Kovan için tomruk alımı,

09.2021 – Bu konuda devletin arıcılara özel olarak tanıdığı fazla bir ayrıcalık ve imtiyaz yok. Bulunduğunuz bölgedeki Orman İşletme Müdürlüğü / Şefliği‘ne yazacağınız dilekçeye,  “Arı Kovanı İçin” aldığınızı  belirtmeniz şartı ile, istediğiniz miktardaki tomruğu seçmenize sadece, ”göz yumuyorlar”.

Tomruk seçerken; Alınan tomruğun dış yüzü düzgün  olan içi kof  olmayan ile, budağı  yok, az veya çok olma şekline göre kovan sayısı değişir. Alacağınız tomruk çapları ne  kadar  büyük,  ve kalem gibi olursa, menfaatiniz daha çok  olur.

Bu arada, marangozun keseceği ve çakacağı lataların, çitaların  kalınlığının 1 mm değişmesi bile, sayıyı etkiler. Velhasıl; 1 m3 tomtuktan  Polen tuzaklı,  İlaveli, Kapaklı ve kürek tahtası 21 cm olan çitalardan 20 şer adet dahil olmak üzere yaklaşık, 18 kovan ve 13 ilave yaptırabilirsiniz. 2 m3 tomruktan ise, aynı şartlarla, 36 kovan ve 26 ilave 10.03.2013 Pazar)


 

2021 yılında, Dünyada kaliteli yaşam sıralaması.

Aşağıdaki şartların varlığı bir ülkenin gelişmişliği ve halkının rahatlığını tespit ederken aranan şartlardır.

  • Mülk satın alma ve sahip olma kolaylığı ve mülk yatırımlarının değeri
  • kiralama maliyeti
  • Sağlık ve eğlence gibi şeylerde avantajlar ve indirimler
  • Vize ve ikamet gereksinimleri
  • Yaşam maliyeti
  • Uyum ve arkadaş edinmenin ne kadar kolay olduğu
  • Eğlence ve olanaklar
  • Sağlıklı yaşam
  • Geliştirme ve altyapı
  • İklim
  • Ülkenin siyasi durumunun istikrarı  gibi kriterler, dünyada kaliteli yaşamın ölçüleridir. w.investopedia.com/

Bu şartlara uyan ülkeler, genelde değişmezler. Aynen ülkemizin sıralamada aldı derece ve yeri gibi. Buradaki kayıtlar,, sıralamaya konan 165 ülkenin, 2020 yılı sonuçlarıdır.

1 – Finlandiya  2 – Danimarka  3 – Norveç  4 – Belcika  5 – İsveç  6 – İşviçre  7 – Hollanda  8 – Fransa  9 – Almanya  10 –  Japonya  11 – İngiltere  12 – Kanada  13 – G. Kore  14 – ABD  15 – Tayvan   16 – Avusturya  17 – Avustralya  18 – İrlanda  19 – Singapur  20 – İspanya  21 – İtalya  22 – Çek Cum.  23 – Portekiz  24 – Yeni Zelanda  25 – Lüksemburg 26 – İzlanda  27 – Lihtenştayn   28 – Hong Kong  29 – İsrail  30 – B.A.E  31 – Yunanistan  32 – Kıbrıs  33 – Macaristan  34 -Malta   35 – Hindistan   36 – Estonya   37 – Çin   38 -Tayland   39 – Filipinler   40 – Breziıya   41 – Malezya  42 – Katar   43 – Rusya

2019 yılında 39. olan Türkiye, 2021 yılında 61. inmiş, Lakin açıklanan  2021 2. çeyreği büyümesi, % 21,7   

Kaynak; https://ceoworld.biz/2021/06/20

ARI VE ARICILIK HEVESİM !

09.2021 –  Arıcılığı  yıllardır yapmak isterdim. 1987 yılında Alüminyum fabrikasında çalışırken, arıcılık kursuna gitmek istedim. Lakin, kurs yeri ve saatleri uygun olmadığı için, gidemedim.

Emekli olduktan sonra bir ara 2 dönem apartmanımızda yöneticilik yaptım. Bu zaman içerisinde, ilçemizde açılmış olan arıcılık kursuna başladım. Genel kurulda apartman için çalıştırdığım kişi haklı, ben haksız oldum. Tekrar seçtiler ama,  hala ve hala çalıştırdığım kişiyi savunmaya devam etmeleri üzerine, yönetimi bıraktım. Bunu niye yazdım! Toprak ve Arının, verilenleri inkar etmediğine inandığım için.

Kurs sonunda arıcılık sezonu bitmek üzere olduğundan, hemen arıcılığa başlayamadım. 2010 yılı Nisan ayında, kurs hocamın vasıtasıyla  öğretmenlikten emekli bir arıcı ile temas kurup, başlangıç olarak iki arılı kovan  alma konusunda anlaştık. Yalnız arılar kışlık  yerleri olan Antalya’dan geleceklerdi.

22 Nisan 2010 cuma gecesi bir kamyon dolusu kovan geldi. Saat 02.00 de indirmeye başladık. Beş gün sonrası ustam olacak kişinin önerileri ile iki adet kovanı seçtik. Ustamın yanında bir ortağı var. Esas yönetim hoca’da.

Onların yanında bazen sorarak, bazende yaptıklarını gözetleyerek bir şeyler öğrenmeye çalıştım. Mayıs ayı içinde bir hazır ana alarak, 2 kovandan  3. kovan çıkarttık. Bu sene çiçek bakımından kısır bir dönem olduğu konuşuldu. Geçen sene ‘oğul’ çok vermişken, bu sene ustalarımın yaklaşık 110 kovanından sanırım, 10 tane oğul aldılar.

Her işin kendine göre bir zahmeti var. Haliyle ağır bir işi olmasa da, kovanların yanına gidip gelmek bile bir iş. Bunu şikayet yönünden yazmıyorum. Kovanların olduğu mevkinin, tepelerin ve dağların yanında olması, bana apayrı bir haz veriyordu. Bu işi zevk ala ala yapıyordum vede hoşnut’tum.

İyisi – kötüsü ile 5 ay 10 günlük acemilik ve yaz dönemi, 25 Ekim 2010 cmt akşamı,  Allaha  şükür selamet üzere bitti. Saat 16 – 17 arası rüzğar ve gök gürültüsü ile başlayan bir güz yağmuru serenomisini yaşadık. Neden sonra yağmur dindi. Bu sefer ustalarla beraber, daha önce indirdiğimiz kovanları bu sefer daha kalabalık bir şekilde kamyona yükledik. Yüklemenin sonuna doğru yağmur tekrar çileşmeye başladı.

Başkaları ile konuşurken, – Benim 2.5 kovanım var, diyordum. İlk iki kovanıma ilave koymuşken, çoğalttığımız kovan sadece damızlık olarak kalmıştı.

Ustalar tekrar Antalya yolunu tutarken ben, komşumun bağına doğru hareket ettim. Daha önceden kovanlarımı nereye koyabilirim! diye düşünceye kalmıştım. Öyle ya sadece benim isteklerim değil, başkaları ne diyecek, buda önemli idi. Ama düşündüğüm kadar değilmiş. Sağ olsun komşum Hasan Gürcan abi, – Şuan deyil ama, şimdilik kardeşimin bahçesine koyalım, sonrasını hallederiz, deyince rahatladım.

Kovanlarımı koyduğum Bağarası mevki her yeri sebze bahçeleri dere tepe yeşillik olan bir yer. Şimdi nerede ise ‘bir karış’ yeşil tepeleri zor bulunan, her yeri beton evlerin kapladığı, sadece yağmur mevsiminde su gözleri açılan, bazı vatandaşların betonlaşmaya direndiği,  yeşillikler arasında bir bölgemiz.

