Dünyanın ve Türkiye’nin ortalama en sıcak en soğuk bölgesi ve Sibirya.

11.2016 – Gelen sorular üzerine : dünyanın sıcak veya soğuk olmasının nedeni? Aynen ateşe yakın olanın ısındığı, uzak olanında üşüdüğü gibi. Dünyamızın ve bizim ateşimiz, Güneştir. Dünya Güneşe yakınlaştığı zaman ısınır-ız, uzaklaştığı zaman soğur-uz. Bu ise mevsimlerin oluşmasına sebep olur. Bu, yazabileceğim en basit açıklama şeklidir. dünyanın EN soğuk yeri hangi bölgededir. Aşağıda belirttiğim  bilimsel tespitlere göre Güney Kutup (GK) bölgesi, Kuzey Kutup (KK) bölgesinden  daha soğuktur. İlaveten (bilimsel açıklama doğrultusunda) GK bölgesi ve merkezi, tamamen kara (toprak) bir tabakadan oluşurken, KK bölge ve merkezi, tamamen deniz ve üstü kalın buz tabakasından oluşmaktadır. ağustos ayında dünyanın yerleşim yeri olarak en soğuk yeri, yine Kuzey yarı küre içerisindeki kıta ve ülkelerdir. Dünya haritasına göz atarsanız,  Ekvatorun güneyindeki Oğlak dönencesi etrafı ve altında bulunan ülke sayısı ve kıta oranı, Kuzey yarı küreye göre daha az ve güneşin güney yarı küreyi yaz ve kışın ısıtma etkisi,  KK göre ısıtması,     daha fazladır.

sibirya  yazın dünyanın en soğuk yeriya yağan turuncu karın sebebi ise:  O bölgede olan veya O bölgeyi etkisi altına alan Kimyasal üretim yapan bir fabrikanın  isteyerek veya istemeyerek  dışarıya bıraktığı toz boya veya benzeri bir karışımdan dolayıdır. 2014 – Ocak ayı içerisinde, Sibirya ya yağan turuncu karın sebebini öğrenmek için epey araştırma yaptım. İlk yazdığım kişisel yorumum yerinde idi. Genel bilgi ise; Bu turuncu karın sebebi, kimyasal üretim yapan bir fabrikanın isteyerek veya istemeyerek atmosfere bıraktığı gaz artıklardan meydana gelmişti. Rusya Meteoroloji yetkilileri tarafından açıklandığı şekle göre, Rusya sınırları içerisinde, kast edilen cinste bir olay olmamış. Bu kimyasal gazın ise Kazakistan, Çin veya Japonya da oluştuğu ve Sibirya üzerine doğru esen rüzğarlar tarafından getirildiği, kar ile toprağa düştüğü şeklindedir.

12.12.2015 – Sibiryanın –en soğuk değil– daimi çok soğuk olmasının nedeni? :  Ön bilgi olarak – Mevsimlerin oluşmasında belirgin etkenlerden biri, güneşin önünden kaçan rüzgarlardır. Sıcak veya soğuk mevsimsel rüzgarlar her hangi bir yere tam olarak ulaşamıyor ise, orada özellikle yaz mevsimi, yetersiz oluşmaktadır. Peki, K.kutup Sibirya bölgesine göre neden daha sıcak? Çünkü; Ekvator kuşağından çıkan her daim sıcak olan bir hava sirkilasyonu ile Meksika körfezi ve İngiltere adası arasında gidip gelen Goldstream sıcak su etkisi, azalsa bile bir engele rastlamadan, deniz üzerinden kutup kıyılarına kadar  ulaşmaktadır. Ama, Sibirya!! Bu şansa sahip değil. Önce şunu bilelim: Bizim üzerinde yaşadığımız Dünyanın kuzey yarı küresi; kuralı gereği ekseninin kayması neticesinde Güneşe en çok yaklaştığı ilk bahar ve yaz mevsiminde bile, Ekvatorun üzerinden Kuzey yarım küre tarafına geçen güneş ve güneş ışınlarının dünyaya EN dik (180′) olarak geldiği kuzey paralel çizgisi; Türkiyenin güneyinde yer alan ≈ Sudan / Mısır ülke arası ve üstüne çıkmıyor. Dünya karasal yüzeyinin büyük bir bölümü, kuzey yarı kürede bulunmakta, güney yarı kürede bulunan kıta ise, yok gibidir. Dolayısı ile kuzey yarı kürede yer alan ülkeler, Güneş ve güneş ışınlarına daha uzak olmasından dolayı, güneş ışınlarını yeterince alamaz iken Ekvator altı Güney yarı küredeki ülkeler -bize göre- Güneşi daha yakından ve fazlası ile görüyor.

Gelen soru üzerine geniş bir araştırma yaptım. Haliyle ben bile bu şekilde yeni bilgiler öğrenmekteyim. Kutuplarda olan kış, dünyanın her yerindeki bilinen kışlardan çok daha fazla soğuk oluyor. En azından sabit bir soğukluk derecesi, 6 ay boyunca devam ediyor. Diğer taraftan dünya küremizde artan sera ısısı, özellikle kutuplarda daha fazlası ile etkin olmaktadır. NASA kaynaklı bir bilgi paylaşımında özellikle G.Kutup bölgesi deniz kenarlarındaki ısı artışının, son 20 yıl içerisinde 7 C’ arttığı belirtiliyor,

Yapılan açıklamaya göre: 1979 – 2013 arası K.Kutup bölgesinde eriyen buz miktarı 35.000 km2, G.Kutupta ise 21.500 km2 dir. Mesela şuan Ocak 2016 18,30 ekranımda kuzey kutup noktasında ki sıcaklığı gösteren bir Rus meteoroloji sitesini inceliyorum. Kuzey kutup – 26,2 C’ görünüyorken evimin balkonundaki  elektronik eczahane ısı göstergesi + 2,7 C’ gösteriyor. Bu şekle göre K. Kutup bölgesi ile şehrimin sıcaklık farkı ≈ 1/11C’ oranına tekabül etmekte, hayret edici bir durum değil mi? Evet, hayret edici dediğim durum açıklandı ve şüpheli not düşmüş olmamda ne kadar haklı olduğum ‘belgelendi’. (NASA kaynaklı Euronews haberi; K. Kutup bölgesi mevsimine göre sıcak geçti.)  Sibirya / Yakutistan  bölgesini gösteren haritada Yakutistan merkez şehri sıcaklığı ise (26.1.2016 salı) — 47 C’   (www.gismeteo.ru/map/559/) görünüyor. Yani Sibirya kışın, K. Kutbundan daha soğuk oluyorken, yazın daha sıcak; Olamıyor

Sibirya’nın sıcak bir hava görmesi mümkün değil. Batısında! Ural Dağları var, olmaz. Doğusundan ise; Güneşin konumundan  ve denizin serin havasından dolayı sıcak havayı; alamıyor. Geriye Sibirya nın güneyi kalıyor. Bu sefer karşımıza Himalaya ve  Pamir yüksek sıra dağları ortaya çıkıyor. Hint Okyanusundan yükselen sıcak rüzgarlar, yüksek dağları aşıncaya kadar içinde olan nemi dağ yamaçlarına bırakırken kendiside ‘buz‘ oluyor. Sibirya ve şehirlerinin rakımları yüksek olmasa bile (aşağıda belirttim), sıcak havayı göremeyen Sibirya, dondurucu soğuklardan kurtulamıyor.

Dünyanın sürekli ve ortalama  en sıcak yerleşim yeriEtiyopya’nın Dallol bölgesidir. Bu yerin 12 ay / 365 güne (kış mevsimi dahil) tekabül eden sıcaklık ortalaması : + 34.4 C’ dir. Bu yerleşim yerinde 3 ay / 92 güne tekabül eden  yaz mevsiminin sıcaklık ortalaması ise: + 47 C’  dir.  Bu güne kadar tespit edilen dünyanın en sıcak derecesi ve yeri ise Libya – El Aziziye yerleşim bölgesidir. 1922 yılı Eylül ayında vuku bulan sıcaklığın  + 57.7 C’ olduğu, kayıtlara geçirilmiştir.  Kaynak: BBC

Güney Afrika Cumhuriyeti Vredendal kasabasında Meteoroloji kayıtlarına göre 27 Ekim 2015 Salı gününe ait en yüksek sıcaklık + 48.4 C’ olmuş. 16 Ekim 1936 tarih ve gününe ait Arjantin – Campo Gallo köyünde tespit edilen en yüksek sıcaklık ise, + 47.3 C’ olmuş. kaynak :  www.gismeteo.ru/news/klimat/16553 -11.2015

Dikkatinizi çekerim: Ekvator bölgesini en sıcak yer olarak biliriz. Lakin oralarda’da sıcaklıkla beraber ısınan akarsu ve göllerde ki suyun buharlaşması ve çok geniş bir alanı kaplamış olan bol bitki çeşitliliğinin sebep olduğu nemden  dolayı sıcaklık derecesi düşmektedir. Diğer bir anlatım ile bitki çeşit ve çokluğu nedeni ile güneş, toprağı ısıtamıyor. Ekvator kuşağına göre daha kuzeyde ve soğuk bölgede bulunan Libya’nın bitkisiz olan bu şehrinde tespit edilen sıcaklığın en büyük etkeni ise; Çöl ve Kum‘dur. Bu sıcaklık, sadece O güne ait anlık / günlük sıcaklıktır. Devamlı sıcak olan bir yer ve oluşum, değildir.

Bilgi paylaşımında üyesi olduğum NASA’ nın,  9 Aralık 2013 Pazartesi tarihli paylaşımına göre:  Yüksek çözünürlükte, termal kızılötesi sensörlü cihazlara sahip Landsat 8 uydusu ile uzaydan, ABD Jeoloji Araştırma bölümü görevlilerinin Antarktika da, 32 yıldır karadan yaptıkları araştırma tespit sonuçlarına göre Dünyanın en soğuk olan bölgesi, – 93.2 C’ (136 F) ile  Doğu Antarktika yaylasıdır. Daha önceleri de belirttiğim gibi bu nokta ve kıtada sadece araştırma amaçlı çalışan kişiler vardır. – 93.2 ‘C daimi olmayıp, 10 Ağustos 2010 tarihinde tespit edilmiştir. Yine NASA bilim adamlarınca yayınlanan 16 Ocak 2015 tarihli bilgi dahilinde: Dünya yüzeyinde salınan sera gazları nedeni ile 2014 yılı, 1880 yılından bu tarafa en sıcak yıl olmuş. Kaynak: NASA  01.2015

Dünyada insanların sürekli olarak yaşadığı ve dünyanın en soğuk olduğu ülke ve şehri ise Rusya nın  Sibirya bölgesi Kuzey Buz Denizine yakın ve  iç kesiminde olan Verkhoyansk rakım:130 mt olup, 1888 yılı Ocak ayı tesbiti:  – 67,9 C’. Pasifik Okyanusuna yakın  bölgede olan Ojmyakon (Oimekon) Köyü rakım: 730 mt. Bu yerleşim yerinde ise; 1924 yılında – 71.2 C’ ve 1933 yılında – 69.8 C’ tespit edilmiş. Kaynak: Rus Bilimler Akademisi meteoroloji istasyon kayıtları.

Ojmyakon köyünde Nasa tarafından tespit erdilen en soğuk derece ise: (90 F)  – 67.8 C’ dir. Kaynak: NASA)

Dünyanın en soğuk yeri sadece kutuplar değildir. Mesela; ABD nin Utah Eyaletinin Panguitch yerleşim yeri ki, Meksika bölgesine yakındır ve 6 Aralık 2013 gününe ait en soğuk hava derecesi (günlük), – 45 C’ olmuş.

Kendi çapımda, 24 Kasım 2013 ile 23 Ocak 2014 tarihleri arasında ve Rus RTG Tv kanalı üzerinden özellikle, Sibirya soğuklarını 50 gün boyunca not ettim. Bu günlere ait en soğuk yer Yakutsk şehri ve ortalaması – 32 C’ olmuştur. 23 Ocak tarihinden sonra ise RTG kanalı, uydu değişikliği yaptığı için, takip edemedim.

Türkiye de 1993 yılı Ağustos ayında Mardin / Kocatepe‘de tespit edilen  bir anlık / günlük en yüksek sıcaklık ise + 48.8C’ dir. Anlık en soğuk yer ise; 1990 yılı Ocak ayına ait  44.4 C’ ile Van / Çaldıran  bölgemizdir.  Kaynak: BBC

Türkiye de yaz mevsimlerinin GENELİNDE geriye dönük bir kaç yıla tekabül eden  sıcaklık ortalamaları, Batı’dan – Doğu Anadolu Bölgesine doğru +28 C’  ile  +15 C’  arasında değişmektedir. Ayrıca;

Akdeniz Bölgesi batıda, Güneydoğu Anadolu  bölgesi doğuda olmasına rağmen bu iki bölgemizin yaz mevsimi sıcaklık ortalamaları 26 C’ olup, birbirine yakındır. Bu iki bölgemizin, yaz ve kış mevsiminde oluşan sıcaklıkların birbirine yakın olmasının hatta ve hatta, Güney Doğu Anadolu bölgemizin sıcaklık yönünden, Ak Deniz bölgesi ile yarışmasının bana göre iki önemli nedeni var:

AToros Dağları; Güney Doğu Anadolu ile Doğu Anadolu bölgemiz arasında doğal bir sınır vazifesini görmekte, Doğu bölgemizin soğuklarını   kesmektedir. Akdeniz bölgesi rakım ortalaması 389 mt

B –  744 mt yükseklik ortalamasına sahip ve karasal iç bölgede olmasına rağmen; G. Doğu Anadolu bölgemiz in güneyinde, özellikle Suriye ile arasında dağ, yok. Dolayısı ile Suriye, Orta Doğu ve Arabistan ülkelerinden gelen (Libya gibi)  sıcak kum ve çöl rüzğarlarının etkisi ile bölgemizin sıcaklıkları, yüksektir. Bu etkenlik ise Güney Doğu bölgemizin, Akdeniz iklimi ile yarışmasına, olumlu bir etkendir.

Doğu Anadolu bölgemizde geriye dönük yıllarda, 365 şer günlük 4 mevsimden oluşan  en soğuk ile en  sıcak aylarının  toplamlarının ortalaması, + 15 C’ ye tekabül etmektedir. Bu bölgemizin rakım ortalaması: 1403 mt’ dir.

Rakımdan başka, Doğu Anadolu bölgemizin daha soğuk olmasının sebebi, özellikle Kafkas Dağları bölgesi Kuzey / Kuzeydoğu yönünden esen  kuru – ayaz  Sibirya (poyraz) rüzgarlarıdır. Bu bölgemiz dağları, Toroslar veya Karadeniz dağları gibi  bir bütün olmayıp, her yöne bakan ve uzun olmayan parçalı dağ gurupları ile doludur. Haliyle rakımın fazla ve parçalı dağların çok olduğu yerlerde ki arazi şeklide, engebeli bir durum arz eder. Bu nedenlerden ötürü bu bölgemiz, daha soğuktur. Bu arada şunu’da hatırlatmamda fayda var. Bu yüksek rakım içerisinde bulunup,  860 mt lik rakıma sahip Iğdır ilimizde; hem kar yağmakta hemde Akdeniz bitkisi olan pamuk üretimi yapılmaktadır. Ve Iğdır ın  geçmiş yıllara ait 12 ay – 365 günlük sıcaklık ortalaması ise, + 15 C’ ye yakındır.

Rakım ve dağların önemini vurgulamak babından bir örnek daha vereyim.

Bir düğün için gittiğim, öğrendiğim ve gördüğüm İç Anadolu bölgemizin  Eskişehir – (köse) Mihalgazi ilçesi. Sakarya nehrinin aktığı zemin 170 mt. Kaymakamlık bina çevresi ise ≈ 215 mt. Dört tarafı dağ ve tam orta çukur bölgesinden, Sakarya nehri akmaktadır. 300 – 400 mt yukarısında ise Sakarı kaplıcaları yer almakta.

Bu bölgede; Akdeniz bölgesinde yetişen portakal, mandalina, limon ve muz hariç zeytin, pamuk, nar dahil türlü meyve ve bitki yetiştirilmektedir.   Nerede ise yerleşim bölgesi kadar plastik seralar, araziyi kaplamış durumda. Düğün sahibinin anlatımı ile; bu sene (2013-4) kışı sert olmadığı için, beş kez mahsül kaldırmış. Bu yerin yıllık sıcaklık  ortalaması ise: + 14 C’  – 14.06.2014 Cmrt

Türkiye de  en soğuk (ZEMHERİ) Aralık/Ocak ayı, en sıcak ise Ağustos ayıdır. Bu bilimsel tespite göre, geçmiş seneler dahil olmak üzere, Ocak ayı içerisinde en soğuk  olan şehirlerimizin başında,  – 15 C’ ile Ardahan, – 13 C’ ile Ağrı. – 11 C’ ile Kars ve  – 8 C’ ile Erzurum yer almaktadır. Ardahan‘ın  rakımı  1870, Ağrı 1640,  Kars 1768  ve  Erzurum 1890 mt’dir.

Ak Deniz bölgesinde ise, geçmiş yıllarda ki Ağustos ayı ortalamasına göre en sıcak şehirlerimiz 1. Adana, 2. Mersin 3. Antalya. Bu şehirlerimiz arasındaki sıcaklık farkları ise:  0.1- 0. 9 arası birbirine yakındır. Bu üç şehrimizin kışın en soğuk hallerinin ortalaması ise: + C’ ile  + 15 C’ arasındadır.  Bu üç ilin geçmiş yıllardan beri  Ağustos ayı sıcaklık  ortalamaları ise, + 22 C’ ile + 45 C’ arasında değişmektedir. Rakım olarak  Mersin 6 mt,  Adana  23 mt;  Antalya ise 39 mt.  Ak Deniz bölgesinin ortalama rakımı ise, 389 mt dir.

NOT :  Günlük olarak televizyon veya gazetelerde yayınlanan hava raporlarını okur, duyarız. Mesela ben bugün 26 Haziran 2012 perşembe günü  TRT televizyonunda Elazığ şehrimizin sıcaklığının 41,  Antalya nın ise  38 C’ olduğunu okudum ve söylendi. Önemli olan 12 ay – 365 günlük ve geriye dönük uzun yılların ortalamaları dır. Yukarıda belirtilen bilimsel sonuçlar, Dünyada ve Türkiye’de bulunan yetkili birimlerin geriye dönük on yıla tekabül eden,  gözlenimleridir.  Kaldı ki, bundan böyle dünyamızı etkileyen sera gazlarının artacağını göz önüne alırsak, sıcaklıkların artacağı, soğukların azalacağı unutulmamalıdır. ( 2013 – 2014 Kış mevsiminde, bildik soğuklar olmadı). Bu arada bir şeyi’de hatırlatmadan geçemiyeceğim.

Rakım, iklimi etkileyen bir unsur ise de, O bölgenin dünya üzerinde bulunduğu yer, dört bir yanını kuşatan dağ ve platolar ile, bu dağ ve platoların parçalı veya bir bütün olarak uzayıp gitmesi, dağların  yerleşim yerlerine  olan yakınlık ve uzaklıkları ile; (mesela sırtını hemen dağa yaslayan Alanya,  Manavgat’tan daha sıcaktır), yapay bile olsa gölet ve barajların  az – çok olması, bölgenin  Sibirya soğukları – Arabistan sıcakları gibi  rüzgarların etkisinde kalıp – kalmaması, iklimi olumlu / olumsuz yönde etkilemektedir. :  Türkiye de Yaşadığımız İklim Çeşitliliği ve Etki Alanı  20.12.2010      Mecit  ALBAYRAK

12 Ay Boyunca Yaz ve Kış Mevsiminde Arı Ölümlerinin Nedenleri.

11.2016 –  Seydişehir den 2011 Eylül ayında Manavgata ≈ 1000 kovanlık arı gitti ise, 2012 Mart ayı itibari ile kovanların yarısının sönmüş vaziyette olduğunu araştırdım ve öğrendim. – 2016 ek – kas. aylarında Manavgat’ta yağmur olmadığı için pürem olmadı. Ayrıca, kovanlarda tüm arı kayıpları olmakta. Bilimsel açıklama, bilinen nosema hastalığı benzeri başka bir hastalığın olduğu yönünde.

