Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular.

Akdeniz Bölgesinde Pürem ve Keçi Boynuzu Balı Üretimi.

12181020142224 - Çiçekli pürem (5)

Pürem balı,  eylül /ekim ayında bitkinin nektarından oluştuğu için bu ad ile anılmaktadır. Pürem balı nasıldır?  Kırmızı – kahverengi karışımı bir görüntüsü ve  kendine has hafif ekşimsi, insana ferahlık veren kokulu bir tadı var. İlk zamanlarda pürem kokusu belirgin olur. Resimdeki  bal kavanozlarından öndekiler pürem, keçi boynuzu, sünemit balı, arkadaki çiçek balıdır. Öndeki pürem balları  kristalize olmaya başlamış. Pürem balının kristalize hali, diğer bitkilerin kristalize halinden, farklı oluyor. Sanki havada uçuşan bir tüy gibi. Eski arıcı arkadaşlar: Pürem balı 7 (yedi) derde deva, 7(yedi) derdi azdırır derler.

2011 Eylül ayında, Seydişehir deki  gezgin arıcılık  yapan arkadaşlar Manavgat’a yağan yağmur haberinden sonra  kovanlarını toplayıp, genelde daha önceden bildikleri noktalara akın ettiler. Yağmurların yağması  ile yapılan kovan nakli pürem nektarı içindir. Yalnız, Antalya bölgesinde olduğu bilinen ve toprak altında, duvar deliklerinde yaşayan, boyları en az 3.5 cm olan Kızıl arılar, İç Anadolu bölgemizde yaşayan küçük sarı arılardan daha tehlikelidir. Çünkü:

İç Anadolu bölgesinde yaşayan sarıca arılar, genelde kendine saldırılmadığı müddetçe sadece kovan içerisindeki balı yerler. Ak Deniz bölgesindeki kızıl arılar ise, bal arılarına saldırırlar. Bal eksilirse, bir şekilde bal tedarik edilir. Ama arı giderse, kötü olur. Tavsiyem, Antalya bölgesine kovanları götüreceğiniz de, yanınıza sinek öldürücü -fısfıs tüpler ile toz veya sıvı DDT  alınız. Bu ilaçları sıkmak içinde yanınızda fıs fıs püskürtme işlemi yapan plastik tabanca kutuları bulundurunuz.

Gelelim püremin bulunduğu bölge ve pürem balı üretiminin ne olduğuna : Pürem bitkisi, bir nebze çalı şekline benzer.  Seydişehir üzerinden  Manavgat yönüne doğru gidişte, Gündoğdu ilçe yol ayırımını tahminen 5 km geçildikten sonra, yol kenarındaki tepe ve dağ üzerinde görülmeye başlanır. Yalnız bu bitki, Ak Deniz bölgesinin her noktasında görülmüyor.

Gördüğüm ve soruşturduğum üzere 2010 yılındaki pürem balı hasadı, Seydişehir deki arıcı arkadaşları oldukca memnun etmişti. 2011 yılı  Ekim ve Kasım aylarında yapılan hasattan pek memnun olanını görmedim ve duymadım. Peki geçen sene bal hasadı iyi iken,  bu sene neden olmamıştı? Bütün mesele, meteorolojik koşullara dayanıyor.

2013 Kasım itibari ile Manavgat ta yetişen pürem bitkilerinin çiçekleri tam açmadı. Yinede ekim aralık arası polen için sünemit, pürem  ve keçi boynuzu bal hasadı ekim/kasım arası güzel oldu. 11 kovanımdan az- çok 24 çita aldım ve strafor ile sıkıştırıp şerbetledim.  31 Aralık 2013 Salı günü tekrar kontrola gittim. Bir kovanımın anası ölmüş. Kalan arıları dışarıya silkeledim. Bu arıların üzerinde ana kokusu olmadığı için, diğer kovanlara sorunsuz girerler. Diğer kovanlardan birer çita  çektim. Alt hava giriş ile üst çıkış yarıklarını biraz daralttım. Bazı kovanlarda hala alınacak  nektarlı çitalar vardı, Almadım. Çita aralarına ilaçlı karton  ve örtü tahtası üzerine -her ihtimale karşı- sorma şeker koyup, kapattım.

Ak Deniz bölgesine Sonbahar ve Kış mevsiminde, denize bakan taraftan bu bölgeye yağış ve sıcaklık gelse de, yükseklere yağan karın soğukları,  poyrazdan güneye doğru esen  soğuk rüzğarlar vasıtası ile,  bu    bölgeye inmektedir. Bu soğuklar, bitkinin tam açmasını veya nektarını oluşturmasını engelliyor veya oluşumu geciktiriyor.

Az yağan yağmur, bitkiyi besleyemediği gibi çok yağan yağmur da, nektarı akıtıyor ve tarlacının araziye gitmesini engelliyor. Hatırlarsanız 2011 yılı Antalya bölgesinde, bol yağış oldu. 12.2011

Pürem bitkisi, her nedense aynı iklim bölgesinde olmasına rağmen,  Serik bölgesinin sadece dağlık bölgelerinde yetişmekte. Serike bir gidişimde, Manavgat yolu üzerinde olan pürem bitkisinden köklü söküp, evimin olduğu bölgeye Allahın izni ile, ekeceğim. 14.02.2022

Arı hastalıklarının önlenmesinde alınacak basit tedbirler.

Arılarınızda her hangi bir hastalık oluşur ise, bahaneyi başkalarında aramadan önce; Nerede hata yaptım! diye biraz düşününüz! Ve gelelim arı hastalıklarına karşı yapa bileceğimiz basit uygulama ve önlemler. Aşağıda belirttiğim arı hastalıkları ve tedavisi, tecrübem ve bilimsel açıklamalar doğrultusundadır.

01.2022 – En basit arı hastalığı ‘Kireç Hastalığı‘ dır. Bu hastalık özellikle, petek gözlerinde olan  larvaların, beyaz taş şekline gelmesi ile olur. Nedeni ise; soğuk ve serin günlerde üşüyen olgun arılar, larvaların olduğu petek yüzeylerini terk edip, çita üstlerine yığılır. Olgun arının sıcaklığından mahrum kalan larvalar üşür, donar ve kireç şeklini alır. Tedavisi: Üzerinde arı gezinmeyen petekleri alıp, strafor ile sıkıştırıp, bol şerbetleyin,

Diğer bir şekil ise, Adi Yavru Çürüklüğü; petek içerisinde kapalı gözlerde olgunlaşma seviyesine gelen arılar, arıların çekilmesi nedeniyle üşümüş ve kimisi başını dışarıya çıkartmış şekli ile ölürken kimisi de  kapalı gözün kapağını bile açamadan ölür. Dışarıdaki arılar hem bu tip hem kireç şeklindeki ölüleri dışarıya atarlar.

