Neonicotinoid Pestisidlerin Arılara Olan Zararları Hakkındaki Çalışmalar
Son yıllarda, toplu arı ölümlerine neden olan bitkisel ilaçların, bilim çevrelerince adı KOLONİ ÇÖKÜŞ SENDROMU olarak adlandırılmıştı. Bilim Adamları, az dozdaki pestisitlerin bile, bal ve bombus arılarının, yolunu kaybetmesine yeterli olduğunu belirttiler. Pestisitlerin zararlı etkisi, 1990 yılından beri bilinmekle beraber, zararlı etkisi kesin değildir. İngiliz araştırma ekibi başkanı Dave Goulson; İngilterede üç tür Bombus arı türü ile, ABD kıtasının tümünde bazı türlerin az-çok kaybolduğunu söyledi. Bu tehditin zaman içerisinde Güney Amerika, Asya ve Orta Doğu ya ulaştığı vurgulanmaktadır.
BM, 2011 yılında tahmini olarak arıların, bitkiler arası tozlaştırma etkisinden dolayı dünyada ekonomiye olan yıllık getirisinin 203 milyar$ olduğunu, bidirmiştir. Bu konuda araştırma yapan Mickael Henyr başkanlığındaki Ulusal Fransız Avignon Tarımsal Araştırma Enstitüsünce, bir gurup bal arısının sırtına minik radyo frekanslı mikrocip yerleştirildi. Bu arıların bir kısmınada düşük dozdaki thiamethoxam pestisit ilacından verildi ve her iki gurup arı, kovandan dışarıya bırakıldı. İlaç verilmeyip, kovana dönen arılara göre, dönmeyen arıların sayısı 2 – 3 kat fazla idi. Bu konudaki İngilizce açıklama linki aşağıda belirtilmektedir. 01. 04. 2012 Pazar
Bees Harmed By Neonicotinoid Pesticides, Studies Show.
Neonicotinoid Pestisidlerin, Arı Ölümlerine Olan Etkileri
Bu sene arıcıların gibi görünen, esasında tüm insanlığın sorunu olması gereken, toplu arı ölümleri oldu. Bu yazıyı okuyuncaya kadar bu seneki arı ölümlerinin sebebi olarak , Kuzey yarı küre ve Türkiye deki aşırı soğukların sebep olduğunu düşünmüştüm. Görüşümü hem face, hem www.Mecit Albayrak.com adlı sitem üzerinden paylaşmıştım. Bu düşüncemin arı ölümleri üzerinde etkisi yok denilemezken, esas ölüm nedeni hakkında bilimsel bir yazıya ulaştım. Bu bilimsel makalede kesin olarak, -arı ölümlerinin nedeni bu denilemiyor, fakat etkisi göz ardı edilmiyor. İstedim ki; Arıcı arkadaşlar ile ilgilenen kişilerin bilgisi olsun.
PESTİSİTLER : Bitkilerin çabuk büyümesi için toprağa atılan, bitkinin kökten itibaren uç noktasına kadar erkenden gelişmesini ve taneye yatmasını sağlayan ilaç. Bu ilaçlı bitkinin usaresi ile polenlerini alan arıda ölümler olmaktadır. Bu olayın bir benzeri, Ayçiçeğinde görülmektedir.
Ak Deniz bölgesindeki arı ölümleri, bu seneki kadar olmuyordu. Açıklanan bu makaleye göre, bu seneki arı kayıpları ABD de çok olmuş.
NEONİCOTİNOİD PESTİSİTLER : Böceklerin -arı- merkezi sinir sistemi üzerinde etkili olup, felç olmaları neticesinde ölümlere sebep olan bitkisel ilaçlardır.
ARILARA ETKİSİ : Bacaklarda titreme; Hızlı kanat çırpmalar; Şaşkınca hareketler ve neticede ölüm.
Bu haberin orijinali ingilizce olup, linki aşağıda bulunmaktadır. Okumak için tıklayınız.
