalitesi; iklim koşullarına, mevsimine, toplanıldığı bölgeye göre değişir. Alman bilim adamı tarafından yapılan araştırmaya göre; Güneşin altında kalan balın 48 saat sonrası tıbbi değerlerinin kalmadığı tespit edilmiş. Nektar içinde olması gereken polen özütünün  varlığı ve/veya yoğunluğu, balın kalitesine etki eder. 03.2018

Arı Sağlığı ve Arı Hastalıklarının tedavisi hakkında.

Burada yazmaya çalıştığım bilgiler, 45. Istanbul Apimondia 2017 bünyesi içerisinde, konu ile alakadar yetkililerin sunum ve tercümeleri ile, sunum anında belirtilen internet adreslerinden edindiğim bilgiler doğrultusundadır. —-

03.2019 – Nosema Ceranae: Göçmen arı kuşlarından; Nosema Apis: Arının kovan içinde veya dışarıda yediği bozuk besinlerden bulaşmaktadır. Kışın dışkısını dışarıya atıp, bağırsağını temizleyemeyen arılarda, ortaya çıkmakta ve arı ölümlerine neden olmaktadır. Çaresi: 20 ml Timol Esanslı Kekik Yağını, (aynı zamanda Varroa için) 5 lt şerbet içine, iğne enjektörü ile 2 ml çekin şerbete karıştırıp, koloninin gücüne göre 1 – 2 su bardağı kadar şerbetliklerine, 3 gün ara ile 7 sefer dökmeniz bu zararlıların tedavisi ve imhası için yeterlidir. Nosema hastası olan arının belirtisi ise, arı uçamaz, kovan önünde yürür. Kanatları yanlara doğru açık ve düşüktür.

Koreli bilim adamları nosema için  zerdecal eksraktı nı  kulanmışlar ve % 93 oranında, yok etmişler. Uygulaması ise; 1 lt şerbete 10 gr zerdecal ekstraktı karıştırmışlar. Nosemanın yok edilmesi için diğer bir yöntem ise; Nosemanın oluştuğu kovanın çitalarını kullanmayıp, eritiniz. Arılığın yanında, durgun sudan ziyade akar suyun olması, arı için sağlıklıdır.  Yok ise, kendiniz su getirip, gölgelik yere koyup, içine tuz atmanız, iyi olur.

Arı ölüm sebeplerinden olan Tarımsal bitki ilaçları, Varroadan daha tehlikelidir. Yetişkin arı tarafından kovana getirilen zehir bulaşığı ve bulaşık olan nektar ve  polen ile günlük, larva ve yavru arılar bile etkilenmektedir. Varroa; direkt olarak sadece ve özellikle yetişkin arıların ölümüne sebep olmaktadır. Pupa halindeki yavrularda oluşup, yavru arılarda görülen Deforme Kanat Virüsü, direk olarak Varrodan değil, varroanın bulaştırdığı bir virüs yüzünden olmaktadır.

Kovandan çıkıp gelmeyen arı ölümlerinin oranı; % 41 dolayında olup, bu ölümlerin sebebi yine varroa ve bitki ilaçlarıdır. Sahil bölgelerinde olan arı ölümlerinin daha büyük oranı, bitkisel ilaçlar yüzünden olduğu, aşıkardır.

Arjantin; Varroa mücadelesi için % 100 organik ve % 96 oranında etkili olan Aluen Cap isminde bir ilaç geliştirmiş. U şeklinde çita üzerilerine konan şerit, 42 gün boyunca etkisini gösteriyor. Bayern, 275 mg şerit Umetrin ile HOP GUARD beta asit potasyum tuzlarından oluşan şerit ilaçlar % 95 varan etkiler göstermekte imiş. Oksalit asit, günlüğü olmayan 50 kovanlık arı için 800gr su+ 200 gr şeker+ 35 gr oksalit asidi, özellikle arılar toplu halde iken her iki çita arasına 0,5 mg damlatmak veya arı üzerine fısfıs ile püskürtmek yeterlidir.

Varroa mücadelesinde Timol Esanslı Kekik Yağı; Mentol ve Okaliptus ağacının yaprağı ve kabuğunda olan Terpineol yağı varroa mücadelesinde % 98 oranında etkilidir. Uygulama şekli: Okaliptusun Körükte yakılan yaprağı veya kabuğunun kuvvetli dumanı, kovan içine 5 kez basılır, ağzı hemen kapatılıp, 5 dak. kapalı tutulur. Ertesi gün tekrarlanır. Kısıtlı bir süresi yoktur.

Kovan yapımında, altı gözenekli açık havadar kovanlar, YAZIN gereklidir. –bana göre– KIŞIN gerekli değildir. Çünkü kışın, alttan gelen serin/soğuk hava arının bala erişmesini ENGELLER. Havanın Sıcak olduğu saatlerde kovana bakmayınız. Mümkün ise kovanı ağaçlı, gölgelik yerlere koyunuz. Çin’de sadece afete uğrayan arıcılara maddi destek verilmektedir.

Diğer arı ölümleri ise; Amerikan ve Avrupa Yavru Çürüklüğü; Arı Felçi Virüsü; Kireç Hastalığı; Akut Arı Felçi Virüsü ve Keşmir Arı Virüsü hastalığıdır. Bu hastalıklar -Allah muhafaza- arılığınızda var ise; Şükredin, böyle kalsın, deyin! Çünkü:

Şuan için ülkemizde görünmeyip, sınırlarımızın yakınlarına kadar gelen (Trapileaps böceği) Küçük Kovan Böceği (KKB), (araştırdığım kadarı ile) bildiğimiz bütün arı hastalıklarını alıp başımıza koymamıza sebep olacak, diye düşünüyorum. Bilimsel olarakta, en tehlikeli arı hastalığı oldu/olacağı, addedilmektedir. Bilimsel olarak KKB; 250 km lik başka bir yere erişebilmesi için, 100 yıllık bir sürenin geçmesi gerektiği ama; gezginci arıcılık yüzünden/sayesinde bu süre ve zamanın, bir anda oluşmasının an meselesi olacağından, Gezginci arıcılığa hoş bakılmamaktadır. -Ve doğrudur. Öyle sanıyorum, Bu gün için aman sende diyecek gezginci arıcının midesi var ise; kendinde olacak ve etrafına bulaştıracağı KKB nelere mal olduğunu görünce ve midesi bulanmıyor ise, şaşarım.-

Dünyamızın yüzey ısısı, gittikçe artmaktadır. Haliyle kuraklık artacak, ormanlar, yağışlar azalacaktır. Dünyamızda her yıl 27.000 çeşit bitki yok olmaktadır. Isı ile birlikte (apis değil) Nosema Ceranae’de artacak, arıcılık daha önemli olacaktır. 08.02.2018

 

Rakımı en yüksek olan ilçelerimiz

03.2019–  Sayfama sıkça gelen sorular karşısında;  Toplam 919 tane olan İlçelerimiz arasından sadece rakımı 1800 mt ve üzeri olanları karşılaştırmalı olarak iki ayrı uydu üzerinden tespit ettim. İlgiliyazılarım için bakınız İllerin Karayolu Ve Uydu Üzerinden Rakımları / Türkiye nin yedi bölgeye göre yükseklik sıralaması – rakımları

Bir yerleşim yerinin kuzeyden güneye / doğudan batıya hatta orta yerinin rakımı, farklılık arz eder. Örnek: Seydişehir ilçesinin belediye uç sınırları ∼ 1100 mt iken, Belediye önü 1136, Ilıca tepesi 1189 mt tekabül etmektedir.  Ben, bunları dikkate alarak, ortalamasını  yazdım.  17 kasım 2016

1 – Van (1727) / BAŞKALE                                   2320 mt

2 – Erzurum (1900) / KARAYAZI                      2289 mt

3 – Kars (1755) / SARIKAMIŞ                             2101 mt

4 – Van / SARAY                                                        2091 mt

5 – Ardahan (1810) / DAMAL                              2049 mt

6 – Van / ÇALDIRAN                                               2046 mt

7 – Ardahan / GÖLE                                                  2020 mt

8 – Van / ÖZALP                                                         1994 mt

9 – Ağrı (1630)  / DİYADİN                                     1935 mt

10 – Erzurum / TEKMAN                                        1919 mt

11 – Erzurum / ÇAT                                                     1919 mt

12 – Ardahan / ÇILDIR                                              1909 mt

13 – Erzurum / PALANDÖKEN -mrkz ilçe-     1898 mt

14 – Erzurum / ŞENKAYA                                         1864 mt

15 – Hakkari (1755) / YÜKSEKOVA                     1875 mt

16 – Kars / SELİM                                                         1856 mt

17 – Ardahan / HANAK                                              1820 mt

18 – Ağrı / ELEŞKİRT                                                  1817 mt

19 – Bingöl (1159) / KARLIOVA                              1816 mt         13.01.2017

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular.

03.2019İlk başta belirteyim. Bu sayfada yazdığım konular  tecrübelerim, değişik site ve bilimsel yerli yabancı yayınlardan tercüme ettirdiğim bilgiler ile, katıldığım 2017 İstanbul Api Mondia Konferansında not ettiğim, kendi branşında etkili ve yetkili olan yerli ve yabancı akademisyenlerin verd iği bilgiler dahilindedir. Aradığınız sorunuzun cevabı veya benzeri yok ise, en sondaki yorum kısmına sorunuzu yazınız. Sayfama gelen sorularınızın cevabını, uygun kısma ilave ediyorum. —-

Tecrübem doğrultusunda: Türkiyenin neresinde olursanız olun yağmurlu serin ve kuru soğuk rüzğarların kovan içine direk girmemesi için; Uçuş tahtası genişliği ve uzunluğunda  tahta, kalın karton… tenekeyi, yanları açık olacak şekli ile, kovan önünde devamlı takılı tutunuz. Amacımız; soğuklardan dolayı arının çitanın alt kesimlerinden çekildiğinde açıkta kalan günlük ve kapalı yavruların üşüyerek ölümlerini önlemektir.  Bana gülen oldu.  Size gülen, gülsün. Bana dua edeceksiniz.

Bilim çevrelerince açıklanan  bilgi dahilinde, Dış hava sıcaklığı 14 C’ ve altına indiğinde, kovandaki arıların yumak olduğu belirtilir. Tesbitime göre; Arının yumak olması, dış sıcaklığın 14 C’ altına düşmesi ile  doğrudan  alakalı değildir. Burada ölçü; rüzğardır. Rüzgar, ne kadar daimi ve kuvvetli eser ise, arı o derecede yumak olma durumuna geçiyor. Arıcı arkadaş,  ben zemheride  Konya ilçesinde arılarıma baktım – bakıyorum. Gölgede dış sıcaklık + 4 ile 10 C’ arasında idi.  Kovandaki arılarım yumak olmadığı gibi, ben arılığıma gittiğimde, uçuşan arılar vardı. Ve bütün kovan ve çitalarımı elden geçirip, boş çitaları aldım, balı az olanlara ilave koyu şerbet  ve varroa tütsüsü verip geldim. Aynı şartlarda, istiyorsanız sizlerde baka bilirsiniz. Yalnız burada bir noktaya parmak basmak isterim. Bilim adamlarının kast ettikleri 14 C’ sıcaklık ve altı, arıların tamamında hareketlerinin azalmaya başladığının bariz göstergesidir. Bilginiz olsun. 12.2015

Arıların, en soğuk ayın başından çiğdemlerin açtığı ana kadar rahatsız edilmemesi ön şarttır. Rahatsız edilirlerse arı yok olurmu?  Hayır yok olmaz sadece bir bölümünün erkenden ölmesine ve gereğinden fazla bal yemelerine neden olursunuz. Mecburen şerbet vermeniz gerekli ise dikkat etmeniz gereken şu: Dışarıda arı olsun olmasın Şerbet vereceğiniz kovanın Örtü tahtasını veya bezi hafifçe kaldırıp, sarsmadan arılara bakınız.  Arılar üzüm salkımı gibi olmuş ise, kesinlikle arılara dokunmayın, şerbet bile vermeyin. Arılar petek üzerinde geziniyor ise; oyalanmadan hatıl veya örtü üstü şerbetliğe,  şerbeti döker, boş çitaları ala bilirsiniz. 2015

1960 yılı öncesinde ülkemizde gezgincilik yapılmıyordu. Dünyada 28 çeşit arı ırkı bulunuyor. Kafkas, Anadolu, Muğla, Suriye, Kıbrıs ve İran arı ırkları, ismi yazılı bölgelerde, yaşamakta idiler. Bahsedilen yıldan sonra adı geçen arı ırklarının safları, yok oldu.  Şimdi üretilen ana arıların ana tarafı % 80 Kafkas %20 erkek Muğla arısı melezidir. D. Anadolu ve Kara Denizde  Kafkas; İç Anadolu, Marmara, Akdeniz ve G. D. Anadolu bölgemizde, Kafkas anasının yerli arılar ile yaptığı melezlerin, olduğu belirtiliyor. Artvin Camili  bölgesinde  üretilen damızlık Kafkas arılar Kara Deniz ve Marmara bölgesine, Posof bölgesinde yetiştirilenler ise diğer bölgelere gönderiliyor. Saf Anadolu ırkı  Ana arılar ise Kızılcahamam Kırkırca Köyü üretim merkezinde üretiliyor. Kaynak: Macahel Arıcılık.

1 –  Ana arı hakkında bilinmesi gerekenler : 02. 2019 – Ana arının bilinen 3 adı var: Ana arı, Kraliçe arı veya arı beyi. Arıcı olarak bizlerin en büyük sorunlarından biri, ana arı dır. Bazen kendi kendime: Bir anlıkta olsa şu kovan içerisinde ben arı olsam ve bu hallerini öğrensem, derim.  Allah bilir; cenazemin geleceğini bilsem, yine arılarımın yanına gitmek isterim.

Türkiye‘de (Tr), 200 altında ana arı üreticisi var. Esasında 10.000 üzerinde ana üreticisi olması gerekiyor. Yıllık 4 milyona yakın yeni ana arıya ihtiyaç bulunmaktadır. Ana memesi yaptıracağınız ana arının özelliklerini; çıkan arılarının bala, polene, yavruya mı çalışıyor, saldırgan mı bunları bilerek günlüğünü seçiniz. Çünkü, kovandaki arıların ne iş yapacağının % 50 si ana arının özelliklerine dayanıyor. diğer % 50 si, ana arının çiftleştiği 5 – 12 adet olan erkeklerin karma özelliklerini taşıyor. Kaynak: 2017 Apimondia

ALINTIDIR–  Ana arı memeden çıktıktan sonra, kovan içini gezerek, rakip gizli ana arının olup olmadığını öğrenmek veya kovan içindeki tüm arılara kendisinin ana arı olduğunu göstermek için, çitaları dolaşır ve ıııı  diyerek seslenir. Dışarıda ana var ise, karşılık verir ve ölümüne dövüşürler.  Veya işçi arılar, çıkmış anadan memnun olurlarsa, hem ana arı hem  işçi arılar diğer memeleri telef ederler.  5. gün kovan dışına çıkıp, kovanın yerini ve çevreyi tanıma uçuşuna çıkar, Kovana döner. Aynı veya ertesi günde çiftleşme uçuşuna çıkar.