Nosema, soguklardan dolayı dışarı çıkıp def-i hacet yapamayan arılarda görünen bir hastalıktır. Kakası özellikle kovan üzerinde, yuvarlak, ishal şeklinde görünür. Ayrıca diğer bir belirtisi ise; arı (fazla) uçamaz.  Büyük kanatların altında ki küçük kanatların, bitişik olması gerekir iken, küçük kanatlar ayrık ve aşağıya doğru düşmüş görünürler.

Nosema ve varroa için; timol esanslı  kekik yağı, 5 lt şerbet içine 2 mg kadar çekip karıştırın. (Aktar ve eczanelerde bulunur) kovanın gücüne göre şerbetliğine  3 er gün ara ile, 7 sefer veriniz. Yalnız, kekikyağı  karışımı şerbeti, koloninin oranına göre bir çay veya iki su bardağı kadar dökünüz. Kekik yağının keskinligi nedeni ile, Çok olması halinde hepsi bitirelimiyor veya içine düşen arılar, dışarıya çıkamıyor.

Avrupa ve  Amerikan Yavru Çürüklüğü  hastalıkları için:  Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular ; 10. maddesine bakınız. Bu satır ile yukarıda belirttiğim hastalıklar, Arılarda  Bakteriyel hastalıklar gurubuna girdigi belirtilmektedir.

Kovanlarınızı; devamlı ıslak olan, su sızan ve su akan toprak üzerine koymamaya dikkat ediniz. Çünkü bataklık durumunda olan bu yerde her türlü bakteri yaşar, arılarınıza bulaşır, eliniz ve malzemeleriniz vasıtası ile de kovana taşırsınız. Diyeceksiniz ki; arının kendisi gitmez mi? gider ama siz tedbirinizi alın.

Eldiven ve malzemeleriniz bir şekilde pislendi ise, En basitinden; biraz alevleyeceğiniz körükten çıkan alev üzerinde eliniz, eldiveniniz ve malzemelerinizi gezdirir iseniz, dezenfektan yapmış olursunuz.

Bu arada bir düşüncemi de sizlerle paylaşmak isterim. Arıları kontrol ederken çitaların ve kovanın içinde olan propolisi sıyırıp, istersek alıyoruz veya atıyoruz. Şayet propolisi ihtiyacınız için almayacaksanız, sıyırdığınız propolisi gelişi güzel atmayınız. Temiz bir taş, ağaç, dal veya başka bir yere sıyırınızki Arı, sıyırdığınız propolisi tekrar toplamak için uzaklara gitmesin. 06.2013

İlkbaharda Arıların bakımı.

01.2022 – İlkbaharın Mart Nisan hatta Mayıs ayları, günlük 4 mevsimin yaşandığı günlere gebedir. Hangi durumlarda arıya bakılmaz? İlk önce şunu iyi bilin. Serpinti yağmur, bir derece! Mecburiyet halinde arıya bakılır. Ama!! Güneşli hava bile olsa; Rüzgar esiyorsa, net şekilde yağmur yağıyorsa, arıya bakılmaz. Çünkü, bu aylarda kimi kovanlar daha kendini toparlayamamış, koloni ve petek sayısı azdır. En kuvvetli arı bile olsa, soğuk havaya karşı kendini koruyamaz. Sonuçta bu kovanın arıları bile önce kendilerini koruma altına alacaktır.

Sağlıklı arı petek üstüne toplandığı zaman, Petek gözlerinin yarısından aşağıda kalan günlük, larva ve kapalı yavru, üşüyecek tir.  Üşüyen günlük çürür, larva ve pupa ise! Beyaz ve cüzi siyah renkli kireç taşı, parçası haline gelir. Bu duruma, Kireç Hastalığı denir. Üşüyen koloninin sağlam bireylerinde soğuk ve dışarıdan alacakları bakterinin etkisi ile sindirim sistemi bozulur. Bu durumda, nosema hastalığına neden olur.

Kovan içinde Arı ölümleri ise sebebi ile, petek gözlerinde kapalı olan yavrular ölür.  Çürüme sonrası, oluşan bakteri nedeni ile bu sefer petek kapalı gözlerindeki ‘sır’ kapaklarında delikler oluşur.  Bu gözlere bir çöp sokulduğunda ise, elastiki pis kokulu bir sıvı görülür. Bu ise; Amerikan Yavru Çürüklüğüdür. Arıda olacak en tehlikeli hastalıktır. Bunlar en etkin arı hastalıklarıdır.

İlkbahar mevsimi, bitkinin üremesinin sebebi olan polenin en bol olduğu aylardır. Aynı zamanda ana arının günlük atmasına en çok faydası olan polen’dir. Bu günlerde 4 -5 gün arı kendine toplasın. Koloninin kuvvetlenmesi, polen ile olur. Diğer günlerde siz biriktirip alın. Soğuk havalarda günlükleri üşütmemek için, Kovan içi peteksiz boşluklara, strafor koymanız gerekmektedir. Genelde strafor, son petek yanına konulur. Nektarın geldiğinin göstergesi; Peteklerin kayık çitasının üstü, iki yönünde, kar beyazı işlenik petek göründüğünde, dışarıdan nektar gelimi başlamış demektir. 

Bir önceki yavrulu, günlüklü peteklerin iki yüzünde petek örümlerinin olup, ana içine günlük atımını tamamen yapmış, üzerinde etkin arı gezinmeye başlamış ise; ham petek verme zamanıdır. Şerbeti her gün ve çok vermeyiniz. Arının oğul iştahını artıran, bol şerbettir. Onun için yeterince verilmeli. Çok şerbet ve fazlası ile konan petek; arının oğul iştahını artırır. Başka bir neden ise; O kovanın anası, daha öncesi olan oğul anası ise, oğula gitme isteği, özünde olduğu için her daim oğul oluşturmak ister. Kovanlarınız hepsinde kek olması, gereklidir. Yalnız, devamlı soğukların olacağını bildiğiniz günlerde, kekleri dışarıya almanız, arının su içmek için dışarıya çıkıp, soğuktan felç olmasını engeller.

Bu aylar içinde varroa ile mücadele mecburidir. Yalnız, organik varroa ilaçları hariç olmak üzere her türlü kimyasal ilaçların kullanımı, Mayıs ayı başından itibaren bırakılmalıdır. Bu aydan sonra vereceginiz kimyasal ilaçlar, ballı peteklerde kalıntıya neden olur.  Kendinizi düşündüğünüz kadar, başkalarını da düşünmek zorundasınız. Benim bir uygulamam var. Tavsiye ederim. Soğuk ay ve günlerde, uçuş tahtası üzeri ve önüne kapak, yanlar açık şekli ile teneke vb sert malzeme asar veya bağlarsanız, soğuk havanın direkt içeriye girmesini engellemiş, azaltmış olursunuz. Dolayısı ile, günlük ve larvaları korumuş oluyorsunuz. 01.2022

Arıların Kovanda Strafor ile Sıkılaştırılması.

