Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Bal süzüm zamanı.

bal süzme zamanı: 09.2021– Bal alım zamanları bölge ve aylara göre az değişiklik gösterir.  Normal şartlarda, balın sırlanmış olduğu aylar Tm-Ağ aylarıdır. 3/2 si sırlanmış petekleri dışarıya alınız. Sırlama işlemi  en geç Ağustos ayı ortasıdır. İlave var ise buradaki çitalar ile kuluçkalık diplerinde bulunan sağlı sollu ballı petekleride ala bilirsiniz.   Tavsiyem; süzme gününden  1-3 gün öncesi kovan içindeki süzeceğiniz petek ve yavrulu olanları, kovan içinde yanyana ayırın ki; süzme günü peteklerin dışarıya alınması anında arılar daha fazla  huzursuz olmasın. Tem ayı  geldi ama hala petek gözleri boş ve sırlama olnadı ise, bu durum koloninin zayıf olması, yeterli nektarın olmadığı için. Balım olsun gerisi önemli değil derseniz, her gün bolca şerbet veriniz, degilse petekler boş kalır. 07.2020

Sizlerden arı ve arıcılık konusunda gelen sorular; Arı kaç çıtada kışlatılır.

arı kaç çıtada kışlatılır : 09.2021 – Yıllanmış yada ahkam kesen arıcılar, İki çita arı seneye çıkmaz, deyip arıcıyı korkutuyor. Önce şunu iyi bilin. Buz üzerinde çıplak ayakla gezen kişi, Allahın izni ile hasta olmaz iken, evde duran kişi, hastalıktan kurtulmuyor. Doğru mu? Bu örneğe göre anası, kasım ayında bir avuç genç arısı, yiyeceği, poleni olan, varroası  olmayan, yağmaya uğramayan arı, Mart ayına sapa sağlam çıkar. Bunun için ise kışın soğuk bölgelerde iseniz, iyi havalarda arada bir anaya günlük attırabilmek için pudra şekeri karışımı polen vermeniz şart. Ha şans! diyorsanız! O şans veya şansızlık 1000 kovan içindeki arıda aynıdır, bir avuç arı içinde. Siz şunu düşünün!. Ben bir avuç arıdan verim ala bilir miyim!  bunun hesabını yapın. 2017/18 sezonu şubat ayında benim 3 kovanım ve her kovanda ise sadece bir çitanın önlü arkalı 8/1 i kadar arısı vardı. 2018 Mayısında en azı 5 çitalık arı oldu. Bir kovanımıda böldüm. Ama! Üç ay içende, 3 ayrı yere kovanlarımı taşıdım. Bir kovandaki çita sayısı en az 4 çita ve üzerindeki arı ne kadar çok ve kuvvetli olursa, o kadar iyi olur. Bunuda bilin.  11.2015

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Arı neden çoğalmaz.

arı neden çoğalmaz ; 09.2021 – Aşağıda yazdığım şıklardan biri ya da hepsi, sorunuzun cevabıdır. Ana yenimi, eskimi? 2 sene ve fazlası ise, anayı değiştirmeniz lazım. Daha sonra balı + poleni var mı? Ana arı, petekteki bal ve polenin miktarına bakar. Bütün canlılar, besleyemeyeceği yavrusunu istemez veya ölmeye bırakır. Diğer şıklar:  A Kovandaki arı sayısı az ama siz fazlası ile petek verdiniz. Ve Geçen soğuk günlerde arı yumak oluşturdu, atılan günlükler üşüdü, arı çoğalamadı, ise; Petek sayısını düşürün.  B Petek üzerindeki yavru sırlarına bakınız. Kapalı yavru sır kapaklarında içeriye doğru çökme ve orta yerlerinde iğne delikleri var ise, bir kaçına çöp sokunuz. Kahverengi, kokan sünen sıvılar varmı! Özellikle Sır kapaklarının orta yerlerinde iğne delikleri varmı? Bu yazdıklarımın hepsi var ise kovanda AYÇ ve AvYÇ var. C Varroa ile mücadele ettiniz mi?  06.2014

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Analı anasız arıların birleştirilmesi.

 09.2021 – AAnası olan İki kovanın ilaveli birleştirilmesini, senenin hangi ayı veya günü olursa olsun birleştirebilirsiniz. Önce boşaltacağınız kovanın anasını arılı arısız bir çitalık alın veya öldürün. Sonra  üst kovan ilavesi, gazete kağıdı ve koku verici bir madde hazırlayın.(soğan, sarımsak, parfüm, mentollü krem, katran vb) Analı arı alt kuluçkalıkta olup önce bu arılara koku değiştirici sıvıyı çitalar ve kovana sürünüz. Ana kovanın Üzerine gazete kağıdı örtünüz ve ilaveyi koyunuz. İlave ve kağıt üzerinede bir kaç noktaya bu kokudan sürünüz. Gergin kağıdın bir kaç yerinede bıçak ucu ile çizik acınız. Öbür kovandan aldığınız anasız arılı çitaları, ilave içine koyup tekrar koku sürüp, kapakları kapatınız. En geç 2 gün içinde arılar kucaklaşacaklar. 3. gün ilave altındaki gazete kağıdını alınız. İsteğinize göre ilavedeki arıları ilavede bırakın veya aşağıya indirip ilaveyi alıp, kapatınız. 

B –  En az 3 gündür anası olmayan arının birleştirilmesi ise, hangi kovana verecekseniz, o kovanın uçuş deliği önüne bir örtü tahtası koyup, anasız arıları bu örtü tahtası üzerine döküp, kovanı başka yere koyunuz. arılar bir süre sonra kovana gireceklerdir. Tarlacı arılarda, eski kovan yanındaki kovanlara gireceklerdir. 

C – Veya Analı iki kovanın arılarının birleştirilmesi ise, çitalı çitasız  aynı kovana birleştireceğinizde,   daha önceden hazırlayıp fıs fıs içine koyacağınız şerbet sıvısını, esas kovandaki son  2 – 3 çita üzerindeki ve dışındaki arıların üzerine bu şerbeti püskürtünüz, aynı şerbeti birleştireceğiniz öbür çita üzerindeki arıların üzerine de püskürtüp, analı çıtayı veya anayı ayırıp, diğer arılı çitaları olan esas kovan içine yavaşça koyunuz. Şerbeti emmeye çalışan arıların kokusu, birbirine geçecek ve alışacaklardır. 2014

Dünyada ve Türkiye’de Arı ürünleri ile Kovan Sayısı.

