Arıya şerbet verilmesi.

arıya şerbet hazırlanması : 07.2020– Şerbeti kesinlikle kaynatmayınız. Kaynatılan şerbet recel vari bir işlem olurken, nektar türü özelliğini kaybedim, arıya zararlı hale gelir. Ilık su ile yapmanız, size kolaylık olur. Şerbeti Mart / Eylül ayları içerisinde 1 ölçek şerbet, 1 ölçek su karışımını veriniz. Bu aylar içerisinde bu tür verdiğiniz şerbeti arı, sıcak havalar nedeni ile, kolayve çabuk işler, peteğe koyduğu şerbet/balın içerisindeki suyu ayrıştırıp net, bal haline getirir.

Şerbeti Ekim / Şubat arası ise; 2 ölçek şeker+1 ölçek su şerbet veriniz. Bu aylarda ise, hava soğuk olacağı için arı, şerbetteki fazla su oranını uçuramaz. Bu ise, hem kovan içinin serin olmasına neden olurken, petek içindeki nektar/balın daha cıvık olmasına neden olacaktır. Yaptığınız her 5 lt arının şerbetine yarım çay kaşığı tuz koymanız, arının mineral ihtiyacını karşılayacaktır.

Arıya kekik yağı veya limon suyu verilmesi; 5 lt şerbete yarım limon yıkayıp sıkın, kabuklarınıda küçük dilimler halinde aynı bidona koyunuz. 5 lt şerbete çay bardağının 1/3 kadar sirke dökünüz. Arı için Limon vitamin, sirke antibiyotik  görevini yapacaktır. Gine 5 lt şerbete, enjektör ile çekeceğiniz, 2 ml kekik yağı, hem arının sağlığı hemde varroa için etkili olacaktır. Sıcak havalarda, arının yemediği şerbeti, kovalardan uzak bir yere döküp, üzerinede, su dökünüz. Bozuk şerbet, arının nosema olmasına neden olur. Arıya üzüm pekmezi şerbeti vermedim. Bu konuda ahkam kesmeme veya bilgi hırsızlığı yapmamada gerek yok. Pekmez verirsem, sonucunu da, yazarım.

şerbetin arıya verme zamanı : Önce şunu bilin ve unutmayın! Etrafta ve kovanlık civarında uçuşan bolça arı varken, şerbet kapağı bile açılmaz. Arıya şerbeti iki secenekten birini uygulayarak verebilirsiniz. A Havanın açık, güneşli olduğu, mart-Ağustos ayları içerisinde. Kovan üzeri veya içindeki şerbetliklere, oyalanmamak şartı ile, saat 11 ile 14 saatleri arasında, verebilirsiniz. Bu saatler arasında tarlacı arı, arazide olacağı için yağma durumu olmaz. B Akşam ezanından, 1 -2 saat önceside verebilirsiniz.

Kapalı yağmurlu havalarda şerbet verilmez. Özellikle kapalı havalarda şerbeti, akşam vakti vermelisiniz. Gündüz verilmez. Verecek olursanız, yağma olma durumunu artırmış olursunuz. Şerbet vereceğiniz zamanlarda, yanınızda devamlı su bulundurunuz. Yere dökülen şerbet olduğunda, bu suyu, üzerine dökünüz. Arıya şerbet verirken; üst tahtası açık kontrol ederken veya arılıkta gezerken, hangi zaman içerisinde olursa olsun Arıda Yağma durumu var ise, üst tahtasını veya uçuş deliğini hemen kapatıp, arıların dağılmasını veya kovanının kendi arılarının, kovan üzerine konmasını, uçuş yapan arıların kaybolmasını bekleyin. Gerekirse bir – iki saat kapalı tutunuz. 05.2014

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Arıya kek verilmesi.

kek ve şerbet arasındaki fark: 09.2020  Kek, bal ve pudra şekeri (vitamin) ile yapılan, susuz arı yemidir. Kışın, Sahil kenarı hariç iç kesimlerde kek verilmez. Neden; Verilmesi halinde, kuru soğuk geçen günlerde, arının susuzluktan ölmesine neden olur. Kek, şeker gibi kuru yiyecektir. Keki yiyen arı, bir müddet sonra su içmek ister. O an, soğuk gün öncesi, sonrası olursa! suya gidemez. Gerçi, özellikle yakınında daimi olan bir su yok ise; aynı tehlike, sahil kenarında olur.

Şerbet ise; kovanları açıp bakma durumu olduğu her durumda, yesin yemesinler, verilir. Kek Fondan şeker ise; Pudra haline getirilmiş Pancar şekerinin, sadece su ile karıştırılıp yapılmış hali, olduğunu biliyorum! Fondan şeker iyidir, kötüdür bilemem ama Şu kadarını yazayım; Bir ara Fondan şekerli kek ile normal keki aynı anda arıya verdim. Arılar, normal keki bitirdikleri halde, fondan şekerli keke, hiç dokunulmamış gibi idi. İlaveten, arıya vereceğiniz şerbeti,  kaynatmayın.  11.2016

Keki arılar neden yemez! Fondan şeker örneğini verdiğim üzere, kimi keklerde arıları çeken bir tat olur, yer. İlla günlük, veya kapalı yavrusu olması gerekmez. Verdiğim örnek zamanında, ana kutusu içinde hepsi vardı.

Dünyanın En Yüksek 10 Dağı

Çeşitli ülkelerin uzaya gönderdiği araçlar sayesinde yer yüzü ve yer altındaki  her türlü değişim ve gelişimleri, ‘anında’ takip etme ve öğrenme durumları bulunduğu, bilinen bir gerçektir.

