YANARDAĞLAR VE JEOTERMAL ENERJİ.

Burada belirttiğim bilgiler genelde; livescience.com ve Nasa kaynaklıdır.

06.2023 – Dünya yüzeyinin çekirdeğinde var olan Mağma; mantosunun Devamlı azalan/ çoğalan hareketliliğe sahip. Bir taraftan sert katman erirken, çoğalan eriyik madde, yüksek basınç ile dünya yüzeyine doğru hareket ediyor ve yanardağı meydana getiriyor. (Örnek: Aynen bir balonu aşırı şişirdiğimizde ya patlar veya hatalı üretim durumu var ise! Balonun dışında ’emzik’ oluşması gibi) Veya eski dağ içinden dışarıya akıyor.

Depremlere neden olan nedir? Dünyamızın merkezinde daima var olan, azalması/ çoğalması nedeni ilede hareketli olan Mağma, depremin oluşmasına neden olmaktadır. Mağma, iki ayrı yerde çıkıyor. 1. Dünyamızı saran TÜM deniz ve okyanusların su tabanında, su altı/toprak üstüne çıkıyor. Depremlere neden olan bu çıkış şeklidir.

Deprem nasıl meydana geliyor? Kıtaların, göremediğimiz deniz dibinde var olan karaların birleşim Dünyada ve Türkiyede Deprem yazımda açıkladığım fincan altı tabağı benzetim şeklimdeki gibi) yerlerinde ‘birbirine temas ettiği çizgilerden’!! su içine çıkan mağma!! Tektonik plakaları deniz dibinde birbirinden ayrıştırırken, -ayak bastığımız, ve deniz dibi karasal toprağına göre daha ağır olan yaşadığımız karasal kıtanın altına doğru itmektedir. yrışan tektonik plakanın aynı zamanda uzaklaşan daha hafif tabakanın ileriye gitmesine neden oluyor. Böylece hafif tabakayı ağır tabakanın altına girmesine neden oluyor. ( Pasifik deniz tabanı Asya ve Amerika kıta toprağına göre hafif) Bölyece geride oluşan boşluk ve mağmanın burası doldurması – ileriye giden katmandan dolayı yaşadığımız toprak, birbirinden ayrışmakta, yeryüzünde herşeyin sallanmasına, yıkılmasına neden olmaktadır. Bu neden! MAĞMA’NIN KENDİSİDİR.

Magmanın 2. çıkış şekli ise; Yeryüzüne çıkmış hali olan Yanardağlardır. Lavın 1. Çıkış şekli, yeryüzünde direkt insan hayatına kast ederken! 2. Çıkış şeklinde ise, bazen ölümlere neden olmaktadır.

Yanardağlar bizim sıgortamızdır. Evet yanardağlar bizim sıgortamızdır. İlla O bölgede insan ölümlerinin olacağı manasına gelmez. Patlayan ve lav akıntısı olan yanardağlar! Yangına ve diğer felaketlere neden olsada, deprem nedenli ölümlere karşı bizlerin hayat sigortasıdır. Örnek: Yanardağlar; Banyo kazanlarının patlamasını önleyen otomatik basınç tahliye fiskiyesi gibi, güvenliğimizi sağlar. Veya düdüklü tencere misali.

Yeryüzünde daimi etkin olan yanardağlar: Dünyada en etkin yanardağlar, Deniz dibi dağ bölgelerinde ve Pasifik denizini çevreleyen Alaska, Kamçatka, Pasifik denizi ada ülkelerinde çoğunluktadır. Daimi lav akıtan yanardağlar ise; Havai Takım adaları; İzlanda, Sicilya Adaları ile Kamçakta Yarım Adası, diğer yanardağlara nazaran daha fazlası ile daimi lav akıtan yanardaglara sahiptir. Kraterinde devamlı lav olup magmadan gelen basınç ile arada bir patlayan yanardağlar ise Kanarya, Filipinler, Endenozya ile ve hatta Antarktika Güney Kutbunda bulunan yanardağların kraterinde lav olduğu bilinmektedir. Nadiren okyanus içinden su yüzeyine çıkıp, deniz yüzeyinde bir anda kül gaz ve lav püskürtüp koni çevresinde ada oluşturan yanardağların oluştuğu biliniyor.

1963 yılında İzlandanın 35 km açıklarında oluşan lav Adası, dört yıl sonra kayboldu. 2022 yılında büyük okyanusta oluşan Tonga yanardağının ilk püskürttüğü kül katmanı 57 km yukarıya yükselirken; İlk patlama anında oluşan tsunami dalgasının, 30 katlı bir gökdelen boyutunda olduğu belirtilmiştir. Daha sonra geçen zaman içinde oluşan hem lav konisi hem adacık, yok oldu.

Uzaydan alınan geliştirilmiş radar sonuçlarına göre; Okyanusların tabanında 19.000 tane volkan dağları tespit edilmiş.