Neonicotinoid pesticides tied to crashing bee populations, 2 studies find.
GDO lu MISIR TOHUMLARININ ARILARA ETKİSİ.
GDO MISIR TOHUMLARINDA BULUNAN BİR BÖCEK TÜRÜNÜN ÖLDÜRÜLMESİ İÇİN KULLANILAN İLAÇ VE YETİŞKİN MISIR BİTKİSİ ÜZERİNE KONAN ARILARIN, 50 DAKİKA İÇERİSİNDE ÖLECEKLERİ HAKKINDA BİLİMSEL BİR AÇIKLAMA. AYRICA ÜRETİLEN MISIRLARIN İNSAN SAĞLIĞINA OLASI YAN ETKİLERİ…( BU TİP ÜRETİM ABD DE YASAKLANMIŞ)
Seydişehir Kuğulu Parkta Bir Haziran Ayı.
YOLDAN GEÇEN EN GÜZEL KİŞİ; YOLDAKİ ENGELİ KALDIRAN KİŞİDİR.
SEYDİŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA (AÇIK DİLEKÇE)
Sayın Başkanım; Trafik Kuralları, Dünyanın her yerinde aynıdır. Sadece kurallar Seydişehirde farklıdır. KIRMIZI ışık dur – dur ve uygun ise geç. SARI ışık, bekle – uygun ise geç ve YEŞİL ışık, geç. Her ne hikmet ise şehrimizin Hükümet önü ve Seyit Harun Bulvarı havuzlu kavşakta devamlı yanıp sönen KIRMIZI ve SARI ışıklar olduğu halde, hala ve hala bu ışıkların ne manaya geldiğini bilmeyen %90 ehliyetli – ehliyetsiz sürücülerimiz maalesef şehir içi yollarımızda cirit atmaktadırlar.
Üstelik kurallara uyan ve bilen sürücüler, ışık hakkını kullandıkları zaman, sözlü veya klaksonlu hakaretlere maruz kalmaktadırlar.
Sayın Başkanım; kuralları kendisinin koyduğunu sanan ve yollarda cirit atan sürücülerin takip edilmesini, uyarılmasını, gerekli ikaz levhaları ve ışıkların sürücünün gözüne sokulmasını, gerekli levhalar yoksa herkesin görmesinin sağlanmasını; Gerekli merciler ile işbirliği yaparak bu hataların yok edilmesini, arz ederim. 28.02.2012 Mecit ALBAYRAK
Not: Bu dilekce 28 . 02. 2012 tarihinde Seydişehir Belediyesine VE 12. 03. 2012 tarihinde e- posta olarak Seydişehir Kaymakamlık Makamına, tarafımdan gönderilmiş olup, bu düşüncemi başkaları ile paylaşmayı yararlı gördüm.
Satılık Polen Tuzaklı Kovanlar.
Kovan için 2010 Ekim ayında çam ağacı tomruk almıştım. 2011 Mart ayında yaptırdığım, ve bana fazla gelen kullanmadığım, polen tuzaklı, ilaveli, ( dış) kapaklı, 20 çitalı 10 adet kovanım Seydişehir veya civarındaki kişilere satılıktır. Tel: 0 544 645 46 75 – Mecit Albayrak
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Avukatının Seydişehir İşçisi İçin Duyurusu.
Seydişehir Etibank Aluminyum Fabrıkası Tesisleri işyerlerinde, Özelleştirilme anında çalışırken işyerinden çıkışı verilen 4C li veya emekli olup, Özelleştirme İdaresi Başkanlığını mahkemeye veren İşçi Arkadaşlarım.
Seydişehir Eti Aluminyum Tesislerinin Fabrıkasının satılışı, Danıştay ın aldığı karar neticesinde iptal edilmiş idi.
Ne yazık ki ‘demokrasi’ nin olduğu yada olduğu iddia edilen bir ülkede, en yetkili mahkemenin aldığı ve yayınladığı karar, uygulamaya konulmamıştı.