Arıcı arkadaşım, ilk önce  şu yazdıklarımı iyi bil, aklında tut ve aşağıdaki bilgileride unutma. Bir (01) Ekim günü kovanını  tam tekmil kışa hazırladın. Bir tane bile Varroa yok, yiyeceği bol, hastalığı yok, kovanın sapa sağlam ve bahara kadar kovanını hiç açmadın, arıları huzursuz etmemiş bile olsan!!; 10 çitalık arın bir (01) Mart günü, (enfazla) 8 çita olacaktır. 12.2015

Dünyanın her yerinde geçerli olan arı ölüm nedeninin, bilimsel olarak açıklanma şekli.

1 – Yer küresi ve okyanuslar dahilbu yerlerde yaşayan her türlü canlı insanlar tarafından hızla tüketilmekte veya katliam neticesinde her şey yok edilmektedir.   2 –  Bilinçsizce  yapılan arı ilaçlamaları.  3 –  Her türlü sebze ve meyve ve çiçeklerini, böceklerden korumak için yapılan  tarım ilaçlamaları 4 – Dünyada  Gelişen sanayilerin zehirleri ve ev baca dumanları ile oluşan sera gazları neticesinde ısınan hava,  5 –  Kışlatılan arı yiyeceğinin az olması,  6 –  Varroa ile yeterince mücadele etmemek, 7 – Arıların genetiği ile oynamak,  8 – Günlük ve anlık değişen hava şartları, 9 – Bölgesel veya dünya genelinde oluşan çeşitli istila şekilleri (ani iklim değişikliği, çekirge istilası, yanardağ lavı)  10Patojenler – Tüm canlılarda oluşan hastalıklara neden olan (grip gibi) mikroplar.-  11 – Arıların sindirim sisteminde oluşan hastalık (2016 yılı itibari ile nosema türü 2. bir mikrop ve hastalığın oluştuğu söyleniyor) 12 – Özellikle arazide ve kovan içinde yiyecek olmadığı zamanlarda her an olabilecek arı ölümünün nedeni: Yağmacılık 09.2016

A –   Her şeyden önce insan oğlunun kendine, yaptığı kötülüklerdir. Bunun içine yukarıda yazdığım şıkların hepsi, girmektedir.

 – Kovan içerisinde yeterli bal yiyeceğinin olmayışı. Özellikle kışın bal yeterli olmaz ise (bilimsel açıklama) önce yaşlı arılar ölür. Petek gözlerinde ölmüş arı ölümlerinin nedeni; petek diplerinde kalan son bal bulaşığını yemek için başını ve kendini sokan arı, bal kalmadığı için bal gözünden çıkamaz ve orada ölürler.

Bilgi maiyetinde: Marangoz – arıcı arkadaşlar ile 1 Nisan 2014  salı günü Manavgat’taki arılarımıza gittik. Kovanımın birini açtığım zaman, arıların hepsinin kovan dibinde ölü – baygın şekli ile yattıklarını gördüm. Çitaların her iki tarafı straforlu. Arıların üşümesi söz konusu değil. Çita üzerinde ana arı, günlük ve kapalı olmasına rağmen,  petekte yiyecek bitmiş halde idi. Kaldı ki, her gittiğimizde, şerbet veriyordum. Peki neden bu hale geldiler. Bence;

Tarlacı arı sayısı bitti veya bitme durumunda ve yeni çıkan genç arı’da çoğaldı. Tarlacı olmadığı için genç arılar tarlaya, çıkamıyor. Açlıktan ölüm derecesine gelen genç arılar,  dibe düştü. Ben bu döküntü arıların üzerine duman vermeye başladığımda, canlanıp petek üzerine çıkmaya başladılar. Örtü tahtasını kapatıp hemen şerbet verdim. İkindi vakti tekrar kontrol ettiğimde, arıların dört nala gittiklerini gördüm. Arılarımızı aynı akşam, Manavgat bölgesinde yeterli mera ve yabani çilek çiçekleri olmadığından Akseki – Cendeve bölgesine getirdik. Buradaki yabani çilekler yeni açıyordu.

C – Ana arı, çitada polen miktarı ile dışarıdan getirilen taze polene bakarak, günlük atar. Bu aylarda  polen almayınız.

D –  Kovan içi ıslaklık. NEM den dolayı arıların hastalanması ve telef olmasıdır. Kovanlarınızı, öne doğru dengeli hafif meyilli koyunuz. (sahil bölgesinde iseniz – Çita sayısı 4 ve daha aşağısı olduğunda çitaları, uçuş tahtasına ortalayıp yerleştiriniz. Boş iki tarafa birer, strafor koyunuz. Strafor arasındaki arı ve çitalarda hava değişimi olmaz ise; o yerde ve köşelerde nem ve su birikintisi olur. İç bölgelerde iseniz 4 çitalı arınızı dip taraflara çekiniz. Kovan dış tahtasında çatlak var ise, buralara silikon çekiniz.

E  –  Nisan – Mayıs // Eylül – Ekim aylarında değişken havanın etkisi ile üşüyen arı, yumak olur. Yumak dışında bırakılan çitalardaki günlük ve kapalı larvalar, bebe arılar üşür ve ölür.  Kireç hastalığı, sır‘lanmamış larvanın üşüyüp beyaz taş hale gelmesidir. Av.Y.Ç, gözlerde ölen pupa zamanla bozulur ve kahverengi sıvı hale geçer. Kokmaz. Havanın ısınması ve çitaları azaltmanız, arıları sıkıştırmanız halinde geçer. Yalnız üzerinde kapalı ve günlük olsa bile bozuk çitaları çıkarıp yakmalısınız. Mayıs hastalığı, Kapalı göz içerisindeki  bebe arı  hastalığıdır. Arının dışkısı, sarı  dağınık nokta halinde ise, bozuk yiyecek hastalığı denilen,  Nosema hastalığıdır. Tedavisi için, 5lt  şerbete yarım çay bardağı Elma Sirkesini en az 2 kere veriniz. Diğer bir hastalık çeşidi ise  Amerikan Y.Ç. Bu hastalık tespit edildiğinde, çitalarının hepsi yakılmalıdır. Çita ve kovanlarda koku oluşur. Bu konu için: Arıcılık üzerine sizlerden gelen sorular, kısmına bakınız.

F– (gezginci bir arıcı arkadaşın itirafı)  Arıların yakınında  içme suyunun olmayıp, çok uzakta olması arı ölümlerine neden olmuş. Suyun olmadığını bile bile -özellikle- kek verilmesi ise, arı ölümlerinin en büyük nedenidir.  Ege ve Ak deniz bölgesi dışında kalan  kovanlara  Aralık – Ocak – Şubat ayları içinde kesinlikle kek vermeyiniz.  Sahil bölgelerinde ise, soğukların uzun geçeceğini öğrendiğiniz zamanlarda  vermeyiniz.  Bu aylarda  kek verilirse kesinlikle arı ölümü olur diye, bir şart yok ama tedbir iyidir.  03.2016

Varroa ile yeterince veya hiç mücadele yapılmamış. Bunun için duman, Oksalit ve Formik asit ile  mücadele yapabilirsiniz. Oksalit asit kışın günlük yok iken, Formik asit ise günlük var iken yapıllır. bilimsel olarak –  Belirtildiği üzere, oksalit asitin di-hidrat cinsi verilmeli. bilimsel olarak –  Ayrıca varroa ile mücadele için arıya verilen büyük baş hayvanların ilacı, hem arı nesli için hem insanlara kalıcı zarar verir.

H – Özellikle Mart, Nisan, Mayıs // Ekim, Kasım ayları içerisinde, yeni çıkacak  yavru arıların, petek içerisinde ölmesini istemiyorsanız,  peteklerin tek yada iki tarafına  STRAFOR koyunuz. Arıların Kovanda Strafor ile Sıkılaştırılması.

–  Çağımızın nimeti ve külfeti elektronik cihazlar ile birlikte çoğalan ve yaygınlaşan radyasyonun arıların, yön bulmasını zorlaştırıyor.

İ – Arıların, kovan önünde çok fazlası ile uçuştuklarını gördüğün an   YAĞMA olmasa bile – HEMEN UÇUŞ DELİĞİNİ KAPATINIZ. Başka bir şey yapmayıp, en az 30 dk. BEKLEYİN; dağılsınlar. En güvenli şekli bu. Yalnız kovan içindeki arıların hava almasını engellemeyiniz. Uçuş tahtası delikli, kovanınız alttan polen tuzaklı ise, sorun yok. Kovan önünde uçuşların azaldığını ve arıların çoğunun kovan üzerine konmuş gördüğünüzde, uçuş tahtasını açınız.  10.2013

J – Melezleştirilmiş arı çeşitlerinin, bulunduğu ortama uyum sağlayamadıklarından dolayı her daim arı ölümleri olabilmektedir.

K – Kışlatacağınız arı ve kovanlarınızın, uçuş tahtası yönünü mümkün olduğunca güney / doğu yönünde koyunuz. Az rüzgar alır.  03. 2012

L – Kovanlarınız yakın karlı bölgelerde ise, üşenmeyip gidin. Kovanın önündeki karları en az yarım metre, toprak görününceye kadar temizleyiniz.  Arıların bazıları  uçuş yapamadan, uçuş  tahtasından yere düşmekte. Kara düşen arı kalkamaz ise, uyuşur ve ölür. Toprak, düşen arıların konabileceği, ölmeyeceği güvenli bölgeyi oluşturur. Kovan üzerinde ve yanlarında kar var ve  kovana zararı yok ise, bunlar kalsın, faydası olur  

Diğer bir neden ise  ‘Sarıca-cimcime- veya Eşek Arıları ‘  Havaların yağmursuz geçmesi durumunda sarı arılar,  ARALIK ayına kadar yaşarlar. Bu arılarda, arılarımızın ölmesine, yiyeceklerinin azalmasına neden olur. Sarı arıların öldürülmesi için sizlere tavsiyem,  tuzaklara fazla güvenmeyiniz. En etkilisi, kovan önüne koyacağınız bal bulaşığı petek veya bir naylon örtü üzerine dökeceğiniz şerbete gelen sarı arıları, bizzat kendinizin öldürmesidir. ( Ben bu yöntem ile  1 saatte,  50 ye yakın sarıca arı öldürdüm.)   :-)      01.2011

Arı ve Arıcılık Üzerine Sizlerden Gelen Sorular.

11.2016 – Aradığınız sorunuzun cevabı veya benzeri yok ise, en sondaki yorum kısmına sorunuzu yazınız. Cevabınızı vereceğim. İlaveten, sayfama gelen bazı sorularınızın cevabını, uygun kısma ilave ediyorum.

Bilim çevrelerince açıklanan  bilgi dahilinde, Dış hava sıcaklığı 14C’ altına indiğinde, kovandaki arıların yumak olduğu belirtilmektedir. Arının yumak olması, dış sıcaklığın 14 C’ altına düşmesi ile doğrudan alakalı değildir. Burada ölçü; RÜZĞARDIR.  Arıcı arkadaş, ben ZEMHERİDE Konya ilçesindeki arılarıma baktım – bakıyorum. Dış sıcaklık + 4 ile 10 ‘C arasında idi.  Kovandaki arılarım yumak olmadığı gibi, ben arılığıma gittiğimde, uçuşan arılar bile vardı. Ve bütün kovanlarımı, çitalarımı elden geçirip, boş çitaları aldım, balı az olanlara ilave koyu şerbet  ve varroa tütsüsü verip geldim. Aynı şartlarda, istiyorsanız sizlerde baka bilirsiniz. Bilginiz olsun. 12.2015

 Arıların, zemheri girişinden itibaren çiğdemlerin açtığı ana kadar rahatsız edilmemesi ön şarttır. Rahatsız edilirlerse, arı yok olur!!. Hayır yok olmaz sadece bir bölümünün erkenden ölmesine ve gereğinden fazla bal yemelerine neden olursunuz. Mecburen şerbet vermeniz gerekli ise dikkat etmeniz gereken şu: Dışarıda arı olsun olmasın Şerbet vereceğiniz kovanın Örtü tahtasını veya bezi hafifçe kaldırıp, sarsmadan arılara bakınız. Arılar ip yumağı gibi birbirine sarılmış, üzüm salkımı gibi olmuşlar ise, kesinlikle arılara dokunmayın. Arılar petek üzerinde geziniyor ise; oyalanmadan hatıl veya örtü üstü şerbetliğe,  şerbeti döker, boş çitaları ala bilirsiniz. 12.2015

1960 yılı öncesinde ülkemizde gezgincilik yapılmıyordu. Kafkas, (Orta) Anadolu, Muğla, Suriye, Kıbrıs ve İran arısı ırkları, ismi yazılı bölgelerde, yaşamakta idiler. Bahsedilen yıldan sonra adı geçen arı ırklarının safları, yok oldu.  Şimdi üretilen ana arıların ana tarafı % 80 Kafkas, %20 erkek Muğla arısı melezidir. D. Anadolu ve Kara  Denizde Kafkas; İç Anadolu, Marmara, Akdeniz ve G. D. Anadolu bölgemizde, Kafkas anasının yerli arılar ile yaptığı melezlerin, başarılı olduğu belirtiliyor. Artvin, Camili bölgesinde  üretilen damızlık Kafkas arılar Kara Deniz ve Marmara bölgesine, Posof bölgesinde yetiştirilenler ise diğer bölgelere gönderiliyor. Saf Anadolu ırkı  Ana arılar ise Kızılcahamam Kırkırca Köyü üretim merkezinde üretiliyor. Kaynak: Macahel Arıcılık.

Samsun 19 Mayıs Ün.  Prof  Syn Ahmet Güler’in Bereket Tv açıklamasına göre ; Arı sütü üretiminde İtalyan arısı, kafkas arısından daha iyi ayrıca Avrupa da verimli arı ırkı olarak Karniol’un tercih edildiğini belirtmişlerdi.

1 –   Ana arı hakkında bilinmesi gerekenler : 11.2015 – Ana arının bilinen 3 adı var: Ana arı, Kraliçe arı veya arı beyi.  Arıcı olarak bizlerin en büyük sorunlarından biri, ana arı dır. Bazen kendi kendime: Bir anlıkta olsa şu kovan içerisinde ben arı olsam ve bu hallerini öğrensem, derim.  Allah bilir; cenazemin kovanlıktan geleceğini bilsem, yine arılarımın yanına giderim.

Kovan içerisindeki Ana arı, kovanın her yerini gezer. Genelde yeni kabartılmış günlük atımına hazır taze petekler ile daha önce atılmış günlüklerin olduğu petekler üzerinde bulunur. Yeni doğan ana arının boyu  ≈ 12 mm ile 18 mm arasında değişir. Olgun hali 25 mm kadar uzar. Genç ana kısa ve şişman, eski ana zayıf uzun boylu olur. Kovanı dışından 2 – 3 kez  ‘tık’ layıp kulağınızı kovana dayayın, kovan içinde kısa bir uğultu olursa, ana var. Uğultu uzun olursa, ana yok demektir.

Kovana ham çita verdiniz. 1-2 gün sonra kontrol ettiniz. Petek üzerinde önlü arkalı bir kaç tane boş ağzı açık meme kapcıklarını görürseniz; bu kovanın anası yok veya işe yaramıyor, değiştirecekler demektir. Ana arı her hangi bir nedenle telef olur veya işçi arılar tarafından işe yaramadığı için öldürülür.  Ana arı hakkında geniş bir açıklamalar yapar isek:

A –  Çiftleşmiş ama günlük atmamış veya çiftleşmemiş  ACEMİ Ana arının olduğu kovana, başka kovandan eski arı silkelemeyin.  Arısız bile olsa, içinde günlük ve kapalı yavrusu olan çitayıda, koymayın. Arısını silkelediğin  kovanın arıları, analı idi. Bir bakacaklar ki, yavrusuz analı kovana gelmişler. Hemen – Bu ana işe yaramıyor, diye saldırırıp; anayı öldürürler.  Ayrıca; İçinde günlük ve kapalı yavrulu çitası olan  veya olmayan  kovana, dışarıdan ÇİFTLEŞMEMİŞ ana vermeyiniz. Ayrıca anası, günlüğü ve kapalısı kalmamış yaşlı arılı kovana da, kafes içerisinde bile olsa -mecburiyet hariç O zaman 3-5 gün bekletiniz- çiftleşmiş ana vermeyin. Kafes içerisindeki ana ile beraber kovan içerisine, üzerinde kapalı ve günlüklü  gözleri olan bir çita ile birlikte koyunuz. Veya, günlüğü var ama kapalısı olmayan kovanada, başka kovandan arı silkelemeyin.

B – Kovanı böldünüz; petek içinde günlük var ise; dışarıdan verdiğiniz anayı kabul etmez öldürüp, meme yaparlar. Dikkat edin bölüp, hazır ana verdiğiniz peteklerde günlük olmasın.  – Bu güne kadar kovanın anasını değiştireceğim de, eski anayı öldürüyor veya  dışarıya alıp, bu kovanı 2 gün anasız bekletip, kafes içerisinde yeni çiftleşmiş ana veriyordum. 13.4.2014 pz günü –  3 çita olarak böldüğüm ve petek üzerinde günlük ve kapalısı olan kovana, -arı sayısı az onun için hemen kabul ederler, diye  kek teli açılmış hazır ana verdim ki, hemen anayı alsınlar. 3 tam gün sonra kontrol ettim; Kutu içerisindeki kek yenilmiş, işçi arılar çıkmış, ana ise kutu içerisinde geziniyor. Petekleri kontrol ettim. 2 tane meme yapmışlar. Memeleri parçaladım. Kutu içerisindeki ananın telini tekrar raptiyeleyip aynı yere koydum ki, iyice alışsınlar.  İki gün sonra kontrol ettim, kabul etmişler.

C – Hazır ana vereceğiniz kovandaki, günlüklü çitaları arısız ve geçici olarak başka arılı kovana koyup, kafes içerisindeki anayı koyup 2 gün bekleyiniz. Sonra telini açıp, 2 gün daha bekleyip, ananın kafesten çıkıp – çıkmadığını kontrol ediniz. En zahmetsiz ve tehlikesiz yöntem bu. 

D – Diğer taraftan içinde günlük ve kapalısı olan anasız kovanı, 1,5 gün bekletip kafes içinde hazır ana verdim. Kontrol ettim, hiç meme hazırlığı yoktu. 5 gün sonra kontrol ettim, ana çıkmış, çita üzerinde geziniyor. Ama çitaları üzerinde açık – kapalı 10 adet meme vardı. Memenin birini ana kemirmiş. Diğerlerini de ben temizledim. Velhasıl, bildiğim dediğin arının ne yapacağını, ancak kendi bilir. Buda bir tezatlık.

E – Ana arınız yok, ana yaptırmanız lazım. Ya satın alacaksınız veya petek içinde günlük olan çitaları, anasız kovanda bulunduracaksınız. Günlük yok ise, ana memesi olmaz.  Ana memesi yaptırdınız. Ana veya analar çıkmış. Kovandan bir ses geliyor!!(ııııııııııı) diye. Bu ses Ne demek?  Bu sesin 1. amacı, Ana arı kovana kendini duyuruyor. Ben burdayım.  2. Bir şekilde arıcı veya başka bir sebeple ana arının ayak, kanat yeri bir yere sıkışmış. Ana Can derdinde.  3. Kovan içindeki iki ana arı, kovan hakimiyeti için ölümüne savaşıyorlar.  Sesin geldiği yeri buldunuz, Böyle bir anı görürseniz, anaları kovan dışına almayınız,  müdahale etmeyiniz. Sağ kalan, kovanın anasıdır. Aynı yerde kozlarını paylaşsınlar. Dışarıya alırsanız, ananın biri haliyle ölüyor. Sağ kalan anayı kovana koyduğunuz da,  bu anayıda arılar öldürüyor. -yaşadım-

F – Arılı çitaları dışarıya çıkarttınız. Bir şekilde  arılar kazara kovan dışına döküldüler. Kovanın dış yüzeyinde veya toprak üzerinde arılar küme olmuşlar, ayrılmıyor iseler, buraya dikkatli yaklaşıp bakınız. Orta yerinde ana arı olabilir. -var ise – Elinizde fazla tutmadan ve sıkmadan hemen alıp veya alamıyor iseniz; kovandan bir tane arılı çita alıp ananın olduğu yere yaklaştırınız. Ana çita üzerine çıkacaktır. Kovana koyunuz.