Çiftleşme uçuşu; öğlen – ikindi arası ana arı 24 C’ erkek arıda 21 C’ üzerindeki sıcaklıkta, uçuşa başlarlar.  Bir kovanın ana arısı, kendi erkek arıları ile çiftleşmez. Kovan etrafında bekleyen diğer kovan erkekleri ile yerden 5 – 50 mt yukarıda ve 300 mt çap içerisinde çiftleşir. Yeterli veya hiç çiftleşme olmaz ise ertesi gün tekrar çıkar. Ana arı  Yağmurlu kapalı havada  Çiftleşme uçuşuna çıkmaz, arıyada bakılmaz.  Ana arı uzun süre Yağmur  veya sakatlığı nedeni ile çiftleşme uçuşuna gitmez, gidemez,  yeterli sayıda çiftleşemez ise ana arıyı işçi arılar, hemen öldürürler.  Çiftleşme uçuşunu tamamlayan ana arı, arkasında son erkek arının organı ile kovana döner. 3 gün sonra günlük atımı başlar. Ana arı memeden çıktıktan 8 gün sonrası günlük atımına başlar, işlerinizi buna göre ayarlayınız  İyi tohumlanan anada, 5 milyon sperm olur ve günde 2000 yakın günlük atar. Çiftleşmeyen ana, erkek günlüğü atar. O zaman öldürülmesi lazım.

Kovan içerisindeki Ana arı, kovanın her yerini gezer.  Genelde  yeni kabartılmış günlük atımına hazır taze petekler ile daha önce atılmış günlüklerin olduğu petekler üzerinde bulunur. Yeni doğan ana arının boyu 15 – 20 mm arasında değişir. Olgun hali 25 mm kadardır. Genç ana kısa ve şişman, eski ana zayıf uzun boylu olur.

Kovana ham çita verdiniz. 1-2 gün sonra kontrol ettiniz. Petek üzerinde önlü arkalı bir kaç tane içi boş ağzı açık  meme kapçıklarını görürseniz; bu kovanın anası yok demektir. Ana arı her hangi bir nedenle telef olur veya işçi arılar tarafından işe yaramadığı için öldürülür.

Ana arının etrafında bulunan 1 – 4 günlük arılar Ana arıya hizmet etmekle görevli arılardır. İlk önce arıcı olarak şunu bilelim. Her ana arının, en azından kendisine hizmet edecek yeni yavrulara ihtiyacı vardır. Ana; Koloninin çoğalmasını en azından kendisi için ister.  Hizmetçi arıların görevleri ise;
– Ana arının beslenmesi için arı sütü yapar ve yedirirler,
– Ana arının temizlenmesini yapar ve yardım ederler,
– Ana arının isteklerini, bütün çitalarda bulunan arılara iletirler,
– Ana arının feromen kokularını, bütün kovan içine dağıtırlar,
– Ana arının kakasına varıncaya kadar yaptırıp, pisliğini kovan
dışına atarlar.
– Ana arının, hastalıklara uğramaması için sağlık bakımını yaparlar.
  – Kaynak FAO

Ana arı hakkında geniş bir açıklamalar yapar isek:

A – Çiftleşmiş ama günlük atmamış veya çiftleşmemiş Ana arının olduğu kovana, başka kovandan arı  silkeleme.  Arısız bile olsa, içinde günlük ve kapalı yavrusu olan çitayı dakoymayın. Arısını silkelediğin   kovanın arıları, günlüklü idi. Bir bakacaklar ki, yavrusuz analı kovana gelmişler. Hemen; Bu ana kim, işe yaramıyor diye saldırıp;  anayı öldürürler. — İçinde günlük ve kapalı yavrulu çitası  olan veya olmayan  kovana, dışarıdan çiftleşmemiş ana vermeyiniz.  anası, günlüğü ve kapalısı kalmamış yaşlı tarlacı arılı kovana da, kafes içerisinde çiftleşmiş ana ile birlikte  üzerinde  kapalı ve günlüklü  gözleri olan bir çita ile birlikte  koyup, 3 – 5 gün kovanda bekletiniz. günlüğü var ama kapalısı olmayan kovana da, başka kovandan arı silkelemeyin.

B – Kovanı böldünüz; petek içinde günlük var ise; dışarıdan verdiğiniz anayı kabul etmez, öldürüp, meme yaparlar. Dikkat edin! bölüp, hazır ana verdiğiniz kovanın peteklerinde açık günlük  olmasın. Hazır ana vereceksen  5 gün  bekle, 5. gün tüm memeleri temizle ve kafes içerisinde anayı ver. 2 ve 3.  günlerde tekrar kontrol edin, varsa kopartın, yoksa 4. gün kafesin telini açın, hayırlı olsun.- ((Bu güne kadar kovanın anasını değiştireceğim de, eski anayı öldürüp kovan içine atar, kovanı 2 gün anasız bekletip, kafes içerisinde yeni çiftleşmiş ana veriyordum. 13.4.2014 pz günü –  3 çita olarak bölüp ve petek üzerinde günlüğü olan kovana, -arı sayısı az onun için hemen kabul ederler, diye  kek teli açılmış hazır ana verdim ki, hemen anayı alsınlar. 3 tam gün sonra kontrol ettim; Kutu içerisindeki kek yenilmiş, işçi arılar çıkmış, ana ise kutu içerisinde geziniyor. Petekleri kontrol ettim. 2 tane meme yapmışlar. Memeleri parçaladım. Kutu içerisindeki ananın telini tekrar raptiyeleyip aynı yere koydum.  İki gün sonra kontrol ettim, kabul etmişler.))

C – Hazır ana vereceğiniz kovandaki, günlüklü çitaları  arısız olarak başka günlüklü arılı kovana koyun. kafes içerisindeki anayı kovana koy 2 gün bekle. Sonra telini açıp, 2 gün daha bekleyip, ananın kafesten çıkıp – çıkmadığını kontrol ediniz. En  zahmetsiz  ve tehlikesiz yöntem bu. 

D – Bir kovanın anasını, herhangi bir sebeple aldınız.  Tekrar eski yerine koymanız gerektiği zaman en geç 2 gün içerisinde, kutusuz vere bilirsiniz, Aynen kabul ederler.  Yalnız çita üzerinde gezinen anayı bir süre takip edin, Ana arının üzerine C bicimi kıvrılan arı olursa O arıları öldürün, bu arı kendini sahte ana arılığina  hazırlanmaktadır tekrar takip edin, saldıran olmaz ise, iş tamamdır.

E – Diğer taraftan içinde günlük ve kapalısı olan anasız kovanı, 1,5 gün bekletip kafes içinde hazır ana verdim. Kontrol ettim, hiç meme hazırlığı yoktu. 5 gün sonra kontrol ettim, ana çıkmış, çita üzerinde geziniyor. Ama çitaların üzerinde açık – kapalı 10 adet meme vardı. Memenin birini ana kemirmiş. Diğerlerini de ben temizledim.  Velhasıl, bildiğim dediğin arının ne yapacağını,  ancak kendi bilir. Buda bir tezatlık.

F – Arının anası var/ yok bilmiyorsun. Kovanın dışına biraz kuvvetlice vurup, kulağınızı tahtaya dayayın. Kovandan uzun (ıııııııı) diye bir ses geliyor ise; ana yok.  Kısa (ııı) ise ana var demektir. Kovanı açtınız (ıııı) sesi geliyor ise; ana arı başka bir ananın olup olmadığını kontrol ediyor. Başka bir ana var ise;  Kovan içindeki iki ana arı, kovan hakimiyeti için ölümüne savaşırlar.  Sesin geldiği yeri buldunuz, Böyle bir anı görürseniz, anaları kovan dışına almayın, müdahale etmeyin. Sağ kalan, kovanın anası olacaktır. Aynı yerde kozlarını paylaşsınlar. Dışarıya alırsanız, ananın biri haliyle ölüyor. Sağ kalan anayı kovana koyduğunuz da,  bu anayı da arılar öldürüyor. Ana satın alacağınizda anaya bakın: Ana arının  boyu uzun, bacak sayısı tam, kanat boyları eşit ve bitişik olacak kanatlar ayrık yırtık ve yarım olmasın. 03.2018

G – Arılı çitaları dışarıya çıkarttınız. Bir şekilde  arılar kazara kovan dışına döküldüler. Kovanın dış yüzeyinde veya toprak üzerinde arılar küme olmuşlar, ayrılmıyor iseler, buraya dikkatli yaklaşıp bakınız. Orta yerinde ana arı olabilir. -var ise – Elinizde fazla tutmadan ve sıkmadan hemen alıp veya alamıyor iseniz; kovandan bir tane arılı çita alıp ananın olduğu yere yaklaştırınız. Ana çita üzerine çıkar. Çitayı Kovana koyunuz.

H – Kafes içerisinde hazır ana arınız var. Lakin bir kaç gün yeni kovanına koyamayacaksanız: Ana Kafeslerini, kovanın örtü tahtası üzerinde şerbetlik var ise, arıları şerbet içmek için çıkış yaptıkları açıklığın bir kenarına  teli yukarıya bakacak şekli ile koyup,  şerbetlik kapağını kapatınız. Ve/veya (sıcak günlerde)  Elinizde daha çok  kafes var ve hepsini bir arada tutmak istiyor iseniz; kuvvetli bir kovanın örtü tahtasını  -sıcak havalarda- çekip alınız. Analı kafeslerin hepsinin tel kısmı yukarıya bakacak şekli ile çitaların üzerine diziniz. İşçi arılar, kafes içerisindeki anaya hizmet edeceklerdir.  Yalnız burada dikkat edeceğiniz nokta: Bazı arılar kıyıcı olur, O tip arılı kovanlara  koymayınız.

I – Kovanı açtınız, çitalara bakarken ana arının uçup gittiğini gördünüz. Ana uçup giderken, kovan hangi durumda ise, üstü açık, çita dışarıda iken vb şekillerde, 1 saat bekletiniz. Siz orada iken gitti ise, siz de o yerde bulununuz. Ana yakın yere gitti ise gelecektir – gelebilir. 2011 yılında iki tane ananın kaçmasına neden oldum. Bir tanesi, ben aynı kovanın yanında iken, ≈ 30 dk. sonra geriye geldi. 2013 senesinde ise, başka bir ana iki kere uçup gitti – geldi. Peki, ana neden uçtu? Ana daha tazedir çiftleşmemiş veya yeni çiftleşmiş ama günlük atmamış anayı arılar istemez. Ana kaçar, gidecek yeri yoktur geri gelir. Arıcı arkadaş anayı huzursuz eder, ürkek olur kaçar. Diğer bir neden ise sakat ve eski anayı, arılar istemez. Üzerine çullanırlar. O an tesadüfen arıya bakarken olayı görürsünüz. Ana arıyı arıların ellerinden kurtardığınız an arı, can havli ile uçar. Gidecek yeri yoktur, geriye gelir, tekrar kaçmak zorunda kalır ve gider.…Kalırsa, zaten ölecek. Ayrıca her kovanda olur ama,  çiftleştirme kutuları ile normal kovanlarda, yeterli sayıda arı olmaz ise, ana kovanı terk eder.

İ – Başka bir kovana arılı çita verdiğinizde  dikkat ediniz, ana arıyı öbür kovana götürmeyin. İki kovanda,  anasız kalır.  –Yapılan incelemeler doğrultusunda İşçi arıların, ana memesi olacak günlüğü, peteğin başka bir yerine taşıdığı görülmüş.     03.2018

J –  Çitalarda günlük – ana yok, (sahte ana için bk. Ö ) yeni Anayı Kafes içerisinde anasız kovana koyup, En az 2 gün kapalı şekli ile bekletin. Daha sonra kek tarafındaki teli açıp tekrar aynı yere koyunuz. Kovandaki arılar keki bitirdiklerinde ana arı ile temasa geçerler. Kafesi kontrol ettiniz, ana çita üzerinde geziniyor ise, hayırlı olsun. Kafeste geziniyor ise citalara bk günlük  ve meme varmı?

K – Bir çitalık veya bir avuç kadar arınız var, ana vereceksiniz. Kafese gerek yok. Çitayı dışarıya alıp, Anayı arıların arasına salıp takip edin. Ana arının üzerine C biçimi çullanan arılar olursa O arıyı çekip öldürün. Ve anayı takip edin. C şeklinde saldıran kalmadı ise, analı çitayı yerine koyun.

L – İlla ana boyalı olacak diye bir şart yok. Önemli olan sizin bilmeniz. Onun için en azından, O kovan kapağı içine yapıştıracağınız bir kağıda arı ve anası için not tutmanız yeterlidir. Kesinlikle kovan içerisindeki anayı her hangi bir boya ile boyayıp, kovan içerisine salmayın. Değişen kokudan dolayı  anayı hemen öldürürler. (yaşadım)

M – Eylül, ekim ayından itibaren kaç çitalı olursa olsun, anası yaşlı ama sağlam olan kovanın anasını öldürüp, başka bir kovanla birleştirmeyin(tercih). Çünkü, O beğenmediğin ana, Ocak ayında sizin kurtarıcınız olacaktır. Kendiliğinden ölürse, kovanın arılarını başka kovan ile birleştir. Ayrıca, yeni ana aldınız. Ana başlangıçta  normal günlük atmış. 8 – 10 gün sonra kontrol ettiniz, erkek yavru gözleri oluşmuş. Olabilir. Ana arı, eksik çiftleşmiş. Yetiştirici, ananın ilk günlük atımını gördükten sonra, garantili olduğunu düşünerek sana satar. Burada, ana arı yetiştiricisinin hatasını aramayınız. Gidin değiştirin veya başka yerden alınız.