09.2021 – Zamanımızda Uzay uydularına sahip  ülkelerin, Dünya küremiz üzerinde yer alan dağ, tepe, nehir,..vs..leri,  ileri teknoloji sayesinde ve amaçları her ne ise,  o doğrultuda en geniş ve gerçek bilgileri, 0 -sıfır- hata ile tespit ettikleri bilinmektedir. Uzaydan tespiti yapılan Dünyanın en yüksek on dağının bulunduğu ülke adı ile sıralaması ise:

1 – Himalaya dağı Everest Tepesi – Nepal / Tibet     8.850 mt

2 – K2 Chogori dağı – Pakistan / Çin                   ”       8.611 mt

3 – Kanchenjunga dağı – Nepal / Hindistan      ”        8.586 mt

4 – Lhotse   dağı   –         Nepal / Çin                        ”      8.516 mt

5 – Makalu  dağı     –        Nepal / Çin                     ”            8.485 mt 

6 – Cho Oyu dağı   –          Nepal / Çin                     ”      8.188 mt

7 – Dhaulagiri   dağı     –          Nepal                          ”          8.167 mt

8 – Manaslu  dağı     –              Nepal                          ”    8.163 mt

9 – Nanga Parpat  dağı   –    Pakistan                   ”        8.152 mt

10 – Annapurna 1  dağı   –      Nepal                          ”      8.091 mt Kaynak; NASA

22.02.2013  Cmt          Mecit  ALBAYRAK        

H.Hüseyin arkadaşımın anısına – Muhsin Doğaroğlu hocamız Seydişehirde iken

300920131435-Mngt, kahvaltı marangozlar vebenünemit otu ve manavgatta arıların yanında kahvaltı (5)300920131435-Mngt, kahvaltı marangozlar vebenünemit otu ve manavgatta arıların yanında kahvaltı (3)01042012751Manavgatarıların üşüştüğü çiçeliagaçpolen,yabani çilek (6) 050220131147  070320131255-6 Bal ve arı semineri Muhsin Doğaroğlu (6) 070320131255-13Bal ve arı semineri Muhsin Doğaroğlu (13)

7 Mart 2013 tarihinde bazı arkadaşlarımız ile hocamızı dinlemeye gittiğimizde  bizlerle birlikte marangoz – arıcı arkadaşımız. Hasan Hüseyin Geven’de aramızda idi. Bu resimlerin çekildiği 2012 yılında, yanlarında misafir arıcı arkadaşları idim. Üst resimlerde, Manavgat – Karacalar mevkinde kovanların olduğu yerin üst tarafında mermer üzerine eğilmiş tavuk etlerini dizen H. Hüseyin Geven arkadaşımız, 2014 şubat ayında rahmetli oldu. Arıcılık üzerine farklı düşünce ve uygulamaları olup, eşinin söylemine göre Muhsin hocamızın imzaladığı arıcılık uygulamaları kitabını aynı akşam okuyup bitirmiş. Sofrada oturan öndeki marangoz/arıcı arkadaşlarım Hasan Karaaslan ve Durmuş Koç.  Prof. Dr. Muhsin Doğaroğlu (1950 – 2021) hocamızın sağında zamanın ilçe tarım müdürü, solunda ise ben Mecit ALBAYRAK. Benim sol tarafımda fulu  olan kişi ise Hasan Hüseyin Geven arkadaşım.   10.2015

Sizlerden arı ve aıcılık üzerine gelen sorular; Kovanın konuluş şekli.

kovanı nasıl koymalıyım:  09.2021 – Bazı arıcılar, ama tecrübesinden veya deneme amaçlı, kovanlarını değişik yönlere koyarlar. Kovanlarınızı güney veya güney doğu yönüne bakacak şekilde koymanızı tavsiye ederim. Kovan, Öne doğru 1 – 2 cm eğik, yerden 20 – 30 cm yüksek olmalı. Kesinlikle örtü ve üst kapak tahtası üzerine ve kovan içine çul – çuval, gazete kağıdı, karton, naylon  örtmeyiniz. Nem yapar. Kışın kovan koyacağınız yerin, kuzey tarafı kapalı bir yer olursa, çok iyi olur. Kovanlarınızı yazın seyrek, aşırı soğuk bölgelerde birbirlerine yakın koyunuz. Rüzğarı keserler. Yazın aşırı sıcaklarda ana arının günlük atımı, azalır. Rüzğarların devamli estiği aylarda, uçuş deliğine teneke veya benzeri , yanlar açık bir kapak takmanız, içerdeki yavruları, koruyacaktır. Kovanlarınızı mümkün oluyorsa gölgelik yerlere koyunuz. Kovan içine her türlü böceğin tırmanarak girmesini önlemeniz için altlıkların ayak kısım diplerine odun, kömür külü serpin, Ayaklarına kalın gres yağı veya ayakların içine gireceği bir kutu içine motor yanık yağı koyunuz, veya akıtıp deneyin. (Apimondia-Fao) 08.08. 2012

Arı Sağlığı ve Arı Hastalıklarının tedavisi hakkında.

Burada yazmaya çalıştığım bilgiler, 45. Istanbul Apimondia 2017 bünyesi içerisinde, konu ile alakadar yetkililerin sunum ve tercümeleri ile, sunum anında belirtilen internet adreslerinden edindiğim bilgiler doğrultusundadır. —-

09.2021 – Nosema Ceranae: Göçmen arı kuşlarından; Nosema Apis: Arının kovan içinde veya dışarıda yediği bozuk besinlerden bulaşmaktadır. Kışın dışkısını dışarıya atıp, bağırsağını temizleyemeyen arılarda, ortaya çıkmakta ve arı ölümlerine neden olmaktadır. Çaresi: 20 ml Timol Esanslı Kekik Yağını, (aynı zamanda Varroa için) 5 lt şerbet içine, iğne enjektörü ile 2 ml çekin şerbete karıştırıp, koloninin gücüne göre 1 – 2 su bardağı kadar şerbetliklerine, 3 gün ara ile 7 sefer dökmeniz bu zararlıların tedavisi ve imhası için yeterlidir. Nosema hastası olan arının belirtisi ise, arı uçamaz, kovan önünde yürür. Kanatları yanlara doğru açık ve düşüktür.

Koreli bilim adamları nosema için  zerdecal eksraktı nı  kulanmışlar ve % 93 oranında, yok etmişler. Uygulaması ise; 1 lt şerbete 10 gr zerdecal ekstraktı karıştırmışlar. Nosemanın yok edilmesi için diğer bir yöntem ise; Nosemanın oluştuğu kovanın çitalarını kullanmayıp, eritiniz. Arılığın yanında, durgun sudan ziyade akar suyun olması, arı için sağlıklıdır.  Yok ise, kendiniz su getirip, gölgelik yere koyup, içine tuz atmanız, iyi olur.