Kovanlarımı koyduğum yer, ‘hala ben varım’ diye bilen bir yeşil bölge. Yakınında  yazın yok olma durumuna gelsede devamlı akan bir çay mevcut. Ertesi gün arılarımın hatırını sormaya yanlarına gittiğimde arılar sanki bana – Abi, bizi o kurak tozlu yerde öldürmüşsün; derecesine canlı ve eskisine göre daha hareketli idiler.

04.10.2010 pzt günü, kovanlarımın iki tanesini açtım. Nakliye sonunda bir hasar olup olmadığını görmek istedim. Üzerinde ilave olanın birini açtım, hasar yok. Mayıs ayında ana verdiğimiz kovanı açtım. Bu kovanda daha öncesi bal çıtası almıştık ama, geleceğimize yakın usta, aç-tır-madı.

Kovanı açtım ne göreyim; ilaveli kovanda arısız boş yer görünmezken, bunda arılar üst ,üste binmişler. 9,5 çıta bal ve arı dolu. İkisini alıp, taze çıta koydum. Etraf arı kaynıyordu. Çorabımın üstünden ve 4 yerimi soktular bile. Şu an saat gece yarısın geçti ve  0,30 , sokulan yerlerim hala sızlıyor. Sızlıyor ama; Bacaklarımda sinirsel bir durum var,acaba faydası olur’mu?

Şimdi kovanlarıma  istediğim zaman, tabii ki gerektiğinde istediğim şekilde bakıyor, sağını solunu inceliyor  ve bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. (haklı-haksız) Şunu yap, şunu yapma diyende yok. Zevkim iki katına çıktı. Ölürlersede –  Şahlanırlarsa’da sonuçta benim arım. Ayı’ya sormuşlar:

Ensen neden kalın ?  Kendi işimi, kendim görürüm, demiş.

Ustaların yanında onlar için çalışma mecburiyetim olmamasına rağmen, – Hem yardım edeyim, hem bir şeyler öğreneyim, diye 110 kovan benim miş gibi, çalıştım. Hal böyle iken, esas usta öğretmen arıcı, 2 sorumdan sonra  – Çok soruyorsun,  dedi. Siyasi görüşümden dolayı, aralarında istekle dolaşmama rağmen beni yetiştirme isteği öğretmen olmasına rağmen, az idi.  Kovan bakım sırası benim kovanlara gelindiğinde -lütfeder gibi-: Şunlara da bir bakalım, derdi. Ben ise, bildiğim bir bilgiyi başkalarına vermek için, ayaklarına gider, gitmek için bahaneler arayan biriyim. (2015) Belli değil mi? Yaşadıklarıma atıfta bulunmak için değil. 2011 yılı başında, kendi adımla bu sayfayı açtım ve bildiklerimi siz dahil, herkesle paylaşıyorum.

Arılar; verileni inkar eden insan değil, bir  böcek.  İyi bakarsam, inkar etmeyip hepsi büyüyecek. Ama. Allah nazardan saklasın. Nazar değerse, arı ilerlemez.

İnşaallah, karşılıklı fikirlerimizi paylaştığımız arılı – ballı nice  yıllarda görüşe bilmek  niyazımla. Kalın sağlıcakla.  10.2010    Mecit   ALBAYRAK

Dünyanın ve Türkiye’nin en sıcak ve en soğuk bölgeleri ile Sibirya ve Antarktika.

09.2021 – Bir bütün olarak dünyanın veya herhangi bir ülke ve yerleşim yerine ait GERÇEK İKLİM VERİ kayıtlarını açıklayan bilimsel merkezler, bu sonuçlara 12 ay – 365 gün ile, en az geriye dönük son 10 yılın sıcak, soğuk, yağmur vb kayıtlarının ortalama sonuçlarına göre açıklandığını belirtmektedirler. 

Rakım, iklimi etkileyen bir unsur ise de, O bölgenin dünya üzerinde bulunduğu yer, dört bir yanını kuşatan dağlar arasında kalmış platolar ile, bu dağ ve platoların parçalı veya bir bütün olarak uzayıp gitmesi, dağların  yerleşim yerlerine  olan yakınlık ve uzaklıkları ile (Alanya – Manavgat ilçelerimiz Akdeniz kıyısı ‘dibinde’ olmasına rağmen, sırtını hemen dağa yaslayan Alanya, Manavgat’tan daha sıcaktır) Yapay bile olsa gölet ve barajların  az/çok olması, bölgenin  Sibirya soğukları – Arabistan sıcakları gibi  rüzgarların etkisinde kalıp – kalmaması o bölgenin, yörenin iklimini etkilemektedir.

Dünyanın en soğuk yeri: Güney Kutup (GK) bölgesi, Kuzey Kutup (KK) bölgesinden daha soğuktur. Bu bilgi bilimsel bir tespittir. İlaveten GK merkezi tamamen toprak bir tabakadan oluşurken KK, tamamen deniz ve üstü kalın buz tabakasından oluşmaktadır. Ayrıca GK kıtasında, kraterinde lav kaynayan bir yanardağ, mevcuttur.

Dünyanın YERLEŞİM olarak soğuk ülkeleri: Dünya haritasına göz atarsanız, Ekvator çizgisinin güneyinde bulunan ülke sayısı ve kıta toprak oranı, Ekvatorun kuzeyinde yer alan kıta oranından, daha azdır. Dolayısı ile ekvatorun kuzeyinde yer alan ülkeler, kutup noktalarına daha yakın olduğu için, en soğuk yerleşim yerleridir. Kış, soğuktur. Ama öyle iken bile, Güney yarı kürenin en uç insani yerleşim bölgesi olan G. Afrika Cum. (bize göre mevsim olarak aralık ayına giren) Cape Town şehri, kış mevsimini yaşarken, Antalya ve  Adana şehirlerimizle yarışacak bir sıcaklığa sahiptir. Örn: Cape town 27 Haz’da 16 C’ Antalya 36 C’ kaynak: Gısmeteor

Sibiryanın – en soğuk değil– daimi soğuk olmasının nedeni: Sibirya toprakları, dikdörtgen vari genelde yükseltisi fazla olmayıp, sulak ve tundra türü toprak bütünlüğüne sahiptir. Sibirya; D/B istikametinde Avrupa-Asya/Sibirya arası Ural dağları olması nedeni ile bu taraftan, Sibirya bölgesine sıcak/serin bir havanın gelmesi mümkün değilken; Sibirya nın güneyinde ise, doğu/batı yönünde uzanan Pamir ve Himalaya yüksek sıra dağları ortaya çıkıyor. Hint Okyanusundan yükselen sıcak nemli rüzgarlar, bu yüksek dağları aşıncaya kadar içinde olan sıcaklığı ve nemi, dağların güney  yamaçlarına bırakırken kendiside soğuyor. Sibirya ve şehirlerinin rakımları yüksek olmasa bile (aşağıda belirttim), Sibirya toprakları, enlem olarak KK hem içinde hem sınırına daha yakın olduğu için bu bölge, kuzey buz denizi üzerinden gelen, soğuk havanın etkisi, altındadır.