Burada yazmaya çalıştığım bilgiler, 45. Istanbul Apimondia 2017 bünyesi içerisinde, konu ile alakadar yetkililerin (karma) sunum ve tercümeleri ile, sunum anında belirtilen internet adreslerinden edindiğim bilgiler doğrultusundadır. —-

09.2021 2018 yılına (daha sonrasını bulamadım) ait Arıcılıkta Tarım Bakanlığı verilerine göre:                                                                                                                            Türkiyede kayıtlı arı işletmesi 82.000 kişi, Türkiyede kayıtlı kovan sayısı 8,108.000 adet,  Türkiyede üretilen bal miktarı 107.920 ton,  Türkiyede üretilen mum miktarı 3,987 ton mum üretilmiş.  Dünyada en çok bal üreten 2017 yılı  1. Çin’den  2. Türkiye ve 3. Arjantin  (2017 öncesi Uganda yıllık 30,000 ton mum satıyormuş). Türkiyenin 2019 yılında satın aldığı bal miktarı ise; 31,555 ton.

Dünyada 28 çeşit arı yaşıyor. Türkiyede arı cinslerinden 4 tanesi Türkiye’de bulunuyor/ yaşıyor. Bunlar; Anadolu; Kafkas; Suriye ve İran arısı (Ki, bunlardan sadece Anadolu ırkı, bize aittir. Diğerleri komşu olduğumuz için gelmiş – getirilmişlerdir. Mesela Kafkas arısının Avrupada ki adı; Rus arısıdır.)

Türkiye’de ortalama kovan başı üretim; 13,31 kğ dır. Dünyada üretilen çam balının % 92 Türkiyede üretilmekte idi. Lakin 2021 yılı Temmuz ayı ve sonrası, özellikle sahil kenarlarımızda çıkan ve çıkartılan Orman yanğınları nedeni ile, basara üretimine büyük bir darbe vuruldu. B u yangın sonrasında kaybedenler insanlık ama kazananlar! Emlakcılar olacak!!. Çam balının büyük bir miktarı gıda sanayinde ve dondurma imalatında tatlandırıcı olarak tüketilmektedir.

Yapılan açıklamalara göre; Edirne’den –  Kars’a doğru en fazla bal yapan bitkiler, en fazla nektar veren bitkilerAyçiçeği, pamuk, narenciye, pürem, yabani çilek, orman gülü, mera çiçekleri, kekik ve dilfir birbirine benzer, kiriş (pürem gibi uzun ama tek gövdeli, uzun yapraklı. poleni çok olur.), geven, dilfir, hay-ı-t, gevrek otu, sarı çiçek (sünemit) poleni çok olur, keçi boynuzu, pürem, çeşitli meyve ağaçları, akasya, çam, köknar, ladin -son 4 tanesi özellikle salgı balı için-, ıhlamur, kestane, korunga, peygamber çiçeği, misk çiçeği,  kızıl yonca, ballı baba, hardal, fiğ, üçgül, oğul otu, karagan, ada çayı, kızıl çam, kanola, tütün, unutma beni   görülür. İlaveten yağmurun yağmadığı ve havaların sıcak olduğu haziran, ekim ayları içerisinde meşe ağaçlarında   basara balı olur. Bal verimi yüksek olan bitkilerin % 80 kadarı ve 12.000 çeşidinin ülkemizde bulunduğu açıklanıyor.

Bal üretimindeki azalmanın sebebi, sadece tabiatta olan bitki çeşitliliğinin azalması değil, eskiden göz alabildiğince uzanan sulak ve yeşillikler içerisindeki ovalarda, 1,5 milyon kovan varken şimdi ölçüsü azalmış mera, susuzluktan kurumuş ülkemiz toprakları üzerinde, 5 milyon kovan -artarak- bulunmaktadır. Yani bal paylaşımı artmış, paylaşılan arazide azalmıştır.

Diyeceksiniz ki; AB veya ABD de bal üretimi ve bal fazla, bizde niye az! Örnek vereyim:  2015 yılı Zonguldak Kanal 67 tv’de yayınlanan bir arıcılık proğramında belirtildiği üzere; İsrail de  her 3 km mesafede sadece  40 kovanın bulunmasına müsaade edildiği vurgulanmıştı. Benim Kovanlarımı koyduğum yerde kuş uçumu  400 mt çap içerisinde 14 arıcı ve ≈ 300 kovan vardı. Ne kadar nektarlı bal olacak!

(2017 ve öncesi) Ülkemizde yıllık ve ortalama olarak 4 milyon adet ana arıya ihtiyaç duyulurken sadece bu sayının % 10 karşılanabilmektedir. Ülkemizde 10.000 ana arı üreticisi olması gerekirken; Ana arı üreten arıcı sayısı, 200 ün altındadır.  Ana üreten arıcılarımızın % 28 İlk okul; % 14 Orta Okul; % 39 Lise % 5 Üniversite mezunudur. Ege bölgesindeki 3 il içerisinde arıcılar ile yapılan araştırma sonucuna göre, 1 kğ balın maliyeti 7,00 TL dir.

2016 yılında 228 kğ arı sütü üretilmiş. Arı sütünün 1 gr maliyeti; Arıcı emeği hariç; 0,35 $. Arı sütünün toptan –  perakende satıcı ort. 1 $ İlavesi ve 20 çitası dahil bir kovanın maliyeti 100 $; 10 çitalık arının fiatıda 100 $.  Şubat 2018 ı $= 3.83 tl

Örnek: 2017 ve öncesi Makedonya’da kovan başı üretim 14 kg. Perakende bal satışı 1 kg 6 Euro, toptan satışı ise 4 euro. Arı sütünün 1 gr / 4 euro; Polen 1 kg/ 26 euro; Propolisin 1 kg/ 37 euro; Yeni ham mum 1 kg/ 10 euro, eski mumun 6 kg ise/7 euro.  11.02.2018  Mecit Albayrak

Türkiye’nin yedi bölgeye göre yükseklik sıralaması ve rakımları. Türkiyenin bölgelere göre yükseklik sıralaması

Kuzeyden / güneye ve batıdan / doğuya Türkiye’nin  ortalama rakımı: 652 mt   tekabül etmektedir. Türkiyenin iller bazında ortama ili ise;  649 mt ile Kilis ilimizdir. 2020 yılı sonu itibari ile bundan sonra il ve ilçe girişlerinde nüfus ve rakım bilgileri yazılmayacak. Bu bakımdan, özellikle rakım konulu paylaşımların değerini, daha fazla bilmeliyiz.

