Önce Türk müyüz Yoksa Müslüman mı Meluncanlar ve Kalu Bela nedir?

08.2022 – Önce; Müslüman kime denir! Buna açıklık getirelim. Cenabı Allah  Kuranında  -Allahın varlığına ve birliğine,  Hz Muhammet ve öncesi tüm peygamberlere ilk  inanan tüm kişilere Müslüman demektedir.  Mesela Firavunun sihirbazları, Müslüman olduk, dedikleri için, Firavun tarafından öldürtüldüler.  Şuara suresi 47/52. ayetlerinde belirtildiği gibi sihirbazlar kendileri için; – … inanların ilki’yiz, .. demektedirler.

İslam ise, tüm insanlara hitap etmekle beraber, Hz Muhammed SAS’mı peygamber olarak kabul eden kişilere has bir iman şeklidir. Kuranın anlamını bilmeden sadece Arapça sını hatmetmeniz size bir sevap kazandırır iken, anlamını bilerek İslamı yaşarsanız; yemin etsem yeminime haram gelemez ve ALLAHIN İZNİ İLE 9 SEVAP KAZANIRSINIZ. Bunun içinde Kuranı, TÜRKÇE OKUYUNUZ.

Çünkü Allah’ın ilk emri ‘oku’. Ama sadece papağan gibi Arapçasını değil, anlamını bilmek için, Türkçesini de okuyup öğüt almanız emredilmektedir. Öğüt, insanların anladığı dil ile olursa anlaşılır. Ben dilimi Türkçe olarak seçmedim. Cenabı Allah bana bu şekilde lütfetti. Dünyada dilleri ayıran C. Allahtır. —-

Bir anketör evimize gelmiş ve kapıdan o gün için üniversitede okuyan kızım ile yeğenime sorular soruyor, cevapları işaretliyordu. Böyle bir anı kaçırmak istemezdim ama üniversitede okuyan iki genci, bu durum ile baş başa bırakmak istedim.

Neden sonra gençlere,  soruların ne olduğunu sordum. Bir kaç soru ve verdikleri cevapları onaylamam dan sonra kızım Ayşegül:

– Baba, bize – ” Biz önce Müslüman mıyız  yoksa   Türk müyüz ?”, diye sordu. Peki ne dedin?

– Önce Müslümanız, dedim. Yeğenime dönerek; Sence diye sorduğumda, o da Müslümanız, diye cevap verince, daha önceden bilgi sahibi olduğum Meluncanlar aklıma geldi. Ve başladım bu olayı aktarmaya.

ABD’ nin Atlas Okyanusuna bakan Virginia ( Virjinya) Eyaletinin Apalaş Dağları bölgesinde yaşayan bir Amerikalı, hastalanıyor. Nereye gitti ise hastalığına teşhis konulamıyor.  Kendisine verilen bir bilgi doğrultusunda, başka bir üniversite hastahanesine başvuruyor. Yapılan tetkikler sonucunda bu kişideki hastalığın Akdeniz anemisi humması teşhisi konuluyor. Bu andan itibaren doktor ve hastada şüpheler uyanmaya başlıyor.

Çünkü bu hastalık; Akdeniz bölgesi etrafında yaşayan tüm ülke ve insanlarında görülen bir tür, kan hastalığıdır. Araştırmaları neticesinde Atalarının Akdeniz havzası ülkelerinden Türk! olduğu  bulgusuna erişirler. Bazı gelenek ve göreneklerinin; Türklerin gelenek ve görenekleri ile ortak olduğunu fark  ederler. Ayrıca bu iddialarının gerçekliğini, bilimsel olarak kanıtlama yoluna giderler. Yapılan araştırma neticesinde kendi genlerine  en yakın Türklerin geni olduğunu öğrenirler. Böylece asıllarının Türk olduğu bulgusu, kesinlik kazanır. Öyle ise Türkler oraya nasıl gittiler! dersek!

