Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular.

06.2020İlk başta belirteyim. Bu sayfada yazdığım konular  tecrübelerim, özellikle bilimsel yabancı site ve yayınlardan tercüme ettirdiğim bilgiler ile, katıldığım 2017 İstanbul Api Mondia Konferansında not ettiğim bilgiler dahilindedir. Aradığınız sorunuzun cevabı veya benzeri yok ise, en sondaki yorum kısmına sorunuzu yazınız. Sayfama gelen sorularınızı uygun kısma ilave edip, cevaplıyorum. —-

Tecrübem doğrultusunda: Türkiyenin neresinde olursanız olun, yağmurlu serin ve kuru soğuk rüzğarların kovan içine direk girmemesi için; Uçuş tahtası genişliği ve uzunluğunda  tahta, kalın karton… tenekeyi, yanları açık olacak şekli ile, kovan önünde devamlı takılı tutunuz. Amaç; soğuklardan dolayı arının çitanın alt kesimlerinden çekildiğinde açıkta kalan günlük ve kapalı yavruların üşüyerek ölümlerini önlemektir. Bana gülen oldu. Size gülen, gülsün. Bana dua edeceksiniz.

Bilim çevrelerince açıklanan  bilgi dahilinde, Dış hava sıcaklığı 14 C’ ve altı, kovandaki arılarda hareketliliğin azaldığını belirtme amaçlıdır. Tespitime göre; Arının yumak olması, dış sıcaklığın 14 C’ altına düşmesi ile  doğrudan  alakalı değildir. Burada ölçü; rüzğardır. Rüzgar, ne kadar daimi ve kuvvetli eser ise, arı o derecede yumak olma durumuna geçiyor. Arıcı arkadaş,  ben zemheride (ki daha zemherinin ne manaya geldiğini bilmeyip bana hakaret vari yorumlar yapan insanımız var) ocak ayının 3, Konya ilçesinde arılarıma baktım – bakıyorum. Gölgede dış sıcaklık + 4 ile 10 C’ arasında idi.  Kovandaki arılarım yumak olmadığı gibi, ben arılığıma gittiğimde, uçuşan arılar vardı. Ve bütün kovan ve çitalarımı elden geçirip, boş çitaları aldım, balı az olanlara ilave koyu şerbet  ve varroa tütsüsü verip geldim.  Aynı şartlarda, istiyorsanız sizlerde baka bilirsiniz. Yalnız burada bir noktaya parmak basmak isterim. 12.2015

Arıların, en soğuk ayın başından çiğdemlerin açtığı ana kadar rahatsız edilmemesi ön şarttır. Rahatsız edilirlerse arı yok olur’mu?  Hayır yok olmaz sadece bir bölümünün erkenden ölmesine ve gereğinden fazla bal yemelerine neden olursunuz. Mecburen şerbet vermeniz gerekli ise dikkat etmeniz gereken şu: Dışarıda arı olsun olmasın Şerbet vereceğiniz kovanın Örtü tahtasını veya bezi hafifçe kaldırıp, sarsmadan arılara bakınız.  Arılar üzüm salkımı gibi olmuş ise, kesinlikle arılara dokunmayın, şerbet bile vermeyin. Arılar petek üzerinde geziniyor ise; hemen  hatıl veya örtü üstü şerbetliğe,  şerbeti döker, boş çitaları ala bilirsiniz. 2015 

Ülkemizde üretilen ana arıların ana tarafı % 80 Kafkas, %20 erkek Muğla arısı ağırlıktadır.  D. Anadolu ve Kara Denizde  Kafkas; İç Anadolu, Marmara, Akdeniz ve G. D. Anadolu bölgemizde, Kafkas anasının yerli arılar ile yaptığı melezlerin, olduğu belirtiliyor. Artvin Camili  bölgesinde  üretilen damızlık Kafkas arılar Kara Deniz ve Marmara bölgesine, Posof bölgesinde yetiştirilenler ise diğer bölgelere gönderiliyor. Saf Anadolu ırkı Ana arılar ise, Kızılcahamam Kırkırca Köyü üretim merkezinde üretiliyor. Kaynak: Macahel Arıcılık.

1 –  Ana arı hakkında bilinmesi gerekenler : 06. 2020 – Ana arının bilinen 3 adı var: Ana arı, Kraliçe arı veya arı beyi. Arıcı olarak bizlerin en büyük sorunlarından biri, ana arı dır. Bazen kendi kendime: Bir anlıkta olsa, şu kovan içerisinde ben arı olsam ve bu hallerini öğrensem, derim.  Allah bilir;  cenazemin geleceğini bilsem, yine arılarımın yanına gitmek isterim.

Ana memesi yaptıracağınız ana arının özelliklerini; çıkan arılarının bala, polene, yavruya mı çalışıyor, saldırgan mı bunları bilerek günlüğünü seçiniz. Çünkü, kovandaki arıların ne iş yapacağının % 50 si ana arının özelliklerine dayanıyor. Diğer % 50 si, ana arının çiftleştiği 5-12 adet olan erkeklerin karma özelliklerini taşıyor. Kaynak: 2017 Apimondia

alıntı- Ana arı memeden çıktıktan sonra, kovan içini gezerek, rakip gizli ana arının olup olmadığını öğrenmek veya kovan içindeki tüm arılara kendisinin ana arı olduğunu göstermek için, çitaları dolaşır ve ıııı  diyerek seslenir. Başka ana var ise, karşılık verir ve ölümüne dövüşürler.  Veya işçi arılar, çıkmış anadan memnun olurlarsa, hem ana arı hem  işçi arılar diğer memeleri telef ederler.  5. gün kovan dışına çıkıp, kovanın yerini ve çevreyi tanıma uçuşuna çıkar, Kovana döner. Aynı veya ertesi günde çiftleşme uçuşuna çıkar.

Çiftleşme uçuşu; öğlen – ikindi arası ana arı 24 C’ erkek arıda 21 C’ üzerindeki sıcaklıkta, uçuşa başlarlar.  Bir kovanın ana arısı, kendi erkek arıları ile çiftleşmez. Kovan etrafında bekleyen diğer kovan erkekleri ile yerden 5 – 50 mt yukarıda ve 300 mt çap içerisinde çiftleşir. Yeterli veya hiç çiftleşme olmaz ise ertesi gün tekrar çıkar. Ana arı  Yağmurlu kapalı havada  Çiftleşme uçuşuna çıkmaz, arıyada bakılmaz.  Ana arı uzun süre Yağmur veya sakatlığı nedeni ile çiftleşme uçuşuna gitmez, gidemez, yeterli sayıda çiftleşemez ise ana arıyı işçi arılar, hemen öldürürler. Çiftleşme uçuşunu tamamlayan ana arı, arkasında son erkek arının organı ile kovana döner. 3 gün sonra günlük atımına başlar. Ana arı memeden çıktıktan 8 gün sonrası günlük atımına başlar, işlerinizi buna göre ayarlayınız  İyi tohumlanan anada, 5 milyon sperm olur ve günde 2000 yakın günlük atar. Çiftleşmeyen ana, erkek günlüğü atar. O zaman öldürülmesi lazım.

Kovan içerisindeki Ana arı, kovanın her yerini gezer.  Genelde  yeni kabartılmış günlük atımına hazır taze petekler ile daha önce atılmış günlüklerin olduğu petekler üzerinde bulunur. Yeni doğan ana arının boyu 15 – 20 mm arasında değişir. Olgun hali 25 mm kadardır. Genç ana kısa ve şişman, eski ana zayıf uzun boylu olur.

Ana arının etrafında bulunan 1 – 4 günlük arılar Ana arıya hizmet etmekle görevli arılardır. İlk önce arıcı olarak şunu bilelim. Her ana arının, en azından kendisine hizmet edecek yeni yavrulara ihtiyacı vardır. Ana; Koloninin çoğalmasını en azından kendisi için ister.  Hizmetçi arıların görevleri ise;
– Ana arının beslenmesi için arı sütü yapar ve yedirirler,
– Ana arının temizlenmesini yapar ve yardım ederler,
– Ana arının isteklerini, bütün çitalarda bulunan arılara iletirler,
– Ana arının feromen kokularını, bütün kovan içine dağıtırlar,
– Ana arının kakasına varıncaya kadar yaptırıp, pisliğini kovan dışına atarlar.
– Ana arının, hastalıklara uğramaması için sağlık bakımını yaparlar.
  – Kaynak FAO

A – Çiftleşmiş ama günlük atmamış veya çiftleşmemiş Ana arının olduğu kovana, başka kovandan arı  silkeleme.  Arısız bile olsa, içinde günlük ve kapalı yavrusu olan çitayı dakoymayın. Arısını silkelediğin   kovanın arıları, günlüklü idi. Bir bakacaklar ki, yavrusuz analı kovana gelmişler. Hemen; Bu ana kim, işe yaramıyor diye saldırıp;  anayı öldürürler. – İçinde günlük ve kapalı yavrulu çitası  olan veya olmayan  kovana, dışarıdan çiftleşmemiş ana vermeyiniz.  anası, günlüğü ve kapalısı kalmamış yaşlı tarlacı arılı kovana da, kafes içerisinde çiftleşmiş ana ile birlikte  üzerinde  kapalı ve günlüklü  gözleri olan bir çita ile birlikte  koyup, 3 – 5 gün kovanda bekletiniz. günlüğü var ama kapalısı olmayan kovana da, başka kovandan arı silkelemeyin. Şunu iyi bilin; Başka bir kovandan, mevcudu az analı günlüklü kapalısı olan kovana vereceğiniz takviye arı, sayıca kovandaki toplam arılardan çok daha az olmalı ve takviye arıyı, direkt kovan içine koymayın veya silkelemeyin. Bunun için, uçuş tahtası üzeri ve yere doğru bir şerbetlik tahtası uzatıp, üzerine yavru arı silkeleyin, her iki ar anlaşarak birleşirler.

B – Kovanı böldünüz; petek içinde günlük  var ise; dışarıdan verdiğiniz anayı kabul etmez, öldürüp, meme yaparlar. Dikkat edin! bölüp, hazır ana verdiğiniz kovanın peteklerin de açık günlük olmasın. Hazır ana vereceksen böldükten sonra 5 gün  bekle, 5. gün tüm memeleri temizle ve kafes içerisinde anayı ver. 2 ve 3.  günlerde tekrar kontrol edin, meme varsa kopartın, yoksa 4. gün kafesin telini açın, hayırlı olsun.- (Bu güne kadar kovanın anasını değiştireceğim de, eski anayı öldürüp kovan içine atar, kovanı 2 gün anasız bekletip, kafes içerisinde yeni çiftleşmiş ana veriyordum.

13.4.2014 pz günü 3 çita olarak bölüp ve petek üzerinde günlüğü olan kovana, -arı sayısı az onun için hemen kabul ederler, diye  kek teli açılmış hazır ana verdim ki, hemen anayı alsınlar. 3 tam gün sonra kontrol ettim; Kutu içerisindeki kek yenilmiş, işçi arılar çıkmış, ana ise kutu içerisinde geziniyor. Dışarıya çıkamamış! Petekleri kontrol ettim. 2 tane meme yapmışlar. Memeleri parçaladım. Kutu içerisindeki ananın telini tekrar raptiyeleyip aynı yere koydum.  İki gün sonra kontrol ettim, kabul etmişler. Yani; ana arı kafesi terk etmemiş ise, bir sorun var demektir. Kontrol edin.2020

C – Hazır ana vereceğiniz kovandaki, günlüklü çitaları  arısız olarak başka günlüklü arılı kovanlara dağıtın.  Buraya hazır veya ham çita koyun. Sonra kafes içerisindeki anayı kovana koy 2 gün bekle. Sonra telini açıp, 2 gün daha bekleyip, ananın kafesten çıkıp – çıkmadığını kontrol ediniz. En  zahmetsiz  ve tehlikesiz yöntem bu. 

D – Bir kovanın anasını, herhangi bir sebeple aldınız.  Tekrar eski yerine koymanız gerektiği zaman en geç 2 gün içerisinde, kutusuz vere bilirsiniz, Aynen kabul ederler. yaşadım- Yalnız çita üzerinde gezinen anayı bir süre takip edin, Ana arının üzerine C biçimi kıvrılan arı olursa O arıları öldürün, saldıran arı, kendini sahte ana arılığına  hazırlamaktadır tekrar takip edin, saldıran olmaz ise, iş tamamdır.

E – Diğer taraftan içinde günlük ve kapalısı olan anasız kovanı, 1,5 gün bekletip kafes içinde hazır ana verdim. Kontrol ettim, hiç meme hazırlığı yoktu. 5 gün sonra kontrol ettim, ana çıkmış, çita üzerinde geziniyor. Ama çitaların üzerinde açık – kapalı 10 adet meme vardı. Memenin birini ana kemirmiş. Diğerlerini de ben temizledim.  Velhasıl, bildiğim dediğin arının ne yapacağını,  ancak kendi bilir. Buda bir tezatlık.

F – Arının anası var/ yok bilmiyorsun. Kovanın dışına biraz kuvvetlice vurup, kulağınızı tahtaya dayayın. Kovandan uzun (ıııııııı) diye bir ses geliyor ise; ana yok.  Kısa (ııı) ise ana var demektir. Kovanı açtınız (ıııı) sesi geliyor ise; ana arı başka bir ananın olup olmadığını kontrol ediyor veya saldırıya uğramış acısından bağırıyordur. Başka bir ana var ise; Kovan içindeki iki ana arı, kovan hakimiyeti için ölümüne savaşırlar. Sesin geldiği yeri buldunuz, Böyle bir anı görürseniz, anaları kovan dışına almayın, müdahale etmeyin. Sağ kalan, kovanın anası olacaktır. Aynı yerde kozlarını paylaşsınlar. Dışarıya alırsanız, ananın biri haliyle ölüyor. Sağ kalan anayı kovana koyduğunuz da,  bu anayı da arılar öldürüyor. Ana satın alacağınızda anaya bakın: Ana arının  boyu uzun, bacak sayısı tam, kanat boyları eşit ve bitişik olacak kanatlar ayrık yırtık ve yarım olmasın. 06.2020

G – Arılı çitaları dışarıya çıkarttınız. Bir şekilde arılar kazara kovan dışına döküldüler. Kovanın dış yüzeyinde veya toprak üzerinde arılar küme olmuşlar, ayrılmıyor iseler, buraya dikkatli yaklaşıp bakınız. Orta yerinde ana arı olabilir. -var ise – Elinizde fazla tutmadan ve sıkmadan hemen alıp veya alamıyor iseniz; kovandan bir tane arılı çita alıp ananın olduğu yere yaklaştırınız. Ana çita üzerine çıkar. Çitayı Kovana koyunuz.

H – Kafes içerisinde hazır ana arınız var. Lakin bir kaç gün yeni kovanına koyamayacaksanız: Ana Kafeslerini, kovanın örtü tahtası üzerinde şerbetlik var ise, arıları şerbet içmek için çıkış yaptıkları açıklığın bir kenarına  teli yukarıya bakacak şekli ile koyup,  şerbetlik kapağını kapatınız. Ve/veya (sıcak günlerde)  Elinizde daha çok  kafes var ve hepsini bir arada tutmak istiyor iseniz; kuvvetli bir kovanın örtü tahtasını  -sıcak havalarda- çekip alınız. Analı kafeslerin hepsinin tel kısmı yukarıya bakacak şekli ile çitaların üzerine diziniz. İşçi arılar, kafes içerisindeki anaya hizmet edeceklerdir.  Yalnız burada dikkat edeceğiniz nokta: Saldırganlığını bildiğiniz arılı kovanlara koymayınız. 

I – Kovanı açtınız, çitalara bakarken ana arı uçup gitti. Ana uçup giderken, kovan hangi durumda ise, üstü açık, çita dışarıda iken vb şekillerde, 1 saat bekletin.  Siz orada iken gitti ise, siz de o yerde bulununuz. Ana yakın yere gitti ise gelecektir – gelebilir. 2011 yılında iki tane ananın kaçmasına neden oldum. Bir tanesi, ben aynı kovanın yanında iken, ≈ 30 dk. sonra geriye geldi. 2013 senesinde ise, başka bir ana iki kere uçup gitti – geldi. Peki, ana neden uçtu? -Ana daha tazedir çiftleşmemiş veya yeni çiftleşmiş ama günlük atmamış anayı arılar istemez. Ana kaçar, gidecek yeri yoktur geri gelir. -Arıcı arkadaş anayı huzursuz eder, ürkek olur kaçar. Diğer bir neden isesakat ve eski anayı, arılar istemez. Üzerine çullanırlar. O an tesadüfen arıya bakarken olayı görürsünüz. Ana arıyı arıların ellerinden kurtardığınız an arı, can havli ile uçar. Gidecek yeri yoktur, geriye gelir, tekrar kaçmak zorunda kalır ve gider.…Kalırsa, zaten ölecek. Ayrıca her kovanda olur ama,  çiftleştirme kutuları ile normal kovanlarda, yeterli sayıda arı olmaz ise, ana arı kovanı terk eder.

İ – Başka bir kovana arılı çita verdiğinizde  dikkat ediniz, ana arıyı öbür kovana götürmeyin. İki kovanda,  anasız kalır. Yapılan incelemeler doğrultusunda İşçi arıların, ana memesi olacak günlüğü, peteğin başka bir yerine taşıdığı görülmüş.     03.2018

J

K – Bir çitalık veya bir avuç kadar arınız var, ana vereceksiniz. Kafese gerek yok. Çitayı dışarıya alıp, Anayı arıların arasına salıp takip edin. Ana arının üzerine C biçimi çullanan arılar olursa O arıyı çekip öldürün. Ve anayı takip edin. C şeklinde saldıran kalmadı ise, analı çitayı yerine koyun.

L – İlla ana boyalı olacak diye bir şart yok. Önemli olan sizin bilmeniz. Onun için en azından, O kovan kapağı içine yapıştıracağınız bir kağıda arı ve anası için not tutmanız yeterlidir. Kesinlikle kovan içerisindeki anayı her hangi bir boya ile boyayıp, kovan içerisine salmayın. Değişen kokudan dolayı  anayı hemen öldürürler. (yaşadım)

M – Eylül, ekim ayından itibaren kaç çitalı olursa olsun, anası yaşlı ama sağlam olan kovanın anasını öldürüp, başka bir kovanla birleştirmeyin. Çünkü, O beğenmediğin ana, Ocak ayında sizin kurtarıcınız olacaktır. Kendiliğinden ölürse, kovanın arılarını başka kovan ile birleştir. Ayrıca, yeni ana aldınız. Ana başlangıçta  normal günlük atmış. 8 – 10 gün sonra kontrol ettiniz, erkek yavru gözleri oluşmuş. Olabilir. Ana arı, eksik çiftleşmiş. Yetiştirici, ananın ilk günlük atımını gördükten sonra, garantili olduğunu düşünerek sana satar. Burada, ana arı yetiştiricisinin hatasını aramayınız. Gidin değiştirin veya başka yerden alınız.

N – Hazır aldığınız ana uzun bir süre günlük atmaya bilir. 2014 Nisanında aldığım hazır ana, tam 42 gün günlük atmadı. İlk geldiği gün çelimsiz bir ana iken geçen zaman içerisinde boyu uzadı, güzelleşti  Öldürmeye elim varmadı. Tamam, ana günlük atmıyor atamıyor idi ama neden, bilmiyor ve bilemem.  (illa bu böyledir demiyorum ama)  bir şey dikkatimi çekti. Bu ananın olduğu kovan içerisinde bir tane erkek arı yoktu. Diğer kovanlardan erkek arıları tutup, bu kovana koydum. İki gün sonra petekleri kontrol ettiğimde, günlük vardı. Siz beklemeden  deneyin diye yazıyorum.

OAnası olmayan kovan; İçinde günlüğü olan arı, kendi anasını yapar. -sahte anaya gitmemiş ise– Anası ve günlüğü olmayan arıya, İçinde  günlüğü- kapalısı olan arısız 1 – 2 çitayı, veriniz. Veya  gözünüze kestirdiğiniz kuvvetli bir kovandan, arılı günlüklü iki çitasını başka bir (ruşet) kovana koyup buradan 3 – 4  km uzağa götürünüz. Burada, ana memesi yaptıracağınız kovana 4 gün  boyunca azar azar şerbet veriniz. Bu süre zarfında bol arı sütlü ana memesi oluşacaktır. Böylece bu kovanın YENİ anasını yaptırmış olursunuz. Ana arı değişiminde ise; Feromen kokusu ve günlük atımı azalmış ana durumunda ise, işçi arılar, hemen işçi arı gözlerini 2 adet ana memesi kapcığı haline getirir. Ana oraya günlük atar. İlk ana kabul edilirse diğer meme kopartılır. Bazen eski ve yeni ana bir müddet bir arada yaşaya bilir. (FAO)

ÖSahte ana; Kovan içinde çıkmış veya petekte kapalı erkek arı sayısı çok fazla ise, kovanda sahte ana var demektir. Sahte anaya gitmiş kovana,  başka kovandan günlüklü çita koyup yeni ana yaptırmaya kalkışmayınız. Sahte ana, ana memesi yapılmasına müsaade etmez, hazır ana bile  verilmez. İşçi arılar ana memesi yapsalar bile, çıkacak yeni anayı sahte ana,  öldürür. Yapacağınız en kolay yöntem: Önce kovan içindeki tüm arılı çitaları dışarıya çıkartın, sonra tek tek çita üzerindeki  tüm arıları aynı kovana silkeleyin. İçinde günlük ve/veya kapalısı olan çitaları  diğer kovanlara dağıtınız. Arı silkelediğiniz kovanda en küçük bir petek parçası kalmasın ve kesinlikle şerbet vermeyin. Verirseniz, hemen dalak yaparlar ve sahte ana arı günlük atar. Bu  çitasız arıları 2 gün bekletiniz. Sahte ana, ana olduğunu unutacaktır. 3. gün başka bir kovanlardan alacağınız, içinde günlük ve kapalısı olan 1 – 2 çita ile arının sayısına göre, temiz çitaları,  bu kovana koyunuz. Yalnız, çıkarttığınız  eski çitaları koymayın.  Bu kovanı 4 gün, azar azar şerbetleyin. ki, arı sütleri bol olsun. Diğer bir yöntem ise, Başka çok  kuvvetli  bir kovan ile birleştiriniz. Sahte ananın tespiti ise;. Arkasını günlük yuvasına sokan işçi arı, Sahte anadır, gördüklerinizi ezin. Faydası olur. Sahte ananın yaptığı erkek arı, kısırdır. 2019

P – Çitanın alt ve yan kenarlarında açık, kapalı memeler var ise; bu oğul memesidir. Siz her ne kadar bu memeleri bozarsanız bozunuz, O kovan oğula gidecektir. Bozmanız, sizin için  zaman kaybıdır. Ya  arıyı 2-3 boş kovana bölüp böldüğünüz kovanları ya uzaklaştırın veya olduğu yerde gölgelik bir yere kapatıp koyunuz. Veya  memeleri sıyırıp diğer kovanlarla birleştirin. Ya da bırakın oğula gitsin. Ayrıca, ilaveli kovanların ilave kısmındaki çitalarda meme var ise, hemen bozun.

R – Çıkan oğul arısını istiyorsanız yeni bir kovana koyunuz. Şayet çıkan oğulu istemiyorsanız, Oğul arıyı konduğu yerden alıp yere  dökünüz. Aynı kovanın I. ve 2. oğulunda 1 ana, daha sonraki oğullarda ise çok ana bulunur. Bütün anaları bulup öldürün veya ana kutucuklarına ayrı ayrı koyun. Çıkan oğul, çıktığı kovana, döner. 

S –  Her ihtimale karşı kovanın oğula gitme durumu var ve oğul istemiyor   iseniz: Çitaları kontrol ediniz. Memeli olan çitaları aynı kovanda bırakıp, üzerinde kendi anası olan memesiz çitaları  başka bir kovana alıp, 4 km uzağa götürünüz.  Anasız memeli çita ile kalan arılar kendilerine yeni ana yapar ve çıkıp gitmezler. bu konu için, en sondaki yorumlar kısmına bakınız.

Ş – Kovanlar sahil bölgesinde portakal bahçesine  yakın ve basara var ise,  günlük petek işlenir. Bu durumda sadece haftada bir az şerbet veriniz. Çok verirseniz, iki çitalık arı bile olsa, oğul verir. İç bölgelere geldiğinizde ana arı, serin havadan etkilenir ve  günlük atımı azalır. Arının uçuş deliğini daraltınız (hatta uçuş deliğini önden kapatacak bir kapak, teneke takmanız, direk serin  havanın içeriye girmesini engeller). Boş yerlere  Strafor  koyunuz. Mayıs ayı değişken iklime sahiptir. 2020 yılı, 23 haziran tarihine kadar serin ve aralıklı yağmurlu geçti. Seydişehirde kekikler, daha yeni çiçek açıyor.

T – Petek üzerinde Arılar ana arının   ayaklarından  asılıyorlar! ise! Ana arının istedikleri yere günlük atmasını istiyorlar. Ki yeni ana yapacaklar. Üzerine çıkıp C biçiminde iseler, öldürecekler.  Anayı değiştiriniz veya arıları başka bir analı kovan ile birleştirin.

U – İnternet ortamında  yaptığım bir araştırma neticesine göre –Arılar, insan yüzünü tuhaf (farklı) bir çiçek şeklinde görüyor, – Dünyada bilinen 28 çeşit ana arı türü  olup Türkiye de Kafkas, İtalyan, Karniyol, Muğla ve Batı Avrupa cinsi ana arıların olduğu, – Çeşitli ana arıların çiftleştirilmesi ile elde edilen melez (Hibrit) denen anaların yumurtasından yeni ana elde edilse bile, verimli olmadığı; – Ama, melez arı cinslerinden elde edilen balın, normal arı cinslerinin ∼ 2 katı olduğu; – Laboratuvar ortamında yaşatılıp, hiç bir iş yapmayan  işçi arının, 304 gün yaşadığı, belirtiliyor.

Ü – Genç ana arının renkleri eski anaya göre  koyu parlak, boyu kısa, şişman, hareketleri hızlıdır. Ana  arı yaşlandıkca karın kısmı incelir ve boyu uzar, siyah halkalar arası açılır, sarı renkleri ortaya çıkar, hareketi yavaşlar.

