Ana Arının çiftleşmesi hakkında.

02.2018 – Bir müddet öncesine kadar, ana arıların çiftleşmek için binlerce metre yukarı ve uzağa gittiğini, erkek arılarında, dişi ana arının arkasından son gaz anaya yetişmek için kendini parçaladığını anlatırlar bende öyle bilirdim. Şimdi bazı arkadaşların; – Yenimi öğrendin?, diyeceklerini düşünürken, öğrendiğim ve yazdığım yeni şekil ile; Bilen kişilerinde yok denecek kadar az olduğunu, olacağını da biliyorum. Bu bilgileri, İngilizce paylaşımlarda bulunan bir siteden elde ettim.

Ana arı çiftleşme uçuşu öğlen ve sonrası 12 – 15 saatleri arasında başlar ve biter. Bu durumu erkek arılarda bilir ve tetikte bekler. En az Bir haftalık olgunlaşma süresini tamamlayan erkek arılar, öğlen vakti kovanlarından çıkıp, kovanlara yakın mesafede uçup, ana arıyı yakalama şansına erişenlerden olmak isterler.

Yerden 5 ile 40 metre yukarıda; 30 ile 200 metrelik bir çap içerisinde, yeterli erkek sperminin olması için tam olgunlaşmış en az 7, en fazla 12 erkek arı ile ve her bir erkek arı ile  2 – 5 saniye arasında süren çiftleşme anı olmaktadır.

Çiftleşme işlemi genelde 20 ile 30 dakika arasında olup biterken, en fazla 1 (bir) saat sürmektedir. Kapalı ve yağmurlu havalarda çiftleşme olmaz. Çiftleşme işi biten ana arı, arkasında çiftleştiği son erkek arının organı ile kovana girer.

Çiftleşecek ana arınız bir tane bile olsa diğer kovanlarınız da  olgunlaşmış 15 taneden az erkek arınız var ise, veya ana arının çiftleşeceği  2 km çap içerisinde başka arıcının olmadığı biliyor iseniz, mümkün ise ana arı yaptırmak için acele etmeyiniz.   04.2016

Türkiye ve Dünyada devletlerin başarısı ve halkı için yaptığı harcamaları.

04.2018 – 2017 yılı Dünya Genelinde 80 ülke arasında her şeyin ortalaması ile En İyi Ülkeler sıralamasında

1- İsviçre, 2- Kanada, 3- Almanya, 4- İngiltere, 5- Japonya, 6- İsveç, 7- Avustralya, 8- ABD, 9- Fransa, 10- Hollanda,… 36- Türkiye

Turizm, Eğlence ve Folklorik acıdan

1- Brezilya, 2- İtalya, 3 – İspanya, 4- Tayland, 5- Yunanistan, 6- Kosta Rica, 7- Yeni Zelanda, 8- Arjantin, 9- Meksika, 10- Portekiz… 27- Türkiye

Vatandaşlık: İnsan hakları, çevre ve çevrecilik, cinsiyet ve din özgürlüğü, saygı, adalet..

1- Norveç, 2- İsviçre, 3- Danimarka, 4- Kanada, 5- İsveç, 6- Finlandiya, 7- Hollanda, 8- Avustralya, 9- Yeni Zelanda, 10- Almanya,……58- Türkiye

Kültürel : Moda,  eğlence, mutluluk hissi

1- İtalya, 2- Fransa, 3- ABD, 4- İspanya, 5- İngiltere, 6- Japonya, 7- İsviçre, 8- Brezilya, 9- Avustralya, 10- İsveç,…. 31- Türkiye

Girişimcilik: Girişimci, yenilikçi nüfusu, eğitimli sermaye, kalifiye iş gücü, teknolojik uzmanlık, şeffaf iş uygulamaları, iyi geliştirilmiş altyapı ve teşvik.

1- Almanya, 2- Japonya, 3- ABD, 4- İngiltere, 5- İsviçre, 6- İsveç, 7- Kanada, 8- Singapur, 9- Hollanda, 10- Norveç,…. 36- Türkiye

Geçmişten günümüze Mutfak çeşit ve görgüsü, uygulamasına sahip çıkmak

1- İtalya, 2- İspanya, 3- Yunanistan, 4- Fransa, 5- Meksika, 6- Hindistan, 7- Türkiye, 8- Tayland, 9- Portekiz, 10- Çin

Küresel pazarlama, imalat, ihracat, üretim, pazarlama

1- BAE, 2- Hindistan, 3- Singapur, 4- Çin, 5- Japonya, 6- Tayland, 7- Mısır, 8- Ruya, 9- Brezilya, 10- İsrail,… 25- Türkiye

İş ve İşçilik bakımından bürokrasi, ucuz üretim maliyetleri, bozuk üretim, İş kazaları, elverişli vergi ortamı ve şeffaf devlet uygulamaları

1- Lüksemburg, 2- İsviçre, 3- Panama, 4- Danimarka, 5- İsveç, 6- Finlandiya, 7- Kanada, 8- Norveç, 9- Hollanda, 10- Yeni Zelanda, … 77- Türkiye

Enerji; Nükleer enerji, petrol, kömür üzerinden üretim ve imalat sanayisi

1- ABD, 2- Rusya, 3- Çin, 4- Almanya, 5- İngiltere, 6- Fransa, 7- Japonya, 8- İsrail, 9- Suudi Arabistan, 10- BAE; …. 14- Türkiye

Yaşam kalitesi; Ekonomi, istikrar, iş piyasası, eğitim, halk sağlığı, adalet, (burada vurgulanan konu sadece kişisel harcamalar içeriğinde olmayıp, kümülatif konuların ortalamasıdır)

1- Kanada, 2- Danimarka, 3 – İsveç, 4- Norveç, 5- Avustralya, 6- İsviçre, 7- Finlandiya, 8- Hollanda, 9- Yeni Zelanda, 10- Almanya, …  46- Türkiye

Ülkelerin  milli gelirlerini belirten  her çalışma karşılığı elde edilen kişi bazında kazanç şekline göre

Norveç 69.407 $  Avustralya 30.762 $  Danimarka 48.230 $  Kanada 46,441 $   İsveç 49,759 $  İsviçre 60,374 $ Singapur 87,832 $……    ve Türkiye 24,986 $   (diğer bir anlatım şekli ile burada; O ülkenin her bir vatandaşının bir yıl boyunca çöpcülük, işçilik, doktorluk, bilgisayar, mühendislik, öğretmenlik, kaldırım mühendisliği çalışmalarının karşılığında devletine sağladığı kazanç belirtiliyor. (8 Nisan 2018 pazar 1 $ = 4,04 lira E/$ – 1.22)  Kaynak: w.usnews.com

04. 2018 yılı itibari ile,(rakamlar yuvarlatılmıştır) Dünya nüfusu 7 milyar 633 milyondur. Afrika kıtası 1 milyar 287 milyon; Amerika kıtası ve adalar 1 milyar; Avustralya kıtası ve Okyanus halkı 63 milyon; Avrupa kıtası 742 milyon ve Asya kıtasında ise 4 milyar 544 milyon kişi yaşamaktadır. kaynak: worldpopulationreview.com

 

Dünya Sağlık Örgütünce açıklanan 2015 yılı verilerine göre 169 ülke arasında Dünyada en uzun yaşayan milletler ortalamasına  bakacak olursak:

Kadınlarda : 1 – Japonya 87 2 – İspanya, İsviçre, Singapur 85.1   5 – İtalya 85  6 – Fransa 84.9  7 – Avustralya, G. Kore 84.6  9 – Lüksemburg 84.1  10 – Portekiz 84

Erkeklerde:1 – İzlanda 81.2  2 – İsviçre 80.7  3 –  Avustralya  80.5  4 -İsrail, Singapur, Y. Zelanda, İtalya 80.2   8 – Japonya, İsveç  80  10 – Lüksemburg 79.7  Karma yaşam sürelerine göre  ise:

1 – Japonya 83.7  2 – İsviçre 83.4  3 – Singapur 83.1  4 – Avustralya, İspanya 82.8  6 – İtalya, izlanda  82.7  8 – İsrail 82.5  9 – İsveç, Fransa 82.4  11 – G Kore 82.3  12 – Kanada 82.2  13 – Lüksemburg 82  14 – Hollanda 81.9  15 –  Norveç 81.8  16 – Malta 81.7  17 – Y. Zelanda 81.6  18 – Avusturya 81.5  19 – İzlanda 81.4  20 – İngiltere 81.2  21 – Finlandiya, Portekiz, Belçika 81.2  24 – Almanya, Yunanistan 81  26 – Slovenya 80.8.. 52. Türkiye 75.8…. 190 – Sierra Leone 50.1

İnsanların 55 yıl ve daha az yaşadığı ülkeler ise :  Angola, Orta Afrika Cum.  Çad, Fildişi sahili, Kongo, Lesotho, Brezilya, Mozambik, Nijerya, Sierra Leone dir.

Yine BM 2011 raporuna göre Türk  ( nüfusu  ≈ 76 milyon ise) halkının 5/1 i Kürt, Halkın % 90 ı Türkçe, % 6 Kürtçe, % 0.12 Arapça,  Çerkezce,  Rumca, Ermenice, Yahudice konuşmakta. 10.2013

Dünya Sağlık Örgütü  ( WHO ) nün yaptığı açıklamaya göre: 65 yaş ve üzeri insanlar yaşlı olarak addedilmektedir. Bu kuruluşun yaptığı yaş sıralamasına göre ise;  65 – 74 yaş arası Genç Yaşlı  /  75 – 84 Orta Yaşlı /  85 ve üzerindeki insanlar ise İleri Yaşlı gurubunda yer almaktadır. Yine bu örgütün yaptığı tespit ve açıklamaya göre 1955 yılındaki insanların yaş ortalaması 48 iken, 2025 yılında dünyadaki insanların yaş ortalamasının, 73 olacağı tahmini  belirtilmektedir.

BM / BBC – Türkiye  2011 de insan yaşam ortalaması Kadınlar da : 77 , Erkeklerde 72 iken;

Dünyada yıllık tahmini ölenlerin sayısı, 48 milyon doğanların sayısı 110 milyon

2015 yılı Dünyada bazı devletlerin kişi başına harcadığı sağlık harcamalarına göre; 1- ABD 9507 $  2- İsviçre 7536 $  3- Lüksemburg 6818 $  4- Norveç  6190 $  5- Hollanda 5297 $  6-İrlanda 5276 $  7- İsveç 5266 $  8- Avusturya 5100 $  9- Danimarka 5058 $ …. 10- Meksika 1054 $   ve  dünyanın kıskandığı! TÜRKİYE 997 $  kaynak: who

Uzun yaşam için; Hekim.com sitesinden alıntı yaptığım aşağıdaki açıklama ve uygulamaları, yerine getirmeliyiz.

1 – Fazla uyumayın,  2 – İyimser olun,  3 – Fazla seks yapın,  4 – Ev hayvanı edinin,  5 – Zengin olun,  6 – Sigarayı bırakın,
7 – Sakin olun,   8 – Evlenin   9 – Spor yapın, 10 – Gülün, neşeli olun, 11 – Zayıflayın,  12 – Stres yapmayın 13 – Meditasyon yapın,  14 – Kolesterolü ölçün, 15 – Antioksidan alın. Bu da benden : Aklınıza geldikçe hareketli bir müzik ile oynayınız.

Ne diyor Cenabı Allah; Her ne kadar -‘Ömür ne uzar, ne kısalır‘ dese de, hiç bir kimse ömrünün ne kadar olduğunu bilemez vede Allah CC – Benden niyazda bulunun, verdiğim -cana-  emanete sahip çıkın, ve benden ömür dileyin, diyor.  Cenabı Allah -İnsan ömür süresi -ne uzar, ne kısalır, desede belki bu süre insanların yakarışları ile sınırlı olup – olmadığını kim iddia edebilir.

Not– Buradaki sıralama ve açıklamalar, İnternet ortamında yayınlanan bilgiler ışığında sizlerle paylaştığım alıntıdır. Bu bilgiler En iyi ülkeler ve İnsanların Yaşam Kalitesi sorgulaması neticesinde elde ettim. Sadece TR nin gerçek yıllık GSMH 20.420 $ olan kazancı üzerinden, bu ülkelerindeki yapılan kişisel harcama oranlarını baz alarak Tr ortalamasını yazdım. Ki, bu gün için belirttiğim konular üzerinden 2016 yılı Tr geçerli olan kişisel yıllık harcama (en az), 34.000 TL olmalıdır. Soru şu; Kaç İnsanımız, yukarıda belirttiğim şıklar üzerinden özgür ve medenice bu hakkını kullanıp gezip – tozup harcama yapa biliyor? Mesela:  Bir Alman turist Türkiye ye UÇAKLA gelip – gidiyor, 2.500 TL harcıyor.  İstanbul dan aynı yere giden bir Türk’te, daha az alıntısına karşılık oda  2.500 TL harcıyor!!  12.2010   Mecit ALBAYRAK

 

12 Ay Boyunca Yaz ve Kış Mevsiminde Arı Ölümlerinin Nedenleri.

03.2018 –  Burada yazdıklarım; kendi tecrübelerim, 2017 İstanbul Api Mondia’ya katılan yerli yabancı akademisyenlerin sunumları ile yine özellikle yabancı sitelerden elde ettiğim bilgileri içermektedir.

Arıcı arkadaşım; ilk önce şu yazdıklarımı iyi bil, aklında tut ve aşağıdaki bilgileride unutma. Kovanını; Sonbahara girerken tam tekmil kışa hazırladın. Bir tane bile Varroa yok, yiyeceği bol, hastalığı yok, mevsimde normal geçmiş olsa bile; 10 çitalık arınızın 1 Mart günü 8 çitaya indiğini göreceksiniz. 12.2015

Bilimsel olarak açıklanmış ve bilinen şekli ile; Dünyanın her yerinde geçerli olan arı ölüm nedenleri:

1 – Yer küresi ve okyanuslar dahilbu yerlerde yaşayan her türlü canlı; İnsanlar tarafından hızla tüketilmekte veya, katliam neticesinde her şey meralar, ormanlar yok edilmektedir. 2 –  Arıcı tarafından bilinçsizce yapılan, arı ilaçlamaları. 3 – Her türlü sebze ve meyve çiçeklerini, böceklerden korumak için yapılan  tarım ilaçlamaları.  4 –  Dünyada  gelişen sanayilerin zehirleri, ev baca dumanları ile oluşan sera gazları neticesinde ısınan veya soğuyan hava, 5 – Kışlatılan arı yiyeceğinin az olması, 6 – Varroa ile yeterince mücadele etmemek, 7 – Arıların genetiği ile oynamak, 8 – Günlük, anlık ve mevsimsel değişen, hava şartları 9 – Bölgesel veya dünya genelinde oluşan çeşitli istila şekilleri (ani iklim değişikliği, çekirge istilası, yanardağ lavı) 10Patojenler – Tüm canlılarda oluşan hastalıklara neden olan (grip gibi) mikroplar. 11 – Arıların sindirim sisteminde oluşan hastalıklar  12 – Özellikle arazide ve kovan içinde yiyecek olmadığı zamanlarda her an olabilecek arı ölümünün nedeni olan; Yağmacılık 09.2016

A – Bunların hepsi, insanın kendine yaptığı kötülüklerdir. Bunun içine yukarıda yazdığım şıkların % 90 girmektedir.

– Kovan içerisinde yeterli bal yiyeceğinin olmayışı. Özellikle kışın, bal yeterli olmaz ise (bilimsel açıklama) önce yaşlı arılar ölür. Bilgi maiyetinde: Marangoz – arıcı arkadaşlar ile 1 Nisan 2014 salı günü Manavgat’taki arılarımıza gittik. Kovanımın birini açtığım zaman, arıların hepsinin kovan dibinde ölü – baygın şekli ile yattıklarını gördüm. Çita üzerinde ise günlük, kapalı ile bir kaç işçi arı ve ana arı geziniyordu. Petek üzerinde ise, yiyecek bitmiş. Kaldı ki, her gittiğimizde, şerbet veriyordum. Peki neden bu hale geldiler. Tarlacı arı sayısı bitti veya bitme durumunda ve yeni çıkan genç arı’da çoğaldı. Tarlacı olmadığı için genç arılar tarlaya, çıkamıyor.

Ayrıca şunu çok iyi bilin. Manavgat bölgesinde 15 Mart ve sonrasında, özellikle yağmurların yağmaması neticesinde arazide yiyecek kalmıyor. Onun için bu tarihten sonra kovanlarınızı başka bölgelere taşıyınız. Açlıktan ölüm derecesine gelip dibe düşen genç arıların üzerine duman vermeye başladığımda, canlanıp petek üzerine çıkmaya başladılar. Örtü tahtasını kapatıp hemen şerbet verdim. İkindi vakti tekrar kontrol ettiğimde, arıların dört nala gittiklerini gördüm. Arılarımızı aynı akşam, Akseki – Cendeve bölgesine getirdik. Buradaki yabani çilekler, yeni açıyordu.

C – Ana arı, kovan içindeki polen miktarı ile dışarıdan getirilen taze polene bakarak, günlük atar. Bu aylarda  polen almayınız. – Kovan önlerinde ölmüş arılara bakınız. Arıların Hortum dilleri dışarıda  ise; zehirlenmeden dolayı olan ölümlerdir. (fao)  03.2018

D –  Kovan içi ıslaklık. NEM den dolayı arıların hastalanması ve telef olmasıdır. Burada kast ettiğim, buharlaşma neticesinde, kovan dibinde birikmiş bir kaç damlalık su değildir. Esas tehlike kovan içi ve örtü tahtası altında oluşmuş pamuksu  küf ve mantar oluşumudur. Kovanlarınızı, öne doğru dengeli hafif meyilli koyunuz. (sahil bölgesinde iseniz – Çita sayısı 4 ve daha aşağısı olduğunda çitaları, sağ veya sol tarafa çekip, dış tarafa strafor koyunuz. Kovan dış tahtasında çatlak var ise, buralara silikon çekiniz.

E  – Her türlü arı hastalıkları ise: Nisan – Mayıs aylarında değişken havanın rüzgar etkisi ile üşüyen arı, yumak olur. Yumak dışında kalan çitalardaki günlük ve kapalı bebe arılar üşür ve ölür. –Kireç hastalığı, sır‘lanmamış larvanın üşüyüp beyaz taş hale gelmesi şekli olan bir mantar hastalığıdır. Bu hastalık, Havanın ısınması ve çitaları azaltmanız, arıları sıkıştırmanız halinde, geçer. ( çaresi: İlk bahar aylarında uçuş deliğini önden tamamen kapayan, yanları açık olacak şekli ile uçuş tahtasına teneke parçasını tutturunuz.) Yalnız üzerinde kapalı ve günlük olsa bile, içi sıvı hale geçmiş bozuk çitaları, çıkarıp yakmalısınız. Bu duruma  Mayıs hastalığı, denir. – Nosema; hastalığına yakalanmış Arının dışkısı, sarı nokta halindedir. Kışın ortaya çıkar. Nedeni ise; Yazın arının yemiş olduğu bozuk yiyecek, içeçekten kaynaklanır. Arı pisliğini yaptığı müddetçe nosema hastalığı oluşmaz. Kışın Soğuklardan dolayı dışarıya çıkıp defi hacet yapamayan tüm arılarda görülür.  Tedavisi için, 5 lt şerbete yarım çay bardağı Elma Sirkesi veya kekik yağını en az 3 kere veriniz. Malzemelerinizi ve suyun temiz olmasını sağlayınız.  Bu  hastalığın göründüğü petekleri kullanmayıp, eritin. Durgun birikinti sular nosema sebebidir. – Amerikan Y.Ç. tespit edildiğinde, çitalarının hepsi yakılmalıdır. Çita ve kovanlarda koku oluşur. Bu konu için: Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular, kısmına bakınız. Kovan tahtası veya dışında ölü larvalar var ise, kovanda hastalık var, demektir.

F– (gezginci bir arıcı arkadaşın itirafı)  Arıların yakınında  içme suyunun olmayıp, çok uzakta olması arı ölümlerine neden olmuş. Suyun olmadığını bile bile -özellikle- kek verilmesi ise, arı ölümlerinin en büyük nedenidir. Ege ve Ak deniz bölgesi  dışında  kalan  kovanlara  Aralık/Ocak/Şubat ayları içinde kek  vermeyin.  Sahil bölgelerinde ise, soğukların uzun geçeceğini öğrendiniz ise, vermeyiniz.  Bu aylarda  kek verilirse kesinlikle arı ölümü olur diye, bir şart yok ama tedbir iyidir.

Varroa ile mücadele yapılması için Oksalik ve formik asitlerin verilmesinin arılar içinde zararlı olduğu bilgisine (FAO) eriştim. Varroa, kanını emdiği arının vücudunda yara meydana getiriyor. Havaya yayılan ilacın etkisi anında, varroaya nasıl bir zarar veriyor ise, aynı zararın belirtisi bir kaç gün sonra,  arılarda erken ölüme neden olduğu belirtiliyor. Asitli ilaçların yerine duman  veya bitkisel ağırlıklı ilaç ve eksraktlarının (yağ) verilmesi tavsiye edilmektedir.  Varroa için Timol esanslı kekik yağı, okaliptus yağının verilmesinin % 95 varan bir etki yaptığı tespit edilmiş. Aynı zamanda kurutulmuş portakal kabuğu, pudra şekeri her zaman verilebilinir. Kekik yağını, kartona emdirilmiş şekli ile verecekseniz en az 15 C’ ve üzeri günlerde, 5*10 ebatında iki ayrı saman cinsi karton kağıtları üzerine, 2 ml kadar enjektör ile çizgi halinde sıkıp, çita boşlukları üzerine koyunuz. Veya 8 lt şerbete, 20 ml kekik yağını dökün, arının gücüne görede 1-2 su bardağı kadarını dökünüz. Bu yöntemi 3 gün ara ile 3 kere veriniz. Okaliptus yağı  hakkında bir uygulamam yok. Yalnız, asit cinsi ilaçların etkisi kısa sürede olurken, yağ cinsi ilaçların etkisi bir kaç gün sonra görülür. 03.2018

H – Özellikle Mart, Nisan, Mayıs – Ekim, Kasım ayları içerisinde, peteklerinboş tarafına, strafor koyunuz. bkn. Arıların kovanda strafor ile sıkılaştırılması. Kovanlarınız koyduğunuz sehpa,  iskele gibi altlıkların toprağa değen yerlerine (her zaman) odun, kömür külü, yanık yağ, gres yağını dökmeniz, koymanız, sürmeniz halinde karınca ve diğer böceklerin kovana çıkamadığı belirtilmektedir -fao.

– Son yaptığım araştırmaya göre, cep telefonu istasyonlarının arıya zararı olmadığı yönündedir. 03.2018

İ – Arıların kovan önünde çok fazlası ile uçuştuklarını gördüğün an yağma olmasa bile – hemen uçuş deliğini kapatınız.  Başka bir şey yapmayıp, en az 30 dk. BEKLEYİN; dağılsınlar veya kovan üzerine yapışsınlar. En güvenli şekli bu. Yalnız kovan içindeki arıların hava almasını engellemeyiniz. Uçuş tahtası delikli, kovanınız alttan polen tuzaklı ise, sorun yok. Kovan önünde uçuşların azaldığını ve arıların  çoğunun kovan üzerine konmuş olduğunu gördüğünüzde, uçuş tahtasını açınız.

J – Bulunduğu ortama uyum sağlayamayan melez arı cinslerinde her daim arı ölümleri olabilmektedir.

K – Kışlatacağınız arı ve kovanlarınızın, uçuş tahtası üzerinden ön tarafa doğru ve uçuş deliğini önden kapatan, yanları açık şekli ile teneke kesip, vida deliğine tutturmanız Son ve ilkbahar ile kışın kovana direk gelecek soğuk rüzgarlı havayı izole eder. Yazın ise, kovanlarınızı gölgelik yere koymanız salık verilmektedir.

L – Kovanlarınız yakın, karlı bölgelerde ise, üşenmeyip gidin. Kovanın önündeki karları en az yarım metre, toprak görününceye kadar temizleyiniz.  Arıların bazıları  uçuş yapamadan uçuş tahtasından yere düşmekte. Kara düşen arı kalkamaz ise, uyuşur ve ölür. Toprak, düşen arıların konabileceği, ölmeyeceği güvenli bölgeyi oluşturur. Kovan üzerinde, yanlarında kar var ve  kovana zararı yok ise, bunlar kalsın, faydası olur. Kimi arıcı; – yiyeceği olan arı ölmez, soğukların zararı olmaz, diyorlar. Bilimsel olarak arıların devamlı, uzun geçen soğuktan öldüğü tespit edilmiş. Arı Soğuktan ölmez diyen, soğukları bilmeyenlerdir. w.bienenstand.at/

Diğer bir neden ise  ‘Sarıca-cimcime- veya Eşek Arıları ‘ Havaların yağmursuz geçmesi durumunda sarı arılar,  ARALIK ayına kadar yaşarlar. Bu arılarda, arılarımızın ölmesine, yiyeceklerinin azalmasına neden olur. Sarı arıların öldürülmesi için sizlere tavsiyem,  tuzaklara fazla güvenmeyiniz. En etkilisi, kovan yakınına koyacağınız bal bulaşığı petek veya bir naylon örtü üzerine dökeceğiniz şerbete gelen sarı arıları, bizzat kendinizin öldürmesidir. Veya; kokusuz toz halindeki böcek öldüren tozu (DDT cinsi) yanınızda bulundurun. Yakaladığınız eşek arısının üzerine elinizi değdirmeden serpileyip, bırakın. Yuvasına gidecektir.    🙂      01.2011

 

Türkiye’nin yedi bölgeye göre yükseklik sıralaması ve rakımları.

Bilgilerinize: Google aramasında, aynı başlıkla çıkan diğer yazımın alt içeriğinde: –Hiçbir şey bulunamadı yazısı olan kısma tıklamayınız, o yazımı kaldırdım.

03.2018 – Yıllara içerisinde gerçek araştırmaya dayanan bu yazıma tıklayınız. -TAKLİTCİLERİMİN olması beni sevindirir ama sizlerin taklitlerime değer vermesi ise, üzer.

81 il’in  rakımlarına ait kronolojik listesini İllerin Karayolu Ve Uydu Üzerinden Rakımları  ; Bazı bölgelerimizde olan Karayolları üzerindeki bazı tepe nokta rakımları ; En yüksek rakıma sahip  ilçelerimizi ise: Rakımı en yüksek olan ilçelerimiz  başlıklarında yine aynı titizlikle sizlerin takdirlerine sunmaktayım.