-tarihi gerçek, alıntı- Yaklaşık 1580 – 1620 yılları arasında Portekiz, İspanyol ve İngilizlere esir düşüp, bu ülkelere ait savaş ve ticaret gemilerinde esir – forsa olarak bulunan Arap / Osmanlı Türklerinin bir bölümü, bir vesile ile yeni kıta Amerika’nın Virginya eyalet topraklarına mecburen veya kendi istekleri ile ayak basmışlar.

Meluncanlar ismi nereden geliyor? Abd’ye ayak basan ilk Müslümanların, kılık kıyafet ve inanç şekillerinin Avrupalı göçmenlere göre olan farklılıklarından dolayı, bu kişilere kötü manasında, ‘Mel’un’ benzetmesi yapılmış. Zamanla mel’un tabiri bir topluluk adı olarak kalmış.

Yazımızın konusu; Önce Müslüman’mıyız yoksa Türk’mü ? sorusu doğrultusunda Kızıma ve yeğenim Şükrü’ye bu gelişmeleri aktardıktan sonra, şu noktayı vurguladım.

Sonuç olarak biz; Önce Türk ve Sonra Müslümanız, dememden sonra yeğenim Şükrü :

– Amca, anlattıkların ‘ cuk ‘ oturdu, ifadesini kullandı.

Burada ister istemez insanın aklına “KALU BELA”  görüşü gelebilir. Kalu bela’dan kasıt: Cenabı Allah; İsrafil A.S.ma,  -Kıyametin ‘an’ öncesi, Sur’a üflemesini emredeceği ana kadar yaratacağı bütün insanlara A’raf suresi 172. ayetinde;

– Hani Rabbin; Adem oğullarının bellerinden zürriyetlerini alıp onları kendi nefislerini, kendi benliklerine şahit tutarak şunu sormuştu:

-‘Ben Rabbiniz değilmiyim? diye soruyor.  Dikkat ediniz! Sizi Müslüman olarak yarattım, demiyor.

Ana rahmindeki canlı; ‘Evet Rabbimizsiniz‘ demişlerdi. C. Allah; Kıyamet günü ‘Biz bunlardan habersizdik!’ demeyesiniz, diye sormakta ve söylemektedir.

C. Allahın  Araf suresinin 172. ayetinde belirttiği – Adem oğullarının bellerinden aldığı zürriyetlerini; İlk insan Adem as’mın belinden ulvi bir şekilde alınmış diye yorumlamayın. 1- Ali imran suresi 6 ve 2- Müminün suresi 14. surede hamile kalma şeklinin anlatıldığı sperm, cenin’den bahsedilerek öce sulu meni /cenin haline getirip ana rahmine yapıştırdıktan neden sonra, ana rahminde ikinci bir şekil verdiğini Cenabı Allah bizlere bildiriyor.

1..Rahimlerde sizlere dilediği şekli veren O’dur. 2.. Sonra onu, bir başka yaratılışta yeniden kurduk.. ayeti devamında C. Allah Cenini; et ve kemik şekline çevirdiği 2. safhada ANA RAHMİNDEKİ bu canlıya- Ben senin Rabbin değilmiyim? diye sormaktadır.

-Bu ayet hakkındaki açıklamaları Ahmet Hamdi Yazır hocamızın – Hak Dini Kuran Dili eserinin 5. bölüm 167. sayfasından itibaren -anladığım  şekli ile- sadeleştirip özetleyerek yazıyorum.

( C. Allah; yaşadığımız şuandan, Adem AS kadar var ettiği -anne baba olma hakkına sahip- kullarının bellerindeki zürriyetlerini alıp 1. safhada sperm/cenin hücre halimizdir.   (2.safha) Hücreye et ve kemik bürünümü yaptıktan sonra, kendi nefsinden ruh ve can verdiği ana rahmindeki bu görüntüye – Ben senin Rabbin değilmiyim? diye sormasının nedenini; Allahın birliğine ve verdiği bütün lütuflarına, yaşadığı an ve ölümünden sonrası bedeni üzerinde her türlü tasarrufun Allah katında olduğunu kabul etmesidir, şeklinde yorumlamaktadır..)