Dünyada insanların sürekli olarak yaşadığı ve dünyanın en soğuk olduğu ülke ve şehri ise; Rusyanın Sibirya bölgesi Kuzey Buz Denizine yakın ve kutup bölgesinde olan Verkhoyansk rakım: 130 mt. 1888 yılı Ocak ayı – 67.8 C’. Bu yerleşim yerinde en yüksek sıcaklık; 20 Haz. 2020 38 C’ olmuş. Diğer yerleşim yeri ise Oymyakon (Oimekon) Köyüdür. rakım: 730 mt. Bu yerleşim yeri, kutup sınırı dışında olup, Pasifik Okyanusuna daha yakındır. Kış mevsim etkisi, 9 ay sürmektedir. Yıllık Ortalama sıcaklık ise – 40 C’  1924 yılında – 71.2 C’ ve 1933 yılında – 69.8 C’ tespit edilmiş. 22 Aralık 1991 günü Grönland adası – 69,6 C’ ile Mars gezegeninden bile en soğuk gününü yaşamış. Kaynak: NASA / Rus Bilimler Akademisi meteoroloji istasyon kayıtları ve livescience

Dünyanın en soğuk yerleri: ABD / Alaska Barrow bölgesi KK yakın yıllık ort. – 20 C’ ● ABD nin Utah Eyaletinin Panguitch yerleşim yeri ki, Meksika bölgesine yakındır ve 6 Aralık 2013 gününe ait en soğuk hava derecesi ( O gün için) – 45 C’ ●  Kuzey Kutup (KK) Kuzey İstasyonu yıllık ort. – 47 C’ 1954 yılında Bu bölgede – 66 C’ görülmüş. ● ABD/Alaska Eyaleti Creek bölgesi en fazla 1971 yılında – 62 C’ ● Dünyada ilk Altına Hücum olaylarının yaşandığı 1800 yılında Kanada – Yukon bölgesinde kurulan Budak köyü 1947 yılında – 63 C’. 07.2017 Kaynak: www.uznayvse.ru

Dünyanın 60′ enlemi üzerinden itibaren başlayan Kuzey kutup bölgesinde, kar yağmaya devam edecek ama, buz katmanlarının 2050 yılına kadar yok olacağı açıklanıyor.  www.livescience.com

24 Kasım 2013 ile 23 Ocak 2014 tarihleri arasında ve Rus RTG Tv kanalı üzerinden özellikle, Sibirya soğuklarını 50 gün boyunca not ettim. Bu günlere ait en soğuk yer Yakutsk şehrinin 50 günlük ortalaması – 32 C’ olmuştur. 23 Ocak tarihinden sonra ise RTG kanalı, uydu değişikliği yaptığı için, takip edemedim. Kaynak: Kendi çalışmalarım. 

NASA, 9 Aralık 2013 Pazartesi tarihli paylaşımına göre:   Yüksek çözünürlükte, termal kızılötesi sensörlü cihazlara sahip Landsat 8 uydusu ile uzaydan, ABD Jeoloji Araştırma bölümü görevlilerinin Antarktika da, 32 yıldır karadan yaptıkları araştırma tespit sonuçlarına göre, Dünyanın en soğuk olan bölgesi, – 93.2 C’ (- 136 F) ile  Doğu Antarktika yaylasıdır. Daha önceleri de belirttiğim gibi bu nokta ve kıtada sadece araştırma amaçlı çalışan kişiler vardır. – 93.2 ‘C daimi olmayıp, 10 Ağustos 2010 tarihinde tespit edilmiştir. Yine NASA bilim adamlarınca yayınlanan 16 Ocak 2015 tarihli bilgi dahilinde: Dünya yüzeyinde salınan sera gazları nedeni ile 2014 yılı, 1880 yılından bu tarafa en sıcak yıl olmuş. Kaynak: NASA  01.2015

Dünyanın sürekli ve ortalama en sıcak yerleşim yeri, Etiyopya/ Dallol bölgesidir. Bu yerin 12 ay / 365 güne (kış mevsimi dahil) tekabül eden sıcaklık ortalaması: +34.4 C’ dir. Bu yerleşim yerinde 3 ay / 92 güne tekabül eden  yaz mevsiminin sıcaklık ortalaması ise: +47 C’ dir. Bu güne kadar tespit edilen dünyanın en sıcak derecesi ve yeri ise Libya – El Aziziye yerleşim bölgesidir. 1922 yılı Eylül ayında vuku bulan sıcaklığın + 57.7 C’ olduğu, kayıtlara geçirilmiştir. (3.2018) 1915 yılı Arizona Tuskon Çölü yüzeyinde 71,5 C’, aynı anda ve aynı yerin 4 mt üstünde ise, 42,5 C’ ölçülmüş. Dünya meteoroloji standartlarına göre En doğru Sıcaklık/soğukluk ölçümü; yerden 1,2 ile 2 mt arası  yukarıda,  duvar dibi, ağaç yanı olmayan gölgeli bir alan içinde, ölçüm yapılmalıdır. Kaynak: NASA-BBC

Güney Afrika Cumhuriyeti  Vredendal  kasabasında, Meteoroloji kayıtlarına göre 27 Ekim 2015 Salı gününe ait en yüksek sıcaklık +48.4 C’ olmuş (bu ülke için yukarıda vurguladığım yazımı hatırlayınız). 16 Ekim 1936 tarih ve gününe ait Arjantin – Campo Gallo köyünde tespit edilen en yüksek sıcaklık ise, + 47.3 C’ olmuş. Kaynak: www.gismeteo.ru

Türkiye de 1993 yılı Ağustos ayında Mardin / Kocatepe‘ de tespit edilen  bir anlık / günlük en yüksek sıcaklık ise + 48.8 C’ dir. Anlık en soğuk yer ise; 1990 yılı Ocak ayına ait – 44.4 C’ ile Van / Çaldıran  bölgemizdir. Kaynak: BBC

  • 2020 yılı, 10/11 mayıs günlerinde sıcaklık (Tr, geniş bir bölgesi dahil olmak üzere) Serik Gebizde gölgede + 49 C’ olup; Tam güneş altına koyduğum elektronik derece, 50 C’, bozulmuştur. Bu günlere ait, bilimsel çevrelerce yapılan yoruma göre, bu sıcaklığa ‘cehennem sıcaklığı’ adı verilmiş, söylenmiştir.
  • Hal böyle iken; 2020 yılı kışı ve şuan 14 Haziran gününde, haziran ayını yarılamış olmamıza rağmen, havalar serin esen rüzğarların etkisindedir. Şuan saat 01.00 ve sıcaklık: evin içi 22, sokak 12 C’ dir. 15 haz.2020

Türkiye de yaz mevsimlerinin GENELİNDE geriye dönük bir kaç yıla tekabül eden  sıcaklık ortalamalarında, Batı’dan – Doğu Anadolu Bölgesine doğru + 28 C’ ile + 15 C’  arası farklılık olmaktadır. Ayrıca;

Akdeniz Bölgesi batıda, Güneydoğu Anadolu  bölgesi doğuda olmasına rağmen bu iki bölgemizin yaz mevsimi sıcaklık ortalamaları + 26 C’ olup, birbirine yakındır. Bu iki bölgemizin, yaz ve kış mevsiminde oluşan sıcaklıkların birbirine yakın olmasının hatta ve hatta, Güney Doğu Anadolu bölgemizin sıcaklık yönünden, Ak Deniz bölgesi ile yarışmasının, iki önemli nedeni var:

A – Toros Dağları; Güney Doğu Anadolu ile Doğu Anadolu bölgemiz arasında (Himalaya/Ural dağları gibi) doğal bir sınır vazifesini görmekte, Doğu bölgemizin soğuklarını  kesmektedir.  Akdeniz bölgesi rakım ortalaması 389 mt 

B –  744 mt yükseklik ortalamasına sahip ve karasal iç bölgede olmasına rağmen;   G. Doğu Anadolu bölgemizin güneyinde, özellikle Suriye ile arasında dağ, yok. Dolayısı ile Suriye,  Orta Doğu ve Arabistan ülkelerinden gelen (Libya gibi)  sıcak kum ve çöl rüzğarlarının etkisi ile bölgemizin sıcaklıkları, yüksektir. Bu coğrafik yapı nedeni ile Güney Doğu bölgemiz, sıcaklık konusunda, Akdeniz iklimi ile yarışmaktadır.