Bir yerleşim yerinin (il,ilçe,köy)  kuzeyden güneye / doğudan batıya hatta orta yerinin rakımı, farklılık arz eder. Eskiden bir ilin Valilik binası bir tane olurken şimdi, il içinde onlarca yerde binası  olmaktadır. Ben bunları dikkate alarak, ortalamasını yazdım. Yazdığım bütün yazılarım dahil olmak üzere rakımlar konusunda sizlere en doğru bilgiyi verme isteğim, bir saplantıya dönüştü. 24 Kasım 2015 günü Anıt Kabiri ziyaret ettim. Duvarda asılı Türkiye haritası ve illeri üzerinde O ilin rakımları yazılı idi. Bu harita üzerinde Örnek: Antalya il rakımı 37; benim Antalya girişi kara yolu üzerinde devamlı gördüğüm rakım 39. Siz bir tarafa, ben hangisine inanayım. Kaldı ki; rakımların tespitinde geçerli olan, O ilin Valilik veya var ise Tren garı binası baz alınıyor. Yalnız, bundan 20 sene önce O ilin valilik binası bir tane iken şimdi, çeşitli isimler altında bir kaç tane var. Bende uydu üzerinden O ilin merkez valilik binasını bulup en doğru rakım ölçümünü; sizlerin bilgisine sunuyorum.

1 – Doğu Anadolu Bölgesi rakımları: Bu bölge sınırları içinde 15 il  bulunmaktadır. 7 bölge içerisinde  rakımı  en yüksek illerin olduğu  kesimdir. Bölge ortalaması 1400 mt. Bu bölgede, rakımı en fazla olan il sıralamasına göre: 1900 mt ile Erzurum  1. Ardahan 1810; Kars 1755; Hakkari 1755; Van 1727; Ağrı 1630; Bitlis 1535; Şırnak 1356; Muş 1335;  Erzincan 1215; Bingöl 1159; Elazığ 1070; Malatya  966;  Tunceli 919 ve Iğdır 860 mt ile rakımı en düşük il sıralamasına girmektedir.

2 – İç Anadolu Bölgesi rakımları: 13 ilin toplamından oluşmaktadır. Bölge Ortalaması 1021 mt. Bu bölgede rakımı en fazla olan il sıralamasına göre: 1315 mt ile Yozgat 1. Sivas 1290; Nevşehir 1196; Niğde 1237; Kayseri 1060; Karaman 1056; Konya 1023; Kırşehir 993; Aksaray 975;   Ankara 885 (Çankaya Köşkü rakım :1071 mt) Eskişehir 795;  Çankırı 730 mt  ve Kırıkkale 716 mt ile rakımı en düşük il durumundadır. (Seydişehir Belediye önü : 1135 mt. Konya B.B. önünden- Seydişehir 86 km, Seydişehir  Antalya merkez arası 213 km. Seydişehir; siyasi olarak Konya ili, iklimsel olarak Ak Deniz Bölgesinde dir. Seydişehir – Akseki kavşağı 66 km.

NOT: Konya/Seydişehir/Antalya yolu; 1974 yılında Ecevit Erbakan  hükümeti zamanında ‘Beş Yıllık Kalkınma Proğramına’  alınmış. Lakin daha sonra gelen hükümetler, bu plana riayet etmeyip bir derecede olsa ‘keyfi’ davranıp, bu yatırım engellendi. Nihayet 1996 yılında ulaşıma açılmıştır. Seydişehir – Akseki arası Antalya bölgesi dahilinde 1825 rakımlı Alacabel tepesi, kışın kapanıyor idi. Bu olumsuz durumu ortadan kaldırmak için Tınaztepe; Zirve tesislerinin karşısında ki  dağın dibindeki 1530 mt rakıma sahip yerden, Akseki/Cevizli Geceler kasaba,köy,mahallesi 1280 mt inen (≈550 mt) Tınaztepe Tüneli yapımına 2016 yılında başlanıldı. Hayırlı olsun.

3 – G.doğu Anadolu Bölgesi rakımları: 7 il’i kapsamaktadır. Ortalama rakım 729 mt. En yüksek il 939 mt ile Mardin olup; Siirt 886; Gaziantep 838;  Adıyaman 679;  Diyarbakır 673;  Batman 575 ve rakımı en düşük il 510 mt ile  Şanlı Urfa‘dır.

4 – Ege Bölgesi rakımları:  8 il‘den oluşmaktadır. Ortalama rakım 512 mt . En yüksek il merkezi 1025 mt ile  Afyon olup;  Kütahya 957;  Uşak 911; Muğla 658;  Denizli 391;  Manisa 78;  Aydın 71 ve sonuncu sırada 10 mt ile İzmir gelmektedir.

 5 – Karadeniz Bölgesi rakımları: 18 vilayetten oluşmaktadır. Ortalama rakım 400 mt.  Rakımı en yüksek vilayeti 1555 mt  ile BayburtGümüşhane 1169; Çorum 818;  Kastamonu 809;  Bolu 727; Tokat 630; Artvin 529; Amasya 398 (Merzifon rakım: 740 mt) ;  Karabük 262; Düzce 150; Trabzon 40; Sinop 25; Ordu 24; Bartın14; Giresun 14; Samsun 10; Rize 10;  Zonguldak 8 mt ile  rakımı en düşük il durumundadır.

6 – Akdeniz Bölgesi rakımları: 9 il‘den oluşmakta, rakım ortalaması 391 mt  En yüksek ili 1058 mt Isparta olup;  Burdur 960; Kilis 649; Kahramanmaraş 562; Osmaniye 120; Hatay (Antakya) 89; Antalya 46; Adana 26 ve Mersin 9 mt rakım ile, sonuncudur.

7 – Marmara Bölgesi rakımları: 11 ilden oluşmakta. Rakım ortalaması 109 mt. En yüksek ili 520 mt ile Bilecik.  Kırklareli 210; Bursa 163; Balıkesir 145; Edirne 50; Istanbul 35;  Sakarya 29; Tekirdağ 25; Çanakkale 12;  Yalova 7; İzmit 4metrelik rakımlara sahiptirler.

Denize sınırı olan illerimizin Valilik binası durumuna göre ilk 10 mt’lik rakıma sahip iller ise: İzmit 4 mt, Yalova 7 mt,  Zonguldak 8 mt, Mersin 9 mt, İzmir: Rize; Samsun 10 mt  Türkiye’nin  ortalama rakımı: 652  metreye tekabül etmekte. Bu ortalamaya en yakın ilimiz ise; 649 mt ile Kilis ilimizdir. 

İlgilenen kişilere: Rakımı alınan noktanın ölçüm anındaki soğuk, sıcak, rüzgarlı, yağmurlu hava durumu ile sabah, öğlen ve akşam vakti alınan ölçümler, farklı çıkmaktadır.  (ansiklopedik bilgi)

Dünyanın en yüksek yerleşim yeri; Tibet devletine ait Himalaya dağ uçlarında yer alan Lhuka Bölgesinde bulunan 5070 rakımlı Tuiwa Köyüdür. Uydu üzerinden  yaptığım, 43 Avrupa ülkesinin başkent rakımlarına göre, Avrupa’nın en yüksek başkenti İspanya-Fransa arasında bir dağ ülkesi olan Andorra Cumhuriyeti.  Başkenti 1100 mt rakımda yer alan Andorra’dır. En düşük rakıma sahip ülke  başkentleri ise: 7 mt ile Hollanda – Amsterdam ve İrlanda – Dublin şehirleridir. 43 Avrupa ülke başkentlerinin ortalama yüzeysel rakımı ise, ∼ 200 mt isabet etmektedir. (Sibirya hariç)  Dünya denizlerinin ortalama derinliği ise: 4 km kaynak- livescience.com 12.2010      Mecit   ALBAYRAK

Doğa İnsan ve Arı.

02.2018 –  2012 yılında Hükümet ve Sağlık Bakanlığı, sağlıklı bal üretimi, çeşitleri ve üretim koşulları hakkında,  bir tebliğ yayınladı. Bundan böyle tebliğe uymayan arıcının ürettiği bal  satılamayacak.

Yine bu yıldan itibaren Orman ve Su İşleri Bakanlığının yayınladığı tamim doğrultusunda Orman içlerine kovan koymak serbest. Kovanın konulduğu hiç bir bölge ve yerde arıcıdan, ‘yer işgaliye parası’  istemek yasaklandı ve isteyen, suç işlemiş olacak.

Hepimiz ve herkes şunu açık açık biliyoruz. Gerçekleri insan olarak duymak, görmek istemeyiz, doğruyu söyleyen bizden değildir.

Arıcı arkadaş başkasının ayak basmaya, hatta aklından geçirmeye bile korktuğu yerlerde günlerce, aylarca önündeki kovana bakar. Ayı, kovalarına zarar veriyor ise aylarca gece nöbeti tutar. Sanki yeni bir insan evladı doğmuş gibi, arılarının üzerine titrer. Vakti saati gelince ilacını verir, gerekiyor ve imkanı varsa nice dağları, tepeleri dolaşır ve bin bir meşakkatten sonra balını harmanlar ve satmaya çıkar. Müşterinin ilk sorduğu şey: Şeker var mı?

Siz bunu sormakta haklısınız. Ama, bazı gerçekleri hem arıcı hem vatandaş acısından, vurgulamam şart.

Bereket Tv de edindiğim bir bilgiye göre; Avrupa ülkelerinde, balın içerisinde % 20 – 1 kğ da 200 gr kadar olan pancar şekerli bal, üzerinde belirtilmesi şartı ile, satılıyormuş. Ülkemizde ise; Resmi Bal tebliğine göre kendi ürettiğimiz bir kğ balda müsaade edilen pancar şeker miktarı ise 50 gr dır.

Sanayinin insanoğluna olan faydası çok. Zararınıda görmezlikten gelemeyiz. Seydişehir de Alüminyum Tesisleri var. Her mevsim esen rüzgarlar, bu adı geçen fabrika ile evlerden çıkan karbon ve flor gazı ağırlıklı dumanı bir şekilde dağıtıyor. Lakin durgunlaşan havanın etkisi ile bacalardan çıkan zehirli gaz, Seydişehir in doğu ve güney çevresindeki dağın etekleri ile arazi üzerinde etkili olmaktadır. Bu görüntü özellikle -kimselerin görmediği veya göremeyeceği gece vakti başlamakta, sabah güneşine kadar devam etmektedir. (Şimdilerde ise Ce Ka, kullandığı düşük kalorili kömürün olumsuz etkisinin az olması, her hangi bir şekilde tespit edilmesini engellemek için, baca içerisine duman ile çıkan kireç tozunu püskürtmekte imiş)

Hepimizin yaşadığı dünyanın atmosferi bu dumanı, görmediğimiz  partikülleri tutuyor. Yer yüzündeki sıcaklıklar 45 sene önceye göre arttı. Seydişehir’de 3 Ocak 2009 da badem ağacı çiçek açıyor. Arkasından soğukları yeyince, üşüyor ve Mart’ta tekrar açıyor. Evet, kış mevsimi bile sıcak geçiyor. Kar ve yağmur yeterince yağmıyor.   Ondan sonra; ” Al Gözüm, Seyreyle Salih “.

Seydişehir’de ‘Suğla gölü‘ vardı. Eski Türkiye haritaları, Suğla Gölü’nü gösterir. Her 7 yılda bir yağan kar  ve yağmur neticesinde düdenlerden yer yüzüne çıkan su ile yer üstünden gelen akıntı sularla bu ova tabanı göl olurken, çevre köy ve kasabaların yolları kapanır, her yer su olur, insanlarımız tarlasında yağ ve sazan balığı tutardı. Suyun çekildiği bölgelerde yapılan tarım ise; 1e 10… verirdi.

O zamanlar gölün çevresindeki köy insanları için balıkçılık, ayrı bir meslek idi. Bu göl; 1980 yılı Ekiminde son kez doldu, taştı ve 1981 yılında bir daha gelmemek üzere gitti.

Bu gölün bitmeyen suyu ve tabanında olan nemi; Etrafındaki yeşilliği solmayan bir mera ve kurumayan her daim var olan çiçek tarlası, hayvancılık, tarım vede  o zaman bu şekilde gelişmemiş olan arıcılık için bulunmaz yerlerdi. Nüfus az, herkes az çok çiftçilik ile uğraşıyor kendisi ekip, kaldırıyor vede her şey doğal. İlaç yok. Toprak için hayvan gübresi, her derde çare idi. Şimdi hayvan gübresi kalmadı. İlaç kullanılmazsa ürün alınmaz. Velhasıl her yer zararlı böcek ve  zehir dolu. Zehirden, arılar telef oluyormuş; kimin umurunda veya kusur! Arıcının mı?

Ayrıca – Beni ilgilendirmez, ben temiz yiyecek bal isterim, demenle iş bitmiyor. Yaşadığımız ülke ve dünyanın felaketlere uğramasına seninde katkın olmadığını iddia ede bilir misin!

Yazın bile zor yetiştirilen meyve -sebze kışın nasıl oluyor! Hemde bal gibi olur ve oluyor.  HORMON’u verdin mi olur. Hormon, bitkilerin çabuk ve daha iri büyümesini sağlayan organik bir maddedir. Son zamanlarda, hormon uygulaması yerine, bitki çiçeklerinin aşılanması için Bombus Arıları kullanılmaya başlandı. Bu böceğin ömrü en fazla 2 ay. Arkasından hormona devam. Dikkat edininiz. Sezon sonuna doğru aldığınız sebzelerde bir tatlılık söz konusu olur. Bu tatlılığın sebebi, hormon.

Hormon verilmiş bitkinin meyvesi iri, canlı olur ama içi boştur. Tohumu yok ve şekli bozuktur. Önemlimi! zevkle yeriz….. Şimdi alabildiğine  Tavuk Besi yerleri var. Bu hayvanlar nasıl besleniyor, bilginiz ve güveniniz var mı?

05.01.2011 itibari ile  verilen bir habere göre; Almanya’da  kümes hayvanlarına verilen yemlerden dolayı, yumurtalarda yapılan araştırma sonucunda kanser oluşumunu tetikleyici ‘dioksin’ maddesi bulunmuş. İddia etmiyorum ama, bir şeyi gayet iyi biliyorum. En kötü bir Avrupa ülkesinin  halkı bile, sağlığına bizden daha iyi  dikkat ederken; Almanya gibi bir ülkede bu tip işler oluyorsa; Bizde neler olabilir! Hiç düşündünüz mü ?

Israil’in, Türk toprağında yetiştirdiği, tohum vermeyen sebze fidelerini, koşarak alırız. Genetiği değiştirilmiş sebze ve meyvelerin gelecek zaman içerisinde insanlar üzerinde etkileri ne olacak? Açıklanan bilimsel verilere göre:

Bitkilerden aldığımız hormon; İnsan vücudunun kendine has hormon dengesini ve bağışıklık sisteminin bozulmasına, yağlanma ve hücrelerin direncini azaltarak, kanser olma yatkınlığını artırıyor. Önemlimi! Orijinal dokusu değiştirilmiş, bambaşka bir  canlı hale sokulmuş, ne gam. Bize dokunmaz! Ama şekerli bal, dokunur ! Yinede yazımın başında da belirttiğim gibi. İnsan, her şeyin en iyisine layıktır. Lakin, yukarıda ki açıklamalarımın ışığı altında arıcı, ne  yapsın !

Belirtmeye çalıştığım, aslında herkesin bildiği bu olumsuz gelişmeler karşısında ister istemez arı ve arıcı da, olumsuz etkilenmektedir. Kaliteli balı arıcı Neden istemesin ki. Allahın verdiği tabiatta bedava olan varken, neden parası ile şeker alıp versin? Diğer taraftan;

Arılar tek tük veya topluca ölüyor. Neden! Arıcının hatası olduğu gibi, insanın araziye verdiği zararlardan ötürü ölümler olmakta. Bal sezonu içerisinde bu ölümler oluyorsa arıcı ister istemez yasak olmasına rağmen ilaca yönelmektedir.  Bu ilaç ise, balın kalitesini düşürmekte. Bu kalitenin tespitini ise hiç bir kimse, teknolojik olarak incelemediği sürece, bilemez.

Bu gün 30 Ekim 3015 cuma günü Euronews tv kanalında bir haber. Avrupa Birliğine  (AB) dahil bazı ülkelerin bal üreten arıcıları,  AB başkenti Brüksel’de Çin den getirilen GDO lu balların ülkelerinde satılmasını protesto etmişler. Haliyle bu ballar insan sağlığının zararına sebep olduğu gibi, arıcının gerçek emeği karşılığı olan parasını da almasına engel olmaktadır.

Gerçek balın tepiti :  Hakiki bal, soğuk yerlerde donar. Bereket Tv de, Samsun 19 Mayıs Üniv. Ziraat Bl .prof. açıklamasına göre Gerçek bal kalitesinin öğrenilmesi için; 27 çeşit tahlilin yapılması ve karşılığında 2013 fiatları ile üniversite imkanları ile yapılmasına rağmen; 1,300.00 TL gerektiği belirtildi. Ben 2014 yılında 3 ana +2 yan tahlil  işlemi için Konya İl Tarım Müdürlüğü Gıda Analizi bölümüne 175,00 tl ödedim.

Bana göre donmuş hakiki balın tespiti şöyle: irmik tatlısı’nı yediğinizde, irmik tanelerini dilinizde hissedersiniz ama dişleriniz arasında, şeker tanesini kırar gibi ezemez siniz.  Ağzınızda yok olur gider. İşte gerçek donmuş balın tespit şekli. Toz Şeker tanesi gibi ‘kıtır – kıtır’ sesi geliyorsa, şekerlidir. Ve kesinlikle donmuş balı  her ne şekilde olursa olsun, eritme yin. Çünkü her eritme anında balın kalitesi düşmektedir.   2010 / 10.2015      Mecit  ALBAYRAK

Öğrenilmesinde zorluk olan yabancı dillerin sıralanışı.

02.2018 – ABD  Dil Enstitüsü bilim adamlarınca yayınlanan bir bilimsel açıklamaya göre, ana dili İngilizce olan bir insanın, yeni bir dil öğrenmek için harcayacağı zamanı, en kolay dil guruplarından, en zor dil guruplarına göre şu şekilde sıralamışlar:

1.  Afrikaans ( Güney Afrikaya göç etmiş, Hollandalı göçmenlerin konuştuğu dil); Danca (Danimarka); Flemenkce ( Hollanda – Belçika – G. Afrika lı); Fransızca; Haiti;  Norveçce; İtalyanca; Portekizce; Romence; İspanyolca; Swahili (Kenya – Uganda – Tanzanya) ve İsveçce.

2.  Bulgarca; Dari / Farsca ( İran, Afganistan, Tacikistan); Almanca; Yunanca; Urdu (Hindistan – Pakistan); Endenozya ve Malayca ( Tayland – Filipinler ve Endonezya).

3.  Amharic (Etopya); Bengalce; Burma; Çekce; Fince; İbranice; Macarca; Khmer (Kambocya); Lao (Laos  – Tayland); Nepalce; Filipince; Lehçe; Rusca; Sırpca; Sinhala (Sri Lanka / Kolombiya adası); Tai ( Tayland – Malezya); Tamilce ( Hindistan – Sri Lanka); Türkçe ve Vietnamca.

4.  Arapca; Çince; Japonca ve Korece öğrenilmesi en zor olan dil gurupları olduğu belirtilmiştir.

Dünyanın en zor dillerinden olduğu kabul edilen Japonca nın yazılımının öğrenilmesi için bir Japon çocuğunun; 12 -oniki- yıl boyunca sadece matematik ve Japon dili öğrenimini yapması gerekiyormuş.

Kanada ile ABD arasında yaşayan Chippewa Kızılderili kabilesi ile, Rusya özerk bölgesi Dağıstan Cumhuriyetinin Hazar Denizi kıyılarında yaşayan bir etnik gurubun konuştuğu Tabasaran dilinin öğrenilmesi; Çince kadar zor olmaktadır.

NOT:   Yaptığım araştırma neticesinde ana dili Türkçe olan bir kişi için, diğer yabancı dillerini öğrenme zorluğu konusunda bir açıklamayı bulamadım. Bu konuda bilgisi olan kişiler, sayfamın YORUM kısmına düşüncelerini yazarlarsa, araştırıp kendi adları ile yayınlamaktan haz duyarım.       Kaynak : 27.03.2012 pravda.ru

 

Dünyada ve Türkiye’de yolsuzluk oranları nedir.

02.2018 – Burada adı geçen ülke ve kısaltılmış hali: Finlandiya Fn, Danimarka Dn, Yeni Zelanda YZ, Izlanda Iz, İsvec Is, Singapur Sng, Türkiye TR

2017 yılı – 180 ülke – YZ, Dn, Fn. / TR 81. / Suriye, Sudan, Somali

2016 yılı – 176 ülke = Dn, YZ, Fn / TR 75. / K.K; Sudan, Somali

2015 yılı – 167 ülke = Dn, Fn, Is  /  TR  66. / Afgan., K.Kore, Somali

2014 yılı – 175 ülke = Dn, YZ, Fn. /  TR 64. / Sudan, K.Kore, Somali

2013 yılı –  177 ülke = Dn, YZ, Fn. / TR 53. /  Somali, K. Kore

2012 yılı –  178 ülke = Fn, YZ, Dn. / TR 54. / Afganistan, K. Kore

2011 yılı – 183 ülke = YZ, Dn, Fn / TR 61. / Somali, K. Kore

2010 yılı – 178 ülke = Dn, YZ, Sng / TR 56. / Somali, Myanmar

2009 yılı – 180 ülke = YZ, Dn, Sng / TR 61. / Afganistan, Somali

2008 yılı – 180 ülke = Dn, YZ, Is / TR 58. / Somali, Myanmar

2007 yılı – 179 ülke = Dn, Fn, YZ / TR 64. / Somali, Myanmar

2006 yılı – 163 ülke = Fn, Iz, YZ / TR 60. / Haiti, Myanmar

2005 yılı – 158 ülke = Iz, Fn, YZ / TR 69. /  Bangladeş, Çad

2004 yılı – 145 ülke = Fn, YZ, Dn / TR 81. /  Haiti, Nijerya, Bangladeş

2003 yılı – 133 ülke = Fn, Dn, YZ. / TR 77. /  Haiti, Nijerya, Bangladeş

2002 yılı – 102 ülke = Fn, Dn, Yz / TR  65. / Nijerya, Bangladeş

2001 yılı – 91 ülke = Fn, Dn, YZ / TR 56. /  Nijerya, Bangladeş

Kaynak : Transparency Internatıonal

Dikkat ederseniz doğruluk, dürüstlük bazı ülkelerin ‘kanına‘ işlemiş. Her ne yazık ki; Allahın emrettiği ve Peygamberimizin övdüğü bir dinin mensupları olan biz Türkiye ve diğer Müslüman devletler, doğruluk ve dürüstlükte hep vasat yerlerde bulunmaktayız. Üstelik, her türlü yanlışlıkları Allah, Bismillah deyip – Alkışlar içerisinde kabul etmekte ve desteklemekteyiz. Ne kadar acınacak bir durumdayız.

Dünyada var olduğu kabul edilen ülke sayısı hakkında her devletin, çeşitli kıstasları vardır. Birleşmiş Milletler; ABD, Rusya, Dünya Postalar Birliği hatta Türk telekom bile kendi kıstasına göre ülke / devlet sayısını ele almaktadır.  Çünkü her ülkenin ve kurumun aradığı veya mecburiyete soktuğu ve istediği kriterler, birbirini tutmamaktadır. Yani, çıkar meselesi.   12 . 2010 /  01.2016   Albayrak

İllerin Karayolu Ve Uydu Üzerinden Rakımları.

05.2018 – Kara yolları üzerinde illerimizin rakımlarını belirten bilgilere ilave olarak; Yeni, son derece titiz bire bir karşılaştırmalı olarak, İllerimizin Uydu üzerinden rakım sıralaması sonuçlarını birlikte sunmaktayım. Bazı ilçe rakımları için ise: Rakımı en yüksek olan ilçelerimiz

Yazdığım bütün yazılarım dahil olmak üzere rakımlar konusunda sizlere en doğru bilgiyi verme isteğim, bir saplantıya dönüştü. 24 Kasım 2016 günü Anıt Kabiri ziyaret ettim. Duvarda asılı Türkiye haritası ve illeri üzerinde O ilin rakımları yazılı idi. Bazılarını not ettim. örnek – Bu harita üzerinde Antalya il rakımı 37; benim Antalya girişi karayolu üzerinde devamlı gördüğüm rakım 39. Siz bir tarafa, ben hangisine inanayım.

Bazı bölgelerimizde olan Karayolları üzerindeki bazı tepe nokta rakımları –En yüksek rakıma sahip ilçelerimizi ise: Rakımı en yüksek olan ilçelerimiz  başlığında yine aynı titizlikle sizlerin takdirlerine sundum. Ülkemizin bölge ve O bölge dahilindeki her  ilin rakımlarını Uydu üzerinden, merkeze daha yakın olan valilik binasını tespit ederek O ilin rakımlarını tespit ederek sizlerin bilgisine sunuyorum. Yazımın başlığı ise; Türkiye’nin yedi bölgeye göre yükseklik sıralaması ve rakımları

İllerin rakımlarında göz önüne alınan ölçüm; o ilin Valilik veya var ise Tren Garı merkez alınıyor.  10.12.2013 Orta sütun kara yolları üzerindeki rakımlar – Sağ sütun; Uydu üzerinden ortalama rakım ölçümleridir. 