X – Bal almak istiyor iseniz ilave dahil, 15 çitanın 12 sinde günlük ve kapalısı olmadan anayı aşağıya hapsetmeyin. Mümkün oldukça içinde günlük olan çitalarıda ilaveye  koymayınız. Ana arı bu kısma uğramaz ise arılar burada meme yaparlar. Memeleri gördüğünüzde, kesiniz. Bal sezonunda  oğul istenmez.  04.2016

V – Ana arı, araziden gelen nektar ve polen azaldıkça, günlük atımını azaltır. Temmuz, ağustos aylarında azar azar şerbet ve elinizde olan polenden koloninin gücüne göre veriniz. Anası  olmayan kovana şerbet verilmez. Dışarıya koyduğunuz kavun karpuz tatlı ise, meyve şekeri (fruktoz) alıp kovana nektar olarak bırakır. Ayrıca su ihtiyacını görür. 05.2017

Y – Anası olmayan kovanın arıları ile Yağmurlu, kapalı havalarda veya karanlıkta açılan kovanların arıları arıcıya saldırır.  Diğer taraftan  saldırgan arılardan korunmak için yapmanız ve yapmamanız gerekenler şunlardır. Herhangi bir şekilde vücudunuzun etrafında 1 – 10 arı uçuşuyor ise, elinizi veya başka bir maddeyi arıya karşı sallamayın. Bu durumda arının size karşı daha saldırgan olmasına neden olursunuz. Göz kapaklarınızı arada bir kapatınız. Arı saldırısına uğrar iseniz, kapalı bir yer girip, vücudunuzun açık yerlerini kapatınız. Açık bir alanda iseniz özellikle başınızı ağaç, ot ve çalılık bir yere sokunuz.  Kağıt veya ot yakınız. Arı ateş ve dumana gelmekte tereddüt eder. 07.2018

2 – analı/ anasız arıların birleştirilmesi:  06.2020 – A – Anası olan İki kovanın birleştirilmesi için, senenin hangi ayı veya günü olursa olsun birleştirebilirsiniz. Önce boşaltacağınız kovanın anasını arılı arısız bir çitalık alın veya öldürün. Sonra  üst kovan ilavesi, gazete kağıdı ve koku verici bir madde hazırlayın.(soğan, sarımsak, parfüm, mentollü krem, katran vb) Analı arı alt kuluçkalıkta olup önce bu arılara koku değiştirici sıvıyı çitalara  sürünüz. Ana kovanın Üzerine gazete kağıdı örtünüz ve ilaveyi koyunuz. İlave ve kağıt üzerinede bir kaç noktaya bu kokudan sürünüz. Gergin kağıdın bir kaç yerinede bıçak ucu ile çizik acınız. Öbür kovandan aldığınız anasız arılı çitaları, ilave içine koyup tekrar koku sürüp, kapakları kapatınız. En geç 2 gün içinde arılar kucaklaşacaklar. 3. gün ilave altındaki gazete kağıdını alınız. İsteğinize göre ilavedeki arıları ilavede bırakın veya aşağıya indirip ilaveyi alıp, kapatınız.  B –  En az 3 gündür anası olmayan arıları ise, hangi kovana verecekseniz, o kovanın uçuş deliği önüne bir örtü tahtası koyup, anasız arıları bu örtü tahtası üzerine döküp, kovanı başka yere koyunuz. arılar bir süre sonra kovana gireceklerdir. Tarlacı arılarda, eski kovan yanındaki kovanlara gireceklerdir.  -C – Veya Analı iki kovanın arılarını çitalı çitasız  aynı kovana birleştireceğinizde,   daha önceden hazırlayıp fıs fıs içine koyacağınız şerbet sıvısını, esas kovandaki son   2 – 3 çita üzerindeki arıların üzerine bu şerbeti püskürtünüz, aynı şerbeti birleştireceğiniz öbür çita üzerindeki arıların üzerine de püskürtüp, analı çıtayı veya anayı ayırıp diğer arılı çitaları esas kovan içine yavaşça koyunuz. Şerbeti emmeye çalışan arıların kokusu, birbirine geçecek ve alışacaklardır. 2014

3 – ana arıyı öldürüyorlar : 02. 2019 – yukarıdaki B ve Ö  maddesini okuyunuz.

4 – 10 adet ana memesi var ise, arılar hangi gözün ana olacağına nasıl karar veriyorlar: 7.2020 – Ben bu güne kadar şu görüşe sahip oldum. Arılarda, aynen insanlar gibi. Birinin tuttuğuna diğeri karşı çıka biliyor. Her ana memesini yapan işçi arılar, farklı isteklere sahip ola biliyorlar. ‘bu benim anam, bu olacak  iddiasında oluyorlar. Geçen günlerde başıma geldi. Hazır çiftleşik anayı çita üzerine salıp takip ettim. Kimi arılar hiç bir tepki vermediği halde arının bir tanesi, direk anaya saldırdı. Hemen müdahale edip bu saldırgan arıyı öldürdüm. Arada bir ana üzerine yumulan arıları uzaklaştırdım. Ve ana serbestce dolaşmaya başladı. Ertesi gün baktım ana, aynı çita üzerinde geziniyor.  Çitası ile birlikte  Buradan alıp başka bir yere koydum. tekrar ertesi gün kontrol ettim, sadece iki çita arasında kalmaya devam etmiş. 2 – 3 gün sonra tekrar kontrol etim, ana öbür çitalara geçmiş. Buradan şu sonucu çıkarttım. Bir gurup arının kabul ettiği ana arıyı, başka bir gurup arı kabul etmiyor. Kabul etmesi için zamanın geçmesi, karşı çıkan gurubun -Bu anayı kabul etmekten başka bir şansının olmadığını anlaması –  alışması gerekiyor.

Her memeyi yapan arılar, gurup gurup. – Diyorlar ki; ben senin ananı tanımam, benim anam bu ! İlk ana yapılan günlük, ana oluşumunu tamamladığı zaman -ki bu ana istenilen şartlarda normal olmasa bile, memeden çıkıyor ve diğer çıkma durumuna gelen KELLİ FELLİ anayı, meme içinde öldürüyor. Kovan içinde 10 tane meme var hesabı ile devam ediyoruz. ilk 3 – 5 meme içindeki ana, dışarıdaki ana tarafından öldürülürken, diğer taraftan boşta kalan ve vakti saati gelen bir ana, dışarıya çıkıyor. Bu sefer ilk çıkan ana ile serbest kalan ana; birbirine saldırıyor. – dikkatinizi çekerim, bu yazdıklarımı 40 yıllık her usta söylemez belki çoğu da görmemiştir bile. -çevremde bu anlattığımı bilmeyen yıllanmış arıcılar bile var- İki ana  birbirine öyle bir kenetleniyor ki, ayıramazsınız. Ve bir tanesi ölüyor, sağ ve sağlam kalan ana kovana sahip olurken, diğer memeler tamamen, imha ediliyor.

Başka bir örnek: (2016), kovanlarımdan birindeki ana arının hiç kanatları kalmadı ama, Sağ ve günlük atmaya devam ediyor. 20 gün öncesi bu kovan arıları, kanatsız anayı değiştirmek için  iki tane meme yapmışlar. Hem de uzun meme. Daha sonra baktım, yapım halindeki    memelerden biri, imha edilmiş. Diğeri sağlam idi. Ertesi gün tekrar kontrol ettiğimde, çıkma durumuna gelen sağlam meme, yandan kesilmiş. Kesen, eski kanatsız ana. Şimdi, kovandaki  bütün arılar; kanatsız  ananın olmayacağını bilmiyorlar mı! Biliyorlar. Ama, bu ana arıya sahip olan arılar ile, öldürmek isteyen farklı arılar var. Kanatsız anayı değiştirmeye kararlı Arılar, İlk imha edilen meme üzerine tekrar bir meme daha yapmışlar. Derken, en sonunda eski anada, memelerde kayboldu, kovan anasız kaldı. Şimdi, size yaşadığım iki örneği açıkladım, yorumu siz’LER yapın. 01.07.2016

5 – ağaç veya kaya kovuğundan arının alınması:  7.2020 – İlk önce belirlediğiniz yerde, kovan veya büyük bisküvi kutusu, ballı petek, işlenik ve ham peteklerinizi,  körük, maske ve ham petek bağlama teli ve spiral hortumunu hazır etmelisiniz.  Kayayı veya ağacı kırma, kesme, hem arısını ve hem balını alma durumunuz yok ise, kovan veya bisküvi kutusunun arka tarafını delin. İçine ballı, işlenik hazır ve ham petekleri koyun. Kıvrımlı hortumun bir ucunu kovanın bu deliğine, diğer uçunuda, arıların girdiği deliğe sokunuz. Başka yerden girip çıkmasınlar. Kovanı uygun bir yere koyup, uçuş tahtasını açık tutunuz. Zaman içerisinde önce arılar sonrada ana arı, bu kovana gelecektir. Kesme veya kırma durumunda iseniz; BOŞ ve ballı çitaları, teli ve kovanı hazır ediniz. Arılara tütsü vererek sakinleştirin. Sonra yavaş yavaş ağacı veya kayayı kırıp, kesip arılara ulaşınız. Dikkat ediniz arıların üzerine ağaç, kaya parçası gelmesin. O yerdeki petekleri keserek, üzerindeki ANA ve arıları ile birlikte  boş çita içine aynen ham petek tutturduğunuz gibi ballı, günlüklü ve kapalı yavrulu orijinal petekleri koyup, çıtanın dışından galvanizli teli dolayarak  özellikle kapalı ve günlüklü yerleri ezmeden petekleri araya tutturup kovan içine koyun. İşiniz bitince, kovanı aynı yere bırakınız ki dışarıdaki arılar bu kovana girsin. Rast gele.  12.08.2012 pazar

6 – Akdeniz bölgesinde kışın arıya şerbet ve kek verilir mi: 7.2020 – Bu bölgede her daim şerbet verilir. Hava şartlarının uzun bir süre uygun olması  halinde,  kekde verilir. Yalnız yakınında arının içme suyu, olmalı.  03.2014

7 – ana arı ızgarası hakkında: 7.2020 – Ana arı ızgarasının; kovan içindeki balın az veya çokluğu ile direk bağlantısı olmayıp, bir noktaya kadar dolaylı yönden etkisi olur.  Ana arı, her ne kadar ‘feriştah’ bile olsa, işçi arının gözetimindedir. Tarlacı arı; nektarı veya şerbeti ana arı ızgarası olsa da – olmasa da Ana arının günlük atmasını beklemeden, boş bulduğu göze, yığmaya başlar. İşçi arı, insan yada her canlı gibi, önce kendini düşünür. Ana arı ızgarasını koymanız; balın çok olacağı manasına gelmez.  Ama; ızgaranın olumsuz bir etkisinin olacağı muhakkaktır. Şöyle ki; Izgara sayesinde koloninin gücünün zayıflayacağı;  KESİNDİR. 07.2016

8 – antalyada kışlık arı bakımı nasıl olmalı: 7.2020 – Kars veya Konya da arıya nasıl bakıyorsan, Antalya bölgesindeki bakımda 1 – 2 küçük ayrıntı haricinde, aynıdır. Tek  fark  Antalyadaki ‘Eşek Arıları’ İç Anadolu bölgesindeki arılara göre, daha uzun. Antalya bölgesine kovanlarınızı  getirmeden önce,  O bölgedeki kişiden  yağmurların yağıp – yağmadığını öğreniniz. Eşek arısını imha etmek için uygun sinek öldürücü ilacıda yanınızda götürünüz. -mesela fıs fıs türü tüplü sinek öldürücü ve sıvı DDT, yi bir deodorant kutusu içinde bu arıların yuvasına püskürtünüz-

9 – antalyada ilk bahar bakımı ve erkek arı oluşma zamanı: 7.2020 –  25 Ocak 2013 günü Manavgatta,  arıları kontrol ettim. Hemen hepsinde Günlük ve kapalı gözler vardı. Erkek arı sahil bölgesinde Nisan ayında olur. Açacak olan portakal çiçekleri için kovanlarımı Serik’e götürdüm. 29 Ocak 2013 günü saat 10.30 Serik – Gebiz, Hava açık, güneşli ve sıcaklık ≈ 17′ C. Yanımda Konya Şekerin hazır şerbeti var. Ben, çitaların boş olacağını düşünürken nerede ise bazı çitaların, full nektar ile dolu olduğunu gördüm. Haliyle bu nektar durumu, bölgeye göre değişir. Peteklerde yeni günlük  yoktu. Manavgata göre daha soğuk ve tarlacı arıların nektarı bolca petek gözlerine koymalarından dolayı ananın, günlük atacak yeri kalmamış. Ocak/Şubat ve Mart ayında arı, bulduğu poleni kovana alsın, siz almayın. 03.2014

10 – AYC-Amerikan Yavru Çürüklüğü: 7.2020 Yabancı bilimsel sayfalarda yaptığım araştırmaya göre bu hastalık, Dünyada en yaygın arı hastalıklarının başında geliyor. Yaz / kış mevsiminde kovanda yiyeceği olmayan işçi arıların sindirim sisteminde oluşan bir bakteriden kaynaklandığı belirtilmektedir. Bu hastalığa yakalanan arı; dışarıdan verilen  bal/şerbet ile hastalık mikrobunu, diğer peteklere geçiriyor. Ve geçen zaman içerisinde hasta arı ölüyor. Bakteri bulaşmış bu balı, petek gözlerinde olan larvalara bal polen karışımı olarak verildiğinde mikrop, larvanın ölmesine neden oluyor.

2017 Apimondia konferansında bu hastalıkları açıklayan bilim adamına_ Hastalık neden ve nasıl oluşuyor diye sorduğumda (Ölen arıdan bulaşıyor) demişti. yani, bu hastalığın nedenini dışarıda aramayın. Peki nasıl yayılıyor!  Kovan içi ve dışında bu arı ile temas eden diğer arılara,-b Hastalıklı kovanın arıları veya peteklerinin başka kovanlara verilmesi ile-c Kullandığımız arı ve arıcı malzemeleri ile -d Kovanlar arası yapılan yağmacılık sebebi ile, olmaktadır.

Temizlik şekli ise: Önce kapalı açık yavrulu ve yavrusuz tüm ballı çitaları kovanlığın biraz uzağında yakıp, gömünüz (mecbursunuz). Hastalıklı ana dahil tüm arıların hepsini temiz bir kovana koyup, peteksiz  akşam vakti 5 km uzağa götürünüz. -başkasının kovanlarına yakın olmasın-  Hastalıklı ağaç kovanınızın içine  pürümüz alevini tutup gezdirin. Diğer kullandığınız ağaç ve plastik kovanları, arı ve arıcı malzemelerinizi; 5 lt su + 1 lt çamaşır suyu ile yıkamanız şart. Bu su ile yıkadığınız her şeyi açık havada, güneş altında, kurutunuz. Değilse bu kokudan arılarınız ölür. Ertesi gün akşam vakti fısfıs, 4 lt şekerli şerbete, 50 gr  Terramycine  hazırlayıp 5 km uzaktaki arılarınızın yanına gidip kovan içindeki arıların üzerine püskürtünüz. Bu işlemi her 3 günde bir akşam vakti ve 4 kere  uygulayınız. İlk ilaçlı şerbeti verdiğinizden 2 gün sonrası bu kovana hazır veya boş petek veriniz. Yalnız şerbet vermeyin. 13 – 15 gün sonra tekrar  eski yerine getiriniz. Veya

Apimondiadan: Amerikan Yavru Çürüklüğü için Kekik Yağı ekstratının 10 ml kadarını şerbet ile karıştırıp fısfıs ile püskürtün. 3.2014

11 – Ana arının yumurtlaması hakkında: 7. 2020 –  Memeden yeni çıkmış bir ana arının yumurtlaması için en az 8/12 gün geçmesi gerekiyor.  Memeden çıkan ana arının İlk 5 gün, kovan içini, koloniyi, petekleri ve kovan dışı çevreyi tanıması, 1 – 2 gün çiftleşmesi, 5 gün içinde vücudundaki yumurtaların olgunlaşma ve günlük atılacak gözlerin temizlenmesi, ham çitanın örülmesi gibi işlerin olması gerekiyor. Hazır ana için bile 5 gün gerekiyor. Acele etmeyin. 08.2017

12 – arı neden çoğalmaz: 7.2020 – Şu yazacağım şıklardan biri ya da hepsi sorunuzun cevabıdır. Ana yenimi, eskimi?  2 sene ve fazlası ise, anayı değiştirmeniz lazım. Daha sonra balı + poleni var mı? Ana arı, petekteki bal ve polenin miktarına bakar. Bütün canlılar, besleyemeyeceği yavrusunu istemez veya ölmeye bırakır. Diğer şıklar: A Kovandaki arı sayısı az ama siz fazlası ile petek verdiniz. Ve Geçen soğuk günlerde arı yumak oluşturdu, atılan günlükler üşüdü, arı çoğalamadı, ise; Petek sayısını düşürün. B Petek üzerindeki yavru sırlarına bakınız. Kapalı yavru sır kapaklarında içeriye doğru çökme ve orta yerlerinde iğne delikleri  var ise, bir kaçına çöp sokunuz. Kahverengi sünen sıvılar varmı! Özellikle Sır kapaklarının orta yerlerinde iğne delikleri varmı? Bu yazdıklarımın hepsi var ise kovanda AYÇ ve AvYÇ var. (10. kısmı oku)  C Varroa ile mücadele ettiniz mi?  06.2014

13 – arı kaç çıtada kışlatılır: 7.2020 – Yıllanmış yada ahkam kesen arıcılar İki çita arı seneye çıkmaz, deyip arıcıyı korkutuyor. Önce şunu iyi bilin. Buz üzerinde çıplak ayakla gezen kişi, Allahın izni ile hasta olmaz iken, evde duran kişi, hastalıktan kurtulmuyor. Doğru mu? Bu örneğe göre anası, kasım ayında bir avuç genç arısı, yiyeceği, poleni olan, varroası  olmayan, yağmaya uğramayan arı, Mart ayına sapa sağlam çıkar. Ha şans! diyorsanız! O şans veya şansızlık 1000 kovan içinde aynıdır, bir avuç arı içinde. Siz şunu düşünün!. Ben bir avuç arıdan verim ala bilir miyim!  bunun hesabını yapın.

2017/18 sezonu şubat ayında benim 3 kovanım ve her kovanda ise sadece bir çitanın önlü arkalı 8/1 i kadar arısı vardı. 8 Mayıs ve bu gün için en azı 5 çitalık arı oldu. Bir kovanımıda böldüm. Bir kovandaki çita sayısı en az 4 çita ve üzerindeki arı ne kadar çok ve kuvvetli olursa, o kadar iyi olur.  11.2015

14 – arıcı maskesi hakkında: 7.2020-  Sayfama yazdığım yazılarımın % 50, kendi yaptık ve gördüklerimdir. Maskelerimizin yüz kısmında siyah elek var. saldıran arılar, ilk önce yüzümüze saldırıyorlar. Bunun nedeni, eleğin siyah olmasındandır. Farkında iseniz, arılar yüzümüze doğru saldırıyor.  Beyaz olunca; Arılar yüzümüze doğru daha az şekilde saldırıyorlar.  Ayrıca bu tül – elek zamanla deliniyor. Değiştirmeniz gerektiği zaman ki Ben, kendi maskemdeki bu siyah eleği kesip yerine, beyaz pencere tülü  geçirdim. Ayrıca, maskenin gerginliğinden dolayı elek veya tülün kopmaması için, maskenin yüz kısmından iki çember arasına, gerginliği düşürmesi için 2 tane şerit bez diktim. Böylece, tülün parcalanmasını geçiktirmiş oldum, tavsiye ederim. 02.2018

15 – arıların kovanı terk etmesi: 7.2020–  Kovan içerisinde balı, poleni olduğu halde, kovanda arının yok olmasıdır. 2017 Apimondia sunumlarında, Bilim çevresinin Bu konuda kesin ‘sebep şu’ diyemediklerini öğrendim. Nedenleri; Parazitler (arıları kovan içinde rahatsız eden, pis koku yayan bir canlı veya ölüsü vb) [dikkatinizi çekerim, varroa var diye arı kovanı terk etmez, etse bile, üzerinde götürecek], bitki ilaçlarından dolayı kovan önünde ve içinde ölü arılar olur veya hiç arı kalmaya bilir. Brezilyada 2018 Ara. 2019 Mart ayları içerisinde, bitki böcek ilaçları nedeni ile 500 milyondan çok arı ölümleri olmuş. Hatta face sayfamda Brezilyadaki arı ölümlerini yayınladığımda Portekizli sayfa arkadaşım Adeilson Mendes: Portekizde çiftçiler arıları düşünmeyip, soya fasulyesine bolca ilaç veriyorlar diye yazmıştı),  özellikle petekteki bal ve polende olan kötü kokulu ilaç birikintisi, balın olmayışı, yetişkin arılarda stres (misal: bir babanın -evime ekmek alamıyorum deyip, intihar etmesi gibi. Arılarda kovanda yiyecek yok, hepimiz azaldık, dışarıdan saldırsalar kendimizi koruyamayız iç güdüsü), Aşırı antibiyotik, Mısır şurubu, O bölgede kalmayan bal polen miktarı, Kovanı etkileyen mum güvesi çokluğu ve kovanı terk etme alışkanlığı olan soydan gelmeleridir. 2 ile 4 hafta içerisinde kovanda arı kaybı oluyor ise, arı kovanı terk ediyor demektir. Hatta peteklerde ana arının günlük atacağı boş gözler olmayıp, bal ve polen çok olduğunda bile, arıların kovanı terk ettiği biliniyor. Baz istasyonlarının arıya etkisi olmadığı görüşü hakim. Koloni kovanı terk ederken geride ana ve az sayıda genç arı kala bilir. Çita üzerinde bal, polen hatta kapalı yavru bile olur. Veya hepsi gider. Koloni zayıftır, yağma olur, zayıf oldukları için gelen arılara saldırmazlar. Yağmacı arılar balı bitirirler, o kovanın arısıda yiyecek kalmadığı için kovanı terk eder. 03.2018

16 – arı neden suya ve oğula gider: 7.2020 Önce su‘dan başlayalım. Su günlük olarak larvaların, 3 günden sonraki beslenmesi anında, larvaya verilen bal ve polenin sulandırılması için lazımdır.  Diğer kullanım şeklide, aşırı ısınan kovan içinin serinletilmesi içindir. Kovan (34 C’ üstü) sıcak olduğunda, ana günlük atımını bırakır, genç arıların çoğuda kovan dışına çıkıp  salkım olurlar.  Oğula gitmenin en büyük etkeni, tüm canlılarda olduğu gibi nedeni ne olursa olsun üreme, çoğalma  iç güdüsüdür.

2017 Apimondia: Kovan içinde üretilen arı sütü miktarı, dışarıdan bolca gelen nektar, polen ve verdiğiniz şerbet ile orantılıdır. Çokça üretilen arı sütünü, süt üretmeyen arılar ile tarlacı arılar yemeye başlar. Bol Arı sütüne alışan arılar, ana arının payınıda yemeye başlarlar. Normal arılar ‘kudururken’ ana arı zayıflamaya ve spermlerinde azalma  başlar. Bunu gören işçiler hemen ana memesi yapıp, yeni anayı hazırlarlar ve meme ağzını  kapatırlar. kendi aralarında kovanda kalacak – gideceklerin listesi yapılır. İlk çıkan oğul öğleden önce (saat 10) 2 oğul saat 18.00 kadar çıkar. Ana arının çıkmasından önce eski ana ve çoğunluğu tarlacı olan arılar kovanı terk edip  200 mt mesafe içine veya daha önce tespit ettikleri bir yere konarlar. Yeni ananın  çıkmasından 2 gün sonra, 2. oğul çıkar. Ertesi 3.gün 3. 4. oğul derken, geriye kalan sayılı arı, çıkan anaya sahiplenir, diğerlerini öldürürler ve oğul işi biter. Diğer sebepler ise: Kovan küçük, koloni kuvvetlidir, petek sayısı az, Dışarıdan bal, polen çok geliyordur, Kraliçe sakat veya yaşlı günlük atamıyordur, Kovan aşırı derecede ısınıyor ve havalandırması iyi değildir. Dışarıdan nektar, polen çok gelir, sizde şerbet verirsiniz, bu sefer (yaşadım) 2 çitalık arı bile, oğula gider.

Yeni bir yuvanın bulunması için önce bir keşifçi arı gönderilir. Yeni yuvayı bulup gelen arı, bulduğu yeri ana ve diğer arılara aktarır. Bu sefer bir kaç arı, bulunan yerin özelliğini görmeye giderler. Bu giden arılarda gelip -beğendiklerini belirtince, oğul arısı oraya gider. Dikkatinizi çekerim: İlla çıkan oğul, çıktığı yer dahilinde kalır / kalacak sanmayın. Bu yer başka bir kovanların  olduğu yerde olur.

arılarda oğul nasıl engellenir: Arının oğula gitmesini istemiyorsan, üzerinde meme bile olsa,  a – Eski anayı uygun gördüğünüz sayı kadar arılı petekler ile başka bir kovana bölüp, memeleri de koparıp, buradan 5 km uzağa götürünüz.  b – Yerinde kalan anasız arılar için  2 – 3 tane büyük meme bırakıp, diğerlerini temizle. c – (arıyı bölmeden) Üzerinde meme bile olsa, günlüklü, kapalısı olan 2 veya 3 çitayı çekin, arılarını silkele, memeleri temizleyip başka bir kovana verin. O kovandan veya elinizde var ise, sadece ballı / boş çitaları boşalttığınız ilk kovana koyun. d – Peteklerinde meme olan kovanı, olduğu yerden alıp arkalara koyunuz. Tarlacılar diğer kovanlara dağılırken, oğul verecek kovanın arı sayısı azalır, oğuldan vaz geçerler.  e – Memeli çitayı çek, memeleri temizle, arısız olarak başka kovana ver. Aynı yerede boş ham veya hazır petek ile en dışlara yine boş peteklerden koyunuz. f -Tüm memeleri kopartın, 3 gün sonra tekrar bakın, meme yaptılar ise, oğula gidecekler, oyalanmayın. Ya oğula gitsinler yada bölün. Meme yapmazlar ise, vaz geçmişlerdir.

Oğulun kovandan Çıkış anında  görmeniz halinde, oğul arıyı ala bilirsiniz. Oğul’un kovanı terk etmeye başladığını gördüğünüz zaman hemen müdahale etme durumunda oğulun uzaklara veya yüksek yerlere gitmesini – konmasını engelleme şansınız çok olur. Onun için yapacağınız: Boş bir fıs fıs kabını yakınınızda bulundurun ve içinde su dolu olsun. Oğul arının çıktığı anı gördüğünüzde arı kümesi üzerine su fışkırtmanız halinde arı, en yakın yere konacaktır.-yaşadım- 03.2018

oğul arının kovana konulması: İlk çıkan 1ve  2. oğul arılarından  sonra çıkan oğullarda  en az, 2 ve daha fazlası ile ana olur. Çıkan oğulu başka bir kovana koymak istemiyorsunuz. Konduğu yerden aldığınız oğulu yere döküp, içinden ana’ları alıp kutu içinde uzak kapalı bir yere koyunuz veya öldürüp oğul arı içine atınız. Anasız kalan arılar, çıktıkları kovana geri döneceklerdir. Aynı kovan içinden çıkıp, değişik  yerlere konan analı 2– 3  oğulu, aynı kovanın arısı deyip, başka bir kovan içerisine hepsi ile birlikte koyamazsınız. Ana kokuları farklılaşmıştır. AMA; Aynı küme içerisinde OLAN birden çok analı oğulu ise, aynı kovana koyabilirsiniz. Ana kokusu farklı 2 oğul  arısını ilaveli kağıt ve koku ile birleştire bilirsiniz. Aynı küme içerisindeki analar birbirini veya işçi arılar, biri kalıncaya kadar diğerlerini öldürür. Oğul arıyı yeni bir kovana koyacaksanız önce temiz bir kovan ile koloninin durumuna göre hazır veya ham çita koyunuz. Ana arı kovana girdiği an, bütün arılarda girer. Sonra istediğiniz yere kaldırınız. 03.2013

oğul arıyı yakalamak: Boş kovanınızın içine veya çevrenizdeki bitkilere lavanta esansı sürün – dışında inek tezeği  yakın – boş kovan içine pudra şeker serpin – kovanın dış yüzeyine limon otu/ yağı sürün. kaynak FAO

17 – arıya kaç günde bir bakılır, kovan nasıl değiştirilir: 7.2020 – Her hangi bir sebepten dolayı, kovan değiştirmeye karar verdiniz. İlk önce yapılacak olan, temiz bir kovanı hazır edin. Boş ve temiz kovanı, değiştireceğiniz kovanın eski yerine  koyunuz. Eski kovandaki çıtaları, çıkarttığınız şekilde yeni kovana yerleştirip, örtü ve dış kapağını kapatınız. Ham petek örümleri olduğu aylarda 3 – 4 güne bir, örüm işi bittikten sonra 10 – 12 günde bir, genel kontrol yapınız. 25.09.2011

– arılara ne zaman bakım yapılır: 7.2020 – Yağmurlu, kapalı, soğuk ve rüzğarlı havalarda görevlinin haricinde arı uçmaz ve kovan açılmaz. Hangi ayda ve nerede olursanız olun. Arı ve çitaları kontrol etmeniz veya kovanı değiştirmeniz gerekiyor ise; yukarıya yazdığım şartlar hariç dışarısı kaç derece olursa olsun, şunu iyi bilin ve yapın. Dışarıda arı uçsun veya uçmasın! Örtü tahtası veya bezini bir köşeden hafifce, çarpmadan, vurmadan kıynaştırıp içine bakın.  Arılar, çita üzerinde geziniyor ise; Oyalanmadan arılara bakınız. Bir ucundan arılara baktınız; kovan içinde arılar üzüm salkımı gibiler ise hiç dokunmayın,  kapatın. Bir tek arı O salkımdan düşer ise, ölmeye mahkumdur. Onun için mecbur kalmadıkca Ara, Oc, Şb, ve Mart ayının ortasından önce kovanı açmayınız.  11.2016

18 – arıyı bölerek çoğaltmak: 7.2020 –Önce ana hakkında yazdığım bölümü okuyup, bölme işlemine geçiniz. En iyi çoğaltma  bölme ile olur. Böleceğiniz kovandaki çita ve koloni ne kadar çok olursa o kadar iyi olur. Bölmenin 2 türlü yolu var. A) Hazır, kafes içerisindeki ana ile  bölerek  çoğaltmak;  B– Ana arıyı, kovanın kendisine yaptırmak. Her iki yöntem ile  2-10 adet kovana sahip olabilirsiniz.  A – Hazır ana arı ile  çoğaltmak. 10 çitalı bir kovandan, isterseniz 10 tane analı kovan elde edebilirsiniz.