Doğu Anadolu bölgemizde geriye dönük yıllarda, 365 şer günlük 4 mevsimden oluşan  en soğuk ile en  sıcak aylarının  toplamlarının ortalaması, + 15 C’ ye tekabül etmektedir. Bu bölgemizin rakım ortalaması: 1403 mt’ dir.

Rakımdan başka, Doğu Anadolu bölgemizin daha soğuk olmasının sebebi, özellikle Kafkas Dağları bölgesi Kuzey / Kuzeydoğu yönünden esen  kuru – ayaz  Sibirya  (poyraz) rüzgarlarıdır. Bu bölgemiz dağları, Toroslar veya Karadeniz dağları gibi  bir bütün olmayıp, her yöne bakan ve uzun olmayan parçalı dağ gurupları ile doludur. Haliyle rakımın fazla ve parçalı dağların çok olduğu yerlerde ki arazi şeklide, engebeli bir durum arz eder. Bu nedenlerden ötürü bu bölgemiz, daha soğuktur. Bu arada şunuda hatırlatmamda fayda var. Bu yüksek rakım içerisinde bulunup,  860 mt lik rakıma sahip Iğdır ilimizde; hem kar yağmakta hemde Akdeniz bitkisi olan pamuk üretimi yapılmaktadır. V e Iğdır ın  geçmiş yıllara ait 12 ay – 365 günlük sıcaklık ortalaması ise, + 12 C’ ye yakındır.

Rakım ve dağların önemini vurgulamak babından bir örnek daha vereyim.

Bir düğün için Eskişehir – (köse) Mihalgazi ilçesine gittik. (Özellikle bu ilçeye gittim.) Dört tarafı dağ ve tam orta çukur bölgesinden, Sakarya nehri akmaktadır. Sakarya nehrinin aktığı zemin rakımı ise; 170 mt. Kaymakamlık bina çevresi ise ≈ 215 mt.  Nehir tabanından 300 mt yukarısında ise, Sakarı kaplıcaları yer almakta.

Bu İç Anadolu bölgesinde; Akdeniz bölgesinde yetişen portakal, mandalina, limon ve muz hariç zeytin, pamuk, nar dahil her türlü meyve ve bitki yetiştirilmektedir.  Nerede ise yerleşim bölgesi kadar plastik seralar, araziyi kaplamış durumda. Düğün sahibinin anlatımı ile; bu sene (2013-4) kışı sert olmadığı için, beş kez mahsul kaldırmış. Bu yerin yıllık sıcaklık  ortalaması ise: + 14 C’  – 14.06.2014 Cmrt

Türkiye de  en soğuk (ZEMHERİ) Aralık/Ocak ayı, en sıcak ise Ağustos ayıdır. Bu bilimsel tespite göre, geçmiş seneler dahil olmak üzere, Ocak ayı içerisinde en soğuk olan şehirlerimizin başında, – 15 C’ ile Ardahan, – 13 C’ ile Ağrı, – 11 C’ ile Kars ve – 8 C’ ile Erzurum yer almaktadır. Ardahan‘ın  rakımı  1870,   Ağrı 1640,  Kars 1768  ve  Erzurum 1890 mt’dir.

Ak Deniz bölgesinde ise, geçmiş yıllarda ki Ağustos ayı ortalamasına göre en sıcak şehirlerimiz 1. Adana, 2. Mersin  3. Antalya. Bu şehirlerimiz arasındaki sıcaklık farkları ise:  0.1- 0. 9 arası birbirine yakındır. Bu üç şehrimizin kışın en soğuk  hallerinin ortalaması ise: + 5 / 15 C’ arasındadır.  Bu üç ilin geçmiş yıllardan beri  Ağustos ayı sıcaklık  ortalamaları ise, + 22 /45 C’ arasında değişmektedir. Rakım olarak  Mersin 6 mt,  Adana  23 mt;  Antalya ise 39 mt.  Ak Deniz bölgesinin ortalama rakımı ise, 389 mt dir.  20.12.2010 Mecit ALBAYRAK

Bilgi babından: Günlük olarak televizyon veya gazetelerde yayınlanan hava raporlarını okur, duyarız. 26 Haziran 2012 perşembe günü TRT televizyonu  Elazığ şehrimizin sıcaklığının 41,  Antalya nın ise  38 C’ olduğunu söyledi ve okudum.  2013 – 2014 Kışında bildik soğuklar olmadı ama 13 Aralık 2016-16 Ocak 2017 arası Seydişehir merkezine 2,5 mt kar yağdı, şehir dışında – 27 C’ görüldü. 

Arı ve Kovanlarda Sonbahar – Kış bakımı.

09.2021– Bal sağım zamanı  yazın bitimi, sonbaharın başlamasıdır. İlk yapmanız gereken Varroa mücadelesidir. Kesinlikle ihmal etmeyiniz. Bilim insanından öğrendiğim bir uygulama: Varroa için 5 lt şerbete enjektor ıle çekeceğiniz 2 ml timol esanslı kekik yağını karıştırıp en az 3 er Gün ara ile 7 sefer veriniz. Varroa mücadelesi, sizin arıya  şerbet vermenizden bile, daha önemlidir.  Varroa’dan sonra ise arının yiyeceği gelir. Esasında arının kışlık yiyeceğini, sırlanmış hali ile kovanda bırakılması  lazım. Bırakmamış iseniz;  Eylül ayı sonuna kadar,  1,5 şeker+2 ölçek su karışımı şerbet verin. (Arıcılık konularında olduğu gibi özellikle bu konuda, Profesör Dr. Muhsin Doğaroğlu hocamızı rahmetle anıyorum. 06.21  ANA ARIYA günlük ATTIRA BİLMEK İÇİN dışarıdan kovan içerisine MUTLAKA POLEN VERMENİZ ŞART, demişti.

Burada dikkat edeceğiniz nokta, şerbeti  bolca vermeyiniz. Arılar  bu şerbeti hem yer, hemde havaların yumuşak olması durumunda dışarıdan nektar getirir.  Petek gözlerinde polen yok ise, ana günlük atmaz veya yok denecek kadar atar. Kışın koloninin kuvvetli olmasını istiyor iseniz; pudra şekeri ile bir miktar poleni fıs fıs su ile nemlendirip, bir parça naylon vs üzerine koyup, kovan içine veya çita üzerine yerleştiriniz. Bu işlemi bir kaç kez yapınız. Şerbeti çokça verirseniz, bir anda petek gözleri bal ile dolar, yer kalmadığı için ana günlük atamaz ve genç arının yokluğundan dolayı koloninin,  bahara çıkması zorlaşır. Veya arının almadığı şerbet, bozulur.

Arı hastalıkları ile uğraşmaktansa, bakımları ile uğraşmak en kolayı. İLK BAHARA girerken kovan bakımı için yaptığınız her şeyi,  KIŞA  girerken daha itinalı yapmalısınız. Kovanın içine yağmur ve kar sularının girmemesi için dışındaki çatlak, yarık yerler var ise, silikon ile kapatınız.