09.2021 – Yıllar içerisinde gerçek araştırmaya dayanan bu yazıma tıklayınız. -TAKLİT ve KOPYACILARIMIN olması beni sevindirir ama sizlerin taklitlerime değer vermesi ise, üzer. Soru çeşitlerine göre Yazımızın ana konuları ise;

Türkiyenin yedi bölgeye göre rakımları / Türkiyenin yedi bölgeye göre yükseklik sıralaması ve rakımları / Türkiyenin bölgelere göre yükseklik sıralaması / Türkiyenin bölgelere göre rakım sıralaması  hakkında. Çeşitli şekilde yazmamın diğer bir nedeni ise! Sayfama yapılan virüs nedeni ile, yazılarımı taşımak ve isimlerini değiştirmem hasıl olmuştu. Bu sefer benim tanındığım başlıkları benden sonra, sitelerine alanlar oldu.

81 il’in  rakımlarına ait kronolojik listesini İllerin Kara yolu Ve Uydu Üzerinden Rakımları  ; Bazı bölgelerimizde olan Kara yolları üzerindeki bazı tepe nokta rakımları ; En yüksek rakıma sahip  ilçelerimizi ise: Rakımı en yüksek olan ilçelerimiz  başlıklarında yine aynı titizlikle sizlerin takdirlerine sunmaktayım.

Yazdığım bütün yazılarımda olduğu gibi,  rakım/rakımlar konusunda en doğru bilgiyi sizlere sunma isteğim bir saplantıya dönüştü.  Bir yerleşim yerinin  il, ilçe ve köyün;  K/G , D/B ve orta yerinin rakımı, farklılık arz eder. Ben bunları dikkate alarak, ortalamasını yazdım. 24 Kasım 2015 günü Anıt Kabiri ziyaret ettim. Duvarda asılı Türkiye haritası ve illeri üzerinde O ilin rakımları yazılı idi.

Bu harita üzerinde Örnek: Antalya il rakımı 37; benim Antalya girişi kara yolu üzerinde devamlı gördüğüm rakım 39. Siz bir tarafa, ben hangisine inanayım. Kaldı ki; rakımların tespitinde geçerli olan, O ilin Valilik veya var ise Tren garı binası baz alınıyor (alıntı bilgi). Yalnız, bundan 20 sene önce O ilin valilik binası bir tane iken şimdi, çeşitli isimler altında bir kaç tane var. Bende uydu üzerinden O ilin merkez valilik binasını bulup en doğru rakım ölçümünü; sizlerin bilgisine sunuyorum.

1 – Doğu Anadolu Bölgesi ve İlleri rakımları: Bu bölge sınırları içinde 15 il  bulunmaktadır. 7 bölge içerisinde  rakımı  en yüksek illerin olduğu 1. bölgemizdir. Bölge ortalama rakımı 1400 mt. Bu bölgede, rakımı en fazla olan il sıralamasına göre:  Erzurum 1900  Ardahan 1810  Kars 1755  Hakkari (Çölemerik) 1755  Van 1727  Ağrı (Karaköse) 1630   Bitlis 1535   Muş 1366   Şırnak 1356   Erzincan 1215  Bingöl 1159  Elazığ 1070  Malatya 966  Tunceli (Dersim) 919 ve Iğdır 860 mt ile rakımı en düşük il sıralamasına girmektedir.

2 – İç Anadolu Bölgesi ve İlleri rakımları: 13 ilin toplamından oluşmaktadır. Bölge  ortalaması  1021 mt. ile 2. sırada yer almaktadır. Bölgede rakımı en yüksek olan il sıralamasına göre: Yozgat (Bozok) 1315  Sivas 1290  Nevşehir 1196  Niğde 1237  Kayseri 1060  Karaman 1056  Konya 1023  Kırşehir 993  Aksaray 975    Ankara 885 (Çankaya Köşkü 1071 Beştepe rakımı 900 mt)  Eskişehir 795  Çankırı 730  ve Kırıkkale 716 mt ile rakımı en düşük il durumundadır. (Seydişehir Belediye önü : 1135 mt. Konya B.B. önünden- Seydişehir 86 km, Seydişehir  Antalya merkez arası 213 km. Seydişehir; siyasi olarak Konya ili, iklimsel olarak Ak Deniz Bölgesindedir. Seydişehir – Akseki kavşağı 66 km.

NOT: Konya/Seydişehir/Antalya yolu; 1974 yılında Ecevit Erbakan  hükümeti zamanında ‘Beş Yıllık Kalkınma Proğramına’  alınmış. Lakin daha sonra gelen hükümetler, bu plana riayet etmeyip bir derecede olsa ‘keyfi’ davranıp, bu yatırım engellenmiş. 1990 sonrası Turgut Özal başlattı; 1996 yılında ise Erbakan hükümeti zamanında ulaşıma açılmıştır. Seydişehir – Akseki arası Antalya bölgesi dahilinde 1825 rakımlı Alacabel tepesi, kışın kapanıyor. Bu olumsuz durumu ortadan kaldırmak için Seydişehir Tınaztepe; Zirve tesislerinin karşısında ki  dağın dibindeki 1530 mt rakımlı yerden (Alacabel’den yaklaşık  300 mt aşağıdan) Akseki /Cevizli Geceler mevkine  1280 mt inen ≈ 550 mt tünel Tınaztepe Tüneli yapımına 2016 yılında başlanıldı.

3 – Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve İlleri rakımları: 7 il’i kapsamaktadır. Ortalama rakım 729 mt. En yüksek il 939 mt ile Mardin olup Siirt 88 Gaziantep 838  Adıyaman 679  Diyarbakır 673  Batman 575 ve rakımı en düşük il 510 mt ile ŞanlıUrfa    

4 – Ege Bölgesi ve İlleri rakımları:  8 il‘den oluşmaktadır. Ortalama rakım 512 mt En yüksek il merkezi 1025 mt ile  Afyon, Kütahya 957 Uşak 911 Muğla 658  Denizli 391  Manisa 78  Aydın 71 ve sonuncu sırada 10 mt ile İzmir gelmektedir.