Ne yazık ki, haklı olduğumuzu düşündüğümüz bu davamızda, yasal haklarımızın savunulması ve alınması için yetki verdiğimiz ve adımıza dava açan avukatlarımız; Özelleştirme İdaresi Başkanlığına karşı açtıkları bir davamızı, kaybetmişler. BU, HAKSIZ OLDUĞUMUZU GÖSTERMEZ. Sadece
Bu sonuç, ülkemizde açılan davalarımızın sona gelindiğini gösterir. Bundan sonrası, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) kalmıştır. Allah nasip ederse, AİHM ne ilk başvuracak kişinin, ben olmamı isterim. Siz işçi arkadaşlarımdan beklentim: DAVANIZDAN VAZGEÇMEYİNİZ. Şimdi:
Kaybettiğimiz bu davamızdan dolayı biz işçi arkadaşlarımıza iletmem istenen bir duyuru var. Dikkate alacağınızı umarım. Duyurum, bu ana kadar ödemesini yapmayanlar içindir. Kaldı ki benim bile bu sonuçtan yeni haberim oldu.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığına karşı kaybettiğimiz davamızdan dolayı; Özelleştirme İdaresi avukatlarına – Avukatlık Üçreti olarak, dava acan her kişinin 400.00 (dört yüz) TL ödemesi gerekiyormuş. Esasında bu üçretin geçen sene sonuna kadar yatırılması gerekiyorken, bizlere geç bildirildiği için bu zamana kadar süre uzamış durumda.
Görüştüğüm Özelleştirme İdaresi avukatı hanımefendi, - Sürenin çok uzadığını, ödemesini yapmayanlara karşı yasal olarak icra davası acabileceklerini ama, son bir süre daha beklemeyi uygun gördüklerini belirterek; Arkadaşlarıma ulaşmamı ve bu durumu kendilerinede bildirmemi ve direkt olarak kendisine ulaşa bileceğiniz telefon numarasınıda belirtmişlerdir. Bende bu sayfamdan yayınlamayı uygun gördüm.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Avukatı Ayfer DİMLİ, direkt olarak telefon ile ulaşabileceğiniz numarası. : 0 312 585 83 28 Faks : 0 312 435 52 07
NOT : Ödediğiniz paranın dekontunu, hem Özelleştirme İdaresine fakslayınız hemde, ileride lazım olacağını düşünerek, saklayınız.
Türkiyede Kamu Kurumlarının Özelleştirilme Nedeni
ve Türkiyede Kamu Kurumlarının Özelleştirilme Nedeni ve Seydişehir
Kovan için tomruk alımı ve Seydişehir de Kovan imalatcıları hakkında.
arıcılara tomruk verilmesi :-) Bu konuda devletin arıcılara özel olarak tanıdığı fazla bir ayrıcalık ve imtiyaz yok. Bulunduğunuz bölgedeki Orman İşletme Müdürlüğü’ne yazacağınız bir dilekçede; ”Arı Kovanı İçin” olduğunu belirtmeniz şartı ile, istediğiniz miktardaki tomruğu -seçme- yapıp satın alabilirsiniz.
1 (Bir) m3 tomruktan kaç arı kovanı olur :-) Dikkat ediniz! Alınan tomruğun dış yüzü düzgün olan – olmayan, içi kof olan – olmayan, budağı az veya çok olma şekline göre kovan sayısı değişir. Alacağınız tomruk çapları ne kadar büyük olursa, menfaatiniz daha çok olur. Bu arada, marangozun keseceği ve çakacağı lataların, çitaların kalınlığının 1 mm değişmesi bile, sayıyı etkiler. Velhasıl; Polen tuzaklı, İlaveli, Kapaklı ve her biri için 20 şer adet çitası dahil olmak üzere, 10 – 12 arasında kovan yaptırabilirsiniz.