1-2 çitalı arı bahara çıkarmı! diyorlar. Anası sağlıklı ise hiç bir sorun olmaz. Hatta bir avuç arı bile kışı çıkarır. Yeter ki ana arı günlük atımını bırakmadan önce genç arısı ve yiyeceği olsun, hastalık, varroa vb çeşidi olmasın. Ve yukarıda belirttiğim gibi, Polen gelimi kesildikten sonra pudra şekeri karışımı poleni bir kaç damla su karışımı ile verin bakalım. Çıkar mı! çıkmaz mı!  Bu anlattığım 1 -2 çitatalık arının bahara çıkmış durumu. Şans! diyorsan, hepsinde şans geçerlidir.

2017-18 sezonu şubat ayında 4 ayrı kovanımda saysan, sayılacak  kadar arılarım vardı. Onlar bile kışı çıkarıp, mayıs sonunda 8 -10 nar çıtalık kovan oldu. Birinide böldüm. Bu arada kovanlarımı, İki ay içinde iki ayrı yere taşıdım.

Ekim ayından itibaren 2 şeker+1 su şekerli şerbeti  vermeye başlayınız. Arada bir şerbetin miktarına göre 1-2  tane limonu sıkıp suyunu veya 5 litrelik şerbete yarım çay bardağı kadar Elma sirkesi dökmeniz, antibiyotik  görevi yapacaktır.

Kovanlarınız iç kesimlerde ise; Aralık- Mart ayının ilk yarısına kadar kek vermenizi tavsiye etmem! Verirseniz ne olur? Felaket olmaz. Sadece arıların yaşama şansını, – Şansa bırakmış, olursunuz. Kek verdiğinizde arıların su içme şanslarının ne olacağını iyi tahmin etmeniz gerekir. Bu tahmini sağlıklı bir şekilde yapamıyorsanız, arıları ölmeye mahkum bırakırsınız. Sahil kenarında iseniz, şansınız iç kesimlere göre daha fazladır. Antalya; kışın Konya bölgesine göre en az 10 C’ daha sıcaktır. Tehlikesi azdır. Buralarda kekin fazla bir zararı olmaz.

9 Şubat 2016 Salı – Az önce arı kovanlarımın yanından geldim. Sonucu arkadaşlar ile paylaşmak isteyip face açınca bir arkadaşımızın kapalı çita resimlerini gördüm. Gerçi arkadaş kovanlarının nerede olduğunu yazmamış ama ben, bazı geceleri – 27 C’ olan Seydişehir deyim. Öyle iken az bile olsa çitaların % 90 da kapalı ve günlük var idi. Ben bunu neden yazma gereği duydum! Bu seneye kadar her kış kovanlarımı Akdeniz bölgesine götürüyordum. Bu sene burada bıraktım. Ak deniz bölgesinde olsa idim, arılarım en geç 25 Ocak ‘ta, günlük atmış olacaklar idi.

Gördüğüm sonuca göre ise arılarım Seydişehirde, 1 Şubattan  itibaren günlük atmış oluyorlar. Yanımda derece götürdüm ki, hangi sıcaklıkta arı hangi duruma gelecek! yerinde görmek istedim.  Kovanları açıp arılara bakmaya başladığımda gölgedeki sıcaklık, + 4 ye 11 C’ kadar çıktı. Bu yazıma ilaveten arıcılığa yeni başlamış arkadaşlarımız başta olmak üzere sizlerle şunu paylaşayım. Arı ve arıcılık konusunda bir anlatım olduğunda dikkatlice dinlemeye çalışırım. Şu bilgi verilirdi: Dış sıcaklık + 14 C’ olduğunda arı kovan içinde ‘yumak’ olur. Arıya dokunulmaz.

Bende bu bilgiye istinaden kovanı açmak istemez, korkardım. Ama geçen zaman içerisinde şunu öğrendim. Kovana bakmanız gerekiyor ise, arının üst kapağını açıp arılara bakın. Arı yumak olmuş ise hiç dokunma Bırakın, kaderi ne ise o olsun.  Ama dış sıcaklık ne olursa olsun, rüzgar, kar ve karlı – yağmurlu hava hariç, örtü tahtasını kaldırdınız! arılar çita üzerinde geziniyorlar’sa alacağınızı alın, vereceğinizi verin. Balı boşalmış, arısı azalmış kovanın boş çitasını alınız. Bana göre ölçünüz şu olmalı. Şimdi bakarsam kaç arım ölür, bakmazsam, ne olur!! Kars’ta arıcılık bile yapıyor olsanız, bu yazdıklarımı dikkate almanızı öğütlerim.

Kovanlarınızı, kapı penceresi olsa bile kesinlikle dört tarafı kapalı yerlere koymayın. Üç tarafı ve üstü kapalı, önü açık gün güneş gören yer, çok iyi olur. Böyle bir yere koyduğunuzda bile, kovanlarınızı yerden 20 – 30 cm yükseğe ve uçuş deliği Güney veya Güney doğu istikametine koyunuz. Kapalı yer, arıların yön tayin etmelerini zorlaştırır. Arılarda Yavru çürüklüğünün önüne geçebilmek için kovan uçuş delikleri önüne teneke  vb kesip yanları açık  olacak şekilde takarsanız, günlükleri rüzgardan korumuş olursunuz.

Kovanlarınızı, ilk önce kuzeyi kapalı tepe -kaya dibi rüzgarların kovana hiç veya az değdiği kuytu yerleri tercih ediniz. İmkanınız var ise, üstüne saç koymanız kovanların  ıslanmasını ve içine su girmesini önleyecektir. Kovanlarınızın öne doğru 1 cm kadar eğik olması, içine sıza bilecek suların dip tarafta birikmesini ve rutubet yapmasını engeller. Nem, arı hastalıklarında  en büyük etkendir. Dağdaki arıyı düşünün, Arıyı Kovanı çul çuval ile  sarma. Kapak altında, bir şekilde Islanırsa! kovanda aşırı nem yapar, ayrıca kovanın sıcak olmasını etkilemez. Dış üst kapak altındaki, örtü tahtası üzerine  gazete kağıdı bile koyma. Kağıt hem nemlenir, hem hava sirkülasyonunu keser. Koyarsanız arıların hastalanmasına ve fazlası ile kovan içi rutubete neden olursunuz.

Kovan üzeri ve dışında tahtaya temas etmeyen kar yığınları, kovanları soğuktan koruyacaktır. Yalnız, uçuş tahtası önündeki karı, en az 50 cm kadar kürümeniz ve uçuş tahtasını temizlemeniz iyi olur. Uçuş deliği karla kapalı olsa bile, kovan altında hava deliği benzeri olduğu müddetçe arılara zararı olmaz. Sadece uzun süre uçuş tahtası üzerinde duran kar, tahtayı bozar. Yapma imkanınız varsa, kovan önündeki karın üzerine soba külü serpmeniz, veya toprak görününceye kadar kürümeniz, düşen arıyı koruyacaktır.

Kışın, kovanda yaşlılık ve hastalıktan dolayı % 25 dolayında  arı ölümlerinin olması, bilim adamlarınca normal görülmektedir. Kendimden örnek vereyim. Her şeyi full, ilaçlanması yapılmış 10 çitalık kovanımı  hiç açmadığım halde Mart ayına 8 çita olarak çıktı.  Bazen tüm ölümler görüle bilinir. Sebebi ise, açlık, yağma, zehir ve varroa dır.