 5 – Karadeniz Bölgesi ve İlleri rakımları: 18 vilayetten oluşmaktadır. Ortalama rakım 400 mt.  Rakımı en yüksek vilayeti 1555 mt  ile BayburtGümüşhane 1169 Çorum 818  Kastamonu 809  Bolu 727 Tokat 630 Artvin 529 Amasya 398 (Merzifon 740 mt) Karabük 262 Düzce 150 Trabzon 40 Sinop 25 Ordu 24 Bartın 14 Giresun 14 Samsun 10 Rize 10  Zonguldak 8 mt ile  rakımı en düşük il durumundadır.

6 – Akdeniz Bölgesi ve İlleri rakımları: 9 il‘den oluşmakta, rakım ortalaması 391 mt  En yüksek ili 1058 mt Isparta; Burdur 960 Kilis 649 Kahramanmaraş 562 Osmaniye 120 Hatay (Antakya) 89 Antalya 46 Adana 26 ve Mersin 9 mt rakım ile, sonuncudur.

7 – Marmara Bölgesi ve İlleri rakımları: 11 ilden oluşmakta. Rakım ortalaması 109 mt. En yüksek ili 520 mt ile Bilecik.  Kırklareli  210 Bursa 163 Balıkesir 145 Edirne 50 Istanbul 35  Sakarya (Adapazarı) 29 Tekirdağ 25 Çanakkale 12  Yalova 7 Kocaeli (İzmit) 4 metrelik rakımlara sahiptirler.

Denize sınırı olan illerimizin Valilik binası durumuna göre ilk 10 mt’lik rakıma sahip iller ise: Kocaeli YalovaZonguldak 8 Mersinİzmir; Rize; Samsun 10 mt

İlgilenen kişilere: Rakımı alınan noktanın ölçüm anındaki soğuk, sıcak, rüzgarlı, yağmurlu hava durumu ile sabah, öğlen ve akşam vakti alınan ölçümler, farklı çıkmaktadır.  (ansiklopedik bilgi)

Dünyanın en yüksek yerleşim yeri; Tibet devletine ait Himalaya dağ uçlarında yer alan Lhuka Bölgesinde bulunan 5070 rakımlı Tuiwa Köyüdür. Uydu üzerinden  yaptığım, 43 Avrupa ülkesinin başkent rakımlarına göre, Avrupa’nın en yüksek başkenti İspanya-Fransa arasında bir dağ ülkesi olan Andorra Cumhuriyeti.  Başkenti 1100 mt rakımda yer alan Andorra’dır. En düşük rakıma sahip ülke  başkentleri ise: 7 mt ile Hollanda – Amsterdam ve İrlanda – Dublin şehirleridir. 43 Avrupa ülke başkentlerinin ortalama yüzeysel rakımı ise, ∼ 200 mt isabet etmektedir. Dünya denizlerinin ortalama derinliği ise: 4 km kaynak- livescience.com 12.2010      Mecit   ALBAYRAK

Herkes için faydalı basit sağlık bilgileri.

09.2021 – Bu kısımda herkes için faydalı, denenmiş ve paylaşılmasını istediğiniz bilgilerinizi yayınlamaktan onur duyarım. İsterseniz ad, soyad ve memleketinizi de ilave ederim. Sadece başlığa tıklamanız ve alt kısımda beliren ‘yorum’ kısmına bildiğinizi paylaşmanız, yeterlidir.

Antik Sümer tabletlerinden – Madem biliyorsun, niye öğretmiyorsun? Ömrünü boşa geçirmişsin, niye yarar – Muazzez İlmiye ÇIĞ

Topuk Nasırından kurtulmak için : Benim yıllardır uyguladığım bir alışkanlığım var. Zaman zaman ayak topuklarımda nasır oluşurdu. Son 10 senedir bu sıkıntım kalmadı. Nasıl?

Eczaneden  pet veya şişe içerisinde Saf Alkol alınız. Banyoda iken veya sıcak su dolu leğen içerisinde ayaklarınızı yumuşatıp, ponza taşını topuğunuza sürterek nasırlarınızı temizleyip, ayağınızı kurulayınız. Saf alkole batırılmış pamuk ile, parmak araları dahil ayak tabanınızın her yerini siliniz. Başlangıçta her banyo sonunda, zaman geçtikçe arada bir yapınız. Veya, vicks türü merhemleri ayak tabanınızın her yerine sürüp, çorabınızı giyiniz.  10.2013

Gripal Enfeksiyon :  Kış aylarında en büyük rahatsızlık duyduğumuz hastalık grip, nezle, soğuk algınlığı vb… hastalıklar olduğunu biliriz. Gripal Enfeksiyon için kuru soğan. basit tedavisi: Orta boy kuru soğanı doğrayıp bir tabağa koyunuz. Üzerine (en az) 3 yemek kaşığı bal döküp bekletiniz. Zaman içerisinde soğan suyunun tabak içerisinde bal ile karışık çıktığını görürsünüz. Bu suyu çocuklar bir tatlı kaşığı, büyükler ise bir çorba kaşığı aç – tok içmeli. 11.2013 Kanal 34 –  Dr. Mustafa Eraslan

Müzik dinleme-nin- k; Yüksek Tansiyon ve Kalp atış hızı ile stresi azaltmada etkin olduğu kabul edilmiş.11.2013

Nefes darlığı / Astım için: (Bir bilgi için internet üzerinden Çince olarak yaptığım araştırma anında, sizlerle paylaşmak istediğim bu bilgiyi görmüş ve not etmiştim.) 500 gr  taze TERE, 300 gr SU, 300 gr BAL. Tere ve suyu 3 – 5 dakika kaynatınız. Sıcak suyun derecesi parmağınızı yakmayacak ısıya  düştüğünde süzüp,  balı dökün ve  karıştırınız. Nefes darlığı ataklarında  4 defa birer bardak içiniz. Tercih sizin. Bir ara dilime, parmak ucu bulaşığı kadar katran sürüp yatmıştım. Gördüm ki, ciğerime daha fazla hava çektim. Sanki ciğerim iki kat büyüdü. Aynı şekilde, faranjit için kullama bilirsiniz. w.herbs-info.com/herbs-for-asthma.html -Astım için tercüme ettirin

Faranjit:  Konusunda şikayetleriniz var ise, özellikle sabahları tükürüğünüz de  kan var ise, bunun nedeni, horlamanız ve/veya reflü olur – olabilir. Farenjit rahatsızlığınızı, horlamanız ve reflü artırmakta ve kanamaya neden olmaktadır.