En uygunu, 10 çitalı kovanı 2 veya 3 e bölmektir. Önce analarınızı, temiz kovanlarınızı hazır ediniz. Yeni Kovanların  hepsinin uçuş deliği kapalı olacak. Önce, Eski analı arılı bir çita ile ham bir çitayı boş kovana koyup, aynı yerine koyunuz. Diğerlerini istediğiniz kadar yeni kovanlara bölüştürüp, kapatıp, mecburen, 4 km uzağa  götürünüz. Devamı olan açıklamalar için yukarıdaki, ana hakkında bilinmesi gerekenler  kısmını okuyunuz.  B – Anayı kendiniz yaptırmak istiyorsanız- Bal verimi iyi olan 1-2 yaşındaki Analı ve petek gözlerinde çok günlük olan 8-10 çitalı bir kovanı ele alınız. Kapalı yavrulu bir çitayı anası ile birlikte, uçuş deliği kapalı olan başka bir kovana, yanında ham veya işlenik bir çita ile birlikte koyup, hemen 4 km uzağa götürünüz.

Orada en az 3 gün kalsınlar. İçinde ve her çitada bolca günlük olan arılı çitaları olan kovanı ise aynı yere koyun. Analı kovanı daha sonra kendi yerinize geri getiriniz.  Arılıkta kalan anasız günlüklü arılarıda,  4 gün boyunca azar azar şerbet veriniz ki, arılar ana arı sütlerini bol koysunlar. Böylece her çita üzerindeki günlüklerden, fazlası ile ana memesi yapılacaktır. Meme içindeki Ana arılar en erken  12, en geç 16 gün gün içerisinde çıkar. Anasız kaldıkları  günden itibaren 11.  gün, daha önceden hazırlayacağınız  sayıdaki boş kovanları, aynı sayıdaki boş ham veya hazır  peteklerinizi  ve nakliye aracınızı hazır edip, anasız kovanların yanına geliniz.

Uçuş delikleri kapalı olan her boş kovana birer tane hazır arılı  memeli petek koyup, üstlerini hemen kapatınız. Diğer boş kovanlarada aynı işlemi uygulayarak bir kovandan, X sayıda kovan elde etmiş,  olursunuz. Çoğalttığınız kovanları hemen buradan alıp; 4 km uzağa götürünüz. Yeni kovanlarınız orada  3 gün kalacak. Değilse, tarlacı arılar eski kovanlarına geri  dönerler.  Mecbur değilseniz Haziran, Ağustos ayı arasında arı bölmesi yapmayın. Bu aylar, bal toplama zamanıdır. Bölerseniz her türlü kaybınız çok olur. 11.2016

Arılarınızda bölme yapıp hazır ana verdiğinizde kimi arıcı 5-10 gün kapağını açmayın diyor. Ben acın bakın ana çıkmış mı yiyecek durumu ne, içindeki arı sayısı ne durumda bakın, diyorum. Baktığınızda, (iddialarında haklı iseler, sadece) arının günlük atımı bir gün geçikmeli olur. Ama bakmaz iseniz, kaybınızın ne ve nasıl olduğu, olacağını bilemezsiniz.

İşinizi şansa bırakmayın. Kovan sayınız az ve çoğaltmak istiyorsanız, bir çitalık bile olsa, bölün. Önemli olan hazır anasının olmasıdır. Kasım ayında ana bir avuç yeni yavru çıkarttı, hastalığı yok, varroası yok, yiyeceği var ise, bu arı seneye şubat ayına çıkar.

Bu süre içinde sizin yapmanız gereken, elinizde bulundurmanız gereken polendir. Polen, arı için hastanın ilacı, hapı, ilaçlı iğnesi gibidir. Benim tek bir avuçluk üç arım şubat ayına çıktı. Yalnız kışın, kuzeyi kapalı bir yere koymanız, arı için avantajdır. Gerisini; Allaha bırakın. 07.2019

19 – arı şerbeti neden yemez: 03.2019– Arı şerbeti beslenmek mum örmek ve stok için yer. 1– Kovan içerisindeki arı sayısı az, döktüğünüz şerbet de  çok gelmiş.  2– Petek gözlerinde yeterince bal stoku var, karnıda doydu, verdiğiniz şerbetide koyacak yeri yok. 3– Arı oğula gidecektir. Bak! Meme var mı? 4 – En tehlikelisi ise; Kovan içerisindeki arı sayısı ne durumda azalıyor mu? Yavru sırlarını kontrol ediniz. Sır’ların ortasına yakın yerlerde iğne deliğine benzer delikler var ise, kovanınızda en basitinden Av.Y.Ç. var demektir. (10. md bak)  09 / 2012

20 – arılıkta YAĞMA veya şüphesi var ise: 03.2019 – Şüphe bile etseniz hemen uçuş deliğini KAPATINIZ. Uçuş tahtası veya yerde birbirine sarılan ve saldıran arıların varlığını ve çokluğunu görüyorsanız bilin ki, O kovanda  yağma durumu var demektir. Yalnız kovan içindeki  arıların hava almasını engelleyecek şekilde  kapatmayın.  Uçuş tahtası delikli veya, kovanınız polen tuzaklı ise, sorun yok. Yağmaya gelen ilk arılar, yanlardan kovana girmeye çalışırlar. Yağmanın oluşması ile, her yönden saldırıya geçerler. Kovan önünde uçuşların azaldığını ve arıların  çoğunun  kovan üzerine konduğunu gördüğünüzde, uçuş tahtasını açınız. Yağmaya gidecek arı, hangisidir! derseniz: Kovanında yiyeceği az veya olmayan, sayısına güvenen her kovandaki arı, zayıf gördüğü kovanı yağmalar. Veya kovandan çıkan arıların üzerine un, pudra şekeri serpip diğer kovanlara giren arılara bakın. İlaveten, Uçuş deliğini kapattığınızda, etrafta uçuşan arıların üzerine fısfıs ile su püskürtünüz. Su, yağmacı arının niyetini değiştirecektir.  07.2019

21 – arılara küp ve sorma şeker kışın nasıl verilir: 03.2019  – Kışın Küp Şekerini arılara  vermeyin. Pancar şekerinden yapılmış Sorma şeker ise, içeriğinde  su  olduğu için, küp şeker kadar tehlikeli değildir.  Kovan üzerinde şerbetlik var ise; arıların şerbeti  emdiği  yere  sorma şekerini naylon torba içinde koyunuz ki, eridiği zaman dağılmasın. Kovan içerisinde hatıl şerbetlik var ise, içine koyunuz. Kesinlikle sorma şekerini kovan dibine dökmeyiniz. Eriyen sorma şekere ayakları değen arı kalkamaz,   arıların ölümüne ve dışarıya sızar ise  yağmacılığa  sebep olursunuz. 11.2012

22 – Balın sırlanması ve kalitesinin bilinmesi: 03.2019  2017 Apimondia: Nektar balının % 80 su, % 20 pancar (meyve) şekeridir.  Tarlacının getirirken kısmen işlediği nektarı kovanda bekleyen yavru arıya aktarır. Bu arı, nektarı tekrar işler, bazı maddeler ilave eder, stokcu arıya verir. Bu arıda, işlenik balın içindeki suyun miktarını midesinde veya petek içindeki balın nemini kanatlarını çırparak uçurur.  Nektar içindeki su oranı % 17 ve altına düşmeden, bal olgunlaşmaz ve arı peteği sırlamaz. Sırlamanın olması için, petek gözleri dolu ve fazlası ile genç arı olmalı. Balın kalitesini  Prolin denen; bitkinin ürettiği nektarın özü belirler. Prolin; Balın içinde % 50/80 oranında  olan amino asit özütüdür. (Gerçek balın tespiti için ise 27 çeşit araştırma gerekiyor. Özel sektör 67 çeşit tahlil yapıyormuş. Konya il tarım Md, 27 çeşit analizin değerinin (2014 yılı için) 1400 TL, demişti. Ben; Ürettiğim balın kalitesi ne, diyerek 2014 sezonunda Konya  İl Tarım  Md.  ≈ 100 gr numune götürdüm. Prolin, fruktoz, glukoz meyve şekeri ve sakkaroz pancar şekeri (5 çeşit) için diğer masraflarım hariç, 174 TL ödedim. Sonuç : Prolin 722,03   Fruktoz 38,86  Glukoz  34,55   Sakkaroz pancar şekeri  0,59  idi. 27.10. 2014

23 – bal süzme zamanı: 03.2019 – Bal alım zamanları bölge ve aylara göre değişir. Normal şartlarda ise, balın sırlanmış olduğu aylar Tm-Ağ aylarıdır. 3/2 si sırlanmış petekleri dışarıya alınız. Sırlama işlemi  en geç Ağustos ayı ortasıdır. İlave var ise buradaki çitalar ile kuluçkalık diplerinde bulunan sağlı sollu ballı petekleride ala bilirsiniz.  Tavsiyem; süzme gününden  3 gün öncesi kovan içindeki süzeceğiniz petekleri, kovan içinde ayırın ve kalsın ki; süzme günü peteklerin dışarıya alınması anında arılar daha az huzursuz olur. 07.2018

 24 – ballı bitkiler03.2019 – Bilimsel (anason hakkında yorum kısmına bkn) olarak açıklandığı şekli ile:  Ayçiçeği, pamuk,  narenciye, pürem, yabani çilek, orman gülü,  mera çiçekleri, kekik, kiriş  (pürem gibi uzun ama tek gövdeli, uzun yapraklı. poleni çok olur.), geven, dilfir,  hayıt, gevrek otu, sarı çiçek (sünemit)  çeşitli meyve ağaçları, akasya, çam,  köknar, ladin ıhlamur, kestane,  korunga. peygamber çiçeği, misk çiçeği,  kızıl yonca,  ballı baba, hardal, fiğ, üçgül, oğul otu, karagan, ada çayı, kızıl çam, kanola, tütün, kabak çiçeği, unutma beni,  yabani turp, İlaveten yağmurların yağmadığı ve havaların sıcak olduğu haziran – ekim ayları içerisinde  meşe ağaçlarında Basara balı olur. 01.2013

Hollandalı bilim adamlarının bir dergide İngilizce olarak yayınladıkları bal ve polenli bitki isimleri ise: Kişniş, Hodan (sütleğen cinsi), Adaçayı, Rezene,  Gülhatmi, Çiğdem, Düğün Çiçeği, Kardelen, Itır, Dalya, Nergiz, Tatlı Sığınma, Haşhaş, Zinya çiçeği, Lavanta,  Kedi Otu 12.2014

25 – bal akım zamanları03.2019 m– Balın gelişi ve bitiş zamanı bölgelere, hava şartlarına ve kovanın gücüne göre değişiklik  gösterir. Sadece şunu, kesin bilin, yeter. Peteklerin en üst çita  kenarında, çizgi halinde kar beyazı petek örümleri olur. Bu görüntü, doğadan bal akımının başladığını gösterir. Bu akım başlangıcı, petek örümlerinin  en hızlı oludugu zamandır. (Ham petek ördürmek için, her 2 güne bir 1 – 2 su bardağı şerbet verin) İç bölgelerde Nektar birikimi 15 Mayıs – 15 Temmuz arasıdır. Tem, ortasından itibaren nektar akımı azalır. Arının getirdiği nektarı yememesi için, her 3 güne bir 2 su bardağı şerbet verin. Bölgelere göre başlama ve bitiş, bir hafta önce – bir hafta sonradır. Sahil taraflarında 15 Şubat’ta  yabani çilek ile başlayan bal alımı  narenciye, yabani turp, kiriş, meyve çiçekleri ile  mayıs ayı başına kadar devam eder.  11.2015

balın kristalize olmasını engellemek için: 03.2019- 2017 İstanbul Apimondia sunumu-  Balın sıcak su içerisinde ısıtılması veya donmuş balın eritilmesi için gerekli olan derece ve süreleri şu şekilde verilmiştir. 25 C’ de 4 saat / 60 C’ 30 dak.  Diğer dereceleri bu süreler ile orantılayınız. – kendi anlatımımla-Evinizde Balın kristalize olmaması için, süzülmüş ve cam kavanozlarda olan bal-lar-ınızı, kavanozun gireceği büyüklükteki bir kaba kavanozu koyup tamamen su doldurun. Isı dereceli bir kabınız yok ise; duvara astığınız dereceyi suyun içine koyup, kabıda ateşe koyun. Suyun sıcaklığı, derece üzerinde 25 C’ olduğunda, ateşi söndürün. Arada bir dereceyi suya tekrar koyup, suyun sıcaklığını 25C’ çıkartın ve 4 saati tamamlayınız. 02.2018

26 – çitalı arının fiatı ve alım zamanı: 04.2019 – Bir çita arının fiatı şehir ve zamanına göre değişir. Arı alım ve teslim ayları nisan – mayıs aylarıdır.  Ben 2017 yılı Nisan ayında bir çitalık arıyı 30 liraya aldım(Seydişehirde 2016/17 yılında çok soğuklarda arı ölümleri olduğu için çita başı 55 tl  ye kadar çıkmış). 2018, 35 tl, 2019 Serikte mart ayı  50 tl. 11.2015

27– çitaların yerleştirilme şekli:   03.2019 – Elinizde bir çitalık full arı var! işlenik çitan yok. Bismillah deyip ham çitanızı kovanın içine koydunuz. Arılar işledi, ana arıda çitanın iki yüzüne tamamen günlük attı. 15 gün sonra yeni ham çitanızı koyun. Bu örme işlemi arılar tarafından yapıldığı ana arının günlük attığını gördükçe, hemen dibine ham çitanızı koymaya devam ediniz. Ne zaman ki arılar, her iki baştaki çitaların dış yüzünede nektar, şerbet, polen koymaya, ana arıda bu çitaların iç tarafına günlük atmaya başladı, bu andan itibaren ham çita-ları-nızı, en dıştaki 2 yönlü çitaların    taraflarına koyunuz. Unutmayın, en dıştaki 1 – 10. çitalarda hep ballı – polenli çitalar olmalı. Diğer bal polenli çitalarınızı 3 ve 8, günlüklü / ham çitalar 2,9 açık/kapalılar 4,7 tam kapalılar 5,6 ya konulur. Kuluçkalık, tamamen doldu. İlaveyi koydunuz. Kuluckalık içindeki nerede ise full 5,6. kapalı olan çitaları, ballı bir çita ile ilavenin dip tarafına koyunuz. Çitanın Bitişiğine ve kuluçkalıktaki çitaların üstünü kapatacak şekli ile -arı ve günlükleri üşütmemek için-  en azından strafor koyunuz.  Boşalan en dış yere, çok ballı bir çitayı, yanınada ham veya işlenik çiyayı koyup, devam ediniz. Ayrıca arılar, petek üzerinde o kadar boş yer olduğu halde, peteklerin arasına veya en sondaki peteğin dış yüzüne, küçük küçük yapışık petek parçaları atarlar. Bu, arıların petek istediği manasına gelmez. 06.2020

28 – 

29– erkek arı sayısı hakkında: 03.2019  2017 Apimondia-FAO: Ana arı, kovanın gücüne göre ne kadar erkek arı yapacağına kendisi karar verir. Fazlasını  işçi arı belirler. Tahmini bir sayı vermek gerekir ise; en kuvvetli kovanda 450 sayısını geçmez. Erkek arı, 9 günde olgunluya erişir.  Başka analar ile çiftleşmek için, 8 km uzağa giderler. Yalnız sahte ana olduğunda, günlüklerin hepsi erkek arı olur, bununda hesabı olmaz. 06.2017

30 – günlük yok ise ne yapılır: 03.2019 Kovanda hepsi var ama günlük ve kapalısı yok ise;  polenin olup olmadığına bakınız. Yok veya az ise; elinizde olan veya temin edeceğiniz 300- 500 gr poleni, pudra şekeri ile hafif şekilde ıslatıp karıştırın ve keseceğiniz 10*10 poşet naylonu üzerinde çita üstüne koyunuz. Naylon üzerine poleni -birkaç kez- dökünüz. Polen var ama günlük yinede yok ise, anayı değiştiriniz. 09.2016

31–

32– iki üç çitalı arıyı nasıl çoğaltırım: 03.2019 – ana günlük atıyor ise- 2018 Şubat ayında  3 kovanım ve her bir kovanda da sadece bir çitanın 8/1 i kadar arı vardı. Şuan 29 Nisan 2018. iki kovanımı birleştirdim 5+5 ve 10 çitalık arı oldular. Burada yumuşak geçen hava durumu ile özellikle çiçekli ağaçların varlığı çok önemlidir. Peki nasıl çoğaltacağız! Serin soğuk Rüzgarlar kesilinceye kadar Uçuş deliği önünü kaplayacak şekilde bir teneke kesip, takın, arılar yanlardan girip çıksın. Dışarıdan nektar gelmese bile önemli değil, sizin vereceğiniz şerbet, nektarın yerini tutar. Önemli olan POLEN polen geliyor ise, gerisi önemli değil. Varroa için 2 lt şerbete, 1 ml kekik yağını enjektör ile çekip karıştırın. Ve 3 er gün ara ile 6 – 7 kez verin. Kekik yağını kestiğiniz zaman yağın kokusu kovanda kalmaz. Şerbeti eksik olmasın, peteği gerektikçe verin.  Polenini almayın. Son koydunuz çita örülmeden içine günlük atılmadan yenisini koyma.  Ana arı 1 -2 yaşında Ve Allahın izni ile sizin arılarınız neden 10 çita ve üstü olmasın? 2018

33 – kek fondan şeker ile şerbet arasındaki fark: 03.2019 Kek, bal ve pudra şekeri  ile yapılan, arı yemidir. Kışın, Sahil kenarı hariç iç kesimlerde verilmez. Fondan şeker ise; Pudra haline getirilmiş Pancar şekerinin, sadece su ile karıştırılıp yapılmış halidir. Fondan şekerli kek ile normal keki aynı anda arıya verdim. Arılar, normal keki bitirdikleri halde, fondan şekerli keke, hiç dokunulmamış gibi idi. Şerbet yaz kış, arıların salkım yapmadığı her daim verilir. İlaveten, arıya vereceğiniz şerbeti  kaynatmayın.  11.2016

34 – kışın arıya ne kadar yem bırakılmalı: 03.2019 – Kışın SOĞUK bölgelerde, kovana aklınıza geldikçe şerbet veremez, üzerini açamazsınız. Kovanı açarsanız, felaket olmaz. ama arılarınızın zamanından önce ölmelerine sebep  olursunuz. Her bir çita üzerinde tahmini 1,5 kğ kadar bal var ve varroa mücadelesini de bi hakkı ile yaptı iseniz, gerisini Allaha havale ediniz. Yalnız, Havalar sıcak geçiyor ise, rüzğar ve yağmurun olmadığı uygun zamanlarda bakmanız, 2+1 şerbet vermeniz lazım. 11.2015

35 –

36 – kışın kovanlarda arı azalması, yavru atımı03.2019– bakınız – 12 ay boyunca yaz ve kış mevsiminde arı ölümlerinin nedenleri

arılarda yavru atma ise, özellikle bahar ve kış aylarında arının azlığı ve soğuk havanın etkisi ile bağlantılıdır. İyi günlerde ana arı günlük atar. Günlükleri ve kapalı yavruları besleyecek ve koruyacak, genç ve yaşlı arılardır. Tarlacı arıların ölmesi, petek üzerinde gezinecek arıların sayısını düşürür. Sayının düşmesi akabinde oluşacak soğuklardan dolayı tüm arılar bir yerde toplanmaya başlar. Bu toplanmanın neticesinde yetişkin arının gezinmediği petek içindeki günlük, larva ve pupa ve kapalı göz içerisinde çıkmak üzere olan yavru arılar üşür ve ölür. Ölen larva ve yavrularıda sağ kalan arılarca dışarıya atılır. Tavsiyem: Uçuş deliği önünü önden tamamen kapatacak -yanlar açık- şekli ile teneke kesip daima duracak şekli ile tutturunuz. Esen rüzgarı keser. 01.01.2011

37 – kışın arıya verilen kekin fayda ve zararı03.2019 – Kışın Akdeniz, Ege ve Marmara sahil bölgelerinde iseniz ve kovanların yakınında su var ise, kek verilir. İç kesimlerde iseniz, Mart ayı ortasına kadar KEK VERMEYİNİZ. İç kesimlerde;  Ballı keki yiyen arının,  harareti arttığı için su içmek isteyecektir. Kovan içerisinde su olmadığı için, soğuk havalarda su içmek için dışarıya çıkarlarsa, arıların erken ölümlerine sebebiyet verirsiniz. Hava, soğuk geçmez ise, ölüm olmaz. Ama bilemez siniz. İşinizi şansa bırakmayın ve vermeyin. 11.2015

38 – Koloni çöküşü :  Bknz 15. Arıların kovanı terk etmesi 

39 – kovan içi nem durumu: 03.2019 – Kışın kovan içi yeterli derecede havalandırılmaz ise nem oluşur. Kovan içerisindeki arıların vücut ısıları balı yedikçe  34 C’ ye kadar yükselir. Dış hava ise bu dereceden düşüktür.  Arılar üşümesin diye, uçuş deliğini küçültürseniz, bu sefer kovan içi sıcaklığı dahada artar. Dışarıdan giren soğuk hava ile kovan içerisindeki sıcak havanın karışımı neticesinde, soğuk hava içerisindeki nem, sıcak hava nedeni ile,  su damlacığı şekline dönüşüp, kovan dibine birikir. Biriken su -arının içeceği su olurken; örtü tahtası ve dipte oluşan pamuksu küf arının hasta olmasına neden olur. Örtü tahtası yerine  naylon  konulmaz. Naylon, hava sirkilasyonu yapmaz ve kovan içi devamlı ıslak olur. 2 – 3 çitalı olanları, uçuş deliğine göre ortalayın. Altı ful delikli kovanda, nemin olmadığı belirtiliyor. Doğrudur ama bu sefer, alttan gelen daimi serin ve soğuk hava, arının salkımı bozmasını geciktirir veya önler. Arı, yiyeceğine ulaşamaz. Bu sefer açlıktan, arı ölümleri meydana gelir. tercih sizin. 11.20

40– kovandan polen alımı: 03.2019 – Kimi arılar bolca polene çalışır. Bulunduğunuz bölgede çiçek çok değil ise, Arılarınızı çoğalmasını istiyorsanız, nisan ayı sonuna kadar poleni almayın. Polen ile dolan çitalarınızı, poleni az olan kovan çitaları ile değiştiriniz. En az 4 er çitanız çokça polenli olursa, sizin menfatınızadır.  bu sayıdan sonra gelen polenlerinizi alın. Polen, faydalı bir gıdadır. Seyrettiğim bir programda konuşan profesör; 5 gram polen = 1 kğ bal, demişti. Polen, bitkilerin ÜREME ORGANIDIR. Düşüncemi şu şekilde netleştireyim. Balık yemeyen çok az insan var. Ama kimi insan balık etinden ziyade balığın üreme tohumu olan HAVYAR’ı daha çok tercih eder. Evet havyarın besleme özelliği ne ve ne kadar fazla ise; Polende çiçeğin havyarı ve o kadarda besleyicidir.  Ama ne yazık ki insanımız bunun bilincinde değildir.  01.2015

41 – kovan önünde arıların salkım yapması: 03.2019 – 1– havaların aşırı  ısınması, 2– Kovan içinde boş yer olmasına rağmen, kovan içinde ve petek üzerinde yapacak işi olmayan arılar, dışarıya çıkar. 3– Koloninin kuvvetli olmasından dolayı ayak basacak yer kalmamıştır. Kovan içi sıcaklık hem havanın etkisi hemde, arıların verdiği sıcaklık nedeni ile aşırı artış olur. Bu artış ise, kovan içinde faaliyeti azaltır. Aşırı sıcaklığa sebebiyet vermemek için arıların bir kısmı, kovan dışına çıkar. Dışarıya çıkan arılar, etrafta dolanmamak ve fazla yer kaplamamak için, üzüm salkımı yaparlar.  Yetişkin arıların bir kısmı da uçuş tahtası üzerinde iken kanatlarını çırparak, kovan içine serin havanın girmesini sağlarlar. Çaresi: Kovan üzeri ve etrafına gölge yapacak dal, ot, örtü vb koyunuz veya kovanlarınızı gölgelik yerlere koyunuz. 03.2018 cmt

42– kovanı nasıl koymalıyım03.2019  Bazı arıcılar, ama tecrübesinden veya deneme amaçlı, kovanlarını değişik yönlere koyarlar. Kovanlarınızı tam  güney yöne bakacak şekilde koymanızı tavsiye ederim. Kovan, Öne doğru 1 – 2 cm eğik, yerden 20 – 30 cm yüksek konulmalı. Kesinlikle örtü ve üst kapak tahtası üzerine ve kovan içine çul – çuval, gazete kağıdı, karton, naylon  örtmeyiniz. Nem yapar. Kış için kovan koyacağınız yerin, kuzey tarafı kapalı bir yer olursa, çok iyi olur. Kovanlarınızı yazın seyrek, kışın birbirlerine yakın koyunuz. Rüzğarı keserler. Yazın aşırı sıcaklarda ana arının günlük atımı, azalır. Kovanlarınızı mümkün oluyorsa gölgelik yerlere koyunuz. Kovan içine her türlü böceğin tırmanarak girmesini önlemeniz için altlıkların ayak kısım diplerine odun, kömür külü serpin, Ayaklarına kalın gres yağı veya ayakların içine gireceği bir kutu içine motor yanık yağı koyunuz, veya akıtıp deneyin. (Apimondia-Fao) 08.08. 2012

43– kovan içi ve önünde ölü arı olmasının nedeni03.2019 – bakınız-. 12 ay boyunca yaz ve kış mevsiminde arı ölümlerinin nedenleri

44– nektar gelmiyor ise: 03.2019– Sezon sonu bitmek üzere, çitalarda yeterince nektar yok ve sırlanma olmuyor! En azından  balın olgunlaşa bilmesi, doğal balın arı tarafından yenilmesini önlemeniz babından, arının sayısına göre 3 – 4 güne bir, 1 ila 3 su bardak  arası şerbeti veriniz. 5.2013

 45– nisan ayında kovan kaç çıta olmalı: 03.2019 –  30. md bak. Genelde sayfama – nisan ayında arı, kaç çıta olmalıdır, diye soru gelir. Bu soru ve cevabına takılıp kalmayın. Çita ve arı sayısı ne kadar çok ve kuvvetli ise, O kadar iyidir.  12.2016

46Nosema ve tedavisi hakkında: 25.06.2019 – Nosema veya Nosemosis, ileri hallerde arının ölümüne neden olan, arıların orta bağırsağında gelişen bir parazit hastalığıdır.

