BABAM LAZOĞLU ŞÜKRÜ USTA.

BABAM LAZ OĞLU ŞÜKRÜ ve SEYDİŞEHİR.

Temmuz 2025. Babam Lazoğlu Şükrü Usta aslında 1923 Gürcistan Batum doğumludur. O zamanlar Hazar Denizine kadar olan ülkeler var ama! Sınırları ‘pek’ belli değildi. Azerbaycanlı olan büyük babamın Mecit’in iş yeri de Batum da idi.

Babası ve büyük babam; Azerbaycan Devleti Şeki ili, İnce Zunut köyüne kayıtlı Yusuf oğlu, Mecit YUSUFZADE (1885 – 1926 ).  Annesi ise, Türkiye Cumhuriyeti Artvin ili Hopa ilçesi Ebuislah köyünden Ayşe …  (Türkiye 1901 Azerbaycan  Bakü 1987).

Üç yaşına kadar babası Mecit, annesi Ayşe ve ablası Fatma (1922 – 2004) ile beraber Batum’da büyümüş. Bu arada küçük kardeşi Hamdi doğar. (22 Mart 1926 – Ağustos 2013) Bu yüzden Annesi, o zamanlarda yanına gelmiş olan kız kardeşleri veya  annesine: Hamdi olunca Şükrü ile fazla ilgilenemiyorum. Siz memlekete giderken Şükrü’yü yanınızda götürün, biraz yanınızda kalsın, diyor. (1926).

Diğer taraftan dedem Mecit,  Batum ve Artvin çevresinde hatırı sayılır bir esnaf ve işverendir. O günün şartlarında Deri işleme atölyesi-Debbağ olan dedemin hatırı sayılır maddi gücü olmuş. İleri ki zamanlarda Seydişehire gelen Baba Annem, halam, amcam ve  babamın dayısı ile akrabaları tarafından anlatılmıştır.

Büyük babam Mecit Yusufzade 1926 yılı içinde maddi durumundan dolayı yanında çalıştırdığı işçileri tarafından öldürülür. Bu sürelerde Babam Şükrü Hopa’dadır. Cesedi, iş yeri yakınında ki bir kayanın altında 17 Ağustos 1927 yılında bulunur. Büyük babam öldürüldüğünde Babaannem, 3 çocuk annesi ve 25 yaşındadır. Babaannem, 1928 yılında tekrar evlenmek zorunda kalır.

Bu evliliğinden altı çocuğu olur. Ama başta kocası olmak üzere hepsi, kendisinden önce ölürler. Eşi Hamit, çocukları Kemal, Cemal, Lütfiye, Mehmet, İsmet, Semaye.  Lakin Halam Fatma ve amcam Hamdi 1932 – 1938 yılları içerisinde yetimhanede kalırlar. Sonrasında Halam 1944 yılında Savcı olmuş, Amcam ise askeri bandoya girmiştir.

1928 yılına kadar Batum ve Artvin de olan insanlar, komşuya gider gibi bu yerlere karşılıklı gidip gelirler. Bu tarihten sonra bir gece yarısı Türkiye ve S.S.C.B. arasında imzalanmış olan sınırların kabul ve kapatılması  antlaşması  gereği, karşılıklı geçme yasağı konur ve sınırlar kapatılır.

Bu sınır ise,  o zaman ki Sarp köyü ve günümüzde ki sınır kapısıdır. O anda Türkiye’de olan babam ailesinden ayrı düşer. Annesi ve iki kardeşi, Batum’da kalır.  Öyle ki bu köyün orta kısmında bulunan dere yatağı, iki ülke sınırı olup, köyü ikiye bölmüş.

Türkiye’de 3 yaşından itibaren akrabalarının,  özellikle  9 kız kardeşin tek erkek kardeşleri olan ‘Onbaşı’  lakaplı dayısı Ömer Albayrak himayesinde olan babama, dayısının soyadını vermişler. Geçmişi hakkında pek fazla konuşmayan babam, zaman zaman bazı anılarını annemize ve bizlere anlatır idi. Ayrıca babamın ana lisanı, Lazca idi.

Ne var ki çocukluğunda yemek sofrasından – Sen yemeyeceksin, diye  kaldırılıp, ıslattığı yatak ve dayak korkusundan dolayı erkenden kaçan, ağaçlardan düşüp karda delik açan portakalları buradan alıp yediğini anlatırdı.

1930′lu yılların şartlarında ilk öğretim 3 yıl imiş. Okuma ve yazmaya aşırı ilgisi olan babam, akranları okula giderken  okula gidememiş. Lakin azmi sayesinde, arkadaşlarının yanında onların kağıt ve kalemleri ile okuma  yazmayı öğrenmiş. Hatta öyle ki, bir süre sonra okulda okumadığı halde, okula  giden arkadaşları ile imtihana sokulmuş ve imtihanı kazanmış.

Gençlik çağlarında Zonguldak’ta iş yerleri olan teyzesinin oğlu Asım Özbostancı’nın yanına gider. Burada tamir bakım imalat üzerinde çalışıp, meslek sahibi olmuş. Sonrasında Askerliğine kadar Zonguldak Maden ocaklarında tamirci olarak çalışmış.

Bu iş yerlerinde zaman zaman işçi  sağlığı açısından işçilere iğne yapılırmış. Babam, iğneden korktuğu içinde hep kaçarmış. Bana 31 sene babalık yapmıştı. Babamın, son ölümcül hastalığına kadar, hastahane veya doktora gittiğini 2 – 3 sefer dışında bilmem ve duymadım.

Babam Lazoğlu Şükrü Usta’nın Askerlik Yılları:

Erkek milletinin en büyük anısı, ‘askerlik yıllarıdır’. Özellikle bizlere anlattığı anıları askerlik yıllarına ait. Buna göre Askerliğine İstanbul Selimiye Kışlasında  başlamış. Sanatkar olması nedeni ile ordunun tamir bakımına alınır. Sonrasında Becerikliliği fark edilince, komutanı yanına çağırtıyor. –   Komutanlığa ait olan kasanın anahtarı kayıp oldu. Kasayı açabilir misin? diyor. Hemen işe başlıyor ve sonuç olarak kasayı açıyor. Sene, 1945 ve sonrası. Ne yazık ki Dünyada savaş var.

Bir süre sonra, uzun süreli arazi tatbikatı için, askerin bir bölümü ile beraber Samandıra tarafına gidiyorlar. Tatbikatın bir gününde, yemekhane çavuşluğu görev sırası kendine veriliyor. Daha öncelerinde bir erat çavuş ile, ufak bir sorunları olmuş. Yemekhane çavuşluğu anında arası açık olan çavuş yemekhaneye gelip herkes den önce yemek istemiş. Ama buradaki görevliye verilen talimat ise, dış görev haricinde kim olursa osun, yemek verilmeyecek. Bu nedenle yemeği vermemiş ve bu çavuş ile münakaşa etmiş.

Ertesi gün bu çavuş, yemekhane sorumlusu oluyor. Akşam vakti babam nöbete gideceği için, erkenden yemek yemeye, yemekhaneye geliyor. Durumunu izah edip çavuştan yemek istiyor. Çavuş, yemeği vermiyor. Verirdin vermezdin kavga dövüşe dönüyor. Araya olaya tanık olan  askerler giriyor. Bu sırada ast subay komutan geliyor. Olayı bilmeyen komutan,  kavgayı çıkartan kişi olarak babamı düşündüğü için, sille tokat vurmaya  başlıyor. Ona göre çavuş haklı, babam suçlu!

Dayağı yemekte olan babam: Komutanım durum şu, dese de iyicene kızan komutan, babamı döğmeye devam eder. Dayaktan iyicene bunalan babam, bir şekilde kasatura yı eline geçiriyor ve komutanının üzerine yürüyor. Bu sefer komutan önde, babam arkasında eğitim karargah çadırlarının  çevresini dönmeye başlıyorlar. Zorla babamı yakalayıp, komutanı kurtarıyorlar. Durumu öğrenen komutanı babamdan ‘ ÖZÜR’ dilemiş, ama ne fayda! Urfa Birecik’e sürgün gidiyor.

Babam Lazoğlu Şükrü Usta’nın Sürgünü ve Seydişehir öncesi:

Urfa Birecik’te bulunduğu askeriyenin bütün teknik işlerini yapmak haliyle  babamın görevi. Birliğin işlerini imkanları nispetinde askeriye içinde  yapar. Burada olamayacak işleri de,  Birecik içerisindeki sivillere ait demirci atölyesinde yapmaya başlar. Askerliği süresi içinde, bu işleri yaparken haliyle sivillerle de  irtibat kuruyor, kurmak zorunda.

Bu bölgede adı sanı duyulan bir ‘AĞA’ nın ufak tefek işlerini de yapar. Ağa, babamdan hoşnut olduğu için kendisine bir öneri yapıyor. – Şükrü, burada kal. Benim traktöre, makinalara bakarsın, kızımıda sana veririm, demiş. Babam, teklifi kabul etmiyor. Konya Aksaray Obruk bölgesine çalışmaya geliyor. Sene 1948.

Bu bölgede yine traktör, biçerdöğer  ve diğer makinaların tamir bakımı ile meşgul olur. Konya Seydişehir Orta Karaviran‘lı namı değer Çakal oğlu Mehmet (yada asker arkadaşı) ile istişarede bulunur. Böylece Babam Lazoğlu Şükrü Usta ile Çakal oğlu Mehmet’in önerisi ile Seydişehir hayatı başlıyor. Çakal oğlu Mehmet babama: Lazoğlu, sermayesi benden, çalıştırması senden. Benimle Orta Karaviran köyüne gelir misin?, diyerek teklifte bulunur.  12.2011

İkinci bölüm :Babam Lazoğlu Şükrü Usta ve Seydişehir.   Mecit Albayrak

ARI VE ARICILIK HEVESİM

Temmuz 2025. Arı Ve Arıcılık Hevesim yıllardır vardı. 1980 yılı sonrasında TRT 3 tv kanalında arıcılık programı çıktığında zevkle izlerdim.  Yıllardır arıcılık yapmak isterdim. 1987 yılında Alüminyum fabrikasında çalışırken, arıcılık kursuna gitmek istedim. Lakin, kurs yeri ve saatleri uygun olmadığı için, gidemedim.