N – Hazır aldığınız ana uzun bir süre günlük atmaya bilir. 2014 Nisanında aldığım hazır ana, tam 42 gün günlük atmadı. İlk geldiği gün çelimsiz bir ana iken geçen zaman içerisinde boyu uzadı, güzelleşti  Öldürmeye elim varmadı.   Tamam, ana günlük atmıyor – atamıyor idi ama neden, bilmiyor ve bilemem.  (illa bu böyledir demiyorum ama)  bir şey dikkatimi çekti. Bu ananın olduğu kovan içerisinde bir tane erkek arı yoktu. Diğer kovanlardan erkek arıları tutup, bu kovana koydum. İki gün sonra petekleri kontrol ettiğimde, günlük vardı. Siz beklemeden  deneyin diye yazıyorum.

OAnası olmayan kovan; İçinde günlüğü olan arı, kendi anasını yapar. -sahte anaya gitmemiş ise– Anası ve günlüğü olmayan arıya, İçinde  günlüğü- kapalısı olan arısız 1 – 2 çitayı, veriniz. Veya  gözünüze kestirdiğiniz kuvvetli bir kovandan, arılı günlüklü iki çitasını başka bir (ruşet) kovana koyup buradan 3 – 4  km uzağa götürünüz. Burada, ana memesi yaptıracağınız kovana 4 gün  boyunca azar azar şerbet veriniz. Bu süre zarfında bol arı sütlü ana memesi oluşacaktır. Böylece bu kovanın YENİ anasını yaptırmış olursunuz. Ana arı değişiminde ise; Feromon kokusu ve günlük atımı azalmış ana durumunda işçi arılar, hemen işçi arı gözlerini 2 adet ana memesi kapcığı haline getirir. Ana oraya günlük atar. İlk ana kabul edilirse diğer meme kopartılır. Bazen eski ve yeni ana bir müddet bir arada yaşaya bilir. (FAO)

ÖSahte ana; Kovan içinde erkek arı sayısı çok fazla ise, kovanda sahte ana var demektir. Sahte anaya gitmiş kovana,  başka kovandan günlüklü çita koyup yeni ana yaptırmaya kalkışmayınız. Sahte ana, ana memesi yapılmasına müsaade etmez, hazır ana bile  vermeyiniz. İşçi arılar ana memesi yapsalar bile, çıkacak yeni anayı sahte ana,  öldürür. Zaman ve arı kaybedersiniz. Yapacağınız en kolay yöntem: Önce kovan içindeki tüm arılı çitaları dışarıya çıkartınız.  Çita üzerindeki tüm arıları aynı kovana silkeleyin. İçinde günlük ve/veya kapalısı olan çitaları  diğer kovanlara dağıtınız. Arı silkelediğiniz kovanda en küçük bir petek parçası kalmasın ve kesinlikle şerbet vermeyin. Verirseniz, hemen dalak yaparlar ve sahte ana arı günlük atar. Bu çitasız arıları 2 gün  bekletiniz. Sahte ana, ana olduğunu unutacaktır. 3. gün başka bir kovanlardan alacağınız, içinde günlük ve kapalısı olan 1 – 2 çita ile arının sayısına göre, temiz çitaları,  bu çitasız kovana koyunuz.  Yalnız, çıkarttığınız  eski çitaları koymayın.  Bu kovanı 4 gün, azar azar şerbetleyin. ki, arı sütleri bol olsun. Diğer bir yöntem ise, Başka çok kuvvetli  bir kovan ile birleştiriniz. Haziran ayından itibaren koloniye Hazır ana arıyı bile kabul ettirmek çok zordur. Ana arının üzerine yumulan arılar var ise, en azından ananın üzerine çullanan arıların olduğu Peteği kontrol edin. Sahte ananın tespiti ise;. Arkasını günlük yuvasına sokan işçi arı, Sahte anadır, gördüklerinizi ezin. Faydası olur.

P – Çitanın alt ve yan kenarlarında açık, kapalı memeler var ise; bu oğul memesidir. Siz her ne kadar bu memeleri bozarsanız bozunuz, O kovan oğula gidecektir. Bozmanız, sizin için zaman kaybıdır. Ya  arıyı 2-3 boş kovana bölüp böldüğünüz kovanları ya uzaklaştırin veya olduğu yerde gölgelik bir yere kapalı koyunuz. Veya  memeleri sıyırıp diğer kovanlarla birleştirin. Ya da bırakın oğula gitsin. Ayrıca, ilaveli kovanların ilave kısmındaki çitalarda meme var ise, hemen bozun.

R – Çıkan oğul arısını istiyorsanız yeni bir kovana koyunuz. Şayet çıkan oğulu istemiyorsanız, Oğul arıyı konduğu yerden alıp yere  dökünüz. Aynı kovanın I. ve 2. oğulunda 1 ana, daha sonraki oğullarda ise çok ana bulunur. Bütün anaları bulup o yerden uzaklaştırınız, ana kutucuklarına ayrı ayrı koyun veya anaları öldürün. Çıkan oğul, çıktığı kovana, döner.

S –  Her ihtimale karşı kovanın oğula gitme durumu var ve oğul istemiyor   iseniz: Çitaları kontrol ediniz. Memeli olan çitaları aynı kovanda bırakıp, üzerinde kendi anası olan memesiz çitaları  başka bir kovana alıp, 4 km uzağa götürünüz.  Anasız memeli çita ile kalan arılar kendilerine yeni ana yapar ve çıkıp gitmezler.

Ş – Kovanlar sahil bölgesinde ve portakal bahçesine  yakın ise,  günlük petek işlenir. Bu durumda sadece haftada bir az şerbet veriniz. Çok verirseniz, iki çitalık arı bile olsa, oğul verir. İç bölgelere geldiğinizde ana arı, serin havadan etkilenir ve  günlük atımı azalır. Arının uçuş deliğini daraltınız (hatta uçuş deliğini önden kapacak bir kapak, teneke takmanız, direk serin  havanın içeriye girmesini engeller). Boş yerlere  Strafor  koyunuz. Mayıs ayı değişken iklime sahiptir.

T – Petek üzerinde Arılar ana arının   ayaklarından  asılıyorlar! ise! Ana arının istedikleri yere günlük atmasını istiyorlar.  Sonra öldürecekler.  Anayı değiştiriniz veya arıları başka bir analı kovan ile birleştirin.

U – İnternet ortamında  yaptığım bir araştırma neticesine göre –Arılar, insan yüzünü tuhaf (farklı) bir çiçek şeklinde görüyor, – Dünyada bilinen 28 çeşit ana arı türü  olup Türkiye de Kafkas, İtalyan, Karniyol, Muğla ve Batı Avrupa cinsi ana arıların olduğu, – Çeşitli ana arıların çiftleştirilmesi ile elde edilen melez (Hibrit) denen anaların yumurtasından yeni ana elde edilse bile, verimli olmadığı; – Ama, melez arı cinslerinden elde edilen balın, normal arı cinslerinin ∼ 2 katı olduğu; – Laboratuvar ortamında yaşatılıp, hiç bir iş yapmayan  işçi arının, 304 gün yaşadığı, belirtiliyor.

Ü – Genç arının renkleri eski anaya göre  koyu parlak, boyu kısa ve şişman, hareketleri hızlıdır. Ana  arı yaşlandıkca karın kısmı incelir ve boyu uzar, siyah halkalar arası açılır, sarı renkleri ortaya çıkar, hareketi yavaşlar.

X – Bal almak istiyor iseniz ilave dahil, 15 çitanın 12 de günlük ve kapalısı olmadan anayı aşağıya hapsetmeyin. Mümkün oldukça içinde günlük olan çitalarıda ilaveye koymayınız. Ana arı bu kısma uğramaz ise arılar burada meme yaparlar. Memeleri gördüğünüzde, kesiniz. Bal sezonunda  oğul istenmez.  04.2016

V – Ana arı, araziden gelen nektar ve polen azaldıkça, günlük atımını azaltır. Temmuz, ağustos aylarında azar azar şerbet ve elinizde olan polenden koloninin gücüne göre veriniz. Anası  olmayan kovana şerbet verilmez. Dışarıya koyduğunuz kavun karpuz tatlı ise, meyve şekeri (fruktoz) alıp kovana nektar olarak bırakır. Ayrıca su ihtiyacını görür. 05.2017

Y – Anası olmayan kovanın arıları ile Yağmurlu, kapalı havalarda veya karanlıkta açılan kovanların arıları arıcıya saldırır.  Diğer taraftan  saldırgan arılardan korunmak için yapmanız ve yapmamanız gerekenler şunlardır.  Herhangi bir şekilde vücudunuzun etrafında 1 – 10 arı uçuşuyor ise, elinizi veya başka bir maddeyi arıya karşı sallamayın. Bu durumda arının size karşı daha saldırgan olmasına neden olursunuz. Göz kapaklarınızı arada bir kapatınız. Arı saldırısına uğrar iseniz, kapalı bir yer girip, vücudunuzun açık yerlerini kapatınız. Açık bir alanda iseniz özellikle başınızı ağaç, ot ve çalılık bir yere sokunuz.  Kağıt veya ot yakınız. Arı ateş ve dumana gelmekte tereddüt eder.  Suyun olduğu bir yerde iseniz, suya giriniz. 07.2018

2 – analı/ anasız arıların birleştirilmesi:   02.2019 – A – Anası olan İki kovanın birleştirilmesi için, senenin hangi ayı veya günü olursa olsun birleştire bilirsiniz. Önce boşalatacaginiz kovanın anasını arılı arısız alın veya öldürün.  Sonra  bir kovan ilavesi, gazete kağıdı ve koku verici bir madde hazırlayın. Analı arı altta kuluçkalıkta olup önce bu arılara koku değiştirici sıvıyı çitalara  sürünüz. Ana kovanın Üzerine gazete kağıdı örtünüz ve ilaveyi koyunuz. İlave ve kağıt üzerinede bir kaç noktaya bu kokudan sürünüz. Gergin kağıdın bir kaç yerinede bıçak ucu ile çizik acınız. Öbür kovandan aldığınız anasız arılı çitaları, ilave içine koyup tekrar koku sürüp, kapakları kapatınız. En geç 2 gün içinde arılar kucaklaşacaklar. 3. gün ilave altındaki gazete kağıdını alınız. İsteğinize göre ilavedeki arıları ilavede bırakın veya aşağıya indirip ilaveyi alıp, kapatınız.  B –  En az 3 gündür anası olmayan arıları ise, -sahte ana olamayacak- hangi kovana verecekseniz, o kovanın uçuş deliği önüne bir örtü tahtası koyup, anasız arıları bu örtü tahtası üzerine dökünüz, arılar bir süre sonra kovana gireceklerdir. -C – Veya Analı iki kovanın arılarını çitalı – çitasız  birleştireceğinizde, daha önceden hazırlayıp fıs fıs içine koyacağınız şerbet sıvısını, esas kovandaki son   2 – 3 çita üzerindeki arıların üzerine bu şerbeti püskürtünüz, aynı şerbeti birleştireceğiniz öbür çita üzerindeki arıların üzerine de püskürtüp, analı çıtayı veya anayı ayırıp diğer arılı çitaları esas kovan içine yavaşça koyunuz. Şerbeti emmeye çalışan arıların kokusu, birbirine geçecek ve alışacaklardır. 2014

3 – ana arıyı öldürüyorlar : 02. 2019 – yukarıdaki B; Ö  maddesini okuyunuz.

4 – 10 adet ana memesi var ise, arılar hangi gözün ana olacağına nasıl karar veriyorlar: 02.2019 – Ben bu güne kadar şu görüşe sahip oldum. Arılarda, aynen insanlar gibi. Birinin tuttuğuna diğeri karşı çıka biliyor. Her ana memesini yapan işçi arılar, farklı isteklere sahip ola biliyorlar. ‘bu benim anam, bu olacak  iddiasında oluyorlar. Geçen günlerde başıma geldi. Hazır çiftleşik anayı çita üzerine salıp takip ettim. Kimi arılar hiç bir tepki vermediği halde arının bir tanesi, direk anaya saldırdı. Hemen müdahale edip bu saldırgan arıyı öldürdüm. Arada bir ana üzerine yumulan arıları uzaklaştırdım. Ve ana serbestce dolaşmaya başladı. Ertesi gün baktım ana, aynı çita üzerinde geziniyor.  Çitası ile birlikte  Buradan alıp başka bir yere koydum. tekrar ertesi gün kontrol ettim, sadece iki çita arasında kalmaya devam etmiş. 2 – 3 gün sonra tekrar kontrol etim, ana öbür çitalara geçmiş. Buradan şu sonucu çıkarttım. Bir gurup arının kabul ettiği ana arıyı, başka bir gurup arı kabul etmiyor. Kabul etmesi için zamanın geçmesi, karşı çıkan gurubun -Bu anayı kabul etmekten başka bir şansının olmadığını anlaması –  alışması gerekiyor.

Her memeyi yapan arılar, gurup gurup. – Diyorlar ki; ben senin ananı tanımam, benim anam bu ! İlk ana yapılan günlük, ana oluşumunu tamamladığı zaman -ki bu ana istenilen şartlarda normal olmasa bile, memeden çıkıyor ve diğer çıkma durumuna gelen KELLİ FELLİ anayı, meme içinde öldürüyor. Kovan içinde 10 tane meme var hesabı ile devam ediyoruz. ilk 3 – 5 meme içindeki ana, dışarıdaki ana tarafından öldürülürken, diğer taraftan boşta kalan ve vakti saati gelen bir ana, dışarıya çıkıyor. Bu sefer ilk çıkan ana ile serbest kalan ana; birbirine saldırıyor. – dikkatinizi çekerim, bu yazdıklarımı 40 yıllık her usta söylemez belki çoğu da görmemiştir bile. -çevremde bu anlattığımı bilmeyen yıllanmış arıcılar bile var- İki ana  birbirine öyle bir kenetleniyor ki, ayıramazsınız. Ve bir tanesi ölüyor, sağ ve sağlam kalan ana kovana sahip olurken, diğer memeler tamamen, imha ediliyor.