G – Kafes içerisinde hazır ana arınız var. Lakin bir kaç gün yeni kovanına koyamayacak iseniz : Ana Kafeslerini, örtü tahtası üzerinde şerbetlik var ise, arıları şerbet içmek için çıkış yaptıkları açıklığın bir kenarına tel kısmı yukarıya bakacak şekli ile koyup, şerbetlik kapağını kapatınız. Ve/veya (sıcak günlerde)  Elinizde daha çok  kafes var ve hepsini bir arada tutmak istiyor iseniz; kuvvetli bir kovanın örtü tahtasını  -sıcak havalarda- çekip alınız. Analı kafeslerin hepsinin tel kısmı yukarıya bakacak şekli ile çitaların üzerine diziniz. İşçi arılar, kafes içerisindeki anaya hizmet edeceklerdir. Yalnız burada dikkat edeceğiniz nokta: Bazı arılar kıyıcı olur, O tip arılı kovanlara  koymayınız.

H – Kovanı açtınız, çitalara bakarken ana arının uçup gittiğini gördünüz. Ana uçup giderken, kovan hangi durumda ise, üstü açık, çita dışarıda iken vb şekillerde, ≈ 1 saat bekletiniz.  Siz orada iken gitti ise, siz de o yerde bulununuz. Ana yakın yere gitti ise gelecektir – gelebilir. 2011 yılında iki tane ana nın kaçmasına neden oldum. Bir tanesi, ben aynı kovanın yanında iken, ≈ 30 dk. sonra geriye geldi. 2013 senesinde ise, başka bir ana iki kere uçup gitti – geldi. Peki, ana neden uçtu? Ana daha tazedir çiftleşmemiş veya yeni çiftleşmiş ama günlük atmamıştır. Arıcı arkadaş anayı huzursuz eder, ürkek olur kaçar. Diğer bir neden ise sakat ve eski anayı, arılar istemez. Üzerine çullanırlar. O an tesadüfen arıya bakarken olayı görürsünüz. Ana arıyı arıların ellerinden kurtarırsınız ana, can havli ile uçar. Gidecek yeri yoktur, geriye gelir, tekrar kaçmak zorunda kalır ve gider…Kalırsa, zaten ölecek.

I – Başka bir kovana arılı çita vereceğinizde dikkat ediniz, ana arıyı öbür kovana götürmeyin. İki kovanınızda, anasız kalır. 04.2016

İ – Ana arıyı satın aldınız. Çitalarda günlük yok ise; Kafes içerisinde anasız kovana koyup, En az 2 gün kapalı şekli ile kalmalı. Daha sonra kek tarafındaki teli açıp tekrar aynı yere koyunuz. Kovandaki arılar keki bitirdiklerinde ana arı ile temasa geçerler. Kafesi kontrol ettiniz, ana çita üzerinde geziniyor ise, hayırlı olsun. Veya, çita gözlerinde günlük var ise; bu geçen  3 – 5 gün içerisinde ana memesi yapmaya başlarlar veya yaparlar. Bu durumu gördünüz. Hemen anayı kutusunda dışarıya alınız. Öldürürler. Yinede bu kafesteki anayı verecek iseniz, 5 gün daha bekleyin. Bu süre zarfında kafesteki anayı güneş görmeyen az sıcak bir yerde bekletiniz. Arada bir, parmak ucunuzla tel üzerine su sürünüz. 5 gün sonra yapılan bütün memeleri sıyırıp anayı tekrar aynı yere telli şekli ile koyunuz. 2 gün bekletiniz. Meme olmadığını anladığınızda, telin ağzını açıp, keki kalem ucu ile hafifçe oyup aynı yere koyunuz.

J – İlla ana boyalı olacak diye bir şart yok. Önemli olan sizin bilmeniz. Onun için en azından, O kovan kapağı içine yapıştıracağınız bir kağıda not tutmanız yeterlidir. Kesinlikle kovan içerisindeki anayı her hangi bir boya ile boyayıp, kovan içerisine salmayınız. Değişen kokudan dolayı anayı hemen öldürürler. (yaşadım)

K – Eylül, ekim ayından itibaren kaç çitalı olursa olsun, anası yaşlı ama sağlam olan kovanın anasını öldürüp, başka bir kovanla birleştirmeyin. Çünkü, O beğenmediğin ana, Ocak ayında sizin kurtarıcınız olacaktır. Kendiliğinden ölürse, kovanın arılarını başka kovan ile birleştir. Ayrıca, yeni ana aldınız. Ana başlangıçta normal günlük atmış. 8 – 10 gün sonra kontrol ettiniz, erkek yavru gözleri oluşmuş. Olabilir. Ana arı, eksik çiftleşmiş. Yetiştirici, ananın ilk günlük atımını gördükten sonra, garantili olduğunu düşünerek sana satar. Burada, ana arı yetiştiricisinin hatasını aramayınız. Gidin değiştirin veya başka yerden alınız.

L – Hazır aldığınız ana uzun bir süre günlük atmaya bilir. 2014 Nisanında aldığım hazır ana, tam 42 gün günlük atmadı. İlk geldiği gün çelimsiz bir ana iken geçen zaman içerisinde boyu uzadı, güzelleşti  :-) . Öldürmeye elim varmadı.   Tamam, ana günlük atmıyor – atamıyor idi ama neden, bilmiyor ve bilemem.  –illa bu böyledir demiyorum ama, !! –  bir şey dikkatimi çekti. Bu ananın olduğu kovan içerisinde bir tane erkek arı yoktu. Diğer kovanlardan erkek arıları tutup, bu kovana koydum. İki gün sonra petekleri kontrol ettiğimde, günlük vardı.

M –  Ana arıyı normal şartlarda kendiniz yaptırırsınız. Nasıl? Bunun için fazla beklemeyiniz. -sahte anaya gitmemiş- anası olmayan kovana, İçinde günlüklü kapalısı olan arılı veya arısız 1 – 2 çitayı, koyunuz. Veya gözünüze kestirdiğiniz kuvvetli bir kovandan, arılı  günlüklü iki çitayı başka bir (ruşet) kovana koyup buradan 4 – 5 km uzağa götürünüz. Burada, ana memesi yaptıracağınız kovana 4 gün boyunca azar azar şerbet veriniz. Bu süre zarfında bol arı sütlü ana memesi oluşacaktır. Böylece bu kovanın YENİ anasını yaptırmış olursunuz.

N – Sahte anaya gitmiş kovana,  başka kovandan günlüklü çita koyup yeni ana yaptırmaya kalkışmayınız. Sahte ana, ana memesi yapılmasına müsaade etmez, İşçi arılar ana memesi yapsalar bile, çıkacak yeni anayı sahte ana, öldürür. Zaman ve arı kaybedersiniz. Yapacağınız en temiz, en kolay yöntem: Önce kovan içindeki tüm arılı çitaları dışarıya çıkartınız.   Çita üzerindeki tüm arıları aynı kovana silkeleyin. İçinde günlük ve/veya kapalısı olan çitaları  diğer kovanlara dağıtınız. Arı silkelediğiniz kovanda en küçük bir petek parçası kalmasın ve kesinlikle şerbet, bal vermeyiniz. Bu çitasız arıları 2 gün  bekletiniz. Sahte ana, ana olduğunu unutacaktır. 3. gün başka bir kovanlardan alacağınız, içinde günlük ve kapalısı olan 1 – 2 çita ile arının sayısına göre, ham temiz çitaları,  bu çitasız kovana koyunuz. Yalnız, çıkarttığınız eski çitaları koymayın.  Bu kovanı 4 gün, azar azar şerbetleyin. ki, arı sütleri bol olsun. b – Diğer bir yöntem ise,  Başka çok kuvvetli bir kovan ile birleştiriniz. Tercih sizin.

O – Çitanın alt ve yan kenarlarında açık, kapalı memeler var ise; bu oğul memesidir. – Ben oğul istemem, demekte geç kaldınız. Çitaların Orta iç kesimlerde olan meme, ana değiştirme memesidir. Bu meme şekli her kovanda ve her zaman olmaz. Siz her ne kadar bu memeleri bozarsanız bozunuz, O kovan oğula gidecektir. Bozmanız, sizin için zaman kaybıdır. Ya  arıyı 2 – 3 boş kovana bölünüz veya memeleri sıyırıp, diğer kovanlarla birleştiriniz. Yada bırakın oğula gitsin. Ayrıca, ilaveli kovanların ilave kısmındaki çitalarda meme var ise, hemen bozun.

Ö – Çıkan oğulu istiyorsanız, yeni bir kovana koyunuz. Şayet çıkan oğulu istemiyorsanız, Oğul arıyı konduğu yerden alıp yere dökünüz. I. ve 2. oğulda 1 ana, daha sonraki oğullarda ise çok ana bulunur. Bütün anaları bulup o yerden uzaklaştırınız veya anaları öldürün. Çıkan oğul, çıktığı kovana, dönecektir.

– Her ihtimale karşı kovanın oğula gitme durumu var ve oğul istemiyor iseniz: Çitaları kontrol ediniz. Memeli olan çitaları aynı kovanda bırakıp, üzerinde ana olan memesiz çitaları başka bir kovana alıp, 5 km uzağa götürünüz.  Anasız memeli çita ile kalan arılar kendilerine yeni ana yapar ve çıkıp gitmezler.

R – Kovanlarınız sahil bölgesinde iken -portakal bahçesine yakın iseniz- nerede ise günlük petek işlenir. Bu durumda sadece haftada bir az şerbet veriniz. Çok verirseniz, iki çitalık arı bile olsa, oğul verir. İç bölgelere geldiğinizde ana arının günlük atımı azalır. Arılar fazla çalışmaz. Neden? Aynen insan gibi. Havanın soğuğundan – sıcağından   etkileniyor. Arının uçuş deliğini daraltınız. Serin hava girişi azalsın. Boş yerlere  Strafor  koyunuz. Mayıs ayı değişken iklime sahiptir.

S – Peteklere bakarken anayı gördünüz. Arılar ananın üzerine üşüşmüşler   bir yere salmıyorlar, ayaklarından asılıyorlar! Ne demek? Bu anayı istemiyorlar.  Anayı değiştiriniz veya arıları başka bir analı kovan ile birleştiriniz.

Ş – İlk oğul ESKİ ANA ile çıkar. Kalan arı yeni çıkan anayı kabul etti ve yeni oğula gitmeyecek iseler, çita üzerindeki kalan diğer memeleri, ana veya arılar kemirir ve meme içerisindeki diğer anaları öldürürler. Veya siz yeni bir oğul daha istemiyor iseniz, diğer memeleri temizleyiniz. Çıkan oğula, ana arı günlük atıp, kapalısı oluncaya kadar şerbet, vermeyiniz. ( kimi arıcılar şerbeti verin, teşvik olur, diyorlar! denemedim)

T – Genç arının renkleri eski anaya göre  koyu parlak, boyu kısa ve şişman, hareketleri hızlıdır. Ana  arı yaşlandıkca karın kısmı incelir ve boyu uzar, siyah halkalar arası açılır, sarı renkleri ortaya çıkar, hareketi yavaşlar. Karın kısmındaki siyah halka sayısı ilk çıktığında ve kadar ise, 4 sene sonrada aynıdır.

U – Bal almak istiyor iseniz ilave dahil, 15 çitanın 12 de günlük ve kapalısı olmadan anayı aşağıya hapsetmeyin. Mümkün oldukça içinde günlük olan çitalarıda ilaveye koymayınız. Ana arı bu kısma uğramaz ise arılar burada meme yaparlar. Memeleri gördüğünüzde, kesiniz. Bal sezonunda  oğul istenmez. 04.2016

Ü – Her canlı gibi Ana, KIŞLIK nektarın depolanması için temmuz, ağustos aylarında günlük atımını azaltır. 06.2014

V – Anası olmayan arılar ile, kapalı havalarda veya karanlıkta açılan kovanın arıları, insana saldırır. 09.2014

2 –  analı – anasız arıların çeşitli şekillerde birleştirilmesi 11.2016 – A –  Anası olan İki kovanın birleştirilmesi, senenin hangi ayı veya günü olursa olsun, önce kovan ilavesi, gazete kağıdı ve koku verici bir madde lazım. Analı arı kuluçkalıkta olup önce bu arılara koku değiştirici sıvıyı çita üzerlerine sürünüz. Üzerine gazete kağıdı örtünüz ve ilaveyi koyunuz. İlave ve kağıt üzerine bir kaç noktaya bu kokudan sürünüz. Öbür kovandan aldığınız anasız arılı çitaları, ilave içine koyup tekrar koku sürüp, kapakları kapatınız. En geç 2 gün içinde arılar kucaklaşacaklar. 2 gün sonunda ilave altındaki gazete kağıdını alınız. İsteğinize göre ilavedeki arıları ilavede bırakın veya aşağıya indirip ilaveyi alıp, kapatınız. B –  En az 3 gündür   Anası olmayan arıları ise, kokusuz direk başka analı kovan içine koyunuz. Yalnız dikkat ediniz, birleştireceğiniz çita üzerinde ana memesi olmasın.  C –  Analı iki kovanın çitalı – çitası arılarını birleştireceğinizde, daha önceden hazırlayıp fıs fıs içine koyacağınız şerbet sıvısını, esas kovandaki son  1- 2 çita üzerindeki arıların üzerine bu şerbeti püskürtünüz, aynı şerbeti birleştireceğiniz öbür çita üzerindeki arıların üzerinede püskürtüp, esas kovan içine yavaşca koyunuz. Şerbeti emmeye çalışan arıların kokusu birbirine geçecek ve alışacaklardır. 2014

3ana arı yok veya sahte ana şüphesi var, anayı veriyorum öldürüyorlar, ne yapılır? : 11.2016 – yukarıdaki C, E, N maddesini okuyunuz.

4 – soru şu: diyelim ki kovan 10 adet ana gözü yaptı. hangi gözün ana olacağını arılar, nasıl ve neye göre belirliyor. 11.2016 – Ben bu güne kadar şu görüşe sahip oldum. Arılarda, aynen insanlar gibi. Birinin tuttuğuna diğeri karşı çıka biliyor. Her ana memesini yapan işçi arılar, farklı isteklere sahip ola biliyorlar. ‘bu benim anam, bu olacak  iddiasında oluyorlar. Geçen günlerde başıma geldi. Hazır çiftleşik anayı çita üzerine salıp takip ettim. Kimi arılar hiç bir tepki vermediği halde arının bir tanesi, direk anaya saldırdı. Hemen müdahale edip bu saldırgan arıyı öldürdüm. Arada bir ana üzerine yumulan arıları uzaklaştırdım. Ve ana serbestce dolaşmaya başladı. 30 dak, kontrol ettim.  Ve Çitayı kovan içi çitaların arasına koydum. Ertesi gün baktım ana, aynı çita üzerinde geziniyor.  Çitası ile birlikte  Buradan alıp başka bir yere koydum. tekrar ertesi gün kontrol ettim, sadece iki çita arasında kalmaya devam etmiş. 2 – 3 gün sonra tekrar kontrol etim, ana öbür çitalara geçmiş. Buradan şu sonucu çıkarttım. Bir gurup arının kabul ettiği ana arıyı, başka bir gurup arı kabul etmiyor. Kabul etmesi için zamanın geçmesi, karşı çıkan gurubun -Bu anayı kabul etmekten başka bir şansının olmadığını anlaması –  alışması gerekiyor. Her memeyi yapan arılar, gurup gurup. – Diyorlar ki; ben senin ananı tanımam, benim anam bu ! İlk ana yapılan günlük, ana oluşumunu tamamladığı zaman -ki bu ana istenilen şartlarda normal olmasa bile, memeden çıkıyor ve diğer çıkma durumuna gelen KELLİ FELLİ anayı, meme içinde öldürüyor. Kovan içinde 10 tane meme var hesabı ile devam ediyoruz. ilk 3 – 5 meme içindeki ana, dışarıdaki ana tarafından öldürülürken, diğer taraftan boşta kalan ve vakti saati gelen bir ana, dışarıya çıkıyor. Bu sefer ilk çıkan ana ile serbest kalan ana; birbirine saldırıyor. – dikkatinizi çekerim, bu yazdıklarımı 40 yıllık her usta söylemez belki çoğuda görmemiştir bile. -çevremde bu anlattığımı bilmeyen yıllanmış arıcılar bile var- İki ana  birbirine öyle bir kenetleniyor ki, ayıramazsınız. Ve bir tanesi ölüyor, sağ ve sağlam kalan ana kovana sahip olurken, diğer memeler tamamen, imha ediliyor. Başka bir örnek: Şuan, kovanlarımdan birindeki ana arının hiç kanatları kalmadı. Sağ ve günlük atmaya devam ediyor. 20 gün öncesi bu kovan arıları, kanatsız anayı değiştirmek için  iki tane meme yapmışlar. Hemde uzun meme. Daha sonra baktım, yapım aşamasındaki  memelerden biri, imha edilmiş. Diğeri sağlam idi. Daha sonrası tekrar kontrol ettiğimde, çıkma durumuna gelen sağlam meme, yandan kesilmiş. Kesen, eski kanatsız ana. Şimdi, kovandaki bütün arılar; kanatsız ananın olmayacağını bilmiyorlarmı. Biliyorlar. Ama, bu ana arıya sahip olan arılar ile öldürmek isteyen arılar var. Kanatsız anayı değiştirmeye kararlı Arılar, İlk imha edilen meme üzerine tekrar bir meme daha yapmışlar. bakalım ne yapacaklar. Şimdi, size yaşadığım iki örneği açıkladım, yorumu siz’LER yapın. 01.07.2016

5 – ağaç veya kaya kovuğundan arı nasıl alınır : 11.2016 –  İlk önce belirlediğiniz yerde, kovan veya büyük bisküvi kutusu, ballı petek, işlenik ve ham peteklerinizi,  körük, maske ve ham petek bağlama teli ve spiral hortumunu hazır etmelisiniz. A – Kayayı veya ağacı, kırma – kesme, arısını ve  balını alma durumunuz yok ise, kovan veya bisküvi kutusunun arka tarafını delin. İçine ballı, işlenik hazır ve ham petekleri koyun. Kıvrımlı hortumun bir ucunu kovanın bu deliğine, diğer ucunuda, arıların girdiği deliğe sokunuz. Başka yerden girip çıkmasınlar. Kovanı uygun bir yere koyup, uçuş tahtasını açık tutunuz. Zaman içerisinde önce arılar sonrada ana arı, bu kovana gelecektir. B – Kesme veya kırma durumunda iseniz;  BOŞ ve ballı çitaları, teli ve kovanı hazır ediniz. Arıları önce tütsü vererek sakinleştirin. Hatta, arıların çıkış deliğini bir müddet kapatınız ki, buradan çıkan arılar saldırmasın. Sonra yavaş yavaş ağacı veya kayayı kırıp, kesip arılara ulaşınız. Arada bir tütsü vermeyi unutmayınız. Dikkat ediniz arıların üzerine ağaç, kaya parçası gelmesin. O yerdeki petekleri keserek, üzerindeki ANA ve arıları ile birlikte boş çita içine aynen ham petek tutturduğunuz gibi ballı, günlüklü ve kapalı yavrulu orijinal petekleri koyup, çitanın dışından galvanizli teli dolayarak özellikle kapalı ve günlüklü yerleri ezmeden petekleri araya tutturup, kovan içine koyun. İşiniz bitince, kovanı aynı yere bırakınız ki dışarıdaki arılar bu kovana girsin. Rast gele.   12.08.2012 pazar  – 03.2014

6 – akdeniz bölgesinde ocak – şubat (mart) ayında arıya şerbet, kek verilir mi : 11.2016 – Bu bölgede her daim şerbet verebilirsiniz. Hava şartlarının uzun bir süre uygun olması halinde,  kek verilir. Yalnız yakınında arının içme suyu, olmalı. Böldüğünüz kovanlara ise kek değil, şerbet veriniz. 03.2014

7 –  ana arı ızgarası hakkında : 11.2016 –  Ana arı ızgarasının; kovan içindeki balın az veya çokluğu ile direk bağlantısı olmayıp, bir noktaya kadar dolaylı yönden etkisi olur.  Ana arı, her ne kadar ‘feriştah’ bile olsa, işçi arının gözetimindedir. Tarlacı arı; nektarı veya şerbeti ana arı ızgarası olsa da – olmasa da Ana arının günlük atmasını beklemeden, boş bulduğu göze, bunları yığmaya başlar. İşçi arı, insan yada her canlı gibi, önce kendini düşünür. Ana arı ızgarasını koymanız; balın çok olacağı manasına GELMEZ. Ama ızgaranın, olumsuz bir etkisinin olacağı muhakkaktır. Şöyle ki; Izgara sayesinde koloninin gücünün zayıflayacağı; KESİNDİR. 07.2016