Arı ölüm sebeplerinden olan Tarımsal bitki ilaçları, Varroadan daha tehlikelidir. Yetişkin arı tarafından kovana getirilen zehir bulaşığı ve bulaşık olan nektar ve  polen ile günlük, larva ve yavru arılar bile etkilenmektedir. Varroa; direkt olarak sadece ve özellikle yetişkin arıların ölümüne sebep olmaktadır. Pupa halindeki yavrularda oluşup, yavru arılarda görülen Deforme Kanat Virüsü, direk olarak Varrodan değil, varroanın bulaştırdığı bir virüs yüzünden olmaktadır. Virüsü kapan arı, 48 saat içinde ölmektedir.⁸

Kovandan çıkıp gelmeyen arı ölümlerinin oranı; % 41 dolayında olup, bu ölümlerin sebebi yine varroa ve bitki ilaçlarıdır. Sahil bölgelerinde olan arı ölümlerinin daha büyük oranı, bitkisel ilaçlar yüzünden olduğu, aşıkardır.

Arjantin; Varroa mücadelesi için % 100 organik ve % 96 oranında etkili olan Aluen Cap isminde bir ilaç geliştirmiş. U şeklinde çita üzerilerine konan şerit, 42 gün boyunca etkisini gösteriyor. Bayern, 275 mg şerit Umetrin ile HOP GUARD beta asit potasyum tuzlarından oluşan şerit ilaçlar % 95 varan etkiler göstermekte imiş. Oksalit asit, günlüğü olmayan 50 kovanlık arı için 800gr su+ 200 gr şeker+ 35 gr oksalit asidi, özellikle arılar toplu halde iken her iki çita arasına 0,5 mg damlatmak veya arı üzerine fısfıs ile püskürtmek yeterlidir.

Varroa mücadelesinde Timol Esanslı Kekik Yağı; Mentol ve Okaliptus ağacının yaprağı ve kabuğunda olan Terpineol yağı varroa mücadelesinde % 98 oranında etkilidir. Uygulama şekli: Okaliptusun Körükte yakılan yaprağı veya kabuğunun kuvvetli dumanı, kovan içine 5 kez basılır, ağzı hemen kapatılıp, 5 dak. kapalı tutulur. Ertesi gün tekrarlanır. Kısıtlı bir süresi yoktur.

Kovan yapımında, altı gözenekli açık havadar kovanlar, YAZIN gereklidir. –bana göre– KIŞIN gerekli değildir. Çünkü kışın, alttan gelen serin/soğuk hava arının bala erişmesini ENGELLER. Havanın Sıcak olduğu saatlerde kovana bakmayınız. Mümkün ise kovanı ağaçlı, gölgelik yerlere koyunuz. Çin’de sadece afete uğrayan arıcılara maddi destek verilmektedir.

Diğer arı ölümleri ise; Amerikan ve Avrupa Yavru Çürüklüğü; Arı Felçi Virüsü; Kireç Hastalığı; Akut Arı Felçi Virüsü ve Keşmir Arı Virüsü hastalığıdır. Bu hastalıklar -Allah muhafaza- arılığınızda var ise; Şükredin, böyle kalsın, deyin! Çünkü:

Şuan için ülkemizde görünmeyip, sınırlarımızın yakınlarına kadar gelen (Trapileaps böceği) Küçük Kovan Böceği (KKB), (araştırdığım kadarı ile) bildiğimiz bütün arı hastalıklarını alıp başımıza koymamıza sebep olacak, diye düşünüyorum. Bilimsel olarakta, en tehlikeli arı hastalığı oldu/olacağı, addedilmektedir. Bilimsel olarak KKB; 250 km lik başka bir yere erişebilmesi için, 100 yıllık bir sürenin geçmesi gerektiği ama; gezginci arıcılık yüzünden/sayesinde bu süre ve zamanın, bir anda oluşmasının an meselesi olacağından, Gezginci arıcılığa hoş bakılmamaktadır. -Ve doğrudur. Öyle sanıyorum, Bu gün için aman sende diyecek gezginci arıcının midesi var ise; kendinde olacak ve etrafına bulaştıracağı KKB nelere mal olduğunu görünce ve midesi bulanmıyor ise, şaşarım.-

Dünyamızın yüzey ısısı, gittikçe artmaktadır. Haliyle kuraklık artacak, ormanlar, yağışlar azalacaktır. Dünyamızda her yıl 27.000 çeşit bitki yok olmaktadır. Isı ile birlikte (apis değil) Nosema Ceranae’de artacak, arıcılık daha önemli olacaktır. 08.02.2018

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Propolis ve propolis ekstratı.

Propolis nedir nerede bulunur: 09.2021 – Bütün ağaçlarda az/çok olmak üzere, özellikle sulak bölgelerde yetişen ağaçların, devamlı sürgün veren uç kısımlarında olan, hafif yapışkan reçinemsi bir tabakadır. Sögüt, kavak, at kestanesi, meşe, kızıl çam propolisin diğerlerine göre daha çok olduğu ağaçlardır. Propolis Ülke ve ağaç cinsine göre yeşil, kırmızı, kahverengi renklerinde oluyor. Ülkemizde özellikle kırmızı ve kahverengi propolis oluyor. Her bölgenin propolis özellikleri farklıdır. Söğüt, kavak, meşe, kızıl çam bol reçineli ağaç cinsleridir. Propolis/mum karışımlarının içinde siyah noktalar var ise, bu arının asfalttan getirdiği zift’tir. 03.2019

Apimondia sunum larında Propolis ekstraktı ve yapımı Apimondia sunumları- Not: burada yazdıklarım, kendi bilgim olmayıp, katıldığım konferansta, edindiğim bilgilerdir.