 Nosema hastalığı ve nedenleri ancak laboratuvar ortamında tespit edilir. Bu hastalık özellikle kış mevsiminde olup ilk baharda soğuk ve uzun yağmurlu geçen aylarda bile görülür. Nedenleri olarak kovan içindeki nem ve beslenmeye dayanır. Hastalık diğer kovanlara her türlü yiyecek, petek ve malzemeler nedeni ile taşınır.

Belirtileri: Koloni ve arı huzursuz, saldırgan olup,koloni düzgün gelişmez ve ölüm oranları yüksektir. Petek üzerinde ve kovanları iç, dış yüzeylerinde çizgi halinde islah pislikleri görülür. Hastalanan arı uçamaz, kovan önlerinde sürünür, felç olur ve ölür. C biçimi  sert bölge hizasından kıvrılmış ve kanatları yaygın olarak ölür.

 Hastalığa yakalanmış ana arı, huzursuz olup hareketi azalır. Petek üzerinde durmaz, düşer kovan içinde gezinir, günlük atmaz ve ölür. Ana arı ishal değil, kabız olur.

Tedavi: Arılar  protofil ( ot çayı) veya antibiyotik (fumidil B kullanımı yasaklanmıştır) verilerek tedavi edilir. Protofil, 1 lt şurup içine 17 ml olarak verilir.

Nosemanın doğal tedavisi  nane, papatya, fesleğen, çıngırak veya civan percemi otunu kaynatıp, suyunu şeker ile karıştırıp verebilir. Bu arada kovanlar çamaşır sodası veya pürümüz ile temizlenmelidir. 25.06.2019

47 – petek yapımı: 03.2019 Arının Yeni petek işlemesi iki nedene bağlıdır.  a Arazide  ve merada çiçekli ağaç, ot ve polen olmalı  b Kovan içerisinde bolca genç arı olmalı. c- her 2 güne bir yeterince şerbet vermelisiniz. Bu belirttiğim her iki etmenden biri veya her ikisi olmaz ise, siz ne kadar şerbet verirseniz verin, ham peteğinizi koyduğunuz gibi dışarıya çıkarırsınız. Özellikle dışarıda çiçek olmadığı zaman, Yarım yamalak işlenmiş petekleri kovana koymayınız. Koyar iseniz, arı örmez ve alap şalap olan yerlere de şerbet ve polen atar, günlük olmaz. Belirttiğim bu iki neden arazi ve kovanda var ise, O zaman sizin vereceğiniz şerbetin, petek örülmesine faydası olur.  Geçen sene başıma gelen bir olayı aktarayım. Mart nisan ayları içerisinde ağaçların çiçekleri vardı. Azda olsa mera çiçekleri. 20 Nisana kadar petek örümü ve günlük atımı oldu. Ağaçlarda çiçek kalmayınca, 15 gün boyunca şerbet vermeme rağmen petek örümü olmadı. Haziran ayında şerbet bile verseniz, dışarıda çiçek ve yeterince genç arı yoksa; örülen petek düzgün olmaz. Kovan içinde fazlası ile örülü petek olduğu halde, arı petek dışına dalak atıyor ise, genç arı ve dışarıdan gelen nektar olduğu için, boşta olan genç arılar, hariçten çalışıyorlar, demektir.  Genelde 10 çitalı kovanlarda ham petekler 2 ve 9. yere konulur. şerbet verdiğiniz halde örülen petek şişkinliği 3 – 5 mm geçmiyor ise, ham petekleri yan yana ve ve en sona koyunuz. Elinizdeki eski boş petekleri güneşe doğru tutup bakınız. Gözlerden ışık geliyor ise, kullanın, parlak değil ise, eritiniz. 05.2016

48– Polen: 5.2019 – Bal arının çorbası, Polen ekmeğidir. Polen, insana tokluk hissi verir. Özellikle B cinsi vitaminler ağırlıklıdır. İlk bahar aylarında arazide ve petek gözlerinde polen ne kadar çok olursa, günlükte o kadar çok olur. Polen bittiği zaman günlük atımı da biter. Öyle ki, peteğin örümü dışarıdan gelecek nektar ve polene bağlı iken yavru atımı, sadece polene bağlıdır. Bakıcı arılar, 4. günlükten itibaren larvalara bal polen ve su karışımı yiyecek verirler. Su; hem polenin bal ile karıştırılması hemde sıcak havalarda kovanların serinletilmesi için gereklidir. Temmuz ayından önce Kovan önünde erkek arı ölümleri var ise, çitalarda polenin durumuna bakınız. Polen az veya yok ise, işçi arılar erkek arıları -Olan poleni yemesinler diye, öldürürler. İşçi arılar, Ana arı olmasa bile çıkan veya çıkacak olan yavru arılar için polen getirmeye devam eder. Yalnız, ana arı günlüğü, ne kadar polen var ise, O kadar günlük atar. Haşhaş (afyon) bitkisinin polen verimi çok kuvvetlidir. Dışarıdan nektar gelmese bile vereceğiniz şerbet ile haşhaşın poleni sayesinde eski peteklere yavru atımı hemde petek örümü olur. Bölgelere göre değişmekle beraber haşhaş çiçeği 20 Nisan – 15 Haziran arasında acar/biter. Dışarıda polen yok, sizde var ise örn: 3 yemek kaşığı polene yarım yemek kaşığı pudra şekerini nemli bir şekilde karıştırıp, naylon parça üzerinde ve çita üzerine koyunuz. Ham Petek ördürmek içinde şerbete polen karıştırıp veriniz.

49Propolis ekstraktı ve yapımı: 03.2019– Apimondia sunumları- Özellikle ilk bahar aylarında her türlü ağaçların tomurcukların da oluşan ve arılar tarafından toplanan  reçinemsi bir maddedir. Propolis; Sulak arazilerde yetişen bitkilerde çok miktarda bulunur. Hastalık tedavilerinde Antibiyotik yasaklandıkça Propolise olan ihtiyaç artacaktır. Su bazlı propolisin hiç bir yan etkisi yoktur ama su, propolis eksraktını sadece % 2 oranında erite bilmektedir. Eczanelerde satılan % 70 derecelik saf alkol ile yapılan eksrakt en uygun olanıdır. % 70 ve üzeri, olan alkoller, her insana faydalı olmaya bilir. Buna dikkat ediniz. Alkol saflığı arttıkça yan etkisi arttığı belirtilmiştir. Karaciğer rahatsızlığı olan kişiler, alkolden yapılmış eksrakt kullanmasınlar. Kovanlardan toplanan propolisi açık havada fazla tutmayın, ezerek inceltin ve buzdolabına koyun. Eriteceğiniz zaman, küçük parçalara ayırın. Cam kavanoz içerisine 1 ölçek propolise, 3 ölçek saf alkol ilave edin, güneş görmeyen yere koyup arada bir çalkalayın, en az 2 hafta bekletin. Sık gözlü süzgeçten geçirip,  koyu renkli şişe içerisinde, dolaplarınıza koyun.

Propolis: Her bölgenin propolis özellikleri farklıdır. En iyi ve bol propolis, sulak ve sıcak bölgelerden bolca sağlanır. Toplanan propolisin % 50 reçine, % 30 mum, % 10 polen ve % 10 diğer element ve maddelerden oluşuyormuş. Söğüt, kavak, meşe, kızıl çamçam bol reçineli ağaç cinsleridir. Propolis/mum karışımlarının içinde siyah noktalar var ise, bu arının asfalttan getirdiği zift’tir. 03.2019

50– ruşet kovanı: 03.2019–  İki çitalık bir arının, 10 çitalık bir kovanda bekletilmesi gerekmez veya bırakmak istemezsiniz. 5 çitalık Ruşet kovanlar, az sayıdaki çitalı arıların saklanılmasını temin eder. Veya yedek analı arıların bir süre orada bekletilmesi için gereklidir. 12.2012

51– seydişehir bal üreticileri birliği tlf: 03.2019 – Başkan Ahmet Çamlı tlf :  0 507  059 62 44  15.3.2019

52 – seydişehir ilçe tarım md. kayıtlı arıcı ve kovan sayısı: 03.2019 –  İlçe Tarım Merkezine kayıtlı 70 arıcı ve  6.000 kovan var. Kayıtlı 64 arıcı, 5.500 kovan için, devletten destekleme kredisi için baş vurmuş. 2018 yılın ait destek kredi miktarı kovan başına 10 lira. Gine bu seneye ait Seydişehir ve çevresinde kovanı bulunan yabancı kayıtlı arıcı sayısı 30 kişinin ≈ 1.750 arı kovanı var. 11.2013

53 – strafor kovanlar: 03.2019 – Önce şunu düşünmek lazım! Dağdaki arı nerede yaşıyor ve bu zamana kadar nerelerde yaşadı. Doğal malzemeden şaşmayınız. Lakin, ana çiftleştirme kutuları ile 3 – 5 çitalık ruşet kovanlar, kullanımı kolay ve elzemdir.  Özellikle uzak yollarda üst üste taşımalar için uygun olmaz. 01.2016

54 – şerbet hazırlama ve verme zamanı03.2019– Şerbeti kesinlikle kaynatmayıp, ılık su ile yapmanız size kolaylık olur. Mart / Eylül ayları içerisinde 1+1; Ekim / Şubat arası 2 ölçek şeker+1 ölçek su şerbet veriniz. Her daim olmasa bile arada bir 5 lt şerbete en az bir tane limon yıkayıp sıkın, kabuklarınıda küçük dilimler halinde aynı bidona koyunuz. Veya 5 lt şerbete yarım çay bardağı kadar sirkeyi dökünüz. Arı için Limon vitamin, sirke antibiyotik  görevini yapacaktır. Özellikle yakın çevrenizde başka kovanlar var ise; şerbeti akşam üzerine doğru vermeniz, her zaman çok iyi olur. Yakınınızda başka kovan yok ise, kovanlarınızın hepsine  aynı gün ve zaman içerisinde şerbet veriniz. Değilse az – çok yağma olur – olacaktır. Hava karardıktan sonra akşam kovan açılmaz, bakım yapılmaz, bal alınmaz, kovan  içi  şerbetliklere şerbet verilmez. Verirseniz, arılar üzerinize yapışırlar. 05.2014

55 – tarlacı arılar değişik yerlere gider mi? 03.2019 – Bilim adamları; arıların nerelere gittiğini öğrenmek için, 19 tane arının ensesine arı takip sinyal vericisi yerleştirmişler. Arıların gittikleri yerleri elde ettikleri sinyaller sayesinde işaretlemişler. Sinyal verici cip sayesinde sadece 2 tanesi, yeni besin kaynağını buluyor veya değişik bölgeye giderken, diğer verici takılı arılar eski bildikleri bölgelere gitmişler. Kovandan çıkan işçi arının, kovanın olduğu noktaya göre dört bir tarafa ve en fazla 5 km uzağa gittiği açıklanmaktadır. 02. 2017

56 – teşvik şurubu nedir: 03.2019- Şubat, mart aylarında  kovanlarınıza dışarıdan baktınız, kovan uçuş tahtasında petek kırıntıları ve önünde arı ölümleri var veya yiyeceğinin kalmadığını düşünüyorsanız, Arıları canlandırmak için,  şerbet vermeniz lazım. Arılar, kovan dışına çıkıp uçuşuyorlar ise, dış sıcaklık  kaç derece olursa olsun, ama üst şerbetliğe ama hatıla limon veya sirke karışımı şerbeti dökünüz. Bu arada en dıştaki petek üzerinde arının olmadığını görürseniz, dışarıya alınız. Fazla kurcalamayın. Bu şurup, arıların eski gücüne gelmelerini sağlayacaktır. Bu yapılan besleme şekline teşvik şurubu  denir.  11.2015

57 – tütsü duman verilmesi: 03.2019 –Arı saldırgan, elinizi çita üzerinde boş gezdirirken bile elinize, yüzünüze karşı saldırıyor ise; Bu kovanın  kapağını açmadan önce  körüğünüzü yakıp hazırlayın. Alt kapağı açmadan önce 3 – 5 sefer duman veriniz. Daha sonra her elinize hücüm edeceğini anladığınız zaman aşırıya kaçmadan hafifçe duman veriniz. Ayrıca daha önceden kurutup hazırlayacağınız portakal kabuklarınıda, bu tütsü içine katıp verdiğinizde varroa ile mücadelede etmiş olursunuz. 05.2016

58 – uçuş tahtası üzerinde petek kırıntıları: 03.2019 – a -Aç bırakmışsınız, şerbet verin. b- Bir nedenden ötürü arılar, verdiğiniz son peteği beğenmemişler. Bakınız, gerekiyorsa peteği değiştiriniz.  Kışın yiyecek yok diye yağma durumu hariç, petekleri parçalamazlar. Döküntülerin nedeni, yediklerin balın sırrıdır.  01.2011

59 – varroa ile asit duman ve esansiyel yağ ile mücadele: 03.2019 Varroa,  arının ensesi diye tarif edebileceğimiz, başının arkasında siyah sert yer ile karın bölgesi üzerinde duran  gezinen  kestane şeklinde kahverengi renkli bombeli, bir toplu iğne başı kadarlık bir böcektir.  Varroa ile mücadele, bir kaç çeşitle yapılır. 2017 Api Mondia sunumları ile araştırdığım sitelerden edindiğim bilgi üzerine:

Oksalik ve formik asit hakkında: Varroa mücadelesinde etkin olmakla beraber özellikle varroanın, arının vücudunda açtığı yaranın daha fazla büyümesine ve  arının başka yerlerinin tahrip olmasına neden olmakta olduğundan, arılarda erken ölüme sebebiyet vereceği belirtiliyor. Duman türü ilaçlı kartonların, aşırı verilmediği müddetçe zararı yoktur. yalnız Mayıs ayından sonra verilmesi sağlık acısından zararlıdır. Kurutulmuş yafa cinsi portakal kabuğunuda aynen ilaçlı karton cinsi için uyguladığınız usulü uygulayınız.

Esansiyel -uçucu- yağlar : Timol esanslı kekik yağı, Mentol, Kafurun, Okaliptüs yağları. Bu yağlar eczane veya aktarlarda bulunur. Bu yağlar tehlikesiz olmakla beraber kokusu ağır olduğu için  petek ve bala sirayet eder. Kekik yağı için uygulama şekli olarak; 15 C’ ve üzeri havalarda, 10 Çitalık kovana 5*10 ebadındaki saman kağıtlı karton (veya ambalaj kartonu) üzerine, şişe içerisindeki yağın 1/4 çizgi şeklinde dökülüp çita boşluğu arasına denk gelecek şekilde yerleştirilir. Örtü tahtası hemen kapatılır. Veya yaptığın 5 lt şerbet içine enjektör ile 2 – 2,5 ml kadar kekik yağı karıştırılması uygundur. Yalnız bu miktarın hepsini kovanlara  azar azar bölüştürmeniz ve her 3 güne bir 7 kere uygulamanız yerinde olacaktır. En temiz ve tehlikesiz şekli, daha önceden hazırlanılmış  varroa için pudra şekerinin, çitaların arasından arıların üzerine  bir şekilde tuzluk cinsi bir elek veya avuç içi ile dökülmesi ve portakal kabuğu  tütsüsü dür. Her vakit yapılabilir.

Petek altının kesilmesi şekli ile :  Özellikle nisan ve mayıs aylarında her kovan içerisindeki 1 -2 çitanın en alt tel kısmına gelen ham peteğin bölümü kesilir, bu şekilde kovana yerleştirilir. Bu kısma arılar erkek gözü olacak şekli ile mum örerler. Varroa en çok erkek arı gözlerinde olur. Bu gözler sırlandığı zaman telin dibi ile kesilip atılır. 2 sefer yapılması kafidir. 02.2018

 

 

İnsan ve Arı.

02.2020 –  2012 yılında Hükümet ve Sağlık Bakanlığı, sağlıklı bal üretimi, çeşitleri ve üretim koşulları hakkında,  bir tebliğ yayınladı. Bundan böyle tebliğe uymayan arıcının ürettiği bal  satılamayacak.

Bereket Tv de edindiğim bir bilgiye göre; Avrupa ülkelerinde, balın içerisinde % 20 – 1 kğ da 200 gr kadar olan pancar şekerli bal, üzerinde belirtilmesi şartı ile, satılıyormuş. Ülkemizde ise; Resmi Bal tebliğine göre kendi ürettiğimiz bir kğ balda müsaade edilen pancar şeker miktarı ise 50 gr dır.

30 Ekim 2015 cuma günü Euronews tv kanalında bir haber. Avrupa Birliğine  (AB) dahil bazı ülkelerin bal üreten arıcıları,  AB başkenti Brüksel’de Çin den getirilen GDO lu balların ülkelerinde satılmasını protesto etmişler. Haliyle bu ballar insan sağlığının zararına sebep olduğu gibi, arıcının gerçek emeği karşılığı olan parasını da almasına engel olmaktadır.

Gerçek balın tepiti :  Hakiki bal, soğuk yerlerde donar. Bereket Tv de, Samsun 19 Mayıs Üniv. Ziraat Bl .prof. açıklamasına göre Gerçek bal kalitesinin öğrenilmesi için; 27 çeşit tahlilin yapılması ve karşılığında 2013 fiatları ile üniversite imkanları ile yapılmasına rağmen; 1,300.00 TL gerektiği belirtildi. Ben 2014 yılında 3 ana +2 yan tahlil  işlemi için Konya İl Tarım Müdürlüğü Gıda Analizi bölümüne 175,00 tl ödedim.

Bana göre donmuş hakiki balın tespiti şöyle: irmik tatlısı’nı yediğinizde, irmik tanelerini dilinizde hissedersiniz ama dişleriniz arasında, şeker tanesini kırar gibi ezemez siniz.  Ağzınızda yok olur gider. İşte gerçek donmuş balın tespit şekli. Toz Şeker tanesi gibi ‘kıtır – kıtır’ sesi geliyorsa, şekerlidir. Ve kesinlikle donmuş balı  her ne şekilde olursa olsun, eritme yin. Çünkü her eritme anında balın kalitesi düşmektedir.   2010 / 10.2015      Mecit  ALBAYRAK

Öğrenilmesinde zorluk olan yabancı dillerin sıralanışı.

02.2019 – ABD  Dil Enstitüsü bilim adamlarınca yayınlanan bir bilimsel açıklamaya göre, ana dili İngilizce olan bir insanın, yeni bir dil öğrenmek için harcayacağı zamanı, en kolay dil guruplarından, en zor dil guruplarına göre şu şekilde sıralamışlar:

1.  Afrikaans ( Güney Afrikaya göç etmiş, Hollandalı göçmenlerin konuştuğu dil); Danca (Danimarka); Flemenkce ( Hollanda – Belçika – G. Afrika lı); Fransızca; Haiti;  Norveçce; İtalyanca; Portekizce; Romence; İspanyolca; Swahili (Kenya – Uganda – Tanzanya) ve İsveçce.

2.  Bulgarca; Dari / Farsca ( İran, Afganistan, Tacikistan); Almanca; Yunanca; Urdu (Hindistan – Pakistan); Endenozya ve Malayca ( Tayland – Filipinler ve Endonezya).

3.  Amharic (Etopya); Bengalce; Burma; Çekce; Fince; İbranice; Macarca; Khmer (Kambocya); Lao (Laos  – Tayland); Nepalce; Filipince; Lehçe; Rusca; Sırpca; Sinhala (Sri Lanka / Kolombiya adası); Tai ( Tayland – Malezya); Tamilce ( Hindistan – Sri Lanka); Türkçe ve Vietnamca.

4.  Arapca; Çince; Japonca ve Korece öğrenilmesi en zor olan dil gurupları olduğu belirtilmiştir.

Dünyanın en zor dillerinden olduğu kabul edilen Japonca nın yazılımının öğrenilmesi için bir Japon çocuğunun; 12 -oniki- yıl boyunca sadece matematik ve Japon dili öğrenimini yapması gerekiyormuş.

Kanada ile ABD arasında yaşayan Chippewa Kızılderili kabilesi ile, Rusya özerk bölgesi Dağıstan Cumhuriyetinin Hazar Denizi kıyılarında yaşayan bir etnik gurubun konuştuğu Tabasaran dilinin öğrenilmesi; Çince kadar zor olmaktadır.  Kaynak : 27.03.2012 pravda.ru

 

Dünyada konusunda iyi olan devletler.

02.2019 – 2017 yılı Dünya Genelinde 80 ülke arasında her şeyin ortalaması ile En İyi Ülkeler sıralamasında

1- İsviçre, 2- Kanada, 3- Almanya, 4- İngiltere, 5- Japonya, 6- İsveç, 7- Avustralya, 8- ABD, 9- Fransa, 10- Hollanda,… 36- Türkiye

2019 yılı 80 ülke arasında:  1. Isviçre, 2. Japonya, 3. Kanada, 4. Almanya, 5. Ingiltere, 6. Isveç,  7. Avustralya, 8. ABD, 9. Norveç,  10. Fransa…  34. Türkiye...76. Lübnan,  77. Sirbistan,  78. Angola, 79. Iran,  80. Irak

Turizm, Eğlence ve Folklorik acıdan

1- Brezilya, 2- İtalya, 3 – İspanya, 4- Tayland, 5- Yunanistan, 6- Kosta Rica, 7- Yeni Zelanda, 8- Arjantin, 9- Meksika, 10- Portekiz… 27- Türkiye

Vatandaşlık: İnsan hakları, çevre ve çevrecilik, cinsiyet ve din özgürlüğü, saygı, adalet..

1- Norveç, 2- İsviçre, 3- Danimarka, 4- Kanada, 5- İsveç, 6- Finlandiya, 7- Hollanda, 8- Avustralya, 9- Yeni Zelanda, 10- Almanya,……58- Türkiye

Kültürel : Moda,  eğlence, mutluluk hissi

1- İtalya, 2- Fransa, 3- ABD, 4- İspanya, 5- İngiltere, 6- Japonya, 7- İsviçre, 8- Brezilya, 9- Avustralya, 10- İsveç,…. 31- Türkiye

Girişimcilik: Girişimci, yenilikçi nüfusu, eğitimli sermaye, kalifiye iş gücü, teknolojik uzmanlık, şeffaf iş uygulamaları, iyi geliştirilmiş altyapı ve teşvik.

1- Almanya, 2- Japonya, 3- ABD, 4- İngiltere, 5- İsviçre, 6- İsveç, 7- Kanada, 8- Singapur, 9- Hollanda, 10- Norveç,…. 36- Türkiye

Geçmişten günümüze Mutfak çeşit ve görgüsü, uygulamasına sahip çıkmak

1- İtalya, 2- İspanya, 3- Yunanistan, 4- Fransa, 5- Meksika, 6- Hindistan, 7- Türkiye, 8- Tayland, 9- Portekiz, 10- Çin

Küresel pazarlama, imalat, ihracat, üretim, pazarlama

1- BAE, 2- Hindistan, 3- Singapur, 4- Çin, 5- Japonya, 6- Tayland, 7- Mısır, 8- Ruya, 9- Brezilya, 10- İsrail,… 25- Türkiye

İş ve İşçilik bakımından bürokrasi, ucuz üretim maliyetleri, bozuk üretim, İş kazaları, elverişli vergi ortamı ve şeffaf devlet uygulamaları

1- Lüksemburg, 2- İsviçre, 3- Panama, 4- Danimarka, 5- İsveç, 6- Finlandiya, 7- Kanada, 8- Norveç, 9- Hollanda, 10- Yeni Zelanda, … 77- Türkiye

Enerji; Nükleer enerji, petrol, kömür üzerinden üretim ve imalat sanayisi

1- ABD, 2- Rusya, 3- Çin, 4- Almanya, 5- İngiltere, 6- Fransa, 7- Japonya, 8- İsrail, 9- Suudi Arabistan, 10- BAE; …. 14- Türkiye

Yaşam kalitesi; Ekonomi, istikrar, iş piyasası, eğitim, halk sağlığı, adalet, (burada vurgulanan konu sadece kişisel harcamalar içeriğinde olmayıp, kümülatif konuların ortalamasıdır)

1- Kanada, 2- Danimarka, 3 – İsveç, 4- Norveç, 5- Avustralya, 6- İsviçre, 7- Finlandiya, 8- Hollanda, 9- Yeni Zelanda, 10- Almanya, …  46- Türkiye

Ülkelerin  milli gelirlerini belirten  her çalışma karşılığı elde edilen kişi bazında kazanç şekline göre

Norveç 69.407 $  Avustralya 30.762 $  Danimarka 48.230 $  Kanada 46,441 $   İsveç 49,759 $  İsviçre 60,374 $ Singapur 87,832 $……    ve Türkiye 24,986 $   (diğer bir anlatım şekli ile burada; O ülkenin her bir vatandaşının bir yıl boyunca çöpcülük, işçilik, doktorluk, bilgisayar, mühendislik, öğretmenlik, kaldırım mühendisliği çalışmalarının karşılığında devletine sağladığı kazanç belirtiliyor. (8 Nisan 2018 pazar 1 $ = 4,04 lira E/$ – 1.22)  Kaynak: w.usnews.com

15.06.2020 yılı itibari ile, Dünya nüfusu 7 milyar 800 milyon olup yılda 81 milyon doğum artış olmaktadır. Afrika kıtası 1 milyar 340 milyon; Amerika kıtası ve adalar 1, 250 milyon;  Avustralya kıtası ve Okyanus halkı 42 milyon; Avrupa kıtası 748 milyon ve Asya kıtasında ise 4 milyar 641 milyon kişi yaşamaktadır. kaynak: worldpopulationreview.com

Dünya Sağlık Örgütünce açıklanan 2015 yılı verilerine göre 169 ülke arasında Dünyada en uzun yaşayan milletler ortalamasına  bakacak olursak:

Kadınlarda : 1 – Japonya 87 2 – İspanya, İsviçre, Singapur 85.1   5 – İtalya 85  6 – Fransa 84.9  7 – Avustralya, G. Kore 84.6  9 – Lüksemburg 84.1  10 – Portekiz 84

Erkeklerde:1 – İzlanda 81.2  2 – İsviçre 80.7  3 –  Avustralya  80.5  4 -İsrail, Singapur, Y. Zelanda, İtalya 80.2   8 – Japonya, İsveç  80  10 – Lüksemburg 79.7  Karma yaşam sürelerine göre  ise:

1 – Japonya 83.7  2 – İsviçre 83.4  3 – Singapur 83.1  4 – Avustralya, İspanya 82.8  6 – İtalya, izlanda  82.7  8 – İsrail 82.5  9 – İsveç, Fransa 82.4  11 – G Kore 82.3  12 – Kanada 82.2  13 – Lüksemburg 82  14 – Hollanda 81.9  15 –  Norveç 81.8  16 – Malta 81.7  17 – Y. Zelanda 81.6  18 – Avusturya 81.5  19 – İzlanda 81.4  20 – İngiltere 81.2  21 – Finlandiya, Portekiz, Belçika 81.2  24 – Almanya, Yunanistan 81  26 – Slovenya 80.8.. 52. Türkiye 75.8…. 190 – Sierra Leone 50.1

İnsanların 55 yıl ve daha az yaşadığı ülkeler ise :  Angola, Orta Afrika Cum.  Çad, Fildişi sahili, Kongo, Lesotho, Brezilya, Mozambik, Nijerya, Sierra Leone dir.