Sıcak su buharı da, faranjite iyi gelir. İlaveten; faranjitiniz var ise geceleri yatmadan önce ağzınıza alacağınız bir tatlı kaşığı miktarındaki zeytin yağını, ağzınızda gargara yaparak içiniz. Faydasını göreceksiniz. Eskilerin bildiği cipcik, hakiki damla sakızını çiğnemek, geniz bölgesinin kuvvetlenmesine neden olacaktır. Bu bilgileri, kendim yaşadığım için yazıyorum. İlaveten,  propolisin, boğaz ve faranjit rahatsızlıklarında faydalı olduğunu bazı sitelerde okudum.  09.2020

Uykusuzluk için : Gece gündüz yattığınız zaman, uyumakta zorlanıyor iseniz; Kafatasınızın arkasında bulunan ve omuriliğin kafatasınıza girdiği yerde ki ters V şeklindeki boşluk yeri ile, boynunuzun yanlarında ki kalın sinirleri parmaklarınız ile ovcalar iseniz, uyumanıza yardımcı olacaktır. 04.2014

Gece idrara çıkmak : Özellikle prostat rahatsızlığı olan kişiler, gece idrar için kalkmak gibi bir sorununuz var ve şeker rahatsızlığınız yok ise, bir bardak suya karıştırılmış bal şerbeti içiniz. Yine tıpbi bir makalede, atılan bir aspirin hapının PSA düzeyini düşürdüğünü okudum.01.2015/2019

Ayaklarda çıkıntı için: Çoğu insanın ayak baş parmaklarının yan kısmında (acayip) bir çıkıntı oluyor. Dar ayakkabı giymeyiniz. Çünkü dar ayakkabı ayak baş parmağını, öbür parmaklara doğru eğdiğinden, zorlama neticesinde ayak tarak kemikleri hizası bozuluyor ve istenmedik çıkıntı oluşuyor. Tavsiyem, ayak baş parmağınız ile yanındaki parmak arasına çorap içinde ve 3 – 5 mm genişliğinde (mesela bükülmüş peçete kağıdı) koymanız, bu rahatsızlığınızın ilerlemesini engelleyecektir. Deneyin. 01.2017

Burun tıkanıklığı için : Burun delikleriniiz biri veya ikisinde nefes almakta zorlanıyor iseniz; Eczanelerden cilt nemlendirici krem  -merhem değil- krem alıp, burun uç kısımlarına azar sürünüz. Nefes almanız kolaylaşacaktır. Aynı şekilde, katranın tıkalı burnumu açtığını biliyorum. Ayrıca, avuç içi bilek bölgesinden, elmacık kemikleri üzerine baskı yaparak bir müddet ovalamanız, burun tıkanıklığını geçiriyor. Arada bir, yapınız. 12.2020

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Arının dalak atması.

09.2021 – Arının dalak atmasının nedeni : İki nedenden dolayı olur. A Beyaz renkli, içinde günlük olan dalak ile koloni şunu demek istemektedir. Ben petek istiyorum. B İçinde günlük olmayan kahverengi dalak ise; Kovanda genç arı ben varım, demek istemektedir. Bu durumda, petek verilmez.

İlaveten, koloni zayıf olduğu görülüyor. Son petek örülmüş Ama, üzerinde gezinen arı yok denecek kadar. Öyle iken, dalak atılmış. Bu şekilde iken arının ördüğü dalak nedeni, arazide nektar, polen çok olduğundan, genç arılar örmüşler. Böyle durum, özellikle bahar aylarında olur. Son petekte, göze batan gezen arı olmadan verilen petekteki günlükler, üşür. 09.2021

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Arı bakım zamanı ve kovan değişimi.

kovan nasıl değiştirilir: 09.2021 – Her hangi bir sebepten dolayı, kovan değiştirmeye karar verdiniz. İlk önce yapılacak olan, temiz bir kovanı hazır edin. Yerde değiştirin. Boş kovanı dolu kovanın yerine koyun. Eski kovandaki çıtaları, çıkarttığınız şekilde yeni kovana yerleştirip, örtü ve dış kapağını kapatınız. 25.09.2011

arılara ne zaman kaç günde bir bakım yapılır – Yağmurlu, kapalı, soğuk ve rüzğarlı  havalarda kovan açılmaz. Hangi ayda ve nerede olursanız olun; Arı ve çitaları kontrol etmeniz veya kovanı değiştirmeniz gerekiyor ise! yukarıya yazdığım şartlar haricinde dışarısı kaç derece olursa olsun, şunu iyi bilin ve bilerek yapın. Dışarıda arı uçsun veya uçmasın! Örtü tahtası veya bezini bir köşeden hafifce, çarpmadan, vurmadan aralayıp içine bakın. Arılar, çita üzerinde geziniyor ise; Oyalanmadan arılara bakınız. Bir ucundan arılara baktınız;  kovan içinde arılar üzüm salkımı gibiler ise hiç dokunmayın,  kapatın. Bir tek arı O salkımdan düşer ise, ölmeye mahkumdur. Onun için mecbur kalmadıkca Ara, Oc, Şb, ve Mart ayının ortasından önce kovanı açmayınız. Bu yazdıklarım, soğuk bölgeler içindir. 

Yukarıda yazdığım durumlar dışında; Eski yeni petek veya ilave koymak için (gerekiyorsa her gün), her 3 güne bir kovanları açıp konrol edip, gerekeni yapabilirsiniz. Peteklerin tümünü kontrol etmek için ise, Mart / Haziran sonu arası, en geç her 15 günde bir bakmanız gerekir. Bunun nedeni ise, özellikle oğul /ana memesi kontrolu içindir. 07.2017

Babam Lazoğlu Şükrü Usta.

 images-babam

 09.2021 – Aslında 1923 Gürcüstan Devleti, Batum şehri doğumludur. Ülkemizde, O yılların şartlanılmış ve şartlandırılmış gelişmeleri doğrultusunda doğum yeri ve tarihi,  Hopa – 1925 olarak yazdırılmıştır.