Emekli olduktan sonra bir ara 2 dönem apartmanımızda yöneticilik yaptım. Yaptığım araştırma sonrası Halk Eğitimde akşamları arıcılık kursu açılacakmış. Gündüzleri de bilgisayar kursu. İkisine de yazıldım. Arı Ve Arıcılık Hevesim burada canlanmaya başladı. Genel kurulda apartman için çalıştırdığım kişi haklı, ben haksız oldum. Tekrar seçtiler ama hala ve hala çalıştırdığım kişiyi savunmaya devam etmeleri üzerine, yönetimi bıraktım.

Sonrasında arıcılık sezonu bitmek üzere olduğundan, hemen arıcılığa başlayamadım. Daha sonrası 2010 yılı Nisan ayı içi idi. Kurs hocamın vasıtasıyla  öğretmenlikten emekli bir arıcı ile temas kurdum. Başlangıç olarak iki arılı kovan alma konusunda anlaştık. Yalnız arılar kışlık yerleri olan Antalya’dan geleceklerdi.

Daha sonra 22 Nisan 2010 cuma gecesi bir kamyon dolusu kovan geldi. Böylece Saat 02.00 de indirmeye başladık. Beş gün sonrası ustam olacak kişinin önerileri ile iki adet kovanı seçtik. Ustamın yanında bir ortağı var. Esas yönetim öğretmende.

Böylece onların yanında bazen sorarak, bazende yaptıklarını gözetleyerek bir şeyler öğrenmeye çalıştım. Mayıs ayı içinde bir hazır ana alarak, 2 kovandan 3. kovan çıkarttık. Bu sene çiçek bakımından kısır bir dönem olduğu konuşuldu. Geçen sene oğul çok olmuş.  Bu sene ustalarımın yaklaşık 110 kovanından sanırım 10 tane oğul aldılar.

Kısaca her işin kendine göre bir zahmeti var. Haliyle ağır bir işi olmasa da, kovanların yanına gidip gelmek bile bir iş. Bu sebeple günlük 34 km yol alıyordum. Bunu şikayet yönünden yazmıyorum. Bulunduğumuz yer tepelerin ve dağların yanında olması, bana apayrı bir haz veriyordu. Sonrası buralarda sarardı kaldı. Ama bu işi zevk ala ala yapıyordum vede hoşnut idim.

İyisi kötüsüyle 5 ay 10 günlük acemilik 25 Ekim 2010 cmt akşamı bitti. Saat 16 – 17 arası rüzğar ve gök gürültüsü ile yağmur başladı. Bu yüzden hafifçe ıslanmıştık. bir güz yağmuru seronomisini yaşadık. Neden sonra yağmur dindi. Bu sefer ustalarla beraber daha önce indirdiğimiz kovanları daha kalabalık bir şekilde kamyona yükledik. Lakin yüklemenin sonuna doğru yağmur tekrar başladı.

Başkaları ile konuşurken, – Benim 2.5 kovanım var, diyordum. İlk iki kovanıma ilave koymuşken, çoğalttığımız kovan sadece damızlık olarak kalmıştı. Bu nedenle böyle konuşuyordum.

Ustalar tekrar Antalya yolunu tuttular. Daha sonra bende komşumun bağına doğru hareket ettim. Arı ve arıcılık hevesim burada yaşamaya devam edecekti. Haliyle arıcık tecrübem yoktu. Kendi başıma yol yordam bilmiyordum. Daha önceden kovanlarımı nereye koyabilirim! diye düşünmeye kalmıştım. Öyle ya sadece benim isteklerim değil, başkaları ne diyecek, buda önemli idi. Ama düşündüğüm kadar değilmiş. Sağ olsun komşum Hasan Gürcan abi- Şimdilik kardeşimin bahçesine koyalım sonrasını hallederiz deyince rahatladım.

Sonuç olarak Bağ Arası mevki, her yeri sebze bahçeleri dere tepe yeşillik olan bir yer. Şimdi nerede ise ‘bir karış’ yeşil tepeleri zor bulunan yer oldu. Her yeri beton evler kapladı. Sadece yağmur mevsiminde yeşillikler arasında bir bölgemiz. Ve dolayısı ile betona direnen  bazı vatandaşların sayesinde kısmen yeşillikli.

Haliyle kovanlarımı koyduğum yer ‘hala ben varım’ diye bilen bir yeşil bölge. Yakınında  yazın yok olma durumuna gelen devamlı akan bir su kanalı mevcut. Ertesi gün arılarımın hatırını sormaya yanlarına gittim. Hepsi canlı ve eskisine göre daha hareketli idiler.

04.10.2010 pzt günü, kovanlarımın iki tanesini açtım. Nakliye sonunda bir hasar olup olmadığını görmek istedim. Üzerinde ilave olanın birini açtım, hasar yok. Ana verdiğimiz 3. kovanı açtım. Kovanı açtım ne göreyim; ilaveli kovanda arısız boş yer görünmezken, bunda arılar üst üste binmişler. 9,5 çıta bal ve arı dolu. İkisini alıp, taze çıta koydum. Bu sebepten dolayı etraf arı kaynadı. İyi ki etrafta kimseler yoktu. Çorabımın üstünden 4 yerimi soktular bile. Şu an saat gece yarısını geçti. Hala sokulan yerlerim sızlıyor. Sızlıyor ama; Bacaklarımda sinirsel bir durum var, acaba faydası olur’mu?

Bütün arıcılık konulu yazılarımda bir örnek verirdim. Her şeyi tam ve full olan 10 çitalık arınız Mart ayında 8 çitaya düşecek. Bütün arıcılık konularında belirttiğim örnekleme noktası burası.

Şimdi kovanlarıma  istediğim zaman, tabii ki gerektiğinde istediğim şekilde bakıyorum. Sağını solunu inceliyor ve bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. (haklı-haksız) Şunu yap, şunu yapma diyende yok. Zevkim iki katına çıktı. Ölseler Şahlansalar sonuçta benim arım. Ayı’ya sormuşlar: Ensen neden kalın? – Kendi işimi kendim görürüm demiş.

Ustaların yanında onlar için çalışma mecburiyetim yoktu. Yine de, Hem yardım edeyim, hem bir şeyler öğreneyim, diye 110 kovan benim miş gibi çalıştım. Hal böyle iken, esas usta öğretmen arıcı, 2 sorumdan sonra- Çok soruyorsun, derdi. Bence Siyasi görüşümden dolayı Öğretmen usta arıcının  bildiklerini bana aktarma isteği az idi. Kovan bakım devamında sıra benim kovanlara gelindiğinde -lütfeder gibi- Şunlara da bir bakalım, derdi. Zoruma giderdi.

Ben ise bildiğim bir bilgiyi başkalarına vermek için ayaklarına gidiyorum. ( Belli değil mi? 2024) 2011 yılı başında, kendi adımla bu sayfayı açtım. Böylece bildiklerimi siz dahil, herkesle paylaşıyorum.

İyiki Arılar verileni inkar eden insan değil, bir  böcek. Ah Birde Nazar olmasa! İnancıma göre benim belimi büken nazar. İyi bakarsam, inkar etmeyip hepsi büyüyecek. Ama. Allah nazardan saklarsa. Nazar değerse, arı ilerlemez. Derler. Nitekim Öylede bilinir. Sene 2024. O zamanlardan bu yana gögsümü gere gere 30 kovanım var diyemedim. Sonuç olarak dolu dolu 10 kovanım bile olmadı. 2024 Mayısında gelen bir oğul ile sadece bir kovanım oldu.

Bildiğim gördüğüm hiç bir şeyi ve bilgiyi kimseden sakınmadım. Öyle ki, ben sorduğuma cevap alamazken ben başkalarına onlar sormadan söyledim, anlattım. Sonuç olarak 14 senedir yerimde sayıyorum. Neden? Siz söyleyin. Bu arada bana arıcılık dersini veren diğer rahmetli usta Kazım Arıcı:. – Göz Nazarı arıyı öldürür derdi. Bu inanç ile Nazar duası kopyasını getirmişti. İlk iki kovanımın kapak altında bu duaları raptiyeledim. 2025- hala dururlar.

Evet. Ben Mecit ALBAYRAK. Arı Ve Arıcılık Hevesim her daim var. Lakin bir türlü istenilen uygun kovan sayımı bir türlü tutturamadım. Allahın izni ile karşılıklı fikirlerimizi paylaştığımız arılı ballı nice yıllarda görüşe bilmek  niyazımla. Kalın sağlıcakla.  10.2010    Mecit   ALBAYRAK

ARILARDA PERİYODİK BAKIM ZAMANI

Serikte arı kovanlarım

Haziran 2025. Arılarda Periyodik Bakım Zamanı! Arılara kaç günde bir bakılmalı? En fazla her on günde bir yapılması lazım. Neden? Ana arı en geç 16 en erken 12 günde çıkar. Benim ölçüm bu. Böylece bu bakım şeklinde kovan içindeki bütün petekler arı ve anayı gözden geçirmiş olursunuz. Bu işlem yapılırken ana arı, günlük, kapalı, hastalık ve bozuk petek varmı yokmu? Kontrol et. Bu saydıklarımın varlığı veya yokluğu durumunda yazılarım içerisindeki konu başlıklarına göre işlemler tatbik ediniz.

Kovanın periyodik bakımından amaç ana, meme varlığı, oğul ve sahte ana durumunu engelleme amaçlıdır. Arılarda Periyodik Bakım Zamanı dışında mecburi bakımların her daim ve gerektikçe yapılması zorunlu bakımlardır. Bu nedenle Her üç güne bir varroa ile mücadelede duman verilmeli. Ham petekin tamamı işlendikçe ek olarak yenisi verilmelidir. Şerbet vermek ya gerektikçe yada niyete göre devam eder. Kovanlarda Yağma durumu halinde müdahale ediniz. Hemen uçuş deliğini kapatın. Ayrıca, yağmaya uğramış kovanın ilk çevresindeki hiçbir kovanıda açmayın.

Kovan nasıl değiştirilir? Her hangi bir sebepten dolayı, kovan değiştirmeye karar verdiniz. Önceliğiniz, temiz bir kovanı hazırlamaktır. Dolu kovanı yerinden kaldırıp, boş kovanı aynı noktaya koyun. Eski kovandaki çıtaları, çıkarttığınız şekilde yeni kovana yerleştirip, örtü ve üst kapağını kapatınız. İlavesi varsa, aynı usulde, devam ediniz. 25.09.2011

Arılarda Periyodik Bakım Zamanı; MECBURİ olmayan mesela bir kovanı değiştirmeniz gereken bakım haricinde yağmurlu, kapalı, soğuk ve rüzğarlı  havalarda kovan açılmaz. Burada ölçünüz şu olmalı. Hava kapalı bile olsa! Arıya şimdi bakarsam zararım ne olur? Önemli olan fayda ve zararı bilerek yapınız.