Başka bir örnek: (2016), kovanlarımdan birindeki ana arının hiç kanatları kalmadı ama, Sağ ve günlük atmaya devam ediyor. 20 gün öncesi bu kovan arıları, kanatsız anayı değiştirmek için  iki tane meme yapmışlar. Hem de uzun meme. Daha sonra baktım, yapım halindeki    memelerden biri, imha edilmiş. Diğeri sağlam idi. Ertesi gün tekrar kontrol ettiğimde, çıkma durumuna gelen sağlam meme, yandan kesilmiş. Kesen, eski kanatsız ana. Şimdi, kovandaki  bütün arılar; kanatsız  ananın olmayacağını bilmiyorlar mı! Biliyorlar. Ama, bu ana arıya sahip olan arılar ile, öldürmek isteyen farklı arılar var. Kanatsız anayı değiştirmeye kararlı Arılar, İlk imha edilen meme üzerine tekrar bir meme daha yapmışlar. Derken, en sonunda eski anada, memelerde kayboldu, kovan anasız kaldı. Şimdi, size yaşadığım iki örneği açıkladım, yorumu siz’LER yapın. 01.07.2016

5 – ağaç veya kaya kovuğundan arının alınması:  02.2019 – İlk önce belirlediğiniz yerde, kovan veya büyük bisküvi kutusu, ballı petek, işlenik ve ham peteklerinizi,  körük, maske ve ham petek bağlama teli ve spiral hortumunu hazır etmelisiniz.  Kayayı veya ağacı kırma, kesme, hem arısını ve hem balını alma durumunuz yok ise, kovan veya bisküvi kutusunun arka tarafını delin. İçine ballı, işlenik hazır ve ham petekleri koyun. Kıvrımlı hortumun bir ucunu kovanın bu deliğine, diğer uçunuda, arıların girdiği deliğe sokunuz. Başka yerden girip çıkmasınlar. Kovanı uygun bir yere koyup, uçuş tahtasını açık tutunuz. Zaman içerisinde önce arılar sonrada ana arı, bu kovana gelecektir. Kesme veya kırma durumunda iseniz; BOŞ ve ballı çitaları, teli ve kovanı hazır ediniz. Arılara tütsü vererek sakinleştirin. Sonra yavaş yavaş ağacı veya kayayı kırıp, kesip arılara ulaşınız. Arada bir tütsü vermeyi unutmayınız. Dikkat ediniz arıların üzerine ağaç, kaya parçası gelmesin. O yerdeki petekleri keserek, üzerindeki ANA ve arıları ile birlikte  boş çita içine aynen ham petek tutturduğunuz gibi ballı, günlüklü ve kapalı yavrulu orijinal petekleri koyup, çıtanın dışından galvanizli teli dolayarak  özellikle kapalı ve günlüklü yerleri ezmeden petekleri araya tutturup kovan içine koyun. İşiniz bitince, kovanı aynı yere bırakınız ki dışarıdaki arılar bu kovana girsin. Rast gele.  12.08.2012 pazar

6 – Akdeniz bölgesinde kışın arıya şerbet ve kek verilir mi02.2019 – Bu bölgede her daim şerbet verilir. Hava şartlarının uzun bir süre uygun olması  halinde,  kekde verilir. Yalnız yakınında arının içme suyu, olmalı.  03.2014

7 – ana arı ızgarası hakkında: 02.2019 – Ana arı ızgarasının; kovan içindeki balın az veya çokluğu ile direk bağlantısı olmayıp, bir noktaya kadar dolaylı yönden etkisi olur.  Ana arı, her ne kadar ‘feriştah’ bile olsa, işçi arının gözetimindedir. Tarlacı arı; nektarı veya şerbeti ana arı ızgarası olsa da – olmasa da Ana arının günlük atmasını beklemeden, boş bulduğu göze, yığmaya başlar. İşçi arı, insan yada her canlı gibi, önce kendini düşünür. Ana arı ızgarasını koymanız; balın çok olacağı manasına gelmez.  Ama; ızgaranın olumsuz bir etkisinin olacağı muhakkaktır. Şöyle ki; Izgara sayesinde koloninin gücünün zayıflayacağı;  KESİNDİR. 07.2016

8 – antalyada kışlık arı bakımı nasıl olmalı: 02.2019 – Kars veya Konya da arıya nasıl bakıyorsan, Antalya bölgesindeki bakımda 1 – 2 küçük ayrıntı haricinde, aynıdır. Tek  fark  Antalya daki ‘Eşek Arıları’ İç Anadolu bölgesindeki arılara göre, daha uzun. Antalya bölgesine kovanlarınızı  getirmeden önce,  O bölgedeki kişiden  yağmurların yağıp – yağmadığını ve kovan koyacağınız yerde eşek arısının olup olmadığını öğreniniz. Eşek arısı var ise imha etmek için uygun ilacıda yanınızda götürünüz. -mesela fıs fıs türü tüplü sinek öldürücü ve sıvı DDT, yi bir deodorant kutusu içinde bu arıların yuvasına püskürtünüz-

9 – antalyada ilk bahar bakımı ve erkek arı oluşma zamanı: 2.2019 –  25 Ocak 2013  günü Manavgatta,  arıları kontrol ettim. Hemen hepsinde Günlük ve kapalı gözler vardı.  Erkek arı   sahil bölgesinde Nisan ayında, iç bölgelerde ise Mayıs ayında olur. Açacak olan portakal çiçekleri için kovanlarımı Serik’e götürdüm. 29 Ocak 2013 günü saat 10.30 Serik – Gebiz, Hava açık, güneşli ve sıcaklık ≈ 17′ C. Yanımda Konya Şekerin hazır şerbeti var. Ben, çitaların boş olacağını düşünürken nerede ise bazı çitaların, full nektar ile dolu olduğunu gördüm. Haliyle bu nektar durumu, bölgeye göre değişir. Kovanlarımda günlük  yoktu. Bu durum, arının tarlacı gücüne ve hava durumuna göre, değişir. Sanırım günlüğün olmayışının sebebi, Manavgata göre daha soğuk ve tarlacı arıların nektarı bolca petek gözlerine koymalarından dolayı ananın, günlük atacak yeri kalmamış. Bu açıklamayı şunun için yaptım. Günlük atımı ve sonrası zaman içerisinde, kovan bakımını her daim yapmaya hazır olmanız içindir. Ocak/Şubat ve Mart ayında arı, bulduğu poleni kovana alsın, siz almayın. 03.2014

10 – Amerikan Yavru Çürüklüğü:  AYC 03.2019 – Yabancı bilimsel sayfalarda yaptığım araştırmaya göre bu hastalığın oluşması; Dünyada en yaygın arı hastalıklarının başında geliyor.  Açlık çeken kovan içi işçi arı’ların sindirim sisteminde oluşuyor. Bu hastalığa yakalanan arı; Dışarıdan verilen  bal/şerbet ile hastalık mikrobu, diğer peteklere geçiyor. Ve geçen zaman içerisinde hasta arı ölüyor. Bakteri bulaşmış bu balı, petek gözlerinde olan larvalara bal polen karışımı olarak verildiğinde mikrop, larvanın ölmesine neden oluyor.

2017 Apimondia konferansında bu hastalıkları açıklayan bilim adamına_ Hastalık neden ve nasıl oluşuyor diye sorduğumda (Ölen arıdan bulaşıyor) demişti. yani, bu hastalığın nedenini dışarıda aramayın. Peki nasıl yayılıyor!  Kovan içi ve dışında bu arı ile temas eden diğer arılara, -b Hastalıklı kovanın arıları veya peteklerinin başka kovanlara verilmesi ile; -c Kullandığımız arı ve arıcı malzemeleri ile: -d Kovanlar arası yapılan yağmacılık sebebi ile olmaktadır.

En bilinen temizlik şekli ise: Önce kapalı açık yavrulu yavrusuz tüm ballı çitaları kovanlığınızın biraz uzağında yakıp, gömünüz. Hastalıklı Arılarınıda ana dahil hepsini temiz bir kovana koyup, peteksiz  akşam vakti 5 km uzağa götürünüz. -başkasının kovanlarına yakın olmasın-  Hastalıklı ağaç kovanınızın içine  pürümüz alevini tutup gezdirin. Diğer kullandığınız ağaç olmayan  kovanları, arı ve arıcı malzemelerinizide; 5 lt su + 1 kg çamaşır suyu ile yıkamanız şart. Bu su ile yıkadığınız her şeyde çamaşır suyu kokusu kalmamış olacak, tüm kullandığınız malzemeler ve kovanınızı, açık havada, güneş altında, kurutunuz. Değilse bu kokudan arılarınız ölür. Ertesi gün akşam vakti fısfıs, 4 lt şekerli şerbete, 50 gr  Terramycine  hazırlayıp 5 km uzaktaki arılarınızın yanına gidip kovan içindeki arıların üzerine püskürtünüz. Bu işlemi her 3 er günde bir akşam vakti ve 4 kere  uygulayınız. İlk ilaçlı şerbeti verdiğinizden 2 gün sonrası bu kovana hazır veya boş petek veriniz. Yalnız şerbet vermeyin. 13 – 15 gün sonra tekrar  eski yerine getiriniz. Veya

A.mondia açıklaması:  Amerikan Yavru Çürüklüğü için 1 lt şerbete Kekik Yağı ekstratının 10 ml kadarını karıştırıp fısfıs ile püskürtün. 03.2014

11 – Ana arının yumurtlaması hakkında: 02. 2019-  Memeden yeni çıkmış bir ana arının yumurtlaması için en az 8 gün geçmesi gerekiyor.  İlk 5 gün ana arının kovan içini, koloniyi, petekleri ve kovan dışı çevreyi tanıması ile, 1 – 2 gün çiftleşmesi ile, 5 gün içinde vücudundaki yumurtaların olgunlaşma ve günlük atılacak gözlerin temizlenmesi, ham çitanın örülmesi gibi işlerin olması ve zamanın geçmesi gerekiyor. Hazır bir ana için bile 5 gün geçmesi gerekiyor. Acele etmeyin. 08.2017

12 – arı neden çoğalmaz: 03.2019 – Şu yazacağım şıklardan biri ya da hepsi sorunuzun cevabıdır. Önce ana yenimi, eskimi? 2 sene ve fazlası ise, anayı değiştirmeniz lazım. Daha sonra balı + poleni var mı? Ana arı, petekteki bal ve polenin miktarına bakar. Bütün canlılar, besleyemeyeceği yavrusunu istemez veya ölmeye bırakır. Diğer şıklar: A Kovandaki arı sayısı az ama siz fazlası ile petek verdiniz. Ve Geçen soğuk günlerde arı yumak oluşturdu, atılan günlükler üşüdü, arı çoğalamadı, ise; Petek sayısını düşürün. B Petek üzerindeki yavru sırlarına bakınız. Kapalı yavru sır kapaklarında içeriye doğru çökme ve orta yerlerinde iğne delikleri  var ise, bir kaçına çöp sokunuz. Kahverengi sünen sıvılar var ise; A.Y.Ç veya Av.Y.Ç. olabilir. Sır kapaklarının orta yerlerinde iğne delikleri varmı?  C Varroa ile mücadele ettiniz mi?  06.2014

13 – arı kaç çıtada kışlatılır: 03.2019 – Yıllanmış yada ahkam kesen arıcılar İki çita arı seneye çıkmaz, deyip arıcıyı korkutuyor. Önce şunu iyi bilin. Buz üzerinde çıplak ayakla gezen kişi, Allahın izni ile hasta olmaz iken, evde duran kişi, hastalıktan kurtulmuyor. Doğru mu? Bu örneğe göre anası, bir avuç genç arısı, yiyeceği, poleni olan, varroa  olmayan, yağmaya uğramayan arı, Mart ayına sapa sağlam çıkar. Ha şans! diyorsanız! O şans veya şansızlık 1000 kovan içinde aynıdır, bir avuç arı içinde. Siz şunu düşünün!. Ben bir avuç arıdan verim ala bilir miyim!  bunun hesabını yapın.

2017/18 sezon sonu şubat ayında benim 3 kovanım ve her kovanda ise sadece bir çitanın 8/1 i kadar arısı vardı. 8 Mayıs ve bu gün için en azı 5 çitalık arı oldu. Bir kovanimida böldüm. Bir kovandaki çita sayısı en az 4 çita ve üzerindeki arı ne kadar çok ve kuvvetli olursa, o kadar iyi olur.  11.2015

14 – arıcı maskesi hakkında: 03.2019-  Sayfama yazdığım yazılarımın % 50, kendi yaptık ve gördüklerimdir. Maskelerimizin yüz kısmında siyah elek var. saldıran arılar, ilk önce yüzümüze saldırıyorlar. Bunun nedeni, eleğin siyah olmasındandır. Farkında iseniz, arılar yüzümüze doğru saldırıyor.  Beyaz olunca; Arılar yüzümüze doğru daha az şekilde saldırıyorlar.  Ayrıca bu tül – elek zamanla deliniyor. Değiştirmeniz gerektiği zaman ki Ben, kendi maskemdeki bu siyah eleği kesip yerine, beyaz pencere tülü  geçirdim. Ayrıca, maskenin gerginliğinden dolayı elek veya tülün kopmaması için, maskenin yüz kısmından iki çember arasına, gerginliği düşürmesi için 2 tane şerit bez diktim. Böylece, tülün parcalanmasını geçiktirmiş oldum, tavsiye ederim. 02.2018

15 – arıların kovanı terk etmesi – Koloni çöküşü 03.2019  – 2017 Apimondia sunumlarında, Bilim çevresinin Bu konuda kesin ‘sebep şu’ diyemediklerini öğrendim. Nedenleri; Parazitler (arıları kovan içinde rahatsız eden, pis koku yayan bir canlı veya ölüsü vb) [dikkatinizi çekerim, varroa var diye arı kovanı terk etmez, etse bile, üzerinde götürecek], bitki ilaçları (ndan dolayı kovan önünde ve içinde ölü arılar olur),  özellikle petekteki bal ve polende olan kötü kokulu ilaç birikintisi, balın olmayışı, yetişkin arılarda stres (misal: bir babanın -evime ekmek alamıyorum deyip, intihar etmesi gibi. Arılarda kovanda yiyecek yok, hepimiz azaldık, dışarıdan saldırsalar kendimizi koruyamayız iç güdüsü), Aşırı antibiyotik, Mısır şurubu, O bölgede kalmayan bal polen miktarı, Kovanı etkileyen mum güvesi çokluğu ve eve bağımlı olmayan aile gibi kovanı terk etme alışkanlığı olan soydan gelmeleri. 2 ile 4 hafta içerisinde kovanda arı kaybı oluyor ise, arı kovanı terk ediyor demektir. Baz istasyonlarının arıya etkisi olmadığı görüşü hakim. Koloni kovanı terk ederken geride ana ve az sayıda genç arı kala bilir. Çita üzerinde bal, polen hatta kapalı yavru bile olabilir. Veya hepsi gider. Koloni zayıftır, yağma olur ams, zayıf oldukları için gelen arılara saldırmazlar. Yağmacı arılar balı bitirirler, o kovanın arısıda yiyecek kalmadığı için kovanı terk eder. 03.2018