Babası ve büyük babam; Azerbaycan Devleti Şeki ili, İnce Zunut köyüne kayıtlı Yusuf oğlu,  Mecit YUSUFZADE ( 1885 – 1926 ).  Annesi ise, Türkiye Cumhuriyeti Artvin ili Hopa ilçesi Ebuislah köyünden Ayşe …  ( Türkiye 1901 –  Azerbaycan / Bakü 1987 )

Üç yaşına kadar babası Mecit, annesi Ayşe ve ablası Fatma (1922 – 2004) ile beraber Batum’da büyüyen babam, küçük kardeşi Hamdi’nin (22 Mart 1926 – Ağustos 2013 ) doğumundan sonra annesi, o zamanlarda yanına gelmiş olan kız kardeşleri veya  annesine: Hamdi olunca Şükrü ile fazla ilgilenemiyorum. Siz memlekete giderken Şükrü’yü yanınızda götürün, biraz yanınızda kalsın, deyip Hopa’ya gönderir (1926).

Babası dedem Mecit,  Batum ve Artvin çevresinde hatırı sayılır bir esnaf ve işverendir. O günün şartlarında –Deri işleme atölyesi olan dedemin hatırı sayılır maddi gücü  olduğu, ileriki zamanlarda Seydişehire gelen Baba Annem, halam, amcam ve  babamın dayısı ve akrabaları tarafından anlatılmıştır.

Büyük babam Mecit Yusufzade; 1926 yılı içinde maddi durumundan dolayı yanında çalıştırdığı işçileri tarafından öldürülür. Cesedi, iş yeri yakınında ki bir kayanın altında 17 Ağustos 1927 yılında bulunur. B.babam öldürüldüğünde Babaannem, 3 çocuk annesi ve 25 yaşındadır. Babaannem, 1928 yılında tekrar evlenir.

Bu evliliğinden altı çocuğu olur, ama başta kocası olmak üzere hepsi, kendisinden önce ölürler. ( Eşi Hamit, çocukları Kemal, Cemal, Lütfiye, Mehmet, İsmet, Semaye).  Halam Fatma ve amcam Hamdi 1932 – 1938 yılları içerisinde yetimhanede kalırlar. Halam 1944 yılında Savcı olmuş, Amcam ise askeri bandoya girmiştir.

1928 yılına kadar Batum ve Artvin de olan insanlar, komşuya gider gibi bu yerlere karşılıklı gidip gelirlerken, bu tarihten sonra bir gece yarısı Türkiye ve S.S.C.B. arasında imzalanmış olan sınırların kabul ve kapatılması  antlaşması  gereği, karşılıklı geçme yasağı konur ve sınırlar kapatılır. Bu sınır ise,  o zaman ki Sarp köyü ve günümüzde ki sınır kapısıdır. O anda Türkiye’de olan babam ailesinden ayrı düşer. Anne – baba ve iki kardeşide, Batum’da kalır.  Öyle ki bu köyün orta kısmında bulunan dere yatağı, iki ülke sınırı olup, köyü ikiye bölmüş.  🙁

Türkiye’de 3 yaşından itibaren akrabalarının,  özellikle  9 kız kardeşin tek erkek kardeşleri olan ‘Onbaşı’  lakaplı dayısı Ömer Albayrak himayesinde olan babam, dayısının soyadını -vermişler- alarak yaşamaya başlar. Geçmişi hakkında pek fazla konuşmayan babam, zaman zaman bazı anılarını annemize ve bizlere anlatır idi. Ayrıca babamın ana lisanı, Lazca idi.

Bazen yemek sofrasından – Sen yemeyeceksin, diye  kaldırılıp, ıslattığı yatak ve dayak korkusundan dolayı erkenden kaçan, ağaçlardan düşüp karda delik açan portakalları buradan alıp yediğini anlatırdı.  🙁

1930′lu yılların şartlarında ilk öğretim 3 yıl imiş. Okuma ve yazmaya aşırı ilgisi olan babam, akranları okula giderken  okula gidememiş. Azmi sayesinde, arkadaşlarının yanında onların kağıt ve kalemleri ile okuma – yazmayı öğrenmiş. Hatta öyle ki,  bir süre sonra okulda okumadığı halde, okula  giden arkadaşları ile imtihana sokulmuş ve  imtihanı kazanmış.

Gençlik çağlarında Zonguldak’ta iş yerleri olan teyzesinin oğlunun yanına giderek, tamir – bakım – imalat üzerinde çalışıp, meslek sahibi olmuş. Askerliğine kadar Zonguldak Maden ocaklarında tamirci olarak çalışmış. Bu iş yerlerinde zaman zaman işçi  sağlığı açısından işçilere iğne yapılırmış. Babam, iğneden korktuğu içinde hep kaçarmış. ( Babam, bana 31 sene babalık yapmıştır. Babamın, son ölümcül hastalığına kadar, hastahane veya doktora gittiğini bilmem ve duymadım.)

Erkek milletinin en büyük anısı, ‘askerlik yıllarıdır’. Özellikle bizlere anlattığı anıları askerlik yıllarına ait. Askerliğine;  İstanbul – Selimiye Kışlasında  başlamış. Sanatkar  olması nedeni ile ordunun tamir – bakımına alınır. Becerikliliği fark edilince, komutanı yanına çağırtıyor. Ve: – Komutanlığa ait olan kasanın anahtarı kayıp oldu, kasayı açabilirmisin? Hemen işe başlıyor ve kasayı açıyor. Sene, 1945 ve sonrası. Dünyada savaş var.

Bir süre sonra, uzun süreli arazi tatbikatı için, askerin bir bölümü ile beraber;  Samandıra tarafına gidiyorlar. Tatbikatın bir gününde, yemekhane çavuşluğu görev sırası kendine veriliyor. Daha öncelerinde bir erat çavuş ile, ufak bir sorunları olmuş. Yemekhane çavuşluğu anında, arası açık olan çavuş, yemekhaneye gelip, herkesden önce yemek istemiş. Babama verilen talimat ise, dış görev haricinde kim olursa osun, yemek verilmeyecek. Haliyle yemeği vermemiş ve  bu çavuş ile münakaşa etmiş.