Benzer şekillerde kışın arıya bakmanız gerekiyorsa şart ise! Dışarıda arı uçsun veya uçmasın! Örtü tahtası veya bezini bir köşeden hafifçe, çarpmadan, vurmadan aralayıp içine bakın. Çita üzerinde arı geziyorsa kovanı açıp bakın. Küme halinde ise, hemen kapatın.

Bir ucundan arılara baktınız; kovan içinde arılar üzüm salkımı gibiler ise hiç dokunma. Kapatın. Haliyle Bir tek arı O salkımdan düşer ise, ölmeye mahkumdur. Onun için mecbur kalmadıkca Aralık , Ocak, Şubat aylarında kovanı açmayınız. Ve dolayısı ile Bu yazdıklarım, soğuk bölgeler içindir. Ek olarak Gerektikçe kek verilir. 07.2017

 

DÜNYADA YAŞAM ve YAŞ ORTALAMALARI.

Dünyada Yaşam ve Yaş Ortalamaları

Haziran.2025.  Dünyada Yaşam ve Yaş Ortalamaları konusunda insanları ve devletleri üç guruba ayırıyorum. Dünyada insanca yaşayan halk, yaşatan devlet ve yaşadığını yaşattığını sanan insanların olduğu devletler ile her şeyini doğa ve doğa güçlerine bağlayan bekleyen insanların yaşadığı ülkeler var.

Devleti ve milleti ile bir bütünlük halinde yaşamı kolaylaştıran uygulamalara erişen buna göre sağlıklı yaşayan insanlar ile insanlarını yaşatan devletler var. Bunlar İlk guruba dahil olan insanlar mutlu yaşam ve müreffeh devlete sahip en şanslı insanlardır. İnsanlarda yaşam süreleri en uzun sağlıklı yaşama dahil olan bilinçli kişilerdir. Bu ülkeler Hristiyan ve Budist inanışında olan ülke ve insanlardır.

İkinci guruba girenler, Devleti ve milleti ile her şeyi Allahtan bekler. Bu ülkelerin kiminde Allah vergisi yeraltı zenginlikleri nerede ise taşar. Ama müreffeh ülke olmaktan uzaktırlar. Sadece kimi Müslüman ülkeler göre avantajları var.  Ne yazık ki Her şeyi ile yokluk içinde olup, gerçekten işi Allaha kalmış şekilde yaşayanlar var. Bu ülkeler İslami inanışa sahip ülkelerdir.

Ancak Üçüncü gurupta olan insanlar ve devletleri her şeyi ile yokluk içindedir. Genelde Afrika ağırlıklı devletlerdir. Put ve doğa inancı ağırlıklıdır.

DUNYADA sadece kuru ekmekle karnını doyurmayan KALİTELİ YAŞAM SÜREN İNSANLARIN ÜLKESİ

2017 yılı 80 ülke arasında;  İsviçre, Kanada,  Almanya, İngiltere, Japonya, İsveç, Avustralya, ABD, Fransa, Hollanda,… 36- Türkiye

2019 yılı 80 ülke arasında:  İsviçre, Japonya, Kanada, Almanya, İngiltere, İsveç, Avustralya, ABD, Norveç, Fransa…  34. Türkiye...

2021 yılı 78 ülke arasında; Kanada, Japonya, Almanya, İsviçre, Avustralya, ABD, Y.Zelanda, İngiltere, İsveç, Hollanda, Fransa, Danimarka,…  34. Türkiye

2022 yılı 85 Ülke arasında: İsviçre; Almanya; Kanada; ABD; İsveç;  Japonya; Avustralya; İngiltere; Fransa ; Danimarka; Yeni Zelanda; Hollanda; Norveç; İtalya; Finlandiya — — Türkiye 30.

2023 yılı 87 ülke arasında: İsviçre, Kanada, İsveç, Avustralya, ABD, Japonya, Almanya, Yeni Zelanda, İngiltere, Hollanda          Türkiye  32.

2024 yılı 86 ülke arasında: İsviçre, Japonya, ABD, Kanada, Avustralya, İsveç, Almanya, İngiltere, Yeni Zelanda, Danimarka .. Türkiye 31.

DÜNYADA SİYASİ ve EKONOMİK OLARAK SÖZÜ GEÇEN ÜLKELER:  ABD,  Almanya,  Çin,  İngiltere,  Rusya,  Japonya

İNSANLARI MUTLU OLAN ÜLKELER; İtalya,  Fransa,  ABD İngiltere,  Japonya,

HALKI BİREYSEL OLARAK SAĞLIKLI BESLENEN ÖZGÜRCE YAŞAYAN ÜLKELER :  Kanada;  Danimarka;  İsveç;  Norveç;  İsviçre;  Avustralya;  Hollanda;  Finlandiya;  Almanya                                               

ÇOCUK YETİŞTİRMEK İÇİN EN İYİ ÜLKELER: İsveç, Norveç, Finlandiya

DÜNYADA İNSANLARI EN UZUN YAŞAYAN ÜLKELER ve YAŞ ORTALAMALARI 2024 –  200 Ülke arasında Monako 89.8  Singapur 86.7 Makao 85.3 Japonya 85.2 Kanada 84.2 San-Marino 84.2 Hong Kong 84 İzlanda 84 İsviçre 83.9 Andorra 83.8 ….. Türkiye 103. Sırada ve….

Türkiye’de  en uzun yaşam süresi – 2023 indeksine göre TÜİK verilerine göre bu gün doğan bebek ömrünün ORTALAMA 77.3 olacağı belirtiliyor. Buna göre erkek 74.7 kadın 80 yaşına kadar yaşayacak. 2024 yılı hesabı ile 86 mln Türk halkının % 10 nu 65 yaş ve üstünde imiş.

İnsanların  en az yaşadığı ülkeler: Çad 54,4  Lesoto  54,3  Orta Afrika Cum. 53  Yalnız esas bu insanlar acınacak haldedirler.

Dünyada  kadın ve erkek yaş ortalaması ise;  69,7 yıl.

Kadınların Daha Uzun Yaşamasının Nedeni: Kadınlarda bulunan östrojen hormonu, kadınların daha uzun yaşamalarına neden olmaktadır.  -Devamını okuyunuz-

Buna göre Östrojen hormonu kadınların, erkeklere nazaran daha az kalp hastası olmasını sağlıyor. Böylece kadınların daha fazla yaşamalarına neden olan 1. Sebeptir

2. ve en önemlisi ise! Kadınlarda (biri yedek) iki tane, sağlam X kromozomu var. Ancak Erkeklerde ise bir tanesi sağlam X ile, ( yedek X in yerine bir ayağı olmayan) Y kromozomu bulunmaktadır.

Buna göre Kadınların X kromozomunda bir hastalık olduğunda yedek X, esas göreve başlıyor. X in dört kolundan birinin eksik kromozomuna sahip olan Erkek bu nedenle Kadına göre, ∼ 5 sene daha az yaşıyor.

Ayrıca,  Erkeklerde olan içki ve sigara alışkanlığı, erkek ömrünü azaltan diğer bir nedendir. Bu arada kadınların doktora gitme alışkanlığı, erkeklerden daha fazla.    Kaynak: livescience.com  – 03.2022

Dünya Sağlık Örgütü  ( WHO ) nün yaptığı açıklamaya göre 65 yaş ve üzeri insanlar yaşlı olarak addedilmektedir. Bu kuruluşun yaptığı yaş sıralamasına göre ise;  65 – 74 yaş arası Genç Yaşlı. 75 – 84 Orta Yaşlı 85 ve üzerindeki insanlar ise İleri Yaşlı gurubunda yer almaktadır.

Yine bu örgütün yaptığı tespit ve açıklamaya göre 1955 yılındaki insanların yaş ortalaması 48 idi. 2025 yılında dünyadaki insanların yaş ortalamasının, 73 olacağı tahmini  belirtilmektedir.

Uzun yaşam için; Hekim.com sitesinden alıntı yaptığım aşağıdaki açıklama ve uygulamaları, yerine getirmeliyiz.

1 – Fazla uyumayın,  2 – İyimser olun,  3 – Fazla seks yapın.  4 – Ev hayvanı edinin,  5 – Zengin olun,  6 – Sigarayı bırakın, 7 – Sakin olun. 8 – Evlenin   9 – Spor yapın,  10 – Gülün, neşeli olun, 11 – Zayıflayın,  12 – Stres yapmayın. 13 – Meditasyon yapın,  14 – Kolesterolü ölçün, 15 – Antioksidan alın. Bu da benden: Aklınıza geldikçe hareketli bir müzik ile oynayınız.

Ne diyor Cenabı Allah; Her ne kadar -‘Ömür ne uzar, ne kısalır‘ dese de, hiç bir kimse ömrünün ne kadar olduğunu bilemez vede Allah CC – Benden niyazda bulunun, verdiğim -cana-  emanete sahip çıkın, ve benden ömür dileyin, diyor.  Cenabı Allah -İnsan ömür süresi -ne uzar, ne kısalır, dese de belki bu süre insanların yakarışları ile sınırlı olup – olmadığını kim iddia edebilir.  Kaynak: https://www.usnews.com/news/best-countries  12.2010   Mecit ALBAYRAK

AKDENİZ BÖLGESİNDE ARI BAKIMI

Haziran 2025. Akdeniz Bölgesinde Arı Bakımı için Akdeniz bölgesine kuvvetli yağmurlar yağmadan gitmeyiniz. Gitme durumunuzda ise; her türlü yabani arı ile mücadele edecek önlemlerinizi alarak geliniz. Yağmur yağmış olsa bile yabani arı türleri buralarda Aralık ayına kadar oluyor. Gideceğiniz bölgeye kuvvetli yağmurlar yağdıktan sonra gelirseniz, arı sayısında biraz azalma olur. Şöyle ki;

Cimcime / eşek arısı buralarda çok olur. Cim cime veya eşek arısı, genelde çatı, duvar, ağaç deliklerinde ve toprak içinde olurlar. Genelde bal çalar. Denk getirirse ölü canlı arıları da yer. 

Borazan Arısı: Boyu 3,5 -4 cm olan kızıl kahverengi renginde arı çeşididir. Diğer arılardan daha tehlikelidir. Toprak altında, duvar ve ağaç oyuklarında yaşarlar. Borazan arısı en tehlikeli yabani arı cinsidir. Bu arı, bal arısını havada veya kovan üzerinde yakalar ve gözünüzün önünde yer. Akdeniz Bölgesinde Arı Bakımı için gelmeden önce tedbir alınız. Bunun için yanınızda fare yakalama tutkalı, sinek öldürücü fıs fıs ilaçlarını getirmeniz şart.