Ana rahminde; İlahi varlığın lütfu olan bizler; O an için iddia, inat, terbiyesizlik, ahlaksızlık, şeytanlık ve Allahı reddetme yetisine sahip olmayan melaike türü bir ruhani varlık olarak Allahın her istek ve emirlerini ‘Bi Hak Üzere’ kabul etmişiz. Öyle bizlere anlatıldığı şekli ile Adem AS var edildiği anda bu olay, olmamıştır.

Kaç yaşında müslüman olunur? Bir çocuk kaç yaşında akilbali olur?

1960 yıllarında eski Diyanet İşleri Bşk Ömer Nasuhi Bilmen‘e ait 1970 basımı bir kitapçıkta;
Bir çocuk 14 yaşında akilbali olur ve hangi dine geçeceğine (anne babası değil) kendisi karar verir, diyor.

Yazır hocamız; Ana rahminde C. Allahın emir ve isteklerini kabul eden kemikli et parçasının doğumdan sonra akilbali/büluğ çağına girmesi ile!!, Allaha karşı vermiş olduğu Allahın varlığı ve birliğini, lütuf ve rahmet sahibi olduğu taahhüdü ile, sözünün yerine getirilmesine, Müslüman olma devresi diye adlandırmaktadır.

Dikkat ediniz; Ahmet Hamdi Yazır ve Ömer Nasuhi Bilmen; Akilbali, diyor. Ana karnını kast etmiyor. İki etkili ve yetkili din alimi ve diyanet işleri bşk. göre; Bir Çocuk akil bali olunca kendi dinini seçme hakkına sahiptir.

Bu ayet üzerinde ise bazı müfessirler; Fussilet 41/11 ayetini örnek göstererek; ana rahmindeki kemikli et parçasına o anda akıl, mizan, yetenek … verildiği için bu andan itibaren Müslüman olmuş/olduk demişliğinin sayılması gerektiğini yorumlamaktadırlar. Yazır hoca bu görüşe katılmadığını aynı kitapta, bazı dini ve ilmi terimler üzerinden açıklamaktadır.

Bu bilgi ve iddia doğrultusunda olan kişilere, ben (mecit) şunu sorarım! Sabı / Sabi kime denir? Hangi manaya gelir?

Hadid Suresi 8. ayetinde C. Allah;  – Hz Muhammet sizi -müşrikleri- Allaha iman etmeniz için çağırdığı halde iman etmediniz. Halbuki ezelde (ana rahminizde iken) sizlerden kendisine inanacağınızı belirten sözü almış ve bu sözünüzü İnkar etmeyesiniz, inkar ettiğinizde size göstermek için  katında bulunan ilahi deftere yazmıştım, demektedir.

Bu tasdik ve anlatım şeklinden dolayı doğan her insanın ruhunun, Müslüman olarak doğduğu kararı çıkmaz – çıkamaz. Cenabı Allah ben sizi Türk olarak yarattım demiyor ama; ‘Müslüman ‘ olarak yarattım’da, demiyor. Sizi ben yaratmadım mı? diye soruyor.

Istanbul, Sultan Ahmet Camisi şadırvanlığında, cami derneğinin  Türkçe ve İngilizce yazdırıp astığı peygamberler tarihi ve Kuranı Kerimden alınmış bazı ayetlerin, üstteki yazım ile alakalı olan açıklamaları, bir belge özelliğinde sergilemişler.

Dikkat ederseniz, bütün peygamberler için S.A.V. ifadesi var.  Hz İbrahim için, Tek Allaha inanan Müslüman ifadesi var. (Müslüman ve Müslümanlık sadece Hz Muhammed ve inananlarına ait ise! Hz İbrahim, Hz Muhammedi görmedenmi inanmıştı?) Yahudilik ve Hristiyanlıkta da, Tek Allah emri var. Ayrıca, Hz İsa’ya inanan havarileri için ayeti kerimede, ‘Müslüman’ vurgusu var.  Ocak 2014     Mecit  ALBAYRAK