01.2022– Bana göre kağıt, talaş vb koruyuculara göre en iyi sıkılaştırıcı ve her taraftan gelecek soğuk havayı izole edecek malzeme, ince dişli  STRAFOR‘ dur. Kâğıt ve talaş, nemi emer. Fayda yerine zarar verir.  Arılığınıza gitmeden önce temin edeceğiniz  en az 1.5 cm kalınlığında ince dişli  STRAFORU kendiniz, kovanın içine tatlı bir şekilde geçen ve çita üst seviyesinin  biraz altında olacak şekilde, maket bıçağı ile kesiniz.

Kovan içerisinde 9 çitanız varsa bir tarafına, 9 çitadan daha az ise, her iki tarafa bu straforlar dan koymanız, çok iyi olacaktır. Straforun dışında kalan boş yerlere ise, her hangi bir şekilde talaş, gazete kağıdı koymanıza gerek yok. Strafor, mantolama görevi görecektir.

Arılar straforu inceltip deleceklerdir. Yedek varsa değiştirin, yoksa önemli değil. Kovanınız polen tuzaklı ise, toz parçacıklar aşağıya dökülur. Polen tuzağınız yok ise, arılar ince döküntüleri dışarıya atar.

Kovanlarınız sahil bölgesinde ise  3 çitalı ve aşağısı olan kovanlarınız var ve polen tuzaklı ise (4 çitalı olan kovan zaten  aşağıdan havayı alacaktır) arılı çitalarınızı uçuş deliğine ortalayıp  straforu ile birlikte  3. resimdeki gibi koyunuz.  Neden? Bu sayıdaki çitaları kovanın bir taraf dibine çekerseniz, o yerlerin sıcak ve soğuk havasından dolayı, kovan içinde su ve  nem oluşur. Nemden kasıt, Kovanda oluşan oluşan pamuksu küf, arıların ölmesine neden olur., Soğuk kesimlerde ise, çitalarınızı dip tarafa koyunuz.

Efendim, iki çitalı arı bahara çıkmaz’mış! Bal gibi çıkar.  Hatta bir avuç arı bile bahara çıkar. Yeter ki, genç arısı ve yiyeceği olsun. Kötü tarafını düşünür iseniz! Kusura bakmayın 10 çitalı arının sonu bile, felakettir. Siz sadece şunu düşünün: Bir avuç veya 2 çitalı arının bana faydası ne olur?

Benim 2018 yılı şubat ayında sadece bir çitanın 4/1 i kadar arısı olan kovanlarım şuan 5 Haz. 2019 ve 10 nar çitalık. İsteyen,  az arısını diğeri ile birleştirir. Ve bu gün  3 Temmuz bu kovanım (enaz) 13 çitalık ve ilavede. Bunu ise, 3 ay içerisinde kovanlarımı 3 ayrı yere taşıdığım için oldu. Bence, ekim ayından itibaren kaç çitalı olursa olsun, anası sağlam olan kovanın anasını öldürüp, başka bir kovanla birleştirmeyin. Anaları, Çiftleştirme kutularına koyunuz.

O beğenmediğin ana, Ocak ayında sizin ilacınız olacaktır. Kendiliğinden ölürse, O başka. Her ne yerde olursanız olun, Kovanlarınızı öne doğru 1 cm eğik ve uçuş deliği yönünü Son ve İlk baharda Güney / Güney –  Doğu; Yaz – Kış Güney yöne bakacak şekilde koyunuz. Eylül ayı sonlarında, uçuş deliği önlerine, uçuş tahtası genişliğinde, teneke kesip, devamlı takılı tutmanız, arının soğuklardan dolayı, üst yerlerde birikip, yavruların soğuktan ölmesini engelleyecektir. 01.2013 – 2015

seydişehir bölgesinde nektar hangi ay gelmeye başlar : Türkiye’nin her neresinde olursanız olun. Arazide, çiçek açmış ise! Nektar, her daim oluşur. Kış mevsiminde, Sahil kenarında iseniz, zerre kadar bile olsa, nektar herdaim bulunur. Lakin arıcının istediği   nektar ise, baharın arının üremesine, petek örümüne katkı sağlayan nektardır.

Kuluçkalıktaki dizili çitalara baktınız. Peteklerin  üstünde çita latasının kenarlarında parlak – temiz – beyaza yakın  açık renkte petek kümeleri gördüğünüz zaman biliniz ki, petek örümüne başlama zamanı başladı ve nektar geldi – geliyor.

Seydişehir de peteklere doldurulacak gerçek nektar akım zamanı ise, Haziran‘ dan itibaren  başlar.  Bir şey daha! Kovana hazır petek verdiniz. Birkaç gün boyunca şerbet vermediniz. Kontrol ettiniz. Petek gözlerinde bal – nektar parlıyor ise, bu görüntü nektarın geldiğinin,  başladığının göstergesidir.   🙂  02.2013

Kovanlarda yağma olayı var ise!

YAĞMA olayı veya şüphesi bile var ise: 09.2022 – Şüphe bile etseniz! hemen uçuş deliğini KAPATINIZ. En az 30 dakika kapalı tutunuz. Kovan önünde uçuşların yok veya azaldığını ve arıların  çoğunun  kovan üzerine konduğunu gördüğünüzde, uçuş tahtasını açınız. Uçuş tahtası, kovan üstü veya yerde birbirine C şeklinde sarılan ve saldıran arıların varlığını ve çokluğunu görüyorsanız bilin ki, O kovanda  yağma durumu var demektir.

Yalnız, kovan içindeki  arıların hava almasını engelleyecek şekilde  kapatmayın. Uçuş tahtası delikli veya, kovanınız alttan polen tuzaklı ise, sorun yok. Yağmaya gelen ilk arılar, yanlardan kovana girmeye çalışırlar. Bunlar, öncü yağmacı arılardır.

Esas yağma ise, sürü halinde önden olur. Yağmanın oluşması ile, her yönden saldırıya geçerler. Yağmaya gidecek arı, hangisidir! derseniz: Kovanlıkta sayısına güvenen her kovandaki arı Kendini kolonisini savunmayan, uysal, zayıf gördüğü kovanı yağmalar. Mesela, 3 çitalık bir arı kolonisi bile!, kendini savunmuyor ise! Bir çitalık arısı olan kovanın arıları bile, bu 3 çitalık kovanı yağmalar.