Yine BM 2011 raporuna göre Türk  ( nüfusu  ≈ 76 milyon ise) halkının 5/1 i Kürt, Halkın % 90 ı Türkçe, % 6 Kürtçe, % 0.12 Arapça,  Çerkezce,  Rumca, Ermenice, Yahudice konuşmakta. 10.2013

Dünya Sağlık Örgütü  ( WHO ) nün yaptığı açıklamaya göre: 65 yaş ve üzeri insanlar yaşlı olarak addedilmektedir. Bu kuruluşun yaptığı yaş sıralamasına göre ise;  65 – 74 yaş arası Genç Yaşlı  /  75 – 84 Orta Yaşlı /  85 ve üzerindeki insanlar ise İleri Yaşlı gurubunda yer almaktadır. Yine bu örgütün yaptığı tespit ve açıklamaya göre 1955 yılındaki insanların yaş ortalaması 48 iken, 2025 yılında dünyadaki insanların yaş ortalamasının, 73 olacağı tahmini  belirtilmektedir.

BM / BBC – Türkiye  2011 de insan yaşam ortalaması Kadınlar da : 77 , Erkeklerde 72 iken;

Dünyada yıllık tahmini ölenlerin sayısı, 48 milyon doğanların sayısı 110 milyon

2015 yılı Dünyada bazı devletlerin kişi başına harcadığı sağlık harcamalarına göre; 1- ABD 9507 $  2- İsviçre 7536 $  3- Lüksemburg 6818 $  4- Norveç  6190 $  5- Hollanda 5297 $  6-İrlanda 5276 $  7- İsveç 5266 $  8- Avusturya 5100 $  9- Danimarka 5058 $ …. 10- Meksika 1054 $   ve  dünyanın kıskandığı! TÜRKİYE 997 $  kaynak: who

Uzun yaşam için; Hekim.com sitesinden alıntı yaptığım aşağıdaki açıklama ve uygulamaları, yerine getirmeliyiz.

1 – Fazla uyumayın,  2 – İyimser olun,  3 – Fazla seks yapın,  4 – Ev hayvanı edinin,  5 – Zengin olun,  6 – Sigarayı bırakın, 7 – Sakin olun,   8 – Evlenin   9 – Spor yapın, 10 – Gülün, neşeli olun, 11 – Zayıflayın,  12 – Stres yapmayın 13 – Meditasyon yapın,  14 – Kolesterolü ölçün, 15 – Antioksidan alın. Bu da benden : Aklınıza geldikçe hareketli bir müzik ile oynayınız.

Ne diyor Cenabı Allah; Her ne kadar -‘Ömür ne uzar, ne kısalır‘ dese de, hiç bir kimse ömrünün ne kadar olduğunu bilemez vede Allah CC – Benden niyazda bulunun, verdiğim -cana-  emanete sahip çıkın, ve benden ömür dileyin, diyor.  Cenabı Allah -İnsan ömür süresi -ne uzar, ne kısalır, desede belki bu süre insanların yakarışları ile sınırlı olup – olmadığını kim iddia edebilir.

Not– Buradaki sıralama ve açıklamalar, İnternet ortamında yayınlanan bilgiler ışığında sizlerle paylaştığım alıntıdır. Bu bilgiler En iyi ülkeler ve İnsanların Yaşam Kalitesi sorgulaması neticesinde elde ettim. Sadece TR nin gerçek yıllık GSMH 20.420 $ olan kazancı üzerinden, bu ülkelerindeki yapılan kişisel harcama oranlarını baz alarak Tr ortalamasını yazdım. Ki, bu gün için belirttiğim konular üzerinden 2016 yılı Tr geçerli olan kişisel yıllık harcama (en az), 34.000 TL olmalıdır. Soru şu; Kaç İnsanımız, yukarıda belirttiğim şıklar üzerinden özgür ve medenice bu hakkını kullanıp gezip – tozup harcama yapa biliyor? Mesela:  Bir Alman turist Türkiye ye UÇAKLA gelip – gidiyor, 2.500 TL harcıyor.  İstanbul dan aynı yere giden bir Türk’te, daha az alıntısına karşılık oda  2.500 TL harcıyor!!  12.2010   Mecit ALBAYRAK

Önce Türk müyüz Yoksa Müslüman mı ve Meluncanlar.

02.2019 – Önce; Müslüman kime denir! Buna açıklık getirelim. Cenabı Allahın  Kuranın’da;  -Allahın varlığına ve birliğine,  Hz Muhammet ve öncesi tüm peygamberlere (ilk) inanan tüm kişilere’de Müslüman deniliyor. Mesela Firavunun sihirbazları  Müslüman olmuşlardır. Şuara suresi 47/52. ayetlerde belirtildiği gibi.  İslam ise, tüm insanlara hitap etmekle beraber, Hz Muhammed SAS’mı peygamber olarak kabul eden kişilere has bir iman şeklidir. Kuranın anlamını bilmeden sadece Arapça sını hatmetmeniz size bir sevap kazandırır iken, anlamını bilerek İslamı yaşarsanız; yemin etsem yeminime haram gelemez ve ALLAHIN İZNİ İLE 9 SEVAP KAZANIRSINIZ. Bunun içinde Kuranı, TÜRKÇE OKUYUNUZ.

Çünkü Allah’ın ilk emri ‘oku’. Ama sadece papağan gibi Arapçasını değil, anlamını bilmek için, Türkçesini de okuyup öğüt almanız emredilmektedir. Öğüt, insanların anladığı dil ile olursa anlaşılır. Ben dilimi Türkçe olarak seçmedim. Cenabı Allah bana bu şekilde lütfetti. Dünyada dilleri ayıran C. Allahtır. —-

Bir anketör evimize gelmiş ve kapıdan o gün için üniversitede okuyan kızım ile yeğenime sorular soruyor, cevapları işaretliyordu. Böyle bir anı kaçırmak istemezdim ama üniversitede okuyan iki genci, bu durum ile baş başa bırakmak istedim.

Neden sonra gençlere,  soruların ne olduğunu sordum. Bir kaç soru ve verdikleri cevapları onaylamam dan sonra kızım Ayşegül:

– Baba, bize – ” Biz önce Müslüman mıyız  yoksa   Türk müyüz ?”, diye sordu. Peki ne dedin?

– Önce Müslümanız, dedim. Yeğenime dönerek; Sence diye sorduğumda, o da Müslümanız, diye cevap verince, daha önceden bilgi sahibi olduğum Meluncanlar aklıma geldi. Ve başladım bu olayı aktarmaya.

ABD’ nin Atlas Okyanusuna bakan Virginia ( Virjinya) Eyaletinin Apalaş Dağları bölgesinde yaşayan bir Amerikalı, hastalanıyor. Nereye gitti ise hastalığına teşhis konulamıyor. Kendisine verilen bir bilgi doğrultusunda, başka bir üniversite hastahanesine başvuruyor. Yapılan tetkikler sonucunda bu kişideki hastalığın Akdeniz anemisi humması teşhisi konuluyor.  Bu andan itibaren doktor ve hastada şüpheler uyanmaya başlıyor.

Çünkü bu hastalık; Akdeniz bölgesi etrafında yaşayan tüm ülke ve insanlarında görülen bir tür, kan hastalığı. ABD ‘ de olması imkansız ve olmaması gereken bir hastalık türü.  Hasta kişi, bu gelişme ve şüphe durumunda geçmişini sorgulama ihtiyacı ve hevesi duyar.

Yaşadığı bölgede bulunan en yakınından uzağına kadar akrabaları ile istişareye geçerek kendi aralarında bir araştırma  gurubu kurarlar. Önce bulundukları bölge ve eyalet içerisindeki bu tip hastalar bulunarak, bu kişilerin bilinen –  bilinmeyen soyları hakkında araştırma yapılır.

Elde edilen bulgular doğrultusunda bölge kütüphane ve devlet daireleri kayıtlarında bulunan soy kütükleri incelenmeye alınır. Araştırmaları neticesinde Atalarının Akdeniz havzası ülkelerinden Türk! olduğu  bulgusuna erişirler. Bu karara varmalarına yardımcı olan  unsurları desteklemesi babından, bazı gelenek ve göreneklerinin; Türklerin gelenek ve görenekleri ile ortak olduğunu fark  ederler. Ayrıca bu iddialarının gerçekliğini, bilimsel olarak   kanıtlama yoluna giderler.

Bu noktada  Y ve DNA denen mikro biyolojik araştırma safhasına geçerler. Yapılan araştırma neticesinde kendi genlerine  en yakın Türklerin geni olduğunu öğrenirler. Böylece asıllarının Türk olduğu  bulgusu, kesinlik kazanır. Öyle ise Türkler oraya nasıl gittiler! dersek!

-tarihi gerçek- Yaklaşık 1580 – 1620 yılları arasında Portekiz, İspanyol ve İngilizlere esir düşüp, bu ülkelere ait savaş ve ticaret gemilerinde esir – forsa olarak bulunan Arap / Osmanlı Türklerinin bir bölümü, bir vesile ile yeni kıta Amerika /  Virginya eyalet topraklarına mecburen veya kendi istekleri ile ayak basmışlar. Meluncanların ataları, bu gerçeğe dayanıyor.

Yazımızın konusu; Önce Müslüman’mıyız yoksa Türk’mü ? sorusu doğrultusunda Kızıma ve yeğenim Şükrü’ye bu gelişmeleri aktardıktan sonra, şu noktayı vurguladım.

Bu kişiler şuan Hristiyan olmuş kişilerdir. Ama ataları Türk ve Müslüman idiler. Dinleri değiştiği halde, soy kanları değişmedi. Kaldı’ki  bizim atalarımız Orta Asya’dan ta   ( Atilla – Batı Hun İmp. M.S. 370 – 470 Y.Y. arası ) Meluncanların ABD ye ayak basmalarından 1100 (binyüz) yıl önce, Avrupa’nın göbeğine geldiler. Üstelik, Müslüman değillerdi. İnsan ve kullar, İslam ve Müslümanlığı  Hz. Muhammed’in 611 yılında peygamber olmasından sonra  öğrendi. Türkler,  M.S. 750 – 800 yıllarından itibaren kimi zorla, kimi isteyerek Müslüman olmaya başlamışlardır.

Sonuç olarak biz;  Önce Türk ve Sonra Müslümanız, dememden sonra yeğenim; Şükrü :

– Amca, anlattıkların ‘ cuk ‘ oturdu, ifadesini kullandı.

NOT : Burada ister istemez insanın aklına ” KALU BELA ”  görüşü gelebilir. Kalu bela’dan kasıt: Cenabı Allah; İsrafil A.S.ma,  -Sur’a üflemesini emredeceği ana kadar  yaratacağı  bütün insanlara  A’raf suresi 172. ayetinde;

– Hani, Rabbin; adem oğullarınin bellerinden zürriyetlerini alıp onları kendi (nefislerine) benliklerine  şahit tutarak sormuştu:

-‘Ben Rabbiniz değilmiyim?’

Onlar ‘Evet Rabbimizsiniz’ demişlerdi. Kıyamet günü, ‘ Biz bunlardan habersizdik!’ demeyesiniz, diye sormakta ve söylemektedir.

C. Allahın  Araf suresinin 172. ayetinde belirttiği – Adem oğullarının bellerinden aldığı zürriyetleri ifadesini, İnsanlığın var olunduğu anda Ademin / kişilerin bellerinden ulvi bir şekilde alınmış diye yorumlamayın. Ali imran suresi 6 ve Müminün suresi 14. surede hamile kalma şeklinin anlatıldı sperm, cenin’den bahsedilerek öce sulu meniden pelte haline getiripi ana rahmine yapıştırdıktan neden sonra ikinci bir şekil veriyor. 1..Rahimlerde sizlere dilediği şekli veren O’dur. 2.. Sonra onu, bir başka yaratılışta yeniden kurduk.. ayeti devamında C. Allah. ceninin et ve kemik şekline çevirdiği 2. hallerinin; ANA RAHMİNDEKİ zürriyetlere;  Ben senin Rabbin değilmiyim? diye sormaktadır.

-Bu ayet hakkındaki açıklamaları Ahmet Hamdi Yazır hocamızın Hak Dini Kuran Dili eserinin 5. bölüm 167. sayfasından itibaren -anladığım  şekli ile- sadeleştirip özetleyerek yazmaktayım.

— C. Allahın; şuan  ve Adem AS kadar var ettiği -anne baba olma hakkına sahip- kullarının bellerindeki zürriyetlerini alıp (1. safha hücre halimizdir. Örnek: elimizi keseriz, ama et o yarayı kapatır bilimsel şekli ne ise, 1 safhada O’dur) Sperm, cenin (2.safha) et ve kemik bürünümü yaptıktan sonra, kendi nefsinden ruh ve can verdiği ana rahmindeki bu görüntüye – Ben senin Rabbin değilmiyim? diye sormasının nedenini, Allahın birliğine ve verdiği bütün lütuflarına, yaşadığı an ve ölümünden sonrası bedeni üzerinde her türlü tasarrufunun Allah katında olduğunu kabul etmesidir, şeklinde yorumlamaktadır..

Ana rahminde; İlahi varlığın lütfu olan varlık olan bizler; O an için iddia, inat, terbiyesizlik, ahlaksızlık, şeytanlık ve Allahı reddetme yetisine sahip olmayan melaike türü bir ruhani varlık olarak Allahın  her istek ve emirlerini kabul etmişiz. Öyle bizlere anlatıldığı şekli ile Adem AS var edildiği anda bu olay, olmamıştır.

Yazır hocamız; Ana rahminde C. Allahın emir ve isteklerini kabul eden kemikli et parçasının doğumdan sonra büluğ çağına girmesi ile, Allaha karşı vermiş olduğu Allahın varlığı ve birliğinin bilinmesi taahhüdünün yerine getirilme ve kulluğunu uygulama, Müslüman olma devresinin başladığını belirtmektedir.

Bu ayet üzerinde ise bazı müfessirlerin ise; Fussilet 41/11 ayeti örnek göstererek; ana rahmindeki kemikli et parçasına o anda akıl, mizan, yetenek … verildiği için Allaha iman etmiş (Müslüman olmuş/olduk demişliğinin ) sayılması gerektiğini yorumlamaktadırlar. Yazır hoca bu görüşe katılmadığını bazı dini ve ilmi terimler üzerinden açıklamaktadır.

Kalu Bela’dan kasıt; Yazır Hocamızın yorumundan yola çıkarak; Ana rahminde bulunan cenine can verip sorduğu an ve bu anda ceninden alıp O anda yazdığı cevabın bulunduğu ilahi kitapdır, demek isabetli olacak. Hadid Suresi 8. ayetinde C. Allah;  – Hz Muhammet sizi -müşrikleri- Allaha iman etmeniz için çağırdığı halde iman etmediniz. Halbuki ezelde (ana rahminizde iken) sizlerden kendisine inanacağınızı belirten sözü almış ve bu sözünüzü İnkar etmeyesiniz, inkar ettiğinizde size göstermek için  katında bulunan ilahi deftere yazmıştım, denilmektedir.

Bu tasdik ve anlatım şeklinden dolayı doğan her insanın ruhunun, İslam dinine mensup olduğu kararı çıkmaz – çıkamaz. Cenabı Allah ben sizi Türk olarak yarattım demiyor ama; ‘Müslüman ‘ olarak yarattım’da, demiyor. Sizi ben yaratmadım mı? diye soruyor. Tevhit’in Arapcası:

La ilahe illallah Türkçesi :  Allah var ve bir‘dir. Allahın peygamberlerine getirdiği ilk kitaplara inanan her din mensubu; Müslüman‘dır. Dikkatinizi çekerim: Bunu yazarken bu günlerde çok konuşulan – Dinler arası diyaloğu kast etmiyorum.  Ama gerçeği saklamakta, şeytanlıktır.

Allah katında, kendilerine kitap indirilen Davud, Musa, İsa ve Muhammed as mın, insanlara ilettiği dinlerin ortak amacı,  Allahın varlığını ve birliğini, kabul ettirmek ve etmektir. Bu din anlayışına ise kısaca, TEVHİT dini denir.  Allahın varlığına, birliğine Hz Davut; Hz Musa; Hz İsa ve Hz Muhammedin Allahın peygamberi olduğunun kabul edilmesine Müslümanlık/İslam,  kabul edenlere de; Müslüman denir.  İsa as. inanan, Firavunun sihirbazlarını hatırlayın.

≈2010 yılına varıncaya kadar, Cuma hutbelerinde imamın söylediği, şimdi ise nerede ise söylenilmesi yasaklanan Allah cc bir ayeti var. Kuranı Kerimin Al-i İmran suresinin 19. ayetinde;  ALLAH NEZDİNDE HAK DİN; İSLAMDIR, deni-r-liyordu.  Burada bir vurgu daha yapayım.Günümüzde İslamlık, Hristiyanlık, Yahudilik ayrı bir din’dir. Ve bu dinlere inanan kişilere ise İslam, Hristiyan ve Yahudi dini mensubu denir. (basında yazdığı kadarı ile) Cuma hutbelerinde okunan – Allah nezdinde hak din, İslam’dır ayetinin okunmasını ABD -AKP hükümeti, men etmiş- neden? Bu ayetin manası ve İslami acıdan diğer din mensuplarının hem İslama geçmelerini önlemek hemde İslamdan başka din yoktur/yokmuş intibasını silmek içindir.   01.2011/07.2018    Mecit  ALBAYRAK

Istanbul, Sultan Ahmet Camisi şadırvanlığında, cami derneğinin  Türkçe ve İngilizce yazdırıp astığı peygamberler tarihi ve Kuranı Kerimden alınmış bazı ayetlerin, üstteki yazım ile alakalı olan  açıklamaları, bir belge özelliğinde sergilenmiştir.  Dikkat ederseniz, bütün peygamberler için S.A.V. ifadesi var.  Hz İbrahim için, Tek Allaha inanan Müslüman ifadesi var. Yahudilik ve Hristiyanlıkta da, Tek Allah emri var. Ayrıca, Hz İsa’ya inanan havarileri için ayeti kerimede ‘Müslüman’ vurgusu var.  Ocak 2014

Türkiye’nin yedi bölgeye göre yükseklik sıralaması ve rakımları. / Türkiyenin bölgelere göre yükseklik sıralaması

Kuzeyden / güneye ve batıdan / doğuya Türkiye’nin ortalama rakımı: 652 mt   tekabül etmekte. Bu ortalamaya en yakın ilimiz ise; 649 mt ile Kilis ilimizdir.

02.2019 – Yıllar içerisinde gerçek araştırmaya dayanan bu yazıma tıklayınız. -TAKLİT ve KOPYACILARIMIN olması beni sevindirir ama sizlerin taklitlerime değer vermesi ise, beni üzer.

81 il’in  rakımlarına ait kronolojik listesini İllerin Kara yolu Ve Uydu Üzerinden Rakımları  ; Bazı bölgelerimizde olan Kara yolları üzerindeki bazı tepe nokta rakımları ; En yüksek rakıma sahip  ilçelerimizi ise: Rakımı en yüksek olan ilçelerimiz  başlıklarında yine aynı titizlikle sizlerin takdirlerine sunmaktayım.

Yazdığım bütün yazılarımda olduğu gibi,  rakım/rakımlar konusunda en doğru bilgiyi sizlere sunma isteğim bir saplantıya dönüştü.  Bir yerleşim yerinin  –il, ilçe, köy-  kuzeyden güneye / doğudan batıya hatta orta yerinin rakımı, farklılık arz eder. Ben bunları dikkate alarak, ortalamasını yazdım. 24 Kasım 2015 günü Anıt Kabiri ziyaret ettim. Duvarda asılı Türkiye haritası ve illeri üzerinde O ilin rakımları yazılı idi. Bu harita üzerinde Örnek: Antalya il rakımı 37; benim Antalya girişi kara yolu üzerinde devamlı gördüğüm rakım 39. Siz bir tarafa, ben hangisine inanayım. Kaldı ki; rakımların tespitinde geçerli olan, O ilin Valilik veya var ise Tren garı binası baz alınıyor. Yalnız, bundan 20 sene önce O ilin valilik binası bir tane iken şimdi, çeşitli isimler altında bir kaç tane var. Bende uydu üzerinden O ilin merkez valilik binasını bulup en doğru rakım ölçümünü; sizlerin bilgisine sunuyorum.

1 – Doğu Anadolu Bölgesi rakımları: Bu bölge sınırları içinde 15 il  bulunmaktadır. 7 bölge içerisinde  rakımı  en yüksek illerin olduğu 1. bölgemizdir. Bölge ortalama rakımı 1400 mt. Bu bölgede, rakımı en fazla olan il sıralamasına göre: 1900 mt ile Erzurum  1. Ardahan 1810; Kars 1755; Hakkari 1755; Van 1727; Ağrı 1630;  Bitlis 1535; Şırnak 1356; Muş 1335;  Erzincan 1215; Bingöl 1159; Elazığ 1070; Malatya  966;  Tunceli 919 ve Iğdır 860 mt ile rakımı en düşük il sıralamasına girmektedir.

2 – İç Anadolu Bölgesi rakımları: 13 ilin toplamından oluşmaktadır. Bölge  ortalaması  1021 mt. ile 2. sırada yer almaktadır. Bölgede rakımı en yüksek olan il sıralamasına göre: 1315 mt ile Yozgat 1. Sivas 1290; Nevşehir 1196; Niğde 1237; Kayseri 1060; Karaman 1056; Konya 1023; Kırşehir 993; Aksaray 975;   Ankara 885 (Çankaya Köşkü rakım :1071 mt) Eskişehir 795;  Çankırı 730 mt  ve Kırıkkale 716 mt ile rakımı en düşük il durumundadır. (Seydişehir Belediye önü : 1135 mt. Konya B.B. önünden- Seydişehir 86 km, Seydişehir  Antalya merkez arası 213 km. Seydişehir; siyasi olarak Konya ili, iklimsel olarak Ak Deniz Bölgesinde dir. Seydişehir – Akseki kavşağı 66 km.

NOT: Konya/Seydişehir/Antalya yolu; 1974 yılında Ecevit Erbakan  hükümeti zamanında ‘Beş Yıllık Kalkınma Proğramına’  alınmış. Lakin daha sonra gelen hükümetler, bu plana riayet etmeyip bir derecede olsa ‘keyfi’ davranıp, bu yatırım engellendi. Nihayet 1996 yılında ulaşıma açılmıştır. Seydişehir – Akseki arası Antalya bölgesi dahilinde 1825 rakımlı Alacabel tepesi, kışın kapanıyor idi. Bu olumsuz durumu ortadan kaldırmak için Tınaztepe; Zirve tesislerinin karşısında ki  dağın dibindeki 1530 mt rakıma sahip yerden, Akseki /Cevizli Geceler (kasaba, köy, mahalle)  1280 mt inen (≈550 mt) Tınaztepe Tüneli yapımına 2016 yılında başlanıldı. Hayırlı olsun.

3 – G.doğu Anadolu Bölgesi rakımları: 7 il’i kapsamaktadır. Ortalama rakım 729 mt. En yüksek il 939 mt ile Mardin olup; Siirt 886; Gaziantep 838;  Adıyaman 679;  Diyarbakır 673;  Batman 575 ve rakımı en düşük il 510 mt ile  ŞanlıUrfa    

4 – Ege Bölgesi rakımları:  8 il‘den oluşmaktadır. Ortalama rakım 512 mt . En yüksek il merkezi 1025 mt ile  Afyon  olup;  Kütahya 957;  Uşak 911; Muğla 658;  Denizli 391;  Manisa 78;  Aydın 71 ve sonuncu sırada 10 mt ile İzmir gelmektedir.

 5 – Karadeniz Bölgesi rakımları: 18 vilayetten oluşmaktadır. Ortalama rakım 400 mt.  Rakımı en yüksek vilayeti 1555 mt  ile BayburtGümüşhane 1169; Çorum 818;  Kastamonu 809;  Bolu 727; Tokat 630; Artvin 529; Amasya 398 (Merzifon rakım: 740 mt) ;  Karabük 262; Düzce 150; Trabzon 40; Sinop 25; Ordu 24; Bartın 14; Giresun 14; Samsun  10; Rize 10;  Zonguldak 8 mt ile  rakımı en düşük il durumundadır.

6 – Akdeniz Bölgesi rakımları: 9 il‘den oluşmakta, rakım ortalaması 391 mt  En yüksek ili 1058 mt Isparta olup;  Burdur 960; Kilis 649; Kahramanmaraş 562; Osmaniye 120; Hatay (Antakya) 89; Antalya 46; Adana 26 ve Mersin 9 mt rakım ile, sonuncudur.

7 – Marmara Bölgesi rakımları: 11 ilden oluşmakta. Rakım ortalaması 109 mt. En yüksek ili 520 mt ile Bilecik.  Kırklareli  210; Bursa 163; Balıkesir 145; Edirne 50; Istanbul 35;  Sakarya 29; Tekirdağ 25; Çanakkale 12;  Yalova 7; İzmit 4 metrelik rakımlara sahiptirler.

Denize sınırı olan illerimizin Valilik binası durumuna göre ilk 10 mt’lik rakıma sahip iller ise: İzmit 4 YalovaZonguldak 8 Mersin 9, İzmir; Rize; Samsun 10 mt

İlgilenen kişilere: Rakımı alınan noktanın ölçüm anındaki soğuk, sıcak, rüzgarlı, yağmurlu hava durumu ile sabah, öğlen ve akşam vakti alınan ölçümler, farklı çıkmaktadır.  (ansiklopedik bilgi)

Dünyanın en yüksek yerleşim yeri; Tibet devletine ait Himalaya dağ uçlarında yer alan Lhuka Bölgesinde bulunan 5070 rakımlı Tuiwa Köyüdür. Uydu üzerinden  yaptığım, 43 Avrupa ülkesinin başkent rakımlarına göre, Avrupa’nın en yüksek başkenti İspanya-Fransa arasında bir dağ ülkesi olan Andorra Cumhuriyeti.  Başkenti 1100 mt rakımda yer alan Andorra’dır. En düşük rakıma sahip ülke  başkentleri ise: 7 mt ile Hollanda – Amsterdam ve İrlanda – Dublin şehirleridir. 43 Avrupa ülke başkentlerinin ortalama yüzeysel rakımı ise, ∼ 200 mt isabet etmektedir. (Sibirya hariç)  Dünya denizlerinin ortalama derinliği ise: 4 km kaynak- livescience.com 12.2010      Mecit   ALBAYRAK

Dünyanın ve Türkiye’nin en sıcak ve en soğuk bölgeleri ile Sibirya ve Antarktika.

06.2020 – NOT :  Günlük olarak televizyon veya gazetelerde yayınlanan hava raporlarını okur, duyarız. 26 Haziran 2012 perşembe günü TRT televizyonu  Elazığ şehrimizin sıcaklığının 41,  Antalya nın ise  38 C’ olduğunu söyledi ve okudum. Herhangi bir yerleşim yerine, ülkeye ait yıllık iklimsel gerçeklik, 12 ay – 365 gün ve en az geriye dönük 10  yılın bilimsel kayıtlarının ortalama sonuçlarına göre belirtilmekte imiş. Aşağıda  belirtilen bilimsel sonuçlar, Dünyada ve Türkiyede bulunan yetkili birimlerin geriye dönük kayıtlarını göstermektedir. ( 2013 – 2014 Kışında bildik soğuklar olmadı ama 13 Aralık 2016-16 Ocak 2017 arası Seydişehir merkezine 2,5 mt kar yağdı, şehir dışında – 27 C’ görüldü) İlaveten;

Rakım, iklimi etkileyen bir unsur ise de, O bölgenin dünya üzerinde bulunduğu yer, dört bir yanını kuşatan dağlar arasında kalmış platolar ile, bu dağ ve platoların parçalı veya bir bütün olarak uzayıp gitmesi, dağların  yerleşim yerlerine  olan yakınlık ve uzaklıkları ile (Alanya – Manavgat ilçelerimiz Akdeniz kıyısı ‘dibinde’ olmasına rağmen, sırtını hemen dağa yaslayan Alanya, Manavgat’tan daha sıcaktır) Yapay bile olsa gölet ve barajların  az/çok olması, bölgenin  Sibirya soğukları – Arabistan sıcakları gibi  rüzgarların etkisinde kalıp – kalmaması bölgenin, yörenin iklimini etkilemektedir.