8 – antalyada  kışlık arı bakımı nasıl olmalı: 11.2016 –  Kars veya Konya da arıya nasıl bakıyorsan, Antalya bölgesindeki bakımda 1 – 2 küçük ayrıntı haricinde, aynıdır. Tek  fark  Antalya daki  bazı ‘Eşek Arıları’, İç Anadolu bölgesindeki arılara göre, daha uzun. Antalya bölgesine kovanlarınızı  getirmeden önce,  O bölgedeki kişiden yağmurların yağıp – yağmadığını ve kovan koyacağınız yerde eşek arısının olup olmadığını öğreniniz. Eşek arısı var ise imha etmek için uygun ilacıda yanınızda götürünüz. -mesela fıs fıs türü tüplü sinek öldürücü ve sıvı DDT, yi bir deodorant kutusu içinde bu arıları yuvasına püskürtünüz-

9 –  antalyada ilk bahar bakımının başlama zamanı: 11.2016  25 Ocak 2013  günü Manavgatta,  arıları kontrol ettim. Hemen hepsinde Günlük ve kapalı gözler vardı.  Nisan ayında açacak olan portakal çiçekleri için kovanlarımı Serik’e götürdüm. 29 Ocak 2013 günü saat 10.30 da Serik – Gebizde, kovanlarımın başında idim. Hava açık, güneşli ve sıcaklık ≈ 17′ C. Yanımda Konya Şekerin hazır şerbeti var. Ben, çitaların boş olacağını düşünürken nerede ise bazı çitaların, full nektar ile dolu olduğunu gördüm. Haliyle bu nektar durumu, bölgeye göre değişir. Kovanlarımda günlük  yoktu. Bu durum, arının tarlacı gücüne ve hava durumuna göre, değişir. Sanırım günlüğün olmayışının sebebi, Manavgata göre daha soğuk ve tarlacı arıların nektarı bolca petek gözlerine koymalarından dolayı ananın, günlük atacak yeri kalmamış. Bu açıklamayı şunun için yaptım. Günlük atımı ve sonrası zaman içerisinde, kovanlarınızın bakımı her daim yapmaya hazır olmanız içindir. Ocak – Şubat ve Mart ayında arı, bulduğu poleni kovana alsın. 03.2014

10 – Amerikan  (AYÇ) Yavru Çürüklüğü: 11.2016 –  DİKKAT:  AYÇ hastalığı kanunen, il ve ilçe müdürlüklerine haber edilmesi gereken bir durumdur. A.Y.Ç. ve Av.Y.Ç. hastalığı; öncelikle ve özellikle peteklerin kendisinde ve kapalı gözlerdeki larvalarda oluşup, larvanın çürümesi ve nahoş şeklinde kokuşmasına neden olan, yayılmacı ve bulaşıcı bir hastalık türü. Bornova Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü açıklamasına göre yetişkin arılarda bu hastalık, her daim oluyor veya bulunuyormuş. Fakat bu hastalık mikrobunu vücutları, etkisiz veya azaltma yoluna gidiyormuş. Bu hastalığın çoğalma durumu ise, genelde yağma sonucu oluştuğu vurgulanmıştı.

Bu hastalığa 1 – 2 çita üzerinde cüzi sayıda yeni yakalanmış olan kovanın arılarını bir şekilde kurtara bilirsiniz. Ama, hastalığın her daim tekrarlanma ve başka kovanlara bulaşma durumu var. En bilinen temizlik şekli 5 lt su + 1 kg çamaşır suyu olacak şekli ile kovanlarınız dahil  tüm malzemelerinizin  bu su ile yıkanması şart.  Genel bir uygulama yapmak için ise: Hastalıklı olan kovanı akşam vakti alıp, en az 5 km uzağa götürünüz. Ertesi gün temiz boş bir kovan, fısfıs ve daha önceden hazırlayacağınız çamaşır sulu karışım ile,  4 lt şekerli şerbete, 50 gr Terramycine dökünüz. Orada arıları, anaları ile birlikte temiz kovana silkeleyin. Yavrulu yavrusuz tüm çitaları hemen orada kuytu bir yerde yakıp, gömünüz. Eski Kovanın her yanını, örtü tahtası, şerbetliği, kapağını ve tüm malzemelerinizi çamaşır sulu karışım ile yıkayın veya fıs fıs yapın. Kovanda kalan çamaşır suyu kokusu, arıların ölümüne sebep olur. Kovanı ve malzemelerinizi açık havada ve güneşte kurutunuz. İlaçlı şerbeti, temiz kovan içerisindeki -ana dahil- tüm arıların üzerine fısfıs ile püskürtünüz. Bu ilacı 3 gün ara ile akşam vakitleri 4 kere veriniz. İki gün sonra elinizde yeterli sayıda var ise hazır, yoksa ham çitayı koyup, orada şerbetleyip, bekletiniz. Arılarınız kurtulacaktır.  03.2014

11 –   arı çoğalmıyor, neden? 11.2016 – Her şeyden önce (başıma geldi)  A kovanından bir miktar arıyı, çitalı – çitasız olarak B kovanına  koydun   Ana arı, yavrularının başka bir kovana verilmesine razı olmuyor. Ve A kovanı istendiği gibi üremiyor. Ayrıca, Şu yazacağım şıklardan biri yada hepsi sorunuzun cevabıdır. Ana, günlük atmıyor veya azalttı. – Ana eski, değiştiriniz. – Kovandaki arı sayısı az ama siz fazlası ile petek verdiniz. Geçen soğuk günlerde arı yumak oluşturdu, atılan günlükler üşüdü, arı çoğalamadı. Petek sayısını düşürün. – Yiyeceği nasıl? Petek üzerindeki yavru sırlarına bakınız. Kapalı yavru sır kapaklarında içeriye doğru çökme ve orta yerlerinde iğne delikleri var ise, bir kaçına çöp sokunuz. Kahverengi sünen sıvılar var ise;  A.Y.Ç veya Av.Y.Ç. olabilir.  Arı çoğalmaz.  06.2014

12 – arı, kaç  çıtada kışlatılır: 11.2016 –  Yıllanmış yada ahkam kesen arıcılar: İki çita arı seneye çıkmaz, deyip insanı korkutuyorlar. Önce şunu iyi bilin. Buz üzerinde çıplak ayakla gezen kişi, Allahın izni ile hasta olmaz iken, evde duran kişi, hastalıktan kurtulmuyor. Bu örneğe göre anası, bir avuç genç arısı, yiyeceği olan, varroa biti olmayan bir avuç arı, Mart ayına sapa sağlam çıkar. Ha şans! diyorsanız! O şans veya şansızlık 1000 kovan içinde aynıdır, bir avuç arı içinde. Siz şunu düşünün!. Ben bir avuç arıdan verim ala bilir miyim!! bunun hesabını yapın. Üç çita ve aşağısı olan arılarınızı, verim almak istiyorsanız, başka bir kovan ile birleştiriniz. Bir kovandaki çita sayısı (en az 5 çita) ve üzerindeki arı ne kadar çok ve kuvvetli olursa, o kadar  iyi olur. 11.2015

13 – arıcı maskesi ve eldiveni hakkında: 11.2016 –  Sayfama yazdığım yazılarımın % 80, kendi yaptık ve gördüklerimdir. Maskelerimizin önünde siyah elek var. saldıran arılar, ilk önce yüzümüze saldırıyorlar. Bunun nedeni, eleğin siyah olmasındandır. Ben kendi maskemdeki bu siyah eleği kesip yerine, beyaz pencere tülü veya çiçekcilerde  yapılan arajman çiçeklerini sardıkları elek cinsi tül geçirdim. Arılar yüzüme doğru daha az şekilde saldırıyorlar. Ayrıca, eldivenimin bir tarafına -üst- siyah deri cinsi bir parça yapıştırdım. Saldıran arılar sokmak, hıncını almak için önce bu noktaya geliyorlar. Saldırı olmaz ise, bir sorun olmaz. Tercih sizin. 07.2016

14 – arıların kovanı terk etme nedenleri ne olabilir : 11.2016 – Bilim çevresinin:  Bu konuda kesin ‘sebep şu’ diyemediklerini duydum. Genelde, çevrede yapılan bitki ve varroa ilaçlaması, deniliyor. Varroa için bir yaşadığım bir örnek vereyim. 2015 yazında 11 tane ana çiftleştirme kutusu vardı. Varroa için portakal kabuğu kullanıyorum. Yaptığımın da farkındayım. Bu kutulara dumanı çok verdim. İki gün sonrası baktığımda, 4 kutudaki ana ve arıları kalmış, diğerleri kutuları terk etmiş. Kısaca; her ne yaparsanız yapın ama, ayarında yapın. 2016

15 – arı neden OĞULA gider, nasıl engelene bilir? 11.2016 – Oğula gitmenin en büyük etkeni, tüm canlılarda olduğu gibi nedeni ne olursa olsun üreme, çoğalma  iç güdüsüdür. Arazide veya kovan içinde yiyecek az ise VEYA çok ise, arı oğula gider.  2 veya 3 günde bir arılara çok şerbet verirseniz, takip ettiğiniz, devamlı çita koyduğunuz halde, arı yine oğula gider. -yaşadım-  2 çitalık arı bile, oğula gider. Kaç çita olursa olsun ana, günlük atımını bıraktı – azalttı, -sakatlandı, gerektiği zaman çita -vermediniz yeri daraldı. Vel hasıl her halükarda oğula gitme durumu vardır. Benim altı kovanımın 5 i, Nisan 2013  başında ve portakal bahçesinin dibinde meme yapmaya başladılar. Analarımın hepsi  genç OĞUL ANASI.  Çita örüldükçe azar azar şerbet veriyor ve gerektikçe çita veriyordum, yine meme yaptılar. Temizledim, yine yaptılar. 6 kovanımdan oğul alsa idim, 24 kovanım olacaktı. Çare:  Arılarınızın oğula gitmesini istemiyorsanız, üzerinde meme bile olsa, a– Eski anayı uygun gördüğünüz sayı kadar arılı petekler ile başka bir kovana bölüp, memeleri de koparıp, buradan 5 km uzağa götürünüz. b –  Yerinde kalan anasız arılar için  2 – 3 tane meme bırakıp, diğerlerini temizleyiniz. c – İçinde anası olmayıp, Peteklerinde günlük, larva ve  ana memesi olan bu kovanlara çiftleşmiş hazır ana veriniz. Kabul eder veya etmezler. Kabul ederlerse memeleri kendileri temizler -yaşadım- takip edin, anayı kabul etmezler ise, anayı kutuya alıp, oluşan memeleri temizleyin. d – Eski anayı  öldürüp içine atınız. 1 – 2 gün sonra, Hazır çiftleşmiş ana veriniz. Memeleri arılar temizler. Şunu da yapa bilirsiniz: e – Baktınız kovandaki bütün çitalarda  bir çok memeli petek var. Bu memeli çitaları, 2 – 3 er çitalı şekilde boş kovanlara bölünüz.  5 km uzağa götürüp bırakınız. 2 gün kalsınlar. Bu şekilde arıların çoklu olarak oğula gitme heveslerini kırmış ve oğul takip etme eziyetinden kurtulmuş olursunuz. 

Eski ana, oğul durumunu istemez. Arıların yaptığı memeleri kesmek ister. Ama oğula gitmeyi isteyen arılar, ana arıya müsaade etmez ve engelleme yaparlar. Kovanda yerinin olmadığını anlayan ana, bavulunu hazırlamaya başlar. Günlük atımını bırakır. Uçuş yapabilmek için az yer ki, hafif olup uca bilsin. Ve vakti gelince, kovanı terk eder. 2. oğul ≈ 3 gün sonra çıkar. İlk eski analı oğul, kovanın  yarısına yakın olur. Oğul çıktıkça bu oran, azalır.

Bu yazdıklarımı yapmadınız ise: Oğula gitmek isteyen kovandaki arıların yaptığı ana arı kapsül ve memelerini; Oğula gitmelerini engellemek için yolmayın. Daha fazlası ile meme yapacaklardır. Bırakınız, erkenden oğula gitsinler ki, Sizin zaman kaybınız ve zararınız az olsun.  Ayrıca ilk çıkan 1. ve  2. oğul arılarından sonra çıkan oğullarda  en az, 2 ve daha fazlası ile ana olur. Çıkan oğulu başka bir kovana koydunuz veya koymak istemiyorsunuz. Konduğu yerden aldığınız oğulu yere döküp, içinden istemediğiniz -cılız- anaları alıp kutu içinde uzak kapalı bir yere koyunuz veya öldürüp oğul arı içine atınız. Anasız kalan arılar, çıktıkları kovana geri döneceklerdir. Aynı kovandan içinden ÇOK analı olarak çıkıp,  değişik  yerlere konan 2 – 3  oğulu, aynı kovanın arısı deyip, başka bir kovan içerisine  birlikte koyamazsınız. Ana kokuları farklılaşmıştır. Aynı küme  içerisinde OLAN birden çok analı oğulu ise, aynı kovana koyabilirsiniz. Ana kokusu farklı arıları, kağıt veya koku ile birleştire bilirsiniz. Aynı küme içerisindeki analar birbirini veya işçi arılar, biri kalıncaya kadar diğerlerini öldürür.  03.2013

16 –  arının kovanı nasıl değiştirilir ve kaç günde bir bakılmalı:   11.2016 – Her hangi bir sebepten dolayı, kovan değiştirmeye karar verdiniz. İlk önce yapılacak olan, temiz bir kovanı  hazır etmek. Boş ve temiz kovanı, değiştireceğiniz kovanın YERİNE koyunuz. Eski kovandaki çıtaları, çıkarttığınız şekilde yeni kovana yerleştirip, örtü ve dış kapağını kapatınız. Mecburi değil ama yinede değiştireceksiniz;  Aynı yöntemi uygulayınız. Tekrarlanan bakım günleri ise, mecburiyet harici  3 – 4 güne bir göz atılmalı, gerekiyor ise petek veriniz – alınız. Her 10 – 12 günde bir ise, genel kontrol yapınız. 25.09.2011

17 –  arıyı bölmek,çoğaltmak : 11.2016    En iyi çoğaltma  –Bölme ile olur. Bu yöntem ile bölerek çoğaltmak istiyorsanız, en erken sahil kenarında  olanlar için Nisan ayı, iç kesimlerde olanlar için ise  Mayıs ayı, en uygun aylardır.  Bunun 2 türlü yolu var. A) Hazır, kafes içerisindeki ana ile BÖLEREK çoğaltmak;  B) Ana arıyı, kovanın kendisine yaptırmak.  Her iki yöntem ile  2 – 10 adet kovana sahip olabilirsiniz. A – Hazır ana arı ile çoğaltmak. 10 çitalı bir kovandan, 10 tane analı kovan elde edebilirsiniz. En uygunu 10 çitalı kovanı 2 veya 3 e bölmektir. Önce analarınızı, temiz kovanlarınızı hazır ediniz. Yeni Kovanlarınızın uçuş deliği kapalı olacak. Önce, Eski anayı arılı bir çita ile ham bir çitayı bir kovana koyup, aynı yerine koyunuz. Diğerlerini istediğiniz kadar yeni kovanlara bölüştürüp, kapatıp, 5 km uzağa götürünüz. Devamı olan açıklamalar için yukarıdaki, ana hakkında bilinmesi gerekenler kısmını okuyunuz. B – Ana arıyı kendiniz yaptırmak istiyorsanız. Bal verimi iyi olan 1-2 yaşındaki Analı ve petek gözlerinde günlük olan çok çitalı bir kovanı ele alınız. Kapalı yavrulu bir çitayı anası ile birlikte, uçuş deliği kapalı olan başka bir kovana yanında ham veya işlenik bir çita ile birlikte koyup hemen 5 km uzağa götürünüz. İçinde ve her çitada bolca günlük olan arılı çitaları ve kovanı ise aynı yere koyunuz. Analı kovan 3 gün orada kalsın, şerbet verin, daha sonra aynı yere, geri getiriniz.  Arılıkta kalan anasız günlüklü arıları,  4 gün boyunca azar azar şerbet veriniz ki, arılar ana arı sütlerini bol koysunlar. Böylece her çita üzerindeki günlüklerden, fazlası ile ana memesi yapılacaktır. Ana arılar en erken 12  gün içerisinde çıkar. Anasız kaldıkları günden itibaren 11. gün, daha önceden hazırlayacağınız X. sayıdaki boş kovanları, aynı sayıdaki boş ham veya hazır  peteklerinizi  ve nakliye aracınızı hazır edip, anasız kovanın yanına getiriniz.

Uçuş delikleri kapalı olan her boş kovana birer tane hazır arılı memeli petek koyup, üstlerini hemen kapatınız. Diğer boş kovanlarada aynı işlemi uygulayarak bir kovandan, X sayıda kovan elde etmiş, olursunuz. Çoğalttığınız kovanları hemen buradan alıp; 5 km uzağa götürünüz. Yeni kovanlarınız orada 2 – 3 gün kalacak. Değilse, tarlacı arılar eski kovanlarına geri  dönerler. 11.2016

18 – arı şerbeti neden yemez:  11.2016– Arı şerbeti beslenmek, mum örmek ve stok için yer.  1 – Kovan içerisindeki arı sayısı az, döktüğünüz şerbet de çok gelmiş. 2 – Petek gözlerinde yeterince bal stoku var, karnıda doydu, verdiğiniz şerbetide koyacak yeri yok. 3 – Arı oğula gidecektir. Bak! Meme var mı?  4 – En tehlikesi ise: Kovan içerisindeki arı sayısı ne durumda azalıyor mu? Yavru sırlarını kontrol ediniz. Sır’ların ortasına yakın yerlerde iğne deliğine benzer delikler var ise, kovanınızda en basitinden Av.Y.Ç. var demektir. (11. md bak)  09 / 2012

19 – arı kovanlarında YAĞMA  OLMA yağma olma durumu anında yapılacak : 11.2016 – HEMEN UÇUŞ DELİĞİNİ KAPATINIZ.  Yağma olmayıp sadece Şüphe etseniz bile.hemen kapatınız. Yalnız; kovan içindeki arıların hava almasını engelleyecek şekilde kapatmayınız.  Uçuş tahtası delikli, kovanınız alttan polen tuzaklı ise, sorun yok. Kovan önünde uçuşların azaldığını ve arıların çoğunun kovan üzerine konduğunu gördüğünüzde, uçuş tahtasını açınız. 10.2013

20 – arılara kışın küp veya sorma şeker nasıl verilir: 11.2016 – Küp Şekeri İç bölgelerde iseniz, vermeyiniz. Sorma şeker ise, içeriğinde su olduğu için, küp şeker kadar tehlikeli değildir. Yeter’ki, pancar şekerinden yapılmış olsun. Kovan üzerinde şerbetlik var ise; arıların şerbeti emdiği yere sorma şekeri naylon torba içinde koyunuz ki, eridiği zaman aşağılara akmasın. Kovan içerisinde hatıl şerbetlik var ise, içine koyunuz. Kesinlikle sorma şekeri alenen dibine dökmeyiniz. Eriyen sorma şekere ayakları değen arı kalkamaz, arıların ölümüne ve dışarıya sızar ise  yağmacılığa  sebep olursunuz. 11.2012

21 – Balın kalitesinin bilinmesi: 11.2016 –  Bereket Tv yayınlarının birinde açıklama yapan 19 Mayıs Üniversitesi profesörü :  Balın kalitesi, prolin ile belli olur.  Prolinin  en yüksek ölçüsü (kendilerine göre) 800, bazen 850 prolin olur. Gerçek balın tesbiti için ise 27 çeşit araştırma gerekiyor. Bu analizin değeri ise (2013 yılı için) 1400 TL, demişti. Ben; Ürettiğim balın kalitesi ne, diyerek 2014 sezonunda Konya  İl Tarım  Md.  ≈ 100 gr numune götürdüm. Prolin, fruktoz, glukoz meyve şekeri ve sakkaroz pancar şekeri için diğer masraflarım hariç, 174 TL ödedim. Sonuç : Prolin722,03   Fruktoz38,86 Glukoz34,55  Sakkaroz pancar şekeri – 0,59  27.10. 2014