Varroa : Sakat doğumlara sebep olan, arı doğduktan sonrada  kanını emerek  erken ölmesine sebep olan Arılara has bir bit  türüdür. Ayaklarda ve kanatlarda kısalık; günlük atımında  azalma, haliyle parazitin musallat olduğu  arılarda, güçsüzlük meydana gelir. Tehlikesi her daim var. Bu arı hastalığı ve varroadan kurtulmak,  gezginci arıcılık ile komşu arıcılar, varroa mücadelesi yapmamışlar ise, mümkün değildir! Ancak etkisi, azaltıla bilinir.

Bilgi- 2017 Apimondia sunumu:  Varroa veya diğer bit türü böceklere verilen Oksalit ve Formik asitlerin, varroanın ölmesine neden olduğu gibi, geçen zaman  içerisinde bu bitlerin, arı vücudunda meydana getirdiği yaralar nedeni ile, arıların erken ölmesine neden olduğu, belirtilmiştir.

Kışın, günlük yok veya az iken, varroa ilaçlaması için, Arı için Oksalit Asitin Di -hidrat olanının alınması, yetkili kişilerce vurgulanmaktadır. Formik asitin atımı isebal hasatından 3 ay öncesi veya hemen sonrası yapılmalıdır. Bu sürelere dikkat edilmesi, arı ve insan sağlığı acısından çok önemlidir. Piyasada formik asit türünün kartona emdirilmiş şekli mevcuttur. Bu ilaçlama şekillerinde dış sıcaklık -en az-, 15 C’ olmalıdır. Bu uygulama kolay, yalnız kokusunu teneffüs etmeyiniz.

Varroa için pudra şekeri: Pudra şekerini, tuz dökme şişesi veya elek cinsi bir kap içine koyup, her iki çita arasından serperek dökünüz.  Varroanın, dibe döküldüğünü göreceksiniz. Bu, En temiz yöntem ve her zaman uygulanabilir.

Portakal kabuğu ile varroa mücadelesi : Varroa ile yapılacak bu tür mücadele, aynen yakılan kartonlu ilaç uygulaması ile aynıdır. Sadece bu yöntemde etkili olabilmek için,  portakal dumanını 5 – 10 sefer verdikten sonra, uçuş deliği hemen kapatılıp, en az 5 dk. bekletilmelidir. Aşağıdaki linkten bu konuda bilimsel, daha geniş karşılaştırmalı  bilgilere ulaşacaksınız.  library.cu.edu.tr/tezler/7682.pdf

varroaset ilacının bala etkisi :  Her ne kadar  bu tip ilaç, dumanlama şeklinde yapılıyor olsada sonuçta, mukavvaya   emdirilmiş kimyasal ilaçtır. Bu tür ilaçlama, bulunduğunuz bölgedeki bal sağımından 3 ay öncesi ve veya sonrası yapılmalıdır. Belirttiğim zaman haricinde varroa ilacını verirseniz, bal ve peteklerde zehirli kimyasal ilaç kalıntıları olur. Bilimsel olarak peteklerin, her türlü temiz ve kirli havayı (sigara dumanı) emdiği kanıtlanmıştır.  05.2017

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular.

NOT: YUKARIDAKİ BAŞLIK ALTINDA BİR BÜTÜN OLARAK YAYINLADIĞIM TÜM YAZILARIMI, geçmişte sayfama yapılan virüs saldırısı ve; Arı ve Arıcılık konulu bütün yazılarımın bir arada olması, teknik olarak işletim zorluğuna neden olmakta idi. 

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular. Arıcılığa giriş ve ana arı hakkında 

ÖRNEGİNDE OLDUĞU GİBİ BÜTÜN KONULARIMI, BUNDAN BÖYLEbildiğiniz ESKİ BAŞLIĞA İLAVE, ayrı konular OLARAK YAZMA MECBURİYETİ HASIL OLMUŞTUR.

BU İSİM ALTINDA OLAN BÜTÜN KONULARI MASA ÜSTÜNDE CİHAZLARINIZDA SİTEMİN SAĞ TARAFINDA; MOBİL TELEFONLARDA İSE YAZIMIN ALTINDA BULUNAN KONU BAŞLIKLARINDAN OLAN; Arı ve Arıcılık (.) İSMİ İÇİNDEDİR. Sizlerden CÜMLESİ İLE BAŞLAYAN SATIRIN SONUNDA ARADIĞINIZ KONULARI BULACAKSINIZ.

BOL KAZANÇ DEĞİL, AZIN VE ÇOĞUN HAYIRLISI OLMASI NİYAZIMLA. SAĞLICAKLA KALINIZ.

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Teşvik şurubu hakkında.

teşvik şurubu nedir : 09.2021- Bahar mevsiminin geldiğini, yabani hayvanlar, bitkiler bizden daha iyi ve net şekilde bilirler ama, biz göremez ve bilemeyiz. Kışın, özellikle soğuk bölgelerde, uzun bir aradan sonra, kovanı açıp, peteklere baktığınızda, peteklerde günlük varsa, bahar ayı gelmiş demektir.

O an arılar, kovan dışına çıkıp uçuşuyorlar ise, dış sıcaklık  kaç derece olursa olsun, 2 ölçek şeker, 1 ölçek su ve içinde cüzi tuz ve limon suyunu sıkıp, ama üst şerbetliğe ama hatıla dökünüz. Bu arada en dıştaki petekler üzerinde, arının olmadığını görürseniz, dışarıya alınız. Fazla kurcalamayın. Bu şurup, arıların eski gücüne gelmelerini sağlayacaktır. Bu yapılan besleme şekline teşvik şurubu  denir. 11.2015

Sizlerden arı ve arıcılık hakkında gelen sorular; Arının saldırganlığı ve Körüğün kullanımı hakkında.

arıya tütsü duman verilmesi : 09.2021 – Duman vermeden arıya bakılırmı? Bakılır. Yalnız, 3 gün öncesi duman vermeden baktığın kovanın arısı o gün size saldırmaz ama, 3 gün sonra duman vermeden baktığınızda, saldırır. Arının yiyeceği kalmamıştır, sizin üzerinizde olan kokunuzu beğenmez, saldırır. Onun için devamlı körük ve duman verilmelidir.

Dışarıda olan birine bir arı saldırır ise, sizde olan bir kokuyu beğenmemiş veya meşgul olacak bir işi olmadığındandır. Örn; karnı aç nektar bulamamış. Bu durum istenmedik ama, normal bir durumdur. Bizim için esas önemli olan, arıya bakım anında saldırmasıdır. Kimi kovan açıldığı an arı saldırır. Kimiside, elinizi petek üzerinde gezdirirken bile saldırır. Bu tip arılara kılınç arı denilir. Arının saldırgan olmasının diğer nedeni ise, kovanında ana arının olmayışındandır.

Kovanlara bakacağınızda, önce körüğünüzü yakıp hazırlayın. Körüğü nasıl tutuşturmalı? Çeşitli uygulama yapanlar var. Ben, tutuşturmak için yarım sayfa gazete kağıdı ve ormanlık bölgede olduğum için, çam kozalağı yakıyorum. Kağıtları katlayıp uzunlamasına yırtıp yakın ve körük içine koyup, Alevlendiğinde üzerine kozalak atıp, körüklüyorum. Tezek, kalın hisar talaşı veya kalın ambalaj kartonu yakanlar var. Kalın Kartonu hiç kullanmayın. İçinde kimyasal olduğu için, zararlıdır. Bazen, yanan kozalak üzerine katran akıtıyorum. Arıya rahatlık verir.