Ertesi gün bu çavuş, yemekhane sorumlusu oluyor. Galiba, akşam vakti babam nöbete gideceği için, erkenden yemek yemeye, yemekhaneye geliyor. Durumunu izah edip çavuştan yemek istiyor. Çavuş, yemeği ‘gıcıklığına’ vermiyor. Verirdin – vermezdin kavga, dövüşe dönüyor. Araya olaya tanık olan  askerler giriyor. Bu sırada ast subay komutan geliyor. Olayı bilmeyen komutan,  kavgayı çıkartan kişi olarak babamı düşündüğü için, sille – tokat vurmaya  başlıyor. Ona göre ‘çavuş’ u haklı, babam suçlu!

Dayağı yemekte olan babam:  – Komutanım durum şu, desede iyicene kızan komutan, babamı döğmeye devam eder. Dayaktan iyicene bunalan babam, bir şekilde ’kasatura’ yı eline geçiriyor ve komutanının üzerine yürüyor. Bu sefer komutan önde, babam arkasında eğitim karargah çadırlarının  çevresini dönmeye başlıyorlar. Zorla babamı yakalıp, komutanı kurtarıyorlar. Durumu öğrenen komutanı babamdan ‘ ÖZÜR’ dilemiş, ama ne fayda! Urfa / Birecik’e sürgün gidiyor.

Urfa – Birecik’te bulunduğu askeriyenin bütün teknik işlerini yapmak haliyle  babamın görevi. Birliğin işlerini imkanları nispetinde askeriye içinde  yaparken, burada olamayacak işleri de,  Birecik içerisindeki sivillere ait demirci atölyesinde yapmaya başlar. Askerliği süresi içinde, bu işleri yaparken haliyle sivillerle de  irtibat kuruyor, kurmak zorunda.

Bu bölgede adı – sanı duyulan bir ‘AĞA’ nında ufak tefek işlerinide yapar. Ağa, babamdan hoşnut olduğu için kendisine bir öneri yapıyor. – Şükrü, burada kal. Benim traktöre, makinalara bakarsın, kızımıda sana veririm, demiş. Ama nedense babam, teklifi kabul etmeyip;  Konya / Aksaray Obruk bölgesine  çalışmaya geliyor. Sene 1948.

Bu bölgede yine traktör, biçerdöğer  ve diğer makinaların tamir – bakımı ile meşgul olmakta iken; Konya/ Seydişehir – Orta Karaviran‘lı namı değer ” Çakaloğlu Mehmet” isimli bir kişi ile tanış oluyor. Çakaloğlu Mehmet babama:  – Lazoğlu, sermayesi benden, çalıştırması senden. Benimle Orta Karaviran köyüne gelir misin?, diyerek teklifte bulunur.  12.2011

İkinci bölüm :Babam Lazoğlu Şükrü Usta ve Seydişehir.   Mecit Albayrak

 

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Anaya günlük attırmak için.

günlük yok ise ne yapılır: 09.2021 –  Kovanda hepsi var gibi ama, günlük ve kapalısı yok ise;  Elinizde olan veya temin edeceğiniz 300- 500 gr poleni, pudra şekeri ile hafif şekilde ıslatıp karıştırın ve keseceğiniz 10*10 poşet naylonu üzerinde çita üstüne koyunuz. Daha sonra polen bittikce aynı yere poleni -birkaç kez- dökünüz. Polen var ama günlük yinede yok ise, anayı değiştiriniz. Bu işlemi, havalar ılık geçiyor ise; Kış mevsiminde bile soğuk bölgelerde muhakkak uygulayınız, Yüzde yüz, faydasını göreceksiniz. 09.2016

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Kovanda erkek arı durumu.

erkek arı sayısı hakkında: 09.2021-   2017 Apimondia/FAO: Ana arı, kovanın gücüne göre ne kadar erkek arı yapacağına kendisi karar verir. Fazlasını  işçi arı belirler. Tahmini bir sayı vermek gerekir ise; en kuvvetli kovanda 450 adet sayısını geçmez. Erkek arı, 9 günde olgunluya erişir.  Başka analar ile çiftleşmek için, 8 km uzağa giderler. Yalnız sahte ana olduğunda, günlüklerin hepsi erkek arı olur. Bu hale gelen kovan ise, ölü kovandır. Temmuz ayından  itibaren  erkek arı sayısında  azalma  başlar.  Öyleki  işçi  arılar,  petek gözündeki erkek larvaları bile atmaya başlar.  Erkek arı varlığı  sıcak  bölgelerde kasım  ayına kadar bulunabilir. 06.2017

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Arıların kovanı terk etmesi ve ölümleri.

Kovan çökmesi, arıların kovanı terk etmesi: 09.2021 –  Kovan içerisinde balı, poleni olduğu halde, kovanda arının yok olmasıdır. Ama, bunların hiç bir olmadığı haldede, koloni kovanı terk eder. Ama ben şunu iddia ederim. Ananın son günlerinde kovan terki çok oluyor. 2017 Apimondia sunumlarında, Bilim çevresinin Bu konuda kesin ‘sebep şu’ diyemediklerini öğrendim. Nedenleri; Parazitler (arıları kovan içinde rahatsız eden, pis koku yayan bir canlı veya ölüsü vb) [dikkatinizi çekerim, varroa var diye arı kovanı terk etmez, etse bile, üzerinde götürecek], bitki ilaçlarından dolayı kovan önünde ve içinde ölü arılar olur veya hiç arı kalmaya bilir.