Veya kokusuz haşere öldürücü sıvı ile toz ilaçları da olur. Günlük atımı buralarda daimi olur. Haliyle en geç her 12 günde bir genel kovan bakımı şart. Böylece Yabani arılar ile de mücadele fırsatınız oluyor. Yabani arıları yok etmenin en iyi yolları fare tutkalı ve toz ilacıdır. Ben, tutkala yapışan bu arıları alır, ddt ilacını sürer, bırakırım. En temiz yolu bu. Gittiği yerde koloniyi yok eder. 

Akdeniz bölgesinde Eylül Ayından İtibaren çiçek açan bitkiler. Nektar ve polenli bitkilerden pürem, sarı (kokar) çiçek, Keçi boynuzu (harnup); Yağmur sonrası kiriş otu ve yeni dünya ağacı; Mart ayı ortasından itibaren de narenciye ağaçları çiçek açar. Böylece memleketinize bal ile gitmeniz Kuvvetli arınız varsa, mümkündür.

Bunları düşününce Akdeniz Bölgesinde Arı Bakımı ve uğraşması hem arı hem arıcı için hoş oluyor. Günlük atımı Ocak 25 itibari ile tekrar başlar. Erkek arılar, nisan ayı içinde tam olgunluğa erişirler. Bu durum, iç bölgelere göre nerede ise bir ay önceden başlar. Dolayısı ile burada yeni ana üretiminin erken olması mümkün oluyor.

Akdeniz bölgesinde arıya kek verilmesi. Hava şartlarının uzun bir süre uygun olması durumunda şerbetin yanında kek veriniz. Kek vermeniz halinde kovanın yakınında daimi arının içme suyu, olmalı. Bir arıcı arkadaş denk geldi. Boş kovanları yüklemiş, memleketine gidiyor. Nedenini sordum. Yakın çevresinde su olmadığı halde kek vermiş. Arılar susuzluktan ölmüşler. 03.2014

 

ARI ÜRÜNLERİ ve ZEHRİNİN FAYDASI

ARI ÜRÜNLERİ ve ZEHRİNİN FAYDASI

Haziran 2025. Arı Ürünleri ve Zehrinin Faydası. Bu yazımın özü Hotbird Uydusu Rusya RTG tv üzerinden Türkçe yayınlanmıştı. Bir programda Başkurd Apiterapi Bilimsel Araştırma Merkezi Patentli Bilgiler yayınlanmıştı. Buradaki bilgiler, bu merkez kaynaklıdır. Devamında Arı ürünleri ile bu ürünlerin insan sağlığına etkisi açıklanmıştı.

2017 İstanbul Apimondia’ ya katılan yerli ve yabancı bilimsel çevrelerin sunumlarını da ilave ediyorum.

Arı Ürünleri ve Zehrinin Faydası Peygamberimizin Tıbb-ı Nebevi uygulamaları kitabı doğrultusunda önem kazanmıştır. Buna göre bu kitaptan yapılan bir alıntıda İnsanı rahatlatan nedenler olarak dört şık belirtilmektedir.

1 – Suya bak;  2 – Yeşile (doğa) bak   3 – Güzel yüze bak  4  –  Ballı su iç

Buna göre Arının en çok bilinen ürünü bal’dır. Diğerleri mum, polen, arı yemi, arı sütü, propolis ve arı zehridir.

Bal içerisinde balı oluşturan 400 den fazla etkenler vardır. Buna göre en çok etkin olan karbonhidrat, fruktoz ve sakkarozdur. Bu güne kadar balın yan etkisi tespit edilememiştir. Bu yüzden Bal, insanlar için en faydalı besinlerin başında gelmektedir. Yalnız su ile temas eden bal, sadece katı özelliğini kaybeder. Benzer şekilde Güneş balın özel değerlerini bozar.

Balın gelimi neye bağlıdır? Haliyle arıya bağlı. Nektarın oluşumu ise; Önce  yağmura sonra sıcak havaya bağlı. Kuvvetli bir kolonideki arılar günde 3 kğ nektar toplar. Fakat Bu şekle göre o bölgede bol nektar olmalı. Nektarın bolluğu, polene bağlı. Çünkü bitki, üreye bilmek için arıyı kendine çekmesi lazım. Bitkini üremesini, polen sağlar. Nektar, polenin oluştuğu çiçeğin dibinde oluşur. Nektara ulaşmak isteyen arı, önce bitkinin tozlaşmasını sağlar.

Devamında ise, nektarı içer. Böylece bir sezon içerisinde ise 80 ile 150 kğ arasında nektar toplanır. Sonuç olarak balın  tedavi edici olduğu eskiden beri biliniyor. Antik Roma devrinden beri bu özellik bilinmekte olup baldan, 50 çeşit ilaç yapıyorlar idi. Buna göre bir İran web sitesi; bal ile tarçını, karıştırıp için diyor. Hatta, Büyük İskenderin cesedi, uzun yola dayansın diye; Bal dolu bit teknenin içine yatırılmış.

Başkurd Apiterapi Bilimsel Araştırma Merkezi ; Bu birimin kendi araştırma sonuçlarına göre!!. Bal; sadece belirli organların tedavisinde etkin. Buna göre burada kast edilen hastalık değil. Organın kendisi. Bu nedenle bu tedavi şekli Başkurt Merkezinin tespit ettiği şartnameler doğrultusunda yapılıyor. Bu şartnamelere göre o zaman Bal’lı tedavi etkili oluyor. Herhangi bir hastalık türüne yönelik tedavi edici özelliği ise, yok. Yada belirtilmemiş.

Balın tedavide etkili olduğu hastalık türleri; (yukarıdaki teze bağlı olarak) Yüksek tansiyon ve kalp damar hastalıkları için AT DİKENİ balı. Bronş ve akciğer hastalıkları için faydalı olan bal türü, OKALÜPTUS BALInın etkinliği vurgulanmıştır.

ARI ÜRÜNLERİNİN FAYDASI :

Mum:. Arının baldan sonra en çok bilinen üretimidir. Arının alt karın halkaları arasından ürettiği ve içerisinde 300 çeşit maddenin olduğu belirtilen bir salgısıdır.

Polen:, Polen için Çiçeğin Ruhu, deniliyor. Polen genelde sarı renkli olup metal yeşili kırmızı pembe siyah beyaz ve gri renktedir. Yalnız; bu polen renkleri Mart ayından  itibaren sezon sonuna geldikçe beyaz renge döner. Ana arı günlüğü, bal ve polenin miktarına göre atar. Taze polen, tokluk hissi vererek, kilo vermeye yardımcı olur. Bir tv proğramında konuşan Prof: Besleyiciliği bakımından 5 gr polen, 1 kğ bala eşittir, demişti.

Arı Ekmeği;. Kovana getirilen polene arı, salgı bezlerindeki özel sıvıların SIR’rını karıştırıp, bal ile kıvamlı hale getiriyor. Böylece petek üzerindeki uygun göze indirip, sıkıştırıyor. Sıkıştırma neticesinde bu karışım havanın etkisinde kalmıyor, bozulmuyor.

Arı Sütü:. Kral Jölesi, olarak ta adlandırılıyor. İçinde yüze (100) yakın bileşik ve madde var. Protein bakımından inek sütünden  beş (5) kat daha besleyicidir. Buna rağmen Yumurta iken üç gün arı sütü ile beslenen işçi arı 45 gün yaşar. Ama Dokuz (9) gün beslenen ana arı 4 yıl yaşamaktadır. Arı sütü ve erkek larvası, yaşlanmayı geçiktirici, sperm artırıcıdır. Ek olarak Laboratuvar ortamında arı sütü ile beslenilen fare, diğer farelerden 36 ay  fazla yaşamıştır.

Propolis:. Kısaca Arı tutkalı’da denir. O Bölgede bulunan bitki çeşidine göre Kahverengi, yeşil, sarı ve kırmızı renkte ola bilir. Çam kavak söğüt vb ağaçların filiz uçlarında oluşan yapışkan salgılar. Arı tarafından toplanıp kendisinden ilave ettiği enzimleri de karıştırıp kovan içindeki kırık, çatlak yerleri doldurur. Petek gözlerine konulacak günlüklerin sağlığı için mum cidarları propolis ile sıvanarak steril edilmesinde kullanılır.

2017 Apimondia – Propolis ekstraktı için % 70′ etil alkol yeterlidir. Karaciğer rahatsızlığı olanlar, alkol bazlı propolis almasınlar. 13.04.2017 Köy Tv – KTÜ Prof: Bal kanseri azaltmaz ama propolis % 80 azaltır. Propolislerinizi biriktiriniz.

Arı Zehiri ve faydaları:. Arı zehri, Orta Çağdan beri uygulanan ek tedavi yöntemi olmuştur. Araştırmalar neticesinde arı zehrinin belirgin bir şekilde iltihaplanmayı önleyici olarak uygulama alanı bulduğu açıklanmıştır. Arı zehri, romatizmal hastalıklarda kullanılıyor. Zehir elli (50) den fazla bileşim ve proteinler içermektedir.

Arı zehrinin toplanılma saati gün batımı öncesidir. 16-19 günlük arıların kanından oluşup zehir torbasına birikmektedir. Tekrar üretimi olmaz. Zehir miktarı ve özelliği, arının beslenme şekli ile orantılıdır. Arı Zehiri, kanda pıhtı oluşumunu engellemektedir.

Kendinizi arıya nerenizden sokturmalısınız:. ApiMondia’da sorum üzerine yetkili:. (eklem yerleri) Diz, dirsek, parmaklar ile kas olmayan yerlerinden sokturunuz demişti. Tedavi amaçlı arı zehri ise; Doktor gözetiminde yapılmalıdır. 12.2017

Arı ABD’ye 16. YY Avrupalı göçmenler tarafından getirilmiş. Bal arısının 2014 yılı itibari ile ABD ye  olan ekonomik katkısı.  14 milyar $ olduğu açıklanmaktadır. 2015

DÜNYADA ve TÜRKİYE’DE YOLSUZLUK.

DÜNYADA KALİTELİ YAŞAM SIRALAMASI.