16 – arı neden suya ve oğula gider: 03.2019 Önce su‘dan başlayalım. Su günlük olarak larvaların, 3 günden sonraki beslenmesi anında, larvaya verilen bal ve polenin sulandırılması için lazımdır.  Diğer kullanım şeklide, aşırı ısınan kovan içinin serinletilmesi için lazımdır. Kovan sıcak olduğunda, ana günlük atımını bırakır, genç arıların çoğuda kovan dışına çıkıp  salkım olurlar.  Oğula gitmenin en büyük etkeni, tüm canlılarda olduğu gibi nedeni ne olursa olsun üreme, çoğalma  iç güdüsüdür. 2017 Apimondia anlatımlarından: Kovan içinde üretilen arı sütü miktarı, dışarıdan bolca gelen nektar, polen ve verdiğiniz şerbet ile orantılıdır. Çokça üretilen arı sütünü, süt üretmeyen arılar ile tarlacı arılar yemeye başlar. Arı sütüne alışan arılar, ana arının payınıda yemeye başlarlar. Normal arılar ‘kudururken’ ana arı zayıflamaya ve spermlerinde azalma  başlar. Bunu gören işçiler hemen ana memesi yapıp, yeni anayı hazırlarlar ve meme ağzını  kapatırlar. kendi aralarında kovanda kalacak – gideceklerin listesi yapılır. İlk çıkan oğul saat 10 – 16 arası çıkar. Ana arının çıkmasından önce eski ana ve çoğunluğu tarlacı olan arılar kovanı terk edip 200 mt mesafe içine veya daha önce tespit ettikleri bir yere konarlar. Yeni ananın çıkmasından 2 gün sonrada, 2. oğul çıkar. Ertesi 3.gün 3. 4. oğul derken, geriye kalan sayılı arı, çıkan anaya sahiplenir, diğerlerini öldürürler ve oğul işi biter. Diğer sebepler ise: Kovan küçük, koloni kuvvetlidir, petek sayısı az konulmuştur, Dışarıdan bal, polen çok geliyordur, Kraliçe sakat veya yaşlı günlük atamıyordur, Kovan aşırı derecede ısınıyor ve havalandırması iyi değildir. Dışarıdan nektar, polen çok gelir, sizde şerbet verirsiniz, bu sefer (yaşadım) 2 çitalık arı bile, oğula gider.

Yeni bir yuvanın bulunması için önce bir keşifçi arı gönderilir. Yeni yuvayı bulup gelen arı, bulduğu yeri ana ve diğer arılara aktarır. Bu sefer bir kaç arı, bulunan yerin özelliğini görmeye giderler. Bu giden arılarda gelip -beğendiklerini belirtince, oğul arısı oraya gider. Bu yer başka bir kovanların  olduğu yerde olur.

arılarda oğul nasıl engellenir: Arının oğula gitmesini istemiyorsan, üzerinde meme bile olsa,  a – Eski anayı uygun gördüğünüz sayı kadar arılı petekler ile başka bir kovana bölüp, memeleri de koparıp, buradan 5 km uzağa götürünüz.  b – Yerinde kalan anasız arılar için  2 – 3 tane büyük meme bırakıp, diğerlerini temizle. c – (arıyı bölmeden) Üzerinde meme bile olsa, günlüklü, kapalısı olan 2 veya 3 çitayı çekin, arılarını silkele, memeleri temizleyip başka bir kovana verin. Oradan veya elinizde var ise, sadece ballı / boş çitaları o kovana koyun. d – Peteklerinde meme olan kovanı, olduğu yerden alıp arkalara koyunuz. Tarlacılar diğer kovanlara dağılırken, ogul verecek kovanın arı sayısı azalır, oğuldan vaz geçerler.  e – Ana memeli çitayı çek, memeleri temizle, arısız olarak başka kovana ver. Aynı yerede boş ham veya hazır petek ile en dışlara yine boş peteklerden koyunuz. f -Tüm memeleri kopartın, 3 gün sonra tekrar bakın, meme yaptılar ise, oğula gidecekler, oyalanmayın. Ya oğula gitsinler yada bölün. Meme yapmazlar ise, vaz geçmişlerdir.

Oğulun kovandan Çıkış anında  görmeniz halinde, oğul arıyı ala bilirsiniz. Oğul’un kovanı terk etmeye başladığını gördüğünüz zaman hemen müdahale etme durumunda oğulun uzaklara veya yüksek yerlere gitmesini – konmasını engelleme şansınız çok olur. Onun için yapacağınız: Boş bir fıs fıs kabını yakınınızda bulundurun ve içinde su dolu olsun. Oğul arının çıktığı anı gördüğünüzde arı kümesi üzerine su fışkırtmanız halinde arı, en yakın yere konacaktır.-yaşadım- 03.2018

oğul arının kovana konulması: İlk çıkan 1ve  2. oğul arılarından  sonra çıkan oğullarda  en az, 2 ve daha fazlası ile ana olur. Çıkan oğulu başka bir kovana koymak istemiyorsunuz. Konduğu yerden aldığınız oğulu yere döküp, içinden ana’ları alıp kutu içinde uzak kapalı bir yere koyunuz veya öldürüp oğul arı içine atınız. Anasız kalan arılar, çıktıkları kovana geri döneceklerdir. Aynı kovan içinden çıkıp, değişik  yerlere konan analı 2– 3  oğulu, aynı kovanın arısı deyip, başka bir kovan içerisine hepsi ile birlikte koyamazsınız. Ana kokuları farklılaşmıştır. AMA; Aynı küme içerisinde OLAN birden çok analı oğulu ise, aynı kovana koyabilirsiniz. Ana kokusu farklı oğul  arisini iki kat arasında kağıt ve koku ile birleştire bilirsiniz. Aynı küme içerisindeki analar birbirini veya işçi arılar, biri kalıncaya kadar diğerlerini öldürür. Oğul arıyı yeni bir kovana koyacaksanız önce temiz bir kovan ile koloninin durumuna göre hazır veya ham çita koyunuz. Ana arı kovana girdiği an, bütün arılarda girer. Sonra istediğiniz yere kaldırınız. 03.2013

oğul arıyı yakalamak: Boş kovanınızın içine veya çevrenizdeki bitkilere lavanta esansı sürün – dışında inek tezeği  yakın – boş kovan içine pudra şeker serpin – kovanın dış yüzeyine limon otu/ yağı sürün.

17 – arıya kaç günde bir bakılır, kovan nasıl değiştirilir: 03.2019 – Her hangi bir sebepten dolayı, kovan değiştirmeye karar verdiniz. İlk önce yapılacak olan, temiz bir kovanı hazır etmek. Boş ve temiz kovanı, değiştireceğiniz kovanın eski yerine  koyunuz. Eski kovandaki çıtaları, çıkarttığınız şekilde yeni kovana yerleştirip, örtü ve dış kapağını kapatınız. Ham petek örümleri olduğu aylarda 3 – 4 güne bir, Haziran ayından itibaren ise Her 10 – 12 günde bir, genel kontrol yapınız. 25.09.2011

– arılara ne zaman bakım yapılır: 03.2019 – Türkiyenin neresinde olursanız olun; yağmurlu, kapalı, soğuk ve rüzğarlı havalarda arı uçmaz ve kovan açılmaz.[Sizlere kendi yaptığımı anlatıyorum] Hangi ayda ve nerede olursanız olun. Arı ve çitaları kontrol etmeniz veya kovanı {özellikle sonbahar ve kış aylarında} değiştirmeniz gerekiyor ise; yukarıya yazdığım şartlar hariç dışarısı kaç derece olursa olsun, şunu iyi bilin ve yapın. Dışarıda arı uçsun veya uçmasın! Örtü tahtası veya bezini bir köşeden hafifce, çarpmadan, vurmadan kıynaştırıp içine bakın.  Arılar, çita üzerinde geziniyor ise; Oyalanmadan arılara bakınız. Bir ucundan arılara baktınız; kovan içinde arılar üzüm salkımı gibiler ise hiç dokunmayın,  kapatın. Bir tek arı O salkımdan düşer ise, ölmeye mahkumdur. Onun için mecbur kalmadıkca Ara, Oc, Şb, ve Mart ayının ortasından önce kovanı açmayınız.  11.2016

18 – arıyı bölerek çoğaltmak: 03.2019 –Önce ana hakkında yazdığım bölümü okuyup, bölme işlemine geçiniz. En iyi çoğaltma  bölme ile olur. Bu yöntem ile bölerek çoğaltmak istiyorsanız, en erken sahil kenarında  olanlar için Nisan ayı, iç kesimlerde olanlar için ise  Mayıs ayı, en uygun aylardır.  Böleceğiniz kovandaki çita sayısı ne kadar çok olursa o kadar iyi olur. En az 8 çitadan aşağısını bölmeyiniz. Bölmenin 2 türlü yolu var. A) Hazır, kafes içerisindeki ana ile  bölerek  çoğaltmak;  B– Ana arıyı, kovanın kendisine yaptırmak. Her iki yöntem ile  2-10 adet kovana sahip olabilirsiniz.  A – Hazır ana arı ile  çoğaltmak. 10 çitalı bir kovandan, isterseniz 10 tane analı kovan elde edebilirsiniz. En uygunu, 10 çitalı kovanı 2 veya 3 e bölmektir. Önce analarınızı, temiz kovanlarınızı hazır ediniz. Yeni Kovanların  hepsinin uçuş deliği kapalı olacak. Önce, Eski analı arılı bir çita ile ham bir çitayı boş kovana koyup, aynı yerine koyunuz. Diğerlerini istediğiniz kadar yeni kovanlara bölüştürüp, kapatıp, 5 km uzağa  götürünüz. Devamı olan açıklamalar için yukarıdaki, ana hakkında bilinmesi gerekenler  kısmını okuyunuz.  B – Anayı kendiniz yaptırmak istiyorsanız- Bal verimi iyi olan 1-2 yaşındaki Analı ve petek gözlerinde çok günlük olan 8-10 çitalı bir kovanı ele alınız. Kapalı yavrulu bir çitayı anası ile birlikte, uçuş deliği kapalı olan başka bir kovana, yanında ham veya işlenik bir çita ile birlikte koyup, hemen 4 km uzağa götürünüz. Orada en az 3 gün kalsınlar. İçinde ve her çitada bolca günlük olan arılı çitaları olan kovanı ise aynı yere koyun. Analı kovanı daha sonra kendi yerinize geri getiriniz.  Arılıkta kalan anasız günlüklü arılarıda,  4 gün boyunca azar azar şerbet veriniz ki, arılar ana arı sütlerini bol koysunlar. Böylece her çita üzerindeki günlüklerden, fazlası ile ana memesi yapılacaktır. Meme içindeki Ana arılar en erken  12, en geç 16 gün gün içerisinde çıkar. Anasız kaldıkları  günden itibaren 11.  gün, daha önceden hazırlayacağınız  sayıdaki boş kovanları, aynı sayıdaki boş ham veya hazır  peteklerinizi  ve nakliye aracınızı hazır edip, anasız kovanın yanına getiriniz.

Uçuş delikleri kapalı olan her boş kovana birer tane hazır arılı  memeli petek koyup, üstlerini hemen kapatınız. Diğer boş kovanlarada aynı işlemi uygulayarak bir kovandan, X sayıda kovan elde etmiş,  olursunuz. Çoğalttığınız kovanları hemen buradan alıp; 4 km uzağa götürünüz. Yeni kovanlarınız orada  3 gün kalacak. Değilse, tarlacı arılar eski kovanlarına geri  dönerler.  Mecbur değilseniz Haziran, Ağustos ayı arasında arı bölmesi yapılmaz – yapmayın. Bu aylar, bal toplama zamanıdır. Bölerseniz her türlü kaybınız çok olur. 11.2016

19 – arı şerbeti neden yemez: 03.2019– Arı şerbeti beslenmek mum örmek ve stok için yer. 1– Kovan içerisindeki arı sayısı az, döktüğünüz şerbet de  çok gelmiş.  2– Petek gözlerinde yeterince bal stoku var, karnıda doydu, verdiğiniz şerbetide koyacak yeri yok. 3– Arı oğula gidecektir. Bak! Meme var mı? 4 – En tehlikelisi ise; Kovan içerisindeki arı sayısı ne durumda azalıyor mu? Yavru sırlarını kontrol ediniz. Sır’ların ortasına yakın yerlerde iğne deliğine benzer delikler var ise, kovanınızda en basitinden Av.Y.Ç. var demektir. (10. md bak)  09 / 2012

20 – arılıkta YAĞMA veya şüphesi var ise: 03.2019 – Şüphe bile etseniz hemen uçuş deliğini KAPATINIZ. Uçuş tahtası veya yerde birbirine sarılan ve saldıran arıların varlığını ve çokluğunu görüyorsanız bilin ki, O kovanda  yağma durumu var demektir. Yalnız kovan içindeki  arıların hava almasını engelleyecek şekilde  kapatmayın.  Uçuş tahtası delikli veya, kovanınız polen tuzaklı ise, sorun yok. Yağmaya gelen ilk arılar, yanlardan kovana girmeye çalışırlar. Yağmanın oluşması ile, her yönden saldırıya geçerler. Kovan önünde uçuşların azaldığını ve arıların  çoğunun  kovan üzerine konduğunu gördüğünüzde, uçuş tahtasını açınız. Yağmaya gidecek arı, hangisidir! derseniz: Kovanında yiyeceği az veya olmayan, sayısına güvenen her kovandaki arı, zayıf gördüğü kovanı yağmalar. Veya kovandan çıkan arıların üzerine un, pudra şekeri serpip diğer kovanlara giren arılara bakın.  03.2019

21 – arılara küp ve sorma şeker kışın nasıl verilir: 03.2019  – Kışın Küp Şekerini arılara  vermeyin. Pancar şekerinden yapılmış Sorma şeker ise, içeriğinde  su  olduğu için, küp şeker kadar tehlikeli değildir.  Kovan üzerinde şerbetlik var ise; arıların şerbeti  emdiği  yere  sorma şekerini naylon torba içinde koyunuz ki, eridiği zaman dağılmasın. Kovan içerisinde hatıl şerbetlik var ise, içine koyunuz. Kesinlikle sorma şekerini kovan dibine dökmeyiniz. Eriyen sorma şekere ayakları değen arı kalkamaz,   arıların ölümüne ve dışarıya sızar ise  yağmacılığa  sebep olursunuz. 11.2012