Brezilyada 2018 Ara. 2019 Mart ayları içerisinde, bitki böcek ilaçları nedeni ile 500 milyondan çok arı ölümleri olmuş. Hatta face sayfamda Brezilyadaki arı ölümlerini yayınladığımda Portekizli sayfa arkadaşım Adeilson Mendes: Portekizde çiftçiler arıları düşünmeyip, soya fasulyesine bolca ilaç veriyorlar diye yazmıştı),  özellikle petekteki bal ve polende olan kötü kokulu ilaç birikintisi, balın olmayışı, yetişkin arılarda stres (misal: bir babanın -evime ekmek alamıyorum deyip, intihar etmesi gibi. Arılarda kovanda yiyecek yok, hepimiz azaldık, dışarıdan saldırsalar kendimizi koruyamayız iç güdüsü), Aşırı antibiyotik, Mısır şurubu, O bölgede kalmayan bal polen miktarı, Kovanı etkileyen mum güvesi çokluğu (bir zaman bir yerde gördüm. Güve kovanı sarmış içinde koloni yoktu) ve kovanı terk etme alışkanlığı olan soydan gelmeleridir. —-

COLOSS; İsviçre de bal arıları hakkında araştırma ve korunmasını amaçlayan bir kuruluş. Avrupa ve Türkiyede 2017-18 yılı kış mevsiminde %16 oranında arı ölümlerinin olduğu tespit edilmiş.

Arılarda Yaz ve Kış kayıpları ve nedenleri:

  • Ana arının ölümü ve ana arının erkek larvasını az veya hiç atmamış olması,
  • Kovan içinde yeterli yiyeceğin olmayışı ile beslenme bozukluğu, paraźit, virüs, bakteri, arıların nektar ve polene ulaşmasının zor olması koloni çökmesine neden oluyor (unutmayın ki, bölgesine göre kışın bile açan çiçek ve polenler mevcut)
  • Araştırma neticesinde, yoğun meyve ve mısır püskülünden toplanan aşırı miktardaki yağlı polen, kolonilerde çöküşe neden olmakta,
  • Günlük hava değişimleri,
  • Yabani ot ilaçlanması. Bu durumda işçi arılar önce tektek sonra topluca ölmekte. Öyleki, petek üzerinde bal, polen, açık/kapalı günlük olduğu halde, ana yalnız kalıyor. Bu ilaçlama şekli ise, dünyada yaygın olmakta. 26.06.2019

2 ile 4 hafta içerisinde kovanda azar azar arı kaybı oluyor ise, arı kovanı terk ediyor demektir. Hatta peteklerde ana arının günlük atacağı boş gözler olmayıp, bal ve polen çok olduğunda bile, arıların kovanı terk ettiği biliniyor. Baz istasyonlarının arıya etkisi olmadığı görüşü hakim. Koloni, kovanı terk ederken geride ana ve az sayıda genç arı kala bilir. Çita üzerinde bal, polen hatta kapalı yavru bile olur. Veya hepsi gider. Koloni zayıftır yağma olur, zayıf oldukları için gelen arılara saldırmazlar. Yağmacı arılar balı bitirirler, o kovanın arısıda yiyecek kalmadığı için kovanı terk eder. 08.2014

Bu gün Serikte, 01.11.2020 mutlu ve şanslı günüm. Kışa hazırlık olması için, üzerinde arı olmayan ballı petekleri, boş kovana koymuştum. Bir ara baktım, burada dışarıdaki kovanı terk etmeyen birikinti arılar var. Petekleri kontrol ettim, iki çıtada az arı ve anası var. Her nereden geldiler ise! İşte bu koloni, kovanını terk eden arıdır. Hemen bir ana kutusunu hazırlayıp şerbet verdim ve aynı kovan içinde bıraktım. Ki, 3. Gün yeni yerine koyacağım.

Osmanlılar zamanında Seydişehir de arı kovan sayısı ve vergisi.

09.2021 – Osmanlı devrinde Seydişehir’in  bilinen kuruluş tarihini inceleyen  bir araştırma yazısı  kitabı içindeki;  Arı ve arıcılık konusunu aktarıyorum.  SEYDİŞEHİR, Fiziki ve Sosyoekonomik Yapı  (1305 – 1920)  Dr. Ayşe DEĞERLİ –

Seydişehir ve bağlı köylerinde arı kovanları ve kovan başı alınan vergilerin, kayıt edilmiş yıllara göre dağılımı:

1502 yılı – 8696 kovan;  1522 yılı – 7256 kovan;  1584 yılı – 10437 adet kovan. Osmanlı Devleti, kovan başı iki (2) akçe vergi alıyormuş.

1845 yılı Osmanlı Devleti Konya – Seydişehir merkez bölgesine ait  Vergi Kayıt Defterlerinde bulunan bilgilere göre ise, kovan başı on (10) kuruş vergi alınmış. Kayıtlı kovan sayısı ve bulunduğu mahalleye göre ise:

Sofhane Mahallesi (Mh) 14,  Camii Cedid Mh. 57;  Ulu Kapı Mh. 1,  H. Seyit Ali Mh. 17,  Alaylar Mh. 30,  Debbağhane Mh. 23,  Kiçi Kapı Mh.12,  Değirmenci Mh. 56,  Kızılcalar Mh. 60,  Camii Kebir Mh. 9 adet olmak üzere toplam 279 tane kovan varmış.  05.2014

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Ana arının günlük atması.

Ana arının ilk günlük atması yumurtlaması. 09.2021 –  Memeden yeni çıkmış bir ana arının yumurtlaması için 8 veya 12 gün geçmesi gerekiyor.  Memeden çıkan ana arının İlk 5 gün; Kovan içini, koloniyi, petekleri gezmek, tanımak, kendini feromen kokusu ile tanıtıp, kabul ettirip; kovan dışı çevreyi tanıma uçuşunu yapar. Şartlar müsait ise! aynı gün çiftleşme uçuşuna gider. Olmaz ise, tekrar kovanına girer ve ertesi gün çiftleşme uçuşuna başlar. Ana arı, cüssesine bağlı olarak 7 ile 12 erkek arı ile 30 dak. içinde bir öğle vakti (öyle anlatıldığı gibi 3-5-8 km uzaklarda değil kovanın 3-500 mt içinde. Ancak, yakınında erkek arı yoksa, o zaman bulduğu yere doğru uçar) çiftleşip, arkasında erkek arının organı ile döner. (Ana arının arkasındaki erkek organını gördüm) Döndükten 3-5 gün sonrası günlük atımına başlar. Çiftleşme sonrası geçen süre içerisinde, vücudundaki yumurtaların olgunlaşma ve günlük atılacak gözlerin temizlenmesi, ham çitanın örülmesi gibi işlerin olması gerekiyor. Hazır ana için bile 5 gün gerekiyor. Acele etmeyin. 08.2017