1. Erzurum                      1890 mt                        1900 mt    1

2. Ardahan                      1870 mt                         1810 mt    2

3. Kars                               1768 mt                        1755 mt    3

4. Hakkari                        1748 mt                        1755 mt    3

5. Van                                 1727 mt                         1727 mt    5

6. Ağrı                                1640 mt                        1630 mt    6

7. Bayburt                         1556 mt                       1555 mt    7

8. Bitlis                               1500 mt                       1535 mt    8

9. Muş                                 1404 mt                       1335 mt   10

10. Şırnak                          1350 mt                        1356 mt    9

11. Yozgat                           1301 mt                         1315 mt   11

12. Sivas                             1285 mt                         1290 mt   12

13. Nevşehir                      1250 mt                        1196 mt   15

14. Niğde                            1229 mt                         1237 mt   13

15. Erzincan                      1214 mt                           1215 mt   14

16. Gümüşhane               1153 mt                          1169 mt   16

17. Bingöl                             1151 mt                         1159 mt   17

18. Mardin                          1083 mt  kntrllu          939 mt   29

19. Kayseri                          1071 mt                        1060 mt   19

20. Elazığ                            1067 mt                       1070 mt   18

21. Karaman                      1038 mt                         1056 mt   21

22. ısparta                          1035 mt                        1058 mt   20

23. Afyon                           1021 mt                          1025 mt   22

24. Konya                          1016 mt                           1023 mt   23

25. Kırşehir                        978 mt                             993 mt   24

26. Malatya                        964 mt                             966 mt   26

27. Burdur                          950 mt                             960 mt   27

28. Kütahya                        950 mt                           957 mt   28

29. Tunceli                           914 mt                            919 mt   30

30. Uşak                               906 mt                            911 mt   31

31. Siirt                                  902 mt                           886 mt   32

32. Aksaray                        900 mt kntrl ettim    981 mt   25

33. Iğdır                                860 mt                           860 mt   34

34. Ankara                          850 mt                            885 mt   33

35. Gaziantep                    843 mt                            838 mt   35

36. Çorum                            801 mt                             818 mt   36

37. Kastomonu                  798 mt                           809 mt   37

38. Eskişehir                       782 mt                            795 mt   38

39. Bolu                                  725 mt                           727 mt   40

40. Çankırı                             723 mt                          730 mt   39

41. Kırıkkale                          700 mt                           716 mt   41

42. Diyarbakır                       670 mt                         673 mt   43

43. Adıyaman                       669 mt                         679 mt   42

44. Kilis                                    640 mt                         649 mt   45

45. Tokat                                 640 mt                         630 mt   46

46. Muğla                                625 mt                         658 mt   44

47. Kahraman maraş         568 mt                        562 mt   48

48. Batman                             525 mt                        575 mt   47

49. Artvin                                 520 mt                        529 mt   49

50. Şanlıurfa                           518 mt                         510 mt   51

51. Bilecik                                500 mt                        520 mt   50

52. Amasya                             392 mt                        398 mt   52

53. Denizli                                354 mt                           31 mt   53

54. Karabük                            258 mt                           22 mt   54

55. Kırklareli                           209 mt                           20 mt   55

56. Bursa                                  155 mt                           13 mt   56

57. Osmaniye                          150 mt                         10 mt   59

58. Düzce                                  146 mt                          10 mt   57

59. Balıkesir                             139 mt                         45 mt   58

60. İstanbul                              120 mt kntr               35 mt   66

61. Antakya-Hatay                 85 mt                          89 mt   60

62. Manisa                                 74 mt                           78 mt   61

63. Aydın                                   64 mt                            71 mt   62

64. Edirne                                  42 mt                           50 mt   63

65. Antalya                               39 mt                           46 mt   64

66. Sakarya-Adapazarı        31 mt                           29 mt   67

67. Adana                                  23 mt                           26 mt   68

68. Bartın                                   19 mt                            14 mt   72

69. Sinop                                    17 mt                            25 mt   69

70. Tekirdağ                             10 mt                             25 mt   70

71. Trabzon                               10 mt                             40 mt   65

72. Zonguldak                        10 mt                                 8 mt   79

73. Mersin-İçel                        6 mt                                 9 mt   78

74. Rize                                       6 mt                               10 mt   75

75. Giresun                              5 mt                                 14 mt   72

76. Yalova                                 5 mt                                  7 mt   80

77. Samsun                              4 mt                                10 mt   76

78. Çanakkale                         3 mt                                 12 mt   74

79. Kocaeli-İzmit                    3 mt                                  4 mt   81

80. Ordu                                      3 mt                                24 mt   71

81. İzmir                                       2 mt                                 10 mt   77

02.2011 – Mecit Albayrak

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular.

04.2018İlk başta belirteyim. Bu sayfada yazdığım konular  tecrübelerim, değişik site ve bilimsel yerli yabancı yayınlardan tercüme ettirdiğim bilgiler ile, katıldığım 2017 İstanbul Api Mondia Konferansında not ettiğim, kendi branşında etkili ve yetkili olan yerli ve yabancı akademisyenlerin verdiği bilgiler dahilindedir. Aradığınız sorunuzun cevabı veya benzeri yok ise, en sondaki yorum kısmına sorunuzu yazınız. Sayfama gelen sorularınızın cevabını, uygun kısma ilave ediyorum. —-

Tecrübem doğrultusunda: Türkiyenin neresinde olursanız olun Kasım –  Nisan (15 Mayıs) ayının sonuna kadar,  yağmurlu serin ve kuru soğuk rüzğarların kovan içine direk girmemesi için; Uçuş tahtası genişliği ve uzunluğunda  tahta, kalın karton, tenekeyi yanları açık olacak şekli ile, devamlı takılı tutunuz. Amacım; soğuklardan dolayı arının çitanın alt kesimlerinden uzaklaşıp, günlük ve larvaların ölmesini önlemektir. Mayıs ortasından itibarende kovanlarınızı, gölgelik yerlere koymaya gayret ediniz. Bana gülen oldu.  Size gülen, gülsün. Bana dua edeceksiniz.

Bilim çevrelerince açıklanan  bilgi dahilinde, Dış hava sıcaklığı 14 C’ altına indiğinde, kovandaki arıların yumak olduğu belirtilir. Arının yumak olması, dış sıcaklığın 14 C’ altına düşmesi ile  doğrudan  alakalı değildir. Burada ölçü; rüzğardır. Rüzgar, ne kadar daimi ve kuvvetli eser ise, arı o derecede yumak olma durumuna geçer. Arıcı arkadaş,  ben zemheride  Konya ilçesinde arılarıma baktım – bakıyorum. Dış sıcaklık + 4 ile 10 ‘C arasında idi.  Kovandaki arılarım yumak olmadığı gibi, ben arılığıma gittiğimde, uçuşan arılar vardı. Ve bütün kovanlarımı çitalarımı elden geçirip, boş çitaları aldım, balı az olanlara ilave koyu şerbet  ve varroa tütsüsü verip geldim. Aynı şartlarda, istiyorsanız sizlerde baka bilirsiniz. Yalnız burada bir noktaya parmak basmak isterim. Bilim adamlarının kast ettikleri 14 C’ sıcaklık ve altı, arıların tamamında hareketlerinin azalmaya başladığının bariz göstergesidir. Bilginiz olsun. 12.2015

Arıların, zemheri girişinden itibaren çiğdemlerin açtığı ana kadar rahatsız edilmemesi ön şarttır. Rahatsız edilirlerse arı yok olurmu?  Hayır yok olmaz sadece bir bölümünün erkenden ölmesine ve gereğinden fazla bal yemelerine neden olursunuz. Mecburen şerbet vermeniz gerekli ise dikkat etmeniz gereken şu: Dışarıda arı olsun olmasın Şerbet vereceğiniz kovanın Örtü tahtasını veya bezi hafifçe kaldırıp, sarsmadan arılara bakınız.  Arılar üzüm salkımı gibi olmuşlar iseler, kesinlikle arılara dokunmayın, şerbet bile vermeyin. Arılar petek üzerinde geziniyor ise; oyalanmadan hatıl veya örtü üstü şerbetliğe,  şerbeti döker, boş çitaları ala bilirsiniz. 2015

1960 yılı öncesinde ülkemizde gezgincilik yapılmıyordu. Dünyada arı ırkı 28 çeşit arı ırkı bulunuyor. Kafkas, Anadolu, Muğla, Suriye, Kıbrıs ve İran arısı ırkları, ismi yazılı bölgelerde, yaşamakta idiler. Bahsedilen yıldan sonra adı geçen arı ırklarının safları, yok oldu.  Şimdi üretilen ana arıların ana tarafı % 80 Kafkas %20 erkek Muğla arısı melezidir. D. Anadolu ve Kara Denizde Kafkas; İç Anadolu, Marmara, Akdeniz ve G. D. Anadolu bölgemizde, Kafkas anasının yerli arılar ile yaptığı melezlerin, başarılı olduğu belirtiliyor. Artvin, Camili  bölgesinde  üretilen damızlık Kafkas arılar Kara Deniz ve Marmara bölgesine, Posof bölgesinde yetiştirilenler ise diğer bölgelere gönderiliyor. Saf Anadolu ırkı  Ana arılar ise Kızılcahamam Kırkırca Köyü üretim merkezinde üretiliyor. Kaynak: Macahel Arıcılık.

1 –  Ana arı hakkında bilinmesi gerekenler : 02. 2018 – Ana arının bilinen 3 adı var: Ana arı, Kraliçe arı veya arı beyi. Arıcı olarak bizlerin en büyük sorunlarından biri, ana arı dır. Bazen kendi kendime: Bir anlıkta olsa şu kovan içerisinde ben arı olsam ve bu hallerini öğrensem, derim.  Allah bilir; cenazemin geleceğini bilsem, yine arılarımın yanına gitmek isterim.

Türkiye‘de (Tr), 200 altında ana arı üreticisi var. Esasında 10.000 üzerinde ana üreticisi olması gerekiyor. Yıllık 4 milyona yakın yeni ana arıya ihtiyaç bulunmaktadır. Günlüğünden Ana memesi yaptıracağınız ana arının özelliklerini; çıkan arılarının bala, polene, yavruya mı çalışıyor, saldırgan mı bunları bilerek günlüğünü seçiniz. Çünkü, kovandaki arıların ne iş yapacağının % 50 si ana arının özelliklerine dayanıyor. diğer % 50 si, ana arının çiftleştiği 5 – 12 adet olan erkeklerin özelliklerini taşıyor. Kaynak: 2017 Apimondia

Ana arı memeden çıktıktan sonra, kovan içini gezerek, rakip gizli ana arının olup olmadığını öğrenmek için, çitaları yoklar ve ıııı  diyerek seslenir. Dışarıda ana var ise, karşılık verir ve ölümüne dövüşürler.  Var ise, diğer memeleri kemirir. İşçi arılar, bu anadan memnun olurlarsa, bu sefer işçiler diğer memeleri telef ederler.  5. gün kovan dışına çıkıp, kovanın yerini ve çevreyi tanıma uçuşuna çıkar, Kovana döner. Aynı veya ertesi günde çiftleşme uçuşuna çıkar. Kaynak: FAO

Çiftleşme uçuşu; öğlen – ikindi arası ana arı 24 C’ erkek arıda 21 C’ üzerindeki sıcaklıkta, uçuşa başlarlar.  Bir kovanın ana arısı, kendi erkek arıları ile çiftleşmez. Kovan etrafında bekleyen diğer kovan erkekleri ile yerden 5 – 50 mt yukarıda ve 300 mt çap içerisinde çiftleşir. Yeterli veya çiftleşme olmaz ise ertesi gün tekrar çıkar. Yağmurlu kapalı havada  Çiftleşme yapılmaz. Ana arı uzun süre çiftleşme uçuşuna çık,a,maz ise, işçi arılar anayı öldürür. Yeterli sayıda çiftleşen ana, arkasında erkeğin organı ile kovana döner. 3 gün sonra günlük atımı başlar. Ana arı memeden çıktıktan 8 gün sonrası günlük atımına başlar, işlerinizi buna göre ayarlayınız  İyi tohumlanan anada, 5 milyon sperm olur ve günde 2000 yakın günlük atar. Çiftleşmeyen ana, erkek günlüğü atar. o zaman öldürülmesi lazım. Kaynak: FAO

Kovan içerisindeki Ana arı, kovanın her yerini gezer.  Genelde  yeni kabartılmış günlük atımına hazır taze petekler ile daha önce atılmış günlüklerin olduğu petekler üzerinde bulunur. Yeni doğan ana arının boyu 15 – 25 mm arasında değişir. Olgun hali 25 mm kadardır. Genç ana kısa ve şişman, eski ana zayıf uzun boylu olur.

Kovana ham çita verdiniz. 1-2 gün sonra kontrol ettiniz. Petek üzerinde önlü arkalı bir kaç tane boş ağzı açık meme kapçıklarını görürseniz; bu kovanın anası yok demektir. Ana arı her hangi bir nedenle telef olur veya işçi arılar tarafından işe yaramadığı için öldürülür.

Ana arının etrafında bulunan 1 – 4 günlük arılar Ana arıya hizmet etmekle görevli arılardır. İlk önce arıcı olarak şunu bilelim. Her ana arının, en azından kendisine hizmet edecek yeni yavrulara ihtiyacı vardır. Ana; Koloninin çoğalmasını en azından kendi için ister ve arar. Hizmetçi arıların görevleri ise;
– Ana arının beslenmesi için arı sütü yapar ve yedirirler,
– Ana arının temizlenmesini yapar ve yardım ederler,
– Ana arının isteklerini, bütün çitalarda bulunan arılara iletirler,
– Ana arının feromen kokularını, bütün kovan içine dağıtırlar,
– Ana arının kakasına varıncaya kadar yaptırıp, pisliğini kovan
dışına atarlar.
– Ana arının, hastalıklara uğramaması için sağlık bakımını
yaparlar.
  Ana arı hakkında geniş bir açıklamalar yapar isek:

A – Çiftleşmiş ama günlük atmamış veya çiftleşmemiş Ana arının olduğu kovana, başka kovandan arı  silkeleme.  Arısız bile olsa, içinde günlük ve kapalı yavrusu olan çitayı dakoymayın. Arısını silkelediğin   kovanın arıları, günlüklü idi. Bir bakacaklar ki, yavrusuz analı kovana gelmişler. Hemen; Bu ana kim, işe yaramıyor diye saldırıp;  anayı öldürürler. — İçinde günlük ve kapalı yavrulu çitası  olan  veya olmayan  kovana, dışarıdan çiftleşmemiş ana vermeyiniz.  anası, günlüğü ve kapalısı kalmamış yaşlı tarlacı arılı kovana da, kafes içerisinde çiftleşmiş ana ile birlikte  üzerinde  kapalı ve günlüklü  gözleri olan bir çita ile birlikte  koyup, 3 – 5 gün kovanda bekletiniz. günlüğü var ama kapalısı olmayan kovana da, başka kovandan arı silkelemeyin.

B – Kovanı böldünüz; petek içinde günlük var ise; dışarıdan verdiğiniz anayı kabul etmez, öldürüp, meme yaparlar. Dikkat edin! bölüp, hazır ana verdiğiniz kovanın peteklerinde açık günlük  olmasın. Hazır ana verecekseniz, 5 gün bekleyin tüm memeleri temizleyin ve kafes içerisinde ana veriniz. 2 ve 3.  günlerde tekrar kontrol edin, varsa kopartın, yoksa 4. gün kafesin telini açın, hayırlı olsun.- ((Bu güne kadar kovanın anasını değiştireceğim de, eski anayı öldürüp kovan içine atar, kovanı 2 gün anasız bekletip, kafes içerisinde yeni çiftleşmiş ana veriyordum. 13.4.2014 pz günü –  3 çita olarak bölüp ve petek üzerinde günlüğü olan kovana, -arı sayısı az onun için hemen kabul ederler, diye  kek teli açılmış hazır ana verdim ki, hemen anayı alsınlar. 3 tam gün sonra kontrol ettim; Kutu içerisindeki kek yenilmiş, işçi arılar çıkmış, ana ise kutu içerisinde geziniyor. Petekleri kontrol ettim. 2 tane meme yapmışlar. Memeleri parçaladım. Kutu içerisindeki ananın telini tekrar raptiyeleyip aynı yere koydum.  İki gün sonra kontrol ettim, kabul etmişler.))

C – Hazır ana vereceğiniz kovandaki, günlüklü çitaları arısız olarak başka arılı kovana koyup, kafes içerisindeki anayı koyup 2 gün bekleyiniz. Sonra telini açıp, 2 gün daha bekleyip, ananın kafesten çıkıp – çıkmadığını kontrol ediniz. En  zahmetsiz  ve tehlikesiz yöntem bu. 

D – Bir kovanın anasını, herhangi bir sebeple aldınız  veya başka bir kovana koydunuz. Tekrar eski yerine koymanız gerektiği zaman en geç 2 gün içerisinde, kutusuz vere bilirsiniz, Aynen kabul ederler.  Yalnız çita üzerinde gezinen anayı bir süre takip edin, Ana arının üzerine çullanan  olursa  O çullanan arıyı öldürün,  tekrar takip edin, saldıran olmaz ise, iş tamamdır.

E – Diğer taraftan içinde günlük ve kapalısı olan anasız kovanı, 1,5 gün bekletip kafes içinde hazır ana verdim. Kontrol ettim, hiç meme hazırlığı yoktu. 5 gün sonra kontrol ettim, ana çıkmış, çita üzerinde geziniyor. Ama çitaların üzerinde açık – kapalı 10 adet meme vardı. Memenin birini ana kemirmiş. Diğerlerini de ben temizledim.  Velhasıl, bildiğim dediğin arının ne yapacağını, ancak kendi bilir. Buda bir tezatlık.

F – Arının anası var/ yok bilmiyorsun. Kovanın dışına biraz kuvvetlice vurup, kulağınızı tahtaya dayayın. Kovandan uzun (ıııııııı) diye bir ses geliyor ise; ana yok.  Kısa (ııı) ise ana var demektir. Kovanı açtınız (ıııı) sesi geliyor ise; ana arı başka bir ananın olup olmadığını kontrol ediyor. Başka bir ana var ise;  Kovan içindeki iki ana arı, kovan hakimiyeti için ölümüne savaşırlar.  Sesin geldiği yeri buldunuz, Böyle bir anı görürseniz, anaları kovan dışına almayın,müdahale etmeyin. Sağ kalan, kovanın anası olacaktır. Aynı yerde kozlarını paylaşsınlar. Dışarıya alırsanız, ananın biri haliyle ölüyor. Sağ kalan anayı kovana koyduğunuz da,  bu anayı da arılar öldürüyor. Ana satın alacaksınız. Alacağınız ana arının  boyu uzun, bacak sayısı tam kanat boyları eşit ve bitişik olacak kanatlar ayrık yırtık ve yarım olmasın. 03.2018

G – Arılı çitaları dışarıya çıkarttınız. Bir şekilde  arılar kazara kovan dışına döküldüler. Kovanın dış yüzeyinde veya toprak üzerinde arılar küme olmuşlar, ayrılmıyor iseler, buraya dikkatli yaklaşıp bakınız. Orta yerinde ana arı olabilir. -var ise – Elinizde fazla tutmadan ve sıkmadan hemen alıp veya alamıyor iseniz; kovandan bir tane arılı çita alıp ananın olduğu yere yaklaştırınız. Ana çita üzerine çıkar. Çitayı Kovana koyunuz.

H – Kafes içerisinde hazır ana arınız var. Lakin bir kaç gün yeni kovanına koyamayacaksanız: Ana Kafeslerini, kovanın örtü tahtası üzerinde şerbetlik var ise, arıları şerbet içmek için çıkış yaptıkları açıklığın bir kenarına teli yukarıya bakacak şekli ile koyup,  şerbetlik kapağını kapatınız. Ve/veya (sıcak günlerde)  Elinizde daha çok  kafes var ve hepsini bir arada tutmak istiyor iseniz; kuvvetli bir kovanın örtü tahtasını  -sıcak havalarda- çekip alınız. Analı kafeslerin hepsinin tel kısmı yukarıya bakacak şekli ile çitaların üzerine diziniz. İşçi arılar, kafes içerisindeki anaya hizmet edeceklerdir.  Yalnız burada dikkat edeceğiniz nokta: Bazı arılar kıyıcı olur, O tip arılı kovanlara  koymayınız.

I – Kovanı açtınız, çitalara bakarken ana arının uçup gittiğini gördünüz. Ana uçup giderken, kovan hangi durumda ise, üstü açık, çita dışarıda iken vb şekillerde, 1 saat bekletiniz. Siz orada iken gitti ise, siz de o yerde bulununuz. Ana yakın yere gitti ise gelecektir – gelebilir. 2011 yılında iki tane ananın kaçmasına neden oldum. Bir tanesi, ben aynı kovanın yanında iken, ≈ 30 dk. sonra geriye geldi. 2013 senesinde ise, başka bir ana iki kere uçup gitti – geldi. Peki, ana neden uçtu? Ana daha tazedir çiftleşmemiş veya yeni çiftleşmiş ama günlük atmamıştır. Arıcı arkadaş anayı huzursuz eder, ürkek olur kaçar. Diğer bir neden ise sakat ve eski anayı, arılar istemez. Üzerine çullanırlar. O an tesadüfen arıya bakarken olayı görürsünüz. Ana arıyı arıların ellerinden kurtardığınız an arı, can havli ile uçar. Gidecek yeri yoktur, geriye gelir, tekrar kaçmak zorunda kalır ve gider.…Kalırsa, zaten ölecek. Ayrıca her kovanda olur ama, çiftleştirme kutuları ile normal kovanlarda, yeterli sayıda arı olmaz ise, ana kovanı terk eder.

İ – Başka bir kovana arılı çita vereceğinizde dikkat ediniz, ana arıyı öbür kovana götürmeyin. İki kovanınızda, anasız kalır.  Yapılan incelemeler doğrultusunda İşçi arıların, ana memesi olacak günlüğü, peteğin başka bir yerine taşıdığı görülmüş. 03.2018

J –  Çitalarda günlük – ana yok, (sahte ana için Ö bk.) yeni Anayı Kafes içerisinde anasız kovana koyup, En az 2 gün kapalı şekli ile bekletin. Daha sonra kek tarafındaki teli açıp tekrar aynı yere koyunuz. Kovandaki arılar keki bitirdiklerinde ana arı ile temasa geçerler. Kafesi kontrol ettiniz, ana çita üzerinde geziniyor ise, hayırlı olsun.

K – Bir çitalık veya bir avuç kadar arınız var, ana vereceksiniz. Kafese gerek yok. Çitayı dışarıya alıp, Anayı arıların arasına salıp takip edin. Ana arının üzerine C biçimi çullanan arılar olursa O arıyı çekip öldürün. Ve anayı takip edin. C şeklinde saldıran kalmadı ise, çitayı yerine koyun.

L – İlla ana boyalı olacak diye bir şart yok. Önemli olan sizin bilmeniz. Onun için en azından, O kovan kapağı içine yapıştıracağınız bir kağıda arı ve anası için not tutmanız yeterlidir. Kesinlikle kovan içerisindeki anayı her hangi bir boya ile boyayıp, kovan içerisine salmayın. Değişen kokudan dolayı  anayı hemen öldürürler. (yaşadım)

M – Eylül, ekim ayından itibaren kaç çitalı olursa olsun, anası yaşlı ama sağlam olan kovanın anasını öldürüp, başka bir kovanla birleştirmeyin(tercih). Çünkü, O beğenmediğin ana, Ocak ayında sizin kurtarıcınız olacaktır. Kendiliğinden ölürse, kovanın arılarını başka kovan ile birleştir. Ayrıca, yeni ana aldınız. Ana başlangıçta normal günlük atmış. 8 – 10 gün sonra kontrol ettiniz, erkek yavru gözleri oluşmuş. Olabilir. Ana arı, eksik çiftleşmiş. Yetiştirici, ananın ilk günlük atımını gördükten sonra, garantili olduğunu düşünerek sana satar. Burada, ana arı yetiştiricisinin hatasını aramayınız. Gidin değiştirin veya başka yerden alınız.

N – Hazır aldığınız ana uzun bir süre günlük atmaya bilir. 2014 Nisanında aldığım hazır ana, tam 42 gün günlük atmadı. İlk geldiği gün çelimsiz bir ana iken geçen zaman içerisinde boyu uzadı, güzelleşti  Öldürmeye elim varmadı.   Tamam, ana günlük atmıyor – atamıyor idi ama neden, bilmiyor ve bilemem.  (illa bu böyledir demiyorum ama)  bir şey dikkatimi çekti. Bu ananın olduğu kovan içerisinde bir tane erkek arı yoktu. Diğer kovanlardan erkek arıları tutup, bu kovana koydum. İki gün sonra petekleri kontrol ettiğimde, günlük vardı. Siz beklemeden deneyin diye yazıyorum.

OAnası olmayan kovan; İçinde günlüğü olan arı, kendi anasını yapar. -sahte anaya gitmemiş ise– Anası ve günlüğü olmayan arıya, İçinde  günlüğü- kapalısı olan arısız 1 – 2 çitayı, veriniz. Veya  gözünüze kestirdiğiniz kuvvetli bir kovandan, arılı günlüklü iki çitasını başka bir (ruşet) kovana koyup buradan 3 – 4  km uzağa götürünüz. Burada, ana memesi yaptıracağınız kovana 4 gün  boyunca azar azar şerbet veriniz. Bu süre zarfında bol arı sütlü ana memesi oluşacaktır. Böylece bu kovanın YENİ anasını yaptırmış olursunuz. Ana arı değişiminde ise; Feromon kokusu ve günlük atımı azalmış ana durumunda işçi arılar, hemen işçi arı gözlerini 2 adet ana memesi kapcığı haline getirir. Ana oraya günlük atar. İlk ana kabul edilirse diğer meme kopartılır. Bazen eski ve yeni ana bir müddet bir arada yaşaya bilir. (FAO)

ÖSahte ana; Kovan içinde erkek arı sayısı çok fazla ise, kovanda sahte ana var demektir. Sahte anaya gitmiş kovana,  başka kovandan günlüklü çita koyup yeni ana yaptırmaya kalkışmayınız. Sahte ana, ana memesi yapılmasına müsaade etmez, hazır ana bile  vermeyiniz. İşçi arılar ana memesi yapsalar bile, çıkacak yeni anayı sahte ana,  öldürür. Zaman ve arı kaybedersiniz. Yapacağınız en kolay yöntem: Önce kovan içindeki tüm arılı çitaları dışarıya çıkartınız.  Çita üzerindeki tüm arıları aynı kovana silkeleyin. İçinde günlük ve/veya kapalısı olan çitaları  diğer kovanlara dağıtınız. Arı silkelediğiniz kovanda en küçük bir petek parçası kalmasın ve kesinlikle şerbet, bal vermeyin. Verirseniz, hemen dalak yaparlar ve sahte ana arı günlük atar. Bu çitasız arıları 2 gün  bekletiniz. Sahte ana, ana olduğunu unutacaktır. 3. gün başka bir kovanlardan alacağınız, içinde günlük ve kapalısı olan 1 – 2 çita ile arının sayısına göre, ham temiz çitaları,  bu çitasız kovana koyunuz.  Yalnız, çıkarttığınız  eski çitaları koymayın.  Bu kovanı 4 gün, azar azar şerbetleyin. ki, arı sütleri bol olsun. Diğer bir yöntem ise, Başka çok kuvvetli  bir kovan ile birleştiriniz. Tercih sizin.

P – Çitanın alt ve yan kenarlarında açık, kapalı memeler var ise; bu oğul memesidir. Siz her ne kadar bu memeleri bozarsanız bozunuz, O kovan oğula gidecektir. Bozmanız, sizin için zaman kaybıdır. Ya  arıyı 2-3 boş kovana bölünüz veya memeleri sıyırıp diğer kovanlarla birleştiriniz. Ya da bırakın oğula gitsin. Ayrıca, ilaveli kovanların ilave kısmındaki çitalarda meme var ise, hemen bozun.

R – Çıkan oğul arısını istiyorsanız, yeni bir kovana koyunuz. Şayet çıkan oğulu istemiyorsanız, Oğul arıyı konduğu yerden alıp yere  dökünüz. Aynı kovanın I. ve 2. oğulunda 1 ana, daha sonraki oğullarda ise çok ana bulunur. Bütün anaları bulup o yerden uzaklaştırınız, ana kutucuklarına ayrı ayrı koyun veya anaları öldürün. Çıkan oğul, çıktığı kovana, döner.

S –  Her ihtimale karşı kovanın oğula gitme durumu var ve oğul istemiyor iseniz: Çitaları kontrol ediniz. Memeli olan çitaları aynı kovanda bırakıp, üzerinde kendi anası olan memesiz çitaları  başka bir kovana alıp, 4 km uzağa götürünüz.  Anasız memeli çita ile kalan arılar kendilerine yeni ana yapar ve çıkıp gitmezler.