Özellikle ilk bahar aylarında her türlü ağaçların tomurcukların da oluşan ve arılar tarafından toplanan  reçinemsi bir maddedir. Propolis; Sulak arazilerde yetişen bitkilerde çok miktarda bulunur. Hastalık tedavilerinde Antibiyotik yasaklandıkça Propolise olan ihtiyaç artacaktır. Su bazlı propolisin hiç bir yan etkisi yoktur ama su, propolis eksraktını sadece % 2 oranında erite bilmektedir. Eczanelerde satılan % 70 derecelik saf alkol ile yapılan eksrakt en uygun olanıdır. % 70 ve üzeri, olan alkoller, her insana faydalı olmaya bilir. Buna dikkat ediniz. Alkol saflığı arttıkça yan etkisi arttığı belirtilmiştir. Propolisi kimler kullanmasın. Karaciğer rahatsızlığı olan kişiler, alkolden yapılmış eksrakt kullanmasın. Kovanlardan toplanan propolisi açık havada fazla tutmayın, ezerek inceltin ve buzdolabına koyun. Eriteceğiniz zaman, küçük parçalara ayırın. Cam kavanoz içerisine 1 ölçek propolise, 3 ölçek % 70 lik alkol ilave edin, güneş görmeyen yere koyup arada bir çalkalayın, en az 2 hafta bekletin. Sık gözlü süzgeçten geçirip,  koyu renkli şişe içerisinde, dolaplarınıza koyun. 2017

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Arının salkım yapması ve çeşitleri.

kovan önünde arıların salkım yapması: 09.2021 – 1– havaların aşırı  ısınması, 2– Kovan içinde boş yer olmasına rağmen, kovan içinde ve petek üzerinde yapacak işi olmayan arılar, dışarıya çıkar. 3– Koloninin kuvvetli olmasından dolayı ayak basacak yer kalmamıştır. Kovan içinde sıcaklık hem havanın etkisi hemde, arıların verdiği sıcaklık nedeni ile aşırı artış olur. Bu artış ise, kovan içinde faaliyeti azaltır. Aşırı sıcaklığa sebebiyet vermemek için işi olmayan yada sıcaklıktan dolayı iş yapamayan arıların bir kısmı, kovan dışına çıkar. Arının Üzüm salkımı yapmasının nedeni ve çeşitleri Dışarıya çıkan arılar, etrafta dolanmamak ve fazla yer kaplamamak ayrıca arılar vücut sıcaklıklarını korumak için, kovan dışında veya uçuş tahtası altında, üzüm salkımı yaparlar.  Diğer salkım çeşidi ise; Kışın, üşüyen arılar, yine vücut sıcaklıklarını korumak içinde, salkım yaparlar. Yetişkin arıların bir kısmı da uçuş tahtası üzerinde iken kanatlarını çırparak, kovan içine serin havanın girmesini sağlarlar. Çaresi: Kovan üzeri ve etrafına gölge yapacak dal, ot, örtü vb koyunuz veya kovanlarınızı gölgelik yerlere koyunuz. 03.2018 cmt

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Bal ve balın kalitesi.

Sayın, Bal tüketicisi vatandaş. Burada sizler için paylaştığım bu bilgiler nedeni ile, bir çok arıcı bana kızacaktır. Sitemde paylaştığım tüm bilgiler; Bilinçli arıcı kadar, bilinçli arı ürünleri tüketen, vatandaşların olması içindir.

En besleyici bal; petekte poleni ile yenilen , baldır. Lakin, polenli ballı peteği muhafaza edebilmek, arıcı için bile zor. Yinede tercih sizindir.

Bal ve balın kalitesi: 09.2021 –2017 Apimondia: Bitkideki nektar denilen doğal tatlı sıvının % 80 su, % 20 pancar (meyve) şekeridir.  Arı, işlenik balın içindeki suyun miktarını midesinde veya petek içindeki balın nemini kanatlarını çırparak uçurur.  Peteğe konan nektar içindeki su oranı, % 17 ve altına düşmeden, bal TAM olgunlaşmaz ve arı peteği sırlamaz. Sırlamanın olması için, fazlası ile genç arı ve petek gözleri tam dolu olmalı. Prolin nedir; ‘Balın kalitesi, İnsanın kan değerlerini ölçen cihaz benzeri cihazlarda tespit edilir. Balın kalitesini Bitkiden alınan nektar sıvısında olan, tat’lılık oranı ve miktarını rakam ve orantısal ortaya koyan özüte, Prolin denir’. Prolin; Balın içinde % 50/80 oranında  olan amino asit özütüdür. Gerçek balın tespiti için ise 27 çeşit araştırma gerekiyor. Özel sektör 67 çeşit tahlil yapıyormuş. Konya il tarım Md, 27 çeşit analizin değerinin (2014 yılı için) 1400 TL, demişti.

Ben; Ürettiğim balın kalitesi ne? diyerek 2014 sezonunda Konya  İl Tarım  Md.  ≈ 100 gr numune götürdüm. Prolin miktarının yazılımı, fruktoz, glukoz, meyve şekeri ve sakkaroz (pancar şekeri) (5 çeşit) için diğer masraflarım hariç, 174 TL ödedim. Sonuç : Prolin 722,03   Fruktoz 38,86  Glukoz  34,55  (ve içinde olan benim verdiğim şeker miktarı olan)  Sakkaroz pancar şekeri  0,59  idi. 2015 veya 16 yılı içinde şehrimizde verilen bir konferansta, konferansa gelen konuşmacı, – Balının ölçümünü hiç yaptıran varmı?, diye sorduğunda, 30/40 kişi içinde eski arıcılarda olmasına rağmen benden başka; – Ben yaptırdım, diyen olmadı. 27.10.2014

Bu güne kadar ki 11 sedir arıcılık yapmaya çalışıyorum! Üretmeye çalıştığım tüm ballarımda, 2014 yılında ürettiğim bala verdiğim emeği, hakiki toz şeker miktarını ve sonucunu bilerek; O tarihten bu güne kadar aynı kalite sınırları içinde balımı üretmeye çalışıyorum. 09.09.2021 perşembe

balın kristalize olmasını engellemek için: 2017 İstanbul Apimondia sunumu- Balın sıcak su içerisinde ısıtılması veya donmuş balın eritilmesi için gerekli olan derece ve süreleri şu şekilde verilmiştir. Sabit 25 C’ de 4 saat veya 60 C’ 30 dak. Diğer dereceleri bu süreler ile orantılayınız. – kendi anlatımımla- Evinizde, cam kavanoz içinde donmuş ballarınızı çözündürmek için şu işlemi yapabilirsiniz. Burada tarif edeceğim yöntem için; Termostat ve sıcaklık dereceli elektrikli çay suyu kaynatma ve demleme kabı veya sıcaklığı takip edebileceğiniz bir aparatın olması gerekir.