Seydişehir arı kovanı imalatçisi : (gelen soru karşılığı) HASAN KARAASLAN - 0 545 302 50 32
12 Ay Boyunca Yaz ve Kış Mevsiminde Arı Ölümlerinin Nedenleri.
2012 mart ayında arı ölümlerinin nedeni : Seydişehir den 2011 Eylül ayında Manavgata giden ≈ 1000 kovanlık arı gitti ise, 2012 Mart ayı itibari ile kovanların yarısının sönmüş vaziyette olduğunu araştırdım ve öğrendim. Her sene arı götürülmüşken, bu sene arı ölümleri neden çok fazla oldu? Üstelik, arısı ölen kovanların içerisinde -yemi tükenen olduğu gibi, -yemi hala duran ama içinde arısı olmayan kovanlar bile vardı.! Dikkatimi çeken nokta, arısı telef olan kişilerin büyük bir sayısı, çok eski, yıllanmış arıcılar.
Arıcılık yapan, bütün arkadaşlar gibi benimde bazı düşünce ve yorumlarım oldu. İstedim ki, arısını götüren ve o anı yaşamış olan kişilerden öğreneyim. Çeşitli görüşleri dinledim. İlk önce bilinen şekli ile açlık ve yağma, her daim olabilecek bir durum. -İlaçlama ve bilinmeyen bir durum ile en ağırlıklısı, – hava şartları.
En mantıklısı ve düşünce şeklimde bu yönde. Neden: Bilindiği üzere, Kuzey yarı kürede ve Türkiye de bu sene kuvvetli soğuklar ve kış oldu. Her ne kadar sahil bölgesi iç kesimlere göre sıcak olsada, arıların yanıldığı ve bizlerinde üzerinde fazla durmadığımız etken bu. Çünkü, arıcı arkadaş kovanlarını buraya koyup evine geldi. Haliyle 6 ay, 185 gün 24 saat boyunca havanın nasıl devam ettiğini bilmesi mümkün değil.
Peki arılarımız orada yaşadığı halde, bilebilirmi idi? İşte arınında yanıldığı nokta bundan sonra başlıyor. Sabahleyin uygun ve sıcak bir anda arılar iş başı yapıp, dağıtıma gittiler. Torosların kuzeyindeki hava şartlarını bilmeleri, imkansız. Ama yakın, ama uzak yerlere, bulabilirlerse nektar ve polen toplamaya gittiler. Dönüş anında veya daha önce kuzeyden gelen serin ve soğuk hava durumunda, yerlerinden kalkamadılar. Diğer taraftan, ülkemizin iç kısımlarında kar ve soğuk varken, sahil kenarlarına az veya çok yağmur yağdı.Kısaca, arı ne yapsın? Gittiği yerden dönemedi.
Bazı arkadaşlar şunu diyebilir! Soğuk; Kırşehir de vardı ama arılar telef olmadı. Doğru, ama Kırşehir de hava 24 saat boyunca iki kere değişmez. Ve arı sabahki sıcaklığa kanıp, araziye çıkamaz. Bereketiniz bol olsun. 22. 03. 2012
——- ——- ——- —— —— ——-
Başlık halinde yazarsak: Açlık, ihtiyarlık, kovan içinde ıslaklıktan dolayı oluşan NEM, -kıyı bölgelerinde- bitkisel ilaçlama ve arıların aşırı derecede rahatsız edilmeleri, diğer tabir ile zamanımızın hastalık adı ile ’ STRES ‘, ”GENÇ ARI” sayısının az olması, hava sıcaklığının ani değişimi vs. Maddeleri açacak olursak:
A - Her şeyden önce arıcının hatası ve ihmalkarlığı. (Benim 2011-12 kışında, 3 kovanım telef oldu. Birinin kapağını korunaklı olmasına rağmen, rüzğar açtı, 2.Yiyeceğini az koymuşum, 3. 2011 yazında çok polen aldığımdan, birazda ananın tembelliğinden, yaza çıkacak genç arı olmadı.Hatta fazlası ile içinde yemi ve kuzeyi kapalı olmasına rağmen, kovanım çöktü. Ölenlerin hepsi, yaşlı arılardı.)