22 – Bal sağımından sonra kovanda ne kadar bal kalmalı: 11.2016 – 10 çitalık bir kovanda bırakılması gereken bal miktarı olarak Sahil kenarlarında  10 kğ, İç bölgelerde 15kğ, soğuk bölgelerde 20 kğ  bal olmalı.12.2012

23 – ballı bitkiler: 11.2016 – Bilimsel olarak açıklandığı şekli ile:  Ayçiçeği, pamuk, narenciye, pürem, yabani çilek, orman gülü -az yemek lazım-, mera çiçekleri, kekik, kiriş (pürem gibi uzun ama tek gövdeli, uzun yapraklı. poleni çok olur.), geven, dilfir, hay-ı-t, gevrek otu, sarı çiçek(sünemit), çeşitli meyve ağaçları, akasya, çam, köknar, ladin ıhlamur, kestane, korunga. peygamber çiçeği, misk çiçeği,  kızıl yonca, ballı baba, hardal, fiğ, üçgül, oğul otu, karagan, ada çayı, kızıl çam, kanola, tütün, kabak çiçeği, unutma beni, yabani turp, 01.2013

Hollandalı bilim adamlarının bir dergide İngilizce olarak yayınladıkları bal ve polenli bitki isimleri ise: Kişniş, Hodan (sütleğen cinsi), Adaçayı, Rezene, Gülhatmi, Çiğdem, Düğün Çiçeği, Kardelen, Itır, Dalya, Nergiz, Tatlı Sığınma, Haşhaş, Zinya çiçeği, Lavanta,  Kedi Otu 12.2014

24 – bal akım zamanları: 11.2016 – Balın gelişi ve bitiş zamanı  bölgelere, hava şartlarına ve kovanın gücüne göre değişiklik gösterir. Sadece şunu, kesin bilin, yeter.  Peteklerin en üst kenarında, çizgi halinde kar beyazı renginde petek örümleri olur. Bu görüntü,  doğadan bal akımının başladığını gösterir. Bu akım başlangıcı, petek örümlerinin en hızlı olup, arı tarafından çokça ve bolca harcandığı zamandır. İç bölgelerde Nektar birikimi 15 Mayıs – 15 Temmuz arasıdır. Bölgelere göre başlama ve bitiş, bir hafta önce – bir hafta sonradır. Sahil taraflarında 15 Şubat’ta  yabani çilek ile başlayan bal alımı narenciye, yabani turp, kiriş, meyve çiçekleri ile  mayıs ayı başına kadar devam eder. Bir uyarı daha yapayım. Petek gözlerinde nektar azalmaya başlamış ise, haftada bir arının gücüne göre (bal için değil, yemesi için) 1 – 2 su bardağı kadar şerbet vermeniz, getirilen şerbeti muhafaza altına alacaktır. 11.2015

25 Çitalı arının fiatı ve alım zamanı: 11.2016 – Bir çita arının fiatı şehir ve zamanına göre değişir. 2017 yılı nisan – mayıs ayında çita başı 25 – 35 TL olarak düşüne bilirsiniz. Oğul olduğu zamanlarda çita fiatı düşer.  Ben 2014 yılı Nisan ayında arkadaşlarımdan bir çitalık arıyı 27 liraya aldım. 11.2015

26 – çitaların -peteklerin- yerleştirilme şekli: 11.2016 – Elinizde işlenik çita yok. Bismillah deyip ham çitanızı  kovanın dibine koydunuz. Arılar işledi, ana arıda çitanın iki yüzüne tamamen günlük attı. Bu işlem arılar tarafından yapıldığı müddetce, hemen dibine ham çitanızı  koymaya devam ediniz. Ne zaman ki arılar, her iki baştaki çitaların  dış yüzüne nektar ve şerbet koymaya, ana arıda bu çitaların iç tarafına günlük atıyor ise, bu andan itibaren ham çita-ları-nızı, en dıştaki çitaların iç tarafına koyunuz. İşlenik çita verecekseniz, aynı yöntemi uygulayınız.  Kuluçkalık, tamamen doldu. İlaveyi koydunuz. Kuluckalık içindeki nerede ise full kapalı olan çitaları, ballı bir çita ile ilavenin dip tarafına koyunuz. nisan – mayıs Dış yüzünede en azından strafor koyunuz.  Boşalan yerlereeski çitaları kaydırıp baş ve son 2. yerlere ham veya işlenik çitalarınızı koymaya devam ediniz. İçinde günlük ve kapalısı olan çitayı en dışa koymayınız. Ham çita işletme işini Haziran ayı başına kadar arılar yapar. Bu aydan sonra ham çita işlemi biter. Onun için bolca ham çita işletmeye gayret ediniz. 11.2015

27çok bal alma usulleri : 07.2016 – Bal alacağın kovan içindeki full yada fula yakın kapalı gözlü çitaları arısız olarak, bal almayacağınız diğer kovanlara dağıtınız. Bal sağımından sonra ise, çıkan yavruları zayıf kovanlara tekrar verirsiniz. Hatta bu kovanlarda yetişen yeni tarlacı arılar, ağustos – eylül ayında alabileceğiniz nektar için, hazır asker olacaklardır. Ayrıca bakınız–  Bal; en çok hangi ayda alınır ve neden

28eylül ekim ayında günlük yok ise ne yapmalı: 11.2016 – Kovanda hepsi var ama günlük ve kapalısı yok ise; çita gözlerinde polenin olup olmadığına bakınız. Yok veya az ise; elinizde olan veya temin edeceğiniz bir miktar poleni, pudra şekeri ile hafif şekilde karıştırıp naylon parçası üzerinde çita üstüne koyunuz. Naylon üzerinede poleni -birkaç kez- dökünüz. 09.2016

29 – iç anadolu da -ak deniz sahil kenarında- arılara ne zaman bakım yapılır 11.2016 – [Sizler kendi yaptığımı anlatıyorum] Hangi ayda ve nerede olursanız olun. Arı ve çitaları kontrol etmeniz veya kovanı {özellikle sonbahar ve kış aylarında} değiştirmeniz gerekiyor ise; buzlu soğuk havakar, yağmur ve rüzgarlı hava hariç ve dışarısı kaç derece olursa olsun, şunu iyi bilin ve yapın. Dışarıda arı uçsun veya uçmasın! Örtü tahtasını, bezini bir köşeden hafifce, çarpmadan, vurmadan kıynaştırıp içine bakınız. Arılar, kovan içi ve çita üzerinde geziniyor ise; Oyalanmadan arılara bakınız. Bir ucundan arılara baktınız; arılar üzüm salkımı gibiler ise hiç dokunmayın, kapatın. Bir tek arı O salkımdan düşer ise, ölmeye mahkumdur. Onun için  mecbur kalmadıkça  Ara,. Oc, Şb, ve Mart ayının ortasından önce kovanı açmayınız. 11.2016

30 – iki – üç çitalı arı kaç çita olur veya nasıl çoğaltabilirim: 11.2016 -bak.17 Örnek: 2014 Şubat ayında kovanlarım Manavgat ve Söz konusu kovanım 3 çitalıktı. Bu gün tarih 2 Haziran 2014. Bu kovanım şuan, 10 çitalık.  Varroa ilacını zamanında verin. Şerbeti eksik olmasın, peteği gerektikçe verin. Polenini almayın. Son koydunuz çita örülmeden, içine günlük atılmadan yenisini koymayın. Ana arı 1 -2 yaşında Ve Allahın izni ile sizin arılarınız neden 10 çita ve üstü olmasın? 2012

31 Kek, pudra şekeri ve şerbet arasındaki fark: 11.2016 – Kek arı yemi olarak kovanda uzun süre dayanan  arı yiyeceğidir. Kışın, Sahil kenarı hariç iç kesimlerde verilmez. Kek’in ana maddesi pudra şekeri ve az miktardaki ‘hakiki’ bal ile yapılanıdır. Pudra şekerli kekin, kışın verilmediği gibi, ilkbaharın serin ve yağmurlu uzun süren günlerinde verilmesi sakıncalıdır. Şerbet yaz kış, arıların salkım yapmadığı her daim verilir. Yalnız yazın açık verilen şerbetin, kışın daha koyu verilmesi şarttır. İlaveten, arıya vereceğiniz şerbeti kaynatmayın. 11.2016

32 – kış boyu 4 çitalı arıya ne kadar şerbet vermeliyiz: 11.2016 – Her nerede olursanız olun, kovana aklınıza geldikçe şerbet veremez, üzerini açamazsınız. Özellikle kışın açarsanız, felaket olmaz. Sadece arılarınızın tez zamanda ölmelerine imkan tanımış olursunuz. Her bir çita üzerinde tahmini 1,5 kğ dan 6 kğ kadar bal var ve varroa mücadelesini de bi hakkı ile yaptı iseniz, gerisini Allaha havale ediniz. 11.2015

33 – kışa hazırlanırken kovan bakımında dikkat edilmesi gereken noktalar:  11.2016 –  Arıcı arkadaş, kendiniz ve ailenizle beraber kışa gireceğiniz de eviniz için ne yapıyorsunuz? Kovanlarınıza  bahara girerken yaptığınız bakımdan daha fazlasını, kışa girerken yapmalısınız. Daha geniş açıklamamı okumanız için : Arı ve Kovanlarda Sonbahar – Kış bakımı.

34 – kışın  kovanlarda arı azalması veya yavru atma: 11.2016 –  Önce şunu iyi biliniz.  Bal süzümünden sonra varroa mücadelesini yaptınız,. İçinde 15 kğ da yiyecek balı var. Ekim ayının başında bütün işlerinizi yaptınız ve kovanınızı Allaha havale ederek kışa girdiniz. 15 Mart günü 10 çitalık fuulll arınızın, 8 çitaya indiğini göreceksiniz.

Yavru atma davası ise, arının azlığı ve soğuk havanın etkisi ile orantılıdır.   İyi günlerde ana arı günlük atar. Günlükleri ve kapalı yavruları besleyecek ve soğuklardan koruyacak, genç ve yaşlı arılardır.  Tarlacı arıların ölmesi, petek üzerinde gezinecek arıların sayısını düşürür. Sayının düşmesi akabinde oluşacak soğuklardan dolayı tüm arılar bir yerde toplanmaya başlar. Bu toplanmanın neticesinde yetişkin arının gezinmediği petek içindeki günlük, larva ve pupa ve kapalı göz içerisinde çıkmak üzere olan yavru arılar üşür ve ölür. Ölen larva ve yavrularıda kalan arılar dışarıya atar. Ayrıca aynı soruların daha geniş cevabı için,    12 Ay Boyunca Yaz ve Kış Mevsiminde Arı Ölümlerinin Nedenleri  01.01.2011

35 – kışın, ocak şubat mart aylarında arıya verilen kek faydalımı  zararlımı olur: 11.2016 – Kışın Ak deniz, Eğe ve kısmen Marmara denizi sahil bölgeleri dışında iseniz, Aralık, Ocak, Şubat ve Mart ayı ortasına kadar KEK VERMEYİNİZ. Önce şunun üstüne basa basa yazayım. Efendim, kek verilirse arılar kesinlikle ölürrr.  Hayır. O kadar değil. Sadece şu kadarını iyicene biliniz ki; Ballı keki yiyen arının,  harareti arttığı için su içmek isteyecektir. Kovan içerisinde su olmadığı için, soğuk havalarda su içmek için dışarıya çıkarlarsa, arıların erken ölümlerine sebebiyet verirsiniz. Hava, soğuk geçmez ise, ölüm olmaz. Ama bilemez siniz. İşinizi şansa bırakmayın ve vermeyin. 11.2015

36 – kovan başı ne kadar propolis alınır ve propolisli bitkiler: 11.2016  Propolis;  Arıların özellikle reçineli ağaç cinslerinden toparladığı, koruyucu özelliği olan, kovanlarda yarıkları kapadıkları, ayrıca kendilerini  tedavi etmek içinde  kullandıkları bir reçinemsi bir maddedir. Çam, söğüt, ardıç, şeftali, erik, kayısı, kestane, kavak, ayçiçeği ve kabak çiçeği bitkilerinin taze dal ve filizlerinde, fazlası ile bulunmaktadır. Kovan başı alına bilecek saf propolis miktarı ise ancak gram ile ölçülür. Bu miktar ise arıların gücüne, kovanın konulduğu yere bağlı (orman içi) olmakla beraber, propolis tuzağı ile bir sezon boyunca  en fazla 150 gr kadar propolis almak mümkün olduğu belirtilmektedir.  Propolis, toplanıldığı ülke ve getirildiği bitki çeşidine göre kahverenği, ten rengisütlü kahve,  gri / yeşil,  koyu yeşil renklerinde olmaktadır. Uçuş deliğinin iç tarafından ve çitaların her yerinden toplana bilecek propolis miktarı ise mum karışımlı olup ≈ 1 kğ olacaktır. Tavsiyem: Çita ve kovan üzerindeki Propolisi temizlediniz. Alacaksanız ne ala.  Almayacaksanız, gelişi güzel atmayınız. Sıyırdığınız propolisi temiz bir taş, kaya, ağaç vb üzerine bırakınız. Ki, arı buradaki propolisi tekrar kolayca en kısa  yoldan, yerine koysun, uzağa gitmesin. Bereketli ola.  28.09.2011

37 – Kovan içindeki NEM durumunun  tespit şekli: 11.2016 –  Kışın kovan içi yeterli derecede havalandırılmaz ise nem oluşur. Kovan içerisindeki arıların vücut ısıları balı yedikçe  36 C’ ye kadar yükselir. Dış hava ise bu dereceden düşüktür. Arılar üşümesin diye, uçuş deliğini küçültürüz, bu sefer kovan içi sıcaklığı artar. Dışarıdan giren soğuk hava ile kovan içerisindeki sıcak havanın karışımı neticesinde, soğuk hava içerisindeki nem sıcak hava nedeni ile,  su damlacığı şekline dönüşüp, kovan dibine birikir. Biriken su -arının içeceği su olur; dense de oluşan rutubet arının hasta olasına neden olur. Örtü tahtası yerine naylon konulmaz. Naylon, hava sirkilasyonu yapmaz ve kovan içi devamlı ıslak olur. 2 – 3 çitalı olanları, uçuş deliğine göre ortalayın. 11.2016

38 – Kovandan polen alım miktarı ile polen ve  bal arasındaki besleme farkı: 11.2016 – Kovan içerisinde 10 çita hesabı ile, 4 çitanın yarımşar bölgelerinde polen var ise, gelen poleni alınız. Bu hesaba göre kendi polenli çitanızın hesabını yapınız. Ayrıca, topladığınız poleni havadar yerde, üstünde hafif bir bez örtü ile temizleyip bekletiniz. Poleni tam kurutmadan çok hafif nemli şekilde, cam kavanoz içerisinde ve buzdolabında muhafaza ediniz. Seyrettiğim bir programda konuşan profesör; 5 gram polen = 1 kğ bal, demişti. Polen, bitkilerin ÜREME ORGANIDIR. Düşüncemi şu şekilde netleştireyim. Balık yemeyen çok az insan var. Ama kimi insan balık etinden ziyade balığın üreme tohumu olan HAVYAR’ı daha çok tercih eder. Evet havyarın besleme özelliği ne ve ne kadar fazla ise; POLEN de çiçeğin HAVYARI VE O KADAR BESLEYİCİDİR.  Ama ne yazık ki insanımız bunun bilincinde  değildir.  01.2015

39 – kovan önünde -üzerinde- arıların salkım yapması: 11.2016 – Nedeni: Kovan içinde artan sıcaklık ve arıların çokluğu.  A – Aynen insanın sıcaktan balkona çıkması gibi arılarda dışarıya serinlemeye çıkıyor. B –  Kovan içerisindeki arıların, ayak atacak yeri kalmamış. Petek örme ile görevli arıların yapacak işi olmadığı için, dışarıya çıkmış – çıkartılmış. Ham veya işlenik Petek koymanız lazım. Koydunuz. 10 çita tık nefes oldu! C – Arı hala dışarıda ise: İlave koymalısınız.   31.07.2012 salı

40 – kovanı nasıl ve ne şekilde koymalıyım: 11.2016  Bazı arıcılar, ama tecrübesinden veya deneme amaçlı, kovanlarını değişik yönlere koymaktadır. Ben sizlere; arı uçuş tahtası yönünü  GGüney / Doğu  G/D yönüne bakacak şekilde koymanızı tavsiye ediyorum. Neden G/D yönü Kıble yönü,  Rüzğarı az olur. Kovan, Öne doğru 1 – 2 cm eğik, yerden 20 – 30 cm yükseklikğe konulmalı. Kesinlikle örtü ve üst kapak tahtası üzerine ve kovan içine çul – çuval – gazete kağıdı – karton – naylon örtmeyiniz. Nem yapar. Kış için kovan koyacağınız yerin, kuzey tarafı kapalı bir yer olursa, çok iyi olur. Kovanlarınızı yazın seyrek –  kışın birbirlerine yakın koyunuz. Rüzğarı keserler. 08.08. 2012

41 – kovan önünde -yerdeki- ve içindeki arı ölümlerinin nedenleri : 11.2016 – tıklayınız:  12 Ay Boyunca Yaz ve Kış Mevsiminde Arı Ölümlerinin Nedenleri

42 – nektar gelmiyor şerbet verilirmi? 11.2016 –  Sezon sonu bitmek üzere, çitalarda yeterince nektar yok ve sırlanma olmuyor! En azından  balın olgunlaşa bilmesi, doğal balın arı tarafından yenilmesini önlemeniz babından, arının sayısına göre 3 – 4 güne bir, 1 ila 3 su bardak arası şerbeti,  doğal bal alabilmeniz  için,  veriniz. 5.2013

43 –  nisan ayında -veya hangi ay olursa olsun- arı kaç çita olmalıdır: 11.2016 – 30. md bak. Genelde sayfama – nisan ayında arı, kaç çıta olmalıdır, diye soru gelir. Bu soru ve cevabına takılıp kalmayın. Çita ve arı sayısı ne kadar çok ve kuvvetli ise, O kadar iyidir. Onun için belirttiğim md, bakınız. 12.2016

44 – oğul arısı hakkında : 11.2016 – İlk çıkan oğul anası, eski anadır. Saat 10 – 14 arası kovanı terk eder. Çıkış anında veya hemen sonrası görmeniz halinde, oğul arıyı ala bilirsiniz. Oğul’un kovanı terk etmeye başladığını gördüğünüz zaman hemen müdahale etme durumunuz olursa, oğulun uzaklara veya yüksek yerlere gitmesini – konmasını engelme şansınız çok olur. Onun için yapacağınız: Boş bir fıs fıs kabını yakınınızda bolondurun ve içinde su dolu olsun. Oğul arının çıktığı anı gördüğünüzde arı kümesi üzerine su fışkırtmanız halinde arı, en yakın yere konacaktır.  O ve Ö md. bk. 12.2016

45 petek işlenmesi: 11.2016  Yeni petek işletmeniz bulunduğunuz bölge, tarladan gelen nektara ve vereceğiniz şerbete  bağlı olmakla birlikte ancak mart, nisan ve mayıs ayında kolayca petek işlenmesi mümkün olur. Yeni bile olsa Yarım yamalak işlenmiş petekleri kovana koymayınız. Koyar iseniz, arı bu peteklere şerbet ve polen atar, günlük olmaz. Saydığım bu aylarda günlük olsun istiyor iseniz, ham petek ve gün aşırı azar azar şerbet veriniz. Haziran ayında şerbet bile verseniz, örülen petek düzgün olmaz. Kovan içinde fazlası ile petek olduğu halde, arı petek dışına dalak atıyor ise, genç arı ve dışarıdan gelen nektar fazla olduğu için, boşta olan genç arılar, hariçten çalışıyorlar, demektir.  Genelde 10 çitalı kovanlarda ham petekler 2 ve 9. yere konulur. 3 – 5 gün geçti, şerbet verdiğiniz halde örülen petek şişkinliği 3 – 5 mm geçmiyor ise, ham petekleri yan yana ve ve en sona koyunuz. 05.2016

46 – ruşet kovanın gerekliliği 11.2016 – İki çitalık bir arının, 10 çitalık bir kovanda bekletilmesi gerekmez veya bırakmak istemezsiniz. 5 çitalık Ruşet kovanlar, az sayıdaki çitaların bir bakıma saklanılmasını temin eder. Veya yedek analı arıların bir süre orada bekletilmesi için gereklidir. 12.2012