Yağmaya uğrayan kovandan çıkan arıların üzerine un, pudra şekeri serper iseniz, yağmaya gelen arıların hangi kovana girdiğini görürsünüz. İlaveten, Uçuş deliğini kapattığınızda, etrafta uçuşan arıların üzerine fısfıs ile su püskürtmek, yağmacı ve diğer arıların sakinleşmesini, sağlıyacaktır.  Genelde yağma olayı Temmuz ayından itibaren başlar.

Size, yağma olayını yok edebilecek bir önerim var.

Bakım yapacağınız kovanın uçuş deliğini kapatınız. Sonra üstünü açıp, her türlü bakımını, oyalanmadan yapınız. Sonrası tamamen kapatınız. Uçuş deliğini en az 30 dak. acmayınız. Bu kovanın arıları, nektar yüklü geldikleri için, direk kendi kovanlarının dışına yapışırlar. Başka kovanlara saldırmazlar.

Hatta, Baktığınız kovanın ağzı , bütün bakım işi bitinceye kadar kapalı olsun. Böylece daha rahat çalışırsınız. Kovanın üsütünüde kapattığınızda, yagmacı arı dışarıya çıkamadığı için, içeride bu arılar tarafından öldürülür. Öldürülen yağmacı kendi kovanına gidip haber edemeyeceği için, yağma olayı olmaz. Yalnız bu uygulamayı temmuz ayından itibaren her seferde yapmanız ŞART. Gerekirse, kovanlarınızı 1 – 2 saat kapalı tutun. 50 – 100 arının ölmesi, bir kovanın yok olmasından iyidir. 07.2019

Kovan için tomruk alımı

01.2022 – Bu konuda devletin arıcılara özel olarak tanıdığı fazla bir ayrıcalık ve imtiyaz yok. Bulunduğunuz bölgedeki Orman İşletme Müdürlüğü / Şefliği‘ne yazacağınız dilekçeye,  “Arı Kovanı İçin” aldığınızı  belirtmeniz şartı ile, istediğiniz miktardaki tomruğu seçmenize sadece, ”göz yumuyorlar”.

Tomruk seçerken; Alınan tomruğun dış yüzü düzgün  olan içi kof  olmayan ile, budağı  yok, az veya çok olma şekline göre kovan sayısı değişir. Alacağınız tomruk çapları ne  kadar  büyük,  ve kalem gibi olursa, menfaatiniz daha çok  olur.

Bu arada, marangozun keseceği ve çakacağı lataların, çitaların  kalınlığının 1 mm değişmesi bile, sayıyı etkiler. Velhasıl; 1 m3 tomtuktan  Polen tuzaklı,  İlaveli, Kapaklı ve kürek tahtası 21 cm olan çitalardan 20 şer adet dahil olmak üzere yaklaşık, 18 kovan ve 13 ilave yaptırabilirsiniz. 2 m3 tomruktan ise, aynı şartlarla, 36 kovan ve 28 ilave yapılır. 10.03.2013 Pazar)

Haliyle yapılan arı kovanların dış renkleri, arılar için albeni olduğu, çoğu yazılarda belirtilmektedir. Bu konuda edindiğim bir paylaşımda; Mor, Mavi, Yeşil, Sarı, Turuncu ve Beyaz renkler vurgulanmıştır. Tavsiyem, Bu renklerin biraz koyu tonlarını sürmenizdir. 09.2022


 

ARI VE ARICILIK HEVESİM !

01.2022 –  Arıcılığı  yıllardır yapmak isterdim. 1987 yılında Alüminyum fabrikasında çalışırken, arıcılık kursuna gitmek istedim. Lakin, kurs yeri ve saatleri uygun olmadığı için, gidemedim.

Emekli olduktan sonra bir ara 2 dönem apartmanımızda yöneticilik yaptım. Bu zaman içerisinde, ilçemizde açılmış olan arıcılık kursuna başladım. Genel kurulda apartman için çalıştırdığım kişi haklı, ben haksız oldum. Tekrar seçtiler ama,  hala ve hala çalıştırdığım kişiyi savunmaya devam etmeleri üzerine, yönetimi bıraktım. Bunu niye yazdım! Toprak ve Arının, verilenleri inkar etmediğine inandığım için.

Kurs sonunda arıcılık sezonu bitmek üzere olduğundan, hemen arıcılığa başlayamadım. 2010 yılı Nisan ayında, kurs hocamın vasıtasıyla  öğretmenlikten emekli bir arıcı ile temas kurup, başlangıç olarak iki arılı kovan  alma konusunda anlaştık. Yalnız arılar kışlık  yerleri olan Antalya’dan geleceklerdi.

22 Nisan 2010 cuma gecesi bir kamyon dolusu kovan geldi. Saat 02.00 de indirmeye başladık. Beş gün sonrası ustam olacak kişinin önerileri ile iki adet kovanı seçtik. Ustamın yanında bir ortağı var. Esas yönetim hoca’da.

Onların yanında bazen sorarak, bazende yaptıklarını gözetleyerek bir şeyler öğrenmeye çalıştım. Mayıs ayı içinde bir hazır ana alarak, 2 kovandan  3. kovan çıkarttık. Bu sene çiçek bakımından kısır bir dönem olduğu konuşuldu. Geçen sene ‘oğul’ çok vermişken, bu sene ustalarımın yaklaşık 110 kovanından sanırım, 10 tane oğul aldılar.

Her işin kendine göre bir zahmeti var. Haliyle ağır bir işi olmasa da, kovanların yanına gidip gelmek bile bir iş. Bunu şikayet yönünden yazmıyorum. Kovanların olduğu mevkinin, tepelerin ve dağların yanında olması, bana apayrı bir haz veriyordu. Bu işi zevk ala ala yapıyordum vede hoşnut’tum.

İyisi – kötüsü ile 5 ay 10 günlük acemilik ve yaz dönemi, 25 Ekim 2010 cmt akşamı,  Allaha  şükür selamet üzere bitti. Saat 16 – 17 arası rüzğar ve gök gürültüsü ile başlayan bir güz yağmuru serenomisini yaşadık. Neden sonra yağmur dindi. Bu sefer ustalarla beraber, daha önce indirdiğimiz kovanları bu sefer daha kalabalık bir şekilde kamyona yükledik. Yüklemenin sonuna doğru yağmur tekrar çileşmeye başladı.

Başkaları ile konuşurken, – Benim 2.5 kovanım var, diyordum. İlk iki kovanıma ilave koymuşken, çoğalttığımız kovan sadece damızlık olarak kalmıştı.