Ş – Kovanlarınız sahil bölgesinde iken -portakal bahçesine yakın iseniz- nerede ise günlük petek işlenir. Bu durumda sadece haftada bir az şerbet veriniz. Çok verirseniz, iki çitalık arı bile olsa, oğul verir. İç bölgelere geldiğinizde ana arı, serin havadan etkilenir ve  günlük atımı azalır. Arının uçuş deliğini daraltınız (hatta uçuş deliğini önden kapacak bir kapak, teneke takmanız, direk serin  havanın içeriye girmesini engeller). Boş yerlere  Strafor  koyunuz. Mayıs ayı değişken iklime sahiptir.

T – Peteklerin üzerinde Arılar ananın üzerine üşüşmüşler  bir yere salmıyorlar, ayaklarından asılıyorlar! Ne demek? Bu anayı istemiyorlar. Anayı değiştiriniz veya arıları başka bir analı kovan ile birleştirin.

U – İnternet ortamında  yaptığım bir araştırma neticesine göre –Arılar, insan yüzünü tuhaf (farklı) bir çiçek şeklinde görüyor, – Dünyada bilinen 28 çeşit ana arı türü  olup Türkiye de Kafkas, İtalyan, Karniyol, Muğla ve Batı Avrupa cinsi ana arıların olduğu, – Çeşitli ana arıların çiftleştirilmesi ile elde edilen melez (Hibrit) denen anaların yumurtasından yeni ana elde edilse bile, verimli olmadığı; – Ama, melez arı cinslerinden elde edilen balın, normal arı cinslerinin ∼ 2 katı olduğu; – Laboratuvar ortamında yaşatılıp, hiç bir iş yapmayan  işçi arının, 304 gün yaşadığı, belirtiliyor.

Ü – Genç arının renkleri eski anaya göre  koyu parlak, boyu kısa ve şişman, hareketleri hızlıdır. Ana  arı yaşlandıkca karın kısmı incelir ve boyu uzar, siyah halkalar arası açılır, sarı renkleri ortaya çıkar, hareketi yavaşlar.

X – Bal almak istiyor iseniz ilave dahil, 15 çitanın 12 de günlük ve kapalısı olmadan anayı aşağıya hapsetmeyin. Mümkün oldukça içinde günlük olan çitalarıda ilaveye koymayınız. Ana arı bu kısma uğramaz ise arılar burada meme yaparlar. Memeleri gördüğünüzde, kesiniz. Bal sezonunda  oğul istenmez. 04.2016

V – Ana arı, araziden gelen nektar ve polen azaldıkça, günlük atımını azaltır. Temmuz, ağustos aylarında azar azar şerbet ve elinizde olan polenden koloninin gücüne göre veriniz. Anası olmayan kovana şerbet verilmez. 05.2017

Y – Anası olmayan arılar ile, kapalı havalarda veya karanlıkta açılan kovanların arıları, insana saldırır. Bal akım zamanında, mecbur kalmadıkça ana arı,  değiştirilmez. 09.2014

2 – analı/ anasız arıların birleştirilmesi: 02.2018 – A – Anası olan İki kovanın birleştirilmesi için, senenin hangi ayı veya günü olursa olsun, önce kovan ilavesi, gazete kağıdı ve koku verici bir madde lazım. Analı arı kuluçkalıkta olup önce bu arılara koku değiştirici sıvıyı çitalara  sürünüz. Ana kovanın Üzerine gazete kağıdı örtünüz ve ilaveyi koyunuz. İlave ve kağıt üzerinede bir kaç noktaya bu kokudan sürünüz. Gergin kağıdın bir kaç yerinede bıçak ucu ile çizik acınız. Öbür kovandan aldığınız anasız arılı çitaları, ilave içine koyup tekrar koku sürüp, kapakları kapatınız. En geç 2 gün içinde arılar kucaklaşacaklar. 3. gün ilave altındaki gazete kağıdını alınız. İsteğinize göre ilavedeki arıları ilavede bırakın veya aşağıya indirip ilaveyi alıp, kapatınız.  Anası olmayan arıları ise, hangi kovana verecekseniz, o kovanın içine ve bir kaç yerine soğan – sarımsak sürüp, 1 – 2 dk. bekleyip anasız arıları az ise, kovan içine koyunuz. Çok ise, o kovanın uçuş deliğine örtü tahtasını koyup, anasız arıları bu örtü tahtası üzerine dökünüz, arılar kovana gireceklerdir.  Veya Analı iki kovanın çitalı – çitasız arılarını birleştireceğinizde, daha önceden hazırlayıp fıs fıs içine koyacağınız şerbet sıvısını, esas kovandaki son   2 – 3 çita üzerindeki arıların üzerine bu şerbeti püskürtünüz, aynı şerbeti birleştireceğiniz öbür çita üzerindeki arıların üzerine de püskürtüp, esas kovan içine yavaşça koyunuz. Şerbeti emmeye çalışan arıların kokusu, birbirine geçecek ve alışacaklardır. 2014

3 – ana arıyı öldürüyorlar : 02. 2018 – yukarıdaki B; Ö  maddesini okuyunuz.

4 – 10 adet ana memesi var ise, arılar hangi gözün ana olacağına nasıl karar veriyorlar: 02.2018 – Ben bu güne kadar şu görüşe sahip oldum. Arılarda, aynen insanlar gibi. Birinin tuttuğuna diğeri karşı çıka biliyor. Her ana memesini yapan işçi arılar, farklı isteklere sahip ola biliyorlar. ‘bu benim anam, bu olacak  iddiasında oluyorlar. Geçen günlerde başıma geldi. Hazır çiftleşik anayı çita üzerine salıp takip ettim. Kimi arılar hiç bir tepki vermediği halde arının bir tanesi, direk anaya saldırdı. Hemen müdahale edip bu saldırgan arıyı öldürdüm. Arada bir ana üzerine yumulan arıları uzaklaştırdım. Ve ana serbestce dolaşmaya başladı. 30 dak, kontrol ettim.  Ve Çitayı kovan içi çitaların arasına koydum. Ertesi gün baktım ana, aynı çita üzerinde geziniyor.  Çitası ile birlikte  Buradan alıp başka bir yere koydum. tekrar ertesi gün kontrol ettim, sadece iki çita arasında kalmaya devam etmiş. 2 – 3 gün sonra tekrar kontrol etim, ana öbür çitalara geçmiş. Buradan şu sonucu çıkarttım. Bir gurup arının kabul ettiği ana arıyı, başka bir gurup arı kabul etmiyor. Kabul etmesi için zamanın geçmesi, karşı çıkan gurubun -Bu anayı kabul etmekten başka bir şansının olmadığını anlaması –  alışması gerekiyor.

Her memeyi yapan arılar, gurup gurup. – Diyorlar ki; ben senin ananı tanımam, benim anam bu ! İlk ana yapılan günlük, ana oluşumunu tamamladığı zaman -ki bu ana istenilen şartlarda normal olmasa bile, memeden çıkıyor ve diğer çıkma durumuna gelen KELLİ FELLİ anayı, meme içinde öldürüyor. Kovan içinde 10 tane meme var hesabı ile devam ediyoruz. ilk 3 – 5 meme içindeki ana, dışarıdaki ana tarafından öldürülürken, diğer taraftan boşta kalan ve vakti saati gelen bir ana, dışarıya çıkıyor. Bu sefer ilk çıkan ana ile serbest kalan ana; birbirine saldırıyor. – dikkatinizi çekerim, bu yazdıklarımı 40 yıllık her usta söylemez belki çoğu da görmemiştir bile. -çevremde bu anlattığımı bilmeyen yıllanmış arıcılar bile var- İki ana  birbirine öyle bir kenetleniyor ki, ayıramazsınız. Ve bir tanesi ölüyor, sağ ve sağlam kalan ana kovana sahip olurken, diğer memeler tamamen, imha ediliyor.

Başka bir örnek: (2016), kovanlarımdan birindeki ana arının hiç kanatları kalmadı ama, Sağ ve günlük atmaya devam ediyor. 20 gün öncesi bu kovan arıları, kanatsız anayı değiştirmek için  iki tane meme yapmışlar. Hem de uzun meme. Daha sonra baktım, yapım halindeki    memelerden biri, imha edilmiş. Diğeri sağlam idi. Daha sonrası tekrar kontrol ettiğimde, çıkma durumuna gelen sağlam meme, yandan kesilmiş. Kesen, eski kanatsız ana. Şimdi, kovandaki  bütün arılar; kanatsız  ananın olmayacağını bilmiyorlar mı! Biliyorlar. Ama, bu ana arıya sahip olan arılar ile öldürmek isteyen farklı arılar var. Kanatsız anayı değiştirmeye kararlı Arılar, İlk imha edilen meme üzerine tekrar bir meme daha yapmışlar. Derken, en sonunda eski anada, memelerde kayboldu, kovan anasız kaldı. Şimdi, size yaşadığım iki örneği açıkladım, yorumu siz’LER yapın. 01.07.2016

5 – ağaç veya kaya kovuğundan arının alınması: 02.2018 – İlk önce belirlediğiniz yerde, kovan veya büyük bisküvi kutusu, ballı petek, işlenik ve ham peteklerinizi,  körük, maske ve ham petek bağlama teli ve spiral hortumunu hazır etmelisiniz.  Kayayı veya ağacı kırma, kesme, hem arısını ve hem balını alma durumunuz yok ise, kovan veya bisküvi kutusunun arka tarafını delin. İçine ballı, işlenik hazır ve ham petekleri koyun. Kıvrımlı hortumun bir ucunu kovanın bu deliğine, diğer uçunuda, arıların girdiği deliğe sokunuz. Başka yerden girip çıkmasınlar. Kovanı uygun bir yere koyup, uçuş tahtasını açık tutunuz. Zaman içerisinde önce arılar sonrada ana arı, bu kovana gelecektir. Kesme veya kırma durumunda iseniz; BOŞ ve ballı çitaları, teli ve kovanı hazır ediniz. Arılara tütsü vererek sakinleştirin. Sonra yavaş yavaş ağacı veya kayayı kırıp, kesip arılara ulaşınız. Arada bir tütsü vermeyi unutmayınız. Dikkat ediniz arıların üzerine ağaç, kaya parçası gelmesin. O yerdeki petekleri keserek, üzerindeki ANA ve arıları ile birlikte boş çita içine aynen ham petek tutturduğunuz gibi ballı, günlüklü ve kapalı yavrulu orijinal petekleri koyup, çıtanın dışından galvanizli teli dolayarak  özellikle kapalı ve günlüklü yerleri ezmeden petekleri araya tutturup kovan içine koyun. İşiniz bitince, kovanı aynı yere bırakınız ki dışarıdaki arılar bu kovana girsin. Rast gele.   12.08.2012 pazar

6 – Akdeniz bölgesinde kışın arıya şerbet ve kek verilir mi02.2018 – Bu bölgede her daim şerbet verebilirsinizHava şartlarının uzun bir süre uygun olması  halinde,  kek verilir. Yalnız yakınında arının içme suyu, olmalı.  03.2014

7 – ana arı ızgarası hakkında: 02.2018 – Ana arı ızgarasının; kovan içindeki balın az veya çokluğu ile direk bağlantısı olmayıp, bir noktaya kadar dolaylı yönden etkisi olur.  Ana arı, her ne kadar ‘feriştah’ bile olsa, işçi arının gözetimindedir. Tarlacı arı; nektarı veya şerbeti ana arı ızgarası olsa da – olmasa da Ana arının günlük atmasını beklemeden, boş bulduğu göze, bunları yığmaya başlar. İşçi arı, insan yada her canlı gibi, önce kendini düşünür. Ana arı ızgarasını koymanız; balın çok olacağı manasına gelmez.   Ama ızgaranın, olumsuz bir etkisinin olacağı muhakkaktır. Şöyle ki; Izgara sayesinde koloninin gücünün zayıflayacağı; KESİNDİR. 07.2016

8 – antalyada kışlık arı bakımı nasıl olmalı: 02.2018 – Kars veya Konya da arıya nasıl bakıyorsan, Antalya bölgesindeki bakımda 1 – 2 küçük ayrıntı haricinde, aynıdır. Tek  fark  Antalya daki ‘Eşek Arıları’ İç Anadolu bölgesindeki arılara göre, daha uzun. Antalya bölgesine kovanlarınızı  getirmeden önce,  O bölgedeki kişiden  yağmurların yağıp – yağmadığını ve kovan koyacağınız yerde eşek arısının olup olmadığını öğreniniz. Eşek arısı var ise imha etmek için uygun ilacıda yanınızda götürünüz. -mesela fıs fıs türü tüplü sinek öldürücü ve sıvı DDT, yi bir deodorant kutusu içinde bu arıların yuvasına püskürtünüz-

9 – antalyada ilk bahar bakımı ve erkek arı oluşma zamanı: 2.2018 –  25 Ocak 2013  günü Manavgatta,  arıları kontrol ettim. Hemen hepsinde Günlük ve kapalı gözler vardı.  Erkek arı   sahil bölgesinde Nisan ayında, iç bölgelerde ise Mayıs ayında olur. Açacak olan portakal çiçekleri için kovanlarımı Serik’e götürdüm. 29 Ocak 2013 günü saat 10.30 Serik – Gebiz, Hava açık, güneşli ve sıcaklık ≈ 17′ C. Yanımda Konya Şekerin hazır şerbeti var. Ben, çitaların boş olacağını düşünürken nerede ise bazı çitaların, full nektar ile dolu olduğunu gördüm. Haliyle bu nektar durumu, bölgeye göre değişir. Kovanlarımda günlük  yoktu. Bu durum, arının tarlacı gücüne ve hava durumuna göre, değişir. Sanırım günlüğün olmayışının sebebi, Manavgata göre daha soğuk ve tarlacı arıların nektarı bolca petek gözlerine koymalarından dolayı ananın, günlük atacak yeri kalmamış. Bu açıklamayı şunun için yaptım. Günlük atımı ve sonrası zaman içerisinde, kovan bakımını her daim yapmaya hazır olmanız içindir. Ocak/Şubat ve Mart ayında arı, bulduğu poleni kovana alsın, siz almayın. 03.2014

10 – Amerikan Yavru Çürüklüğü: 02.2018- Yabancı bilimsel sayfalarda yaptığım araştırmaya göre bu hastalığın oluşması; Dünyada en yaygın arı hastalıkların başında gelmektedir.  Açlık çeken kovan içi işçi arıların sindirim sisteminde oluşuyor. Bu hastalığa yakalanan arı ya verilen bal/şerbet üzerinden hastalık mikrobu bal ile peteklere zerk ediliyor. Ve geçen zaman içerisinde bu arı ölüyor. Bu balı petek gözlerinde olan günlükler üzerinden oluşan larvalara bal polen karışımı olarak verildiğinde mikrop, larvanın ölmesine neden oluyor.

2017 Apimondia konferansında bu hastalıkları açıklayan bilim adamına_ Hastalık neden ve nasıl oluşuyor diye sorduğumda (Ölen arıdan bulaşıyor) demişti. yani, bu hastalığın nedenini dışarıda aramayın. Peki nasıl yayılıyor: Kovan içi ve dışında bu arı ile temas eden diğer arılara, Hastalıklı kovanın arıları ile peteklerinin başka kovanlara verilmesi ile; Kullandığımız arı ve arıcı malzemeleri ile: Kovanlar arası yapılan yağmacılık sebebi ile olmaktadır.

En bilinen temizlik şekli ise: Önce yavrulu yavrusuz tüm ballı çitaları kovanlığınızın biraz uzağında yakıp, gömünüz. Hastalıklı Arılarınıda ana dahil hepsini temiz bir kovana koyup, peteksiz  akşam vakti 5 km uzağa götürünüz. -başkasının kovanlarına yakın olmasın-  Hastalıklı ağaç kovanınızın içine  pürümüz alevini tutup gezdirin. Diğer kullandığınız ağaç olmayan  kovanları, arı ve arıcı malzemelerinizide; 5 lt su + 1 kg çamaşır suyu ile yıkamanız şart. Bu su ile yıkadığınız her şeyde çamaşır suyu kokusu kalmamış olacak, tüm kullandığınız malzemeler ve kovanınızı, açık havada, güneş altında, kurutunuz. Değilse bu kokudan arılarınız ölür. Ertesi gün akşam vakti fısfıs, 4 lt şekerli şerbete, 50 gr  Terramycine  hazırlayıp 5 km uzaktaki arılarınızın yanına gidip kovan içindeki arıların üzerine püskürtünüz. Bu işlemi her 3 er günde bir akşam vakti ve 4 kere uygulayınız. İlk ilaçlı şerbeti verdiğinizden 2 gün sonrası bu kovana hazır veya boş petek veriniz. Yalnız şerbet vermeyin. 13 – 15 gün sonra tekrar  getiriniz. Veya A.mondia açıklaması:  Amerikan Yavru Çürüklüğü için 1 lt şerbete Kekik Yağı ekstratının tamamını  karıştırıp fısfıs ile püskürtüp, aynen terramycine gibi uygulayınız.  03.2014

11 – Ana arının yumurtlaması hakkında: 02. 2018-  Memeden yeni çıkmış bir ana arının yumurtlaması için en az 10 gün geçmesi gerekiyor.  İlk 5 gün ana arının kovan içini, koloniyi, petekleri ve kovan dışı çevreyi tanıması ile, 1 – 2 gün çiftleşmesi ile, 5 gün vücudundaki yumurtaların olgunlaşma ve günlük atılacak gözlerin temizlenmesi, ham çitanın örülmesi gibi işlerin olması ve zamanın geçmesi gerekiyor. Hazır bir ana için bile 5 gün geçmesi gerekiyor. Acele etmeyin. 08.2017

12 – arı neden çoğalmaz: 02.2018 – Şu yazacağım şıklardan biri ya da hepsi sorunuzun cevabıdır. Önce ana yenimi, eskimi? 2 sene ve fazlası ise, anayı değiştirmeniz lazım. Daha sonra balı + poleni var mı? Ana arı, petekteki bal ve polenin miktarına bakar. Bütün canlılar, besleyemeyeceği yavrusunu istemez veya ölmeye bırakır. Diğer şıklar: A Kovandaki arı sayısı az ama siz fazlası ile petek verdiniz. Ve Geçen soğuk günlerde arı yumak oluşturdu, atılan günlükler üşüdü, arı çoğalamadı, ise; Petek sayısını düşürün. B Petek üzerindeki yavru sırlarına bakınız. Kapalı yavru sır kapaklarında içeriye doğru çökme ve orta yerlerinde iğne delikleri  var ise, bir kaçına çöp sokunuz. Kahverengi sünen sıvılar var ise; A.Y.Ç veya Av.Y.Ç. olabilir.  C Varroa ile mücadele ettiniz mi?  06.2014

13 – arı kaç çıtada kışlatılır: 02.2018 – Yıllanmış yada ahkam kesen arıcılar İki çita arı seneye çıkmaz, deyip arıcıyı korkutuyor. Önce şunu iyi bilin. Buz üzerinde çıplak ayakla gezen kişi, Allahın izni ile hasta olmaz iken, evde duran kişi, hastalıktan kurtulmuyor. Doğru mu? Bu örneğe göre anası, bir avuç genç arısı, yiyeceği, poleni olan, varroa  olmayan, yağmaya uğramayan arı, Mart ayına sapa sağlam çıkar. Ha şans! diyorsanız! O şans veya şansızlık 1000 kovan içinde aynıdır, bir avuç arı içinde. Siz şunu düşünün!. Ben bir avuç arıdan verim ala bilir miyim!  bunun hesabını yapın.

2017/18 sezon sonu şubat ayında benim 3 kovanım ve her kovanda ise sadece bir çitanın 4/1 i kadar arısı vardı. 8 Mayıs ve bu gün için en azı 5 çitalık arı oldu. Bir kovandaki çita sayısı en az 4 çita ve üzerindeki arı ne kadar çok ve kuvvetli olursa, o kadar iyi olur.  11.2015

14 – arıcı maskesi hakkında: 02.2018-  Sayfama yazdığım yazılarımın % 60, kendi yaptık ve gördüklerimdir. Maskelerimizin yüz kısmında siyah elek var. saldıran arılar, ilk önce yüzümüze saldırıyorlar. Bunun nedeni, eleğin siyah olmasındandır. Farkında iseniz, arılar yüzümüze doğru saldırıyor.  Beyaz olunca; Arılar yüzümüze doğru daha az şekilde saldırıyorlar.  Ayrıca bu tül – elek zamanla deliniyor. Değiştirmeniz gerektiği zaman ki Ben, kendi maskemdeki bu siyah eleği kesip yerine, beyaz pencere tülü geçirdim. Ayrıca, maskenin gerginliğinden dolayı elek veya tülün kopmaması için, maskenin yüz kısmından iki çember arasına, gerginliği düşürmesi için 2 tane şerit bez diktim. Böylece, tülün parcalanmasını geçiktirmiş oldum, tavsiye ederim. 02.2018

15 – arıların kovanı terk etmesi – Koloni çöküşü 02.2018  – 2017 Apimondia sunumlarında, Bilim çevresinin Bu konuda kesin ‘sebep şu’ diyemediklerini öğrendim. Nedenleri; Parazitler (arıları kovan içinde rahatsız eden, pis koku yayan bir canlı veya ölüsü vb) [dikkatinizi çekerim, varroa var diye arı kovanı terk etmez, etse bile, üzerinde götürecek], bitki ilaçları (ndan dolayı kovan önünde ve içinde ölü arılar olur),  özellikle petekteki bal ve polende olan kötü kokulu ilaç birikintisi, balın olmayışı, yetişkin arılarda stres (misal: bir babanın -evime ekmek alamıyorum deyip, intihar etmesi gibi.

Arılarda kovanda yiyecek yok, hepimiz azaldık, dışarıdan saldırsalar kendimizi koruyamayız iç güdüsü), Aşırı antibiyotik, Mısır şurubu, O bölgede kalmayan bal polen miktarı, Kovanı etkileyen mum güvesi çokluğu ve eve bağımlı olmayan aile gibi kovanı terk etme alışkanlığı olan soydan gelmeleri. 2 ile 4 hafta içerisinde kovanda arı kaybı oluyor ise, arı kovanı terke ediyor demektir. Baz istasyonlarının arıya etkisi olmadığı görüşü hakim. Koloni kovanı terk ederken geride ana ve az sayıda genç arı kala bilir. Çita üzerinde bal, polen hatta kapalı yavru bile ol bilir. Veya hepsi gider. Koloni zayıftır, yağma olur ve zayıf oldukları için gelen arılara saldırmazlar. Yağmacı arılar balı bitirirler, o kovanın arısıda yiyecek kalmadığı için kovanı terk eder. 03.2018

16 – arı neden suya ve oğula gider: 02.2018 Önce su‘dan başlayalım. Su günlük olarak, larvaların 3 günden sonraki beslenmesi anında, larvaya verilen bal ve polenin sulandırılması için lazımdır.  Diğer kullanım şeklide, aşırı ısınan kovan içinin serinletilmesi için lazımdır. Kovan sıcak olduğunda, ana günlük atımını bırakır, genç arıların çoğuda kovan dışına çıkıp  salkım olurlar.  Oğula gitmenin en büyük etkeni, tüm canlılarda olduğu gibi nedeni ne olursa olsun üreme, çoğalma  iç güdüsüdür. 2017 Apimondia anlatımlarından: Kovan içinde üretilen arı sütü miktarı, dışarıdan bolca gelen nektar, sizin verdiğiniz şerbet ve polen ile orantılıdır. Çokça üretilen arı sütünü, süt üretmeyen arılar ile tarlacı arılar yemeye başlar. Arı sütüne alışan arılar, ana arının payınıda yemeye başlarlar. Normal arılar ‘kudururken’ ana arı zayıflamaya ve spermlerinde azalma  başlar. Bunu gören işçiler hemen ana memesi yapıp, yeni anayı hazırlarlar ve meme ağzı kapatılır. kendi aralarında kovanda kalacak – gideceklerin listesi yapılır. İlk çıkan oğul saat 10 – 16 arası çıkar. Ana arının çıkmasından önce eski ana ve çoğunluğu tarlacı olan arılar kovanı terk edip 200 mt mesafe içine konarlar. Yeni ananın çıkmasından 2 gün sonrada, 2. oğul çıkar. Ertesi 3.gün 3. 4. oğul derken, geriye kalan sayılı arı, çıkan anaya sahiplenir, diğerlerini öldürürler ve oğul işi biter. Diğer sebepler ise: Kovan küçük, koloni kuvvetlidir, petek sayısı az konulmuştur, Dışarıdan bal, polen çok geliyordur, Kraliçe sakat veya yaşlı günlük atamıyordur, Kovan aşırı derecede ısınıyor ve havalandırması iyi değildir. Dışarıdan nektar, poel  çok gelir, sizde şerbet verirsiniz, bu sefer (yaşadım)   2 çitalık arı bile, oğula gider.

Yeni bir yuvanın bulunması için önce bir keşifçi arı gönderilir. Yeni yuvayı bulup gelen arı, bulduğu yeri ana ve diğer arılara aktarır. Bu sefer bir kaç arı, bulunan yerin özelliğini görmeye giderler. Bu giden arılarda gelip -beğendiklerini belirtince, oğul arısı oraya gider.

arılarda oğul nasıl engellenir: Arının oğula gitmesini istemiyorsan, üzerinde meme bile olsa,  a – Eski anayı uygun gördüğünüz sayı kadar arılı petekler ile başka bir kovana bölüp, memeleri de koparıp, buradan 5 km uzağa götürünüz.  b – Yerinde kalan anasız arılar için  2 – 3 tane meme bırakıp, diğerlerini temizle. c – (arıyı bölmeden) Üzerinde meme bile olsa, günlüklü, kapalısı olan 2 veya 3 çitayı çekin, arılarını silkele, memeleri temizleyip başka bir kovana verin. Oradan veya elinizde var ise, sadece ballı / boş çitaları o kovana koyun. d – Peteklerinde meme olan kovanı, olduğu yerden alıp arkalara koyunuz. Tarlacılar diğer kovanlara dağılırken, ogul verecek kovanın arı sayısı azalır, oğuldan vaz geçerler.  e – Ana memeli çitayı çek, memeleri temizle, arısız olarak başka kovana ver. Aynı yerede boş ham veya hazır petek ile en dışlara yine boş peteklerden koyunuz. f -Tüm memeleri kopartın, 3 gün sonra tekrar bakın, meme yaptılar ise, oğula gidecekler, oyalanmayın. Ya oğula gitsinler yada bölün. Meme yapmazlar ise, vaz geçmişlerdir.