Yanardağların dünyamıza verdiği zarar ve faydaları; Akan lavlar, yeryüzü şekillerini değiştirdiği gibi, çevresinde olan her türlü yaşam ve orman alanlarını yıkmakta ve yakmaktadır. Bu tür zararlar genelde maddesel kayıplardır. Esas ölümcül olan Yanardağ ifrazı ise! Kül ve gazdır. İnsanın nefes almasını önler; Bitkileri kurutur. Diğer taraftan! Araziyi kaplayan kül tozlarının, eski toprak üzerinde, gübresel bir etki yaptığı, eskiye nazaran daha kuvvetli bitki üremesine katkı sağladığı belirtilmektedir. Denize akan lav’ın tuzlu suya teması sonrası oluşan zehirli gazlarında, yakın çevresinde olan canlıların ölümüne neden olduğu belirtiliyor.

Dünyada Jeotermal Enerji

Jeotermal ısı; Yer Isısı anlamındadır. Jeotermal Enerjiyi elde etmek için, deprem bölgesinin olması gerekmez. Bir bölgede sıcak suyun çıkıyor olması; İlla o bölgenin deprem bölgesi olduğunuda göstermez.

Sadece yanardağ ile lav havuzlarının olması; O bölgede sıcak suların çok çıkmasına bir etkendir. Sıcak su istenirse! Himalaya dağının tepesinden; Güney Kutup noktası dahil her yerde, Artezyen Sondajlar  sayesinde çıkartılır. 08.2020

Bütün deniz ve okyanus tabanlarında   bulunan jeotermal kaynakların,  dünyada bilinenlerden çok daha fazla olduğu, bilim adamlarınca vurgulanmaktadır. Nasa,  2017 yılı itibarı ile, Güney kutup bölgesinde  faal/faal olmayan 91 adet yanardağın mevcut olduğunu belirtip; Bu yanardağların Konisi içinde lav, çevresinde sıcak su akıntılarının bulunduğunu; çıkan sıcak sulara gezi amaçlı gelen turistlerin, girdiğini yazmaktadır.

Mesela, Büyük Sahra çölünün 1500 mt altına inilirse 65 C’ ve üstü sıcak su çıkacağı ve vahalarda şuan olan bazı bölgelerdeki ılık /sıcak  suyun mağma/lav havuzuna yakın bölgelerden geldiği vurgulamaktadır.  (BBC)

Jeotermal ısı – Buhar enerjisi; 1827 yılında İtalyada 1850 li yıllardan itibarende Avrupada başlayan sanayi devrimi ile kullanılmaya başlanılmış.

Buzlar Ülkesi  İzlanda  Adası; aynı zamanda lavlardan oluşmuş etkin volkanların olduğu bir adadır. Üstü buz dağı, altı fırın olan kendine has yanardağları ve ısısı ile apayrı  jeotermal bir bölgedir. Hatta, evlerde ısıtılma amacı dışında, yollarda buzlanmanın önüne geçilmesi için bazı kara yolları, yol altından sıcak su ile ısıtılmaktadır. Kaynak: BBC 

2022 yılı itibari ile Dünyada en fazla jeotermal enerji kullanan – üreten ülkeler; 1. ABD 2. Endonezya, 3. Filipinler, 4.Türkiye (Avrupada 1. Ve 1.692 MW elektrik üretiyor), Yeni Zelenda, Meksika, Kenya, İtalya, İzlanda, Japonya ilk 10 ülkedir. Doğu Afrika Burnu denilen Rift vadisinde bulunan Kenya’nın, ihtiyacı olan enerji üretimini 2040 yılına kadar ihtiyacının yarısını buradan karşılayacak çalışma yaptığı belirtiliyor.

TÜRKİYE DE  JEOTERMAL ENERJİ

Türkiye de ilk jeotermal sondaja 1960 yılında Ege  bölgesinde başlanılmış. 1968 yılında Denizli – Kızıldere ile İzmir – Balçova ve Seferihisar da uygun derecede sıcak suya rastlanılmış. Özellikle Ege Bölgesinde bulunan jeotermal kaynakların ısı derecesi 130 ile 232’C  arasındadır. Elektrik üretimi için en az 120 C’ ısı gerekmektedir.

2022 yılı itibari ile Türkiyenin sahip olduğu jeotermal bölge ve santral toplam, 32 adet. 20 tanesi Aydın; 5 tanesi Denizli; 5 tanesi Manisa ve 2 tanesi Çanakkale, İzmir ve Afyonkarahisar illeri içindedir.

 İzmir – Aliağa ilçesinde deniz suyu ile devamlı karışan ve kendiliğinden çıkan bir jeotermal su kaynağını gördüm. 02.2016

Ağrı’nın 1925 mt yükseltisindeki Diyadin ilçesinde; 70’C ye varan jeotermal su kaynakları mevcuttur. Diyadin’de bir çok evlerin ve seraların ısıtılması termal sıcak su ile yapılmaktadır. Özellikle bu uygulamalar,  Ege Bölgemizi kapsamakta olup 2 milyon metre kareye yakın seralarda, sıcak su kullanılmaktadır. Ülkemizde, sıcaklığı 40’C  ve üstünde olan jeotermal saha sayısı, 1500  den fazladır.  Aralık 2010  Mecit ALBAYRAK

 

Bir yanıt yazın