Ustalar tekrar Antalya yolunu tutarken ben, komşumun bağına doğru hareket ettim. Daha önceden kovanlarımı nereye koyabilirim! diye düşünceye kalmıştım. Öyle ya sadece benim isteklerim değil, başkaları ne diyecek, buda önemli idi. Ama düşündüğüm kadar değilmiş. Sağ olsun komşum Hasan Gürcan abi, – Şuan deyil ama, şimdilik kardeşimin bahçesine koyalım, sonrasını hallederiz, deyince rahatladım.

Kovanlarımı koyduğum Bağarası mevki her yeri sebze bahçeleri dere tepe yeşillik olan bir yer. Şimdi nerede ise ‘bir karış’ yeşil tepeleri zor bulunan, her yeri beton evlerin kapladığı, sadece yağmur mevsiminde su gözleri açılan, bazı vatandaşların betonlaşmaya direndiği,  yeşillikler arasında bir bölgemiz.

Kovanlarımı koyduğum yer, ‘hala ben varım’ diye bilen bir yeşil bölge. Yakınında  yazın yok olma durumuna gelsede devamlı akan bir çay mevcut. Ertesi gün arılarımın hatırını sormaya yanlarına gittiğimde arılar sanki bana – Abi, bizi o kurak tozlu yerde öldürmüşsün; derecesine canlı ve eskisine göre daha hareketli idiler.

04.10.2010 pzt günü, kovanlarımın iki tanesini açtım. Nakliye sonunda bir hasar olup olmadığını görmek istedim. Üzerinde ilave olanın birini açtım, hasar yok. Mayıs ayında ana verdiğimiz kovanı açtım. Bu kovanda daha öncesi bal çıtası almıştık ama, geleceğimize yakın usta, aç-tır-madı.

Kovanı açtım ne göreyim; ilaveli kovanda arısız boş yer görünmezken, bunda arılar üst ,üste binmişler. 9,5 çıta bal ve arı dolu. İkisini alıp, taze çıta koydum. Etraf arı kaynıyordu. Çorabımın üstünden ve 4 yerimi soktular bile. Şu an saat gece yarısın geçti ve  0,30 , sokulan yerlerim hala sızlıyor. Sızlıyor ama; Bacaklarımda sinirsel bir durum var, acaba faydası olur’mu?

Şimdi kovanlarıma  istediğim zaman, tabii ki gerektiğinde istediğim şekilde bakıyor, sağını solunu inceliyor  ve bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. (haklı-haksız) Şunu yap, şunu yapma diyende yok. Zevkim iki katına çıktı. Ölürlersede –  Şahlanırlarsa’da sonuçta benim arım. Ayı’ya sormuşlar:

Ensen neden kalın ?  Kendi işimi, kendim görürüm, demiş.

Ustaların yanında onlar için çalışma mecburiyetim olmamasına rağmen, – Hem yardım edeyim, hem bir şeyler öğreneyim, diye 110 kovan benim miş gibi, çalıştım. Hal böyle iken, esas usta öğretmen arıcı, 2 sorumdan sonra  – Çok soruyorsun,  dedi. Siyasi görüşümden dolayı, aralarında istekle dolaşmama rağmen beni yetiştirme isteği öğretmen olmasına rağmen, az idi.  Kovan bakım sırası benim kovanlara gelindiğinde -lütfeder gibi-: Şunlara da bir bakalım, derdi.

Ben ise, bildiğim bir bilgiyi başkalarına vermek için, ayaklarına gider, gitmek için bahaneler arayan biriyim. (2015) Belli değil mi? Yaşadıklarıma atıfta bulunmak için değil. 2011 yılı başında, kendi adımla bu sayfayı açtım ve bildiklerimi siz dahil, herkesle paylaşıyorum.

Arılar; verileni inkar eden insan değil, bir  böcek.  İyi bakarsam, inkar etmeyip hepsi büyüyecek. Ama. Allah nazardan saklasın. Nazar değerse, arı ilerlemez.

Arıcılık konusunda b,ldiğim, gördüğüm hiç şey, ve bilgiyi kimseden sakınmadım. Öyleki, ben sorduğuma cevap alamazken, ben başkalarına , onlar sormadan söyledim, anlattım. 12 senedir de; Yerimde sayıyorum. Neden? Siz söyleyin.

İnşaallah, karşılıklı fikirlerimizi paylaştığımız arılı – ballı nice  yıllarda görüşe bilmek  niyazımla. Kalın sağlıcakla.  10.2010    Mecit   ALBAYRAK

Bal nektar akım zamanları.

bal akım zamanı göstergesi: 01.2022 Balın gelişi ve bitiş zamanı bölgelere, hava şartlarına ve kovanın gücüne göre değişiklik  gösterir. Sadece şunu kesin bilin, yeter. Bal akımının başladığının göstergesi; Peteklerin en üst çita  kenarında, çizgi halinde kabarık kar beyazı petek örümler olur. Bu görüntü, doğadan bal akımının başladığını gösterir.

Bu akım başlangıcı, petek örümlerinin  en hızlı oluduğu zamandır. Ham petek ördürmek için, her 2 güne bir 1 – 2 su bardağı şerbet verin. İç bölgelerde Nektar akımı Nisan – Temmuz arasıdır. Temmuz başından itibaren hem arı günlük atımını azaltır, hem nektar akımı azalır. Gelen nektar, mart nisan hatta temmuz ayında bile kesilebilir.

Nektarın gelmemesinin sebebi; Bu aylarda gece gündüz oluşan soğuk, don ve yağan yağmurdan dolayı olur. İşin garibi, yağan yağmur hem nektarı yok ederken, hemde yeni ve eski çiçeklerin tekrar açmasına neden olur. Bu günlerde arının, getirdiği nektarı yememesi için, biraz bolca şerbet vermeniz gerekir. Her 3 güne bir arının gücüne göre, şerbet verin. Kovanda ve arazide bal ile nektar azaldığı zaman, kovan uçuş tahtasında bekçi arı sayısı artırılır.

Sahil taraflarında yağmurların yeterince yağması halinde, mera cinsi çiçekler açmaya başlar. Ekim ortası itibari ilede pürem, keçi boynuzu, yeni dünya acar. Ocak, şubat ayları kesat aylardır. Şubat ayından itibaren badem, kiriş, narenciye, yabani turp, meyve çiçekleri ile dağlık bölgelerde yabani çilek vd mayıs ayı başına kadar açmaya devam eder.  11.2015

Arı ve Kovanlarda Sonbahar – Kış bakımı.

01.2022 – Bal sağım zamanı  yazın bitimi, sonbaharın başlamasıdır. İlk yapmanız gereken Varroa mücadelesidir. Kesinlikle ihmal etmeyiniz. Bilim insanından öğrendiğim bir uygulama: Varroa için 5 lt şerbete enjektor ıle çekeceğiniz 2 ml timol esanslı kekik yağını karıştırıp en az 3 er Gün ara ile 7 sefer veriniz. Varroa mücadelesi, sizin arıya  şerbet vermenizden bile, daha önemlidir.  Varroa’dan sonra ise arının yiyeceği gelir.