Dünyanın en soğuk yeri: Güney Kutup (GK) bölgesi, Kuzey Kutup (KK) bölgesinden daha soğuktur. Bu bilgi bilimsel bir tespittir. İlaveten GK merkezi tamamen toprak bir tabakadan oluşurken KK, tamamen deniz ve üstü kalın buz tabakasından oluşmaktadır. Ayrıca GK kıtasında, kraterinde lav kaynayan bir yanardağ, mevcuttur.

Dünyanın YERLEŞİM olarak soğuk ülkeleri: Dünya haritasına göz atarsanız, Ekvator çizgisinin güneyinde bulunan ülke sayısı ve kıta toprak oranı, Ekvatorun kuzeyinde yer alan kıta oranından, daha azdır. Dolayısı ile ekvatorun kuzeyinde yer alan ülkeler, kutup noktalarına daha yakın olduğu için, en soğuk yerleşim yerleridir. Kış, soğuktur. Ama öyle iken bile, Güney yarı kürenin en uç insani yerleşim bölgesi olan G. Afrika Cum. (bize göre mevsim olarak aralık ayına giren) Cape Town şehri, kış mevsimini yaşarken, Antalya ve  Adana şehirlerimizle yarışacak bir sıcaklığa sahiptir. Örn: Cape town 27 Haz’da 16C’ Antalya 36C’ kaynak: Gısmeteor

Sibiryanın – en soğuk değil– daimi soğuk olmasının nedeni: Sibirya toprakları, dikdörtgen vari genelde yükseltisi fazla olmayıp, sulak ve tundra türü toprak bütünlüğüne sahiptir. Sibirya; K/G istikametinde Avrupa-Asya/Sibirya arası Ural dağları olması nedeni ile bu taraftan, Sibirya bölgesine sıcak/soğuk bir havanın gelmesi mümkün değil. Sibiryanın doğusu, pasifik okyanusuna açılmaktadır. Geriye Sibirya nın güneyi kalıyor. Bu sefer karşımıza doğu/batı yönünde uzanan Pamir ve Himalaya yüksek sıra dağları ortaya çıkıyor. Hint Okyanusundan yükselen sıcak nemli rüzgarlar, yüksek dağları aşıncaya kadar içinde olan sıcaklığı ve nemi, dağların güney  yamaçlarına bırakırken kendisi de ‘buz’ oluyor. Sibirya ve şehirlerinin rakımları yüksek olmasa bile (aşağıda belirttim), Sibirya toprakları, enlem olarak KK daha yakın olduğu için, bu bölge ve kuzey buz denizi üzerinden gelen, soğuk havanın etkisi, altındadır.

Dünyada insanların sürekli olarak yaşadığı ve dünyanın en soğuk olduğu ülke ve şehri ise; Rusya nın  Sibirya  bölgesi Kuzey Buz Denizine yakın Ojmyakon (Oimekon) Köyüdür. rakım: 730 mt. Bu yerleşim yerinde kış mevsim etkisi, 9 ay sürmektedir. Yıllık Ortalama sıcaklık ise – 40 C’  1924 yılında – 71.2 C’ ve 1933 yılında – 69.8 C’ tespit edilmiş. Pasifik Okyanusuna yakın bölgede olan Verkhoyansk rakım: 130 mt olup, 1888 yılı Ocak ayı  (90 F) – 67.8 C’.(Bu yerleşim yerinde, 25 Tem. 1988 tarihinde en yüksek sıcaklık 37,3C’/ 20Haz. 2020 38C’ olmuş)   . Kaynak: NASA ve Rus Bilimler Akademisi meteoroloji istasyon kayıtları.

Dünyanın en soğuk yerleri: ABD Minesota Eyaleti Koochiching kasabası, yıllık sıcaklık ort. +2 C’ ● ABD / Alaska Barrow bölgesi KK yakın yıllık ort. – 20 C’ ● ABD nin Utah Eyaletinin Panguitch yerleşim yeri ki, Meksika bölgesine yakındır ve 6 Aralık 2013 gününe ait en soğuk hava derecesi ( O gün için) – 45 C’ ●  Kuzey Kutup (KK) Kuzey İstasyonu yıllık ort. – 47 C’ 1954 yılında Bu bölgede – 66 C’ görülmüş. ● ABD/Alaska Eyaleti Creek bölgesi en fazla 1971 yılında – 62 C’ ● Dünyada ilk Altına Hücum olaylarının yaşandığı 1800 yılında Kanada – Yukon bölgesinde kurulan Budak köyü 1947 yılında – 63 C’. 07.2017 Kaynak:  www.uznayvse.ru

Dünyanın 60′ enlemi üzerinden itibaren başlayan Kuzey kutup bölgesinde bulunan kar ve buz katmanlarının, 2050 yılına kadar yok olacağı açıklanıyor.  (Kar yağışı olmayacak değil) www.livescience.com

24 Kasım 2013 ile 23 Ocak 2014 tarihleri arasında ve Rus RTG Tv kanalı üzerinden özellikle, Sibirya soğuklarını 50 gün boyunca not ettim. Bu günlere ait en soğuk yer Yakutsk şehrinin 50 günlük ortalaması – 32 C’ olmuştur. 23 Ocak tarihinden sonra ise RTG kanalı, uydu değişikliği yaptığı için, takip edemedim. Kaynak: Kendi çalışmalarım. 

NASA, 9 Aralık 2013 Pazartesi tarihli paylaşımına göre:   Yüksek çözünürlükte, termal kızılötesi sensörlü cihazlara sahip Landsat 8 uydusu ile uzaydan, ABD Jeoloji Araştırma bölümü görevlilerinin Antarktika da, 32 yıldır karadan yaptıkları araştırma tespit sonuçlarına göre, Dünyanın en soğuk olan bölgesi, – 93.2 C’ (- 136 F) ile  Doğu Antarktika yaylasıdır. Daha önceleri de belirttiğim gibi bu nokta ve kıtada sadece araştırma amaçlı çalışan kişiler vardır. – 93.2 ‘C daimi olmayıp, 10 Ağustos 2010 tarihinde tespit edilmiştir. Yine NASA bilim adamlarınca yayınlanan 16 Ocak 2015 tarihli bilgi dahilinde: Dünya yüzeyinde salınan sera gazları nedeni ile 2014 yılı, 1880 yılından bu tarafa en sıcak yıl olmuş. Kaynak: NASA  01.2015

Dünyanın sürekli ve ortalama en sıcak yerleşim yeri, Etiyopya/ Dallol bölgesidir. Bu yerin 12 ay / 365 güne (kış mevsimi dahil) tekabül eden sıcaklık ortalaması: +34.4 C’ dir. Bu yerleşim yerinde 3 ay / 92 güne tekabül eden  yaz mevsiminin sıcaklık ortalaması ise: +47 C’ dir.

Bu güne kadar tespit edilen dünyanın en sıcak derecesi ve yeri ise Libya – El Aziziye yerleşim bölgesidir. 1922 yılı Eylül ayında vuku bulan sıcaklığın + 57.7 C’ olduğu, kayıtlara geçirilmiştir. (3.2018) 1915 yılı Arizona Tuskon Çölü yüzeyinde 71,5 C’, aynı anda ve aynı yerin 4 mt üstünde ise, 42,5 C’ ölçülmüş.

Dünya meteoroloji standartlarına göre En doğru Sıcaklık/soğukluk ölçümü; yerden 1,2 ile 2 mt arası  yukarıda,  duvar dibi, ağaç yanı olmayan gölgeli bir alan içinde, ölçüm yapılmalıdır. Kaynak: NASA-BBC

Güney Afrika Cumhuriyeti  Vredendal  kasabasında, Meteoroloji kayıtlarına göre 27 Ekim 2015 Salı gününe ait en yüksek sıcaklık +48.4 C’ olmuş (bu ülke için yukarıda vurguladığım yazımı hatırlayınız). 16 Ekim 1936 tarih ve gününe ait Arjantin – Campo Gallo köyünde tespit edilen en yüksek sıcaklık ise, + 47.3 C’ olmuş. www.gismeteo.ru

Türkiye de 1993 yılı Ağustos ayında Mardin / Kocatepe‘ de tespit edilen  bir anlık / günlük en yüksek sıcaklık ise + 48.8 C’ dir. Anlık en soğuk yer ise; 1990 yılı Ocak ayına ait – 44.4 C’ ile Van / Çaldıran  bölgemizdir.  Kaynak: BBC

  • 2020 yılı, 10/11 mayıs günlerinde sıcaklık (Tr, geniş bir bölgesi dahil olmak üzere) Serik Gebiz’de gölgede + 49 C’ olmuş olup; Tam güneş altına koyduğum elektronik derece, 50 C’ gelmeden, bozulmuştur. Bu günlere ait, bilimsel çevrelerce yapılan yoruma göre, bu sıcaklığa ‘cehennem sıcaklığı’ adı verilmiş, söylenmiştir.
  • Hal böyle iken; 2020 yılı kışı ve şuan 14 Haziran gününde, haziran ayını yarılamış olmamıza rağmen, havalar serin esen rüzğarların etkisindedir. Şuan saat 01.00 ve sıcaklık: evin içi 22, sokak 12 C’ dir. 15 haz.2020

Türkiye de yaz mevsimlerinin GENELİNDE geriye dönük bir kaç yıla tekabül eden  sıcaklık ortalamalarında, Batı’dan – Doğu Anadolu Bölgesine doğru + 28 C’ ile + 15 C’  arası farklılık olmaktadır. Ayrıca;

Akdeniz Bölgesi batıda, Güneydoğu Anadolu  bölgesi doğuda olmasına rağmen bu iki bölgemizin yaz mevsimi sıcaklık ortalamaları + 26 C’ olup, birbirine yakındır. Bu iki bölgemizin, yaz ve kış mevsiminde oluşan sıcaklıkların birbirine yakın olmasının hatta ve hatta, Güney Doğu Anadolu bölgemizin sıcaklık yönünden, Ak Deniz bölgesi ile yarışmasının, iki önemli nedeni var:

A – Toros Dağları; Güney Doğu Anadolu ile Doğu Anadolu bölgemiz arasında (Himalaya/Ural dağları gibi) doğal bir sınır vazifesini görmekte, Doğu bölgemizin soğuklarını  kesmektedir.  Akdeniz bölgesi rakım ortalaması 389 mt

B –  744 mt yükseklik ortalamasına sahip ve karasal iç bölgede olmasına rağmen;   G. Doğu Anadolu bölgemizin güneyinde, özellikle Suriye ile arasında dağ, yok. Dolayısı ile Suriye, Orta Doğu ve Arabistan ülkelerinden gelen (Libya gibi)  sıcak kum ve çöl rüzğarlarının etkisi ile bölgemizin sıcaklıkları, yüksektir. Bu coğrafik yapı nedeni ile Güney Doğu bölgemiz, sıcaklık konusunda, Akdeniz iklimi ile yarışmaktadır.

Doğu Anadolu bölgemizde geriye dönük yıllarda, 365 şer günlük 4 mevsimden oluşan  en soğuk ile en  sıcak aylarının  toplamlarının ortalaması, + 15 C’ ye tekabül etmektedir. Bu bölgemizin rakım ortalaması: 1403 mt’ dir.

Rakımdan başka, Doğu Anadolu bölgemizin daha soğuk olmasının sebebi, özellikle Kafkas Dağları bölgesi Kuzey / Kuzeydoğu yönünden esen  kuru – ayaz  Sibirya  (poyraz) rüzgarlarıdır. Bu bölgemiz dağları, Toroslar veya Karadeniz dağları gibi  bir bütün olmayıp, her yöne bakan ve uzun olmayan parçalı dağ gurupları ile doludur. Haliyle rakımın fazla ve parçalı dağların çok olduğu yerlerde ki arazi şeklide, engebeli bir durum arz eder. Bu nedenlerden ötürü bu bölgemiz, daha soğuktur. Bu arada şunuda hatırlatmamda fayda var. Bu yüksek rakım içerisinde bulunup,  860 mt lik rakıma sahip Iğdır ilimizde; hem kar yağmakta hemde Akdeniz bitkisi olan pamuk üretimi yapılmaktadır. V e Iğdır ın  geçmiş yıllara ait 12 ay – 365 günlük sıcaklık ortalaması ise, + 12 C’ ye yakındır.

Rakım ve dağların önemini vurgulamak babından bir örnek daha vereyim.

Bir düğün için Eskişehir – (köse) Mihalgazi ilçesine gittik. (Özellikle bu ilçeye gittim.) Dört tarafı dağ ve tam orta çukur bölgesinden, Sakarya nehri akmaktadır. Sakarya nehrinin aktığı zemin rakımı ise; 170 mt. Kaymakamlık bina çevresi ise ≈ 215 mt.  Nehir tabanından 300 mt yukarısında ise, Sakarı kaplıcaları yer almakta.

Bu İç Anadolu bölgesinde; Akdeniz bölgesinde yetişen portakal, mandalina, limon ve muz hariç zeytin, pamuk, nar dahil her türlü meyve ve bitki yetiştirilmektedir.  Nerede ise yerleşim bölgesi kadar plastik seralar, araziyi kaplamış durumda. Düğün sahibinin anlatımı ile; bu sene (2013-4) kışı sert olmadığı için, beş kez mahsul kaldırmış. Bu yerin yıllık sıcaklık  ortalaması ise: + 14 C’  – 14.06.2014 Cmrt

Türkiye de  en soğuk (ZEMHERİ) Aralık/Ocak ayı, en sıcak ise Ağustos ayıdır. Bu bilimsel tespite göre, geçmiş seneler dahil olmak üzere, Ocak ayı içerisinde en soğuk olan şehirlerimizin başında, – 15 C’ ile Ardahan, – 13 C’ ile Ağrı, – 11 C’ ile Kars ve – 8 C’ ile Erzurum yer almaktadır. Ardahan‘ın  rakımı  1870,   Ağrı 1640,  Kars 1768  ve  Erzurum 1890 mt’dir.

Ak Deniz bölgesinde ise, geçmiş yıllarda ki Ağustos ayı ortalamasına göre en sıcak şehirlerimiz 1. Adana, 2. Mersin  3. Antalya. Bu şehirlerimiz arasındaki sıcaklık farkları ise:  0.1- 0. 9 arası birbirine yakındır. Bu üç şehrimizin kışın en soğuk  hallerinin ortalaması ise: + 5 / 15 C’ arasındadır.  Bu üç ilin geçmiş yıllardan beri  Ağustos ayı sıcaklık  ortalamaları ise, + 22 /45 C’ arasında değişmektedir. Rakım olarak  Mersin 6 mt,  Adana  23 mt;  Antalya ise 39 mt.  Ak Deniz bölgesinin ortalama rakımı ise, 389 mt dir. 20.12.2010 Mecit ALBAYRAK

Arıların Kovanda Strafor ile Sıkılaştırılması.

02.2019 – Bana göre kağıt, talaş vb koruyuculara göre en iyi sıkılaştırıcı ve her taraftan gelecek soğuk havayı izole edecek malzeme, ince dişli  STRAFOR‘ dur. Kâğıt ve talaş nemi emer. Fayda yerine zarar verir.  Arılığınıza gitmeden önce temin edeceğiniz  en az 1.5 cm kalınlığında ince dişli  STRAFORU kendiniz, kovanın içine tatlı bir şekilde geçen ve çita üst seviyesinin  biraz altında olacak şekilde, maket bıçağı ile kesiniz.

Kovan içerisinde 9 çitanız varsa bir tarafına, 9 çitadan daha az ise, her iki tarafa bu straforlar dan koymanız, çok iyi olacaktır. Straforun dışında kalan boş yerlere ise, her hangi bir şekilde talaş, gazete kağıdı koymanıza gerek yok. Strafor, mantolama görevi görecektir.

Arılar straforu inceltip deleceklerdir. Yedek varsa değiştirin, yoksa önemli değil. Kovanınız polen tuzaklı ise, toz parçacıklar aşağıya dökülur. Polen tuzağınız yok ise, arılar ince döküntüleri dışarıya atar.

Kovanlarınız sahil bölgesinde ise  3 çitalı ve aşağısı olan kovanlarınız var ve polen tuzaklı ise (4 çitalı olan kovan zaten  aşağıdan havayı alacaktır) arılı çitalarınızı uçuş deliğine ortalayıp straforu ile birlikte  5. resimdeki gibi koyunuz.  Neden? Bu sayıdaki çitaları kovanın bir taraf dibine çekerseniz, o yerlerin sıcak ve soğuk havasından dolayı, kovan içinde su ve  nem oluşur. Nem arıları öldürür. Soğuk kesimlerde ise, çitalarınızı dip tarafa koyunuz.

Efendim, iki çitalı arı bahara çıkmaz’mış! Bal gibi çıkar.  Hatta bir avuç arı bile bahara çıkar. Yeter ki, genç arısı ve yiyeceği olsun. Kötü tarafını düşünür iseniz! Kusura bakmayın 10 çitalı arının sonu bile, felakettir. Siz sadece şunu düşünün: Bir avuç veya 2 çitalı arının bana faydası ne olur?

Benim 2018 yılı şubat ayında sadece bir çitanın 4/1 i kadar arısı olan kovanlarım şuan 5 Haz. 2019 ve 10 nar çitalık. İsteyen,  az arısını diğeri ile birleştirir. Ve bu gün  3 Temmuz bu kovanım (enaz) 13 çitalık ve ilavede. Bence, ekim ayından itibaren kaç çitalı olursa olsun, anası sağlam olan kovanın anasını öldürüp, başka bir kovanla birleştirmeyin. Anaları, Çiftleştirme kutularına koyunuz. Çünkü, O beğenmediğin ana, Ocak ayında sizin ilacınız olacaktır. Kendiliğinden ölürse, O başka. Her ne yerde olursanız olun, Kovanlarınızı öne doğru 1 cm eğik ve uçuş deliği yönünü Son ve İlk baharda Güney / Güney –  Doğu; Yaz – Kış Güney yöne bakacak şekilde koyunuz. 01.2013 – 2015

seydişehir bölgesinde nektar hangi ay gelmeye başlar : Türkiye’nin her neresinde olursanız olun. Kuluçkalıktaki dizili çitalara baktınız. Peteklerin  üstünde çita latasının kenarlarında parlak – temiz – beyaza yakın  açık renkte petek kümeleri gördüğünüz zaman biliniz ki, nektar geldi – geliyor.  Seydişehir de gerçek nektar akım zamanı ise, Haziran‘ dan itibaren  başlar.  Bir şey daha, kovana hazır petek verdiniz. Birkaç gün boyunca şerbet vermediniz. Kontrol ettiniz. Petek gözlerinde bal – nektar parlıyor ise, bu görüntü nektarın gelmeye başladığının göstergesidir.   🙂  02.2013

Firavunlar tarihinden bir örnek. Firavun Akhenaton ve Hazreti Yusuf.

Bu yazım ile alakalı soru –  yorum ve cevaplarımı, yorum kısmından okumak, düşüncenizi pekiştirmek, veya bilginizi tazelemek isterseniz yazı başlığına ‘tık’layınız. 2015

02.2019 – Mısır tarihi en çok ilgi duyduğum konulardan biridir. Özellikle televizyonlarda geçmiş yıllardan beri yayınlanan belgeselleri yazılı not tutarak dinler ve karşılığını ansiklopedilerden araştır’ır’dım. Burada aktaracağım açıklamalar; Mısır tarihi konusunda yetkili olan kişilerin çeşitli  tv lerdeki anlatımları, araştırma sonuç yazıları ve kendi tarihe olan alakam ve araştırmalarım doğrultusunda  yaptığım, yardımcı yorumlarımdır.

Bu yazıma ait bilgilere destek olması ve okuyucunun yorum yapa bilinmesine katkı sağlamak için ilave bilgi: 1960 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı yapmış olan Ömer Nasuhi Bilmen‘e ait 1970 ve; 2014 basımı Tevrat kitabından sağladığım alıntı eşliğinde Adem A.S. doğumunun,  İnsanlığın  başlangıcı ve tarih olarak sıfır (0) olduğu bilgimiz üzerinden gidersek (gerçeği CC bilir), Adem AS dan günümüze değin kaç yıl geçtiğini rahmetli hocamızın YORUMU  üzerinden (kişisel araştırmalarım ile) birlikte paylaşmak istedim.

  • Adem AS yaradılış tarihini (sıfır) 0 kabul ettiğimizde Adem AS 930 yıl yaşadı,
  • 2242 sene sonra, Nuh Tufanı oldu.
  • 3337 yıl sonra; İbrahim AS doğdu, 3512 yılında öldü. …… Yusuf as
  • 3748 yıl sonra; Musa AS doğdu, 3868 yılında öldü. -bundan sonrası
  • Benim araştırmama göre Tevrat üzerinden giderek, İsa AS kadar ≈ 1450 yıl geçti M.Ö 3868 + M.Ö.1450 + M.S. 2017 = İnsanoğlu; 7335 yıldır fani dünyada yaşamaktadır. (Yalnız, bu rakamlarda mantık aramayınız). Mart 2017
  • livescience.com sitesinden aldığım bilgiye göre Hz Musa’ya peygamberlik görevi M.Ö. 1313 yılında verilmiş. (Tevrat: Hz Musa peygamber olduğunda 80 yaşında imiş, buna göre doğumu -80 = MÖ 1233 oluyor) İnsanın geçmişi ile dinler arası tarihler, kafa karıştıran durumlardır. Okullarda okuduğumuz Akhenaton tarihi ile Hz Yusuf birlikteliğini ölçü aldığımızda ise, bu sefer Hz Musa’nın doğum tarihi yanlış oluyor. Veya tersini düşünün!!- 27.03.2018

Hz. Yusuf dizisi, dini ve tarihi olduğu için, zevkle seyrediyorum. Burada bir konuya parmak basmak istiyorum. Hz Yusuf filminin etkisinde kalıp; Tamam bu, bu şekildedir, demeyin. Hz Yusuf hakkında gerçek olanlar Kuranda yazılı olanlardır. Misal:  Hz Yusufun sağ kalmasına sebep olan kişi, Tevrat ve filimde Levi;  Kuran yorumcuları tarafınca ise, Yahuda veya en büyük abileri Ruben gösterilmektedir.

Farkında’mısınız bilmiyorum ama filmin ana konusu İslam ve Müslümanlık değildir. Dikkat ederseniz, Tapınağın firavunun askerlerince ele geçirilmesinden sonra Firavun emir veriyor: Bundan böyle tanrı olarak (tek olduğu için) Güneş – ATON‘a  tapınılacak diyor ama; Esas konu, Züleyha’nın aşkı üzerinedir. Nereden çıkartıyorsun derseniz:  Çok tanrılı inançlarından dolayı Baş rahip ve yardımcıları, 39. bölümde  Hz Yusuf ve Akhenaton tarafından yargılanırken Yusuf’un karısı Asenat; Züleyha’nın aşkını savunmak için yargılama anında araya giriyor ve -bahaneye bakan- Akhenaton’da hemen yargılama işlemini  erteliyor!!  Dizinin son bölümünde ise; Hz Yusufun önünde secdeye gelecek olan kardeşlerden Yahuda, Şimon’a – O peygamber ama İsrail halkı benim adımla anılacak diyor. Geleceği bilen yalnızca Allah’tır. Hz Yusuf ve Hz Muhammed’e bile bu yetki verilmezken; Yahuda yaşadığı tarihten ≈ 600 yıl sonrasını nasıl biliyor? Ve neden!! Filmde ve Kuranda; Mısır halkı; Hz Yusuf yaşarken ve sonrasında İslami yönden Müslümanlığı kabul  etti, iddia ve ayeti YOK!  25.05.2016

bilgi mahiyetinde yazayım: Hz Yusuf ve Akhenaton un filminde görünen komutan Horemhob’un bir belgesel filmde, sarayla kan bağı olmayan halktan bir kişi ve babasının ‘peynirci’ (mandıra sahibi) olduğu söylenilmişti. Gine ek bir bilgi olarak;  Amenhotep / Akhenaton’un  2. karısından öz oğlu, 1. karısı kraliçe Nefertiti’nin ise hem üvey oğlu hem damadı olan kral Tutankamon’un mezarının, 1922 yılında sapa sağlam bulunmasının nedeninin;  Akhenaton – Tutankamon – Ay  ( Firavun Ay’ın hikayesi: Ay;  Amonhotep / Akhenaton’un annesi  Ana kraliçe Tia zamanında Tia’nın, akrabası olup sarayda görevlendirilmiş. Önce devlet görevlisi sonra vezir veya danışman olup bir desise ile ölen/öldürtülen Tutankamon’un  hem kız kardeşi hem karısı olan dul kraliçe ile evlenen Ay, firavun olmuş.)

Ay‘dan sonra firavun olup tek  tanrıcılığa ‘pek’ inanmayan Horemhop, hem kendi isteği hem Amon rahiplerinin etkisi ile Akhenaton ve Tutankamon’un geçmişlerini anlatan yazılı ve resimli taş, dikit ve tabletleri imha ettirmiş. Böylece arkeologların  Akhenaton hakkında kesin bilgilere ulaşılmaması Tutankamon’un mezarının 20. YY kadar sağlam kalmasının nedeni olarak, Horemhop gösterilmektedir…..

Yazımın ana teması; Eski devrimcilerden  IV. Amenhotep  veya  Aton’a (güneşe) tapan manasında firavun, AKHEN’ATON dur.  Amenhotep ise tanrı Amonun memnun olduğu kişi manasındadır. -Vikipedia

  • Burada kendi düşüncemin teyiti doğrultusunda  bir alıntı yapıyorum.  Türkiyede tarikatlar araştırması konulu bir kitapta Akhenatonun – tek tanrıcılık konusunda öncü olduğu vurgulanmaktadır.  02.2019

Akhenaton,  MÖ 1380 – 1332 yılları arasında yaşamış olup, 18. hanedana mensup firavunlarun 10. idi. Tanrı Amon,  MÖ 2000-1900 zamanında; 12. hanedan tarafından; Mısır ülkesinin Hava, Rüzgar, Gemicilerin ve ülkenin TEK BAŞ tanrısı olarak kabul edilmiş. Amon, Mısır halkının baş tanrısı olmakla birlikte, başka amaçlar için yapılmış, görev verilmiş çeşitli isimlerde tanrıları da vardı. Mısırdaki çeşitli tanrıların varlığı ve çokluğu, Hz Yusufun fikirleri ve  Akhenaton’un istekleri sayesinde, Tek bir Tanrı/Allah’a indirgenmiştir.

Eski Tanrı Amon’un dini merkezi olan Karnak‘taki tapınakların rahipleri, dini konularda oldukları kadar maddi açıdan da büyük bir güce sahip idiler. O günden bu tarafa tüm Firavunların savaşlarda kazandığı ganimetlerin bir bölümü, tapınaklara otomatikman ayrılıyor ve Rahipler bu sayede, maddi güç sahibi oluyorlardı. Rahiplerin elde ettikleri bu orantısız ve kolay kazanılan maddi güç sayesinde, bazı konularda halkın desteğini de alarak, Firavunlara bile karşı gelebilme durumları  söz konusu oluyordu. Akhenaton ile  babası III Amenofisin rahipleri sevdikleri (dizide) pek söylenemezdi.

Arkeologlarda; Akhenaton’un anne tarafının Yahudi olduğu görüşü hakimdir. IV. Amenhotep’in  babası III Amenofis’in karısı Tia, saray dışından olan bu ailenin kızıdır. Hatta  III Amenofis’in, geleneklerin dışında kayın pederi Yuya ve kayın validesinin cesetlerini, Krallar  Vadisine gömdürdüğünü söylemişlerdi.