22 – Balın sırlanması ve kalitesinin bilinmesi: 03.2019  2017 Apimondia: Nektar balının % 80 su, % 20 pancar (meyve) şekeridir.  Tarlacının getirirken kısmen işlediği nektarı kovanda bekleyen yavru arıya aktarır. Bu arı, nektarı tekrar işler, bazı maddeler ilave eder, stokcu arıya verir. Bu arıda, işlenik balın içindeki suyun miktarını midesinde veya petek içindeki balın nemini kanatlarını çırparak uçurur.  Nektar içindeki su oranı % 17 ve altına düşmeden, bal olgunlaşmaz ve arı peteği sırlamaz. Sırlamanın olması için, petek gözleri dolu ve fazlası ile genç arı olmalı. Balın kalitesini  Prolin denen; bitkinin ürettiği nektarın özü belirler. Prolin; Balın içinde % 50/80 oranında  olan amino asit özütüdür. (Gerçek balın tespiti için ise 27 çeşit araştırma gerekiyor. Özel sektör 67 çeşit tahlil yapıyormuş. Konya il tarım Md, 27 çeşit analizin değerinin (2014 yılı için) 1400 TL, demişti. Ben; Ürettiğim balın kalitesi ne, diyerek 2014 sezonunda Konya  İl Tarım  Md.  ≈ 100 gr numune götürdüm. Prolin, fruktoz, glukoz meyve şekeri ve sakkaroz pancar şekeri (5 çeşit) için diğer masraflarım hariç, 174 TL ödedim. Sonuç : Prolin 722,03   Fruktoz 38,86  Glukoz  34,55   Sakkaroz pancar şekeri  0,59  idi. 27.10. 2014

23 – bal süzme zamanı: 03.2019 – Bal alım zamanları bölge ve aylara göre değişir. Normal şartlarda ise, balın sırlanmış olduğu aylar Tm-Ağ aylarıdır. 3/2 si sırlanmış petekleri dışarıya alınız. Sırlama işlemi  en geç Ağustos ayı ortasıdır. İlave var ise buradaki çitalar ile kuluçkalık diplerinde bulunan sağlı sollu ballı petekleride ala bilirsiniz.  Tavsiyem; süzme gününden  3 gün öncesi kovan içindeki süzeceğiniz petekleri, kovan içinde ayırın ve kalsın ki; süzme günü peteklerin dışarıya alınması anında arılar daha az huzursuz olur. 07.2018

 24 – ballı bitkiler03.2019 – Bilimsel (anason hakkında yorum kısmına bkn) olarak açıklandığı şekli ile:  Ayçiçeği, pamuk,  narenciye, pürem, yabani çilek, orman gülü,  mera çiçekleri, kekik, kiriş  (pürem gibi uzun ama tek gövdeli, uzun yapraklı. poleni çok olur.), geven, dilfir,  hayıt, gevrek otu, sarı çiçek (sünemit)  çeşitli meyve ağaçları, akasya, çam,  köknar, ladin ıhlamur, kestane,  korunga. peygamber çiçeği, misk çiçeği,  kızıl yonca,  ballı baba, hardal, fiğ, üçgül, oğul otu, karagan, ada çayı, kızıl çam, kanola, tütün, kabak çiçeği, unutma beni,  yabani turp, İlaveten yağmurların yağmadığı ve havaların sıcak olduğu haziran – ekim ayları içerisinde  meşe ağaçlarında Basara balı olur. 01.2013

Hollandalı bilim adamlarının bir dergide İngilizce olarak yayınladıkları bal ve polenli bitki isimleri ise: Kişniş, Hodan (sütleğen cinsi), Adaçayı, Rezene,  Gülhatmi, Çiğdem, Düğün Çiçeği, Kardelen, Itır, Dalya, Nergiz, Tatlı Sığınma, Haşhaş, Zinya çiçeği, Lavanta,  Kedi Otu 12.2014

25 – bal akım zamanları03.2019 m– Balın gelişi ve bitiş zamanı bölgelere, hava şartlarına ve kovanın gücüne göre değişiklik  gösterir. Sadece şunu, kesin bilin, yeter. Peteklerin en üst çita  kenarında, çizgi halinde kar beyazı petek örümleri olur. Bu görüntü, doğadan bal akımının başladığını gösterir. Bu akım başlangıcı, petek örümlerinin  en hızlı oludugu zamandır. (Ham petek ördürmek için, her 2 güne bir 1 – 2 su bardağı şerbet verin) İç bölgelerde Nektar birikimi 15 Mayıs – 15 Temmuz arasıdır. Tem, ortasından itibaren nektar akımı azalır. Arının getirdiği nektarı yememesi için, her 3 güne bir 2 su bardağı şerbet verin. Bölgelere göre başlama ve bitiş, bir hafta önce – bir hafta sonradır. Sahil taraflarında 15 Şubat’ta  yabani çilek ile başlayan bal alımı  narenciye, yabani turp, kiriş, meyve çiçekleri ile  mayıs ayı başına kadar devam eder.  11.2015

balın kristalize olmasını engellemek için: 03.2019- 2017 İstanbul Apimondia sunumu-  Balın sıcak su içerisinde ısıtılması veya donmuş balın eritilmesi için gerekli olan derece ve süreleri şu şekilde verilmiştir. 25 C’ de 4 saat / 60 C’ 30 dak.  Diğer dereceleri bu süreler ile orantılayınız. – kendi anlatımımla-Evinizde Balın kristalize olmaması için, süzülmüş ve cam kavanozlarda olan bal-lar-ınızı, kavanozun gireceği büyüklükteki bir kaba kavanozu koyup tamamen su doldurun. Isı dereceli bir kabınız yok ise; duvara astığınız dereceyi suyun içine koyup, kabıda ateşe koyun. Suyun sıcaklığı, derece üzerinde 25 C’ olduğunda, ateşi söndürün. Arada bir dereceyi suya tekrar koyup, suyun sıcaklığını 25C’ çıkartın ve 4 saati tamamlayınız. 02.2018

26 – çitalı arının fiatı ve alım zamanı: 04.2019 – Bir çita arının fiatı şehir ve zamanına göre değişir. Arı alım ve teslim ayları nisan – mayıs aylarıdır.  Ben 2017 yılı Nisan ayında bir çitalık arıyı 30 liraya aldım(Seydişehirde 2016/17 yılında çok soğuklarda arı ölümleri olduğu için çita başı 55 tl  ye kadar çıkmış). 2018, 35 tl, 2019 Serikte mart ayı  50 tl. 11.2015

27– çitaların yerleştirilme şekli:   03.2019 – Elinizde bir çitalık arı var! işlenik çitan yok. Bismillah deyip ham çitanızı kovanın içine koydunuz. Arılar işledi, ana arıda çitanın iki yüzüne tamamen günlük attı. 15 gün sonra yeni ham çitanızı koyun. Bu örme işlemi arılar tarafından yapıldığı ana arının günlük attığını gördükçe, hemen dibine ham çitanızı koymaya devam ediniz. Ne zaman ki arılar, her iki baştaki çitaların dış yüzünede nektar, şerbet, polen koymaya, ana arıda bu çitaların iç tarafına günlük atmaya başladı, bu andan itibaren ham çita-ları-nızı, en dıştaki çitaların    taraflarına koyunuz. Unutmayın, en dıştaki 1 – 10. çitalarda hep ballı – polenli çitalar olmalı. Diğer bal polenli çitalarınızı 3 ve 8, günlüklü / ham çitalar 2,9 açık/kapalılar 4,7 tam kapalılar 5,6 ya konulur. Kuluçkalık, tamamen doldu. İlaveyi koydunuz. Kuluckalık içindeki nerede ise full 5,6. kapalı olan çitaları, ballı bir çita ile ilavenin dip tarafına koyunuz. Çitanın Bitişiğine ve kuluçkalıktaki çitaların üstünü kapatacak şekli ile -arı ve günlükleri üşütmemek için-  en azından strafor koyunuz.  Boşalan en dış yere, çok ballı bir çitayı, yanınada ham veya işlenik çiyayı koyup, devam ediniz. 11.2015

28 – 

29– erkek arı sayısı hakkında: 03.2019  2017 Apimondia-FAO: Ana arı, kovanın gücüne göre ne kadar erkek arı yapacağına kendisi karar verir. Fazlasını  işçi arı belirler. Tahmini bir sayı vermek gerekir ise; en kuvvetli kovanda 450 sayısını geçmez. Erkek arı, 9 günde olgunluya erişir.  Başka analar ile çiftleşmek için, 8 km uzağa giderler. Yalnız sahte ana olduğunda, günlüklerin hepsi erkek arı olur, bununda hesabı olmaz. 06.2017

30 – günlük yok ise ne yapılır: 03.2019 Kovanda hepsi var ama günlük ve kapalısı yok ise;  polenin olup olmadığına bakınız. Yok veya az ise; elinizde olan veya temin edeceğiniz 300- 500 gr poleni, pudra şekeri ile hafif şekilde ıslatıp karıştırın ve keseceğiniz 10*10 poşet naylonu üzerinde çita üstüne koyunuz. Naylon üzerine poleni -birkaç kez- dökünüz. Polen var ama günlük yinede yok ise, anayı değiştiriniz. 09.2016

31–

32– iki üç çitalı arıyı nasıl çoğaltırım: 03.2019 – ana günlük atıyor ise- 2018 Şubat ayında  3 kovanım ve her bir kovanda da sadece bir çitanın 8/1 i kadar arı vardı. Şuan 29 Nisan 2018. iki kovanımı birleştirdim 5+5 ve 10 çitalık arı oldular. Burada yumuşak geçen hava durumu ile özellikle çiçekli ağaçların varlığı çok önemlidir. Peki nasıl çoğaltacağız! Serin soğuk Rüzgarlar kesilinceye kadar Uçuş deliği önünü kaplayacak şekilde bir teneke kesip, takın, arılar yanlardan girip çıksın. Dışarıdan nektar gelmese bile önemli değil, sizin vereceğiniz şerbet, nektarın yerini tutar. Önemli olan POLEN polen geliyor ise, gerisi önemli değil. Varroa için 2 lt şerbete, 1 ml kekik yağını enjektör ile çekip karıştırın. Ve 3 er gün ara ile 6 – 7 kez verin. Kekik yağını kestiğiniz zaman yağın kokusu kovanda kalmaz. Şerbeti eksik olmasın, peteği gerektikçe verin.  Polenini almayın. Son koydunuz çita örülmeden içine günlük atılmadan yenisini koyma.  Ana arı 1 -2 yaşında Ve Allahın izni ile sizin arılarınız neden 10 çita ve üstü olmasın? 2018

33 – kek fondan şeker ile şerbet arasındaki fark: 03.2019 Kek, bal ve pudra şekeri  ile yapılan, arı yemidir. Kışın, Sahil kenarı hariç iç kesimlerde verilmez. Fondan şeker ise; Pudra haline getirilmiş Pancar şekerinin, sadece su ile karıştırılıp yapılmış halidir. Fondan şekerli kek ile normal keki aynı anda arıya verdim. Arılar, normal keki bitirdikleri halde, fondan şekerli keke, hiç dokunulmamış gibi idi. Şerbet yaz kış, arıların salkım yapmadığı her daim verilir. İlaveten, arıya vereceğiniz şerbeti  kaynatmayın.  11.2016

34 – kışın arıya ne kadar yem bırakılmalı: 03.2019 – Kışın SOĞUK bölgelerde, kovana aklınıza geldikçe şerbet veremez, üzerini açamazsınız. Kovanı açarsanız, felaket olmaz. ama arılarınızın zamanından önce ölmelerine sebep  olursunuz. Her bir çita üzerinde tahmini 1,5 kğ kadar bal var ve varroa mücadelesini de bi hakkı ile yaptı iseniz, gerisini Allaha havale ediniz. Yalnız, Havalar sıcak geçiyor ise, rüzğar ve yağmurun olmadığı uygun zamanlarda bakmanız, 2+1 şerbet vermeniz lazım. 11.2015

35 –

36 – kışın kovanlarda arı azalması, yavru atımı03.2019– bakınız – 12 ay boyunca yaz ve kış mevsiminde arı ölümlerinin nedenleri

arılarda yavru atma ise, özellikle bahar ve kış aylarında arının azlığı ve soğuk havanın etkisi ile bağlantılıdır. İyi günlerde ana arı günlük atar. Günlükleri ve kapalı yavruları besleyecek ve koruyacak, genç ve yaşlı arılardır. Tarlacı arıların ölmesi, petek üzerinde gezinecek arıların sayısını düşürür. Sayının düşmesi akabinde oluşacak soğuklardan dolayı tüm arılar bir yerde toplanmaya başlar. Bu toplanmanın neticesinde yetişkin arının gezinmediği petek içindeki günlük, larva ve pupa ve kapalı göz içerisinde çıkmak üzere olan yavru arılar üşür ve ölür. Ölen larva ve yavrularıda sağ kalan arılarca dışarıya atılır. Tavsiyem: Uçuş deliği önünü önden tamamen kapatacak -yanlar açık- şekli ile teneke kesip daima duracak şekli ile tutturunuz. Esen rüzgarı keser. 01.01.2011

37 – kışın arıya verilen kekin fayda ve zararı03.2019 – Kışın Akdeniz, Ege ve Marmara sahil bölgelerinde iseniz ve kovanların yakınında su var ise, kek verilir. İç kesimlerde iseniz, Mart ayı ortasına kadar KEK VERMEYİNİZ. İç kesimlerde;  Ballı keki yiyen arının,  harareti arttığı için su içmek isteyecektir. Kovan içerisinde su olmadığı için, soğuk havalarda su içmek için dışarıya çıkarlarsa, arıların erken ölümlerine sebebiyet verirsiniz. Hava, soğuk geçmez ise, ölüm olmaz. Ama bilemez siniz. İşinizi şansa bırakmayın ve vermeyin. 11.2015

38 –  

39 – kovan içi nem durumu: 03.2019 – Kışın kovan içi yeterli derecede havalandırılmaz ise nem oluşur. Kovan içerisindeki arıların vücut ısıları balı yedikçe  34 C’ ye kadar yükselir. Dış hava ise bu dereceden düşüktür.  Arılar üşümesin diye, uçuş deliğini küçültürseniz, bu sefer kovan içi sıcaklığı dahada artar. Dışarıdan giren soğuk hava ile kovan içerisindeki sıcak havanın karışımı neticesinde, soğuk hava içerisindeki nem, sıcak hava nedeni ile,  su damlacığı şekline dönüşüp, kovan dibine birikir. Biriken su -arının içeceği su olurken; örtü tahtası ve dipte oluşan pamuksu küf arının hasta olmasına neden olur. Örtü tahtası yerine  naylon  konulmaz. Naylon, hava sirkilasyonu yapmaz ve kovan içi devamlı ıslak olur. 2 – 3 çitalı olanları, uçuş deliğine göre ortalayın. Altı ful delikli kovanda, nemin olmadığı belirtiliyor. Doğrudur ama bu sefer, alttan gelen daimi serin ve soğuk hava, arının salkımı bozmasını geciktirir veya önler. Arı, yiyeceğine ulaşamaz. Bu sefer açlıktan, arı ölümleri meydana gelir. tercih sizin. 11.20