 Temmuz 2024Dünyada ve Türkiye’de Yolsuzluk. Ne yazık ki Dünyada %/% EN temiz bir devlet yok. Ama, EN temize yakın ve EN kirli olan devletler var. Buna göre Araştırma sitesinde en temiz ülkeler, hep aynı. Peki, Allah Kuran diyen bütün Müslüman ülkeler ve Türkiye’de yolsuzluk neden en fazla?

Dünyada ve Türkiye’de Yolsuzluk. Buna göre Konusunda adı geçen ülke ve kısaltılmış hali: Finlandiya Fn.  Danimarka Dn.  Yeni Zelanda YZ.  Izlanda Is.  İsvec Is.  Singapur Sng.  Türkiye TR.  Isviçre I.  Norveç N.  Hollanda NL. Lüksemburg L.  Almanya D.  İrlanda İE.  Avustralya AU.  Kanada CA.  Estonya EE.  Hong Kong HK.

Buna göre Bütün yolsuzluklar para üzerinden yapılırken kimi yerde ise arazi üzerinden yapılıyor. Türkiye de bunların hepsi mevcut.

Ne yazık ki Bu konuda listelenen en sondaki ülkelerde genelde hep aynı. Somali, K.Kore, Suriye, Sudan, Afganistan, Myanmar, Haiti, Çat, Nijerya, Bangladeş

Lakin 100/100 temiz hiçbir ülke yok. Yalnız en az VEYA en çok çalan yöneticiler var. Mesela TR; 2022 yılında 100 üzerinden 36 dürüst, 74 hırsız. Senesine göre EN temiz ülke %96 oranına kadar yükseliyor.

Yalnız bizi ilgilendiren Türkiye! Buna göre Peygamberin aç karnına taşı bastığını söyleyenler saraylarda. Yalnız Fakirlerin cennete gideceğini Zenginlerin cennette olan fakirleri kıskanacağını diyen Diyanet Başkanımızda var.. Buna rağmen En lüks arabalara biniyor. Muhterem zevceleri beş kere hacca gidiyor. Kimin parası ile?

Yıllara göre Dünya’da yolsuzluk oranları 

Yıllara göre Türkiye’de yolsuzluk oranları 

2001 2025 yılından bu tarafa dünyada yolsuzluk oranları

Not: Başlıklar bir yıl öncesine ait 

2025 yılı 180 ülke Dn, Fn, Sng Tr 113.

2024 yılı 180 ülke Dn. Fn. YZ  Tr. 115.

2023 yılı 196 ülke Fn,  N, YZ,  Tr 124.

2022 yılı 180 ülke  Dn, YZ, N,  Tr 74.

2021 yılı 180 ülke Dn, Fn, YZ,  Tr 96.

2020 yılı 180 ülke YZ, Dn, Fn, Tr 86.

2019 yılı 180 ülke Dn, YZ, Fn.    Tr 91.

2018 yılı 180 ülke Dn, YZ, Fn,   Tr 83.

2017 yılı 180 ülke YZ, Dn, Fn.   TR 81.

2016 yılı 176 ülke Dn, YZ, Fn    TR 75. 

2015 yılı 167 ülke Dn, Fn, Is      TR  66.

2014 yılı 175 ülke Dn, YZ, Fn    TR 64.

2013 yılı 177 ülke Dn, YZ, Fn    TR 53.

2012 yılı 178 ülke Fn, YZ, Dn    TR 54.

2011 yılı 183 ülke YZ, Dn, Fn    TR 61.

2010 yılı 178 ülke Dn, YZ,Sng  TR 56.

2009 yılı 180 ülkeYZ, Dn, Sng TR 61.

2008 yılı 180 ülke Dn, YZ, Is    TR 58.

2007 yılı 179 ülke Dn, Fn, YZ   TR 64.

2006 yılı 163 ülke Fn, Iz, YZ     TR 60.

2005 yılı 158 ülke Iz, Fn, YZ /   TR 69.

2004 yılı 145 ülke Fn, YZ, Dn   TR 81.

2003 yılı 133 ülke Fn, Dn, YZ   TR 77.

2002 yılı 102 ülke Fn, Dn,Yz    TR  65.

2001 yılı 91 ülke Fn, Dn, YZ      TR 56.

Kaynak : Transparency Internatıonal

 Ancak Doğruluk, dürüstlük bazı ülkelerin ‘kanına‘ işlemiş. Ne yazık ki; Müslümanlıktan dem vuran ülkeler ya ortalarda yada sonuncular. Buna göre Allahın emrettiği ve Peygamberimizin övdüğü bir dinin mensupları olan bizler!. Oysa Türkiye ve diğer Müslüman devletler, doğruluk ve dürüstlükte Hristiyanlara pas vermeyiz! Ne yazık ki acınacak bir durum.

Yalnız Dünyada varlığı kabul edilen ülke sayısı hakkında her devletin, faklı ölçütleri var. Buna göre Birleşmiş Milletler, ABD, Rusya, Dünya Postalar Birliğinin bile. Bu nedenle Türk Telekom bile kendi kıstasına göre ülke / devlet sayısını farklı ele almaktadır.

Ancak her ülkenin ve kurumun aradığı veya mecburiyete soktuğu ve istediği kriterler, birbirini tutmamaktadır.     12 . 2010  Albayrak

ARILARIN KOVANDA STRAFOR ile SIKIŞTIRILMASI

PETEK veya ÇİTALARIN YERLEŞİK SIRASI

 Haziran 2025. Arıların Kovanda Strafor ile Sıkıştırılması ile insanların oturduğu evine ısı yalıtım yapması aynı amaç üzerinedir. Bu nedenle arıyı soğuk havadan izole edecek malzeme, ince dişli  STRAFOR’ dur. Yalnız Kağıt ve talaş, nemi emer. Fayda yerine zarar verir.  Arılığınıza gitmeden önce en az 1.5 cm kalınlığında ince dişli  STRAFORU temin ediniz.

Kovanın içine dört taraftan tatlı bir şekilde geçecek şekilde maket bıçağı ile kesiniz. Yalnız Çita üst seviyesini geçmesin. Kovan içerisinde toplam çitanız 10 adetten az ise bir yada iki tarafına strafor koyunuz. Straforun dışında kalan boş yerlere her hangi bir şekilde talaş, gazete kağıdı koymayın. Çünkü Strafor, mantolama görevi görecektir.

Ne var ki Arılar zamanla straforu inceltip deleceklerdir. Bu nedenle Yedek varsa değiştirin, yoksa önemli değil. Kovanınız polen tuzaklı ise, toz parçacıklar aşağıya dökülür. Polen tuzağınız yok ise, arılar ince döküntüleri dışarıya atar.

Sahil bölgesinde olan kovanlarınız 3 adet çita ve aşağısında olan kovanlardaki çitaları orta yere koyunuz. Üç adet ve azı çitayı diplere koyacak olursanız burada oluşan sıcak nemli hava sirkilasyon yapamaz. Neden? Arıların vücut sıcaklığı nedeni ile oluşan nem bu bölgede su damlacığı şekline dönüşür. Bu sayıdaki çitaları kovanın bir taraf dibine çekerseniz önce nem olur.

Bu yüzden nemde daha sonra su damlasına dönüşür. Biriken su sadece kovana hasar verir. Fakat Kovanda oluşan Nem ise pamuksu küfe neden olur. Bu nedenle arıların ölümüne sebep olur. Soğuk kesimlerde ise, çitaları dip tarafa koyunuz. Buralara da nem pek olmaz.

Efendim, iki çitalı arı bahara çıkmazmış! Bal gibi çıkar.  Hatta bir avuç arı bile bahara çıkar. Yeter ki, genç arısı ve yiyeceği olsun. Kötü tarafını düşünür iseniz! Kusura bakmayın 10 çitalı arının sonu bile, felakettir. Sonuç olarak siz sadece şunu düşünün. Bir avuç arı veya 2 çitalı arının bana faydası ne olur?

2019 yılı şubat ayında sadece bir çitanın 4/1  kadar arısı olan kovanlarım şuan 5 Haz. 2019 ve 10 nar çitalık. İsteyen,  az arısını diğeri ile birleştirir. Ve bu gün 3 Temmuz bu kovanım 13 çitalık ve ilavede. Bunu ise, 3 ay içerisinde kovanlarımı 3 ayrı yere taşıdığım için oldu. Ek olarak kovanlarımı Susam tarlası olan bölgeye taşıdım. Bence ekim ayından itibaren kaç çitalı olursa olsun anası sağlam olan kovanın anasını öldürmeyin. Arılarını Başka bir kovanla birleştirin. Anasını da Çiftleştirme kutularına koyunuz.

O beğenmediğin ana, Ocak ayında sizin ilacınız olacaktır. Kendiliğinden ölürse, O başka. Her ne yerde olursanız olun Kovanlarınızı öne doğru 1 cm eğik koyun. Uçuş deliği yönünü Güney/Güney Doğu yöne bakacak şekilde koyunuz. Eylül ayı sonlarında uçuş deliği önlerine uçuş tahtası genişliğinde teneke kesip devamlı takılı tutunuz. Arının soğuklardan dolayı üst yerlerde birikip yavruların soğuktan ölmesini engelleyecektir. 01.2013 – 2015

   Size önerim. Ekim ayında bir çitalık arı gelecek sene Mayısta dolu dolu 3  4 çita olur. Böylece bu arıları alıp diğer kovan ile birleştirdiğinizde o kovan ilaveye gelir.

   seydişehir bölgesinde nektar hangi ay gelmeye başlar : Türkiye’nin her neresinde olursanız olun. Arazide, çiçek açmış ise! Nektar, her daim oluşur. Kış mevsiminde, Sahil kenarında iseniz, nektar her daim bulunur. Kovandaki çitalara baktınız. Peteklerin  üstünde çita latasının kenarlarında parlak-temiz-beyaza yakın açık renkte petek kümeleri gördüğünüz. O zaman biliniz ki, böylece petek örümü zamanı ve nektar geldi-geliyor.

Balın geldiğini anlamanın püf noktası; Kovana hazır petek verdiniz. Birkaç gün boyunca şerbet vermediniz. Kontrol ettiniz. Petek gözlerinde bal – nektar parlıyor ise, bu görüntü nektarın geldiğinin,  başladığının göstergesidir.   🙂  02.2013

BAL NEKTAR AKIM ZAMANLARI

Bal Süzme Zamanı

Haziran 2025. Bal Nektar Akım Zamanları Balın geliş ve bitiş zamanı bölgelere, hava şartlarına ve kovanın gücüne göre değişiklik  gösterir. Sadece şunu kesin bilin, yeter.