Oğulun kovandan Çıkış anında  görmeniz halinde, oğul arıyı ala bilirsiniz. Oğul’un kovanı terk etmeye başladığını gördüğünüz zaman hemen müdahale etme durumunda oğulun uzaklara veya yüksek yerlere gitmesini – konmasını engelleme şansınız çok olur. Onun için yapacağınız: Boş bir fıs fıs kabını yakınınızda bulundurun ve içinde su dolu olsun. Oğul arının çıktığı anı gördüğünüzde arı kümesi üzerine su fışkırtmanız halinde arı, en yakın yere konacaktır.-yaşadım- 03.2018

oğul arının kovana konması: İlk çıkan 1ve  2. oğul arılarından  sonra çıkan oğullarda  en az, 2 ve daha fazlası ile ana olur. Çıkan oğulu başka bir kovana koymak istemiyorsunuz. Konduğu yerden aldığınız oğulu yere döküp, içinden istemediğiniz  ana’ları alıp kutu içinde uzak kapalı bir yere koyunuz veya öldürüp oğul arı içine atınız. Anasız kalan arılar, çıktıkları kovana geri döneceklerdir. Aynı kovan içinden çok analı olarak çıkıp, değişik  yerlere konan 2 – 3  oğulu, aynı kovanın arısı deyip, başka bir kovan içerisine birlikte koyamazsınız. Ana kokuları farklılaşmıştır. AMA; Aynı küme içerisinde OLAN birden çok analı oğulu ise, aynı kovana koyabilirsiniz. Ana kokusu farklı arıları, iki kat arasında kağıt ve koku ile birleştire bilirsiniz. Aynı küme içerisindeki analar birbirini veya işçi arılar, biri kalıncaya kadar diğerlerini öldürür. Oğul arıyı yeni bir kovana koyacaksanız önce temiz bir kovan ile koloninin durumuna göre hazır veya ham çita koyunuz. Ana arı kovana girdiği an, bütün arılarda girer. Sonra istediğiniz yere kaldırınız. 03.2013

oğul arıyı yakalamak: Boş kovanınızın içine lavanta esansı sürün – dışında inek tezeği  yakın – boş kovan içine pudra şeker serpin – kovanın dış yüzeyine limon otu/ yağı sürün.

17 – arıya kaç günde bir bakılır, kovan nasıl değiştirilir: 02.2018 – Her hangi bir sebepten dolayı, kovan değiştirmeye karar verdiniz. İlk önce yapılacak olan, temiz bir kovanı hazır etmek. Boş ve temiz kovanı, değiştireceğiniz kovanın eski yerine  koyunuz. Eski kovandaki çıtaları, çıkarttığınız şekilde yeni kovana yerleştirip, örtü ve dış kapağını kapatınız. Ham petek örümleri olduğu aylarda 3 – 4 güne bir, Haziran ayından itibaren ise Her 10 – 12 günde bir ise, genel kontrol yapınız. 25.09.2011

– arılara ne zaman bakım yapılır: 02.2018 – Türkiyenin neresinde olursanız olun; yağmurlu, kapalı, soğuk ve rüzğarlı havalarda arı uçmaz ve kovan açılmaz.[Sizlere kendi yaptığımı anlatıyorum] Hangi ayda ve nerede olursanız olun. Arı ve çitaları kontrol etmeniz veya kovanı {özellikle sonbahar ve kış aylarında} değiştirmeniz gerekiyor ise; yukarıya yazdığım şartlar hariç dışarısı kaç derece olursa olsun, şunu iyi bilin ve yapın. Dışarıda arı uçsun veya uçmasın! Örtü tahtası veya bezini bir köşeden hafifce, çarpmadan, vurmadan kıynaştırıp içine bakın.  Arılar, çita üzerinde geziniyor ise; Oyalanmadan arılara bakınız. Bir ucundan arılara baktınız; kovan içinde arılar üzüm salkımı gibiler ise hiç dokunmayın,  kapatın. Bir tek arı O salkımdan düşer ise, ölmeye mahkumdur. Onun için mecbur kalmadıkca Ara, Oc, Şb, ve Mart ayının ortasından önce kovanı açmayınız. 11.2016

18 – arıyı bölerek çoğaltmak: 02.2018 – Önce ana hakkında yazdığım bölümü okuyup, bölme işlemine geçiniz. En iyi çoğaltma  bölme ile olur. Bu yöntem ile bölerek çoğaltmak istiyorsanız, en erken sahil kenarında  olanlar için Nisan ayı, iç kesimlerde olanlar için ise  Mayıs ayı, en uygun aylardır.  Böleceğiniz kovandaki çita sayısı ne kadar çok olursa o kadar iyi olur. En az 8 çitadan aşağısını bölmeyiniz. Bölmenin 2 türlü yolu var. A) Hazır, kafes içerisindeki ana ile  bölerek  çoğaltmak;  B– Ana arıyı, kovanın kendisine yaptırmak.  Her iki yöntem ile  2-10 adet kovana sahip olabilirsiniz.  A – Hazır ana arı ile çoğaltmak. 10 çitalı bir kovandan, 10 tane analı kovan elde edebilirsiniz. En uygunu 10 çitalı kovanı 2 veya 3 e bölmektir. Önce analarınızı, temiz kovanlarınızı hazır ediniz. Yeni Kovanların  hepsinin uçuş deliği kapalı olacak. Önce, Eski anayı arılı bir çita ile ham bir çitayı bir kovana koyup, aynı yerine koyunuz. Diğerlerini istediğiniz kadar yeni kovanlara bölüştürüp, kapatıp, 5 km uzağa  götürünüz. Devamı olan açıklamalar için yukarıdaki, ana hakkında bilinmesi gerekenler  kısmını okuyunuz.  B – Anayı kendiniz yaptırmak istiyorsanız- Bal verimi iyi olan 1-2 yaşındaki Analı ve petek gözlerinde günlük olan çok çitalı bir kovanı ele alınız. Kapalı yavrulu bir çitayı anası ile birlikte, uçuş deliği kapalı olan başka bir kovana, yanında ham veya işlenik bir çita ile birlikte koyup, hemen 4 km uzağa götürünüz. Orada en az 3 gün kalsınlar. İçinde ve her çitada bolca günlük olan arılı çitaları olan kovanı ise aynı yere koyunuz. Analı kovana  şerbet verin, daha sonra aynı yere, geri getiriniz.  Arılıkta kalan anasız günlüklü arılarıda,  4 gün boyunca azar azar şerbet veriniz ki, arılar ana arı sütlerini bol koysunlar. Böylece her çita üzerindeki günlüklerden, fazlası ile ana memesi yapılacaktır. Meme içindeki Ana arılar en erken  12, en geç 16 gün gün içerisinde çıkar. Anasız kaldıkları günden itibaren 11.  gün,  daha önceden hazırlayacağınız  X. sayıdaki boş kovanları, aynı sayıdaki boş ham veya hazır  peteklerinizi  ve nakliye aracınızı hazır edip, anasız kovanın yanına getiriniz.

Uçuş delikleri kapalı olan her boş kovana birer tane hazır arılı  memeli petek koyup, üstlerini hemen kapatınız. Diğer boş kovanlarada aynı işlemi uygulayarak bir kovandan, X sayıda kovan elde etmiş,  olursunuz. Çoğalttığınız kovanları hemen buradan alıp; 4 km uzağa götürünüz. Yeni kovanlarınız orada  3 gün kalacak. Değilse, tarlacı arılar eski kovanlarına geri  dönerler. Mecbur değilseniz Haziran, Ağustos ayı arasında arı bölmesi yapılmaz – yapmayın. Bu aylar, bal toplama zamanıdır. Bölerseniz her türlü kaybınız çok olur. 11.2016

19 – arı şerbeti neden yemez: 02.2018– Arı şerbeti beslenmek mum örmek ve stok için yer. 1– Kovan içerisindeki arı sayısı az, döktüğünüz şerbet de çok gelmiş.  2– Petek gözlerinde yeterince bal stoku var, karnıda doydu, verdiğiniz şerbetide koyacak yeri yok. 3– Arı oğula gidecektir. Bak! Meme var mı? 4 – En tehlikelisi ise; Kovan içerisindeki arı sayısı ne durumda azalıyor mu? Yavru sırlarını kontrol ediniz. Sır’ların ortasına yakın yerlerde iğne deliğine benzer delikler var ise, kovanınızda en basitinden Av.Y.Ç. var demektir. (10. md bak)  09 / 2012

20 – arılıkta yağma veya şüphesi var ise:02.2018 – Şüphe bile etseniz hemen uçuş deliğini KAPATINIZ. Uçuş tahtası veya yerde birbirine sarılan ve saldıran arıların varlığını ve çokluğunu görüyorsanız bilin ki, O kovanda  yağmaya durumu var demektir. Yalnız kovan içindeki arıların hava almasını engelleyecek şekilde,  kapatmayınız.  Uçuş tahtası delikli veya, kovanınız polen tuzaklı ise, sorun yok. Yağmaya gelen ilk arılar, yanlardan kovana girmeye çalışırlar. Yağmanın oluşmaya başlaması ile, her yönden saldırıya geçerler. Kovan önünde uçuşların azaldığını ve arıların  çoğunun  kovan üzerine konduğunu gördüğünüzde, uçuş tahtasını açınız. Yağmaya gidecek arı, hangisidir! derseniz: Kovanında yiyeceği az veya olmayan, sayısına güvenen her kovandaki arı, zayıf gördüğü kovanı yağmalar. 10.2013

21 – arılara küp ve sorma şeker kışın nasıl verilir: 02.2018  – Kışın Küp Şekerini arılara  vermeyin. Pancar şekerinden yapılmış Sorma şeker ise, içeriğinde su olduğu için, küp şeker kadar tehlikeli değildir.  Kovan üzerinde şerbetlik var ise; arıların şerbeti  emdiği  yere sorma şekerini naylon torba içinde koyunuz ki, eridiği zaman dağılmasın. Kovan içerisinde hatıl şerbetlik var ise, içine koyunuz. Kesinlikle sorma şekerini kovan dibine dökmeyiniz. Eriyen sorma şekere ayakları değen arı kalkamaz, arıların ölümüne ve dışarıya sızar ise  yağmacılığa sebep olursunuz. 11.2012

22 – Balın kalitesinin bilinmesi: 02.2018  2017 Apimondia: Nektar balının % 80 su, % 20 pancar şekeridir. Tarlacının getirirken kısmen işleyen ar kovanda bekleyen yavru arıya aktarır. Bu arı, nektarı tekrar işler, bazı maddeler ilave eder, stokcu arıya verir. Bu arıda, işlenik balın içindeki suyun miktarını midesinde veya kanatları ile uçurur, petek gözlerine koyar ve göz doldu ise, sırlar. Balın kalitesini  Prolin denen; bitkinin ürettiği nektarın özü belirler. Prolin; Balın içinde % 50/80 oranında  olan amino asit özütüdür. (Gerçek balın tespiti için ise 27 çeşit araştırma gerekiyor. Özel sektör 67 çeşit tahlil yapıyormuş. Konya il tarım Md.,Bu analizin değerinin (2013 yılı için) 1400 TL, demişti. Ben; Ürettiğim balın kalitesi ne, diyerek 2014 sezonunda Konya  İl Tarım  Md.  ≈ 100 gr numune götürdüm. Prolin, fruktoz, glukoz meyve şekeri ve sakkaroz pancar şekeri için diğer masraflarım hariç, 174 TL ödedim. Sonuç : Prolin – 722,03   Fruktoz- 38,86  Glukoz – 34,55  Sakkaroz pancar şekeri – 0,59  27.10. 2014

23 – bal (kovandan) alım zamanı: 03.2018 – Bal alım zamanları bölge ve aylara göre değişir. Genel bilgi için için Bal en çok hangi ayda alınır yazıma bakınız Normal şartlarda ise, balın sırlanmış olduğu aylar Tm-Ağ aylarıdır. 3/2 si sırlanmış petekleri dışarıya alınız. Sırlama işlemi  en geç  Ağustos ayı ortasıdır. İlave var ise buradaki çitalar ile kuluçkalık diplerinde bulunan sağlı – sollu ballı petekleride ala bilirsiniz. 12.2012

 24 – ballı bitkiler02.2018 – Bilimsel (anason hakkında yorum kısmına bkn) olarak açıklandığı şekli ile:  Ayçiçeği, pamuk,  narenciye, pürem, yabani çilek, orman gülü, mera çiçekleri, kekik, kiriş  (pürem gibi uzun ama tek gövdeli, uzun yapraklı. poleni çok olur.), geven, dilfir, hayıt, gevrek otu, sarı çiçek (sünemit) çeşitli meyve ağaçları, akasya, çam, köknar, ladin ıhlamur, kestane,  korunga. peygamber çiçeği, misk çiçeği,  kızıl yonca, ballı baba, hardal, fiğ, üçgül, oğul otu, karagan, ada çayı, kızıl çam, kanola, tütün, kabak çiçeği, unutma beni, yabani turp, İlaveten yağmurların yağmadığı ve havaların sıcak olduğu haziran – ekim ayları içerisinde  meşe ağaçlarında Basara balı olur. 01.2013

Hollandalı bilim adamlarının bir dergide İngilizce olarak yayınladıkları bal ve polenli bitki isimleri ise: Kişniş, Hodan (sütleğen cinsi), Adaçayı, Rezene, Gülhatmi, Çiğdem, Düğün Çiçeği, Kardelen, Itır, Dalya, Nergiz, Tatlı Sığınma, Haşhaş, Zinya çiçeği, Lavanta,  Kedi Otu 12.2014

25 – bal akım zamanları02.2018 – Balın gelişi ve bitiş zamanı bölgelere, hava şartlarına ve kovanın gücüne göre değişiklik  gösterir. Sadece şunu, kesin bilin, yeter. Peteklerin en üst çita  kenarında, çizgi halinde kar beyazı petek örümleri olur. Bu görüntü, doğadan bal akımının başladığını gösterir. Bu akım başlangıcı, petek örümlerinin en hızlı olup, arı tarafından çokça ve bolca harcandığı zamandır. (Ham petek ördürmek için, her 2 güne bir 1 – 2 su bardağı şerbet verin) İç bölgelerde Nektar birikimi 15 Mayıs – 15 Temmuz arasıdır. Tem, ortasından itibaren nektar akımı azalır. Arının getirdiği nektarı yememesi için, her 3 güne bir 2 su bardağı şerbet verin. Bölgelere göre başlama ve bitiş, bir hafta önce – bir hafta sonradır. Sahil taraflarında 15 Şubat’ta  yabani çilek ile başlayan bal alımı  narenciye, yabani turp, kiriş, meyve çiçekleri ile  mayıs ayı başına kadar devam eder.  11.2015

balın kristalize olmasını engellemek için: 02.2018- 2017 İstanbul Apimondia sunumu-  Balın sıcak su içerisinde ısıtılması veya donmuş balın eritilmesi için gerekli olan derece ve süreleri şu şekilde verilmiştir. 25 C’ de 4 saat / 60 C’ 30 dak.  Diğer dereceleri bu süreler ile orantılayınız. – kendi anlatımımla-Evinizde Balın kristalize olmaması için, süzülmüş ve cam kavanozlarda olan bal-lar-ınızı, kavanozun gireceği büyüklükteki bir kaba kavanozu koyup tamamen su doldurun. Isı dereceli bir kabınız yok ise; duvara astığınız dereceyi suyun içine koyup, kabıda ateşe koyun. Suyun sıcaklığı, derece üzerinde 25 C’ olduğunda, ateşi söndürün. Arada bir dereceyi suya tekrar koyup, suyun sıcaklığını 25C’ çıkartın ve 4 saati tamamlayınız. 02.2018

26 – çitalı arının fiatı ve alım zamanı: 02.2018 – Bir çita arının fiatı şehir ve zamanına göre değişir. Arı alım ve teslim ayları nisan – mayıs aylarıdır.  Ben 2017 yılı Nisan ayında bir çitalık arıyı 30 liraya aldım(Seydişehirde 2016/17 yılında çok soğuklarda arı ölümleri olduğu için çita başı 55 tl  ye kadar çıkmış). 2018, 35 tl olur. 11.2015

27– çitaların yerleştirilme şekli: 02.2018 – Elinizde bir çitalık arı var! işlenik çitan yok. Bismillah deyip ham çitanızı kovanın içine koydunuz. Arılar işledi, ana arıda çitanın iki yüzüne tamamen günlük attı. 15 gün sonra yeni ham çitanızı koyun. Bu örme işlemi arılar tarafından yapıldığı ana arının günlük attığını gördükçe, hemen dibine ham çitanızı koymaya devam ediniz. Ne zaman ki arılar, her iki baştaki çitaların dış yüzünede nektar, şerbet koymaya, ana arıda bu çitaların iç tarafına günlük atmaya başladı, bu andan itibaren ham çita-ları-nızı, en dıştaki çitaların   tarafına koyunuz. Unutmayın, en dıştaki 1 – 10. çitalarda hep ballı – polenli çitalar olmalı. Diğer bal polenli çitalarınızı 3 ve 8, günlüklü çitalar 2,9 açık/kapalılar 4,7 tam kapalılar 5,6 ya konulur. Kuluçkalık, tamamen doldu. İlaveyi koydunuz. Kuluckalık içindeki nerede ise full kapalı olan çitaları, ballı bir çita ile ilavenin dip tarafına koyunuz. Çitanın Bitişiğine ve kuluçkalıktaki çitaların üstünü kapatacak şekli ile -arı ve günlükleri üşütmemek için-  en azından strafor koyunuz.  Boşalan en dış yere, çok ballı bir çitayı, yanınada ham veya işlenik çiyayı koyup, devam ediniz. 11.2015

28 – çok balma usulleri02.2018 –  bakınız – Bal en çok hangi ayda alınır ve neden

29– erkek arı sayısı hakkında: 02.2018 – 2017 Apimondia-FAO: Erkek arının sayısını, işçi arılar bilir. Ana arı, kovanın gücüne göre ne kadar erkek arı yapacağına kendisi karar verir. Tahmini bir sayı vermek gerekir ise; en kuvvetli kovanda 450 sayısını geçmez. Erkek arı, 9 günde olgunluya erişir.  Başka analar ile çiftleşmek için, 8 km uzağa giderler. Yalnız sahte ana olduğunda, günlüklerin hepsi erkek arı olur, bununda hesabı olmaz. 06.2017

30 – günlük yok ise ne yapılır: 02.2018 – Kovanda hepsi var ama günlük ve kapalısı yok ise;  polenin olup olmadığına bakınız. Yok veya az ise; elinizde olan veya temin edeceğiniz 300- 500 gr poleni, pudra şekeri ile hafif şekilde ıslatıp karıştırın ve keseceğiniz 10*10 poşet naylonu üzerinde çita üstüne koyunuz. Naylon üzerine poleni -birkaç kez- dökünüz. Polen var ama günlük yinede yok ise, anayı değiştiriniz. 09.2016

31–

32– iki üç çitalı arıyı nasıl çoğaltırım: 04.2018 – 2018 Şubat ayında  3 kovanım ve her bir kovanda da sadece bir çitanın 4/1 i kadar arı vardı. Şuan 29 Nisan 2018. iki kovanımı birleştirdim 5+5 ve 10 çitalık arı oldular. Burada yumuşak geçen hava durumu çok önemlidir. Peki nasıl çoğaltacağız! Serin soğuk Rüzgarlar kesilinceye kadar Uçuş deliği önünü kaplayacak şekilde bir teneke kesip, takın, arılar yanlardan girip çıksın. Dışarıdan nektar gelmese bile önemli değil, sizin vereceğiniz şerbet, nektarın yerini tutar. Önemli olan POLEN polen geliyor ise, gerisi önemli değil. Vereceğiniz 1 lt şerbete, 1 ml kekik yağını enjektör ile çekip karıştırın. Ve 3 gün ara ile 6 – 7 kez verin. Kekik yağını kestiğiniz zaman yağın kokusu kovanda kalmaz. Şerbeti eksik olmasın, peteği gerektikçe verin.  Polenini almayın. Son koydunuz çita örülmeden içine günlük atılmadan yenisini koyma.  Ana arı 1 -2 yaşında Ve Allahın izni ile sizin arılarınız neden 10 çita ve üstü olmasın? 2012

33 – kek fondan şeker ve şerbet arasındaki fark: 03.2018 Kek, bal ile yapılan, yapılması gereken  arı yemidir. Kışın, Sahil kenarı hariç iç kesimlerde verilmez. Fondan şeker ise; Pudra haline getirilmiş Pancar şekerinin, sadece su ile karıştırılıp yapılmış halidir. Fondan şekerli kek ile normal keki aynı anda arıya verdim. Arılar, normal keki bitirdikleri halde, fondan şekerli kek, hiç dokunulmamış gibi idi. Şerbet yaz kış, arıların salkım yapmadığı her daim verilir. Yalnız yazın açık verilen şerbetin, kışın daha koyu verilmesi şarttır. İlaveten, arıya vereceğiniz şerbeti  kaynatmayın.  11.2016

34 – kışın arıya ne kadar yem bırakılmalı: 03.2018 – Kışın SOĞUK bölgelerde, kovana aklınıza geldikçe şerbet veremez, üzerini açamazsınız. Kovanı açarsanız, felaket olmaz. ama arılarınızın zamanından önce ölmelerine sebep  olursunuz. Her bir çita üzerinde tahmini 1,5 kğ kadar bal var ve varroa mücadelesini de bi hakkı ile yaptı iseniz, gerisini Allaha havale ediniz. Yalnız, Havalar sıcak geçiyor ise, rüzğar ve yağmurun olmadığı uygun zamanlarda bakmanız, 2+1 şerbet vermeniz lazım. 11.2015

35 – kış için kovan bakımının yapılması:  03.2018 – bakınız – Arı ve kovanlarda sonbahar – kış bakımı

36 – kışın kovanlarda arı azalması, yavru atımı03.2018 – bakınız – 12 ay boyunca yaz ve kış mevsiminde arı ölümlerinin nedenleri

arılarda yavru atma ise, özellikle bahar ve kış aylarında arının azlığı ve soğuk havanın etkisi ile bağlantılıdır. İyi günlerde ana arı günlük atar. Günlükleri ve kapalı yavruları besleyecek ve koruyacak, genç ve yaşlı arılardır. Tarlacı arıların ölmesi, petek üzerinde gezinecek arıların sayısını düşürür. Sayının düşmesi akabinde oluşacak soğuklardan dolayı tüm arılar bir yerde toplanmaya başlar. Bu toplanmanın neticesinde yetişkin arının gezinmediği petek içindeki günlük, larva ve pupa ve kapalı göz içerisinde çıkmak üzere olan yavru arılar üşür ve ölür. Ölen larva ve yavrularıda sağ kalan arılarca dışarıya atılır. Tavsiyem: Uçuş deliği önünü önden tamamen kapatacak -yanlar açık- şekli ile teneke kesip daima duracak şekli ile tutturunuz. Esen rüzgarı keser. 01.01.2011

37 – kışın arıya verilen kekin fayda ve zararı03.2018 – Kışın Akdeniz, Ege ve Marmara sahil bölgelerinde iseniz ve kovanların yakınında su var ise, kek verilir. İç kesimlerde iseniz, Mart ayı ortasına kadar KEK VERMEYİNİZ. İç kesimlerde;  Ballı keki yiyen arının,  harareti arttığı için su içmek isteyecektir. Kovan içerisinde su olmadığı için, soğuk havalarda su içmek için dışarıya çıkarlarsa, arıların erken ölümlerine sebebiyet verirsiniz. Hava, soğuk geçmez ise, ölüm olmaz. Ama bilemez siniz. İşinizi şansa bırakmayın ve vermeyin. 11.2015

38 –  

39 – kovan içi nem durumu: 02.2018 – Kışın kovan içi yeterli derecede havalandırılmaz ise nem oluşur. Kovan içerisindeki arıların vücut ısıları balı yedikçe  34 C’ ye kadar yükselir. Dış hava ise bu dereceden düşüktür. Arılar üşümesin diye, uçuş deliğini küçültürseniz, bu sefer kovan içi sıcaklığı dahada artar. Dışarıdan giren soğuk hava ile kovan içerisindeki sıcak havanın karışımı neticesinde, soğuk hava içerisindeki nem, sıcak hava nedeni ile,  su damlacığı şekline dönüşüp, kovan dibine birikir. Biriken su -arının içeceği su olurken; örtü tahtası ve dipte oluşan pamuksu küf arının hasta olmasına neden olur. Örtü tahtası yerine  naylon konulmaz. Naylon, hava sirkilasyonu yapmaz ve kovan içi devamlı ıslak olur. 2 – 3 çitalı olanları, uçuş deliğine göre ortalayın. Altı ful delikli kovanda, nemin olmadığı belirtiliyor. Doğrudur ama bu sefer, alttan gelen daimi serin ve soğuk hava, arının salkımı bozmasını geciktirir veya önler. Arı, yiyeceğine ulaşamaz. Bu sefer açlıktan, arı ölümleri meydana gelir. tercih sizin. 11.2016

40– kovandan polen alımı: 02.2018 – Kimi arılar bolca polene çalışır. Bulunduğunuz bölgede çiçek çok değil ise, Arılarınızı çoğalmasını istiyorsanız, nisan ayı sonuna kadar poleni almayın. Polen ile dolan çitalarınızı, poleni az olan kovan çitaları ile değiştiriniz. En az 4 er çitanız fula yakın polenli olursa, sizin menfatınızadır.  bu sayıdan sonra gelen polenlerinizi alın. Polen, faydalı bir gıdadır. Seyrettiğim bir programda konuşan profesör; 5 gram polen = 1 kğ bal, demişti. Polen, bitkilerin ÜREME ORGANIDIR. Düşüncemi şu şekilde netleştireyim. Balık yemeyen çok az insan var. Ama kimi insan balık etinden ziyade balığın üreme tohumu olan HAVYAR’ı daha çok tercih eder. Evet havyarın besleme özelliği ne ve ne kadar fazla ise; Polende çiçeğin havyarı ve o kadarda besleyicidir.  Ama ne yazık ki insanımız bunun bilincinde değildir.  01.2015

41 – kovan önünde arıların salkım yapması: 03.2018 – Bu durum havaların yüksek ısınması ile ortaya çıkar. Kovan içi sıcaklık hem havanın etkisi hemde, arıların verdiği sıcaklık nedeni ile aşırı artış olur. Bu artış ise, kovan içinde faaliyeti azaltır. Aşırı sıcaklığa sebebiyet vermemek için arıların bir kısmı, kovan dışına çıkar. Kovanın arı sayısı bakımından artması, 2. nedendir. Dışarıya çıkan arılar, etrafta dolanmamak ve fazla yer kaplamamak için, üzüm salkımı yaparlar.  Yetişkin arıların bir kısmı da uçuş tahtası üzerinde iken kanatlarını çırparak, kovan içine serin havanın girmesini sağlarlar. Çaresi: Kovan üzeri ve etrafına gölge yapacak dal, ot, örtü vb koyunuz veya kovalarınızı gölgelik yerlere koyunuz. 03.2018 cmt