40– kovandan polen alımı: 03.2019 – Kimi arılar bolca polene çalışır. Bulunduğunuz bölgede çiçek çok değil ise, Arılarınızı çoğalmasını istiyorsanız, nisan ayı sonuna kadar poleni almayın. Polen ile dolan çitalarınızı, poleni az olan kovan çitaları ile değiştiriniz. En az 4 er çitanız çokça polenli olursa, sizin menfatınızadır.  bu sayıdan sonra gelen polenlerinizi alın. Polen, faydalı bir gıdadır. Seyrettiğim bir programda konuşan profesör; 5 gram polen = 1 kğ bal, demişti. Polen, bitkilerin ÜREME ORGANIDIR. Düşüncemi şu şekilde netleştireyim. Balık yemeyen çok az insan var. Ama kimi insan balık etinden ziyade balığın üreme tohumu olan HAVYAR’ı daha çok tercih eder. Evet havyarın besleme özelliği ne ve ne kadar fazla ise; Polende çiçeğin havyarı ve o kadarda besleyicidir.  Ama ne yazık ki insanımız bunun bilincinde değildir.  01.2015

41 – kovan önünde arıların salkım yapması: 03.2019 – 1– havaların aşırı  ısınması, 2– Kovan içinde boş yer olmasına rağmen, kovan içinde ve petek üzerinde yapacak işi olmayan arılar, dışarıya çıkar. 3– Koloninin kuvvetli olmasından dolayı ayak basacak yer kalmamıştır. Kovan içi sıcaklık hem havanın etkisi hemde, arıların verdiği sıcaklık nedeni ile aşırı artış olur. Bu artış ise, kovan içinde faaliyeti azaltır. Aşırı sıcaklığa sebebiyet vermemek için arıların bir kısmı, kovan dışına çıkar. Dışarıya çıkan arılar, etrafta dolanmamak ve fazla yer kaplamamak için, üzüm salkımı yaparlar.  Yetişkin arıların bir kısmı da uçuş tahtası üzerinde iken kanatlarını çırparak, kovan içine serin havanın girmesini sağlarlar. Çaresi: Kovan üzeri ve etrafına gölge yapacak dal, ot, örtü vb koyunuz veya kovanlarınızı gölgelik yerlere koyunuz. 03.2018 cmt

42– kovanı nasıl koymalıyım03.2019  Bazı arıcılar, ama tecrübesinden veya deneme amaçlı, kovanlarını değişik yönlere koyarlar. Kovanlarınızı tam  güney yöne bakacak şekilde koymanızı tavsiye ederim. Kovan, Öne doğru 1 – 2 cm eğik, yerden 20 – 30 cm yüksek konulmalı. Kesinlikle örtü ve üst kapak tahtası üzerine ve kovan içine çul – çuval, gazete kağıdı, karton, naylon  örtmeyiniz. Nem yapar. Kış için kovan koyacağınız yerin, kuzey tarafı kapalı bir yer olursa, çok iyi olur. Kovanlarınızı yazın seyrek, kışın birbirlerine yakın koyunuz. Rüzğarı keserler. Yazın aşırı sıcaklarda ana arının günlük atımı, azalır. Kovanlarınızı mümkün oluyorsa gölgelik yerlere koyunuz. Kovan içine her türlü böceğin tırmanarak girmesini önlemeniz için altlıkların ayak kısım diplerine odun, kömür külü serpin, Ayaklarına kalın gres yağı veya ayakların içine gireceği bir kutu içine motor yanık yağı koyunuz, veya akıtıp deneyin. (Apimondia-Fao) 08.08. 2012

43– kovan içi ve önünde ölü arı olmasının nedeni03.2019 – bakınız-. 12 ay boyunca yaz ve kış mevsiminde arı ölümlerinin nedenleri

44– nektar gelmiyor ise: 03.2019– Sezon sonu bitmek üzere, çitalarda yeterince nektar yok ve sırlanma olmuyor! En azından  balın olgunlaşa bilmesi, doğal balın arı tarafından yenilmesinin önlemeniz babından, arının sayısına göre 3 – 4 güne bir, 1 ila 3 su bardak  arası şerbeti veriniz. 5.2013

 45– nisan ayında kovan kaç çıta olmalı: 03.2019 –  30. md bak. Genelde sayfama – nisan ayında arı, kaç çıta olmalıdır, diye soru gelir. Bu soru ve cevabına takılıp kalmayın. Çita ve arı sayısı ne kadar çok ve kuvvetli ise, O kadar iyidir.  12.2016

46

47 – petek yapımı: 03.2019 Arının Yeni petek işlemesi iki nedene bağlıdır.  a Arazide  ve merada çiçekli ağaç, ot ve polen olmalı  b Kovan içerisinde bolca genç arı olmalı. c- her 2 güne bir yeterince şerbet vermelisiniz. Bu belirttiğim her iki etmenden biri veya her ikisi olmaz ise, siz ne kadar şerbet verirseniz verin, ham peteğinizi koyduğunuz gibi dışarıya çıkarırsınız. Özellikle dışarıda çiçek olmadığı zaman, Yarım yamalak işlenmiş petekleri kovana koymayınız. Koyar iseniz, arı örmez ve alap şalap olan yerlere de şerbet ve polen atar, günlük olmaz. Belirttiğim bu iki neden arazi ve kovanda var ise, O zaman sizin vereceğiniz şerbetin, petek örülmesine faydası olur.  Geçen sene başıma gelen bir olayı aktarayım. Mart nisan ayları içerisinde ağaçların çiçekleri vardı. Azda olsa mera çiçekleri. 20 Nisana kadar petek örümü ve günlük atımı oldu. Ağaçlarda çiçek kalmayınca, 15 gün boyunca şerbet vermeme rağmen petek örümü olmadı. Haziran ayında şerbet bile verseniz, dışarıda çiçek ve yeterince genç arı yoksa; örülen petek düzgün olmaz. Kovan içinde fazlası ile örülü petek olduğu halde, arı petek dışına dalak atıyor ise, genç arı ve dışarıdan gelen nektar olduğu için, boşta olan genç arılar, hariçten çalışıyorlar, demektir.  Genelde 10 çitalı kovanlarda ham petekler 2 ve 9. yere konulur. şerbet verdiğiniz halde örülen petek şişkinliği 3 – 5 mm geçmiyor ise, ham petekleri yan yana ve ve en sona koyunuz. Elinizdeki eski boş petekleri güneşe doğru tutup bakınız. Gözlerden ışık geliyor ise, kullanın, parlak değil ise, eritiniz. 05.2016

48– Polen: 3.2019 – Bal arının çorbası, Polen ekmeğidir. Polen, insana tokluk hissi verir. Özellikle B cinsi vitaminler ağırlıklıdır. İlk bahar aylarında arazide ve petek gözlerinde polen ne kadar çok olursa, günlükte o kadar çok olur. Polen bittiği zaman günlük atımı da biter. Bakıcı arılar, 4. günlükten itibaren larvalara bal polen ve su karışımı yiyecek verirler. Su; hem polenin bal ile karıştırılması hemde sıcak havalarda kovanların serinletilmesi için gereklidir. Temmuz ayından önce Kovan önünde erkek arı ölümleri var ise, çitalarda polenin durumuna bakınız. Polen az veya yok ise, işçi arılar erkek arıları -Olan poleni yemesinler diye, öldürürler. İşçi arılar, Ana arı olmasa bile çıkan veya çıkacak olan yavru arılar için polen getirmeye devam eder. Yalnız, ana arı günlüğü, ne kadar polen var ise, O kadar günlük atar.

49Propolis ekstraktı ve yapımı: 03.2019– Apimondia sunumları- Özellikle ilk bahar aylarında her türlü ağaçların tomurcukların da oluşan ve arılar tarafından toplanan  reçinemsi bir maddedir. Propolis; Sulak arazilerde yetişen bitkilerde çok miktarda bulunur. Hastalık tedavilerinde Antibiyotik yasaklandıkça Propolise olan ihtiyaç artacaktır. Su bazlı propolisin hiç bir yan etkisi yoktur ama su, propolis eksraktını sadece % 2 oranında erite bilmektedir. Eczanelerde satılan % 70 derecelik saf alkol ile yapılan eksrakt en uygun olanıdır. % 70 ve üzeri, olan alkoller, her insana faydalı olmaya bilir. Buna dikkat ediniz. Alkol saflığı arttıkça yan etkisi arttığı belirtilmiştir. Karaciğer rahatsızlığı olan kişiler, alkolden yapılmış eksrakt kullanmasınlar. Kovanlardan toplanan propolisi açık havada fazla tutmayın, ezerek inceltin ve buzdolabına koyun. Eriteceğiniz zaman, küçük parçalara ayırın. Cam kavanoz içerisine 1 ölçek propolise, 3 ölçek saf alkol ilave edin, güneş görmeyen yere koyup arada bir çalkalayın, en az 2 hafta bekletin. Sık gözlü süzgeçten geçirip,  koyu renkli şişe içerisinde, dolaplarınıza koyun.

Propolis: Her bölgenin propolis özellikleri farklıdır. En iyi ve bol propolis sulak, nemli arazide olan bitkilerden  bolca sağlanır. Toplanan propolisin % 50 reçine, % 30 mum, % 10 polen ve % 10 diğer element ve maddelerden oluşuyormuş. Söğüt, kavak, meşe, kızıl çamçam bol reçineli ağaç cinsleridir. 03.2018

50– ruşet kovanı: 03.2019–  İki çitalık bir arının, 10 çitalık bir kovanda bekletilmesi gerekmez veya bırakmak istemezsiniz. 5 çitalık Ruşet kovanlar, az sayıdaki çitalı arıların saklanılmasını temin eder. Veya yedek analı arıların bir süre orada bekletilmesi için gereklidir. 12.2012

51– seydişehir bal üreticileri birliği tlf: 03.2019 – Başkan Ahmet Çamlı tlf :  0 507  059 62 44  15.3.2019

52 – seydişehir ilçe tarım md. kayıtlı arıcı ve kovan sayısı: 03.2019 –  İlçe Tarım Merkezine kayıtlı 70 arıcı ve  6.000 kovan var. Kayıtlı 64 arıcı, 5.500 kovan için, devletten destekleme kredisi için baş vurmuş. 2018 yılın ait destek kredi miktarı kovan başına 10 lira. Gine bu seneye ait Seydişehir ve çevresinde kovanı bulunan yabancı kayıtlı arıcı sayısı 30 kişinin ≈ 1.750 arı kovanı var. 11.2013

53 – strafor kovanlar: 03.2019 – Önce şunu düşünmek lazım! Dağdaki arı nerede yaşıyor ve bu zamana kadar nerelerde yaşadı. Doğal malzemeden şaşmayınız. Lakin, ana çiftleştirme kutuları ile 3 – 5 çitalık ruşet kovanlar, kullanımı kolay ve elzemdir.  Özellikle uzak yollarda üst üste taşımalar için uygun olmaz. 01.2016

54 – şerbet hazırlama ve verme zamanı03.2019– Şerbeti kesinlikle kaynatmayıp, ılık su ile yapmanız size kolaylık olur. Mart / Eylül ayları içerisinde 1+1; Ekim / Şubat arası 2 ölçek şeker+1 ölçek su şerbet veriniz. Her daim olmasa bile arada bir 5 lt şerbete en az bir tane limon yıkayıp sıkın, kabuklarınıda küçük dilimler halinde aynı bidona koyunuz. Veya 5 lt şerbete yarım çay bardağı kadar sirkeyi dökünüz. Arı için Limon vitamin, sirke antibiyotik  görevini yapacaktır. Özellikle yakın çevrenizde başka kovanlar var ise; şerbeti akşam üzerine doğru vermeniz, her zaman çok iyi olur. Yakınınızda başka kovan yok ise, kovanlarınızın hepsine  aynı gün ve zaman içerisinde şerbet veriniz. Değilse az – çok yağma olur – olacaktır. Hava karardıktan sonra akşam kovan açılmaz, bakım yapılmaz, bal alınmaz, kovan  içi  şerbetliklere şerbet verilmez. Verirseniz, arılar üzerinize yapışırlar. 05.2014

55 – tarlacı arılar değişik yerlere gider mi? 03.2019 – Bilim adamları; arıların nerelere gittiğini öğrenmek için, 19 tane arının ensesine arı takip sinyal vericisi yerleştirmişler. Arıların gittikleri yerleri elde ettikleri sinyaller sayesinde işaretlemişler. Sinyal verici cip sayesinde sadece 2 tanesi, yeni besin kaynağını buluyor veya değişik bölgeye giderken, diğer verici takılı arılar eski bildikleri bölgelere gitmişler. Kovandan çıkan işçi arının, kovanın olduğu noktaya göre dört bir tarafa ve en fazla 5 km uzağa gittiği açıklanmaktadır. 02. 2017

56 – teşvik şurubu nedir: 03.2019- Şubat, mart aylarında  kovanlarınıza dışarıdan baktınız, kovan uçuş tahtasında petek kırıntıları ve önünde arı ölümleri var veya yiyeceğinin kalmadığını düşünüyorsanız, Arıları canlandırmak için,  şerbet vermeniz lazım. Arılar, kovan dışına çıkıp uçuşuyorlar ise, dış sıcaklık  kaç derece olursa olsun, ama üst şerbetliğe ama hatıla limon veya sirke karışımı şerbeti dökünüz. Bu arada en dıştaki petek üzerinde arının olmadığını görürseniz, dışarıya alınız. Fazla kurcalamayın. Bu şurup, arıların eski gücüne gelmelerini sağlayacaktır. Bu yapılan besleme şekline teşvik şurubu  denir.  11.2015

57 – tütsü duman verilmesi: 03.2019 –Arı saldırgan, elinizi çita üzerinde boş gezdirirken bile elinize, yüzünüze karşı saldırıyor ise; Bu kovanın  kapağını açmadan önce  körüğünüzü yakıp hazırlayın. Alt kapağı açmadan önce 3 – 5 sefer duman veriniz. Daha sonra her elinize hücüm edeceğini anladığınız zaman aşırıya kaçmadan hafifçe duman veriniz. Ayrıca daha önceden kurutup hazırlayacağınız portakal kabuklarınıda, bu tütsü içine katıp verdiğinizde varroa ile mücadelede etmiş olursunuz. 05.2016

58 – uçuş tahtası üzerinde petek kırıntıları: 03.2019 – a -Aç bırakmışsınız, şerbet verin. b- Bir nedenden ötürü arılar, verdiğiniz son peteği beğenmemişler. Bakınız, gerekiyorsa peteği değiştiriniz.  Kışın yiyecek yok diye yağma durumu hariç, petekleri parçalamazlar. Döküntülerin nedeni, yediklerin balın sırrıdır.  01.2011

59 – varroa ile asit duman ve esansiyel yağ ile mücadele: 03.2019 Varroa,  arının ensesi diye tarif edebileceğimiz, başının arkasında siyah sert yer ile karın bölgesi üzerinde duran  gezinen  kestane şeklinde kahverengi renkli bombeli, bir toplu iğne başı kadarlık bir böcektir.  Varroa ile mücadele, bir kaç çeşitle yapılır. 2017 Api Mondia sunumları ile araştırdığım sitelerden edindiğim bilgi üzerine:

Oksalik ve formik asit hakkında: Varroa mücadelesinde etkin olmakla beraber özellikle varroanın, arının vücudunda açtığı yaranın daha fazla büyümesine ve  arının başka yerlerinin tahrip olmasına neden olmakta olduğundan, arılarda erken ölüme sebebiyet vereceği belirtiliyor. Duman türü ilaçlı kartonların, aşırı verilmediği müddetçe zararı yoktur. yalnız Mayıs ayından sonra verilmesi sağlık acısından zararlıdır. Kurutulmuş yafa cinsi portakal kabuğunuda aynen ilaçlı karton cinsi için uyguladığınız usulü uygulayınız.