B - Kovan içerisinde yeterli (bal) yiyeceğin olmayışı. ( Arılar bal yemek için başlarını petek gözleri içine sokarlar, bal yoktur. Ararken zaman geçer ve o göz içerisinde çıkamaz, petek gözünde ölür ve kovan dibine dökülürler.)
C - Kovan polen tuzaklı ise, haddinden çok polen alınması neticesinde yiyeceğin olmadığını fark eden ana arı, yavru atımını bırakır. Zararı ise, ileriki zamanlarda kovanda, Genç Arının olmayışı ile kendini belli eder.
Ç - Ana arının eski olmasından dolayı, günlük atımı olmamış.
D - Genç arı olmadığı için, yaşlı arılar sırası ile Mart ayına kadar, tek tek ölürlerken, yeni sezon başlangıcında kovan içindeki arı kolonisinin kalmadığı veya yok derecede olduğu görülür. 2011-12 kışında kovanımın birinde, bolca yiyecekleri olduğu halde, genç arı olmadığı için o kovanımdaki tüm arılar ölmüş. :-(
E - Kovan içi ıslaklıktan dolayı arıların hastalanması ve telef olması. ( Kovanlarınızın üzerine, yağmur suyunun içeriye girmemesi için koyduğunuz özellikle sac, teneke vb örtülerin, kuvvetli bir rüzğarda kalkmaması için, üşenmeyiniz ve çok iyi şekilde muhafaza altına alınız. Çul çuval, naylon ile örtmeyiniz nem yapar )
F - ( Sonbahar ve Kışın) Arının kovandan çıkış anında sıcak olan havaya aldanarak arının uzaklara gitmesi, akabinde hava sıcaklığının aniden düşmesi sonucunda arıların uyuşması ve ölmesi neticesinde kolonide arı azalması görülür.
G - Her yerde geçerli olmakla birlikte; özellikle sahil bölgelerinde yapılan ilaçlama neticesinde, -gezginci- arıların zehirlenmeleri. Arılar orada ölür veya kovan için dökülürler.
H - (gezginci bir arıcı arkadaşın başına gelen) Arıların yakınında içme sularının olmayışı, arı ölümlerine neden olmaktadır.
I - Çağımızın nimeti ve külfeti elektronik cihazlar ile birlikte çoğalan ve yaygınlaşan RADYASYON’un insanlara olduğu gibi, arılarada olan zararlı etkileri;
İ - İnsan oğlunun hırsı ve acımasızlığı neticesinde oluşan ve artan sera gazları neticesinde azalan bitki çeşitleri;
J - Arılara bilinçsizce verilen özellikle hayvansal zehirler nedeni ile, arıların ölmesi;
K - (Her mevsim) Arıların özellikle açlık -yağma- neticesinde birbirlerini öldürmeleri ve
L - Melezleştirilmiş arı çeşitlerinin, bulunduğu ortama uyum sağlayamadıklarından dolayı her daim arı ölümleri olabilmektedir. Ve;
M – (B, C, D, F, K şıklarına emsal veya devamı niteliğinde bir sorun ve cevabı). Kovanlarınız hangi bölgede olursa olsun, sonuç aynı. Peki kardeşim, soru -n- ne? Açıklayayım. Ana arı görevini yapmış. Günlüğünü atmış, genç arılarda zamanı gelince, günlüklerin üzerini sır’lamış. 21. gün olmuş veya bir müddet sonra imkanın oldu, kovanı açıp baktın ki ne göresin! Kimi yavru arılar, sırı tamamen yırtmış ama dışarıya çıkamamış. Kimi yavru arılarda sırı delmiş, hortumu ve gözleri görünüyor ama, sırı tamamen delememiş ve onlarda petek gözünde kalmışlar. 5 – 6 çitalık arınız vardı, 2 çita kalmış. Sebep! Sebep, yukarıda parantez içerisinde belirttiğim şıklardan birinden dolayı, yetişkin arılar ve yavrular ölmüş. Her şeyi tamamdı, dediğiniz yerde, devreye F şıkkı girer. Arı araziye çıktı ama soğuktan dolayı geriye dönemedi. Bu sefer günlük ve kapalı gözlerin üzerini kapatacak şekli ile yetişkin arı kalmadı ve sonuç. Kalan arılara dokunmadan, özellikle arısız ve yemsiz boş çitaları dışarıya alınız. Gerisi nasip.