Esasında arının kışlık yiyeceğini, sırlanmış hali ile kovanda bırakılması  lazım. Bırakmamış iseniz;  Eylül ayı sonuna kadar,  1,5 şeker+2 ölçek su karışımı şerbet verin. (Arıcılık konularında olduğu gibi özellikle bu konuda, Profesör Dr. Muhsin Doğaroğlu hocamızı rahmetle anıyorum. 06.21  ANA ARIYA günlük ATTIRA BİLMEK İÇİN dışarıdan kovan içerisine MUTLAKA POLEN VERMENİZ ŞART, demişti.

Burada dikkat edeceğiniz nokta, şerbeti  bolca vermeyiniz. Arılar  bu şerbeti hem yer, hemde havaların yumuşak olması durumunda dışarıdan nektar getirir.  Petek gözlerinde polen yok ise, ana günlük atmaz veya yok denecek kadar atar. Kışın koloninin kuvvetli olmasını istiyor iseniz; pudra şekeri ile bir miktar poleni fıs fıs su ile nemlendirip, bir parça naylon vs üzerine koyup, kovan içine veya çita üzerine yerleştiriniz. Bu işlemi bir kaç kez yapınız. Şerbeti çokça verirseniz, bir anda petek gözleri bal ile dolar, yer kalmadığı için ana günlük atamaz ve genç arının yokluğundan dolayı koloninin,  bahara çıkması zorlaşır. Veya arının almadığı şerbet, bozulur.

Arı hastalıkları ile uğraşmaktansa, bakımları ile uğraşmak en kolayı. İLK BAHARA girerken kovan bakımı için yaptığınız her şeyi,  KIŞA  girerken daha itinalı yapmalısınız. Kovanın içine yağmur ve kar sularının girmemesi için dışındaki çatlak, yarık yerler var ise, silikon ile kapatınız.

1-2 çitalı arı bahara çıkarmı! diyorlar. Anası sağlıklı ise hiç bir sorun olmaz. Hatta bir avuç arı bile kışı çıkarır. Yeter ki ana arı günlük atımını bırakmadan önce genç arısı ve yiyeceği olsun, hastalık, varroa vb çeşidi olmasın. Ve yukarıda belirttiğim gibi, Polen gelimi kesildikten sonra pudra şekeri karışımı poleni bir kaç damla su karışımı ile verin bakalım. Çıkar mı! çıkmaz mı!  Bu anlattığım 1 -2 çitatalık arının bahara çıkmış durumu. Şans! diyorsan, hepsinde şans geçerlidir.

2017-18 sezonu şubat ayında 4 ayrı kovanımda saysan, sayılacak  kadar arılarım vardı. Onlar bile kışı çıkarıp, mayıs sonunda 8 -10 nar çıtalık kovan oldu. Birinide böldüm. Bu arada kovanlarımı, İki ay içinde iki ayrı yere taşıdım.

Ekim ayından itibaren 2 şeker+1 su şekerli şerbeti  vermeye başlayınız. Arada bir şerbetin miktarına göre 1-2  tane limonu sıkıp suyunu veya 5 litrelik şerbete yarım çay bardağı kadar Elma sirkesi dökmeniz, antibiyotik  görevi yapacaktır.

Kovanlarınız iç kesimlerde ise; Aralık- Mart ayının ilk yarısına kadar kek vermenizi tavsiye etmem! Verirseniz ne olur? Felaket olmaz. Sadece arıların yaşama şansını, – Şansa bırakmış, olursunuz. Kek verdiğinizde arıların su içme şanslarının ne olacağını iyi tahmin etmeniz gerekir. Bu tahmini sağlıklı bir şekilde yapamıyorsanız, arıları ölmeye mahkum bırakırsınız. Sahil kenarında iseniz, şansınız iç kesimlere göre daha fazladır. Antalya; kışın Konya bölgesine göre en az 10 C’ daha sıcaktır. Tehlikesi azdır. Buralarda kekin fazla bir zararı olmaz.

9 Şubat 2016 Salı – Az önce arı kovanlarımın yanından geldim. Sonucu arkadaşlar ile paylaşmak isteyip face açınca bir arkadaşımızın kapalı çita resimlerini gördüm. Gerçi arkadaş kovanlarının nerede olduğunu yazmamış ama ben, bazı geceleri – 27 C’ olan Seydişehir deyim. Öyle iken az bile olsa çitaların % 90 da kapalı ve günlük var idi. Ben bunu neden yazma gereği duydum! Bu seneye kadar her kış kovanlarımı Akdeniz bölgesine götürüyordum. Bu sene burada bıraktım. Ak deniz bölgesinde olsa idim, arılarım en geç 25 Ocak ‘ta, günlük atmış olacaklar idi.

Gördüğüm sonuca göre ise arılarım Seydişehirde, 1 Şubattan  itibaren günlük atmış oluyorlar. Yanımda derece götürdüm ki, hangi sıcaklıkta arı hangi duruma gelecek! yerinde görmek istedim.  Kovanları açıp arılara bakmaya başladığımda gölgedeki sıcaklık, + 4 ye 11 C’ kadar çıktı. Bu yazıma ilaveten arıcılığa yeni başlamış arkadaşlarımız başta olmak üzere sizlerle şunu paylaşayım. Arı ve arıcılık konusunda bir anlatım olduğunda dikkatlice dinlemeye çalışırım. Şu bilgi verilirdi: Dış sıcaklık + 14 C’ olduğunda arı kovan içinde ‘yumak’ olur. Arıya dokunulmaz.

Bende bu bilgiye istinaden kovanı açmak istemez, korkardım. Ama geçen zaman içerisinde şunu öğrendim. Kovana bakmanız gerekiyor ise, arının üst kapağını açıp arılara bakın. Arı yumak olmuş ise hiç dokunma Bırakın, kaderi ne ise o olsun.  Ama dış sıcaklık ne olursa olsun, rüzgar, kar ve karlı – yağmurlu hava hariç, örtü tahtasını kaldırdınız! arılar çita üzerinde geziniyorlar’sa alacağınızı alın, vereceğinizi verin. Balı boşalmış, arısı azalmış kovanın boş çitasını alınız. Bana göre ölçünüz şu olmalı. Şimdi bakarsam kaç arım ölür, bakmazsam, ne olur!! Kars’ta arıcılık bile yapıyor olsanız, bu yazdıklarımı dikkate almanızı öğütlerim.