Önce, uçuş deliğinden 3 -5 sefer dolu dolu duman basın. Hatta, sadece bakacağınız kovana değil, etrafındaki kovanlarada basmanız, o arıların saldırgan olmasını engeller. Açtıktan sonra sık duman vermeyin. Arı üzerine üflemeyin, yine saldırırlar. Kovan ile işiniz bittiğinde, körük içindeki közü, temiz bir yere döküp, üzerine su serpiniz. Ayrıca daha önceden kurutup hazırlayacağınız portakal kabuklarınıda, bu tütsü içine katıp verdiğinizde, varroa ilede mücadele etmiş olursunuz. 05.2016

Sizlerden arı ve arıcılık hakkında gelen sorular; Petek kırıntıları.

uçuş tahtası üzerinde petek kırıntıları : 07.2020 – A Açıkta yiyeceği kalmadığı için, çita üstündeki sırlı balları açıp, yemeye başlamışlar. şerbet verin. B Bir nedenden ötürü arılar, verdiğiniz son peteği beğenmemişler. Bakınız, gerekiyorsa peteği değiştiriniz.  C Kırıntı varsa En önemlisi, kovan altındaki polen çekmecesi varsa esas kırıntılar buraya düşer. Kovan, yağmaya uğramış. Dışarıdan gelen arılar, ballı petekleri parcalamışlar. Kışın yiyecek yok diye yağma durumu hariç, petekleri parçalamazlar. 01.2011

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Tarlacı arılar hakkında.

tarlacı arılar nerelere gider ? 09.2021 – Arı üzerine araştırma yapan bir gurup bilim adamı; Arıların nerelere gittiğini öğrenmek için;  19 tane arının ensesine arı takip sinyal vericisi  yerleştirip, salmışlar. Arıların gittikleri bölgeleri, elde ettikleri sinyaller sayesinde, harita üzerinde işaretlemişler. Sinyal verici cip sayesinde, sadece 2 tanesi, diğer 17 arının gittiği bölgenin dışında, başka bölgeye gittiğini tespit ediyorlar. Değişik bölgeye giden iki arıdan ne çıkar? Arının çoğunluğu, eski bilinene yerlere giderken, içlerinden bir kaç tanesi, koloni için, yeni nektar bölgelerini keşfetmeye gidiyor. Yani arılar bir yere tesadüfen değil bilerek gidiyorlar. 02. 2017

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Arının oğula gitmesi.

Arı neden oğula gider : 09.2021 –   Oğula gitmenin en büyük etkeni, tüm canlılarda olduğu gibi nedeni ne olursa olsun üreme, çoğalma  iç güdüsüdür. Neden oğula gidiyor? Önce şunu iyi bilin! Benim bir senelik ana ve sayısı belli bir avuç arısı bile oğula gitmeye kalktı. Neden? Bir avuç arıya Bol şerbet verdim, bu bile oğula gitmeye kalktı. Kendimden şahidim. – A İlk önce cinse çektiği içindir. Oğul arısından ana alırsanız, hem ana hem bundan çıkan arılar, oğula meyilli olurlar. B Koloni ne kadar olursa olsun, arazide nektarı, kovanda şerbeti, ihtiyacından çok olduğunda, oğula gider. (Örneğimde olduğu gibi) C Koloni kalabalıklaştı, ilave verilmedi yer kalmadı. Bunlar bilinen oğula gitme nedenleridir. D – Kovan aşırı derecede ısınıyor ve havalandırması iyi değildir.

Oğula gidecek kolonideki arılar, oğula gidecek arının göstergesi ise; özellikle yeni peteğin alt ve yan kenarları ile eski petekteki larvalara meme başlıkları yapmaya başlar. Bu görüntü, oğula gidilecek şeklidir. Bu amaçla yapılan memeler 10 tane veya fazlasına kadar çıkar. Oğul arısı iki şekilde kovandan çıkar! 1 – Çıktığı kovanın yakınına konacak oğul için keşifçi arı, sabahtan gönderilir. Keşifci arı, gelinceye kadar ogul saat 10.00 gibi çıkar ve en yakındaki bir yere konar.

Ve orada bekler. 2 – Kovandan çıktığı an, uzaklara gidecek olan oğul için gönderilen kılavuz arı ise, bir gün öncesi keşfini yapar ve yuvaya dönüp, kovandaki arılara nereye gideceklerini hareketleri ile gösterir. Ertesi gün ana arının çıkması ile, daha önce belirlenen yere gitmek için yüksekten uçar ve yakına konmaz. Not; Bu fikri ilk önce ben attımı iddia ederim. Peki, bu fikre nereden geldim! İlk ogul arımın çıkışı anında yanında olmasa idim, ilk oğul arım uzaklara gidecekti.  Dikkatinizi çekerim: oğul arısı  çıktığı kovanlığın dahilinde bir yere konar, başka yere gitmez, demeyin. Genelde gitmez.

arılarda oğul nasıl engellenir: Arının oğula gitmesini istemiyorsan, üzerinde meme bile olsa,   A – Eski anayı uygun gördüğünüz sayı kadar arılı petekler ile başka bir kovana bölüp, memeleri de koparıp, buradan 5 km uzağa götürünüz.   B – Yerinde kalan anasız arılar için  2 – 3 tane büyük meme bırakıp, diğerlerini temizle.  C– (arıyı bölmeden ise) Üzerinde meme olan, günlüklü, kapalısı olan 2 veya 3 çitayı çekin, arılarını silkele, memeleri temizleyip başka bir kovana verin. O kovandan veya elinizde var ise, sadece ballı / boş çitaları boşalttığınız ilk kovana koyun. Hatta üzerine ilave ve boş çita koyun.  D – Oğula gidecek, Peteklerinde meme olan kovanı, olduğu yerden alıp uzak herhangi bir yere koyunuz. Tarlacılar diğer kovanlara dağılırken, oğul verecek kovanın arı sayısı azalır, oğuldan vaz geçerler.   E -Tüm memeleri kopartın, 3 gün sonra tekrar bakın, meme yaptılar ise, oğula gidecekler, oyalanmayın. Ya oğula gitsinler yada bölün. Meme yapmazlar ise, vaz geçmişlerdir.

Oğulun kovandan Çıkış anını  görmeniz halinde, oğul arıyı ala bilirsiniz. Oğul’un kovanı terk etmeye başladığını gördüğünüz zaman hemen müdahale etme durumunda oğulun uzaklara veya yüksek yerlere gitmesini – konmasını engelleme şansınız çok olur. Onun için yapacağınız: Boş bir fıs fıs kabını yakınınızda bulundurun ve içinde su dolu olsun. Oğul arının çıktığı anı gördüğünüzde arı kümesi üzerine su fışkırtmanız halinde arı, en yakın yere konacaktır.-yaşadım- 03.2018

oğul arının kovana konulması: İlk çıkan 1. ve  2. oğul arılarında ana birer tanedir. Sonra çıkan oğullarda  en az, 2 ve daha fazlası ile ana olur. Çıkan oğulu başka bir kovana koymak istemiyorsunuz. Konduğu yerden aldığınız oğulu yere döküp, içinden ana’ları alıp kutu içinde uzak kapalı bir yere koyunuz veya öldürüp oğul arı içine atınız. Anasız kalan arılar, çıktıkları kovana geri dönerler. Aynı kovan içinden çıkıp, değişik yerlere konan analı 2 – 3 tane oğulu, aynı kovanın arısı deyip, başka bir kovan içerisine hepsi ile birlikte koyamazsınız. Ana kokuları farklılaşmıştır.