47 – Seydişehir  bal üreticileri birliği telefonu : 11.2015 – Başkan Mustafa Taşdöğen tlf :  0 505 3541080   31. 07. 2012

48 –  Seydişehir İlçe Tarım Md. kayıtlı arıcı ve kovan sayısı: 11.2015 –  İlçe Tarım Merkezine kayıtlı 70 arıcı ve  6.000 kovan var. Kayıtlı 64 arıcı, 5.500 kovan için, devletten destekleme kredisi için baş vurmuş. Bu seneye ait destek kredi miktarı kovan başına 8.00 lira. Gine bu seneye ait Seydişehir ve çevresinde kovanı bulunan yabancı kayıtlı arıcı sayısı 30 kişinin ≈ 1.750 arı kovanı var. 11.2013

49 – strafor kovanlar hakkında : 11.2016 – Önce şunu düşünmek lazım! Dağdaki arı nerede yaşıyor ve bu zamana kadar nerelerde yaşadı. Doğal malzemeden şaşmayınız. Lakin, ana çiftleştirme kutuları ile 3 – 5 çitalık ruşet kovanlar için kullanımı kolay ve elzemdir.  Özellikle uzak yollarda üst üste taşımalar için uygun olmaz. 01.2016

50 – şerbet hazırlama ve verme zamanı : 11.2016 – Şerbeti kesinlikle kaynatmayınız, kaynatılmış su ile yapmayınız. Mart / Eylül ayları içerisinde 1+1; Ekim / Şubat arası 2 ölçek şeker+1 ölçek su şerbet veriniz. Her daim olmasa bile arada bir 5 lt şerbete en az bir tane limon yıkayıp sıkın, kabuklarınıda küçük dilimler halinde aynı bidona koyunuz. Veya 5 lt şerbete yarım çay bardağı kadar sirkeyi dökünüz. Arı için Limon vitamin, sirke antibiyotik  görevini yapacaktır. Şerbeti, Mart / Temmuz arası istediğiniz zaman; Ağustos / Ekim arası ise akşam vakti dökmeniz, yağma etkisini azaltacaktır. İlaveten hava karardıktan sonra hatıl şerbetliklere akşam şerbet verilmez. Verirseniz üzerinize yapışırlar. 05.2014

51 – teşvik şurubu nedir? 11.2016 – Şubat  Mart aylarında  kovanlarınıza dışarıdan baktınız, kovan uçuş tahtasında petek kırıntıları ve önünde arı ölümleri var veya yiyeceğinin kalmadığını düşünüyorsanız, Arıları canlandırmak için,  şerbet vermeniz lazım. Arılar, kovan dışına çıkıp uçuşuyorlar ise, dış sıcaklık  kaç derece olursa olsun, ama üst şerbetliğe ama hatıla limon veya sirke karışımı (50.) şerbeti dökünüz. Bu arada en dıştaki petek üzerinde arının olmadığını görürseniz, dışarıya alınız. Fazla kurcalamayın. Bu şurup, arıların eski gücüne gelmelerini sağlayacaktır. Bu yapılan besleme şekline teşvik şurubu  denir.  11.2015

52 – temmuz ayında -uçuş tahtası- kovan önünde petek kırıntıları :  11.2016 –  A – bırakmışsınız, şerbet verin. B –  Bir nedenden ötürü arılar, verdiğiniz son  peteği beğenmemişler. Bakınız, gerekiyorsa peteği değiştiriniz. Kışın, yiyecek yok diye -yağma durumu haric- petekleri parçalamaz lar.  Döküntülerin nedeni, sırlı balı yediklerindendir.  01.2011

53– tütsü / duman verilmesi: 11.2016- Arı saldırgan, elinizi çita üzerinde boş gezdirirken bile elinize, yüzünüze karşı saldırıyor ise; Bu kovanın  kapağını açmadan önce  körüğünüzü yakıp hazırlayın. Alt kapağı açmadan önce 3 – 5 sefer duman veriniz. Daha sonra her elinize hücüm edeceğini anladığınız zaman öncesi, çekinmeden dumanı veriniz. 05.2016

54 – varroa ile  mücadele yolları : 11.2016 – Varroa, arının ensesi diye tarif edebileceğimiz, başının arkasındaki siyah sert yer ile karın bölgesi üzerinde duran gezinen, kestane şeklinde kahverengi renkli bombeli, bir toplu iğne başı büyüklüğünde bir böcektir. Varroa ile en iyi mücadele, hangi bölgede olursanız olun petek gözlerinde günlük ve kapalısı olmayan ay ve günlerde, yapılanıdır. En temiz ve tehlikesiz şekli, daha önceden hazırlanılmış pudra şekerinin, çitaların arasından arıların üzerine  bir şekilde tuzluk cinsi bir elek veya avuç içi ile dökülmesi ve portakal kabuğu tütsüsü dür. Her vakit yapılabilir. Yetkili kişiden öğrendiğim kadarı ile Varroa için timol esanslı kekik yağı suyunu karıştırıp 2 – 3 sefer şerbetliklere dökünüz. Bunun için 8 lt şerbete 1 lt kekik yağı suyunu dökünüz. -marketlerde var)

Formik asit : Bununda en kolay şekli, piyasada formik asit emdirilmiş içinde 10 +10 karton bulunan ilaçlardır. Bu ilaç, bal sezonu öncesi, günlük var iken çita üzerilerine konulur.

Varroa için Tütsü -duman- : Bal birikimi zamanında yapılması uygun değildir – yapmayınız. Bal sağımından sonra, karanlık hariç özellikle akşam vakti , üçer gün ara ile üç kere verilmesi lazım. Varroset’in biyolojik olarak bala ve peteğe olacak yan etkileri konusunda bir bilgim yok. Ama, zararlı olduğu biliniyor. Sonuçta kimyasal bir imalattır.

Esansiyel -uçucu bitkisel- yağlar : Timollu kekik, Mentol, Kafurun, Okaliptüs yağları. Bu yağlar eczane veya aktarlarda bulunur. Bu yağlar tehlikesiz olmakla beraber kokusu ağır olduğu için  petek ve bala sirayet eder. Bu sonuç pek uygun görülmez. Uygulama şekli olarak; Sıcak havalarda, Çita üzerine serilen bir bez üzerine, alınan şişe içerisindeki yağın 1/4 veya yarısı eşit şekilde dökülür. Örtü tahtası hemen kapatılır. Sıcak havalarda etkilidir.

Petek altının kesilmesi şekli ile : Özellikle nisan ve mayıs aylarında her kovan içerisindeki 1 -2 çitanın en alt tel kısmına gelen ham peteğin bölümü kesilir, bu şekilde kovana yerleştirilir. Bu kısma arılar erkek gözü olacak şekli ile mum örerler. Varroa en çok erkek arı gözlerinde olur. Bu gözler sırlandığı zaman telin dibi ile kesilip atılır. 1 – 2 sefer yapılıp atılması normal. Daha sonrası, yapmayınız.

Portakal kabuğu ile yapılan mücadele için, bakınız:  http://library.cu.edu.tr/tezler/7682.pdf     03.2016

 

Bal; en çok hangi ayda alınır ve neden?

11.2016 – En çok bal alım konusunda Sayın Muhsin Doğaroğlu hocamızın salık verdiği uygulama şekline göre (1 – 10)  Mayıs ayı başında zayıf kovan içerisindeki üzeri full derecesinde kapalı ve kapanmakta olan çitaları, bal alınacak daha kuvvetli kovan içindeki arısız ve günlüksüz çitalar ile yer değiştirip bu kovana vermeliyiz. Yerleştirdiğimiz çita  içindeki larvaların olgunlaşması için 20 gün kapalı; 20 günde genç arı = 40 gün (20 Haziran) sonra  25 güne ulaşacak tarlacı arını olur.  Bu arılar vasıtasıyla, daha çok bal alacağımızı vurgulamışlardır. Haliyle kapalı çitası alınan kovanlar en iyi şekle göre, yerinde sayacaklardır.

Çok bal alımları Haziran – Temmuz ayıdır. Bu aylar, kovanların bulunduğu bölge ile kovanın gücüne göre 10 – 15 gün öncesi veya sonrasına kadar devam eder veya biter. Bölge ve kovan kuvvetli olursa, Ağustos ortasına kadar devam eder. Şayet bölge ve kovan zayıf ise, temmuz ayının ortasından itibaren arı getirdiği nektarı, yemeye başlar. Öyle zaman olur ki, Ağustos ayında gelen nektar, bitme durumuna gelir.

Bu kötü gidişatın önüne geçe bilmeniz için çare şu. Haftada bir kovanın gücüne göre  her 4 güne bir 2 – 4 su bardağı kadar şerbet verin. Dikkat ediniz. Şerbetliği doldurun demiyorum. Azar azar, yeterince verin ki arı, getirdiği nektarı bitirip, sizi eli böğrünüzde bırakmasın. Ben son üç senedir bu işlemi uygulayarak geldim. İlave bir bilgi olarak; Temmuz – Ağustos aylarında ise; Günlüklü ve kapalı yavrulu çitaları; Arısız olarak bal almayacağınız kovanlara dağıtınız.

2014 yılında, 12 kovanımın altısından aldığım 40 kğ balın kalitesini öğrenmek  yaptığım için ne derece doğru – yanlış olduğunu bilimsel olarak kıyaslamak, bilmek ve bundan sonrası için yönümü bilinçli bir şekilde tayin edebilmek maksadı ile, bir miktar balımı alıp Konya İl Tarım Müdürlüğünün Gıda tahlil laboratuvar’ına gittim. Maddi olarak gücümün yeteceği  en az 5 çeşit analizi yaptırıp, diğer masraflarım hariç 175 TL ödedim ve sonucu aldım. Sonuç, diğerlerini yazmıyorum 1000 gr balımda ki şeker miktarı 0,59 mgr yani 1 gr bile değildi. Kaldı ki devletimiz, 1 kğ / 1000gr bal içerisindeki 50 gr toz şekeri şerbetini normal görmektedir. Buda,  % 20 şeker oranına tekabül eder. Aklınızda kalması için:

Temmuz – Ağustos ayında çok bal ala bilmek için: Her 4 güne bir kovanın gücüne göre 2 – 4 su bardağı şerbeti veriniz.  Antalya da pürem balı alacaksanız, aşağıda ki fikrimi uygulamanız halinde çok bal alma imkanınız olacaktır.

Akdeniz bölgesine gideceğiniz vakit, kovanın durumuna göre 1 – 2 tane FAZLADAN boş petekleri en sona koyup, sağlamlaştırınız. Denemek için yaptım ve semeresini gördüm. İnanın – inanmayın: 2013 yılı  Kasım ayında 1.5 peteklik arıdan % 90 nektarlı, 2 petek  ballı çita aldım. 11 kovanımdan az – çok 24 çita aldım. Aldığım nektarlı peteklerin hepsi, daha önce fazladan koyduğum, BOŞ PETEKLERDİ. Bu neye bağlı? Kovandaki tarlacı arı sayısına, hava şartlarına, bitki durumuna ve Allahın iznine.

Her türlü olumlu şartlar altında  Akdeniz   bölgesinde  4 kere bal hasadı almak mümkündür.  a – Narenciye (mart – nisan)  b – Meyve, mera çiçeği ve kara buğday balı (nisan – mayıs)  c – Susam (eylül-ekim) d –  Pürem, boynuz, sünemit ve Çam balını, (ekim-kasım) aylarında  almak, mümkündür.

Sayın arkadaşım, Temmuz ayında çitalarını kontrol et -tin. Baktın ki, daha öncesi nektar alacağın  – çitanın şu gözünde bal vardı ama şimdi kalmamış üstelik dahada gerilemiş, ise: Ben – Bolca şerbet verin demiyorum. Demem. İnsanları kandırmayın. Ama şunları da iyi bilin ve yaptığınız işi salgaramaya değil, bilerek yapın.

1 Eylül – 20 Ekim tarihleri arasında ise sadece ve sadece 5 kere şerbet verdim. Bu işlemin ve kazancın kötü tarafı ise;  Ağustos ayından sonra varroa mücadelesinin muhakkak yapılması gerektiğidir. Bu sefer her türlü varroa ilacının da çita ve bala olan olumsuz etkisini unutmamak, gerekiyor.  Haliyle bu yazdıklarım, aşırı yağmurlu geçmeyen aylar içindir. Sizlere faydalı olabilmek isterken – ben yazayım gerisine karışmam demem, benim ahlak anlayışıma ters düşer. Fikrimin iyi – kötü tarafını da yazayım ki, okuyan ve uygulayan yaptığını bilerek yapsın.  11.2015

Türkiye nin yedi bölgeye göre yükseklik sıralaması – rakımları.

03.2016 – Bilgilerinize: Bölgelerimizi oluşturan şehir rakımları nı, iki ayrı UYDU dan  VALİLİK binalarının olduğu yeri, karşılaştırmalı olarak tespit edip yazdım. Peki, neden valilik binaları!

Yazdığım bütün yazılarım dahil olmak üzere rakımlar konusunda sizlere en doğru bilgiyi verme isteğim, bir saplantıya dönüştü. 24 Kasım 2015 günü Anıt Kabiri ziyaret ettim. Duvarda asılı Türkiye haritası ve illeri üzerinde O ilin rakımları yazılı idi. Bu harita üzerinde Örnek: Antalya il rakımı 37; benim Antalya girişi kara yolu üzerinde devamlı gördüğüm rakım 39. Siz bir tarafa, ben hangisine inanacağım! Kaldı ki; rakımların tespitinde geçerli olan, O ilin Valilik veya var ise Tren garı binası baz alınıyor. Bende uydu üzerinden O ilin valilik binasını bulup en doğru rakım ölçümünü; sizlerin bilgisine sunuyorum.

81 il ve EN yüksek ilçelerimizin rakımlarına ait kronolojik listesini; ” İllerin rakımları –  İllerin Kara yolu ve Uydu üzerinden rakım sıralaması // Rakımı en yüksek olan İlçelerimiz  //  Karayolları  üzerindeki bazı tepe nokta rakımları  yazıma bakınız.

 1Doğu Anadolu Bölgesi :  Bu bölge sınırları içerisinde 15 il  bulunmaktadır. 7 bölge içerisinde  rakımı  en yüksek  illerin olduğu  kesimdir. Bölge ortalaması 1400 mt’ye tekabül etmektedir. Bu bölgede, rakımı en fazla olan il sıralamasına göre: 1900 mt ile Erzurum  1. sıradadır. Ardahan 1810; Kars 1755;  Hakkari 1755;  Van 1727;  Ağrı 1630; Bitlis 1535;  Şırnak 1356; Muş 1335;  Erzincan 1215; Bingöl 1159 ; Elazığ 1070; Malatya  966; Tunceli 919 ve Iğdır 860 mt ile rakımı en düşük il, sıralamasına girmektedir.

2İç Anadolu Bölgesi : 13 ilin toplamından oluşmaktadır. Ortalama rakım yüksekliği 1021 mt’ye tekabül etmektedir. Bu bölgede rakımı en fazla olan il sıralamasına göre: 1315 mt ile  Yozgat 1. sırada’dır.  Sivas 1290;   Nevşehir 1196;  Niğde 1237;  Kayseri 1060;  Karaman 1056;  Konya 1023;  Kırşehir 993;   Aksaray 975;   Ankara 885 (Çankaya Köşkü rakım :1071 mt) ;  Eskişehir 795;  Çankırı 730 mt  ve Kırıkkale 716 mt ile rakımı en düşük il durumundadır. (Seydişehir Belediye önü : 1135 mt. // Konya B.B. önünden- Seydişehir 86 km, Seydişehir – Antalya merkez arası  213 km.  Seydişehir; siyasi olarak Konya ili, iklimsel olarak Ak Deniz Bölgesinde dir. Seydişehir – Akseki kavşağı 66 km.

NOT: Konya – Seydişehir- Antalya yolu; 1974 yılında Ecevit – Erbakan hükümeti zamanında  ” Beş Yıllık Kalkınma Proğramına ” alınmış. Lakin daha sonra gelen hükümetler, bu plana riayet etmeyip bir derecede olsa ‘keyfi’ davranıp, bu yatırımı engellemişlerdir. Nihayet 1996 yılında ulaşıma açılmıştır. Seydişehir – Akseki arası Antalya bölgesi dahilinde1825 rakımlı Alacabel tepesi, kışın kapanıyor idi. Bu olumsuz durumu ortadan kaldırmak için Tınaztepe; Zirve tesislerinin karşısında ki  dağın dibindeki 1520 mt rakıma sahip yerden, Akseki / Yarpuz kasaba/mahallesi 1290 mt önüne çıkan Tınaztepe Tüneli yapımına 2016 yılında başlanıldı. Hayırlı olsun.

3 – Güneydoğu Anadolu Bölgesi : 7 il’i kapsamaktadır. Ortalama rakım 729 mt’dir. En yüksek il 939 mt Mardin olup; Siirt 886; Gaziantep 838;  Adıyaman 679;  Diyarbakır 673;  Batman 575 ve rakımı en düşük il 510 mt ile  Şanlı Urfa‘dır.

 4Ege Bölgesi :  8 il‘den oluşmaktadır. Ortalama rakım, 512 mt . En yüksek il merkezi 1025 mt ile  Afyon olup;  Kütahya 957;  Uşak 911; Muğla 658;  Denizli 391;  Manisa 78;  Aydın 71 ve sonuncu sırada 10 mt ile İzmir gelmektedir.

 5Karadeniz Bölgesi : 18 vilayetten oluşmaktadır. Ortalama rakım 400 mt.  Rakımı en yüksek vilayeti 1555 mt  ile BayburtGümüşhane 1169;  Çorum 818;  Kastamonu 809;  Bolu 727;  Tokat 630;  Artvin 529;  Amasya 398 (Merzifon rakım : 740 mt) ;  Karabük 262;  Düzce 150;  Trabzon 40 (Çamlıhemşin 734 mt ) ;     Sinop 25; Ordu 24; Bartın 14;  Giresun 14;  Samsun 10;  Rize 10;  Zonguldak 8  mt ile  rakımı en düşük il durumundadır.

 6Akdeniz Bölgesi : 9 il‘den oluşmakta olup, rakım ortalaması 391 mt  En yüksek ili 1058 mt Isparta olup;  Burdur 960;  Kilis 649; Kahramanmaraş 562;  Osmaniye 120;  Hatay (Antakya) 89;  Antalya 46;  Adana 26 ve Mersin 9 mt rakım ile, sonuncudur.  

 7Marmara Bölgesi :  11 vilayetten oluşmaktadır. Rakım ortalaması 109 mt dir. En yüksek ili 520  mt ile Bilecik‘tir.  Kırklareli 210;  Bursa 163;  Balıkesir 145;  Edirne 50;  Istanbul 35; ;  Sakarya 29;  Tekirdağ 25;  Çanakkale 12; Yalova 7;  İzmit  4metrelik rakımlara sahiptirler.

Denize sınırı olan illerimizin Valilik binası durumuna göre ilk 10 mt’lik  rakıma sahip iller  ise:   İzmit  4 mt,  Yalova 7 mt,   Zonguldak  8 mt,  Mersin 9 mt,  İzmir:  Rize;  Samsun 10 mt.

Türkiye’nin  81 vilayetinin ortalama rakımı :  652   metreye tekabül etmektedir. Bu ortalamaya en yakın ilimiz ise;  649 mt ile Kilis vilayetimizdir.

İlgilenen kişilere: Rakımı alınan noktanın ölçüm anındaki soğuk, sıcak, rüzgarlı, yağmurlu hava durumu ile sabah, öğlen ve akşam vakti alınan ölçümler, farklı çıkmaktadır.  (ansiklopedik bilgi)

Uydu üzerinden  yaptığım,  ≈ 43 Avrupa ülkesinin başkent rakımlarına göre,  Avrupa’nın en yüksek başkenti  İspanya – Fransa arasında bir dağ ülkesi olan Andorra Cumhuriyetinin 1100 mt  rakımda yer alan başkenti Andorra’dır.  En düşük rakıma sahip ülke başkentleri ise:  7 mt ile  Hollanda – Amsterdam  ve İrlanda – Dublin  şehirleridir. 43 Avrupa ülkesinin ortalama yüzeysel rakımı ise, 200 mt isabet etmektedir. (Sibirya hariç) 12.2010      Mecit   ALBAYRAK

Rakımı en yüksek olan İlçelerimiz.