Balın donmuş olması normal ve olması gerekir. Süzülük ve cam kavanozlarda olan balınızı; Kavanozun gireceği büyüklükteki bir kaba koyup ağzına yakın su doldurun. Isı dereceli bir kabınız yok ise; duvara astığınız dereceyi suyun içine koyup, kabıda ateşe koyun. Suyun sıcaklığı, derece üzerinde 25 C’ olduğunda, ateşi söndürün. Arada bir dereceyi suya tekrar koyup, suyun sıcaklığını 25C’ çıkartın ve 4 saati tamamlayınız. İlaveten; Donmuş şekerli veya şekersiz balın ayırımı için: Şekersiz donmuş bal, Aynen İrmik helvası yeme şekliniz ile şekersiz balın yenmesi aynı düşünceyi verecektir. İrmik helvası ağzınızda nasıl eriyor ve kıtır kıtır şeker sesleri olmuyorsa bundada aynı hazzı almalısınız. Vatandaş; Ayrıca şunu özellikle belirteyim; Şeker hastası değilseniz size, – Bu bal hakiki pancar şekerinden yaptırılmıştır, diyen olursa, en azından doğal tatlı diye yemenizi tavsiye ederim. İlaveten, satın veya kendi yaptığınız üstelik kaynatılmış reçeli, yemiyor musunuz?!?02.2018

  •  ballı bitkiler:  Bilimsel (anason hakkında yorum kısmına bkn) olarak açıklandığı şekli ile:  Ayçiçeği, pamuk,  narenciye, pürem, yabani çilek, orman gülü,  mera çiçekleri, kekik, kiriş  (pürem gibi uzun ama tek gövdeli, uzun yapraklı. poleni çok olur.), geven, dilfir,  hayıt, gevrek otu, sarı çiçek (sünemit)  çeşitli meyve ağaçları,  akasya, çam,  köknar, ladin ıhlamur, kestane,  korunga. peygamber çiçeği, misk çiçeği,  kızıl yonca,  ballı baba, hardal, fiğ, üçgül, oğul otu, karagan, ada çayı, kızıl çam, kanola, tütün,  kabak çiçeği, unutma beni,  yabani turp, İlaveten yağmurların yağmadığı ve havaların sıcak olduğu haziran – ekim ayları içerisinde bölge ve yoğunluğuna göre sedir, çam ve  meşe ağaçlarında Basara balı olur. 01.2013

Hollandalı bilim adamlarının bir dergide İngilizce olarak yayınladıkları bal ve polenli bitki isimleri ise: Kişniş, Hodan (sütleğen cinsi), Adaçayı, Rezene,  Gülhatmi, Çiğdem, Düğün Çiçeği, Kardelen, Itır, Dalya, Nergiz, Tatlı Sığınma, Haşhaş, Zinya çiçeği, Lavanta ve  Kedi Otu. 12.2014

Şuhut merkezinde çıkartılan antik lahit

020120141628- Şuhut lahit (1)

2011 yılında Afyonkarahisar / Şuhut merkezinde, iki ev arasında  kalan bir arsa üzerine ev yapımı için binnat kazımı sırasında,  tabanı mermer döşemeli yerden çıkartılıp Afyon müzesine götürülmüş. Şuhut merkezinde ve buradan Afyon müzesine götürülmüş antik eserleride gördüm.  İlçe çevresinde, antik kalıntıların bolluğu nedeni ile, bazı binalarda tarihi taşlar görünmektedir.  Şuhut’taki 1341 tarihine sabitlenen tarihi caminin duvarlarında bu örnekleri görmek, mümkün.  11.2015

12 Ay Boyunca Yaz ve Kış Mevsiminde Arı Ölümlerinin Nedenleri.

09.2021–  Burada yazdıklarım; kendi tecrübelerim, 2017 İstanbul Api Mondia’ya katılan yerli yabancı akademisyenlerin sunumları ile yine özellikle yabancı sitelerden elde ettiğim bilgileri içermektedir.

Arıcı arkadaşım; kendi tecrübem- ilk önce şu yazdıklarımı iyi bil, aklında tut. Kovanını; kışa girerken tam tekmil hazırladın. Bir tane bile Varroa yok, yiyeceği bol, hastalığı yok, mevsimde normal geçmiş olsa bile; 10 çitalık arınızın 1 Mart günü 8 çitaya indiğini göreceksiniz.  12.2015

Bilimsel olarak açıklanmış ve bilinen şekli ile; Dünyanın her yerinde geçerli olan arı ölüm nedenleri:

1 – Yer küresi ve okyanuslar dahilbu yerlerde yaşayan her türlü canlı; İnsanlar tarafından hızla tüketilmekte veya, katliam neticesinde her şey meralar, ormanlar yok edilmektedir. 2 –  Arıcı tarafından bilinçsizce yapılan, arı ilaçlamaları. 3 – Her türlü sebze ve meyve çiçeklerini, böceklerden korumak için yapılan  tarım ilaçlamaları.  4 –  Dünyada  gelişen sanayilerin zehirleri, baca dumanları ile oluşan sera gazları neticesinde yıllık ısınan veya soğuyan hava, 5 – Kışlatılan arı yiyeceğinin az olması, 6 – Varroa ile yeterince mücadele etmemek, 7 – Arıların genetiği ile oynamak, 8 – Günlük, anlık ve mevsimsel değişen, hava şartları 9 – Bölgesel veya dünya genelinde oluşan çeşitli istila şekilleri (ani iklim değişikliği, çekirge istilası, yanardağ lavı ve Türkiyede 27 Tem, 7 Ağus. 2021 arası aşırı sıcaklardan dolayı yanan ormanlarda ölen arı ölümleri gibi) 10Patojenler – Tüm canlılarda oluşan hastalıklara neden olan (grip gibi) mikroplar. 11 – Arıların sindirim sisteminde oluşan hastalıklar  12 – Özellikle arazide ve kovan içinde yiyecek olmadığı zamanlarda her an olabilecek arı ölümünün nedeni olan; Yağmacılık 09.2016

A – Bunların hepsi, insanın kendine yaptığı kötülüklerdir. Bunun içine yukarıda yazdığım şıkların % 90 girmektedir.