Bal Akımının Başladığının Göstergesi;. Peteklerin en üst kalın çita  kenarında, bal dolum bölgesinde kabarık kar beyazı petek örümü olur. Bu örüm içlerinde, dışarıya taşar gibi nektar kabarıklığı görülür. Bu görüntü, doğadan bal akımının başladığını gösterir. Bu görüntü her bölgede geçerlidir. Bu görüntüden, çitaların balla  dolacağını sanmayın. Sadece gösterge. 

Böylece Bal Nektar Akım Zamanları ile petek örüm zamanın gelmişliği bilinir. Ham petek ördürmek için, şerbet verin. Devamlı belirtiyorum. Nektarın gelmesi petek örüm göstergesi değildir!!  Mart- Haziran ortasına kadar polen geldiği müddetçe, örüm olur.

Bazı seneler petek örümü ara aylarda yağmur olduğu müddetçe temmuz ayına kadar devam eder. İç bölgelerde Nektar akımı Nisan – Temmuz arasıdır. Temmuz başından itibaren hem arı günlük atımını azaltır, hem nektar akımı azalır.

Nektarın gelmemesinin sebebi; Bal Nektar Akım Zamanı ve miktarı gece – gündüz oluşan soğuk, don ve yağan yağmurdan dolayı değişir. İşin garibi, yağan yağmur hem nektarı yok ederken, hem de yeni ve eski çiçeklerin tekrar açmasına, nektarın oluşmasına neden olur. Yalnız nektarın oluşması için havaların belirli bir sıcaklığa çıkması gerekir.

Aşırı sıcak ve kuraklık bitkileri kurutur. Bu günlerde arının, getirdiği nektarı yememesi için, biraz bolca şerbet vermeniz gerekir. Her 3 güne bir arının gücüne göre, şerbet verin. Kovanda ve arazide bal ile nektar azaldığı zaman, kovan ve arılar arası yağma durumuna göre arılar kovan uçuş tahtasında bekçi arı sayısı artırırlar.

Ak Deniz Bölgesinde açan çiçekler: Sahil taraflarında yağmurların yeterince yağması halinde mera cinsi çiçekler açmaya başlar. Ekim Aralık arası sünemit, pürem, keçi boynuzu, yeni dünya acar. Ocak ayı kesat aydır. Şubat ayından itibaren badem, kiriş, narenciye, yabani turp, meyve çiçekleri ile dağlık bölgelerde yabani çilek vd mayıs ayı başına kadar açmaya devam eder.  11.2015

ALÜMİNYUM FABRİKASININ ÖZELLEŞTİRİLMESİ ve AYM.

ALÜMİNYUM FABRİKASININ ÖZELLEŞTİRİLMESİ ve AYM.

  Haziran 2025.  Alüminyum Fabrikasının Özelleştirilmesi ve AYM başlığı altında hukuki gelişmeleri aktaracağım. Bu konuda ilk paylaşımım Türkiye’de Kamu Kurumlarının Özelleştirilme Nedeni  başlıklı yazım idi. Burada Dünya Bankasının baskısı ile Özelleştirilme aşamasını anlatmıştım. İkinci bölümde ise SEYDİŞEHİR ETİ ALÜMİNYUMUN ÖZELLEŞTİRİLMESİ konusunu işledim.

Devlete ve millete ait fabrikaların özelleştirilmesine karşı çıkan Ecevit’in ne yazık ki başına  neler getirildiğini belirttim. Bağlantılı olarak Seydişehir Eti Alüminyum işçisi ve Seydişehir halkının görüşlerini ilave etmiştim. Bu yazımı facebook üzerinden paylaştıktan bir süre sonrası kendi adıma kayıtlı sitem aylarca hackle kalmıştı.

Devlet olmanın gereklerinden biri geçmiş Hükümetlerin yapmış olduğu Uluslar arası antlaşmalar devletin zararına değilse uygulamaktır. Üçlü Koalisyonlu Ecevit Hükümeti zamanında Ecevit Eti Alüminyum Fabrikasını özelleştirme kapsamından çıkartmak istemişti. Yapılacak bir antlaşmanın  zararı bilindiği halde kabul etmenin vebali O başbakan üzerinedir.

Bu vebal önce 24 Ocak 1980 kararlarını alan Adalet Partisi Hükümeti başbakanı Süleyman Demirel’edir. Sonra ekonomiden sorumlu yardımcısı geleceğin Anavatan Partisi genel başkanı Turgut Özal üzerinedir.

Böylece 1980 darbesi Adalet Partisi hükümetinin almış olduğu kararların devlet düzenine yerleştirilmesini  sağlamıştır. ABD Türkiye üzerinde oynayacağı oyun ve kurallarını daha önceden yazmış sırası geldikçe uygulamaya koymaktadır. Bu arada açıklamamın doğruluğunu anlamak için okumak ve düşünmek, gelişen olayları birbirine düğümlemek, yeterlidir.

Peki! Bir milletin ve devletinin ekonomik olarak yok edileceği bilindiği halde neden! Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti kabul ediyor? İptal edilemiyor veya değiştirilemiyor!

Müslüman  olarak özümüzde sözümüzde doğru ve dürüst olmamız gerekir. Ne yazık ki yalanı, çalıp çırpmayı bir HAK olarak görüp doğru ve doğrulukları reddettik. Benim memurum işini bilir! Lafında olduğu gibi. Yanlışları bile bile ve alkışlayarak hep kabul  etmişiz. Öyle ki, kendi kendimize bile doğruları söylemekten korkar duruma geldik.

AKP Hükümeti 2003 tarihinden bu tarafa özelleştirmeye devam etmekte ve  sonuca varmak üzeredir. Nerede ise! Satılık bir tek biz kaldık. Onuda parça parça önce emlak olarak sonrası göçmenleri kabul ederek yok etmektedir. (2024) AKP Hükümetinin  adalet, hak, hukuktan dem vurması sadece  meydanlarda estirilen bir rüzgardan öteye gitmiyor. Özeleştirme satışları sonrası 68 milyar $ havadan para sahibi oldular. Ama hala cari, açık ve hâlâ artan dış borç var.

Alüminyum Fabrikası, 1999 2002 yıllarında DSP MHP ANAP hükümeti sırasında özellikle ANAP satılma aşamasına getirdi. Ancak DSP ve MHP karşı çıktılar. Hatta Ecevit Alüminyum Fabrikasının Türkiye’de TEK olması mucibince özelleştirilme kapsamı dışına çıkartmak istedi. Ama ANAP Mesut Yılmaz karşı çıktı. Lakin sattıramadı. Fakat RTE, Kemal Unakıtan geçmiş Hükümetlerin parça parça yaptığını ‘Babalar gibi’ gibi toptan satma başladılar.

Ne yazık ki Seydişehir Eti Alüminyum Fabrikasının nihai satışı 17 Haziran 2005 tarihlidir. Eti Alüminyum Fabrikasının satışının iptali ise;

Danıştay, 27 kasım 2007 yılında  fabrikanın satışını iptal etti. Lakin alınan kararın uygulanmasını AKP hükümeti yapmadı. Diğer mahkemelerin doğru kararı vermesinide engelledi. Sonuç olarak Danıştay kararı Hükümetce – yok ‘sayıldı’.

Gelelim ferdi Anayasa Mahkemesi (AYM) başvurularına. Baş vuru kolay. Bir dilekçe ve bu makamın kasasına yatırılacak olan cuzi bir miktar para. Ama iş burada bitmiyor. Edindiğim bilgi doğrultusunda. Son mahkemenin verdiği karar dosyasını buraya verdiğinizde sizi, aynı yada başka bir mahkemeye gönderiyor.

Dosya içeriği her bir sayfanın gerçek olduğunu bu merci onaylıyor. Bu mahkeme onayladığı her bir sayfa başına 1,50 lira harç alıyor. (2012) Mahkeme açan ben ve biz arkadaşların dosyaları ise ≈ 400 sayfadan oluşuyor. Ayrıca, Anayasa Mahkemesine başvuru yolunda avukat ücretinin yeniden verilmesi gerekiyor. Bu şekle göre 400 sayfa x 1,50= 600 lira. + Avukatlık ücreti. Bu  HAKLI davamızda kişi başı ödememiz gereken kümülatif  ≈ 2012 yılı  3 – 4,000 lirayı buluyor. Diğer masrafların hariç. Buna göre Kaybetme durumunda bu masraflar katlanıyor. Bu masrafı ise dava açan kişilerden kaçımız karşılar yada karşılaya bilir? 2013

Yazımın ilk tarafında AKP Hükümetinin hak, hukuk söylemlerinin sadece meydanlarda kaldığını belirtmiştim. Gerçek anlamda savundukları yönde olsa idi,  Danıştay’ın almış olduğu kararı, ertesi gün uygulamaya koyarlardı. (Sene 2024 Ağustos. Rte AYM’nin TİP milletvekili Can Atalay hakkında verdiği kararı bile TBMM’de uygulatmadı.) Alüminyum Fabrikasının Özelleştirilmesi ve AYM konusunu hukuki olarak neden uygulatsın.

AKP;  11 Haziran 2012 tarihinde yeni bir kanun  çıkarttı. Özelleştirilen fabrikaların geriye alınmayacağı hakkında kanun. Alıcı kişiler tarafından bu yerlere bazı yapılan yenileştirme veya değiştirmeler yapıldı. İse!! geriye dönüşü müsait olmayan kamu mallarının geriye alınmayacağı konusunda bir kanun çıkarttı.

Bu kanunun yayınlanmasından sonra Nilgün Üğüşlü isimli bir bayan avukat Danıştayın, özelleştirilmelerin iptaline ilişkin almış olduğu kararları geçersiz sayan Hükümet  uygulamalarının İPTALİ için açmış olduğu dava neticesinde Danıştay’ın Tüpraş, Eti Alüminyum, Seka ve Kuşadası Limanının satışının iptali kararının uygulanmaya konulması yolu açıldı.  Ama nerede adalet? Yukarıda anlatılan konu çerçevesinde benzer bir davayı Anayasa Mahkemesinde açmak için avukatımız ile görüştüm. Ali bey – Şimdilik beklemem gerektiğini  belirtmişti.