Esansiyel -uçucu- yağlar : Timol esanslı kekik yağı, Mentol, Kafurun, Okaliptüs yağları. Bu yağlar eczane veya aktarlarda bulunur. Bu yağlar tehlikesiz olmakla beraber kokusu ağır olduğu için  petek ve bala sirayet eder. Kekik yağı için uygulama şekli olarak; 15 C’ ve üzeri havalarda, 10 Çitalık kovana 5*10 ebadındaki saman kağıtlı karton (veya ambalaj kartonu) üzerine, şişe içerisindeki yağın 1/4 çizgi şeklinde dökülüp çita boşluğu arasına denk gelecek şekilde yerleştirilir. Örtü tahtası hemen kapatılır. Veya yaptığın 5 lt şerbet içine enjektör ile 2 – 2,5 ml kadar kekik yağı karıştırılması uygundur. Yalnız bu miktarın hepsini kovanlara  azar azar bölüştürmeniz ve her 3 güne bir 7 kere uygulamanız yerinde olacaktır. En temiz ve tehlikesiz şekli, daha önceden hazırlanılmış  varroa için pudra şekerinin, çitaların arasından arıların üzerine  bir şekilde tuzluk cinsi bir elek veya avuç içi ile dökülmesi ve portakal kabuğu  tütsüsü dür. Her vakit yapılabilir.

Petek altının kesilmesi şekli ile :  Özellikle nisan ve mayıs aylarında her kovan içerisindeki 1 -2 çitanın en alt tel kısmına gelen ham peteğin bölümü kesilir, bu şekilde kovana yerleştirilir. Bu kısma arılar erkek gözü olacak şekli ile mum örerler. Varroa en çok erkek arı gözlerinde olur. Bu gözler sırlandığı zaman telin dibi ile kesilip atılır. 2 sefer yapılması kafidir. 02.2018

 

 

İllerin Karayolu Ve Uydu Üzerinden Rakımları.

02.2019 – Kara yolları üzerinde illerimizin rakımlarını belirten bilgilere ilave olarak; Yeni, son derece titiz bire bir karşılaştırmalı olarak, İllerimizin Uydu üzerinden rakım sıralaması sonuçlarını birlikte sunmaktayım.

Yazdığım bütün yazılarım dahil olmak üzere rakımlar konusunda sizlere en doğru bilgiyi verme isteğim, bir saplantıya dönüştü. 24 Kasım 2016 günü Anıt Kabiri ziyaret ettim. Duvarda asılı Türkiye haritası ve illeri üzerinde O ilin rakımları yazılı idi. Bazılarını not ettim. örnek – Bu harita üzerinde Antalya il rakımı 37; benim Antalya girişi karayolu üzerinde devamlı gördüğüm rakım 39. Siz bir tarafa, ben hangisine inanayım.

Bazı bölgelerimizde olan Karayolları üzerindeki bazı tepe nokta rakımları –En yüksek rakıma sahip ilçelerimizi ise: Rakımı en yüksek olan ilçelerimiz  başlığında yine aynı titizlikle sizlerin takdirlerine sundum. Ülkemizin bölge ve O bölge dahilindeki her  ilin rakımlarını Uydu üzerinden, merkeze daha yakın olan valilik binasını tespit ederek O ilin rakımlarını tespit ederek sizlerin bilgisine sunuyorum. Yazımın başlığı ise; Türkiye’nin yedi bölgeye göre yükseklik sıralaması ve rakımları

İllerin rakımlarında göz önüne alınan ölçüm; o ilin Valilik veya var ise Tren Garı merkez alınıyor.  Orta sütun kara yolları üzerindeki rakımlar – Sağ sütun; Uydu üzerinden ortalama rakım ölçümleridir. 

1. Erzurum                      1890 mt                        1900 mt    1

2. Ardahan                      1870 mt                         1810 mt    2

3. Kars                               1768 mt                        1755 mt    3

4. Hakkari                        1748 mt                        1755 mt    3

5. Van                                 1727 mt                         1727 mt    5

6. Ağrı                                1640 mt                        1630 mt    6

7. Bayburt                         1556 mt                       1555 mt    7

8. Bitlis                               1500 mt                       1535 mt    8

9. Muş                                 1404 mt                       1335 mt   10

10. Şırnak                          1350 mt                        1356 mt    9

11. Yozgat                           1301 mt                         1315 mt   11

12. Sivas                             1285 mt                         1290 mt   12

13. Nevşehir                      1250 mt                        1196 mt   15

14. Niğde                            1229 mt                         1237 mt   13

15. Erzincan                      1214 mt                           1215 mt   14

16. Gümüşhane               1153 mt                          1169 mt   16

17. Bingöl                             1151 mt                         1159 mt   17

18. Mardin                          1083 mt  kntrllu          939 mt   29

19. Kayseri                          1071 mt                        1060 mt   19

20. Elazığ                            1067 mt                       1070 mt   18

21. Karaman                      1038 mt                         1056 mt   21

22. ısparta                          1035 mt                        1058 mt   20

23. Afyon                           1021 mt                          1025 mt   22

24. Konya                          1016 mt                           1023 mt   23

25. Kırşehir                        978 mt                             993 mt   24

26. Malatya                        964 mt                             966 mt   26

27. Burdur                          950 mt                             960 mt   27

28. Kütahya                        950 mt                           957 mt   28

29. Tunceli                           914 mt                            919 mt   30

30. Uşak                               906 mt                            911 mt   31

31. Siirt                                  902 mt                           886 mt   32

32. Aksaray                        900 mt kntrl ettim    981 mt   25

33. Iğdır                                860 mt                           860 mt   34

34. Ankara                          850 mt                            885 mt   33

35. Gaziantep                    843 mt                            838 mt   35

36. Çorum                            801 mt                             818 mt   36

37. Kastomonu                  798 mt                           809 mt   37

38. Eskişehir                       782 mt                            795 mt   38

39. Bolu                                  725 mt                           727 mt   40

40. Çankırı                             723 mt                          730 mt   39

41. Kırıkkale                          700 mt                           716 mt   41

42. Diyarbakır                       670 mt                         673 mt   43

43. Adıyaman                       669 mt                         679 mt   42

44. Kilis                                    640 mt                         649 mt   45

45. Tokat                                 640 mt                         630 mt   46

46. Muğla                                625 mt                         658 mt   44

47. Kahraman maraş         568 mt                        562 mt   48

48. Batman                             525 mt                        575 mt   47

49. Artvin                                 520 mt                        529 mt   49

50. Şanlıurfa                           518 mt                         510 mt   51

51. Bilecik                                500 mt                        520 mt   50

52. Amasya                             392 mt                        398 mt   52

53. Denizli                                354 mt                           31 mt   53

54. Karabük                            258 mt                           22 mt   54

55. Kırklareli                           209 mt                           20 mt   55

56. Bursa                                  155 mt                           13 mt   56

57. Osmaniye                          150 mt                         10 mt   59

58. Düzce                                  146 mt                          10 mt   57

59. Balıkesir                             139 mt                         45 mt   58

60. İstanbul                              120 mt kntr               35 mt   66

61. Antakya-Hatay                 85 mt                          89 mt   60

62. Manisa                                 74 mt                           78 mt   61

63. Aydın                                   64 mt                            71 mt   62

64. Edirne                                  42 mt                           50 mt   63

65. Antalya                               39 mt                           46 mt   64

66. Sakarya-Adapazarı        31 mt                           29 mt   67

67. Adana                                  23 mt                           26 mt   68

68. Bartın                                   19 mt                            14 mt   72

69. Sinop                                    17 mt                            25 mt   6l

70. Tekirdağ                             10 mt                             25 mt   70

71. Trabzon                               10 mt                             40 mt   65

72. Zonguldak                        10 mt                              8 mt   79

73. Mersin-İçel                        6 mt                                 9 mt   78

74. Rize                                       6 mt                               10 mt   75

75. Giresun                              5 mt                                 14 mt   72

76. Yalova                                 5 mt                                  7 mt   80

77. Samsun                              4 mt                                10 mt   76

78. Çanakkale                         3 mt                                 12 mt   74

79. Kocaeli-İzmit                    3 mt                                  4 mt   81

80. Ordu                                      3 mt                                24 mt   71

81. İzmir                                       2 mt                                 10 mt   77

02.2011 – Mecit Albayrak

Dünyada ve Türkiye’de Arı ürünleri Miktarı ve Değerleri.

  • Burada yazmaya çalıştığım bilgiler, 45. Istanbul Apimondia 2017 bünyesi içerisinde, konu ile alakadar yetkililerin (karma) sunum ve tercümeleri ile, sunum anında belirtilen internet adreslerinden edindiğim bilgiler doğrultusundadır. —-

02.2019 – 2016 yılına ait Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verilerine göre Türkiye’de 7,900.364 kovan ve bu kovanlardan 105,727 ton bal ile 4,440 ton mum üretilmiş. (Uganda yıllık 30,000 ton mum satıyormuş). Türkiye ürettiği bal sayesinde dünyada Çin’den sonra 2. Kovan sayısı bakımından ise, Hindistan’dan sonra 3. sırada imiş. İl İlçe Tarım Müdürlüklerinde ise kayıtlı; 84,047 arıcı varmış. (Bana göre kayıtsızlar ile birlikte 100,000 arıcı ve 110,000 ton bal üretimi vardır.)

Ve yine 2016 kayıtlarına ait dünyada 83 milyon adet kovan vardır. Bitki tozlaşması ile alınan üretimin 3/2 si arılar sayesinde oluyor. AB’ de arılar sayesinde meyve ve sebzelerin fazladan üretimi ile kazancı; 6 milyar $ oluyormuş. Ayrıca çiftlik sahipleri, sebze ve meyvelerinin arılar tarafından tozlaştırılması için, arıcıya kovan başı ∼ 200 $ ödeniyormuş (bizim çiftçimizde nerede ise arıcıyı sopa ile kovalar)

Dünyada 28 çeşit arı yaşıyor. Bu arı cinslerinden 4 tanesi Türkiye’de bulunuyor/ yaşıyor. Bunlar; Anadolu; Kafkas; Suriye ve İran arısı (Ki, bunlardan sadece Anadolu ırkı, bize aittir. Diğerleri komşu olduğumuz için gelmiş – getirilmişlerdir. Mesela Kafkas arısının Avrupada ki adı; Rus arısıdır.)

Türkiye’de ortalama kovan başı üretim; 14 kğ dır. Dünyada üretilen çam balının % 92 Türkiyede üretilmektedir. Çam balının büyük bir miktarı gıda sanayinde ve dondurma imalatında tatlandırıcı olarak tüketilmektedir.

2006 yılından bu tarafa arı ölümleri çok olmaktadır. Bilimsel olarak arı ölümlerini nedeni olarak başta yanlış uygulanan tarımsal metotlar, bitki böcek ilaçları ile günlük ve yıllık olarak değişkenliğe uğratılan iklimsel nedenlerdir. 2015 yılı Uluslar arası test sonuçlarında Bingöl bölge balı, En güzel bal seçilmiştir. Arılar beslenmek için nektar ve polene ihtiyaç duyarlar. Çok sulak ve sulanan arazilerde, bitki çeşidi az, yetiştirilen bitki gelişken olurken nektar, polen ve propolis ürün ve oranları, çok olur.

Ülkemizde yıllık ve ortalama olarak 4 milyon adet ana arıya ihtiyaç duyulurken sadece bu sayının % 10 karşılanabilmektedir. Ülkemizde 10.000 ana arı üreticisi olması gerekirken; Ana arı üreten arıcı sayısı, 200 ün altındadır.  Ana üreten arıcılarımızın % 28 İlk okul; % 14 Orta Okul; % 39 Lise % 5 Üniversite mezunudur. Ege bölgesindeki 3 il içerisinde arıcılar ile yapılan araştırma sonucuna göre, 1 kğ balın maliyeti 7,00 TL dir.

2016 yılında 228 kğ arı sütü üretilmiş. Arı sütünün 1 gr maliyeti; Arıcı emeği hariç; 0,35 $. Arı sütünün toptan –  perakende satıcı ort. 1 $ İlavesi ve 20 çitası dahil bir kovanın maliyeti 100 $; 10 çitalık arının fiatıda 100 $.  Şubat 2018 ı $= 3.83 tl

Örnek: Makedonya’da kovan başı üretim 14 kg. Perakende bal satışı 1 kg 6 Euro, toptan satışı ise 4 euro. Arı sütünün 1 gr / 4 euro; Polen 1 kg/ 26 euro; Propolisin 1 kg/ 37 euro; Yeni ham mum 1 kg/ 10 euro, eski mumun 6 kg ise/7 euro.  11.02.2018  Mecit Albayrak