Not : Bazı ansiklopedik yazılarda Mısır tarihi anlatılırken; M.Ö. 1500 -1450 yılları arasında İbrani/Yahudilerden söz edilmekte ve Suriye taraflarına sefere çıkan firavunların dönüşte Mısıra, bu halktan olan insanları getirildikleri yazılmaktadır. (Büyük Larousse)

Siz, seyrettiğimiz Hz Yusuf ve firavun filmine bakıp -tamam bu böyledir, demeyin. Filimde tek tanrı düşmanı olarak gösterilen ana kraliçenin; Yahudi dinine sahip bir atanın evladı olarak tek tanrıya karşı olması, ne derece doğrudur. Kaldı ki filmin ana konusu, Kuranda geçen konular ile Tevrat’ta geçen isim ve konular etrafında senaryolaştırılmış, hareketlerdir.

Her ne kadar Yusuf  A.S. mın Akhenaton  üzerinde etkisi varsa da  Akhenaton’un, tek tanrının göstergesi  olarak Güneşi kabul etmesindeki  ilk nedenin, üst paragrafta belirttiğim üzere, tek tanrı inanışına sahip ve Yahudi olduklarını belirttiğim dedesi, anne annesi ve annesi Tia ile  babası 3. Amenofis’in kendisi üzerinde etkili olduğunu düşünüyorum. Sanırım din konusunda baba ile oğlunun bu kadar ‘aşırı devrimci‘ olmalarının diğer bir nedeni olarak ta, yine üst paragrafta vurguladığım üzere rahiplerin, firavunlar üzerindeki gelmiş – geçmiş olumsuz etkilerini’de, sayabiliriz.

Yusuf  as. tek tanrı konusunda firavunu etkilemiş ve cesaretlendirmiş olsa da Firavun’un, bizim bildiğimiz  tek Allah  anlayışından ziyade;  tek tanrı olarak Güneş‘i  göstermesinin sebebi bana göre ki; -dikkatinizi çekerim, filmde bile firavun Allah/Tanrı/Rab  isminden ziyade tanrı olarak Güneşin  adını söylemektedir- Güneş; tek olarak varlığı herkesçe bilinen ve her gün görünen, inkar edilmesi mümkün olmayan, halkın kolayca ikna edilmesini sağlayan bir örnektir. Bizlerin inandığı -görünmeyen- Tek Allahı anlatsa; halkın ikna edilmesi mümkün olamazdı. Belki Akhenatonu, – Güneş konusunda ikna eden, Hz. Yusuf’tur. Kaldı ki, hiç bir peygamberin kendi halkını bile bir seferde inandıramadığı yada inanmadıkları Kuranda yazılmaktadır, değil mi?

Firavun Akhenaton’un güzelliği ile dillere destan olan karısı Nefertiti‘nin soyu hakkında da, kesin bilgiler mevcut değildir.  Yine arkeologlarca Nefertiti’nin;  Akhenaton’un (yahudi) annesi Tia’nın  yeğeni olduğu hakkında görüş ve anlatımlar mevcuttur. Akhenaton, babasının ölümünden sonra MÖ 1352 yılında, (20 yıl) kral oldu. 1346 yılında Tanrı Amon’a tapınmayı yasaklayıp; Evrensel  yaratıcı güç olarak kabul ettiği  tek tanrı Güneş’e  -Aton’a-  tapınılacağını ve adınıda değiştirerek güneşe tapan  manasında AKHEN(ATON) olduğunu açıklamış.

Akhenaton,  Amon rahipleri ve tapınaklarının dini merkezi olan Karnak  şehrinin bir benzerini, krallık yönetim merkezi olan Teb şehrinin 180 km kuzeyinde Kahire’ye doğru,  Aton’a tapanların dini ve siyasi başkenti olarak; El – Amarna’da  bir şehir kurdurmaya başladı. Teb, eski başkent ve Mısır ülkesinin ortası sayılır. Coğrafi olarak Nil nehrinin ilk doğduğu yer olan Tanzanya toprakları ile Sudan ülkesinden Teb şehrine doğru  olan bölüme Yukarı Mısır, Teb’den Ak Denize doğru olan bölümede Aşağı Mısır deniliyor. Kralların ellerinde, göğüs üzerinde çapraz olarak tuttukları düz ve çengelli nesneler, iki bölgeli  Mısırı temsil etmektedir.

Amenhotep’in ilk krallık dönemi ve öncesinde tüm  Mısırın Baş Tanrısı  Amon idi. Kral Amenhotep / Akhenaton zamanında ise (sadece) Aşağı Mısırın baş  tanrısı Ra -Güneş- olmuştur. Yukarı topraklarda ise, tanrı Amon etkisi devam etmiştir. Bu arada bir vurgulamada bulunmalıyım. Akhenaton’un, tek tanrı inanışından dolayı – Tamam, bu kral ve krallıkta tek tanrı inanışından dolayı bizim inancımız gibi;  Müslüman ve Müslümanlık vardı, diye yanlış düşünceye kapılmayınız. Çünkü Yahudilik, Hristiyanlık inancında da tek tanrı görüş ve emri, mevcuttur. Filimde Hz Yusuf, Akhenatonu akan su içerisinde ve Hristiyanlık geleneğine göre takdis ediyordu.

Akhenaton, MÖ 1342 yılında başkenti El – Amarnaya  taşıdı. Krallığı  süresince önemli savaşlar olmamıştır. Yine bu yılları ifade eden bilgiler;  kil tabletler üzerinde Tel el – Amarna’da define arayanlar tarafından 1880 yılında bulunmuş. Bu tabletlerin örnekleri,  Akat dilinde yazılmış olup Ankara Medeniyetler Müzesinde (gördüm) ‘Amarna mektupları’  olarak adlandırılan bölümde, mevcuttur.

Bu tabletlerdeki yazılımlardan; O günün şartlarına göre Mısırın askeri güç olarak Anadolu da egemenlik süren HİTİT devletinden daha zayıf olduğu bilinmektedir. Öyle ki; Orta doğu topraklarında Siyasi ve toprak olarak Mısıra bağlı olduğu halde,  Hitit  devleti ile antlaşma yapan ve  vergisini bu ülkeye ödeyen prensliklerin olduğu, ansiklopedik bilgidir.

MÖ. 1346 – 1335 yılları, tek tanrılı dinin Mısır’da en etkin olduğu yıllardır. İzlediğim arkeolojik belgeselde, MÖ 1335 yıllarında Kraliçe Nefertiti‘nin bir şekilde ortadan kaybolduğu, ama ölümü hakkında hiç bir  bilgi bulunmadığı, anlatılmıştır.

Arkeolojik Anlatımlardan; Amon Rahipleri ile saraydaki eski tanrıya inanan ve siyasi etkinliği olan kişilerin etkisinde kalan Kraliçe Nefertiti’nin, eski ve yeni tanrı konusunda Kral Akhenaton ile ciddi bir anlaşmazlığa düştüğü vurgulanmaktadır. Bu durum karşısında kral Akhenaton, karısı Nefertiti’yi saraydan çıkarttı. Veya beklenmedik bir gelişme neticesinde, zamanımızda yapılan anlaşmalı boşanmalar gibi kral, kraliçeyi saraydan attı !

Kral ve Kraliçenin hiç erkek çocukları olmadı. Sağlam bulunmuş bazı figürlerde sadece 6 tane kızları betimlenmiş. Gerçi firavunun 2. bir eşi ve bu eşinden oğlu olduğu belirtiliyor ama, siyasi yetki Nefertiti ve kızlarında olduğu için, oğlu yok sayılıyor. Gerçek durum bu şekilde iken, Mısır tarihçilerini de  meraka sevk eden bir gelişme ortaya konuluyor. Kraliçe Nefertiti’nin kaybolması ile birlikte kimine göre hem üvey oğlu hem damadı Tutankamon ve/veya Smenkhare isminde bir erkek, sarayda bulunmaya başlıyor. Bazı kayıt ve açıklamalarda ise kraliçe Nefertiti’nin, Smenkare ismi ile ve makyajlı erkek olarak, tekrar saraya girdiği yönünde görüşler belirtiliyor. Çünkü Smenkare’nin kim olduğu  hakkında geçmişine ait kesin bir bilgi yok. Sarayda bu isimde bir kimsenin varlığı da  bilinmiyor. Bu gelişme bir bakıma dünyanın her yerinde bulunan ve bilinen şekli ile, iktidar içi çatışmalar ve rötuşü şekli olarak algılana bilinir.

Kral, bir kızını  Smenkare ( Nefertiti veya Tutankamon) ile evlendiriyor. Ardından tahtına ortak ve kendisinden sonrada ardılı olarak ilan ediyor.  Akenaton bir süre sonra Smenkare’yi  eski başkent Teb şehrine,  Amon  rahipleri ile görüşmeye gönderiyor. ( Bana göre ortada bir sorun var ki Büyük kral, ortağını  rahiplerle görüşmeye gönderiyor. Değilse neden göndersin!!.) Akhenaton – Smenkare ortak krallığı, 3 yıl sürüyor. İşin garibi Kral Akhenaton ve Smenkare‘ – ve/veya karısı Nefertiti – ‘nin ölümleri M.Ö. 1332  yılında ve birbirine yakın bir zaman içerisinde peş peşe oluyor. Ve Akhenatondan sonra öz oğlu ve damadı Tutankhamon, resmen kral oluyor.

Akhenaton/Smenkare/Nefertiti’nin mumya ve mezarlarının nerede olduğu Firavunlar tarihine ait, 2007 yılı çekimli belgesellerde bile bilinmiyor. Nefertiti hakkındaki ise; Kayınvalide Kraliçe Nefertiti ile damat kral Tutankamon ortaklığı başlıklı yazıma bakınız. Amon Rahipleri ve Amona inananlar,  Akhenaton ve Tutankhamon’un ölümü ile birlikte yaptırdığı her şeyi ve mezarlarını imha ederek, Bir bakıma diyeceğim ama gerçek,  Akhenaton’dan intikamlarını çok acı bir şekilde almışlar.

Akhenaton’un ölümü ile; El Amarna’da  tek tanrıya inananlar ve Güneşe tapanlar için yaptırdığı şehir, yerle bir edilmiş. Bu görüşte olanlarda,  öldürülmüş. Ve böylece  “devrimi istemeyen”  ve  el yapımı “Tanrı” larından vazgeçmek istemeyen  Mısır halkı ile rahipler, eski  başkent Teb’e ve Amon dinine dönmüşler.

Yine izlediğim bir belgeselden yola çıkarak, bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum.  Mısır hiyerogliflerinin anlamını çözen Fransız bilim adamının, çözmek için tesadüfen eline aldığı kil tablette, Ramses’in adı vardır. Hiyeroglif yazılarının ilk çözümüne, bir otel odasında başlanılıyor. Bir hiyeroglif  örneği olarak Ramses adını örneklemek istiyorum. Hiyeroglif yazılım şekline göre: Çember‘in  okunuşu = Ra , çemberin ortasındaki nokta = M,   geometrideki Pi işaretinin benzeri olan    ise = S ve S , E ‘nin açıklamasını hatırlamıyorum. (O nun ortasında nokta olduğunu düşünün)  O∏E∏ Ramses

Bu kral ama mecburiyetten, ama aklının erdiği şekil ile, ‘ Tek Tanrı ‘ kavramını benimsediği için, Mısırın hakim tanrısı  Amon’a karşı çıkmıştı. Mısır, gerçekten tanrı Amon’lar ülkesi idi. Akhenaton, bir çok örneklerinde olduğu gibi, elle beslenen  tanrı modelinden sıyrılmak istedi. Burada  ‘beslenen’  sadece put değildi. Putlar sayesinde  rahipler besleniyordu. Rahipler, çok büyük maddi imkanlara sahip olmuşlar, günümüzde örneği olduğu gibi, din sömürüsü ile kendilerine bağladıkları halkı da arkalarına alıp, istemedikleri bir gelişme durumunda, bütün krallara baş kaldırıyorlardı

Kral Akhenaton, hayatı boyunca bu inanışı yaşamış ve yaşatmıştı. Her ne kadar (Hz Yusuf) Kral Akhenaton ölümünün hemen akabinde, yaptırdığı her şey ve  Güneş tanrısı figürleri  yok edilmiş olsa da, zaman içerisinde Mısır halkına aşıladığı TEK TANRI görüşü unutulmamış. Akhenaton’un ölümünden  ≈ 70 yıl sonra insan yapımı olan heykel tanrı  Amon ile tek ilahi tanrı (Güneş) Aton;  MÖ 1200 yıllarında karma iki tanrı ismi ile  Amon – Ra   inanış şekli ile,  Mısıra hakim olmaya başlamış, yaşarken yapmak istediği devrim, ölümünden sonra gerçekleşmiştir. Böylece dünyada ilk defa bir devlete has,  peygambersiz  tek tanrı inanışı,  Mısır da  hakim olmuştur.

NOT :  Her ne kadar Hz Nuh, Lut , Yakup A.S., Cenabı Allah tarafından kendilerine atfedilen görüşleri  iletmişler isede,  bu inanış ve anlatım sadece kendi halk ve kavimleri içinde kalmıştır. Zamanla unutulan veya terk edilen tek tanrı anlayışının devamı için Allah cc,  başka peygamberler göndermeye devam etti.  Yusuf a.s. dan önce kral  AKHENATON,  babasının etkisi ile  zaten tek tanrılı din  görüşüne sahip veya alakadar idi. Değilse, atalarının ve kendisinin inandığı Amon dinine karşı olan bir kişiyi sarayına neden alsın. Ve Neden Yahudi sülalesinin Mısıra yerleştirilmesine müsaade etsin? Hadi;  Görev vermekte mecbur idi, diyelim. Ama filimde gösterildiği şekildeki Hz Yusuf’un şaşaa’sına ne  demeli? Tek tanrı dinine yatkın olmayan veya C. Allahın hikmeti ile bu inanışa sahip olan bir firavun olmasa idi;  Hz Yusufun Mısırda bu derece etkili olması, bana göre mümkün olamazdı. 01.2011 Mecit  ALBAYRAK

Seydişehir Eti Alüminyum Fabrikasının özelleştirilmesi ve AİHM kararı.

02.2019 – Türkiye’de devlete ve millete ait fabrikaların nasıl özelleştirildiğini, özelleştirilmeye 1979 yılında karşı çıkan Ecevitin başına neler geldiğini – getirildiğini,  Türkiye’de Kamu Kurumlarının Özelleştirilme Nedeni  başlıklı yazımda geniş bir manada açıklamaya çalışmış ve bağlantılı olarak,  Seydişehir Eti Alüminyum işçisi ve Seydişehir halkının görüşlerini ilave etmiştim. Bu yazımı, face üzerinden paylaştıktan bir süre sonrası ise kendi adıma kayıtlı sitem, aylarca hackle kalmıştı.

Önce şunu kabul etmek ve vurgulamam lazım. Devlet olmanın gereklerinden biri, geçmiş dönemlerdeki hükümetlerin yapmış olduğu Uluslar arası antlaşmaları –üzerinde tadilat yapma / erteleme veya  Ecevit hükümeti zamanında Eti aluminyumu özelleştirme kapsamı dışına alma gibi yetkisi olsa bile – gelen hükümetlerce uygulamak, uygulamaya hazır hale getirmektir. Yapılan bu antlaşmanın, bir devleti ve milleti yok etme aşaması bilindiği halde kabul etmenin vebali, bu kanunu ilk kabul eden O başbakan ve hükümetinin üzerinedir. O vebal ise; 24 Ocak 1980 kararlarını alan  (12.1979 – 09.1980) Adalet Partisi Hükümeti başbakanı / Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Ekonomiden sorumlu yardımcısı, aynı zamanda geleceğin Anavatan Partisi genel başkanı, başbakan ve Cumhurbaşkanı Turgut Özal üzerinedir.

1980 darbe ve anayasası ise, Adalet Partisi hükümetinin almış olduğu kararların, anayasa kitabına  ve devlet düzenine yerleştirilmesini  sağlamıştır. Kapitalizm ve ABD, dünyada ve özellikle Türkiye üzerinde oynayacağı oyun ve kurallarını, daha önceden yazmış, rafa koymuş ve sırası geldikçe uygulamaya koymaktadır. Bu açıklamamın doğruluğunu anlamak için okumak ve düşünmek, gelişen olayları birbirine düğümlemek,  yeterlidir.

Peki! Bir milletin ve devletinin ekonomik olarak yok edileceği bilindiği halde neden! Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerince  kabul ediliyor, iptal edilemiyor veya değiştirilemiyor! ve uygulanmaya konuluyor?

Müslüman ve Müslümanlıkta  Türk Milleti olarak özümüzde – sözümüzde doğru ve dürüst olmamız gerekirken ne yazık ki yalanı, dolanı, haksızlık etmeyi, çalıp çırpmayı bir HAK olarak görmüş, doğru ve doğrulukları reddetmiş; – Benim memurum işini bilir! göstergesinde olduğu gibi,  yanlışları bile bile ve alkışlayarak – alkışlatılarak hep kabul  etmişizdir. Öyle ki, kendi kendimize bile doğruları söylemekten korkar duruma geldik / getirildik.

AKP Hükümeti, 2003  tarihinden bu tarafa hızlı bir şekilde devam etmekte olan özelleştirme gayretleri neticesinde, sonuca varmak üzeredir. AKP Hükümetinin  adalet, hak, hukuktan dem vurması sadece  meydanlarda estirilen bir rüzgardan öteye gitmiyor. Ozelestirmeler sonucu 68 milyar $ havadan para sahibi oldular ama hala cari, açık  hâlâ artan  dış borç var.

Seydişehir Eti Alüminyum Fabrikası 1999/2000 yıllarında DSP – MHP – ANAP hükümeti sırasında, özellikle ANAP kanadınca satılma aşamasına getirildi. DSP ve MHP karşı çıktılar. Hatta bir ara Alüminyum Fabrikasının Türkiyede ‘TEK‘ olması mucibince özelleştirilme kapsamı dışına çıkartmak istendi fakat, ANAP karşı çıktı. Ama yinede satılmadı/sattıramadı. AKP, geçmiş Hükümetlerin parça parça yaptığı özelleştirmeleri toptan yapmaya, bir an evvel kapitalizm ve ABD isteklerini yerine getirme ‘gayretine ‘ girdi.

Seydişehir Eti Alüminyum Fabrikasının nihai satışı 17 Haziran 2005 tarihlidir.

Danıştay, 27 kasım 2007 yılında  fabrikanın satışını iptal etti. Lakin bu mercide alınan karar ve uygulanması, özellikle AKP hükümetinin engellemesi, mahkemelerin doğru kararı vermesini engelledi. Ve  Danıştay kararı hükümetce  yok ‘sayıldı’.

Türkiye’de özelleştirmeleri isteyen ABD ve kendi kuruluşu olan Dünya Bankası ile destekçileri olan AB kapitalizmidir. Seydişehir Eti işçisi olarak bu işlemi dava ederken, haklılığımızın Türkiye üzerinde kabul görmeyeceğini bildiğim ve düşündüğüm için tek güvencem, AİHM idi.

Gelelim ferdi Anayasa Mahkemesi başvurularına. Baş vuruda bulunmak kolay. Bir dilekçe ve bu makamın kasasına yatırılacak olan cuzi bir miktar para. Ama iş burada bitmiyor. Edindiğim bilgi doğrultusunda:

Anayasa Mahkemesi (AYM), önce söz konusu davanın içeriğinin olduğu dosyaların ve her bir sayfasının  gerçek olduğunun kanıtı olması için yetkili bir mahkemeye yönlendiriyor. Bu mahkeme ise onayladığı her bir sayfa başına 1,50 lira harç alıyor. Mahkeme açan ben ve biz arkadaşların dosyaları ise ≈ 400 sayfadan oluşuyor. Ayrıca, Anayasa Mahkemesine başvuru yolunda avukat ücretininde yeniden verilmesi gerekiyor. Bu şekle göre 400 sayfa x 1,50= 600 lira. + Avukatlık ücreti ile birlikte bu  HAKLI davamızda kişi başı ödememiz gereken kümülatif  ≈  3 – 4,000 lirayı buluyor. Bu masrafı ise dava açan kişilerden kaçımız karşılar yada karşılaya bilir? 2013

Yazımın ilk tarafında AKP Hükümetinin hak, hukuk söylemlerinin sadece meydanlarda kaldığını belirtmiştim. Gerçek anlamda savundukları yönde olsalar idi,  Danıştayın almış olduğu kararı, ertesi gün uygulamaya koyarlardı.

Ama; partisinin başında Adalet olan AKP, mahkeme kararlarının uygulanmasını engellemek için  11 Haziran 2012 tarihinde yeni bir kanun  çıkarttı. Özelleştirilip, geçen zaman içerisinde alıcı kişiler tarafından yapılan bazı yenileştirme veya değiştirmeler neticesinde, geriye dönüşü müsait olmayan kamu mallarının geriye alınmayacağı konusunda bir kanun çıkarttı.

Bu kanunun yayınlanmasından sonra; Nilgün Üğüşlü isimli bir bayan avukat; Danıştayın, özelleştirilmelerin iptaline ilişkin almış olduğu kararları geçersiz sayan Hükümet  uygulamalarının İPTALİ için açmış olduğu dava neticesinde Danıştayın  Tüpraş; Eti Alüminyum, Seka ve Kuşadası Limanının satışının iptali kararının uygulanmaya konulması yolu açıldı.  Ama nerede adalet? (Not: Yukarıda anlatılan konu çerçevesinde benzer bir davayı Anayasa Mahkemesinde açmak için avukatımız ile yaptığım görüşmelerde Ali bey – Şimdilik beklemem gerektiğini  belirtmişti.)

Yapılan açıklamaya göre Tüpraş’ın % 14 lük hissesinin borsa değerinin altında satılması;  52 milyon $ değerindeki Seka’nın 1,1 milyon $ satılması ve Cengiz Kardeşlere peşin 290 milyon $ satılan Eti Alüminyum Fabrıkasına ilaveten bedava verilen Oyma Pınar Hidroelektrik Santralinden dolayı devletin (Enerji Bakanlığının açıklaması doğrultusunda) 268 milyon$ zarara uğratıldığı tekrarlanmıştır. Kaynak: Meltem Tv

– Başkalarının aleyhinde olan kararların uygulanması veya çıkarılması için gayret gösteren Hükümetimiz, kendi aleyhinde olan kesin bir kararı uygulamamak için her türlü ‘şeytani’ savunma ve uygulamaları ortaya koymaktadır. Hükümet,  alınan son mahkeme kararının karşı iptali için bir üst daireye baş vurdu. Haliyle bu sonuç beklenecek. –

Bu kararlar doğrultusunda, Özelleştirme Dairesi bu satılan fabrıkaları geriye almak MECBURİYETİNDE. Teslim aldığı günden itibaren 2 -iki- iş günü içerisinde İŞTEN ÇIKARTILAN İŞÇİ ARKADAŞLARIMIZI GERİYE ÇAĞIRMAK ZORUNDA olduğu, çağırılmadığımız takdirde işçi arkadaşlarımızın Özelleştirme Dairesine karşı dava açılması gerektiği konusunda, malumatım bulunmakta.  27.12.2013

Hükümetin, Seydişehir ve bazı devlet fabrikalarının özelleştrilmesi hakkında almış olduğu yeni kararları okumak için bu linki tıklamanız, sizin daha geniş bilgi sahibi olmanızı sağlayacaktır. BALLI OLMAK GEREKİR BAZEN!!! – Maltepe Ekspres Gazetesi.  07.2013

NOT: Bir arkadaşımızın kişisel olarak açtığı -Özlük hakkının iadesi hakkındaki başvurusu, mahkeme tarafından reddedilmiş. 02.2014

Anayasa Mahkemesinin Eti Alüminyum Fabrikasının özelleştirilmesi hakkındaki son, ÖZET kararı –11.04.2014 …..Anayasa Mahkemesi, Oymapınar HES’in özelleştirilmesine, iptal kararı verdi. Kararın gerekçesi, yürütmeye, “sınırlarını bil, yargıyı çiğneme” ültimatomu gibi….Mehmet Cengiz’e bedava verilen ve 1 milyar TL gelir elde edilen Oymapınar HES’in ve Eti Alüminyum’un derhal geri alınması gerekiyor. Bunun dışında iptale konu birçok özelleştirmeye de benzer işlem yapılması gerekiyor. Ancak AKP, yargı kararlarını uygulamıyor. …Oda Tv

Ana Arının çiftleşmesi hakkında.

02.2019 – Bir müddet öncesine kadar, ana arıların çiftleşmek için binlerce metre yukarı ve uzağa gittiğini, erkek arılarında, dişi ana arının arkasından son gaz, anaya yetişmek için kendini parçaladığını anlatırlar bende öyle bilirdim. Şimdi bazı arkadaşların; – Yenimi öğrendin?, diyeceklerini düşünürken, öğrendiğim ve yazdığım yeni şekil ile; Bilen kişilerinde yok denecek kadar az olduğunu, olacağını da biliyorum. Bu bilgileri, İngilizce paylaşımlarda bulunan bir siteden elde ettim.

Ana arı çiftleşme uçuşu  12 – 15 saatleri arasında başlar ve biter. Bu durumu erkek arılarda bilir ve tetikte bekler. En az Bir haftalık olgunlaşma süresini tamamlayan erkek arılar, öğlen vakti kovanlarından çıkıp, kovanlara yakın mesafede uçup, ana arıyı yakalama şansına erişenlerden olmak isterler.

Yerden 5 ile 40 metre yukarıda; 30 ile 200 metrelik bir çap içerisinde, yeterli erkek sperminin olması için tam olgunlaşmış en az 7, en fazla 12 erkek arı ile ve her bir erkek arı ile  2 – 5 saniye arasında süren çiftleşme anı olmaktadır.

Çiftleşme işlemi genelde 20 ile 30 dakika arasında olup biterken, en fazla 1 (bir) saat sürmektedir. Kapalı ve yağmurlu havalarda çiftleşme olmaz. Çiftleşme işi biten ana arı, arkasında çiftleştiği son erkek arının organı ile kovana girer. Çiftleşecek anayı kovanda takip ederseniz, ana arının arkasında erkek arının kıl gibi organını görürsünüz.

Çiftleşecek ana arınız bir tane bile olsa diğer kovanlarınız da  olgunlaşmış 15 taneden az erkek arınız var ise, veya ana arının çiftleşeceği  2 km çap içerisinde başka arıcının olmadığı biliyor iseniz, mümkün ise ana arı yaptırmak için acele etmeyiniz.   04.2016

Arı ve Kovanlarda Sonbahar – Kış bakımı.

04.2018 – Bal sağım zamanı  yazın bitimi, sonbaharın başlamasıdır. İlk yapmanız gereken Varroa mücadelesidir. Kesinlikle ihmal etmeyiniz. Bilim insanından öğrendiğim bir uygulama: Varroa için 5 lt şerbete enjektor ıle çekeceğiniz 2 ml timol esanslı kekik yağını karıştırıp en az 3 Gün ara ile 7 sefer veriniz. Varroa mücadelesi, sizin arıya  şerbet vermenizden bile, daha önemlidir.  Varroa’dan sonra ise arının yiyeceği. Esasında arının kışlık yiyeceğini, sırlanmış hali ile kovanda bırakmamız lazım. Bırakmamış iseniz;  Eylül ayı sonuna kadar,  1,5 şeker+2 ölçek şeker su karışımı şerbet ve petek gözlerinde olsa bile, ANA ARIYA günlük ATTIRA BİLMEK İÇİN dışarıdan kovan içerisine MUTLAKA POLEN VERMENİZ ŞART. 

Burada dikkat edeceğiniz nokta, şerbeti  bolca vermeyiniz.  Mesela 10 çitalı bir kovana Ekim ayına kadar  2 – 3 günde bir,  en fazla 1 lt şerbet veriniz. Arılar  bu şerbeti hem yer, hemde havaların yumuşak olması durumunda dışarıdan nektar getireceklerdir.  Petek gözlerinde polen yok ise, ana günlük atmaz veya yok denecek kadar atar. Koloninizin kuvvetli olmasını istiyor iseniz; bir parça naylon üzerine pudra şekeri ile karıştırılmış 200 gr polen koyup, kovan içine veya çita üzerine yerleştiriniz. Bu işlemi bir kaç kez yapınız. Şerbeti çokça verirseniz, bir anda petek gözleri bal ile dolar, yer kalmadığı için ana günlük atamaz ve genç arının yokluğundan dolayı koloninin,  bahara çıkması zorlaşır.