AMA; Aynı küme içerisinde OLAN birden çok analı oğulu ise, aynı kovana koyabilirsiniz. Aynı küme içerisindeki analar birbirini veya işçi arılar, biri kalıncaya kadar diğerlerini öldürür. Ana kokusu farklı 2 oğul  arısını ilaveli kağıt ve koku ile birleştire bilirsiniz. Oğul arıyı yeni bir kovana koyacaksanız önce temiz bir kovan ile koloninin durumuna göre hazır veya ham çita koyunuz. Ana arı kovana girdiği an, bütün arılarda girer. Sonra istediğiniz yere kaldırınız. 03.2013

dışarıdan oğul arıyı yakalamak: Boş kovanınızın içine veya çevrenizdeki bitkilere lavanta esansı sürün – dışında inek tezeği  yakın – boş kovan içine pudra şeker serpin – kovanın dış yüzeyine limon otu/ yağı sürün. kaynak FAO

Arı neden suya gider ; Su günlük olarak larvaların, 3 günden sonraki beslenmesi anında, larvaya verilen bal ve polenin sulandırılması için lazımdır.  Diğer kullanım şeklide, aşırı ısınan kovan içinin serinletilmesi içindir. Kovan (34 C’ üstü) sıcak olduğunda, ana günlük atımını bırakır, genç arıların çoğuda kovan dışına çıkıp  salkım olurlar.

2017 Apimondia- Oğul arısı oluşmasının başka bir anlatımı Kovan içinde üretilen arı sütü miktarı, dışarıdan bolca gelen nektar, polen ve verdiğiniz şerbet ile orantılıdır. Çokça üretilen arı sütünü, süt üretmeyen arılar ile tarlacı arılar yemeye başlar. Bol Arı sütüne alışan arılar, ana arının payınıda yemeye başlarlar. Normal arılar ‘kudururken’ ana arı zayıflamaya ve spermlerinde azalma  başlar.

Bunu gören işçiler hemen ana memesi yapıp, yeni anayı hazırlarlar ve meme ağzını  kapatırlar. kendi aralarında kovanda kalacak – gideceklerin listesi yapılır. İlk çıkan oğul öğleden önce (saat 10) Yeni Ana arının çıkmasından önce, eski ana ve çoğunluğu tarlacı olan arılar kovanı terk edip  200 mt mesafe içine veya daha önce tespit ettikleri bir yere konarlar. Yeni ananın  çıkmasından 2 gün sonra, 2. oğul çıkar. Daha sonra 3. 4. oğul derken, geriye kalan sayılı arı, çıkan anaya sahiplenir, ve oğul işi biter. 2017

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Strafor kovanlar.

strafor kovanlar: 09.2021 – Önce şunu düşünmek lazım! Dağdaki arı nerede yaşıyor ve bu zamana kadar nerelerde yaşadı. Ve bugünkü durumundan daha rahat değil mi idi? Doğal malzemeden şaşmayınız. Lakin, ana çiftleştirme kutuları ile 3 – 5 büyük çitalık ruşet kovanlar, kullanımı kolay ve pratiktir.  Yalnız, özellikle içi dolu iken! uzak yollarda üst üste taşımalar için uygun olamaz. 01.2016

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Çita veya petek örümü.

arının petek örümesi :  09.2021– Arının Yeni petek işlemesi iki nedene bağlıdır. A Arazide nektar olmalı  B  Kovan içerisinde bolca genç arı olmalı. C her 2 güne bir yeterince şerbet vermelisiniz. Bu belirttiğim her ikisi olmaz ise, siz ne kadar şerbet verirseniz verin, ham peteğinizi koyduğunuz gibi dışarıya çıkarırsınız. 2016 yılı nisan ayında, nerede ise her gün şerbet vermiş olmama rağmen arı, 15 içerisinde hiç petek örmediği bir tarafa, üzerinde bile gezinmedi. Arı neden petek örmez: İlk önce arazide nektar akımı olması gerekir. 2. Kovanda yeni yavru olmalı. Bu ikisi veya biri yok ise! İstediğin kadar şerbet ver, Üzerinde gezinmezler bile. Elinizde, başka petek var ise, Yarım yamalak işlenmiş petekleri kovana koymayınız. Koyar iseniz, arı örmez ve alap şalap olan yerlere de şerbet ve polen atar, günlük olmaz.

Belirttiğim bu iki neden arazi ve kovanda var ise, O zaman sizin vereceğiniz şerbetin, petek örülmesine faydası olur. Haziran ayında şerbet bile verseniz, dışarıda nektar ve yeterince genç arı yoksa; örülen petek düzgün olmaz. Kovan içinde fazlası ile örülü petek olduğu halde, arı petek dışına dalak atıyor ise, genç arı ve dışarıdan gelen nektar olduğu için, boşta olan genç arılar, hariçten çalışıyorlar, demektir. Bu durumda, fazla çita var demektir, fazla olan çitaları dışarıya alın, arıyı sıkılaştırın. Kİ, yine dalak örüyorsa, o zaman ham petek ve şerbet veriniz.  Ben, 10 çitalı kovanlarda ham petekler 2 ve 9. yere koyarım. Elinizdeki eski boş petekleri güneşe doğru tutup bakınız. Gözlerden ışık geliyor ise, kullanın, parlak değil ise, eritiniz.

2021 yılı ağustos ayında ise, arılar hala dalak atıyor. Bu sene haziran sonuna kadar havalar serin geçti. Bu gün 10 eylül saat 17,30 hava kapalı ve az önce yağmur çilenti yaptı. İklim değişiyor. Benim bildiğim buraya Ekim ayından önce yağmur olmazdı. 5 Mayısta çiçeklenen KEKİKLER, Tm ayının ilk günlerinde açmaya başladı. Temmuz ayı ortasında iyi yağmur yağdı hemde iki kere. Olmayan yağmurları gördük. Haliyle bitkiler sürekli çiçek açma, polen ve nektar verme uğraşında kaldı. Haziran sonunda yağan yağmurlar ile basar gitti. 07.2020

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Kovan içinde nem küf oluşması.

kovan içi nem durumu: 09.2021 – Kışın kovan içi havalandırılmaz ise, nem oluşur. Kovan içerisindeki arıların vücut ısıları balı yedikçe  34 C’ ye kadar yükselir. Dış hava ise bu dereceden düşüktür.  Kovanın altında polen tuzağı YOK, hem arılar üşümesin diye, uçuş deliğini küçültür, üstüne üstlük üste arılar üşümesin diye naylon, karton, gazete kağıdı, çuval koyarsanız! bu sefer kovan içi sıcaklığı dahada artar. Dışarıdan giren soğuk hava ile kovan içerisindeki sıcak havanın karışımı neticesinde, soğuk hava içerisindeki nem, sıcak hava nedeni ile,  su damlacığı şekline dönüşüp, kovan dibine birikir.

Kovanınızı öne doğru eğik koymuş olmanız bile, kovan içinde nem ve küfün olmasını engellemez. Biriken su, arının içeceği su olurken; örtü tahtası ve Kovan dibinde oluşan pamuksu küf, arının hasta olmasına neden olur. Örtü tahtası yerine  naylon  konulmaz. Naylon, hava sirkilasyonu yapmazsa, kovan içi devamlı ıslak olur. 2 – 3 çitalı olanları, uçuş deliğine göre ortalayın. Altı full açık kovanda, nemin olmadığı belirtiliyor. Doğrudur. Ama bu sefer, alttan gelen daimi serin ve soğuk hava, arının salkımı bozmasını geciktirir. Arı, yiyeceğine ulaşamaz. Bu sefer açlıktan, arı ölümleri meydana gelir. 11.2018