– Kovan içerisinde yeterli bal yiyeceğinin olmayışı. Özellikle kışın, bal yeterli olmaz ise (bilimsel açıklama) önce yaşlı arılar ölür. Bilgi maiyetinde: Marangoz/arıcı arkadaşlar ile 1 Nisan 2014 salı günü Manavgat’taki arılarımıza gittik. Kovanımın birini açtığım zaman, arıların hepsinin kovan dibinde ölü şekli ile yattıklarını gördüm. Çita üzerinde ise günlük, kapalı ile bir kaç işçi arı ve ana arı geziniyordu. Petek üzerinde ise, yiyecek bitmiş. Kaldı ki, her gittiğimizde, şerbet veriyordum. Peki neden bu hale geldiler. Tarlacı arı sayısı bitti veya bitme durumunda ve yeni çıkan genç arı’da çoğaldı. Tarlacı olmadığı için genç arılar tarlaya, çıkamıyor. Kovan dibine düşmüş arıların üzerine körükten duman bastım, hemen canlandılar.  Hemen Şerbet verip kapattım. Ikindin tekrar kontrol ettim, hepsi canlanmıştı.

Ayrıca şunu çok iyi bilin. Manavgat bölgesinde (yabani çilek) 15 Mart ve sonrasında, özellikle yağmurların yağmaması neticesinde, arazide yiyecek kalmıyor. Onun için bu tarihten sonra kovanlarınızı başka bölgelere taşıyınız. Arılarımızı aynı akşam, Akseki – Cendeve bölgesine getirdik. Buradaki yabani  çilekler, yeni açıyordu.

C – Ana arı, kovan içindeki polen miktarı ile dışarıdan getirilen taze polene bakarak, günlük atar. Bu aylarda  polen almayınız. – Kovan önlerinde ölmüş arılara bakınız.  Arıların Hortum dilleri dışarıda  ise; zehirlenmeden dolayı olan ölümlerdir. (fao)  03.2018

D –  Kovan içi ıslaklık. NEM den dolayı arıların hastalanması ve telef olmasıdır. Burada kast ettiğim, buharlaşma neticesinde, kovan dibinde birikmiş bir kaç damlalık su değildir. Esas tehlike kovan içi ve örtü tahtası altında oluşmuş pamuksu  küf ve mantar oluşumudur. Kovanlarınızı, öne doğru dengeli hafif meyilli koyunuz. (sahil bölgesinde iseniz – Çita sayısı 4 ve daha aşağısı olduğunda çitaları, giriş deliğini ortalayacak şekilde koyup, dış taraflara  strafor koyunuz. Kovan dış tahtasında çatlak var ise, buralara silikon çekiniz. Daimi nemli toprak ve kovanlarınızın kapak altına, naylon cinsi örtü koymayınız. Kovan içinde nem yapar.

E  – Her türlü arı hastalık ve ölümleri: kışın kovanlarda arı azalması ve yavru atımı Mart – Mayıs aylarında değişken havadaki rüzgarın etkisi ile üşüyen arı, yumak olur. Yumak dışında kalan çitalardaki günlük ve kapalı bebe arılar üşür ve ölür. – Arılarda Kireç hastalığı ve Yavru atımı , sır‘lanmamış veya sırlanması yarım kalmış larva ve pupanın rüzğardan üşüyen arıların, peteklerin üst yerlerine birikmesi ile, beyaz taş hale gelmesi şekli olan bir mantar hastalığıdır.  Yavru atımı ise, aynı durum nedeni ile ölen, etsi larva ve pupalardır. Bu hastalık, Havanın ısınması ve çitaları azaltmanız, arıları sıkıştırmanız halinde, geçer.

Ayrıca, temmuz ayından itibaren arılar, erkek arı pupalarının atılma sebebi  erkek arı pupalarınıda atmaya başlar. Sebebi, işçi arılar erkek arılar ile birlikte, erkek arı pupalarınıda atmaya başlar. Bu durumuda, Yavru atma ile karıştırmayınız.  Mayıs hastalığı üzerinde kapalı ve günlük varken bile, içi sıvı hale geçmiş bozuk çitalara denir. – Arılarda Nosema; hastalığına yakalanmış Arının dışkısı, ishal, sarı nokta halindedir. Kışın ortaya çıkar. Nedeni ise; Arının yemiş olduğu bozuk yiyecek, içeçekten kaynaklanır. Arı pisliğini dışarıya  yaptığı müddetçe nosema hastalığı oluşmaz.

Kışın Soğuklardan dolayı dışarıya çıkıp defi hacet yapamayan tüm arılarda görülür.  Tedavisi için, 5 lt şerbete yarım çay bardağı Elma Sirkesi veya 2 ml kekik yağını en az 3 kere veriniz. Malzemelerinizi ve suyun temiz olmasını sağlayınız.  Bu  hastalığın göründüğü kovan peteklerini kullanmayıp, eritin. Durgun birikinti sular ve bozuk şerbet, nosema sebebidir. – Arılarda Amerikan Yavru Çürüklüğü; Toprakta oluşan bir mantarın kovana getirilmesi ile başlar. Kapalı yavru gözlerinde larva sıvı hale geçer.

Kapakta iğne deliği görülür. Bu yavru deliğine çöp sokulup çekildiğinde kahverengi kokan bir sıvı sünerek dışarıya çıkar. Tespit edildiğinde, çitalarının hepsi yakılmalıdır. Çita ve kovanlarda koku oluşur. Kovan tahtası veya dışında ölü larvalar var ise, kovanda hastalık var, demektir. – Arılarda Koloni çöküşü veya sönmesi, peteklerde bal açık ve kapalı yavrular olduğu halde zehirlenme sonucu arıların önce tektek sonrası bütün işci arıların ölüp, kovanda arıların kaybolmasıdır.

F– (gezginci bir arıcı arkadaşın itirafı)  Arıların yakınında  içme suyunun olmayıp, çok uzakta olması arı ölümlerine neden olmuş. Suyun olmadığını bile bile kek verilmesi, arı ölümlerinin en büyük nedenidir. Ege ve Ak deniz bölgesi  dışında  kalan  kovanlara  Aralık/Ocak/Şubat ayları içinde kek vermeyin.  Sahil bölgelerinde ise, soğukların uzun geçeceğini öğrendiniz ise, vermeyiniz.  Bu aylarda  kek verilirse kesinlikle arı ölümü olur diye, bir şart yok ama tedbir iyidir.