42– kovanı nasıl koymalıyım03.2018  Bazı arıcılar, ama tecrübesinden veya deneme amaçlı, kovanlarını değişik yönlere koyarlar. Ben; ilkbahar, yaz, sonbaharda arı uçuş tahtası yönünü  Güney/Doğu, Kışın ise tam güney yöne bakacak şekilde koymanızı tavsiye ediyorum. Soğuk Rüzğarı az olur. Kovan, Öne doğru 1 – 2 cm eğik, yerden 20 – 30 cm yüksek konulmalı. Kesinlikle örtü ve üst kapak tahtası üzerine ve kovan içine çul – çuval, gazete kağıdı, karton, naylon  örtmeyiniz. Nem yapar. Kış için kovan koyacağınız yerin, kuzey tarafı kapalı bir yer olursa, çok iyi olur. Kovanlarınızı yazın seyrek, kışın birbirlerine yakın koyunuz. Rüzğarı keserler. Yazın aşırı sıcaklarda ana arının günlük atımı, azalır. Kovanlarınızı mümkün oluyorsa gölgelik yerlere koyunuz. Kovan içine her türlü böceğin tırmanarak girmesini önlemeniz için altlıkların ayak kısım diplerine odun, kömür külü serpin, Ayaklarına kalın gres yağı veya ayakların içine gireceği bir kutu içine motor yanık yağı koyunuz, veya akıtıp deneyin. (Apimondia-Fao) 08.08. 2012

43– kovan içi ve önünde ölü arı olmasının nedeni03.2018 – bakınız-. 12 ay boyunca yaz ve kış mevsiminde arı ölümlerinin nedenleri

44– nektar gelmiyor ise: 03.2018– Sezon sonu bitmek üzere, çitalarda yeterince nektar yok ve sırlanma olmuyor! En azından  balın olgunlaşa bilmesi, doğal balın arı tarafından yenilmesinin önlemeniz babından, arının sayısına göre 3 – 4 güne bir, 1 ila 3 su bardak  arası şerbeti veriniz.5.2013

 45– nisan ayında kovan kaç çıta olmalı: 03.2018 –  30. md bak. Genelde sayfama – nisan ayında arı, kaç çıta olmalıdır, diye soru gelir. Bu soru ve cevabına takılıp kalmayın. Çita ve arı sayısı ne kadar çok ve kuvvetli ise, O kadar iyidir. Onun için belirttiğim md, bakınız. 12.2016

46

47 – petek yapımı: 03.2018  Arının Yeni petek işlemesi iki nedene bağlıdır. a- Arazide  ve merada çiçekli ağaç, ot ve polen olmalı  b- Kovan içerisinde bolca genç arı olmalı. Özellikle mart, nisan ayında ve ektiğiniz nektarlı çiçek var ise petek örümü olur. Bu belirttiğim her iki etmenden biri veya her ikisi olmaz ise, siz ne kadar şerbet verirseniz verin, ham peteğinizi koyduğunuz gibi dışarıya çıkarırsınız. Özellikle dışarıda çiçek olmadığı zaman, Yarım yamalak işlenmiş petekleri kovana koymayınız. Koyar iseniz, arı örmez ve alap şalap olan yerlere de şerbet ve polen atar, günlük olmaz. Belirttiğim bu iki neden arazi ve kovanda var ise, O zaman sizin vereceğiniz şerbetin, petek örülmesine faydası olur.  Kovanınızın güçlenmesini için; hazır petekleri doldurmayın. Kovan içindeki çitaların en az yarısı, ham yeni petek olsun. Geçen sene başıma gelen bir olayı aktarayım. Mart nisan ayları içerisinde ağaçların çiçekleri vardı. Azda olsa mera çiçekleri. 20 Nisana kadar petek örümü ve günlük atımı oldu. Ağaçlarda çiçek kalmayınca, 15 gün boyunca şerbet vermeme rağmen petek örümü olmadı. Haziran ayında şerbet bile verseniz, dışarıda çiçek ve yeterince genç arı yoksa; örülen petek düzgün olmaz. Kovan içinde fazlası ile örülü petek olduğu halde, arı petek dışına dalak atıyor ise, genç arı ve dışarıdan gelen nektar olduğu için, boşta olan genç arılar, hariçten çalışıyorlar, demektir.  Genelde 10 çitalı kovanlarda ham petekler 2 ve 9. yere konulur. şerbet verdiğiniz halde örülen petek şişkinliği 3 – 5 mm geçmiyor ise, ham petekleri yan yana ve ve en sona koyunuz. Elinizdeki eski boş petekleri güneşe doğru tutup bakınız. Gözlerden ışık geliyor ise, kullanın, parlak değil ise, eritiniz. 05.2016

48– Polen: 3.2018 – Bal arının çorbası, Polen ekmeğidir. Polen, insana tokluk hissi verir. Özellikle B cinsi vitaminler ağırlıklıdır. İlk bahar aylarında arazide ve petek gözlerinde polen ne kadar çok olursa, günlükte o kadar çok olur. Polen bittiği zaman günlük atımı da biter. Bakıcı arılar, 4. günlükten itibaren larvalara bal polen ve su karışımı yiyecek verirler. Su; hem polenin bal ile karıştırılması hemde sıcak havalarda kovanların serinletilmesi için gereklidir. Temmuz ayından önce Kovan önünde erkek arı ölümleri var ise, çitalarda polenin durumuna bakınız. Polen az veya yok ise, işçi arılar erkek arıları -Olan poleni yemesinler diye, öldürürler. İşçi arılar, Ana arı olmasa bile çıkan veya çıkacak olan yavru arılar için polen getirmeye devam eder. Yalnız, ana arı günlüğü, ne kadar polen var ise, O kadar günlük at

49Propolis ekstraktı ve yapımı: 03.2018 – Apimondia sunumları- Özellikle ilk bahar aylarında her türlü ağaçların tomurcukların da oluşan ve arılar tarafından toplanan  reçinemsi bir maddedir. Propolis; Sulak arazilerde yetişen bitkilerde çok miktarda bulunur. Hastalık tedavilerinde Antibiyotik yasaklandıkça Propolise olan ihtiyaç artacaktır. Su bazlı propolisin hiç bir yan etkisi yoktur ama su, propolis eksraktını sadece % 2 oranında erite bilmektedir. Eczanelerde satılan % 70 derecelik saf alkol ile yapılan eksrakt en uygun olanıdır. % 70 ve üzeri, olan alkoller, her insana faydalı olmaya bilir. Buna dikkat ediniz. Alkol saflığı arttıkça yan etkisi arttığı belirtilmiştir. Karaciğer rahatsızlığı olan kişiler, alkolden yapılmış eksrakt kullanmasınlar. Kovanlardan toplanan propolisi açık havada fazla tutmayın, ezerek inceltin ve buzdolabına koyun. Eriteceğiniz zaman, küçük parçalara ayırın. Cam kavanoz içerisine 1 ölçek propolise, 3 ölçek saf alkol ilave edin, güneş görmeyen yere koyup arada bir çalkalayın, en az 2 hafta bekletin. Sık gözlü süzgeçten geçirip,  koyu renkli şişe içerisinde, dolaplarınıza koyun.

Propolis: Her bölgenin propolis özellikleri farklıdır. En iyi ve bol propolis sulak, nemli arazide olan bitkilerden  bolca sağlanır. Toplanan propolisin % 50 reçine, % 30 mum, % 10 polen ve % 10 diğer element ve maddelerden oluşuyormuş. Söğüt, kavak, meşe, kızıl çamçam 03.2018

50– ruşet kovanı: 03.2018 –  İki çitalık bir arının, 10 çitalık bir kovanda bekletilmesi gerekmez veya bırakmak istemezsiniz. 5 çitalık Ruşet kovanlar, az sayıdaki çitalı arıların saklanılmasını temin eder. Veya yedek analı arıların bir süre orada bekletilmesi için gereklidir. 12.2012

51– seydişehir bal üreticileri birliği tlf: 03.2018 – Başkan Mustafa Taşdöğen tlf :  0 505 3541080   31. 07. 2012

52 – seydişehir ilçe tarım md. kayıtlı arıcı ve kovan sayısı: 03.2018 –  İlçe Tarım Merkezine kayıtlı 70 arıcı ve  6.000 kovan var. Kayıtlı 64 arıcı, 5.500 kovan için, devletten destekleme kredisi için baş vurmuş. Bu seneye ait destek kredi miktarı kovan başına 8.00 lira. Gine bu seneye ait Seydişehir ve çevresinde kovanı bulunan yabancı kayıtlı arıcı sayısı 30 kişinin ≈ 1.750 arı kovanı var. 11.2013

53 – strafor kovanlar: 03.2018 – Önce şunu düşünmek lazım! Dağdaki arı nerede yaşıyor ve bu zamana kadar nerelerde yaşadı. Doğal malzemeden şaşmayınız. Lakin, ana çiftleştirme kutuları ile 3 – 5 çitalık ruşet kovanlar için kullanımı kolay ve elzemdir.  Özellikle uzak yollarda üst üste taşımalar için uygun olmaz. 01.2016

54 – şerbet hazırlama ve verme zamanı03.2018 – Şerbeti kesinlikle kaynatmayıp, ılık su ile yapmanız size kolaylık olur. Mart / Eylül ayları içerisinde 1+1; Ekim / Şubat arası 2 ölçek şeker+1 ölçek su şerbet veriniz. Her daim olmasa bile arada bir 5 lt şerbete en az bir tane limon yıkayıp sıkın, kabuklarınıda küçük dilimler halinde aynı bidona koyunuz. Veya 5 lt şerbete yarım çay bardağı kadar sirkeyi dökünüz. Arı için Limon vitamin, sirke antibiyotik  görevini yapacaktır. Özellikle yakın çevrenizde başka kovanlar var ise; şerbeti akşam üzerine doğru vermeniz, her zaman çok iyi olur. Yakınınızda başka kovan yok ise, kovanlarınızın hepsine  aynı gün ve zaman içerisinde şerbet veriniz. Değilse az – çok yağma olur – olacaktır. Hava karardıktan sonra akşam kovan açılmaz, bakım yapılmaz, bal alınmaz, kovan içi şerbetliklere şerbet verilmez. Verirseniz, arılar üzerinize yapışırlar. 05.2014

55 – tarlacı arılar değişik yerlere gider mi? 03.2018 – Bilim adamları; arıların nerelere gittiğini öğrenmek için, 19 tane arının ensesine arı takip sinyal vericisi yerleştirmişler. Arıların gittikleri yerleri elde ettikleri sinyaller sayesinde işaretlemişler. Sinyal verici cip sayesinde sadece 2 tanesi, yeni besin kaynağını buluyor veya değişik bölgeye giderken, diğer verici takılı arılar eski bildikleri bölgelere gitmişler. Kovandan çıkan işçi arının, kovanın olduğu noktaya göre dört bir tarafa ve en fazla 5 km uzağa gittiği açıklanmaktadır. 02. 2017

56 – teşvik şurubu nedir:03.2018- Şubat, mart aylarında  kovanlarınıza dışarıdan baktınız, kovan uçuş tahtasında petek kırıntıları ve önünde arı ölümleri var veya yiyeceğinin kalmadığını düşünüyorsanız, Arıları canlandırmak için,  şerbet vermeniz lazım. Arılar, kovan dışına çıkıp uçuşuyorlar ise, dış sıcaklık  kaç derece olursa olsun, ama üst şerbetliğe ama hatıla limon veya sirke karışımı şerbeti dökünüz. Bu arada en dıştaki petek üzerinde arının olmadığını görürseniz, dışarıya alınız. Fazla kurcalamayın. Bu şurup, arıların eski gücüne gelmelerini sağlayacaktır. Bu yapılan besleme şekline teşvik şurubu  denir.  11.2015

57 – tütsü duman verilmesi: 03.2018- Arı saldırgan, elinizi çita üzerinde boş gezdirirken bile elinize, yüzünüze karşı saldırıyor ise; Bu kovanın  kapağını açmadan önce  körüğünüzü yakıp hazırlayın. Alt kapağı açmadan önce 3 – 5 sefer duman veriniz. Daha sonra her elinize hücüm edeceğini anladığınız zaman aşırıya kaçmadan hafifçe duman veriniz. Ayrıca daha önceden kurutup hazırlayacağınız portakal kabuklarınıda, bu tütsü içine katıp verdiğinizde varroa ile mücadelede etmiş olursunuz. 05.2016

58 – uçuş tahtası üzerinde petek kırıntıları: 03.2018 – a -Aç bırakmışsınız, şerbet verin. b- Bir nedenden ötürü arılar, verdiğiniz son peteği beğenmemişler. Bakınız, gerekiyorsa peteği değiştiriniz.  Kışın yiyecek yok diye yağma durumu hariç, petekleri parçalamazlar. Döküntülerin nedeni, yediklerin balın sırrıdır.  01.2011

59 – varroa ile asit duman ve esansiyel yağ ile mücadele: 03.2018 Varroa, arının ensesi diye tarif edebileceğimiz, başının arkasında siyah sert yer ile karın bölgesi üzerinde duran  gezinen  kestane şeklinde kahverengi renkli bombeli, bir toplu iğne başı kadarlık bir böcektir.  Varroa ile mücadele, bir kaç çeşitle yapılır. 2017 Api Mondia sunumları ile araştırdığım sitelerden edindiğim bilgi üzerine:

Oksalik ve formik asit hakkında: Varroa mücadelesinde etkin olmakla beraber özellikle varroanın, arının vücudunda açtığı yaranın daha fazla büyümesine ve  arının başka yerlerinin tahrip olmasına neden olmakta olduğundan, arılarda erken ölüme sebebiyet vereceği belirtiliyor. Duman türü ilaçlı kartonların, aşırı verilmediği müddetçe zararı yoktur. yalnız Mayıs ayından sonra verilmesi sağlık acısından zararlıdır. Kurutulmuş yafa cinsi portakal kabuğunuda aynen ilaçlı karton cinsi için uyguladığınız usulü uygulayınız.

Esansiyel -uçucu- yağlar : Timol esanslı kekik yağı, Mentol, Kafurun, Okaliptüs yağları. Bu yağlar eczane veya aktarlarda bulunur. Bu yağlar tehlikesiz olmakla beraber kokusu ağır olduğu için  petek ve bala sirayet eder. Kekik yağı için uygulama şekli olarak; 15 C’ ve üzeri havalarda, 10 Çitalık kovana 5*10 ebadındaki saman kağıtlı karton (veya ambalaj kartonu) üzerine, şişe içerisindeki yağın 1/4 çizgi şeklinde dökülüp çita boşluğu arasına denk gelecek şekilde yerleştirilir. Örtü tahtası hemen kapatılır. Veya yaptığın 1 lt şerbet içine enjektör ile 2,5 ml kadar kekik yağı karıştırılması uygundur. Yalnız bu miktarın hepsini kovanlara  azar azar bölüştürmeniz ve her 3 güne bir 7 kere uygulamanız yerinde olacaktır. En temiz ve tehlikesiz şekli, daha önceden hazırlanılmış  varroa için pudra şekerinin, çitaların arasından arıların üzerine  bir şekilde tuzluk cinsi bir elek veya avuç içi ile dökülmesi ve portakal kabuğu  tütsüsü dür. Her vakit yapılabilir.

Petek altının kesilmesi şekli ile : Özellikle nisan ve mayıs aylarında her kovan içerisindeki 1 -2 çitanın en alt tel kısmına gelen ham peteğin bölümü kesilir, bu şekilde kovana yerleştirilir. Bu kısma arılar erkek gözü olacak şekli ile mum örerler. Varroa en çok erkek arı gözlerinde olur. Bu gözler sırlandığı zaman telin dibi ile kesilip atılır. 1 – 2 sefer yapılıp atılması normal.  02.2018

 

 

Dünyada ve Türkiye’de Arı ürünleri Miktarı ve Değerleri.

Burada yazmaya çalıştığım bilgiler, 45. Istanbul Apimondia 2017 bünyesi içerisinde, konu ile alakadar yetkililerin (karma) sunum ve tercümeleri ile, sunum anında belirtilen internet adreslerinden edindiğim bilgiler doğrultusundadır. —-

02.2018 – 2016 yılına ait Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verilerine göre Türkiye’de 7,900.364 kovan ve bu kovanlardan 105,727 ton bal ile 4,440 ton mum üretilmiş. (Uganda yıllık 30,000 ton mum satıyormuş). Türkiye ürettiği bal sayesinde dünyada Çin’den sonra 2. Kovan sayısı bakımından ise, Hindistan’dan sonra 3. sırada imiş. İl İlçe Tarım Müdürlüklerinde ise kayıtlı; 84,047 arıcı varmış. (Bana göre kayıtsızlar ile birlikte 100,000 arıcı ve 110,000 ton bal üretimi vardır.)

Ve yine 2016 kayıtlarına ait dünyada 83 milyon adet kovan vardır. Bitki tozlaşması ile alınan üretimin 3/2 si arılar sayesinde oluyor. AB’ de arılar sayesinde meyve ve sebzelerin fazladan üretimi ile kazancı; 6 milyar $ oluyormuş. Ayrıca çiftlik sahipleri, sebze ve meyvelerinin arılar tarafından tozlaştırılması için, arıcıya kovan başı ∼ 200 $ ödeniyormuş (bizim çiftçimizde nerede ise arıcıyı sopa ile kovalar)

Dünyada 28 çeşit arı yaşıyor. Bu arı cinslerinden 4 tanesi Türkiye’de bulunuyor/ yaşıyor. Bunlar; Anadolu; Kafkas; Suriye ve İran arısı (Ki, bunlardan sadece Anadolu ırkı, bize aittir. Diğerleri komşu olduğumuz için gelmiş – getirilmişlerdir. Mesela Kafkas arısının Avrupada ki adı; Rus arısıdır.)

Türkiye’de ortalama kovan başı üretim; 14 kğ dır. Dünyada üretilen çam balının % 92 Türkiyede üretilmektedir. Çam balının büyük bir miktarı gıda sanayinde ve dondurma imalatında tatlandırıcı olarak tüketilmektedir.

2006 yılından bu tarafa arı ölümleri çok olmaktadır. Bilimsel olarak arı ölümlerini nedeni olarak başta yanlış uygulanan tarımsal metotlar, bitki böcek ilaçları ile günlük ve yıllık olarak değişkenliğe uğratılan iklimsel nedenlerdir. 2015 yılı Uluslar arası test sonuçlarında Bingöl bölge balı, En güzel bal seçilmiştir. Arılar beslenmek için nektar ve polene ihtiyaç duyarlar. Çok sulak ve sulanan arazilerde, bitki çeşidi az, yetiştirilen bitki gelişken olurken nektar, polen ve propolis ürün ve oranları, çok olur.

Ülkemizde yıllık ve ortalama olarak 4 milyon adet ana arıya ihtiyaç duyulurken sadece bu sayının % 10 karşılanabilmektedir. Ülkemizde 10.000 ana arı üreticisi olması gerekirken; Ana arı üreten arıcı sayısı, 200 ün altındadır.  Ana üreten arıcılarımızın % 28 İlk okul; % 14 Orta Okul; % 39 Lise % 5 Üniversite mezunudur. Ege bölgesindeki 3 il içerisinde arıcılar ile yapılan araştırma sonucuna göre, 1 kğ balın maliyeti 7,00 TL dir.

2016 yılında 228 kğ arı sütü üretilmiş. Arı sütünün 1 gr maliyeti; Arıcı emeği hariç; 0,35 $. Arı sütünün toptan –  perakende satıcı ort. 1 $ İlavesi ve 20 çitası dahil bir kovanın maliyeti 100 $; 10 çitalık arının fiatıda 100 $.  Şubat 2018 ı $= 3.83 tl

Örnek: Makedonya’da kovan başı üretim 14 kg. Perakende bal satışı 1 kg 6 Euro, toptan satışı ise 4 euro. Arı sütünün 1 gr / 4 euro; Polen 1 kg/ 26 euro; Propolisin 1 kg/ 37 euro; Yeni ham mum 1 kg/ 10 euro, eski mumun 6 kg ise/7 euro.  11.02.2018  Mecit Albayrak

Dünyanın ve Türkiye’nin en sıcak ve en soğuk bölgeleri ile Sibirya ve Antarktika.

02.2018 – NOT :  Günlük olarak televizyon veya gazetelerde yayınlanan hava raporlarını okur, duyarız. Örn:  26 Haziran 2012 perşembe günü TRT televizyonu  Elazığ şehrimizin sıcaklığının 41,  Antalya nın ise  38 C’ olduğunu okudum ve söylendi.  Önemli olan 12 ay – 365 günlük ve geriye dönük uzun yılların ortalamaları dır. Aşağıda belirtilen bilimsel sonuçlar, Dünyada ve Türkiyede bulunan yetkili birimlerin geriye dönük on yıla tekabül eden gözlenimlerdir. ( 2013 – 2014 Kışında bildik soğuklar olmadı ama 13 Aralık 2016- 16 Ocak 2017 arası Seydişehir merkezine 2,5 mt kar yağdı, şehir dışında – 27 C’ görüldü) İlaveten;

Rakım, iklimi etkileyen bir unsur ise de, O bölgenin dünya üzerinde bulunduğu yer, dört bir yanını kuşatan dağ ve platolar ile, bu dağ ve platoların parçalı veya bir bütün olarak uzayıp gitmesi, dağların  yerleşim yerlerine  olan yakınlık ve uzaklıkları mesela Alanya – Manavgat ilçeleri miz Akdeniz kıyısı ‘dibinde’ olmasına rağmen, sırtını hemen dağa yaslayan Alanya, Manavgat’tan daha sıcaktır. Yapay bile olsa gölet ve barajların  az – çok olması, bölgenin  Sibirya soğukları – Arabistan sıcakları gibi  rüzgarların etkisinde kalıp – kalmaması bölgenin, yörenin iklimini etkilemektedir.

Dünyanın en soğuk yeri: Güney Kutup (GK) bölgesi, Kuzey Kutup (KK) bölgesinden daha soğuktur. Bu bilgi bilimsel bir tespittir. İlaveten  GK (kıtası) tamamen toprak bir tabakadan oluşurken KK, tamamen deniz ve üstü kalın buz tabakasından oluşmaktadır. Ayrıca GK kıtasında, kraterinde lav kaynayan bir yanardağ, mevcuttur.

Ağustos ayında dünyanın YERLEŞİM olarak en soğuk yeri: Dünya haritasına göz atarsanız, Ekvatorun güneyinde bulunan güney yarı küredeki (GYK) ülke sayısı ve kıta toprak oranı, kuzey yarı küreye (KYK) göre daha az. KYK yer alan kıta oranı daha fazladır. Dolayısı ile kutup noktalarına daha yakın olan yerleşim yerleri, KYK daha fazla olduğu için, En soğuk yerleşim yerleri bu kısımda yer almaktadır. KYK yaz ayını yaşarken, ekvatorun güneyi kış mevsiminde oluyor. Kışı, soğuk biliriz. Ama öyle iken bile, Güney yarı kürenin en üçra insani yerleşim bölgesi G. Afrika Cum. Cape Town şehri, kış mevsimini yaşarken bile; eksi derecelere hiç gelmez.

Sibiryanın – en soğuk değil– daimi soğuk olmasının nedeni: Sibirya topraklarını K/G – D/B yönlerinde göz önümüze alırsak, dikdörtgen vari genelde yükseltisi fazla olmayıp, sulak ve tundra türü toprak bütünlüğüne sahiptir. Diğer taraftan ise Eski Sovyetler yeni Rusya devletinin merkezi yerleşim yerleri ile Sibirya toprakları arasında K/G istikametinde Ural Dağları var. Avrupa kıtası üzerinden Sibirya bölgesine sıcak bir havanın gelmesi mümkün değil. Doğusu (Pasifik) ise, açık deniz olmakla beraber Sibirya toprakları enlem olarak KK daha yakın olduğu için, soğuk hava etkisi daha kalıtsaldır. Sibiryanın Kuzeyi ise; Kutup deniz bölgesine açılmaktadır. Geriye Sibirya nın güneyi kalıyor. Bu sefer karşımıza doğudan batıya doğru uzanan Pamir ve Himalaya yüksek sıra dağları ortaya çıkıyor. Hint Okyanusundan yükselen sıcak nemli rüzgarlar, yüksek dağları aşıncaya kadar içinde olan nemi, dağların güney  yamaçlarına bırakırken kendisi de ‘buz’ oluyor. Sibirya ve şehirlerinin rakımları yüksek olmasa bile (aşağıda belirttim), sıcak havayı göremeyen Sibirya, dondurucu soğuklardan kurtulamıyor.

Dünyada insanların sürekli olarak yaşadığı ve dünyanın en soğuk olduğu ülke ve şehri ise Rusya nın  Sibirya  bölgesi Kuzey Buz Denizine yakın Ojmyakon (Oimekon) Köyüdür. rakım: 730 mt. Bu yerleşim yerinde kış mevsim etkisi, 9 ay sürmektedir. Yıllık Ortalama sıcaklık ise – 40 C’  1924 yılında – 71.2 C’ ve 1933 yılında – 69.8 C’ tespit edilmiş. Pasifik Okyanusuna yakın bölgede olan Verkhoyansk rakım: 130 mt olup, 1888 yılı Ocak ayı  (90 F) – 67.8 C’.  . Kaynak: NASA ve Rus Bilimler Akademisi meteoroloji istasyon kayıtları.

Dünyanın en soğuk yerleri: ABD Minesota Eyaleti Koochiching kasabası, yıllık sıcaklık ort. +2 C’ = ABD / Alaska Barrow bölgesi KK yakın yıllık ort. – 20 C’ = ABD nin Utah Eyaletinin Panguitch yerleşim yeri ki, Meksika bölgesine yakındır ve 6 Aralık 2013 gününe ait en soğuk hava derecesi ( O gün) – 45 C’ =  Kuzey Kutup (KK) Kuzey İstasyonu yıllık ort. – 47 C’ 1954 yılında Bu bölgede – 66 C’ görülmüş. = ABD/Alaska Eyaleti Creek bölgesi en fazla 1971 yılında – 62 C’= Dünyada ilk Altına Hücum olaylarının yaşandığı 1800 yılında Kanada – Yukon bölgesinde kurulan Budak köyü 1947 yılında – 63 C’. 07.2017 Kaynak:  www.uznayvse.ru

24 Kasım 2013 ile 23 Ocak 2014 tarihleri arasında ve Rus RTG Tv kanalı üzerinden özellikle, Sibirya soğuklarını 50 gün boyunca not ettim. Bu günlere ait en soğuk yer Yakutsk şehrinin 50 günlük ortalaması – 32 C’ olmuştur. 23 Ocak tarihinden sonra ise RTG kanalı, uydu değişikliği yaptığı için, takip edemedim. Kaynak: Kendi çalışmalarım. 