Enerji Bakanlığının açıklaması doğrultusunda. TÜPRAŞIN % 14 lük hissesinin borsa değerinin altında satılması. 52 milyon $ değerindeki Seka’nın 1,1 milyon $ satılması.  Cengiz Kardeşlere peşin 290 milyon $ satılan Eti Alüminyum Fabrikası. İlaveten CK bedava verilen Oymapınar Hidroelektrik Santralinin Fabrikanın yanında bedava verilmesi. Bunlardan dolayı devletin 268 milyon $ zarara uğratıldığı söylenilmiştir. Kaynak: Meltem Tv

AKP Hükümeti kendi aleyhinde olan kesin bir kararı uygulamamak için her türlü ‘şeytani’ savunma ve uygulamaları ortaya koymaktadır. Hükümet,  alınan son mahkeme kararının karşı iptali için bir üst daireye baş vurdu. Haliyle bu sonuç beklenecek. –

Bu kararlar doğrultusunda, Özelleştirme Dairesi bu satılan fabrikaları geriye almak MECBURİYETİNDE. Teslim aldığı günden itibaren 2 -iki- iş günü içerisinde İŞTEN ÇIKARTILAN İŞÇİ ARKADAŞLARIMIZI GERİYE ÇAĞIRMAK ZORUNDA olduğu, çağırılmadığımız takdirde işçi arkadaşlarımızın Özelleştirme Dairesine karşı dava açılması gerektiği konusunda, malumatım bulunmakta.  27.12.2013

Hükümetin, Seydişehir ve bazı devlet fabrikalarının özelleştirilmesi hakkında almış olduğu yeni kararları okumak için bu linki tıklamanız, sizin daha geniş bilgi sahibi olmanızı sağlayacaktır. BALLI OLMAK GEREKİR BAZEN!!! – Maltepe Ekspres Gazetesi.  07.2013

NOT: Bir arkadaşımızın kişisel olarak açtığı -Özlük hakkının iadesi hakkındaki başvurusu, mahkeme tarafından reddedilmiş. 02.2014

Alüminyum Fabrikasının Özelleştirilmesi ve AYM konusunda Anayasa Mahkemesinin Eti Alüminyum Fabrikasının özelleştirilmesi hakkındaki son, ÖZET kararı –11.04.2014 …..Anayasa Mahkemesi, Oymapınar HES’in özelleştirilmesine, iptal kararı verdi. Kararın gerekçesi, yürütmeye, “sınırlarını bil, yargıyı çiğneme” ültimatomu gibi. Mehmet Cengiz’e bedava verilen Oymapınar HES’in ve Eti Alüminyum’un derhal geri alınması gerekiyor. Bunun dışında iptale konu birçok özelleştirmeye de benzer işlem yapılması lazım. Ancak AKP, yargı kararlarını uygulamıyor. … Oda Tv

ARI BİRLEŞTİRME YÖNTEMLERİ

ARI BİRLEŞTİRME YÖNTEMLERİ

Haziran 2025. Arı Birleştirme Yöntemleri Bu işlemde esas kural Anası olan iki kovanın birleştirmesi ile; Anasız kovan arılarının analı diğer kovan ile birleştirilmeleri üzerinedir.

Anasız ve feromen kokusu kalmamış kovanlardaki arıların birleştirmesi pek birleştirme sayılmaz. Zorluğu yoktur. Yalnız bunlarında kendilerine göre şartları var. Buradaki şart! Anasız geçen ilk 3 -4 gün ile -kapalısı olan veya olmayan kuralıdır. Ayrıca, Arı Birleştirme Yöntemleri, arıcının beceri ve alışkanlığına göre de değişir.

Hem Analı hem Anasız Arıların Birleştirilmesi her daim yapılır. Yalnız! Şunu özellikle belirteyim. Arı Birleştirme Yöntemlerinde; İnsanların psikolojisinin bozulduğu anlar gibi arılarında psikolojilerinin bozulduğunu düşünüyorum. Neden? Yıllar öncesi iki çitalık arıyı kuvvetli kovan ile birleştirdiğimde sorun olmuyor idi. Şimdi iki çitalık arıyı, dört çitalık arı ile birleştiriyorum, Gidip anasını öldürüyorlar!!

1 – Önce Anası olan iki kovanın birleştirilmesine bakalım. Biri esas diğeri birleştireceğiniz iki kovan var. Birleştireceğiniz kovanın anasını istiyorsanız! bu kovanın anasını istediğiniz petek sayısı ile alıp başka boş bir kovana yerleştirin. Veya Bu anayı istemiyor iseniz! Anasını öldürüp kendi kovanı içine atınız. Bir gün kadar bekletiniz.

Böylece bu arılar analarının olmadığını bilecekler. Sonra birleştireceğiniz analı kovanın yanına bu kovanı ve ilavesini getirin. Büyükçe bir gazete kağıdı ve koku verici  -katran ve ezik sarımsak, soğan- bir madde hazırlayın. Arı Birleştirme Yöntemlerinde koku kullanmak şart. Analı arı alt kuluçkalıkta olacak. Önce bu kovanın ve çitaların bir kaç yerine ve kovan iç kısmına bu kokuyu sürün. Veya dağıtılmış şekli ile koyun.

Yalnız birleştireceğiniz kovandan aldığınız çita ve arı sayısı, birleştireceğiniz analı kovandaki çita sayısından çok olmasın. (aşağıda açıkladım) Bir ihtimal! Anayı öldürürler. Gerçi 10 çitalık arıya, iki çitalık arıyı birleştirdiğinizde bile iki çitalık arı, gidip anayı öldürüyor. On çitalık arı – Siz kim oluyorsunuz da anamızı öldürüyorsunuz demiyor.  yaşadım-

Analı kovanın üzerine gazete kağıdı örtünüz ve ilaveyi koyunuz. Bu kokuyu ilave ve kağıt üzerine, bir kaç noktaya sürünüz. Öbür kovandan aldığınız anasız arılı çitaları yavaşça ilave içine koyup bu çitalarada aynı kokuyu sür. Kapakları kapatınız. Alttaki kovanın uçuş deliği, açık olacak. Böylece tüm arılar içeride hapis olmamış olacaklar.

En geç 2 gün içinde arılar birleşirler. 3. gün ilave altındaki gazete kağıdını alınız. Kovandaki ve ilavedeki çitalara arılar normal şekli ile sığıyor ise çitalar aynen kalsın. Boş çitaları alın. Arı sıkışık olsun. Bu arada tüm çitalar alt kovana sığıyor ise ilaveyi kaldırın. 

A. Analı Kovan içine çitası ile arı vermek. İki tane analı, günlüklü, kapalısı olan kovanın var. Birinden diğerine arısı ve çitası ile takviye edeceksin. Dikkat: Buraya vereceğin arılı çita sayısı, esas kovandaki çita sayısından az olacak. Ve BİR HAFTA İÇİNDE iki adetten fazla olmasın. Fazla verirsen! Gittikleri kovanın anasını öldürürler.

Haliyle takviye vereceğin kovandaki son çita etrafına koku sür. Aynısını vereceğin çitalara da. Bu işlem için şekerli şerbeti iki tarafa fıs fıs edip verenlerde var. Yalnız ana arıyı buraya getirme. 

B. Kovan önünden Örtü tahtası ile birleştirmek. Her iki kovanın anası var. Takviye vereceğin kovanın uçuş tahtası önüne bir örtü tahtası yerleştir. Bu uygulamada kokuya gerek yok. Hangi kovandan alacaksan o kovandan yine anasız iki çitadan fazla olmasın. Bu çitaları örtü tahtası üzerine silkele. Böylece Tarlacı arıların eski yerine gitmesini sağlamış olursunuz. Boşalan çitaları eski yerine koy -koyma. Yavrular örtü tahtası üzerinde kalır. Bekle ve karıştırma. Esas kovanın öncü arıları ile bu yavru arılar antenleri ile anlaşarak bu kovana girmeye başlarlar. Ana arıya dikkat ediniz.

2.  Kovanında ana arısı yok ise; Bu arılar başka bir kovanın analı arısı ile birleştirilir. -Anasız 4 günü geçmeyecek-  B– Örtü tahtası uygulaması ile aynı minval üzeredir. Hangi kovana verecekseniz, o kovanın uçuş deliği önüne bir örtü tahtası koyunuz. Anasız arıları bu örtü tahtası üzerine silkeleyin. Yalnız burada dikkat edeceğiniz nokta; Silkelediğiniz arı, bu kovanın arılarından fazla olmayacak. Gerekiyorsa bir kaç kovana bu arıları aynı gün içerisinde dağıtınız. Boşalan kovanı da, uzak bir yere koyunuz.

Uçuş tahtası üzerine silkelediğiniz arılar, bir süre sonra yeni esas kovanın arıları ile anlaşarak, kovana girerler. Boşalan kovanın tarlacıları da, bitişikteki kovanlara kolayca girerler. Sakın, anasız bile olsa, bu arıları diğer kovan içine direkt silkelemeyin. Çünkü ana kovanın arıları bunları öldürür. Yada göçmen arılar, anayı öldürür. 

3. Petekte günlüğü ve anası olmayan kovan arıları. Burada dikkat edeceğiniz husus, anasız geçen süre 4 günü geçirtmeyin. Bu süre zarfında kovan içinde eski ananın varlığının etkisi hala devam edecektir. Ayrıca!, kovan içinde yaşlı arı sayısı genç arılardan fazla olursa! Bu eski arılar, sahte ana durumuna çabuk geçerler. Ve gittikleri kovanın anasını kabul etmezler. 2014

ANTİK MISIR’IN KISA ÖZETİ

Antik Mısırın Kısa Özetine; Dünyada ilk imparatorluk olan devlet; Firavunların ülkesi Mısır devleti olmuş diyerek başlıyorum.

Bu imparatorluk, ilk kurulduğu MÖ 3100 yüzyılı ile 1549 yılları arasında Krallık;

Küçük yaşta kral olan I. Ahmose MÖ 1549 yılında krallığını İmparatorluk haline getirmiş. İmparatorluk süresi MÖ 332 yılına kadar 1247 yıl devam etmiş

MÖ 332 yılında Makedonya Kralı Büyük Iskender, Mısırı feth ederek İmparatorluğa son vermiş. Bu tarihten hemen sonra Iskenderin ölümü ile generali Ptolemaios, iktidarı ele geçirmiş.

Makedon generali Ptolemaios soyu MÖ 30 yılına kadar hüküm sürmüş. Bu tarihte Roma İmparatorluğu Mısır devletini, kendine bağlı eyalet haline getiriyor.

Krallık MÖ 30 – MS 249 arası 279 yıl Roma Imparatorluğuna bağlı eyalet olup,  devlet olma özelliğini kaybetmiş. Bu süreler Krallık – İmparatorluk – Krallık olarak toplam 3100 – 30 arası= 30 yüzyıl,  3070 yıl devam etmiş.