Varroa ile mücadele yapılması için Oksalik ve formik asitlerin verilmesinin arılar içinde zararlı olduğu bilgisine eriştim. Varroa, kanını emdiği arının vücudunda yara meydana getiriyor. Havaya yayılan ilacın etkisi anında, varroaya nasıl bir zarar veriyor ise, aynı zararın belirtisi bir kaç gün sonra,  arılarda erken ölüme neden olduğu belirtiliyor. (Kaynak FAO)

Asitli ilaçların yerine duman  veya bitkisel ağırlıklı ilaç ve eksraktlarının (yağ) verilmesi tavsiye edilmektedir.  Varroa için Timol esanslı kekik yağı, okaliptus yağının verilmesinin % 95 varan bir etki yaptığı tespit edilmiş. Aynı zamanda kurutulmuş portakal kabuğu, pudra şekeri her zaman verilebilinir. Kekik yağını, kartona emdirilmiş şekli ile verecekseniz en az 15 C’ ve üzeri günlerde, 5*10 ebatında iki ayrı saman cinsi karton kağıtları üzerine, 2 ml kadar enjektör ile çizgi halinde sıkıp, çita boşlukları üzerine koyunuz.

Veya 5 lt şerbete, 2 ml kekik yağını dökün, arının gücüne görede 1-2 su bardağı kadarını dökünüz. Bu yöntemi 3 gün ara ile en az (7) kere veriniz. Okaliptus yağı  hakkında bir uygulamam yok. Yalnız, asit cinsi ilaçların etkisi kısa sürede olurken, yağ cinsi ilaçların etkisi bir kaç gün sonra görülür. 03.2018

H – Özellikle Mart, Nisan, Mayıs – Ekim, Kasım ayları içerisinde, peteğin boş dip tarafına, strafor koyunuz. bkn. -Arıların kovanda strafor ile sıkılaştırılması-

– Son yaptığım araştırmaya göre, cep telefonu istasyonlarının arıya zararı olmadığı yönündedir. 03.2018

İ – Arıların kovan önünde çok fazlası ile uçuştuklarını gördüğün an arılarda yağma olmasa bile – hemen uçuş deliğini kapatınız.  Başka bir şey yapmayıp, en az 30 dk. BEKLEYİN; dağılsınlar veya kovan üzerine yapışsınlar. En güvenli şekli bu. Yalnız kovan içindeki arıların hava almasını engellemeyiniz. Uçuş tahtası delikli, kovanınız alttan polen tuzaklı ise, sorun yok. Kovan önünde uçuşların azaldığını ve arıların  çoğunun kovan üzerine konmuş olduğunu gördüğünüzde, uçuş tahtasını açınız.

J – Bulunduğu ortama uyum sağlayamayan melez arı cinslerinde her daim arı ölümleri olabilmektedir.

K – (tecrübem) Kışlatacağınız arı ve kovanlarınızın, uçuş tahtası üzerinden ön tarafa doğru ve uçuş deliğini önden kapatan, yanları açık şekli ile teneke kesip, vida deliğine tutturmanız Son ve ilkbahar ile kışın kovana direk gelecek soğuk rüzgarlı havayı izole eder. Yazın ise, kovanlarınızı gölgelik yere koymanız salık verilmektedir.

L – Kovanlarınız yakın, karlı bölgelerde ise, üşenmeyip gidin. Kovanın önündeki karları en az yarım metre, toprak görününceye kadar temizleyiniz.  Arıların bazıları  uçuş yapamadan uçuş tahtasından yere düşmekte. Kara düşen arı kalkamaz ise, uyuşur ve ölür. Toprak, kül düşen arıların konabileceği, ölmeyeceği güvenli bölgeyi oluşturur. Kovan üzerinde, yanlarında kar var ve  kovana zararı yok ise, bunlar kalsın, faydası olur. Kimi arıcı; – yiyeceği olan arı ölmez, soğukların zararı olmaz, diyorlar. Bilimsel olarak arıların aralıksız uzun geçen soğuklarda öldüğü tespit edilmiş. w.bienenstand.at/

Diğer bir neden ise  ‘Sarıca ve eşek arıları. Havaların yağmursuz geçmesi durumunda sarıca arılar,  ARALIK ayına kadar yaşarlar. Sarıca arılar özellikle balı, eşek arılarda direk olarak arıyı yakalar ve yer. Sarı arıların öldürülmesinde en etkilisi, kovan yakınına koyacağınız bal bulaşığı petek veya bir naylon örtü üzerine dökeceğiniz şerbete gelen sarı arıları, bizzat kendinizin öldürmesidir. Veya, fare yapışkanı alın.

Geniş bir malzemenin ortasına bir parca et koyup, üzerine ve etrafına bu yapışkanı sürerek dağıtın ayrıca, DDT  tozunu yanınızda bulundurun. Yakaladığınız sarıca arısının arkasını DDT tozuna değdirip salın. Arının Doğruca uçup gittiğinden emin olun. Yuvasına gidecektir. Veya, 3-5 lt pet şişelerin  iki yerine ortadan bir arının geçeceği delik açıp içine şerbet dökünüz.  2011

Seydişehir Kuğulu mesireliği.

Şubat2011-Ferzine çeşmesi ağaç dib, kardelenler Şubat2011-Kuğuludan SŞ. 160820142086- deponun suyu

09.2021 – Dünyadaki tüm toprakların ‘bakir’  insanların ‘cahil’ sayıldığı zamanlarda, her şey doğal ve doğallığını devam ettiriyordu. Her ne zaman insanlar medeni, ve teknoloji sahibi oldular, O zamandan bu tarafa dünyamızın, doğallığı ve ellenmedik bakirliği kalmadı.

Benim 50 yıl öncesinden, özellikle avcıların ve görevlilerin ayak bastığı, bu kişilerin kolayca  gidemediği yerlerde kırık – dökük kayıklar içinde gezindikleri sazlık, bataklık olan, mevsimine göre de, göçmen kuşların gelip konakladığı, yumurtalarını bıraktığı, giderken de yavrularını yanlarında alıp götürdükleri bir Kuğulu‘muzu duyar ve hatırlarım.

Yabani Kazlar ve ördeklerin sadece adları kaldı. Bıldırcın ve Keklikler, -vurmak için- ‘mikroskopla’ aranıyor. Buraya adını veren  KUĞU ları ise Seydişehir Belediyemiz, Kuğulu’nun adına layık olması babından, 2012 yılında 3 tane kuğu temin edilip, havuza bıraktı.