NASA, 9 Aralık 2013 Pazartesi tarihli paylaşımına göre:   Yüksek çözünürlükte, termal kızılötesi sensörlü cihazlara sahip Landsat 8 uydusu ile uzaydan, ABD Jeoloji Araştırma bölümü görevlilerinin Antarktika da, 32 yıldır karadan yaptıkları araştırma tespit sonuçlarına göre Dünyanın en soğuk olan bölgesi, – 93.2 C’ (- 136 F) ile  Doğu Antarktika yaylasıdır. Daha önceleri de belirttiğim gibi bu nokta ve kıtada sadece araştırma amaçlı çalışan kişiler vardır. – 93.2 ‘C daimi olmayıp, 10 Ağustos 2010 tarihinde tespit edilmiştir. Yine NASA bilim adamlarınca yayınlanan 16 Ocak 2015 tarihli bilgi dahilinde: Dünya yüzeyinde salınan sera gazları nedeni ile 2014 yılı, 1880 yılından bu tarafa en sıcak yıl olmuş. Kaynak: NASA  01.2015

Dünyanın sürekli ve ortalama en sıcak yerleşim yeri, Etiyopya/ Dallol bölgesidir. Bu yerin 12 ay / 365 güne (kış mevsimi dahil) tekabül eden sıcaklık ortalaması: +34.4 C’ dir. Bu yerleşim yerinde 3 ay / 92 güne tekabül eden  yaz mevsiminin sıcaklık ortalaması ise: +47 C’ dir.

Bu güne kadar tespit edilen dünyanın en sıcak derecesi ve yeri ise Libya – El Aziziye yerleşim bölgesidir. 1922 yılı Eylül ayında vuku bulan sıcaklığın + 57.7 C’ olduğu, kayıtlara geçirilmiştir. (3.2018) 1915 yılı Arizona Tuskon Çölü yüzeyinde 71,5 C’, aynı anda ve aynı yerin 4 mt üstünde ise, 42,5 C’ ölçülmüş. En doğru Sıcaklık ölçümü dünya meteoroloji standartlarına göre yerden 1,2 ile 2 mt yukarıda,  duvar dibi, ağaç yanı olmayan geniş gölgelik bir yerde sıcaklık ölçümü yapılmalıdır. Kaynak: NASA-BBC

Güney Afrika Cumhuriyeti Vredendal kasabasında Meteoroloji kayıtlarına göre 27 Ekim 2015 Salı gününe ait en yüksek sıcaklık +48.4 C’ olmuş. 16 Ekim 1936 tarih ve gününe ait Arjantin – Campo Gallo köyünde tespit edilen en yüksek sıcaklık ise, + 47.3 C’olmuş. www.gismeteo.ru

Türkiye de 1993 yılı Ağustos ayında Mardin / Kocatepe‘ de tespit edilen  bir anlık / günlük en yüksek sıcaklık ise + 48.8 C’ dir. Anlık en soğuk yer ise; 1990 yılı Ocak ayına ait – 44.4 C’ ile Van / Çaldıran  bölgemizdir.  Kaynak: BBC

Türkiye de yaz mevsimlerinin GENELİNDE geriye dönük bir kaç yıla tekabül eden  sıcaklık ortalamaları, Batı’dan – Doğu Anadolu Bölgesine doğru + 28 C’ ile + 15C’  arasında değişmektedir. Ayrıca;

Akdeniz Bölgesi batıda, Güneydoğu Anadolu  bölgesi doğuda olmasına rağmen bu iki bölgemizin yaz mevsimi sıcaklık ortalamaları + 26C’ olup, birbirine yakındır. Bu iki bölgemizin, yaz ve kış mevsiminde oluşan sıcaklıkların birbirine yakın olmasının hatta ve hatta, Güney Doğu Anadolu bölgemizin sıcaklık yönünden, Ak Deniz bölgesi ile yarışmasının bana göre iki önemli nedeni var:

A – Toros Dağları; Güney Doğu Anadolu ile Doğu Anadolu bölgemiz arasında doğal bir sınır vazifesini görmekte, Doğu bölgemizin soğuklarını   kesmektedir. Akdeniz bölgesi rakım ortalaması 389 mt

B –  744 mt yükseklik ortalamasına sahip ve karasal iç bölgede olmasına rağmen; G. Doğu Anadolu bölgemiz in güneyinde, özellikle Suriye ile arasında dağ, yok. Dolayısı ile Suriye, Orta Doğu ve Arabistan ülkelerinden gelen (Libya gibi)  sıcak kum ve çöl rüzğarlarının etkisi ile bölgemizin sıcaklıkları, yüksektir. Bu coğrafik yapı nedeni ile Güney Doğu bölgemiz sıcaklık konusunda, Akdeniz iklimi ile yarışmaktadır.

Doğu Anadolu bölgemizde geriye dönük yıllarda, 365 şer günlük 4 mevsimden oluşan  en soğuk ile en  sıcak aylarının  toplamlarının ortalaması, + 15 C’ ye tekabül etmektedir. Bu bölgemizin rakım ortalaması: 1403 mt’ dir.

Rakımdan başka, Doğu Anadolu bölgemizin daha soğuk olmasının sebebi, özellikle Kafkas Dağları bölgesi Kuzey / Kuzeydoğu yönünden esen  kuru – ayaz  Sibirya (poyraz) rüzgarlarıdır. Bu bölgemiz dağları, Toroslar veya Karadeniz dağları gibi  bir bütün olmayıp, her yöne bakan ve uzun olmayan parçalı dağ gurupları ile doludur. Haliyle rakımın fazla ve parçalı dağların çok olduğu yerlerde ki arazi şeklide, engebeli bir durum arz eder. Bu nedenlerden ötürü bu bölgemiz, daha soğuktur. Bu arada şunu’da hatırlatmamda fayda var. Bu yüksek rakım içerisinde bulunup,  860 mt lik rakıma sahip Iğdır ilimizde; hem kar yağmakta hemde Akdeniz bitkisi olan pamuk üretimi yapılmaktadır.  Ve Iğdır ın  geçmiş yıllara ait 12 ay – 365 günlük sıcaklık ortalaması ise, + 15 C’ ye yakındır.

Rakım ve dağların önemini vurgulamak babından bir örnek daha vereyim.

Bir düğün için Eskişehir – (köse) Mihalgazi ilçesine gittik. Özelliklede bu ilçeye gittim. Dört tarafı dağ ve tam orta çukur bölgesinden, Sakarya nehri akmaktadır. Sakarya nehrinin aktığı zemin rakımı ise; 170 mt. Kaymakamlık bina çevresi ise ≈ 215 mt.  Nehir tabanından 300 mt yukarısında ise, Sakarı kaplıcaları yer almakta.

Bu İç Anadolu bölgesinde; Akdeniz bölgesinde yetişen portakal, mandalina, limon ve muz hariç zeytin, pamuk, nar dahil her türlü meyve ve bitki yetiştirilmektedir.  Nerede ise yerleşim bölgesi kadar plastik seralar, araziyi kaplamış durumda. Düğün sahibinin anlatımı ile; bu sene (2013-4) kışı sert olmadığı için, beş kez mahsul kaldırmış. Bu yerin yıllık sıcaklık  ortalaması ise: + 14 C’  – 14.06.2014 Cmrt

Türkiye de  en soğuk (ZEMHERİ) Aralık/Ocak ayı, en sıcak ise Ağustos ayıdır. Bu bilimsel tespite göre, geçmiş seneler dahil olmak üzere, Ocak ayı içerisinde en soğuk olan şehirlerimizin başında, – 15 C’ ile Ardahan, – 13 C’ ile Ağrı, – 11 C’ ile Kars ve – 8 C’ ile Erzurum yer almaktadır. Ardahan‘ın  rakımı  1870, Ağrı 1640,  Kars 1768  ve  Erzurum 1890 mt’dir.

Ak Deniz bölgesinde ise, geçmiş yıllarda ki Ağustos ayı ortalamasına göre en sıcak şehirlerimiz 1. Adana, 2. Mersin  3. Antalya. Bu şehirlerimiz arasındaki sıcaklık farkları ise:  0.1- 0. 9 arası birbirine yakındır. Bu üç şehrimizin kışın en soğuk  hallerinin ortalaması ise: + 5 / 15 C’ arasındadır.  Bu üç ilin geçmiş yıllardan beri  Ağustos ayı sıcaklık  ortalamaları ise, + 22 /45 C’ arasında değişmektedir. Rakım olarak  Mersin 6 mt,  Adana  23 mt;  Antalya ise 39 mt.  Ak Deniz bölgesinin ortalama rakımı ise, 389 mt dir.

Ek bilgi: Sahra rüzgarları ve diğer Kuzey Afrika çölleri tarafından    toplanan çöl kumları, genellikle Karayip Denizi üzerinden tüm Amerika kıtasına taşınır. Aslında toz olayları, Sahra’dan sadece Amazon Nehri Havzasına her yıl yaklaşık 40 milyon ton çöl kumu döküyor. Araştırmalar, Amazon bölgesinin çok verimli olma sebebinin,  Afrika’dan gelen rüzgarlarda taşınan zengin mineralli çöl kumları yüzünden olduğunu gösteriyor.  NASA 04.2017   20.12.2010      Mecit  ALBAYRAK

Türkiyede Yaşadığımız İklim Çeşitleri Ve Etki Alanı

02.2018 –  Akdeniz bölgesi  Muğla –  Antalya arasından başlayıp, Hakkari bölgesinden İran toprakları üzerinden Himalayalar bağlantılı olan Toros Dağları, Kara Deniz bölgesi dağlarına göre daha içeride olup, denize paralel olarak yer almaktadır. Yazın sıcak ve nem çok olur. Ak deniz havası, denize paralel ve tek parça olan Toros dağları nedeni ile,  iç kesimlere etkin biçimde  ulaşmıyor ama, ısınarak yükselen  hava, serin dağ havası ile karışmış bile olsa;  güney’den esen serin lodos ve güney/doğu (ortadoğu) üzerinden esen kuru / sıcak hava sayesinde, kısmen bile olsa sıcaklık etkisini dağın ötesine aşırmaktadır.  örnek – Selçuk Üniversitesi görevlilerince yapılan ve açıklanan bilimsel açıklamaya göre Seydişehir, Akdeniz üzerinden gelen iklimsel etki nedeni ile, Beyşehire göre daha sıcak ve yağışı fazladır. İlaveten sırtını tama dağa yaslamış olan Alanya, Antalya bölgesi içerisinde en sıcak olan bölgedir.

Kuzey/batı Atlas Okyanusu üzerinden gelen serin hava ile Güney/Batı Afrika üzerinden gelen kuru sıcak hava karışımı, ağırlıklı olarak Batı Akdeniz bölgemizi (Antalya Fenike, Kaş) Lodos rüzgarları ve yağmuru olarak etkilerken; bu sefer  kıble -güney/doğu yönündeki Orta Doğu üzerinden  gelen kuru sıcak hava akımı, özellikle Doğu Ak Deniz bölgesini yağış olarak etkilemektedir.

Ege Bölgesi dağları kısa ve parçalı olup, Ege denizine  dik uzanmaktadır. Dağların bu konumundan dolayı; Ege Denizi bağlantılı sıcak – ılıman  rüzgarlar, iç kesimlere (Denizli) kadar uzanıp, etkili olmaktadır. Bu bölgemiz, özellikle G/B Afrika istikametinden gelen sıcak kuru hava ile Batı yönünde Avrupa ve Atlas Okyanusu  üzerinden gelen serin nemli havanın karışımı bu bölgelerimize yağmur olarak ulaşmaktadır. Özellikle Afrika üzerinden gelen sıcak kuru havanın etkisinden dolayı Denizli bölgesine kadar kar yağışlarının etkisi, yok gibidir. (Her ne kadar Ege bölgesinin ılık/ sıcak havası iç kesimlere giriyor; Ak deniz bölgemizin sıcak havası Toros dağlarından dolayı iç kesimlere ulaşamıyor ise de; Ak deniz bölgemiz Ege bölgemizden  kışın 0,5 yazın ise 1 C’ daha sıcaktır.)

Kara Deniz bölgesi dağları Toros Dağları gibi tek parça, Toros dağlarına göre  ise denize daha yakındır. Kara Deniz bölgemiz,  Ak Deniz ve Ege Denizi  bölgeleri gibi denize sahip olmasına rağmen, biraz fazla soğuktur. Nedeni ise ilk başta bu bölgemizin daha kuzeyde olması, eksi averajdır. Ama esas etken, kuzey-yıldız yönünden esen yağmur/kar karışımı yağışlı soğuk hava ile kuzey doğudan esen kuru soğuk/poyraz Sibirya rüzğarları bu bölgenin tamamına tesir etse de, K/D bölgelerimiz dışında etkinliği yoktur. Akdeniz ve Ege bölgesi kenarlarına yağan kar toprağa değmezken, Kara deniz bölgesi deniz kenarlarına yağan kar, kendini gösterir. Haliyle iç kesimlerde soğuk etkisi fazladır. Ayrıca bu bölgemizde yağmur, Son Bahar mevsiminde daha etkili olurken, Yazın hava nem ve sıcaklıktan  dolayı hafif, sisli dir. Bu nemin etkisinden dolayı Kara Deniz bölgemiz, daha canlı bitki örtüsüne sahiptir.

İç Anadolu bölgemiz kışın soğuk, yazın kuru sıcak havanın etkisindedir.   Özellikle İlk Bahar mevsimi Mayıs ayına kadar yağmurlu, serin ve soğuk olur. Sonbaharın 2. yarısında ise, etkin olmayan yağışlar görülür. Etrafında orman sahası olmayıp geniş, ovalık alanlarda ve kısmen yüksek rakıma sahip  yerleşim yerlerinden olan (Afyon), Konya, Aksaray, Kayseri, Sivas gibi şehirlerimiz az yağış, çok soğuk ile uzun kış aylarını yaşamaktadır. İklimsel olarak Ak deniz bölgesine sınır olan yerlerde ise, kısmen ak deniz iklim hava etkisi görülür. (Selçuk Üniversitesi araştırması)

Doğu Anadolu bölgemiz dağlarının özellikle; Gürcistan – Ermenistan ve İran sınırlarına doğru değişik yönlerde parçalı, dik ve ormansız dağ olmaları, Orta Asya /Sibirya çıkışlı K/D  kuru soğuk poyraz tipi rüzgarların, iç kesimlere kadar ilerlemesine mani olamıyor. Ayrıca yerleşim yerlerinin Türkiye rakım ortalamasına göre daha yüksek olması, soğuk hava etkisinde önemli bir faktördür. (Sıcaklıkların, Bilimsel olarak her 100 mt yükseklikte  0.5 C’ düştüğü belirtilmektedir. Mesela 1890 mt yüksekliğe sahip Erzurum’da ısı, Antalya bölgesine göre 10 C’ daha az)  D. Anadolu bölgemize yağan karın soğuk etkisi, dört aydan fazla sürmektedir. Ayrıca bölgemizin tam doğusunu etkileyen dağlar, genelde sönmüş volkanik dağlardır. 4.000 metre ve üzerindeki dağların zirvelerinde, 12 ay – 365 gün boyunca buzul karları eksik olmaz. Rakım ve dağların önemini vurgulamak babından bir örnek vereyim.

2014 Haziranında düğün için  İç Anadolu bölgesinde yer alan Eskişehir –(köse) Mihalgazi ilçesine gitmiştik. Buranın merkez nüfusu 1700. Dört tarafı dağlık ve tam orta çukur bölgesinden,  Sakarya nehri akmaktadır. Rakım olarak, Sakarya nehrinin aktığı bölge  ≈ 165 mt, ilçe Kaymakamlık binasının olduğu yer ise ≈ 215 mt.  300 – 400 mt yukarısında ise, Sakarı kaplıcaları yer almakta. Yine ilaveten, Sakarya nehri yatağı Karadeniz bölgesine kadar bir boğaz vazifesi görüp, bu boğaz içerisinden denizin nemli havası ta buralara kadar ulaşmaktadır. -düşünün- Aynı şekilde Manavgat Çayı Antalya/Akseki ilçesine bağlı Cendeve bölgesinden geçmeketedir. Cendeve nin rakımı 850 mt ve iç kesimde yer alıyorken; Manavgat Çayı üzerinden gelen sıcak hava sayesinde bu taraflarda bazı Ak deniz bölge ürünleri yetiştirilmektedir.

Mihalgazi ilçesinde; Akdeniz bölgesinde yetişen turuncgiller ve muz hariç her türlü meyve, bitki ve şimdi yapılmayan pamuk üretimi bile yetiştirilmekte ve yapılmaktadır. Mersin – Anamur ilçesinde gördüğüm plastik seralar benzerleri, bu bölgeyi  kaplamış durumda. Düğün sahibinin anlatımı ile; bu sene (2013/2014) kış olmadığı için, beş kez yeşil sebze mahsulü  kaldırmış. Bu yerin yıllık sıcaklık  ortalaması ise: + 13 C’ 14.06.2014 Cmt

Marmara Bölgemiz; özellikle Trakya bölgemiz, Balkanlardan  gelen K/B serin – soğuk yağmur ve karlı  karayel havasının etkisinde kalmaktadır. Marmara bölgesini oluşturan diğer şehirlerinde ise yağmur, daha etkilidir. Sadece yüksek bölge ve dağların olduğu yerlerde kar olup, soğuk az olmaktadır. Ayrıca denize kenarı olan yerleşim yerlerine yağan kar, kısa sürede erimektedir.

  1. Doğu Anadolu; Bölgemiz ile sınır ötesi  Suriye tarafında coğrafik rakımın düşüklüğü ve dağ olmayışından dolayı, özellikle Doğu Anadolu bölgesinin soğuk hava şartlarına kapalı ve bu soğuk havaya siper olan-Buraya dikkatinizi çekerim- Toros dağlarının güneyinde kaldığı için; Arabistan ve Orta Doğu kaynaklı sıcak çöl havası olan G/D  samyeli  rüzğarlarının etkisinde kalmaktadır.

Suriye ve Irak sınır boylarında yaz mevsim sıcaklığı temmuz ayında, 40 C’ kadar çıkmaktadır. (Bu  bölgelerimiz yazın sıcak ve kurak, kışın ise yarı kurak az bir yağmurun etkisi altındadır. Ülkemiz; kış mevsiminde güneş ve sıcaklığını,  bölgelerimize göre en az 1 – 2 saat, en fazla   8 – 10 saat arasında hissetmektedir kaynak Nasa – BBC )

2014 yılında Meteoroloji Genel Müdürlüğü bünyesinde yayınlanmış; İllerimizin en az 10 yıllık yaz ve kış mevsimin sıcaklık kayıtları ve ortalamalarını, Türkiye’nin yedi bölgesi üzerine ayrıştırıp, sizlerin ilgi ve bilgisine sunmaktayım.  Açıklama ve araştırmam 12 şer ay, 4 mevsimin üzerindendir.  11.2015.

Yaz mevsim ortalamasına göre: 1- G. Doğu Anadolu Böl: 30,4    2-  Akdeniz Böl: 26,9   3-  Ege Böl: 25,5   4-  Marmara Böl: 23,6   5-  D. Anadolu Böl: 23,4   6-  K.deniz Böl: 22,6     7-  İç Anadolu  Böl: 22,3

Bölgelerimizin Kış ortalamasına göre ise: 1 –  D. Anadolu Böl: -5,4  2 –  İç Anadolu Böl –1,0   3 –  G. D. Anadolu Böl: +3,1   4 –  K.deniz Böl: + 3,7   5 –  Ege Böl: + 4,2  6 –   Marmara Böl: + 4,8    7 –  Akdeniz Böl: + 6,6    11.2015

Türkiye’nin Yaz ve Kış mevsim ortalamalarına göre  sıcaklıkları ise: 1 – Ak deniz / G.Doğu Anadolu: 33.5 C’  3 – Ege Bölgesi: 29.4 C’  4 – Marmara Bölgesi: 28.4 C’  5 – Kara deniz: 26.3 C’   6 – İç Anadolu: 21.3 C’   7 – D. Anadolu: 18 C’  -dikkat bu yazdıklarım sadece 2014 yılına ait sonuç ve ortalamalarıdır-

Türkiye, toprak yüzey uzunluğu olarak batıdan – doğu  istikametine doğru kuş uçumu ≈ 1600 kilometreye; Kuzeyden güneye doğru, ≈ 1000 kilometre uzunluğa sahip bir ülkemizdir.

Uluslararası Uzay Üssü bağlantılı olarak NASA nın 23.03.2014 tarihinde yayınladığı bir bilgiye göre: Dünya atmosferinde ve her bir (1) saniyede elli (50) kez şimşek çakar. Günde 86.400 yılda ise 31.536.000 kez olmaktadır.

Aşağıdaki yazım, bilimsel açıklamalara uygun yorumlama yöntemimle yazdıklarımdır. albayrak

Antalya da insanların terlemesinin nedeni:  Esasında şöyle sorulabilirdi. Sıcak yerlerde insanlar neden terler?  İnsan vücudu aynen bir buzdolabı gibidir. Buzdolabı termostatı, ayarlı derecenin seviyesine geldiğinde soğutmaya ara verir. İçerisi ısındığında ise, soğutur. İlahi kudret, insan vücut sıcaklığını 37 C’ ye ayarlamış. Her ne yerde olursanız olunuz; dış sıcaklık 37 C’ nin üzerine çıktığında, insan vücudu daha fazla ısınıyor. Bu ısınmanın insan vücuduna  olası yan etkisini ortadan kaldırmak için de, vücut terlemeye başlıyor. Diğer taraftan bilimsel açıklama doğrultusun da ise, 37 C’ altına düşen vücut ısısı karşısında, vücudumuzun soğuya karşı direnç kazanması için, otomatik olarak vücudumuz titreyerek tekrar 37 C’ ye çıkmaktadır. ( bilim adamları, – 45 C’ de ve beş dakika içerisinde insanın donacağını belirtiyorlar.)

Ülkemizin, iklim konusunda  şansız olduğu bir tarafı var.(en azından Seydişehiri örnek vereyim: 1986 – 1987 kışında, evlerin içindeki banyo kazanları ve su saatlerinin  patladığı kuru soğuk/ tipi poyraz rüzğarlarını yaşadığımız gibi; 1987 yılı Kırk -40- ikindi Nisan yağmurları ile ardından güneşli bir mayıs ayını yaşadık.

Çiçeklerin açtığı, kelebeklerin, arıların uçuştuğu,  koyun ve kuzuların meleştiği ilk bahar aylarında bile sıcak havaları beklerken, 2012 yılı örneğinde olduğu gibi, kurak bir Nisan ayı ile, soğuk bir Mayıs ayının varlığını da unutmadım.

20 Eylül 2013 – 20 Haziran 2014 ayları içerisindeki aylar ve  mevsimler, bilindiği şekli ile geçmemiştir.  Eylül sonlarında Manavgat ve Seydişehire yağan yağmur, Ekim ayında görülmemiş, kasım ayında ise tekrar kısa bir süre yağmur yağmıştır. Yağmurun görüldüğü günler haricinde Sonbahar her bölgede ılık geçmişti. Kış mevsiminde kar, Seydişehire iki kere yağmış olup, 2 günde erimiştir. Manavgata ise Mart ayının başlarında yağmur yağmış, Nisan başına kadar arkası gelmemiştir. Diğer bir ifade ile Ekim – Mart arası sıcak;  Nisan – 10 Haziran arası ise, serin geçmiştir.  2016/17 kışında 260 cm kar yağmıştı. 2017 Ağustos ayının 3.4,5,19,20 günlerinde ise hafif bile olsa yağan yağmurları da gördük.

Geçenlerde tv de izlediğim bir meteoroloji profesörü: Türkiyenin tropikal ilkim etkisine girdiğini, bundan böyle sel oluşturan sağnak yağışların görüleceğini, söylüyordu.   01.2013  Mecit  ALBAYRAK

Firavunlar tarihinden bir örnek. Firavun Akhenaton ve Hazreti Yusuf.

Bu yazım ile alakalı soru –  yorum ve cevaplarımı, yorum kısmından okumak, düşüncenizi pekiştirmek, veya bilginizi tazelemek isterseniz yazı başlığına ‘tık’layınız. 2015

02.2018 – Mısır tarihi en çok ilgi duyduğum konulardan biridir. Özellikle televizyonlarda geçmiş yıllardan beri yayınlanan belgeselleri, – yazılı not tutarak dinler ve karşılığını ansiklopedilerden araştır’ır’dım. Burada aktaracağım açıklamalar; Mısır tarihi konusunda yetkili olan kişilerin çeşitli  tv lerdeki anlatımları, araştırma sonuç yazıları ve kendi tarihe olan alakam ve araştırmalarım doğrultusunda  yaptığım, yardımcı yorumlarımdır.

Bu yazıma ait bilgilere destek olması ve okuyucunun yorum yapa bilinmesine katkı sağlamak için ilave bilgi: 1960 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı yapmış olan Ömer Nasuhi Bilmen‘e ait 1970 ve 2014 basımı Tevrat kitabından sağladığım alıntı eşliğinde Adem A.S. doğumunun,  İnsanlığın  başlangıcı ve tarih olarak sıfır (0) olduğu bilgimiz üzerinden gidersek (gerçeği CC bilir), Adem AS dan günümüze değin kaç yıl geçtiğini rahmetli hocamızın YORUMU  üzerinden (kişisel araştırmalarım ile) birlikte paylaşmak istedim.

  • Adem AS yaradılış tarihini (sıfır) 0 kabul ettiğimizde Adem AS 930 yıl yaşadı,
  • 2242 sene sonra, Nuh Tufanı oldu.
  • 3337 yıl sonra; İbrahim AS doğdu, 3512 yılında öldü
  • 3748 yıl sonra; Musa AS doğdu, 3868 yılında öldü. -bundan sonrası
  • Benim araştırmama göre Tevrat üzerinden giderek, İsa AS kadar ≈ 1450 yıl geçti M.Ö 3868 + M.Ö.1450 + M.S. 2017 = İnsanoğlu; 7335 yıldır fani dünyada yaşamaktadır. Mart 2017
  • livescience.com sitesinden aldığım bilgiye göre Hz Musa’ya peygamberlik görevi M.Ö. 1313 yılında verilmiş. (Tevrat: Hz Musa peygamber olduğunda 80 yaşında buna göre doğumu +80 = MÖ 1393) – İnsanın geçmişi ile dinler arası tarihler, kafa karıştıran durumlardır. Okullarda öğrendiğimiz Akhenaton tarihi ile Hz Yusuf birlikteliğini ölçü aldığımızda, bu sefer Hz Musa’nın doğum tarihi yanlış oluyor. Veya tersini düşünün!!- 27.03.2018

Hz. Yusuf dizisini yaklaşık üç yıldır zevkle seyrediyorum. Ki, ben dizi meraklısı değilim ama, kısmen dini ve tarihi anlatımlar üzerine olması, ilgimi çekmektedir. Burada bir konuya parmak basmak istiyorum. Hz Yusuf filminin etkisinde kalıp; Tamam bu, bu şekildedir, demeyin. Hz Yusuf hakkında gerçek olanlar Kuranda yazılı olanlardır. Misal:  Hz Yusufun sağ kalmasına sebep olan kişi, Tevrat ve filimde Levi; Kuran yorumcuları tarafınca ise, Yahuda gösterilmektedir. Ayrıca Farkında’mısınız bilmiyorum ama filmin ana konusu İslam, Müslümanlık değildir. Dikkat ederseniz, Tapınağın firavun askerlerince ele geçirilmesinden sonra Firavun emir veriyor: Bundan böyle tanrı olarak (tek olduğu için Güneş) ATON‘a  tapınılacak, diyorken;

Esas konu, Züleyha’nın aşkı üzerinedir. Nereden çıkartıyorsun derseniz: 39. bölümde Baş rahip ve yardımcıları    çok tanrılı inancından dolayı, Hz Yusuf ve Akhenaton tarafından yapılan yargılama esnasında Yusuf’un karısı Asenat; Züleyha’nın aşkını savunmak için yargılama anında araya giriyor ve -bahaneye bakan- Akhenaton’da hemen yargılama işlemini  erteliyor!!  Dizinin son bölümünde ise; Hz Yusufun önünde secdeye gelecek olan kardeşlerden Yahuda, Şimona – O peygamber ama İsrail halkı benim adımdan olacak – anılacak, diyor. Geleceği bilen yalnızca Allah’tır. Hz Yusuf ve Hz Muhammed’e bile bu yetki verilmezken; Yahuda yaşadığı tarihten ≈ 600 yıl sonrasını nasıl biliyor? Ve neden!! Filmde ve Kuranda; Mısır halkı; Hz Yusuf yaşarken ve sonrasında İslami yönden Müslümanlığı kabul  etti, ayeti YOK!  25.05.2016

bilgi mahiyetinde yazayım: Hz Yusuf ve Akhenaton un filminde görünen komutan Horemhob’un bir belgesel filmde, sarayla kan bağı olmayan halktan bir kişi ve babasının ‘peynirci’ (mandıra sahibi) olduğu söylenilmişti. Gine ek bir bilgi olarak;  Amenhotep / Akhenaton’un  2. karısından öz oğlu, 1. karısı Nefertiti’nin ise hem üvey oğlu hem damadı olan kral Tutankamon’un mezarının, 1922 yılında sapa sağlam bulunmasının nedeninin;  Akhenaton – Tutankamon – Ay  ( Firavun Ay’ın hikayesi: Ay;  Amonhotep / Akhenaton’un annesi  Ana kraliçe Tia zamanında Tia’nın, akrabası olup sarayda görevlendirilmiş. Önce devlet görevlisi sonra vezir veya danışman olup bir desise ile ölen/öldürtülen Tutankamon’un  hem kız kardeşi hem karısı olan dul kraliçe ile evlenen Ay, firavun olmuş.