Mısır Devleti üç bölüm halinde incelenilir.

Aynen Osmanlı’nın kuruluş, yükseliş, gerileme ile yıkılış devirleri gibi Mısır Devletide kuruluş ANTİK,  yükseliş ESKİ, gerilime YENİ KRALLIK ve devamında yıkılış devirleri olarak incelenilir.

Antik Mısır Devletini, MÖ 3100 yılında Mısırın Güney bölgesinde (Sudan ülkesi tarafında) ilk kral Menes tarafından kurulmuş. MÖ 2630 YY ‘da kral Djoser; Mimar- Rahip- Doktor/Şifacı İmhotep’ten kendisi için anıt kabir tasarlanmasını istiyor.

Böylece Mısır tarihi ile özdeşleştirilen Piramit mezarlar devri başlatılmış oluyor. Bu kral için yapılan ilk mezar, Basamaklı Piramit olmuş.

MÖ 2589-2566 yılları arasında kral olan Khufu (Keops) için yapılan piramit mezar,  Dünyanın 7 Harikasından biri oluyor. Bu mezarlığın yapımı 20 yıl sürüp, inşaatında 100.000 kişi çalışmış. Kral ölmeden 3 yıl önceside bitirilmiş.

Güneş Tanrısı Ra’ya ilk inanış yılları 

Sonrası devam ettirilen bu inşaatlar nedeni ile firavunların şahsi hazineleri azalmış. Akabinde ekonomik zorluklar baş göstermiş. Devamında ise firavunların toplum karşısındaki etkinliği azalmış.

Bilinen şekli ile 3. Amenhotep / Hz Yusuf devrinden (1350) çok önceleri var olan Güneş Tanrısı Ra inancı ile büyümüş olan soylular ve rahipler, MÖ 2200. YY da Firavunlara tepki göstermişler.

Hatta bu devirlerde Mısırda büyük kıtlıklar olmuş. Ve sonrası Mısır devleti Yukarı ve Aşağı Mısır olarak ikiye bölünmüş. MÖ 2055 yılında tekrar tek devlet olmuş.

MÖ 1991-1962 yılları arasında hüküm süren I. Amenemhat, antik Mısır tarihinde ilk örnek olarak oğlu I. Senusret ile ülkeyi birlikte yönetmiş. Daha sonra oğlu babasını öldürmüş.

Antik Mısır Devletinde hem Kraliçe hem Kral olan MÖ 1789-1786 yılları arasında hüküm süren Sobekneferu olmuş. Bu kral/kraliçeden sonra ise aynı niyet ile koltuğa MÖ 1503-1482 yılları arasında oturan Hatshepsut olmuş.

İsrailoğullarının adı, Antik Mısır tarihinde hiç geçmez. Hatta Mısır tarihinde ‘en gereksiz’ bir kralın  varlığı ve adı bir şekilde bir yerde bulunurken! İsrailoğulları hakkında en ufak bir kırıntı şimdiye kadar hiç bulunamadı. Garip değil mi?

Bu bilgiler,  çeşitli yabancı site sayfalarından özetlenerek alıntı yapılmıştır. Nisan 2025

ARILARIN ANA SEÇİMİ

ARI HAKKINDA OKUMANIZI DİLERİM

Haziran 2025. Arıların Ana Seçimi konusunda yaşadıklarımdan bir örnek. Size; Arıların bana yaşattığı iki örneği anlatacağım. Buna göre hiç bir yerde böylesi bir anlatımı bulacağınızı sanmıyorum. Olay 2023 Haziran – Eylül ayı sonu.

1. kovanım. Oğul arısı ve ana değiştirecek. 2 küçük, 4 tanede iri ana memesi yapmışlar. Lakin İri ana memesi varken küçük anayı istemem diye küçük memeleri kopardım. Bu arada Eski ana ise hala sağ ve günlük atıyor. Üç gün sonra iri memenin biri açılmış ve ana çıkmış. Bu arada eski ana öldürülmüş. (1.) Daha Sonra bu iri memelerden 2 tanesini de kesmişler. Biri kalmış.

Lakin Bu üç gün içerisinde yeni ana varken 4 günlük olan yumurtalardan 5 tane daha, yeni meme yapmışlar.  Ancak bu olmaması gereken bir durum. Çünkü Bu güne kadar, Yeni ana çıktığında tekrar meme yaptıkları bildiğim bir uygulama değil. – Çıkmış ana varken yeni oluşturulan memeleri de kendileri imha ederler, koparmaya gerek yok dedim. Ama, Yeni anayı da öldürmüşler. (2.)

Lakin arıcının öğreneceği çok şey var. Şimdi kendini ustaların ustası gören kimi arıcı arkadaş; – Bu adam bir şey bilmiyor diyecektir! Diyorsanız!! Yorum kutucuğuna yazın, bilmediklerimizi öğrenelim. Peki; iri ana çıkmışken neden çıkanı kabul etmeyip yeni ana memesi yaptılar??? Bence!!!

Yeni Ana arının öldürülme nedeni: Kopardığım küçük memeler. Bazı arılar acele davranarak hepsinden önce alap şalap, ana sütü çok az olacak şekli ile yaptıkları düğme ve sinek cinsi memeler idi. Ve arıların bir bölümü acele ile eksik arı sütü verilerek yaptıkları bu memelere sahiplendiler. İri memeler ise,  sonradan bol süt ile bir gurup arının aheste aheste yaptığı sağlıklı memeler idi.

Arıların Ana Seçimi konusunda arılar – Ana Küçük olsun benim olsun demektedirler. Arıların bir bölümü bu niyette idi. Tabiri caiz ise! Azınlık, çoğunluğu baskı ile susturdu. Ve dolayısı ile; Kuvvetli bir ana yerine cılız bir anayı tercih ettiler.

Lakin İri ana varken Cılız ana nasıl çıkar? Nasıl razı olurlar? Ne var ki Cılız ana kovandaki arılardan destek almasa! İri ananın hakkından gelemez!! Böylece Arılar bu kuvvetli ana üzerine çullanarak havasız bıraktılar, C misali bükülerek soktular. 

Yeni yaptıkları 5 memeleri takip ederken, dışarıdan kovana ana girmiş. Hayırlısı dedim, beklemeye başladım. Bu arada yaptıkları memelerin 3 tanesini imha etmişler.

Derken sen kalk, bu dışarıdan gelen anayı da öldür. Etti 3 ana! Ve kendi analarını çıkarttılar. Bu ana günlük atımına başladı. Kapalısı daha oluşmamıştı. (Benzer olay Tem. Ağus. 2024 tekrar oldu.)

Bu sefer koloni zayıfladığı için başka bir kovandan buna destek olsun diye, iki çita arıyı kağıt ile birleştirdim. İki gün sonrası baktım! Bu kovandaki yeni anayı, destek olsunlar diye verdiğim 2 çitalık arılar öldürmüş. Öldürülen ana sayısı toplam 4 etti

Bu arı kolonisi, içindeki günlüklerden yeni meme yaptı. Yine küçükleri temizledim. Lakin sonrası çıkan hiç bir anayı kabullenmediler. Ve sahte anaya gitti. Bu arıları, orman içine silkeledim. Peteklerini aldım, 4 gün beklettim. Bu arada hazır ana aldım. Zaman geçiyor. Bu sene erkek arılar, geçmiş senelere göre daha uzun yaşadılar.

Hazır anayı temiz peteklerle verdim. Tekrar 4 gün sonra baktım, ana kafesten çıkamıyor. Ben zorla çıkartıp, petek üzerine koyup takip etmeye başladım. Baktım Anayı öldürecekler.

Tekrar bu anayı kutu içine aldım, petekleri dağıttım, arıları uzağa silkeledim. Alışsınlar diye Hazır anayı, çitasız arıların içlerine koydum. Takip ettim. Kabullenmiş gibilerdi. Ama, kafes içindeki bu anayı da öldürmüşler. Etti 5 tane ana arı

Hazır ana varken sahte anaya gitmişler Bu sefer yine bu arıları ormana silkeledim. 4 gün çitasız bekletip başka kovanların önüne örtü tahtası koyup arıları dağıtarak birleştirme yoluna gittim. Ne var ki Sen kalk!! Girdiğin kovandaki hazır günlük atan, kapalısı olan anayı öldür… Etti 6. ana. GECE VAKTİ GİDİP İLAÇ SIKMAMAK İÇİN KENDİMİ ZOR TUTTUM.

Velhasıl üç kovanlık 25 çitalı kovanlarımın arısı Arıların Ana Seçimi konusunda anlaşamadıkları için hem olan bal yağmaya gitmiş -farkında değildim-  hem koloni gitti. Sadece üç çitalık arı kaldı. Baktım, çitanın birinin ortasına bir meme daha yapmışlar. Sahte anayı gördüm ama bu meme ne oluyor? Peteklerde günlük yok, biliyorum. Nasıl olur! Günlüğü başka bir yerden taşımış olabilirler mi? Yoksa kendilerini mi kandırıyorlar?

Yine de bir umutla 25 Eylül pazartesi günü, kovanı açtım. Tek meme yerinde yok. Kovan içindeki petekleri parçalarcasına dışarıya aldım, çarptım. Petekler parçalandı. Kovanı kapatıp, arabaya yükledim. Yerine boş kovan koydum. Bu sefer daha uzağa tepeler arası yol kenarı, orman içine bu arıları silkeledim ve eve geldim. Gidebilen eski yerine gitsin dedim.

26 Eylül günü bu arıları kontrola gittim. Hepsi orada bir dala salkım olmuşlar. Arıları Yere silkeledim. Arıların, sahte anayı takip ettiklerini fark ettim ama, hangisi? Daha öncesi yerine gelen tarlacı arıları başka kovan ile birleştirdim. 

27 Eylül günü tekrar arıları silkelediğim sahte analı arıları kontrola gittim. Hala dala konmuş duran arıları yere silkeledim. Esas konu sahte ananın olduğu küme idi. Takip ettim. Yerde uçmayıp bir arada olan arıların içinde sahte ananın olması muhtemel olduğu için! Gözüme kestirdiğim sahte analı kümeyi ezdim.

Velhasıl 25 çita arıdan, Yarım çita arı kaldı. Gelen arılar birleştirdiğim  kovanın anasına tabii oldular. 

BENİM PARTİM İYİ ile BENİM ANAM İYİ. 25 petek arıya ve 15 ballı peteğin mahvına sebep oldular.  27.09.2023