07.11.2016 –  Sayfama sıkça gelen sorular karşısında;  Toplam 919 tane olan İlçelerimiz arasından sadece rakımı 1800 mt ve üzeri olanları karşılaştırmalı olarak iki ayrı uydu üzerinden tespit ettim. İlgiliyazılarım için bakınız; İllerin rakımları –  İllerin Kara yolu ve Uydu üzerinden rakım sıralaması.  veya Türkiye nin yedi bölgeye göre yükseklik sıralaması

1 – Erzurum (1900)  / KARAYAZI                      2289 mt

2 – Van (1727) / BAŞKALE                               2280 mt

3 – Kars (1755) / SARIKAMIŞ                           2100 mt

4 – Van / SARAY                                               2096 mt

5 – Ardahan (1810) / DAMAL                            2049 mt

6 – Van / ÇALDIRAN                                         2046 mt

7 – Ardahan / GÖLE                                         2017 mt

8 – Van / ÖZALP                                               1994 mt

9 – Erzurum / PALANDÖKEN -merkez ilçe-    1970 mt

10 – Ağrı (1630)  / DİYADİN                              1935 mt

11 – Erzurum / TEKMAN                                  1919 mt

12 – Erzurum / ÇAT                                         1918 mt

13 – Ardahan / ÇILDIR                                     1907 mt

14 – Erzurum / ŞENKAYA                                1885 mt

15 – Hakkari (1755) / YÜKSEKOVA                 1875 mt

16 – Kars / SELİM                                            1856 mt

17 – Ardahan / HANAK                                     1817 mt

18 – Ağrı / ELEŞKİRT                                       1816 mt

19 – Bingöl (1159) / KARLIOVA                        1814 mt

Fotoğraflarla İnsanlar, Şuhut Senir Köy ilk okulu ve talebeleri. 2010 – 2012

IMG000220 kızım vetalebesiFotoğraf-0031_1 (2) öğretmeni ve talebesi02012012- Şuhut-Senir Köy kitap (1)02012012- Şuhut-Senir Köy kitap (2)Senir köyü ve mevlana02012012- Şuhut-Senir Köy kitap (4)02012012- Şuhut-Senir Köy kitap (5)100_0114 Fotoğraf-0004 (2) Fotoğraf-0005 (5) Fotoğraf-0005 Fotoğraf-0013 (6) Fotoğraf-0019 (2) Fotoğraf-0031_1 (2) Fotoğraf-000

En üste okul girişi önündeki yavrularımız, öğretmenleri ve görevlinin bulunduğu resimler, bağlı olduğum hosting de meydana gelen arıza nedeni ile silinmişti.  Günlerce google da aradmış, bulamamıştım. 9 ay sonrası bilgisayarımın kopyası içerisinde tesadüfen buldum.  Sevincimi tarif edemem. Orta bölümdeki resimler ise;  2008 yılı okul öncesi talebeleri, öğretmenleri olan Kızım Ayşegül, Eşim Zeynep ve kızımın öğretmen arkadaşı Seher

10.2015 – Bu fotoğraflar konusunda bir düşünce ve isteği olan olursa, sayfamın altındaki YORUM kısmına görüşlerini yazabilirler. Kendilerine cevap verilecektir. Senir köy – Şuhut 7 km /  Şuhut – Afyon 28 km. 08.2011 Restorasyonu yapılmakta olan Şuhut merkez Camisinde yapılmakta olan çalışmalar ile ilgili resimler için bakınız.   08 .2014 Gelen soru üzerine: Şuhut rakım: 1140 mt,  Senir köyü okul alanı: 1230 mt

Okul bahçesindeki çocuklarımızın resimleri 2013 tarihinde, mevlevi dervişleri kiyafetindeki okul öncesi talabelerin resmi ise 2011 tarihlidir.  12.2014 – diğer bir yazım için- Senir Köyü ve Şuhut’ta son günlerim

1 2 3 4 5 8

Allaha Yalvarmak

10.2016 – Daha çocuk iken, Yüksek Makamı ile müjdelenen; kardeşlerinin garezinden dolayı köle edilen, Rabbimin koruması ile saraylarda yetişen, Edebinden dolayı hapse atılan,  acze düştüğü bir anlık gafletinde, hapisten kurtulmak için Allahına yalvarmayı unutup,  insandan medet uman Yusuf Aleyhisselama, hatasından dolayı fazladan hapishane cezası veren,  cezasından sonra  Yusuf  kuluna  tekrar  lütuf,  rahmet,  merhamet  gösteren, esirgeyen  makamını yücelten  Yüce Rabbim:  Rahmetini , merhametini,  lütfunu,  dileyen – dilemeyen – dilemek isteyibte aklı ermeyen,  dili dönmeyen, hak etmediği halde her türlü  kötülüklere maruz kalan aciz ben ve BİZ kullarından,  bu vasıflarını mahrum etme. AMİN    (bu dua her hangi bir yerden aşırma değil, tamamen içimden gelendir.)

 Rabbim,  gönlümden geçeni, hakkımda hayırlı eyle.  Hakkımda hayırlı olanı da, gönlüme razı eyle, Amin. Hz Ali   12/ 2011  :-)    Mecit Albayrak

 

Balın kalitesinde ENAZ olması gereken şık ve oranları.

11.2016 – Arıcılık üzerine seyrettiğim bir programda konuşan profesör: Balın kalitesi, balın içinde bulunan ve prolin denen bir enzim miktarı ile bilinir. Bu miktar ise kilo gramda en fazla, 800 mğ olarak tespit edilmiştir. Bazı hallerde ise 850 mğ kadar çıkar. Gerçek balın TAM kalitesinin tespiti için, 27 çeşit analiz yapılmalıdır. Bunun içinde (2013 fiatları ile) 1,300 TL ödenmesi  gerekiyor,  demişti. (yaklaşık anlatımım)

Yedi yıldır ‘bi hakkı’ ile arıcılık yapmaya çalışıyorum.  Ne yaptığımı ve nasıl yaptığımı biliyorum. Bu yaptığım çalışmalarımın karşılığını az çok aldım – alıyorum. Lakin, yaptıklarımın bilimsel değerlerini bilmiyor-d-um. Durduğum yerde bilmemde mümkün değildi. Bu senede, cuzi miktarda bal ürete bildim. Yaptığım masraf, emek ve gecen zamanım acısından bakılırsa, aldığım bal maddi olarak hiç bir şey. Öyle iken 2014 Eylül ayı içerisinde üşenmedim ve ürettiğim baldan bir miktarı yanıma alıp, T. CKonya İl Tarım Müdürlüğünün Laboratuvar bölümüne gittim. Prolin, Fruktoz, Glikoz ve Sakkaroz (çay şekeri) miktarı için; diğer masraflarım hariç, 175 TL ödedim. Ve sonuç:

Prolin : 1 Kğ / 722,03 mg  –  Fruktoz / Glukoz Oranı (m / m) : 1,12 –  Fruktoz + Glukoz : 100 gr / 73,42 gr  –  Sakkaroz (çay şekeri) : 100 gr / 0,59 gr  –  Fruktoz : 100 gr / 38,86 gr  –  Glukoz : 100gr / 34,55 gr., olarak tespit edildi.

Devlet, 2012 yılında  yayınladığı Bal Tebliği kararnamesinde, hakiki doğal balda olması gereken 13 kriteri ve oranlarını belirtmişti. Bir tv programın’ da seyrettiğim profesör ise, gerçek balda olması gereken 27 çeşit kriter olduğunu söylemişti.  Anlaşılan devletin gerekli gördüğü şartnameler ile üniversite-ler-in gerekli gördüğü kriterler, farklı.

Devletin yayınladığı tebliğde :

Fruktoz + Glikoz (enaz) : 100gr / 60 gr. (benim balımda 73,42) – Fruktoz – Glukoz : 0,9 / 1,4 (benim balımda 1,12) – Prolin (enaz) : 1 Kg / 300 mg (benim balımda 722,03) – Sakkaroz (en fazla) : 100 gr / 5 gr (benim balımda 0,59 gr- dikkat ediniz; 1 gr bile değil)  Not: Fruktoz ve glikoz meyve ve sebze şekeridir.

İlaveten, balımın tahlilini resmi kurumda yaptırdığımı belirttim. Devlet, 13 kriter arıyorken neden (2 başlık) 6 kriter? Demek ki, elzem olan bu kriterler. 14.12.2014

Sayfama Gelen Değişik Sorular.

10.2016 – gözleri-n-,  kaynak alması :  Geçmiş yıllarda acısını çok çektiğim bir durum. Neler yapmadım. Göz içine ‘Çay damlatmak’, dilimlenmiş patetesleri alnıma ve göz kapaklarımın üzerine koymak gibi. Hiç bir şey yapmadığım, yada çaresiz kaldığım gecelerde ise tek yapabildiğim, sabah ezanlarına kadar acıdan dolanmak, su gibi akan göz yaşlarımı silmek. Çare: Yatmadan önce gözlerinizin içine; ” LİMON SUYU ” damlatınız. Hayırlı geceler.

adile naşit’in mezarı nerede : İstanbul – Karacaahmet mezarlığında medfun olduğu bilinmektedir. Her ne kadar “rahmetli”;  Ermeni kökenli bir aileden geliyorsa da, Müslüman kocası ve kendinden önce ölen oğlu ile aynı mezarlıkta medfundur.

arabistanın en soğuk zamanı : Arabistan, bizim gibi kuzey yarı kürede olup, yaz ve kış mevsimlerinin ayları, bizimle aynı aylarda olur. Bizden bir farkı şu. Arabistan, Ekvator çizgisine daha yakın olduğu için mevsimsel sıcaklıkları, kışın bile bizden daha fazladır. Sıcak veya soğuk derecesinin akılda kalması babından, bizim Antalya şehrimizi örnek verebilirim. Şu kadarını bilmeniz sanırım sizin için yeterli olacaktır.  Mekke veya Medine nin yaz sıcaklığı,  O güne ait Antalya nın sıcaklığı ne ise, üzerine  ≈ + 10 C’, kış mevsiminde ise 15 C’ ilave ediniz. İlaveten, saatlerin ileri alındığı yaz mevsimlerde Türkiye de saat kaç ise, Arabistan dada saat aynıdır. Kış sezonunda ise Arabistan bizden, 1 (bir) saat ileridir.

avrupa hun imparatoru atilla müslüman mı :  Orta Asya steplerinde  yaşayan Hunlar ile Avrupa -Macaristan- da Batı Hun İmparatorluğunu kuran Atilla zamanında Müslüman, Müslümanlık ve Peygamberimiz, dünyada yok idi. Atillanın ölümünden ≈ 150 yıl sonra Müslümanlık dini ve emri Dünya’ya indirilmiştir. Dolayısı ile Atilla ve Hunlar Şamanist dine inanan insanlardı.

dünya üzerinde her daim yaz mevsimi yaşanan ülkeler :  Dünya Coğrafyasında sanal olarak  varlığı kabul edilen Ekvator çizgisi, yer küremizi tam ortadan iki parçaya bölmektedir. O’ -sıfır derece- olarak adlandırılan  Ekvator çizgisinin tam ortadan (geçtiği kabul edilen ülkeyi eşit iki parçaya bölen) kısmen ( 3/1 oranında bölen) ülkeler renklerine göre:  G. AMERİKA Galapagos Adaları, Ekvator, Kolombiya, Brezilya /  AFRİKA Gabon, Kongo, Zaire, Uganda, Kenya, Somali, ve ASYA kıtasına bağlı  Okyanus  gurubunda yer alan, Endenozya takım adalarından Sumatra ve Borneo adasıdır. Bu yazdığım ülke ve topraklarının tamamında veya büyük bir kısmında meydana gelebilecek yaz – kış  Güneş sıcaklık farkı, (sıfır derece – hiç olmaz) 0′ C veya + 5′ C  kadar düşmektedir. Bu ülke topraklarında ”full” YAZ mevsimi yaşanmaktadır. Kış mevsiminin adı bile bilinmez.

.Ekvator çizgisinin, tam veya kısmen üzerinden geçtiği  ülkeler dışında kalıp Ekvatorun 10′ yukarısında, Kuzey yarı kürede yer alan Panama, Venezuela, Guayana, Gine, Fildişi, Gana, Nijerya, Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Sudan Etiyopya, Maldiv Adaları, Hindistan’ın (uç kısmı), Sri Lanka Adası, Malezya ile Ekvatorun 10′ aşağısı  Güney yarı kürede yer alan Peru, Bolivya, Angola, Tanzanya, Şeysel Adaları ile Yeni Gine ada ve  ülkelerinde yaz ve kış mevsimine göre,  + 5 C’ ile +10 C’  arasında Güneş  sıcaklık düşüşleri görülmektedir.  Diğer bir ifade ile. Erzuruma göre, Antalya’da kış ve kış soğuğu olur mu? Türkiye mizde yazın 35 C’ olan bir şehrimizdeki sıcaklık, kışın 10 C’ düştüğünde 25 C’ olur, peki kış soğuğu olur mu? Yorumu bu şekle göre yapınız. Yinede kış mevsiminin adı,  bu ülkelerde bilinse bile, yaşanmaz. Ve bu ülkeler her daim ve her mevsim, 12 ay 365 gün Yaz mevsimini yaşayan ülkeler gurubuna girmektedirler.

Borneo adasında  kar görünür mü :  Ekvator çizgisinin TAM üzerinden geçtiği kabul edilen 3 ülkeden biri olan Borneo Adasına kar, ayak basılan yerlere değil,  Kenya’daki  5895 mt lik zirve yüksekliğine sahip Klimanjora Dağının zirvesine yağdığı gibi, bu bölgeninde -varsa- en yüksek zirvelerine yağar. Diğer bir anlatım şekli ile karın yağması, RAKIM ile alakalıdır.

 her daim 12 ay / 365 gün kış mevsiminin yaşandığı ülke var mı? :  YOK.  İnsanımızın aklında kutup kıtalarının, daima kış olduğu düşüncesi hakimdir.  Bu kıtaların, kıta sahanlığını oluşturan ve denizle teması olan toprakları üzerinde bile, kar ve buzulların eridiği görülür. Bu görünüm, o yerlere yaz mevsiminin geldiğinin göstergesidir. Oralardaki yaz ve kış mevsimi, bizim buralarda yaşadığımız ve bildiğimiz şekilde olmaz. Ama sonuçta o yerlerin şartlarına göre, mevsimlerin değişimini, yabani kazlar bile bilmekteler.  Kuzey Kutup dairesi  ARKTİKA, Kanada’nın kuzey bölgeleri, Grönland Adası, Norveç, Finlandiya, Sibirya bölgesinin Kuzey Buz Denizine değen toprak bölgeleri ile Güney Kutup bölgesi ANTARTİKA, Yeni Zelanda ve Arjantin ile  Şili’nin  Güney Kutbuna uzanan toprakları,  en soğuk kış ülke ve bölgelerdir. Kutup bölgeleri,  Dünyanın Güneşe göre 23′ eğiminden dolayı dünyanın güneşe olan mesafesinin yakınlaşması –yaz-, uzaklaşması –kış– mevsimlerinin oluşturur. Diğer bir tabir ile, dünyanın uzaklaşması ile bir kutup bölgesi, buz üstüne buz koyarken, yaz mevsiminde ise bu tamamen ortadan kalkmasa bile, üstüne ilave yapmamaktadır. Kısaca dünya üzerinde her daim Yaz mevsimini yaşayan ülke var ama, her daim KIŞ olan ülke yoktur. Sadece, EN SOĞUK ülkeler vardır.  :-)   10 . 2011

Ek bilgi: Bilim adamlarınca Kuzey kutup merkezinde bildiğimiz şekilde toprak parçasının olmayıp, ekvatora göre tam 90′ olan Kuzey kutup noktasının, ( ..) metre kalınlığında donmuş buz tabakası olduğu; Güney kutup 90′ nin ise, bildiğimiz toprak parçasından oluştuğu söylenmektedir. Bu açıklamaya göre Kuzey kutbu bir kıta olmayıp sadece bilkimsel olarak bir nokta (. ölçü, merkez üssü) olarak ele alındığını belirtilmektedir.

damadın kayın validesinin mezarını yaptırması haram mı: Niye haram olsun ki! Hiç tanımadığımız birilerine bir şeyler vermek, sevap olurken bir damadın, kayın validesine ait mezarı yaptırması neden haram olsun. Üstelik  kayın valide – öz ana yarısı. Hele maddi imkanın var ise. 06.2013

 Türkiye de ilk uçak yapan hükümet : Atatürk ün sağlığında ve CHP Hükümeti zamanında İlk Türk Uçağı yapılmış ve deneme uçuşları 1934 yılında Uçak Fabrikasının bulunduğu Kayseri de yapılmıştır. 05.2013     ALBAYRAK

Kayınvalide Kraliçe Nefertiti ile damat kral Tutankamon ortaklığı

Firavunlar tarihinden bir örnek Firavun Akhenaton, başlıklı yazımda, bu firavun ve karısı hakkında -en son- 2007 tarihli belgeselde, arkeoloğlar tarafından söylenen açıklamalar doğrultusunda   Firavun Akhenaton ve karısı Nefertiti’nin mezarlarının bu zamana kadar neden bulunamadığını yorumlayarak yazmış ve sizlerle paylaşmıştım.

2015 Eylül ayı içinde Euronews tv kanalı; Mısır firavunu  IV. Amenhotep / Akhenaton’un dillere destan güzel karısı Nefertiti’nin mezarının tespit edinmişliği hakkında, bir haber geçti. Neden ‘edinmişliği’! Yapılan elektronik tespit sonucu bir mezarın bulunduğu ve bu mezarın, kraliçe Nefertiti’ye ait olabileceği düşüncesinin, hakim olduğu için, böyle yazdım.

Bu zamana kadar okuduğumuz tarih kitapları ve izlediğimiz tarihi belgesellerde Akhenaton, Nefertiti ve Tutankamon’un ölüm şekilleri hakkında hep, şüpheli anlatımlar mevcuttur. Mezarlarının bulunmayışı veya geç bulunmasının nedeni ise: Çok tanrılı bir inanışa sahip devlet ve halkının, Güneş üzerinden ‘tek tanrı’ sembolü ve inanış şekline geçmeleri ve geçmelerine mecbur edilmeleri idi. İyi ama Tutankamon’un kabahati ne idi?

Tek tanrı uygulamasını Akhenaton ve Nefertiti yapmıştı. Bu uygulamalar zamanında Tutankamon bir bebek ve çocuk idi. Ama Akhenaton’un 2. karısından öz oğlu, Nefertiti’ninde üvey oğlu ve damadı aynı zamanda geleceğin saltanat naibi ve firavunu idi. Geçmişte ve günümüzde saltanat hırsında olmuş, olan ve olacakları okuduk – okuyacaklar. Eski Mısırda bu hırsa sahip olanların başında, çok tanrılı inanışın uygulayıcıları olan kahinler gelmekte-dir- idi.

Haliyle bu kahinlerin saray içerisinde ‘yardakcıları’ her zaman olmuştur. Ve bir şekilde Akhenaton ve karısı Nefertiti art arta ölmüş – öldürülmüşler. İktidar ve hırs sahibi kişiler tarafından da, kral ve kraliçenin mezarları lalettayin yapılmış, mezarları ve belgeleri yok edilmiş.