Kovanlarınızı, kapı penceresi olsa bile kesinlikle dört tarafı kapalı yerlere koymayın. Üç tarafı ve üstü kapalı, önü açık gün güneş gören yer, çok iyi olur. Böyle bir yere koyduğunuzda bile, kovanlarınızı yerden 20 – 30 cm yükseğe ve uçuş deliği Güney veya Güney doğu istikametine koyunuz. Kapalı yer, arıların yön tayin etmelerini zorlaştırır. Arılarda Yavru çürüklüğünün önüne geçebilmek için kovan uçuş delikleri önüne teneke  vb kesip yanları açık  olacak şekilde takarsanız, günlükleri rüzgardan korumuş olursunuz.

Kovanlarınızı, ilk önce kuzeyi kapalı tepe -kaya dibi rüzgarların kovana hiç veya az değdiği kuytu yerleri tercih ediniz. İmkanınız var ise, üstüne saç koymanız kovanların  ıslanmasını ve içine su girmesini önleyecektir. Kovanlarınızın öne doğru 1 cm kadar eğik olması, içine sıza bilecek suların dip tarafta birikmesini ve rutubet yapmasını engeller. Nem arı hastalıklarında  en büyük etkendir.

Dağdaki arıyı düşünün, Arıyı Kovanı çul çuval ile  sarma. Kapak altında, bir şekilde Islanırsa! kovanda aşırı nem yapar, ayrıca kovanın sıcak olmasını etkilemez. Dış üst kapak altındaki, örtü tahtası üzerine  gazete kağıdı bile koyma. Kağıt hem nemlenir, hem hava sirkülasyonunu keser. Koyarsanız arıların hastalanmasına ve fazlası ile kovan içi rutubete neden olursunuz.

Kovan üzeri ve dışında tahtaya temas etmeyen kar yığınları, kovanları soğuktan koruyacaktır. Yalnız, uçuş tahtası önündeki karı, en az 50 cm kadar kürümeniz ve uçuş tahtasını temizlemeniz iyi olur. Uçuş deliği karla kapalı olsa bile, kovan altında hava deliği benzeri olduğu müddetçe arılara zararı olmaz. Sadece uzun süre uçuş tahtası üzerinde duran kar, tahtayı bozar. Yapma imkanınız varsa, kovan önündeki karın üzerine soba külü serpmeniz, veya toprak görününceye kadar kürümeniz, düşen arıyı koruyacaktır.

Kışın, kovanda yaşlılık ve hastalıktan dolayı % 25 dolayında  arı ölümlerinin olması, bilim adamlarınca normal görülmektedir. Kendimden örnek vereyim. Her şeyi full, ilaçlanması yapılmış 10 çitalık kovanımı  hiç açmadığım halde Mart ayına 8 çita olarak çıktı.  Bazen tüm ölümler görüle bilinir. Sebebi ise, açlık, yağma, zehir ve varroa dır.

Varroa : Sakat doğumlara sebep olan, arı doğduktan sonrada  kanını emerek  erken ölmesine sebep olan Arılara has bir bit  türüdür. Ayaklarda ve kanatlarda kısalık; günlük atımında  azalma, haliyle parazitin musallat olduğu  arılarda, güçsüzlük meydana gelir. Tehlikesi her daim var. Bu arı hastalığı ve varroadan kurtulmak,  gezginci arıcılık ile komşu arıcılar, varroa mücadelesi yapmamışlar ise, mümkün değildir! Ancak etkisi, azaltıla bilinir.

Bilgi- 2017 Apimondia sunumu:  Varroa veya diğer bit türü böceklere verilen Oksalit ve Formik asitlerin, varroanın ölmesine neden olduğu gibi, geçen zaman  içerisinde bu bitlerin, arı vücudunda meydana getirdiği yaralar nedeni ile, arıların erken ölmesine neden olduğu, belirtilmiştir.

Kışın, günlük yok veya az iken, varroa ilaçlaması için, Arı için Oksalit Asitin Di -hidrat olanının alınması, yetkili kişilerce vurgulanmaktadır. Formik asitin atımı isebal hasatından 3 ay öncesi veya hemen sonrası yapılmalıdır. Bu sürelere dikkat edilmesi, arı ve insan sağlığı acısından çok önemlidir. Piyasada formik asit türünün kartona emdirilmiş şekli mevcuttur. Bu ilaçlama şekillerinde dış sıcaklık -en az-, 15 C’ olmalıdır. Bu uygulama kolay, yalnız kokusunu teneffüs etmeyiniz.

Varroa için pudra şekeri: Pudra şekerini, tuz dökme şişesi veya elek cinsi bir kap içine koyup, her iki çita arasından serperek dökünüz.  Varroanın, dibe döküldüğünü göreceksiniz. Bu, En temiz yöntem ve her zaman uygulanabilir.

Portakal kabuğu ile varroa mücadelesi : Varroa ile yapılacak bu tür mücadele, aynen yakılan kartonlu ilaç uygulaması ile aynıdır. Sadece bu yöntemde etkili olabilmek için,  portakal dumanını 5 – 10 sefer verdikten sonra, uçuş deliği hemen kapatılıp, en az 5 dk. bekletilmelidir. Aşağıdaki linkten bu konuda bilimsel, daha geniş karşılaştırmalı  bilgilere ulaşacaksınız.  library.cu.edu.tr/tezler/7682.pdf

varroaset ilacının bala etkisi :  Her ne kadar  bu tip ilaç, dumanlama şeklinde yapılıyor olsada sonuçta, mukavvaya   emdirilmiş kimyasal ilaçtır. Bu tür ilaçlama, bulunduğunuz bölgedeki bal sağımından 3 ay öncesi ve veya sonrası yapılmalıdır. Belirttiğim zaman haricinde varroa ilacını verirseniz, bal ve peteklerde zehirli kimyasal ilaç kalıntıları olur. Bilimsel olarak peteklerin, her türlü temiz ve kirli havayı (sigara dumanı) emdiği kanıtlanmıştır.  05.2017

Arılara Teşvik şurubu hakkında?

teşvik şurubu nedir : 01.2022- Bahar mevsiminin geldiğini, yabani hayvanlar, bitkiler bizden daha iyi ve net şekilde hissederler bilirler ama, biz ise göremeden bilemeyiz. Kışın, özellikle soğuk bölgelerde, uzun bir aradan sonra, kovanı açıp, peteklere baktığınızda, peteklerde günlük varsa, bahar ayı gelmiş demektir.