Arı hastalıkları ile uğraşmaktansa, bakımları ile uğraşmak en kolay ve zevklidir. İLK BAHARA girerken kovan bakımı için yaptığınız her şeyi,  KIŞA  girerken daha itinalı yapmalısınız. Kovanın içine yağmur ve kar sularının girmemesi için dışındaki çatlak, yarık yerler var ise, silikon ile kapatınız.

Kovanlığınızda  2 çitalı ve eski (3 yıllık) analı kovanınız var ise, diğer kuvvetli Genç analı arılı kovan ile  birleştiriniz. Şunu da belirteyim. 2 çitalı arı bahara çıkmaz! diyorlar. Hayır. Anası sağlıklı ise hiç bir sorun olmaz. Hatta bir avuç arı bile kışı çıkarır, yeter ki ana arı günlük atımını bırakmadan önce genç arısı ve yiyeceği olsun, hastalık, varroa vb çeşidi olmasın.

2017-18 sezonunda 4 kovanımda saysan, sayılacak  kadar arılarım vardı. onlar bile kışı çıkarıp, 10 nar  çitalik kovan oldu birinide böldüm.

Ekim ayından itibaren 1,5 şeker+1 su şekerli şerbeti  vermeye başlayınız. Arada bir şerbetin miktarına göre 1-2  tane limonu sıkıp suyunu veya 5 litrelik şerbete yarım çay bardağı kadar Elma sirkesi dökmeniz, antibiyotik  görevi yapacaktır.

Kovanlarınız iç kesimlerde ise; Aralık, Ocak – Şubat ve Mart ayının ilk yarısına kadar kesinlikle kek vermeyiniz.  Verirseniz ne olur? Felaket olmaz. Sadece arıların yaşama şansını, – Şansa bırakmış, olursunuz. Kek verdiğinizde arıların su içme şanslarının ne olacağını iyi tahmin etmeniz gerekir. Bu tahmini sağlıklı bir şekilde yapamıyorsanız, arıları ölmeye mahkum bırakırsınız. Sahil kenarında iseniz, şansınız iç kesimlere göre daha fazladır. Antalya; kışın Konya bölgesine göre en az 10 C’ daha sıcaktır. Tehlikesi azdır. Buralarda kekin fazla bir zararı olmaz.

9 Şubat 2016 Salı – Az önce arı kovanlarımın yanından geldim. Sonucu arkadaşlar ile paylaşmak isteyip face açınca bir arkadaşımızın kapalı çita resimlerini gördüm. Gerçi arkadaş kovanlarının nerede olduğunu yazmamış ama ben, bazı geceleri – 14 C’ olan Seydişehir deyim. Öyle iken az bile olsa çitaların % 90 da kapalı ve günlük var idi. Ben bunu neden yazma gereği duydum! Bu seneye kadar her kış kovanlarımı Akdeniz bölgesine götürüyordum. Bu sene burada bıraktım. Ak deniz bölgesinde olsa idim, arılarım 25 Ocak günü günlük atmış olacaklar idi. Gördüğüm sonuca göre ise arılarım 1 Şubat gününden itibaren günlük atmış oluyorlar. Yanımda derece götürdüm ki, hangi sıcaklıkta arı hangi duruma gelecek yerinde görmek istedim.  Kovanları açıp arılara bakmaya başladığımda gölgedeki sıcaklık, + 4 / 11 ‘C arasında idi.

Bu yazıma ilaveten siz arıcı ki, arıcılığa yeni başlamış arkadaşlarımız başta olmak üzere sizlerle şunu paylaşayım. Arı ve arıcılık konusunda bir anlatım olduğunda dikkatlice dinlemeye çalışırım. Şu bilgi verilirdi: Dış sıcaklık + 14 C’ olduğunda arı kovan içinde ‘yumak’ olur. Arıya dokunulmaz. Bende bu bilgiye istinaden kovanı açmak istemez, korkardım. Ama geçen zaman içerisinde şunu öğrendim. Kovana bakmanız gerekiyor ise, arının üst kapağını açıp arılara bakın. Arı gerçekten ‘YUMAK‘ olmuş ise hiç dokunma Bırakın, kaderi ne ise o olsun.  Ama dış sıcaklık ne olursa olsun, kar ve karlı  – yağmurlu hava hariç, örtü tahtasını kaldırdınız arılar çita üzerinde geziniyorlar’sa alacağınız alın, vereceğinizi verin. Balı boşalmış, arısı azalmış kovanın boş çitasını alınız. Bana göre ölçünüz şu olmalı. Şimdi bakarsam kaç arım ölür, bakmazsam, ne olur!! Kars’ta arıcılık bile yapıyor olsanız, bu yazdıklarımı dikkate almanızı öğütlerim.

Kovanları kapı penceresi olsa bile kesinlikle dört tarafı kapalı yerlere koymayın. Kesinlikle içeride veya dış mekanda uçuş tahtasını kapatmayın. Üç tarafı kapalı, önü açık gün güneş gören yer, olur. Böyle bir yere koyduğunuzda bile, kovanlarınızı yerden 20 – 30 cm yükseğe ve uçuş deliği Güney istikametine koyunuz. Kapalı yer, arıların yön tayin etmelerini zorlaştırır. Ayrıca uçuş delikleri önüne teneke kesip yanları açık  olacak şekilde takarsanız, arıları rüzgarlardan korumuş olacaksınız.

Kovanlarınızı, ilk önce kuzeyi kapalı ( tepe -kaya dibi)  rüzgarların kovana hiç veya az değdiği kuytu yerleri tercih ediniz. İmkanınız var ise, üstüne saç koymanız kovanların  ıslanmasını ve içine su girmesini önleyecektir. Kovanlarınızın öne doğru  2  cm kadar eğik olması, içine sıza bilecek suların dip tarafta birikmesini ve rutubet yapmasını engeller. Nem arı hastalıklarında, en büyük etkendir. Dağdaki arıyı düşünün, Kovanınızı  çul çuval ile  sarma. Dış kapak altındaki, örtü tahtası üzerine  gazete kağıdı bile  koyma. Kağıt hem nemlenir, hem hava sirkülasyonunu keser. Koyarsanız arıların hastalanmasına ve  fazlası ile kovan içi rutubete neden olursunuz.

Kovan üzerini ve dış taraflarını tahtaya temas etmeden, etrafını saran kar yığınları, kovanları soğuktan koruyacaktır. Yalnız, uçuş tahtası önündeki karı, en az 50 cm kadar kürümeniz ve uçuş tahtasını temizlemeniz iyi olur. Uçuş deliği karla kapalı olursa, buz olmadığı sürece arılara zararı olmaz. Sadece uzun süre uçuş tahtası üzerinde duran kar, tahtayı bozar. Yapma imkanınız varsa, kovan önündeki karın üzerine soba külü serpmeniz, karın üzerine düşen arıyı koruyacaktır.

Kışın, kovanda yaşlılık ve hastalıktan dolayı % 25 dolayında  arı ölümlerinin olması, bilim adamlarınca normal görülmektedir. Kendimden örnek vereyim. Her şeyi full, ilaçlanması yapılmış 10 çitalık kovanımı  hiç açmadığım halde Mart ayına 8 çita olarak çıktı.  Bazen tüm ölümler görüle bilinir. Sebebi ise, açlık, yağma, zehir ve varroa dır.

Varroa : Sakat doğumlara sebep olan, arı doğduktan sonrada  kanını emerek erken ölmesine sebep olan; Arılara has bir bit  türüdür. Ayaklarda ve kanatlarda kısalık; günlük atımında  azalma, haliyle parazitin musallat olduğu  arılarda, güçsüzlük meydana gelir. Tehlikesi her daim var. Bu arı hastalığından kurtulmak,  gezginci arıcılık yapıldığı müddetçe, mümkün değildir! Ancak etkisi, azaltıla bilinir.

Bilginize: 2017 Apimondia sunumu:  Varroa veya diğer bit türü böceklere verilen Oksalit ve Formik asitlerin, bitlerin ölmesine neden olduğu gibi, daha uzun süre içerisinde, bu bitlerin arı üzerinde meydana getirdiği yaralar nedeni ile, arıların erken ölmesine neden olduğu, belirtilmiştir. Bilginiz olsun.

Kışın, günlük yok veya az iken, varroa ilaçlaması için, Oksalit Asitin Di -hidrat olanının alınması, yetkili kişilerce vurgulanmaktadır. Formik asitin atımı isebal hasatından 3 ay öncesi ve hemen sonrası  yapılmalıdır. Bu sürelere dikkat edilmesi, arı ve insan sağlığı acısından çok önemlidir. Piyasada formik asit türünün kartona emdirilmiş şekli mevcuttur. Bu ilaçlama şekillerinde dış sıcaklık -en az-, 15C’ olmalıdır. Bu uygulama kolay yalnız kokusunu teneffüs etmeyiniz.

Varroa için, 3-5 kğ toz şekerini, her türlü şeker imalatı yapan yerlere götürüp, makinada ezdiriniz. Böylece ezdirdiğiniz toz şekeri, Varroa için pudra şekeri haline getirmiş olursunuz.  Pudra şekerini, tuz dökme şişesi veya elek cinsi bir kap içine koyup, her iki çita arasından serperek dökünüz.  Varroanın, dibe döküldüğünü göreceksiniz. Bu, En temiz yöntem ve her zaman uygulanabilir.

Arıcı bir arkadaşım, varroa mücadelesi için kurutulmuş  portakal kabuğu ile varroa mücadelesi yapıldığını söylemişti. Bilahire internet ortamındaki araştırmam neticesinde; Varroa ile yapılacak her türlü mücadele ve neticelerini içeren, aşağıdaki linke ulaştım. Bu sayfadan daha bilimsel olarak faydalanacağınızı eminim. 2015 itibari ile bu bilgiler mevcut. library.cu.edu.tr/tezler/7682.pdf

varroaset ilacının bala etkisi :  Her ne kadar  bu tip ilaç, dumanlama şeklinde yapılıyor olsada sonuçta, mukavvaya   emdirilmiş kimyasal ilaçtır. Bu tür ilaçlama, bulunduğunuz bölgedeki bal sağımından 3 ay öncesi ve hemen sonrası yapılmalıdır. Belirttiğim zaman haricinde varroa ilacını verirseniz, bal ve peteklerde zehirli kimyasal ilaç kalıntıları olur. Bilimsel olarak peteklerin, her türlü temiz ve kirli havayı (sigara dumanı) emdiği kanıtlanmıştır.  05.2017

Karayolları üzerindeki bazı tepe nokta rakımları.

Sayın arkadaşlarım; şehirler arası yolculuk yaptığınız yol üzeri ve yazımın içeriği doğrultusunda olan yer adlarını, rakımlarını ve hangi şehirler arası olduğunu; sayfama iletmenizi rica ederim. Burada adı gecen tepe noktalarını, %/% gördüm.

02.2019 – Doğu Anadolu Bölgesi :  Erzurum veya Erzincan üzerinden Bayburt istikametinde Kop Dağı Geçidi rakım : 2409 mt.

İç Anadolu Bölgesi : Hüyük – Doğanhisar arası Kaya Beli geçidi rakım: 1620 mt.♠    Seydişehir / Taraşcı Kasabası – Beyşehir / Durak Kasabası arası  Reze Beli  rakım 1825 mt. ( Dikkat, bu yol asfaltlı olup, kışın ulaşım olmaya bilir.) ♠ Bozkır / Seydişehir / Antalya makasında Kadı Beli rakım 1390 mt.

Ege Bölgesi : Afyon  Şuhut – Isparta yol ayırımı arasında, Bozdurmuş Beli rakım : 1440 mt. ♠ Denizli Acıpayam / Söğüt arası Çomaklı Beli rakım 1460 mt ♠ Denizli Serinhisar / Tavas arası Kayık Beli rakım 1195 mt. ♤ Aydın Kuyucak/ Karacasu arası Yahşiler Geçidi 1088 mt.♤ Denizli Tavas / Serinhisar arası Kazıkbeli Geçidi 1195 mt

Karadeniz Bölgesi : Bayburt tan, Erzurum – Erzincan istikametinde Kop Dağı geçidi rakım : 2409 mt. ♠ Çorum – Samsun istikametinde Meçhul Asker Tepesi: rakım 1215 mt. ♠ Çorum – Samsun istikametinde Karadağ Tepesi rakım 910 mt. ♠  Çorumdan, Samsuna inen son veya il çıkışındaki ilk tepe Hacılı Geçidi / Tepesi rakım 730 mt. Ayrıca bu yol üzerinde uzunlukları 581 – 280 – 920 mt arasında değişen, üç adet tünel bulunmaktadır.

Akdeniz Bölgesi : dikkat – Kışın, Antalya Korkueli üzerinden Denizliye gidecek sürücüler, Korkuteli çıkışı / Söğüt arası kar yağışları oluyor.-  Antalya – Korkuteli arası Tahtalı Beli rakım : 970 mt. ♤ Antalya Korkuteli  Söğüt arası Çomaklı Beli 1460 mt ♠  Mersin / Mut / Karaman arası Sartavul Geçidi rakım : 1650 mt. ♠ Seydişehir/ Akseki arası  Antalya il sınırları içerisinde, Alaca Bel tepesi rakım 1825 mt. ♠ Adana – Pozantı – Ankara kara yolu arasında Gülek Boğazı rakım: 1292 mt. ♠ Antalya Korkuteli / Elmalı arası Karaman tepesi 1290 mt.  Isparta/Ağlasun Köroğlu tepesi: 950 mt – 2013

Türkiyede Yaşadığımız İklim Çeşitleri Ve Etki Alanı

Not: Ülke ve Bölgelerimizin iklimsel durumlarını belirten yazım; özellikle meteoroloji genel müdürlüğünün yayınladığı istatistiksel renkli meteoroloji haritasını yorumlama, çeşitli araştırma ve tespitlerime dayanmaktadır. 2019

11.2019 –  Akdeniz bölgesi: Seydişehir, iklim olarak akdeniz iklimi altındadır. Dolayısı ile yapılan araştırma, akdeniz iklimine dayanmaktadır. Konya Selçuk Üniversitesi Seydişehir / Beyşehir arasındaki iklimsel farklılıklar araştırması örneğinde belirtildigi üzere, yağmurunu toros dağlarının güneyine bırakıp hafifleyen bulutlar, ısınarak yükselmekte ve Toros dağlarını aşmaktadır. Bilimsel açıklamaya göre iç kesimlerin soğuk havası ile tekrar karışıp nemle dolan sıcak hava, Seydişehiri hem yağmur, hem ısı olarak Beysehirden daha fazlası ile etkilemektedir. İlaveten sırtını tam dağa yaslamış olan Alanya, Antalya bölgesi içerisinde en sıcak olan bölgedir. 2018-19 yılı, açıklandığı üzere tüm sahil bölgelerimiz, Antalya  / Serik Gebiz bölgesi örneğinde olduğu gibi, kapalı ve yağmurlu; 2019/20 yılı yağmur az, soğuk ve serinlik haziran ortasına kadar devam etmiştir. Oruçlu Mayıs ayı 14 ve 15. günleri, ‘cehennem sıcaklığını’ yaşatmıştır.

Ege  bölgesini, Afrikanın sıcak, Atlas Okyanusunun serin rüzgarları, yağmurlarını Denizli / Afyon arasına kadar ulaştırmaktadır. Afyondan itibaren kuru soğuk kar, Konya istikametine etkin olmaktadır.- Meteorolojik kayıtlardan- Ak deniz bölgemiz, Ege bölgemizden  kışın 0,5 yazın ise 1 C’ daha sıcaktır.

Kara Deniz bölgesi; Avrupa/ Atlas okyanusu  üzerinden gelen serin hava etkisinde olan Düzce/Sinop ile, Kuru soğuk Sibirya havası etkisinde olan Sinop /Artvin arası olarak iki bölümde incelenmelidir. Tam kuzeyden gelen soğuk hava ise, Kara denize kıyısı olan tüm bölgelerimizi eşit şekilde etkilemektedir. Fark, batıdan gelen serin, doğudan gelen soğuk hava akımlarındandır.  Kara denizin iç bölgelerinde olan  şehirlerimizin ısı durumu, özellikle O şehrin kuzeyini kaplayan sıra dağların varlığı ile alakalıdır. Mesela yapılan açıklamaya göre iç  Karadeniz  bölgesinde Amasya / Tokat, Mayıs 2018 yılında, en sıcak olan yerlerdir.

İç Anadolu bölgesi kışın serin/soğuk, yazın kuru sıcak havanın etkisindedir.   Özellikle İlk Bahar mevsimi Mayıs ayı ortasına kadar yağmurlu, serin ve soğuk olur.(2020 yılı, haziran ortasına kadar serin, çok seyrekte olsa yağmur etkisinde kalmıştır). Sonbaharın 2. yarısında ise, etkin olmayan yağışlar görülür. Etrafında orman sahası olmayıp geniş, ovalık alanlarda ve kısmen yüksek rakıma sahip  yerleşim yerlerinden olan (Selçuk Üniversitesi araştırması) – (Afyon), Konya, Aksaray, Kayseri, Sivas gibi şehirlerimiz az yağış, çok soğuk uzun kış aylarını yaşamaktadır. İklimsel olarak Ak deniz bölgesine sınır olan yerlerde ise, kısmen ak deniz iklim hava etkisi görülür.  (2018 Mayıs haziran arası Türkiyenin tamamında olduğu gibi Seydişehirde aralıklı olarak 50 günün yarısında dakikalık bile olsa yağmurlar yağmıştır.)

Doğu Anadolu bölgemiz dağlarının özellikle; Gürcistan – Ermenistan ve İran sınırlarına doğru değişik yönlerde parçalı, dik ve ormansız dağ olmaları, Orta Asya /Sibirya çıkışlı  kuru soğuk poyraz tipi rüzgarların, iç kesimlere kadar ilerlemesine mani olamıyor. Ayrıca yerleşim yerlerinin Türkiye rakım ortalamasına göre daha yüksek olması, soğuk hava etkisinde önemli bir faktördür. (Sıcaklıkların, Bilimsel olarak deniz seviyesine göre, her 100 mt yükseklikte  0.5 / 1 C’ düştüğü belirtilmektedir. Mesela 1890 mt yüksekliğe sahip Erzurum’da yazın ısı, Antalya bölgesine göre en az 10 C’, kışın daha fazla ısı farkı olmaktadır. D. Anadolu bölgemize yağan karın soğuk etkisi, dört aydan fazla sürmektedir. Ayrıca bölgemizin tam doğusunu etkileyen dağlar, genelde sönmüş volkanik dağlardır. 4.000 metre ve üzerindeki dağların zirvelerinde, 12 ay – 365 gün boyunca buzul karları eksik olmaz.

Rakım ve dağların önemini vurgulamak babından bir örnek vereyim.

2014 Haziranında düğün için  İç Anadolu bölgesinde yer alan Eskişehir – (köse)  Mihalgazi ilçesine gitmiştik. Buranın merkez nüfusu 1700. Dört tarafı dağlık ve tam orta çukur bölgesinden,  Sakarya nehri akmaktadır. Rakım olarak, Sakarya nehrinin aktığı bölge  ≈ 165 mt, ilçe Kaymakamlık binasının olduğu yer ise ≈ 215 mt.  300 – 400 mt yukarısında ise, Sakarı kaplıcaları yer almakta. Sakarya nehri yatağı, Karadenize kadar bir boğaz vazifesi görüp, denizin nemli havasını buralara kadar ulaştırıyor.

Mihalgazi ilçesinde; Akdeniz bölgesinde yetişen  turuncgiller ve muz hariç her türlü meyve, bitki ve şimdi yapılmayan pamuk üretimi bile yetiştirilmekte ve yapılmakta imiş. Plastik seralar, Mersin – Anamur ilçesinde gördüğüm gibi, bu bölgeyi  kaplamış durumda. Düğün sahibinin anlatımı ile; bu sene (2013/2014) kış olmadığı için, beş kez yeşil sebze mahsulü  kaldırmış. Bu yerin yıllık sıcaklık  ortalaması ise:  13 C’

Aynı şekilde Antalya /Akseki ilçesine bağlı dag ve yüksek tepeler ile çevrili, 850 mt rakımlı Cendeve bölgesinden, Akdenize inen Manavgat çayını bulunduğu boğaz ve bölge, akdenizin sıcak havasını buralar getirip zeytin ağaçlarının yetişmesine neden olmaktadır.

Marmara Bölgemiz; özellikle Trakya bölgemiz, Balkanlardan  gelen K/B serin – soğuk yağmur ve karlı  karayel havasının etkisinde kalmaktadır. Marmara bölgesini oluşturan diğer şehirlerinde ise yağmur, daha etkilidir. Sadece yüksek bölge ve dağların olduğu yerlerde kar olup, soğuk az olmaktadır. Ayrıca denize kenarı olan yerleşim yerlerine yağan kar, kısa sürede erimektedir.

G. Doğu Anadolu; Bölgemiz ile sınır ötesi Suriye tarafında coğrafik rakımın düşüklüğü ve dağ olmayışından dolayı, özellikle Doğu Anadolu bölgesinin soğuk hava şartlarına kapalı ve bu soğuk havaya siper olan-Buraya dikkatinizi çekerim- Toros dağlarının güneyinde kaldığı için; Arabistan ve Orta Doğu kaynaklı sıcak çöl havası olan G/D  samyeli  rüzğarlarının etkisinde kalmaktadır. Suriye ve Irak sınır boylarında yaz mevsim sıcaklığı temmuz ayında 40 C’ kadar çıkmaktadır. Bu bölgelerimiz  yazın sıcak ve kurak, kışın ise yarı kurak az bir yağmurun etkisi altındadır.

Ülkemiz; kış mevsiminde güneş ve sıcaklığını,  bölgelerimize göre en az 1 – 2 saat, en fazla ise  8 – 10 saat arasında görmekte ve hissetmektedir kaynak Nasa – BBC )

2014 yılında Meteoroloji Genel Müdürlüğü bünyesinde yayınlanmış; İllerimizin en az 10 yıllık yaz ve kış mevsimin sıcaklık kayıtlarının  ortalamalarını, Türkiye’nin yedi bölgesi üzerine göre ayrıştırıp, sizlerin ilgi ve bilgisine sunmaktayım.  Açıklama ve araştırmam 12 şer ay, 4 mevsimin üzerindendir.  11.2015.

YAZ mevsim ortalamasına göre: 1- G. Doğu Anadolu Böl: 30,4    2-  Akdeniz Böl: 26,9  3-  Ege Böl: 25,5   4-  Marmara Böl: 23,6   5-  D. Anadolu Böl: 23,4   6-  K.deniz Böl: 22,6     7-  İç Anadolu  Böl: 22,3 C’

KIŞ ortalamasına göre: 1 –  D. Anadolu Böl: – 5,4  2 –  İç Anadolu Böl –1,0 3 –  G. D. Anadolu Böl: +3,1   4 –  K.deniz Böl: + 3,7   5 –  Ege Böl: + 4,2  6 –   Marmara Böl: + 4,8    7 –  Akdeniz Böl: + 6,6  C’  11.2015

Türkiye’nin Yaz ve Kış mevsim ortalamalarına göre  sıcaklıkları ise: 1 – Ak deniz / G.Doğu Anadolu: 33.5  3 – Ege Bölgesi: 29.4 4 – Marmara Bölgesi: 28.4 5 – Kara deniz: 26.3 6 – İç Anadolu: 21.3  7 – D. Anadolu: 18 C’-dikkat bu yazdıklarım sadece 2014 yılına ait ortalamalarıdır.

Uluslararası Uzay Üssü bağlantılı olarak NASA nın 23.03.2014 tarihinde yayınladığı bir bilgiye göre: Dünya atmosferinde ve her bir (1) saniyede elli (50) kez şimşek çakar. Günde 86.400 yılda 31.536.000 kez olmaktadır.

Ülkemizin, iklim konusunda  şansız olduğu bir tarafı var.(en azından Seydişehiri örnek vereyim: 1986 – 1987 kışında, evlerin içindeki banyo kazanları ve su saatlerinin  patladığı kuru soğuk/ tipi poyraz rüzğarlarını yaşadığımız gibi; 1987 yılı Kırk -40- ikindi Nisan yağmurları ile ardından güneşli bir mayıs ayını yaşadık. 2012 yılında, kurak bir Nisan ayı ile, soğuk bir Mayıs ayını yaşadık.

20 Eylül 2013 – 20 Haziran 2014 ayları içerisindeki aylar ve  mevsimler, bilindiği şekli ile geçmemiştir.  Eylül sonlarında Manavgat ve Seydişehire yağan yağmur, Ekim ayında görülmemiş, kasım ayında ise tekrar kısa bir süre yağmur yağmıştır. Yağmurun görüldüğü günler haricinde Sonbahar her bölgede ılık geçmişti. Kış mevsiminde kar, Seydişehire iki kere yağmış olup, 2 günde erimiştir. Manavgata ise Mart ayının başlarında yağmur yağmış, Nisan başına kadar arkası gelmemiştir. (arılarım olduğu için biliyorum) Diğer bir ifade ile Ekim – Mart arası sıcak;  Nisan – 10 Haziran arası ise, serin geçmiştir.  2016/17 kışında 260 cm kar yağmıştı. 2017 Ağustos ayının 3.4,5,19,20. günlerinde ise hafif bile olsa yağan yağmurları da gördük.  01.2013  Mecit  ALBAYRAK

SEYDİŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA (AÇIK DİLEKÇE)

06.2020 –  ( 28.02.2012 ) Sayın Başkanım; Trafik Kuralları, Dünyanın her yerinde aynıdır. Sadece kurallar Seydişehirde farklıdır. KIRMIZI ışık dur – dur ve uygun ise geç. SARI ışık, bekle – uygun ise geç ve YEŞİL ışık, geç. Her ne hikmet ise şehrimizin Hükümet önü ve Seyit Harun Bulvarı havuzlu kavşakta devamlı yanıp sönen KIRMIZI ve SARI ışıklar olduğu halde, hala ve hala BU IŞIKLARIN NE MANAYA GELDİĞİNİ BİLMEYEN  %90 EHLİYETLİ – EHLİYETSİZ  sürücülerimiz maalesef şehir içi yollarımızda cirit atmaktadırlar.

Üstelik kuralları bilen ve uygulayan sürücüler, ışık hakkını kullandıkları zaman, sözlü veya klaksonlu hakaretlere maruz kalmaktadırlar.

Sayın Başkanım; kuralları kendisinin koyduğunu sanan ve yollarda cirit atan sürücülerin takip edilmesini, uyarılmasını, gerekli ikaz levhaları ve ışıkların  sürücünün gözüne sokulmasını, gerekli levhalar yoksa herkesin görmesinin sağlanmasını; Gerekli merciler ile işbirliği yaparak bu hataların yok edilmesini, arz ederim.     28.02.2012  Mecit  ALBAYRAK

Not:   Bu dilekce 28 . 02. 2012 tarihinde Seydişehir Belediyesine  VE 12. 03. 2012 tarihinde  e- posta olarak Seydişehir Kaymakamlık Makamına, tarafımdan gönderilmiş olup, bu düşüncemi  başkaları ile paylaşmayı yararlı gördüm. 11.2015

Tekrar 2019 yılında, Belediye binasının güneyindeki yoldan. belediye istikametine çıkan vasıta şoförlerin, doğu/batı yönünde akan trafiği görmeleri için, belediye duvarı veye yanına, dış bükey ayna konulması için  dilekçe verdim, topu Konya BB attılar. 06.2020