Tutankamon, genç yaşında ve büyük bir ihtimal ile öldürülmüş. Haliyle kendi adına bir mezarı yoktur. Bu acil ölüm durumunda -ki, öldürülmüş olsa bile sonuçta bir kral idi.19 yaşında katledilen kral Tutankamon’un bir mezarı olmadığı gibi, mezar yerinin adı bile yoktu. Ama bir firavun alel usul bir yere’de, gömülemezdi. Bu keşfin açıklanması ve haberin devamı;  Euronews haber kanalından. -benim yorum şeklimle-

– Tutankamon, acilen kayın validesi  Nefertiti’nin mezar odasının bir bölümüne lahit içinde gömüldü.  Kayın validesi Nefertiti ile Tutankamon’un lahiti arasına’da bir duvar örüldü. Ve şimdiye kadar bilinen şekli ile bu duvarlarını üzerinede, kral Tutankamonu tasvir eden bir çok resimler çizildi. (Böylece, geçmişte bilinen bitişik mezar odası kamufle edilmiş oldu. Akhenaton ve Nefertiti’nin mezarlarını arayan bilim ve arkeoloğların iddialı çalışma ve azimleri neticesinde elektronik sinyallerinin, geri dönüşümüne göre yapılan değerlendirmelere yarayan)  Radar cihazının yardımı ile; Tutankamon’un mezar odasının arkasında bir bölmenin daha olduğu sonucuna varıldı. Bu sonuca göre, bu bölmedeki mezar odasının Kraliçe – kayın valide Nefertiti’ye ait olduğu ‘şüphesine’ erişildi. Euronews

Yine kitaplarda yazıldığı şekli ile Tutankamon’un mezar odası giriş kapısı üzerinde olduğu söylenen: – Beni mezarımda rahatsız edenlere lanet olsun, yazısı ile bu mezar-lar-a apayrı bir anlayış ve ‘sağlamlık’ katılmış olup arkasından bütün mezar  görünmeyecek bir şekilde, ayak basılan yüzeyle bir düz edildi. Tutankamon’un mezarı 1922 yılında bulunduğunda bu duvar ve resimlerden dolayı, duvar dışında bir bölümün daha olacağı tahmin edilemedi. Sonuç inşallah, açıklandığı şekilde olur ve eksik bilgilerimiz tamamlamış oluruz.   29.10.2015

 

2011- 2013 Akdeniz Bölgesinde Pürem Balı Üretimi.

12181020142224 - Çiçekli pürem (5)

pürem balı nasıldır :10. 2016 – Bu konuda şu ana kadar bilimsel bir açıklamaya rast  gelmedim. Bir fikrim olmamakla beraber, adı üstünde sadece pürem  bitkisinin nektarından oluştuğu için bu ad ile anılmaktadır.  Kırmızı – kahverengi karışımı bir görüntüsü ve  kendine has hafif ekşimsi, insana ferahlık veren kokulu bir tadı var. İlk zamanlarda pürem kokusu belirgin olur. Resimdeki  bal kavanozlarından öndekiler pürem, keçi boynuzu, sünemit balı, arkadaki çiçek balıdır. Öndeki pürem balları  kristalize olmaya başlamış. Pürem balının kristalize hali, diğer bitkilerin kristalize halinden farklı oluyor. Sanki havada uçuşan bir tüy gibi. Eski arıcı arkadaşlar: Pürem balı 7 (yedi) derde deva, 7(yedi) derdi azdırır derler.

2011 Eylül ayında, Seydişehir deki  gezgin arıcılık  yapan arkadaşlar Manavgat’a yağan yağmur haberinden sonra  kovanlarını toplayıp, genelde daha önceden bildikleri noktalara akın ettiler. Yağmurların yağması  ile yapılan kovan nakli sadece pürem nektarı için değil, aynı zamanda İç Anadolu bölgesinde çoğalan ‘ Sarıca‘ arılardan kaçmak için. Yalnız, Antalya bölgesinde olduğu bilinen ve toprak altında, duvar deliklerinde yaşayan, boyları en az 3.5 cm olan Kızıl arılar, İç Anadolu bölgemizde yaşayan küçük sarı arılardan daha tehlikelidir. Çünkü:

İç Anadolu bölgesinde yaşayan sarıca arılar, genelde kendine saldırılmadığı müddetçe sadece kovan içerisindeki balı yerler. Ak Deniz bölgesindeki kızıl arılar ise, bal arılarına saldırırlar. Bal eksilirse, bir şekilde bal tedarik edilir. Ama arı giderse, kötü olur. Tavsiyem, Antalya bölgesine kovanları götüreceğiniz de, yanınıza sinek öldürücü -fısfıs tüpler ve sıvı DDT  alınız. Bu ilaçları sıkmak içinde yanınızda fıs fıs püskürtme işlemi yapan plastik tabanca kutuları bulundurunuz.

Gelelim püremin bulunduğu bölge ve pürem balı üretiminin ne olduğuna : Pürem bitkisi, bir nebze çalı şekline benzer.  Seydişehir üzerinden  Manavgat yönüne doğru gidişte, Gündoğdu ilçe yol ayırımını tahminen 5 km geçildikten sonra, yol kenarındaki tepe ve dağ üzerinde görülmeye başlanır. Yalnız bu bitki, Ak Deniz bölgesinin her noktasında görülmüyor.

Gördüğüm ve soruşturduğum üzere 2010 yılındaki pürem balı hasadı, Seydişehir deki arıcı arkadaşları oldukca memnun etmişti. 2011 yılı  Ekim ve Kasım aylarında yapılan hasattan pek memnun olanını görmedim ve duymadım. Peki geçen sene bal hasadı iyi iken,  bu sene neden olmamıştı? Bütün mesele, meteorolojik koşullara dayanıyor.

2013 Kasım itibari ile Manavgat ta yetişen pürem bitkilerinin çiçekleri tam açmadı. Yinede sünemit, pürem  ve keçi boynuzu çiçeği hasadı güzel oldu. 11 kovanımdan az- çok 24 çita aldım ve strafor ile sıkıştırıp şerbetledim.  31 Aralık 2013 Salı günü tekrar kontrola gittim. Bir kovanımın anası ölmüş. Kalan arıları dışarıya silkeledim. Bu arıların üzerinde ana kokusu olmadığı için, diğer kovanlara sorunsuz girerler. Diğer kovanlardan birer çita  çektim. Alt hava giriş ile üst çıkış yarıklarını biraz daralttım. Bazı kovanlarda hala alınacak  nektarlı çitalar vardı, Almadım. Çita aralarına ilaçlı karton  ve örtü tahtası üzerine -her ihtimale karşı- sorma şeker koyup, kapattım.

Ak Deniz bölgesine Sonbahar ve Kış mevsiminde, denize bakan taraftan bu bölgeye yağış ve sıcaklık gelse de,  yükseklere yağan karın soğukları, poyrazdan güneye doğru esen  soğuk rüzğarlar vasıtası ile,  bu    bölgeye inmektedir. Bu soğuklar, bitkinin tam açmasını veya nektarını oluşturmasını engelliyor veya oluşumu geciktiriyor.

Az yağan yağmur, bitkiyi besleyemediği gibi çok yağan yağmur da, nektarı akıtıyor ve tarlacının araziye gitmesini engelliyor. Hatırlarsanız 2011 yılı Antalya bölgesinde, bol yağış oldu. 12.2011

Arı ve Doğa hakkında.

 11.2015 – Özetini yazıp, anlatımını basitleştirdiğim bu bilgileri; Hotbird Tv uydusu üzerinden bir ara şifresiz herkese açık, Türkçe yayın yapmış olan Rusya’ya ait RTG TV kanalından elde ettim. Bu bilgiler, Başkurdistan eyaletinde yapılan arı ve genel arıcılık bilgilerini içeren ilk bölümdür. Devamı, Arı ürünleri ve Arı zehirinin faydası. başlıklı yazımda dır.

İspanyada ki Pauk (Paul)  Mağarasında keşfedilen taş ve kaya parçaları üzerinde bulunan kazıntı ve çizimler üzerinde yapılan araştırmalara göre arı, 80 milyon -Paleontolojik (Taş) Devri- yıldır yaşamaktadır. İnsanlar da, dokuz (9) bin yıldır yabani  arı ballarının alımı ile uğraşmakta-yız-dır. (Beslediğimiz, balını aldığımız arılar bile, yabani sınıfına girmektedir)

 Bitkiler üremek için, rüzğar ile birlikte çeşitli böcek ve arılara ihtiyaç duyar.  Çiçek açan bitkiler, böcek ve arıların ilgisini çekebilmek  için çiçek tomurcukları dibinde şekerli bir madde üretirler. Bu maddeye, nektar denilmektedir. Arılar, çiçeğin birinden nektar alır, diğer bir çiçekten de polen alarak kovana gelmekte iken aynı zamanda bitkilerin eşeysel üremelerine, katkı sağlamaktadırlar. Getirdiği nektarı kovanda hazır bekleyen genç arıya verir, poleni de gerekli yere bırakırken arı, özel salgısı ve bal ile karıştırarak, petek gözüne sıkıştırır.

Bu işleri biten arı tekrar, araziye çıkmaktadır. Nektar ve polenin koku ile tadı, getirildiği bitkiye göre değişmektedir. Çitaya konan nektar en erken,10 gün içerisinde bala dönüşmektedir. Bir bitki üzerine daha önce bir arı konmuş ise, O bitkiye kokusunu bırakıp gider. Kendisinden sonra gelen başka bir arı, bu kokuyu aldığı zaman; – Nektarın kalmadığını bilir ve oyalanmadan gider.  :-)

  Dış sıcaklık ne olursa olsun, kovan içerisindeki sıcaklık 32 ‘C dir. İç  sıcaklık 32 ‘C geçtiği zaman,  genç arılar kovanı serinletmek için,  giriş deliği önünde kanatları aracılığı ile içeriye, serin hava gönderirler. Arılar, sıcak havalarda günde, 16 saat çalışır. Arılardış sıcaklık 14 ‘C ve altına indiği zaman (görevliler haricinde -dikkat ediniz yumak olmazlar sadece) dışarıya çıkmazlar. Mesela sabahın erken saatlerinde dışarısı serin olduğu için arılar, şevkli olarak  uçuşa gitmezler. Havanın ısınmasını beklerler.

  Sıcak havalarda uzaklara gidip karanlığa kalan arı, geç vakit kovanına gelir, gittiği yerde ‘yatıya‘ kalmaz. Bu ise, bulutlardan yansıyan  (polarizasyon) güneş ışını sayesinde olmaktadır.

  Kovan bakımı anında arılar tedirgin olmaktadır. Bizler genelde körük vasıtası ile, arıların tedirgin olmaması için duman veririz. Gerçek yabani hayatta ise dumanın manası şu: Ormanda -yangın- duman kokusunu alan arı, hayatta kalabilmek için kovuktaki yuvasını terk etmekte. Bunun için önce  yuvasındaki balı fazlası ile yeyip, çıkmaktadır. Haliyle karın bölgesi fazlası ile şişen arının uçma, saldırma ve SOKMA durumu zorlaşmaktadır. Arının soka bilmesi için karnını aşağıya doğru bükmesi gerekiyor. Karnı şişen arı ise, bu bükme işlemini  ya yapamıyor veya zorlanıp, iğnesini yeterince sokamıyor.

–  Arılar kovanda iken gün ışığından hoşlanmazlar. İncelenmek üzere dışarıya alınan çita üzerinde özellikle ana arı var ise, gün ışığını gören ana arı o an hemen yumurtlamayı bırakıp, çitanın alt ve arka tarafına diğer arılar ile birlikte geçmektedirler.

–  Ana arı, 10 – 15 erkek arı ile çiftleşmekte. Çiftleşme uçuşu anında, çiftleşecek erkek arının haricinde fazladan erkek arılarda bu uçuşa katılmaktadırlar. Fazladan uçuşa katılan erkek arıların amacı, çiftleşme uçuşu anında ana arının kuşlar tarafından yenilmesini önlemek, kendilerini ana için  feda etmek, imkan bulurlarsa çiftleşmek amaçlıdır.

–  Erkek arılar, bir kovanda 100 – 400 arasında olur. Hortumları kısa olduğu için nektar toplama becerisine sahip değillerdir. İşçi arının 3 katı bal yerler. Kovan içerisi veya dışında hiç bir iş yapmaz, kovan güvenliğine bile karışmazlar. Mevsimsel olarak ana arıların çiftleşme sezonundan sonra 3 – 4 işçi arı tarafından  kol, bacak ve başından tutulup, dışarıya atılırlar.

–  İşçi arılar, bir kovan içerisinde 120 bin tane olabilirler. Görevleri ölünceye kadar çalışmaktır.  Yeni doğan bir işçi arı 1. – 3. gün çıktığı ve diğer petek gözlerinin bakım işini, 4. – 7. güne kadar kovan etrafında kovanı tanıma ve etrafı görme İLK uçuşu ile larvaların bal ve polenle beslenilme işinini, 7. – 12. gün arası süt üretme ve -kadro askeri gibi- ana arının bakımı, yıkatılması ve besletilmesi, 12. – 18. gün arası bal mumu üretmek ve örmek, güvenliği sağlamak, getirilen nektarı tarlacıdan alıp, işleyip petek gözüne koymak ve 18. günden  ölünceye kadar (≈ 20 gün boyunca) araziden nektar ve polen getirmektir.

–  İşçi arı, 1 (bir) saniyede 440 kere kanat çırpıp, boş iken saatte 65 km, nektar ve polenli iken 45 – 50 km hızla uçmaktadır. Ayrıca bir at kendi ağırlığı kadarını, kızak köpeği dört katını götürmekte iken bir arı, kendi ağırlığının 20 katını taşımaktadır.

  Arı dansının keşfi: Arıların kovan içerisinde iken, arazide tespit ettiği nektar veya diğer ürünlerin yerini tarif etme anında yaptığı dansın anlamını ilk keşfeden kişi; Avusturyalı etoloji/zooloji uzmanı Karl von Frisch (1886 -1982) olmuş. Arı; Arazide bulduğu nektar, polen, propolisin nerede olduğunu arı arkadaşlarına tarif ederken, O an güneşin bulunduğu yere göre dik bir çizgi çizer gibi yürür. Burada ölçüt, güneşin kendisidir. Petek üzerinde Çizdiği – yürüdüğü hat üzerinde iken, bulduğu nektar, polen ve propolisin güneşe göre hangi yönünde ise O tarafa yönelir ve durur. Bu duruş yeri, aranan maddenin acısını verir. 09.2016

–  Arılar, kovan içerisinde kendi aralarında iletişim kurarlar. Önce keşif amaçlı uçuş yapılır. Keşiften gelen arı nektar, polen ve su hakkındaki bilgileri, kovanda bekleyen arılara aktarır. Bu aktarma işlemi dairesel (O) ve sekiz (8) şeklinde dönüşler ile aşağı – yukarı karın titretme ve sağa – sola tüm vücudu sallama  şeklinde olur. O ve 8 dönüşleri ile karın titretme  nektarın, sallanmalar ise polen yer ve mesafesini gösterir. Mesela; 250 mt uzaklıktaki nektarın yerini bildirmek için = 30 saniye içerisinde karnını 5 (beş) kere titretir. 12.2013

Arıların Kovanda Strafor ile Sıkılaştırılması.

11.2016 – Bana göre kağıt, talaş vb koruyuculara göre en iyi sıkılaştırıcı ve her taraftan gelecek soğuk havayı izole edecek malzeme, ince dişli  STRAFOR‘ dur. Arılığınıza gitmeden önce temin edeceğiniz  en az 1.5 cm kalınlığında ince dişli  STRAFORU kendiniz, kovanın içine tatlı bir şekilde geçen ve çita üst seviyesinin biraz altında olacak şekilde, maket bıçağı ile kesiniz.

Kovan içerisinde 9 çitanız varsa bir tarafına, 9 çitadan daha az ise, her iki tarafa bu straforlar dan koymanız, çok iyi olacaktır. Straforun dışında kalan boş yerlere ise, her hangi bir şekilde talaş, gazete kağıdı koymanıza gerek yoktur. Strafor, soğuk havayı iç kısma bırakmayacaktır. Arılar straforu incelte bilirler. Kovanınız polen tuzaklı ise aşağıya döküleceklerdir. Polen tuzağınız yok ise, arılar ince döküntüleri dışarıya atar.

Kovanlarınız sahil bölgesinde ise  3 çitalı ve aşağısı olan kovanlarınız var ve polen tuzaklı ise (4 çitalı olan kovan zaten  aşağıdan havayı alacaktır) arılı çitalarınızı uçuş deliğine ortalayıp straforu ile birlikte  3. resimdeki gibi koyunuz. Neden? Bu sayıdaki çitaları kovanın bir taraf dibine çekerseniz, o yerlerin sıcak ve soğuk havasından dolayı, kovanın dibinde nemden dolayı su birikintisi olur. Nem ise, arıları öldürür. Soğuk kesimlerde iseniz, çitalarınızı dip tarafa yaklaştırınız. Arılar straforu tırtıklar veya delebilir. Bozuk olanını, yenisi ile değiştiriniz.

Efendim, iki çitalı arı bahara çıkmaz’mış! Bal gibi çıkar. Hatta bir avuç arı bile bahara çıkar. Yeter ki, genç arısı ve yiyeceği olsun. Kötü tarafını düşünür iseniz! Kusura bakmayın 10 çitalı arının sonu bile, felakettir. Siz sadece şunu düşünün: Bir avuç veya 2 çitalı arının bana faydası ne olur? İsteyen  az arısını diğeri ile birleştirir. Bence, ekim ayından itibaren kaç çitalı olursa olsun, anası sağlam olan kovanın anasını öldürüp, başka bir kovanla birleştirmeyin. Çünkü, O beğenmediğin ana, Ocak ayında sizin ilacınız olacaktır. Kendiliğinden ölürse, O başka. Her ne yerde olursanız olun, Kovanlarınızı öne doğru 1 – 2 cm eğik ve uçuş deliği yönünü Güney / Güney –  Doğu yönüne bakacak şekilde koyunuz. 01.2013 – 2015

seydişehir bölgesinde nektar hangi ay gelmeye başlar :  Türkiye’nin her neresinde olursanız olun. Kuluçkalıktaki dizili çitalara baktınız. Peteklerin  üstünde çita latasının kenarlarında parlak – temiz – beyaza  yakın  açık renkte petek kümeleri gördüğünüz zaman biliniz ki, nektar geldi – geliyor. Seydişehir de gerçek nektar akım zamanı ise, 10 Haziran‘ dan itibaren  başlar.   Bir şey daha, kovana hazır petek verdiniz. Birkaç gün boyunca şerbet vermediniz. Kontrol ettiniz. Petek gözlerinde bal – nektar parlıyor ise, bu görüntü nektarın gelmeye başladığının göstergesidir.   :-)  02.2013

 

Karayolları üzerindeki bazı tepe nokta rakımları.

Sayın arkadaşlarım; şehirler arası yolculuk yaptığınız yol üzeri ve yazımın içeriği doğrultusunda olan yer adlarını, rakımlarını ve hangi şehirler arası olduğunu; sayfama iletmenizi rica ederim.

09.2016 – Doğu Anadolu Bölgesi :  Erzurum veya Erzincan üzerinden Bayburt istikametinde Kop Dağı Geçidi rakım : 2409 mt.

İç Anadolu Bölgesi : Hüyük – Doğanhisar arası Kaya Beli geçidi rakım: 1620 mt. /    Seydişehir / Taraşcı Kasabası – Durak Kasabası / Beyşehir arası  Reze Beli  rakım : 1825 mt. ( Dikkat, bu yol asfaltlı olup, kışın ulaşım olmaya bilir.)  Kadı Beli : Bozkır – Seydişehir – Antalya makasında rakım 1390 mt.

Ege Bölgesi : Afyon / Şuhut – Isparta yol ayırımı arasında, Bozdurmuş Beli rakım : 1440 mt.

Karadeniz Bölgesi : Bayburt tan, Erzurum – Erzincan istikametinde Kop Dağı geçidi rakım : 2409 mt. Meçhul Asker Geçidi / Tepesi: Çorum – Samsun istikametinde rakım 1215 mt. Karadağ Geçidi / Tepesi : Çorum – Samsun istikametinde olup rakım 910 mt. Hacılı Geçidi / Tepesi : Çorumdan, Samsuna inen son veya il çıkışındaki ilk tepe olup rakım 730 mt. Ayrıca bu yol üzerinde uzunlukları 581 – 280 – 920 mt arasında değişen, üç adet tünel bulunmaktadır.

Akdeniz Bölgesi : Antalya – Korkuteli arası Tahtalı Beli rakım : 970 mt.  Mersin / Mut – Karaman arası Sartavul Geçidi rakım : 1650 mt. Seydişehir – Akseki arası  Antalya il sınırları içerisinde, Alaca Bel tepesi rakım : 1825 mt. (Bu noktanın daha fazla olduğu; Lakin kara yolları kuralları gereğince rakımın daha fazla gösterilmesi halinde, tünel vb  uygulamaların yapılması gerektiği,  bu uygulamaların yapılmaması için, düşük gösterildiği halkımız arasında söylenilmektedir.  –  Duyumum dahilinde: Seydişehir İlçe Jandarma Komutanlığı kayıtlarında buranın rakımı 2050 mt. Gülek Boğazı – Adana – Pozantı – Ankara kara yolu üzerinde olup rakım: 1292 mt. – Antalya Korkuteli / Elmalı arası Karaman tepesi 1290 mt. 2013