Ay‘dan sonra firavun olup tek  tanrıcılığa ‘pek’ inanmayan Horemhop, hem kendi isteği hem Amon rahiplerinin etkisi ile Akhenaton ve Tutankamon’un geçmişlerini anlatan yazılı ve resimli taş, dikit ve tabletleri imha ettirmiş. Böylece arkeologların  Akhenaton hakkında kesin bilgilere ulaşılmaması ile Tutankamon’un mezarının 20. YY kadar sağlam kalmasının nedeni olarak, Horemhop gösterilmektedir……..

Yazımın ana teması; Eski devrimcilerden diye yorumladığım IV. Amenhotep  veya kendi yakıştırması ile Aton’a  tapan manasında firavun, AKHEN’ATON dur.

Akhenaton,  MÖ 1380 – 1332 yılları arasında yaşamış olup, 18. hanedana mensup firavunlarun 10. idi. Tanrı Amon,  MÖ 2000-1900 zamanında; 12. hanedan tarafından Mısır ülkesinin Hava, Rüzgar, Gemicilerin ve ülkenin TEK BAŞ tanrısı olarak kabul edilmiş. Amon, Mısır halkının baş tanrısı olmakla birlikte başka amaçlar için yapılmış, görev verilmiş çeşitli isimlerde tanrıları da vardı. Mısırdaki çeşitli tanrıların varlığı ve çokluğu, Hz Yusufun fikirleri ve  Akhenaton’un istekleri sayesinde, Tek bir Allah’a indirgenmiştir.

Eski Tanrı Amon’un dini merkezi olan Karnak‘taki tapınakların rahipleri, dini konularda oldukları kadar maddi açıdan da büyük bir güce sahip idiler. O günden bu tarafa tüm Firavunların savaşlarda kazandığı ganimetlerin bir bölümü, tapınaklara otomatikman ayrılıyor ve Rahipler bu sayede, maddi güç sahibi oluyorlardı. Rahiplerin elde ettikleri bu orantısız ve kolay kazanılan maddi güç sayesinde, bazı konularda halkın desteğini de alarak, Firavunlara bile karşı gelebilme durumları  söz konusu oluyordu. Akhenaton ile  babası III Amenofisin rahipleri sevdikleri (dizide) pek söylenemezdi.

Arkeologlar; Akhenaton’un anne tarafının Yahudi olduğu görüşü hakimdir. IV. Amenhotep’in  babası III Amenofis’in karısı ve annesi Tia, saray dışından olan bu ailenin kızıdır.  Hatta  III Amenofis, geleneklerin dışında kayın pederi Yuya ve kayın validesinin cesetlerini, Krallar  Vadisine gömdürdüğünü söylemişlerdi.

Not : Bazı ansiklopedik yazılarda M.Ö. 1500 -1450 yılları arasında İbrani -Yahudi- lerden söz edilmekte ve Suriye taraflarına sefere çıkan firavunların dönüşte Mısıra, bu halktan olan insanların getirildikleri yazılmaktadır. (Büyük Larousse, Ansiklopedik bilgi)

Siz, seyrettiğimiz Hz Yusuf ve firavun filmine bakıp -tamam bu böyledir, demeyin. Filimde tek tanrı düşmanı olarak gösterilen ana kraliçe; Yahudi dinine sahip bir atanın evladı olarak tek tanrıya karşı olması, ne derece doğrudur. Kaldı ki filmin ana konusu, Kuranda geçen konular ile Tevrat’ta geçen isim ve konular etrafında senaryolaştırılmış hareketlerdir. Her ne kadar Yusuf  A.S. mın Akhenaton  üzerinde etkisi varsa da  Akhenaton’un, tek tanrının göstergesi  olarak Güneşi kabul etmesindeki  ilk nedenin, üst paragrafta belirttiğim üzere, tek tanrı inanışına sahip ve Yahudi olduklarını belirttiğim dedesi, anne annesi ve annesi Tia ile  babası 3. Amenofis’in kendisi üzerinde etkili olduğunu düşünüyorum. Sanırım din konusunda baba ile oğlunun bu kadar ‘aşırı devrimci‘ olmalarının diğer bir nedeni olarak ta, yine üst paragrafta vurguladığım üzere rahiplerin, firavunlar üzerindeki gelmiş – geçmiş olumsuz etkilerini’de, sayabiliriz.

Yusuf  as. tek tanrı konusunda firavunu etkilemiş ve cesaretlendirmiş olsa da Firavun’un, bizim bildiğimiz  tek Allah anlayışından ziyade;  tek tanrı olarak Güneş‘i  göstermesinin sebebi bana göre ki; -dikkatinizi çekerim, filmde bile firavun Allah/Tanrı/Rab  isminden ziyade tanrı olarak Güneşin  adını söylemektedir- Güneş; tek olarak varlığı herkesçe bilinen ve her gün görünen, inkar edilmesi mümkün olmayan, halkın kolayca ikna edilmesini sağlayan bir örnektir. Bizlerin inandığı -görünmeyen- Tek Allahı anlatsa; halkın ikna edilmesi mümkün olamazdı. Belki Akhenatonu, – Güneş konusunda ikna eden, Hz. Yusuf’tur. Kaldı ki, hiç bir peygamberin kendi halkını bile bir seferde inandıramadığı yada inanmadıkları Kuranda yazmaktadır,  değil mi?

Firavun Akhenaton’un güzelliği ile dillere destan olan karısı Nefertiti‘nin soyu hakkında da, kesin bilgiler mevcut değildir.  Yine arkeologlarca Nefertiti’nin;  Akhenaton’un (yahudi) annesi Tia’nın  yeğeni olduğu hakkında görüş ve anlatımlar mevcuttur. Akhenaton, babasının ölümünden sonra MÖ 1352 yılında, (20 yıl) kral oldu. 1346 yılında Tanrı Amon’a tapınmayı yasaklayıp; Evrensel  yaratıcı güç olarak kabul ettiği  tek tanrı Güneş’e  -Aton’a-  tapınılacağını ve adınıda değiştirerek güneşe tapan  manasında AKHEN(ATON) olduğunu açıklamış.

Akhenaton,  Amon rahipleri ve tapınaklarının dini merkezi olan Karnak  şehrinin bir benzerini, krallık yönetim merkezi olan Teb şehrinin 180 km kuzeyinde Kahire’ye doğru,  Aton’a tapanların dini ve siyasi başkenti olarak; El – Amarna’da  bir şehir kurdurmaya başladı. Teb, eski başkent ve Mısır ülkesinin ortası sayılır. Coğrafi olarak Nil nehrinin ilk doğduğu yer olan Tanzanya toprakları ile Sudan ülkesinden Teb şehrine doğru  olan bölüm Yukarı Mısır,  Teb’den Ak Denize doğru olan bölümede Aşağı Mısır deniliyor. Kralların ellerinde, göğüs üzerinde çapraz olarak tuttukları düz ve çengelli nesneler, iki bölgeli  Mısırı temsil etmektedir.

Amenhotep’in ilk krallık dönemi ve öncesinde tüm  Mısırın Baş Tanrı  Amon idi. Kral Amenhotep / Akhenaton zamanında ise (sadece) Aşağı Mısırın baş  tanrısı Ra -Güneş- olmuştur. Yukarı topraklarda ise, tanrı Amon etkisi devam etmiştir. Bu arada bir vurgulamada bulunmalıyım. Akhenaton’un, tek tanrı inanışından dolayı – Tamam, bu kral ve krallıkta tek tanrı inanışından dolayı bizim inancımız gibi;  Müslüman ve Müslümanlık vardı, diye yanlış düşünceye kapılmayınız. Çünkü Yahudilik, Hristiyanlık inancında da tek tanrı görüş ve emri, mevcuttur. Hatırlayın: Hz Yusuf, Akhenatonu akan su içerisinde ve Hristiyanlık geleneğine göre takdis ediyordu.

Akhenaton, MÖ 1342 yılında başkenti El – Amarnaya  taşıdı. Krallığı  süresince önemli savaşlar olmamıştır. Yine bu yılları ifade eden bilgiler;  kil tabletler üzerinde Tel el – Amarna’da define arayanlar tarafından 1880 yılında bulunmuş. Bu tabletlerin örnekleri,  Akat dilinde yazılmış olup Ankara Medeniyetler Müzesinde ‘Amarna mektupları’  olarak adlandırılan bölümde, mevcuttur.

Bu tabletlerdeki yazılımlardan; O günün şartlarına göre Mısırın askeri güç olarak Anadolu da egemenlik süren HİTİT devletinden daha zayıf olduğu bilinmektedir. Öyle ki; Siyasi ve toprak olarak Mısıra bağlı olduğu halde,  Hitit  devleti ile antlaşma yapan ve  vergisini bu ülkeye ödeyen prensliklerin olduğu, ansiklopedik bilgidir.

MÖ. 1346 – 1335 yılları, tek tanrılı dinin Mısır’da en etkin olduğu yıllardır. İzlediğim arkeolojik belgeselde, MÖ 1335 yıllarında Kraliçe Nefertiti‘nin bir şekilde ortadan kaybolduğu, ama ölümü hakkında hiç bir  bilgi bulunmadığı, anlatılmıştır.

Arkeolojik Anlatımlardan; Amon Rahipleri ile saraydaki eski tanrıya inanan ve siyasi etkinliği olan kişilerin etkisinde kalan Kraliçe Nefertiti’nin, eski ve yeni tanrı konusunda Kral Akhenaton ile ciddi bir anlaşmazlığa düştüğü vurgulanmaktadır. Bu durum karşısında kral Akhenaton, karısı Nefertiti’yi saraydan çıkarttı. Veya beklenmedik bir gelişme neticesinde zamanımızda yapılan anlaşmalı boşanmalar gibi kral, kraliçeyi saraydan attı !

Kral ve Kraliçenin hiç erkek çocukları olmadı. Bu kral ve kraliçeye ait sağlam bulunmuş bazı figürlerde sadece 6 tane kızları betimlenmiş. Gerçi firavunun 2. bir eşi ve bu eşinden oğlu olduğu belirtiliyor ama, siyasi yetki Nefertiti ve kızlarında olduğu için, oğlu yok sayılıyor. Gerçek durum bu şekilde iken, Mısır tarihçilerini de  meraka sevk eden bir gelişme ortaya konuluyor. Kraliçe Nefertiti’nin kaybolması ile birlikte kimine göre hem üvey oğlu hem damadı Tutankamon ve/veya Smenkhare isminde bir erkek, sarayda bulunmaya başlıyor. Bazı kayıt ve açıklamalarda ise kraliçe Nefertiti’nin Smenkare ismi ile ve makyajlı erkek olarak, tekrar saraya girdiği yönünde görüşler belirtiliyor. Çünkü Smenkare’nin kim olduğu  hakkında geçmişine ait kesin bir bilgi yok. Sarayda bu isimde bir kimsenin varlığı da  bilinmiyor. Bu gelişme bir bakıma dünyanın her yerinde bulunan ve bilinen şekli ile, iktidar içi çatışmalar ve rötuşü şekli olarak algılana bilinir.

Kral, bir kızını  Smenkare ( Nefertiti veya Tutankamon) ile evlendiriyor. Ardından tahtına ortak ve kendisinden sonrada ardılı olarak ilan ediyor.  Akenaton bir süre sonra Smenkhare’yi  eski başkent Teb şehrine,  Amon  rahipleri ile görüşmeye gönderiyor. ( Bana göre ortada bir sorun var ki Büyük kral, ortağını  rahiplerle görüşmeye gönderiyor. Değilse neden göndersin!!.) Akhenaton –  Smenkare ortak krallığı, 3 yıl sürüyor. İşin garibi Kral Akhenaton ve Smenkare‘ – ve/veya karısı Nefertiti – ‘nin ölümleri M.Ö. 1332  yılında ve birbirine yakın bir zaman içerisinde peş peşe oluyor. Ve Akhenatondan sonra öz oğlu ve damadı Tutankhamon, resmen kral oluyor.

Akhenaton/Smenkare’nin mumya ve mezarlarının nerede olduğu Firavunlar tarihine ait, 2007 yılı çekimli belgesellerde bile bilinmiyor. Nefertiti hakkındaki ise; Kayınvalide Kraliçe Nefertiti ile damat kral Tutankamon ortaklığı başlıklı yazıma bakınız. Amon Rahipleri ve Amona inananlar,  Akhenaton ve Tutankhamon’un ölümü ile birlikte yaptırdığı her şeyi ve mezarlarını imha ederek, Bir bakıma diyeceğim ama gerçek,  Akhenaton’dan intikamlarını çok acı bir şekilde almışlar.

Akhenaton’un ölümü ile; El Amarna’da  tek tanrıya inananlar ve Güneşe tapanlar için yaptırdığı şehir yerle bir edilmiş. Bu görüşte olanlarda,  öldürülmüş. Ve böylece  “devrimi istemeyen”  ve  el yapımı “Tanrı” larından vazgeçmek istemeyen  Mısır halkı ile rahipler, eski  başkent Teb’e ve Amon dinine dönmüşler.

Yine izlediğim bir belgeselden yola çıkarak, bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum.  Mısır hiyerogliflerinin anlamını çözen Fransız bilim adamının, çözmek için tesadüfen eline aldığı kil tablette, Ramses’in adı vardır. Hiyeroglif yazılarının ilk çözümüne, bir otel odasında başlanılıyor. Bir hiyeroglif  örneği olarak Ramses adını örneklemek istiyorum. Hiyeroglif yazılım şekline göre: Çember  okunuşu = Ra , çemberin ortasındaki nokta = M,   geometrideki Pi işaretinin benzeri olan    ise = S ve S , E ‘nin açıklamasını hatırlamıyorum. (O nun ortasında nokta olduğunu düşünün)  O∏E∏ Ramses

Bu kral ama mecburiyetten, ama aklının erdiği şekil ile, ‘ Tek Tanrı ‘ kavramını benimsediği için, Mısırın hakim tanrısı  Amon’a karşı çıkmıştı. Mısır, gerçekten tanrı Amon’lar ülkesi idi. Akhenaton, bir çok örneklerinde olduğu gibi, elle beslenen  tanrı modelinden sıyrılmak istedi. Burada  ‘beslenen’  sadece put değildi. Putlar sayesinde  rahipler besleniyordu. Rahipler, çok büyük maddi imkanlara sahip olmuşlar, din sömürüsü ile kendilerine bağladıkları halkı da arkalarına alıp, istemedikleri bir gelişme durumunda, bütün krallara baş kaldırıyorlardı

Kral Akhenaton, hayatı boyunca bu inanışı yaşamış ve yaşatmıştı. Her ne kadar (Hz Yusuf) Kral Akhenaton ölümünün hemen akabinde, yaptırdığı her şey ve  Güneş tanrısı figürleri  yok edilmiş olsa da, zaman içerisinde Mısır halkına aşıladığı TEK TANRI görüşü unutulmamış. Akhenaton’un ölümünden  ≈ 70 yıl sonra insan yapımı olan heykel tanrı  Amon ile tek ilahi tanrı (Güneş) Aton;  MÖ 1200 yıllarında karma iki tanrı ismi ile  Amon – Ra   inanış şekli ile,  Mısıra hakim olmaya başlamış, yaşarken yapmak istediği devrim, ölümünden sonra gerçekleşmiştir. Böylece dünyada ilk defa bir devlete has,  peygambersiz  tek tanrı inanışı,  Mısır da  hakim olmuştur.

NOT :  Her ne kadar Hz Nuh, Lut , Yakup A.S., Cenabı Allah tarafından kendilerine atfedilen görüşleri  iletmişler isede,  bu inanış ve anlatım sadece kendi halk ve kavimleri içinde kalmıştır. Zamanla unutulan veya terk edilen tek tanrı anlayışının devamı için Allah cc,  başka peygamberler göndermeye devam etti.  Yusuf a.s. dan önce kral  AKHENATON,  babasının etkisi ile  zaten tek tanrılı din  görüşüne sahip veya alakadar idi. Değilse, atalarının ve kendisinin inandığı Amon dinine karşı olan bir kişiyi sarayına neden alsın. Neden Yahudi sülalesinin Mısıra yerleştirilmesine müsaade etsin? Hadi;  Görev vermekte mecbur idi, diyelim. Ama filimde gösterildiği şekildeki Hz Yusuf’un şaşa’sına ne  demeli? Tek tanrı dinine yatkın olmayan veya C. Allahın hikmeti ile bu inanışa sahip olan bir firavun olmasa idi;  Hz Yusufun Mısırda bu derece etkili olması bana göre mümkün olamazdı. Ama bu inanış şekli, tek olan Güneş üzerinden idi.  01.2011    Mecit  ALBAYRAK

Rakımı en yüksek olan ilçelerimiz

02.2018 –  Sayfama sıkça gelen sorular karşısında;  Toplam 919 tane olan İlçelerimiz arasından sadece rakımı 1800 mt ve üzeri olanları karşılaştırmalı olarak iki ayrı uydu üzerinden tespit ettim. İlgiliyazılarım için bakınız İllerin Karayolu Ve Uydu Üzerinden Rakımları / Türkiye nin yedi bölgeye göre yükseklik sıralaması – rakımları

Bir yerleşim yerinin kuzeyden güneye / doğudan batıya hatta orta yerinin rakımı, farklılık arz eder. Örnek: Seydişehir ilçesinin (BB öncesi) belediye uç sınırları ∼ 1100 mt iken, Belediye önü 1136, Ilıca tepesi 1189 mt tekabül etmektedir.  Ben, bunları dikkate alarak, ortalamasını  yazdım.  17 kasım 2016

1 – Van (1727) / BAŞKALE                                   2320 mt

2 – Erzurum (1900) / KARAYAZI                      2289 mt

3 – Kars (1755) / SARIKAMIŞ                             2101 mt

4 – Van / SARAY                                                        2091 mt

5 – Ardahan (1810) / DAMAL                              2049 mt

6 – Van / ÇALDIRAN                                               2046 mt

7 – Ardahan / GÖLE                                                  2020 mt

8 – Van / ÖZALP                                                         1994 mt

9 – Ağrı (1630)  / DİYADİN                                     1935 mt

10 – Erzurum / TEKMAN                                        1919 mt

11 – Erzurum / ÇAT                                                     1919 mt

12 – Ardahan / ÇILDIR                                              1909 mt

13 – Erzurum / PALANDÖKEN -mrkz ilçe-     1898 mt

14 – Erzurum / ŞENKAYA                                         1864 mt

15 – Hakkari (1755) / YÜKSEKOVA                     1875 mt

16 – Kars / SELİM                                                         1856 mt

17 – Ardahan / HANAK                                              1820 mt

18 – Ağrı / ELEŞKİRT                                                  1817 mt

19 – Bingöl (1159) / KARLIOVA                              1816 mt         13.01.2017

Arı Sağlığı ve Arı Hastalıklarının tedavisi hakkında.

Burada yazmaya çalıştığım bilgiler, 45. Istanbul Apimondia 2017 bünyesi içerisinde, konu ile alakadar yetkililerin (karma) sunum ve tercümeleri ile, sunum anında belirtilen internet adreslerinden edindiğim bilgiler doğrultusundadır. —-

08.02.2018 – Nosema Ceranae: Göçmen arı kuşlarından; Nosema Apis: Arının kovan içinde veya dışarıda yediği bozuk besinlerden bulaşmaktadır. Kışın dışkısını dışarıya atıp, bağırsağını temizleyemeyen arılarda, ortaya çıkmakta ve arı ölümlerine neden olmaktadır. Çaresi: 20 ml Timol Esanslı Kekik Yağını, (aynı zamanda Varroa için) 8 lt şerbet içine karıştırıp, koloninin gücüne göre 1 – 2 su bardağı kadar şerbetliklerine, 3 gün boyunca dökmeniz gerekiyor. Nosema hastası olan arının belirtisi ise, arı uçamaz, kovan önünde yürür. Kanatları yanlara doğru açık ve düşüktür. -Kekik yağını karton kağıdına döküp denedim, sonucunu yazacağım-

Koreli bilim adamları, (Nosema için zerdecal eksraktı) Zerdacal bitkisi kökünden elde edilen ekstraktı kullanmışlar ve Nosema Ceranae hastalığını % 93 oranında, yok etmişler. Uygulaması ise; 1 lt şerbete 10 gr zerdecal ekstraktı karıştırmışlar. Nosemanın yok edilmesi için diğer bir yöntem ise; Nosemanın oluştuğu kovanın çitalarını kullanmayıp, eritiniz. Arılığın yanında, durgun sudan ziyade akar suyun olması, daha uygundur. Yok ise, kendiniz su getirip, gölgelik yere koyup, içine tuz atmanız, iyi olur.

Arı ölüm sebeplerinden olan Tarımsal bitki ilaçları, Varroadan daha tehlikelidir. Yetişkin arı tarafından kovana getirilen zehir bulaşığı ve bulaşık olan nektar ve  polen ile günlük, larva ve yavru arılar bile etkilenmektedir. Varroa; direkt olarak sadece ve özellikle yetişkin arıların ölümüne sebep olmaktadır. Pupa halindeki yavrularda oluşup, yavru arılarda görülen Deforme Kanat Virüsü, direk olarak Varrodan değil, varroanın bulaştırdığı bir virüs yüzünden olmaktadır.

Kovandan çıkıp gelmeyen arı ölümlerinin oranı; % 41 dolayında olup, bu ölümlerin sebebi yine varroa ve bitki ilaçlarıdır. Sahil bölgelerinde olan arı ölümlerinin daha büyük oranı, bitkisel ilaçlar yüzünden olduğu, aşıkardır.

Arjantin; Varroa mücadelesi için % 100 organik ve % 96 oranında etkili olan Aluen Cap isminde bir ilaç geliştirmiş. U şeklinde çita üzerilerine konan şerit, 42 gün boyunca etkisini gösteriyor. Bayern, 275 mg şerit Umetrin ile HOP GUARD beta asit potasyum tuzlarından oluşan şerit ilaçlar % 95 varan etkiler göstermekte imiş. Oksalit asit, günlüğü olmayan 50 kovanlık arı için 800gr su+ 200 gr şeker+ 35 gr oksalit asidi, özellikle arılar toplu halde iken her iki çita arasına 5 mg damlatmak veya arı üzerine fısfıs ile püskürtmek yeterlidir.

Varroa mücadelesinde Timol Esanslı Kekik Yağı; Mentol ve Okaliptus ağacının yaprağı ve kabuğunda olan Terpineol yağı varroa mücadelesinde % 98 oranında etkilidir. Uygulama şekli: Okaliptus Körükte yakılan yaprağı veya kabuğunun kuvvetli dumanı, kovan içine 5 kez basılır, ağzı hemen kapatılıp, 5 dak. kapalı tutulur. Ertesi gün tekrarlanır. Kısıtlı bir süresi yoktur.

Kovan yapımında, altı gözenekli açık havadar kovanlar, YAZIN gereklidir. –bana göre– KIŞIN gerekli değildir. Çünkü kışın, alttan gelen serin/soğuk hava arının bala erişmesini ENGELLER. Havanın Sıcak olduğu saatlerde kovanı açmayınız. Mümkün ise kovanı ağaçlı, gölgelik yerlere koyunuz. Çin’de sadece afete uğrayan arıcılara maddi destek verilmektedir.

Diğer arı ölümleri ise; Amerikan ve Avrupa Yavru Çürüklüğü; Arı Felçi Virüsü; Kireç Hastalığı; Akut Arı Felçi Virüsü ve Keşmir Arı Virüsü hastalığıdır. Bu hastalıklar -Allah muhafaza- arılığınızda var ise; Şükredin, böyle kalsın, deyin! Çünkü:

Şuan için ülkemizde görünmeyip, sınırlarımızın yakınlarına kadar gelen (Trapileaps böceği) Küçük Kovan Böceği (KKB), (araştırdığım kadarı ile) bildiğimiz bütün arı hastalıklarını alıp başımıza koymamıza sebep olacak, diye düşünüyorum. Bilimsel olarakta, en tehlikeli arı hastalığı oldu/olacağı, addedilmektedir. Bilimsel olarak KKB; 250 km lik başka bir yere erişebilmesi için, 100 yıllık bir sürenin geçmesi gerektiği ama; gezginci arıcılık yüzünden/sayesinde bu süre ve zamanın, bir anda oluşmasının an meselesi olacağından, Gezginci arıcılığa hoş bakılmamaktadır. -Ve doğrudur. Öyle sanıyorum, Bu gün için aman sende diyecek gezginci arıcının midesi var ise; kendinde olacak ve etrafına bulaştıracağı KKB nelere mal olduğunu görünce ve midesi bulanmıyor ise, şaşarım.-

Dünyamızın yüzey ısısı, gittikçe artmaktadır. Haliyle kuraklık artacak, ormanlar, yağışlar azalacaktır. Dünyamızda her yıl 27.000 çeşit bitki yok olmaktadır. Isı ile birlikte (apis değil) Nosema Ceranae’de artacak, arıcılık daha önemli olacaktır. 08.02.2018