N - Kışlatacağınız arı ve kovanları mümkün olduğunca KUZEY ve DOĞU RÜZĞARLARINDAN KORUNACAK ve UÇUŞ TAHTASI GÜNEYE BAKACAK şekli ile koymalısınız. Koymazsanız hem M şıkkında yazılanlar hem yetişkin arılarınız telef olur – olabilir. İçinde ballı çitaları olmasına rağmen, arılarınız soğuktan ölürler. Seydişehirde bu şekilde arıları ölen bazı arkadaşlar ile görüştüm. Hatta dün bir arkadaş tlf ile aradı, sordu ve söyledi. 12. 03. 2012
F - Maddesini biraz açarsak: Sonbahar – Kış mevsiminin, günlük güneşlik ve sıcak bir gününde arılar kovandan çıkıp uzaklara gidiyor. Kovan çıkışı anında dış sıcaklık 10′C ve üzerinde idi. Ama bir saat sonra GÜNEŞ KAYBOLDU hava bulutlandı, serinleşti. Ve sıcaklık 10′C nin altına indi. Bu dereceden sonra arıların uçuşları ve yollarını bulmaları zorlaşır, uyuşur ve konduğu yerden kalkamaz ve kondukları yerde, ölürler. Biz arıcılar şunu gayet iyi biliyoruz ki, arılar yollarını Güneş ve kovan yeri açısına göre buluyorlar. Dikkat ederseniz arıların, güneşin olmadığı anlarda uçuşları azalır. ( Havanın açık, güneşli, yağmursuz, rüzğarsız ve sıcaklığın + 5′C olduğu ZEMHERİ AYINDA bile arılar, toplu uçuş yapmaktadır).
Karlı bölgelerde dikkat etti iseniz, +2′C Güneşli, karlı ve rüzgarın olmadığı anlarda bile bazı arılar, dışarı uçuşlarını yapmakta. Şayet arı kar üzerine konacak olursa, konduğu yerden kalkması zor olmakta. Bir açıklamada daha bulunayım.
Kovanlarınız karlı bölgelerde ve açıkta bulunuyorsa, üşenmeyip gidin ve kovanın dibindeki karları en az yarım metre, toprak görününceye kadar temizleyip itiniz. Veya imkanınız varsa, kovan önüne ve karın üzerine soba külü serpiştiriniz. Neden: Kar varken bile arılar tek tükde olsa uçuş yaparlar. Arıların bazıları uçuş yapmadan, uçuş tahtasından yere düşmekte. Kara düşen arı, ölüme mahkumdur. Toprak veya kül, uçan arıların konabileceği, ölmeyeceği güvenli bölgeyi oluşturur. :-(
Diğer bir neden ise ‘ SARI ARILAR ‘. Havaların günlük , güneşlik ve yağmursuz geçmesi durumunda sarı arılar, ARALIK ayına kadar yaşarlar. Bu arılarda, arılarımızın ölmesine, yiyeceklerinin azalmasına neden olur. Sarı arıların öldürülmesi için sizlere tavsiyem, tuzaklara fazla güvenmeyiniz. En etkilisi, kovan önüne koyacağınız ballı petek veya bir naylon örtü üzerine dökeceğiniz şerbete gelen sarı arıları, bizzat kendinizin öldürmesidir. ( Ben bu yöntem ile 1 saatte, 50 ye yakın sarı arı öldürdüm.)
15.01.2011 – 28.09.2011 - 06. 12. 2011





