O an arılar, kovan dışına çıkıp uçuşuyorlar ise, dış sıcaklık  kaç derece olursa olsun, 2 ölçek şeker, 1 ölçek su ve içinde cüzi tuz ve limon suyunu sıkıp, ama üst şerbetliğe ama hatıla dökünüz. Bu arada en dıştaki petekler üzerinde, arının olmadığını görürseniz, dışarıya alınız. Fazla kurcalamayın. Bu şurup, arıların canlanmasını sağlayacaktır. Bu yapılan ilk besleme şekline, teşvik şurubu  denir. 11.2015

Tarlacı arılar hakkında ve arı yatıya kalır mı?.

tarlacı arılar nerelere gider ? 01.2022- Arı üzerine araştırma yapan bir gurup bilim adamı; Arıların nerelere gittiğini öğrenmek için;  19 tane arının ensesine arı takip sinyal vericisi  yerleştirip, salmışlar. Arıların gittikleri bölgeleri, elde ettikleri sinyaller sayesinde, harita üzerinde işaretlemişler. Sinyal verici cip sayesinde, sadece 2 tanesi, diğer 17 arının gittiği eski bölgenin dışında, başka bölgeye gittiğini tespit ediyorlar. Değişik bölgeye giden iki arıdan ne çıkar? Arının çoğunluğu, eski bilinene yerlere giderken, içlerinden bir kaç tanesi, koloni için, yeni nektar bölgelerini keşfetmeye gidiyor. Yani arılar bir yere tesadüfen değil bilerek gidiyorlar. Ve kovanlarına gelip yeni yerleri, haber ediyor. 02. 2017

Arı yatıya kalır mı? Kalır. Deneyin. Bir akşam vakti, bir merkez etrafında olan kovanların uçuş deliğini, kapatınıp, ertesin gün erkenden gelip bu kovan üzerine, alt çekmecesine bakınız. Arı var mı, yokmu? Arı, yatıya kalır mı? Kendi gözünüzle görün. Ben, denedim. 01.2022

Çita veya petek örümü.

arının petek örmesi :  09.2022– Arının Yeni petek işlemesi beş nedene bağlıdır. A Arazide nektar olmalı  B  Kovan içerisinde bolca genç arı olmalı C her 2 güne bir yeterince şerbet vermelisiniz D Kovan iç sıcaklığı 33 C’ olmalı ve E En son verdiğiniz peteğin en az 2/3 si örülmüş, içine ana günlük attığını gördünüzde, hemen dibine yeni ham çitayı koymalısınız.

Bu belirttiğim şıklardan A ve D olmaz ise, siz ne kadar şerbet verirseniz verin, ham peteğinizi koyduğunuz gibi dışarıya çıkarırsınız. Petek örümünün, karanlıkta yapıldığı vurgulanıyor. Petek örümü orta üst kısımdan önce aşağıya sonra yanlara doğru yapılır. Ana arıda, günlük atımını ortadan kenarlara doğru atar.

2016 yılı nisan ayında, nerede ise her gün şerbet vermiş olmama rağmen arı, 15 gün içerisinde hiç petek örmediği bir tarafa, üzerinde bile gezinmedi. Arı neden petek örmez: İlk önce arazide nektar ve polen akımının olması gerekir. Bu ise! Havanın sıcaklığı ile orantılıdır. 2. Kovanda yeni yavru olmalı. Bu ikisi veya biri yok ise! İstediğin kadar şerbet ver, Üzerinde gezinmezler bile. Elinizde, başka petek var ise, Yarım yamalak işlenmiş petekleri kovana koymayınız. Koyar iseniz, arı örmez ve alap şalap olan yerlere de şerbet ve polen atar, günlük olmaz.

Belirttiğim bu iki neden arazi ve kovanda var ise, O zaman sizin vereceğiniz şerbetin, petek örülmesine faydası olur. Haziran ayında şerbet bile verseniz, dışarıda nektar ve kovan içinde yeterince genç arı yoksa; örülen petek bile düzgün olmaz. Kovan içinde fazlası ile örülü petek olduğu halde, arı hala petek dışına dalak atıyor ise, fazlası ile genç arı ve dışarıdan gelen nektar olduğu için, boşta olan genç arılar, hariçten çalışıyorlar, demektir. Bu durumda, fazla çita var demektir, fazla olan çitaları dışarıya alın, arıyı sıklaştırın. Ben, 10 çitalı kovanlarda ham petekleri 2 ve 9. yere koyarım. Elinizdeki eski boş petekleri güneşe doğru tutup içine bakınız. Gözlerden ışık geliyor ise, kullanın. Işık gelmiyor ise, eritiniz. 07.2020

2022 yılı ağustos ayında arılar hala dalak atıyor. Bu sene haziran sonuna kadar havalar serin geçti. Bu gün 10 Ağustos saat 17,30 hava kapalı ve az önce yağmur çilenti yaptı. İklim değişiyor. Benim bildiğim buraya Ekim ayından önce yağmur olmazdı. 5 Mayısta çiçeklenen KEKİKLER, Tm ayının ilk günlerinde çiçek açmaya başladı. Temmuz ayı ortasında iyi yağmur yağdı hemde iki kere. Olmayan yağmurları gördük. Haliyle bitkiler sürekli çiçek açma, polen ve nektar verme uğraşında kaldı. 08.2022

Kovan içinde nem küf oluşması.

kovan içi nem durumu: 01.2022 – Kışın kovan içi havalandırılmaz ise, nem oluşur. Kovan içerisindeki arıların vücut ısıları balı yedikçe  34 C’ ye kadar yükselir. Dış hava ise bu dereceden düşüktür.  Kovanın altında polen tuzağı YOK, hem arılar üşümesin diye, uçuş deliğini küçültür, üstüne üstlük üste arılar üşümesin diye naylon, karton, gazete kağıdı, çuval koyarsanız! bu sefer kovan içi sıcaklığı dahada artar. Dışarıdan giren soğuk hava ile kovan içerisindeki sıcak havanın karışımı neticesinde, soğuk hava içerisindeki nem, sıcak hava nedeni ile,  su damlacığı şekline dönüşüp, kovan dibine birikir.

Kovanınızı öne doğru eğik koymuş olmanız bile, kovan içinde nem ve küfün olmasını engellemez. Biriken su, arının içeceği su olurken; örtü tahtası ve Kovan dibinde oluşan pamuksu küf, arının hasta olmasına neden olur. Örtü tahtası yerine  naylon  konulmaz. Naylon, hava sirkilasyonu yapmazsa, kovan içi devamlı ıslak olur. 2 – 3 çitalı olanları, uçuş deliğine göre ortalayın. Altı full açık kovanda, nemin olmadığı belirtiliyor. Doğrudur. Ama bu sefer, alttan gelen daimi serin ve soğuk hava, arının salkımı bozmasını geciktirir. Arı, yiyeceğine ulaşamaz. Bu sefer açlıktan, arı ölümleri meydana gelir. 11.2018