Kuğulu‘muz; Şehrimizin güneyinde, Antalya yolu üzerinde; Toros Dağlarının uzantısı –Giden Gelmez  dağ gurubuna dahil olanKalafat dağının yarım daire şeklinde kucakladığı; Yazın yeşillikler içerisinde kısmen sulak ve sulanan;  Kışın ise Allah vergisi, su deryası bir mesirelik. Şehir merkezine 8 km mesafededir. 40.400’e varan nüfusumuz (2012) [2021 – Köyler dahil 68,500]  için son 8 -10 sene hariç, tüm içme sularımız burada bulunan ≈ 4 mt derinlikteki kuyudan, pompalar vasıtasıyla depoya basılırken, buna sonradan artezyen kuyuları da ilave edilmesi mecburi olmuştur.

2008  yılında  Şehrimize bağlı Akçalar kasabası yakınındaki 1210 rakımlı Çal tepesi üzerinde başlayan  artezyenden su çıkartma çalışmaları, 2012 yılında neticelenmiş ve yeni su hattı, bağlanmıştır. Yalnız bu suyumuzdaki kireç oranı biraz fazla gelmekte olduğundan Belediyemiz, bu suyu fizyolojik arıtma yoluna gideceğini bildirmişti. (2021 hala yapılmadı).

Bu güne kadar açılan tüm artezyen kuyu ve sularının, şehrimize iki yönlü faydası olacağı beklenilmektedir. Çal mevki ve diğer artezyenlerden basılan su sayesinde; Kuğulu yer altı su miktarının artmasına neden olacaktır.

Yağmur mevsimin kısmen başladığı Ekim ayından itibaren (2021 mevsime ait ilk yağmur, 14 Eylülde yağdı) yer altı nehir ve göletlerimizin dolması ile önce, zemin yüzeyinde sular çıkmaya başlar. Kasım – Aralık ayları içerisinde, çoğalan yağmur sularının etkisi ile, Kuğulu zemininden dikine ≈ 40 mt yükseklikte ve 100 mt içeride, Kalafat Dağının üzerinde  olan, halk arasında ‘Gürlevik‘ denen noktadan önce uğultular, sonrası havaya tazyikle fışkıran yer altı sularımız; Yer altındaki su bolluğunun bir nişanesi olarak, beyinlerimize kazınır.

Gürlevik, kasım 2009 ve  2010 yılı Aralık ayının son haftasına doğru patlamıştı.  Gürlevik in suyu fışkırdığı zaman önünde, dikilmek çok zor olur. Öyle’ki, suyun ilk çıkış anındaki uğultu sesi, kuş uçumu ≈ 1 km mesafeden duyulduğu söyleniyor. Son 20 yıla varıncaya kadar, yer altından çıkan su ile, şehrimizde yağ balığı olarak bilinen balık türüde çoğalırdı.

Şunu da belirtmeden geçemiyeceğim: İnsanoğlu gibi aç ve bencil bir mahlukat yoktur. Bu balık, geçmiş yıllarda haddinden fazlası ile bölgemizde bulunurdu. Bu balığı yemek için yakalamaya çalışanlar,  azı ile yetinmediği gibi, okur yazar dediğimiz kişiler dahil, değişik bölgelerde daha büyük balıkları yakalaya bilmek için, 3-5 tane  değil, bidonlara doldurup götürüyorlardı.

Hazıra ne dayanır? Haliyle yeryüzüne çıkan yağ balıkları da, suların çekilmesi ve bilinçsizce yakalanmaları neticesinde, yok oldu. Evet; Her nimetin bir külfetinin olduğu, aşikardır. Diğer bir etken ise; Suğla bölgemizde; çok yağan kar ve yağmurun etkisi ile dolan yer altı sularımız, her yedi (7) senede bir yer yüzüne patlar ve bu bölgemizdeki yüzlerce dönüm arazi sular altında kalır, yer altında üreyen yağ balıkları da göz önüne çıkardı. Ne yazık ki; Bu yeraltı suyumuz, son kez 1980 sonunda yeryüzüne çıkıp, 1982 yılından itibaren gelmemek üzere gitti.

Benim Kuğulu ile olan bağlantım sadece yazın piknik amaçlı değildi.  2007 – 2009 yılları arasında, Özellikle insanların olmayıp, yabani domuzların yattıkları çalı diplerinden, sanki bana; ‘Hala ne duruyorsun akşam oldu, ezanlar okunuyor, git‘, der gibi homurdanmalarına kadar yağmurun, sulu sepenin altında, Ekim ortalarında başlar, su akıntısının kesildiği Mayıs ayına kadar devam eder-di-.

Kimine göre ben; defineci, (Ergenekon, silah gömülerinin sıkca söylendiği zamanlarda) silah saklayan, kimine göre de Allah rızası için  oralarda oyalanan, düzenleyen doğayı seven birisi idim. Burada yaptıklarım ise;

Bu bölgenin, Ferzine Çeşmesi ve mağarasına çıkan taş yolu, AKP’li belediye başkanımız İbrahim Halıcı yaptırmıştı. Bu taş yolun üst tarafı ve yukarılardan gelen yer altı suları, bu taşların üzerinden geçerek, öbür tarafından araziye yayılıyordu. Suyun yayılması bir tarafa, taşların üzerine çamuru yaydığı gibi akan su,  taşın altındaki toprağı yumuşatıp akıtmakta ve yolun bozulmasına neden olmakta idi.

Peki, bu durumu, belediye çalışanlarının görmemesi veya duymaması mümkün mü? Değil! Bu yol yapıldıktan 1,5 – 2 sene sonrası, tabiri caiz ise bu görevi ben devraldım. Orada bulunmam ve gayretlerim, aynı zamanda benim ruhumu gençleştiriyordu. Öyle ki, yağış altında goçuğumdan damlayan suyu bile dikkate almıyor idim.

Ben, her yöne yayılan yeraltı sularını, bir ark açarak, taş yoldan ve ayak altından uzaklaştırmıştım.

Bu heves ile, Ferzine Çeşmesinin 15 mt yukarısından çıkan yer altı suları için aşağıya doğru ≈ 250 mt su yolunu bazen balyoz ile, bazen kazma – kürek, bazen çapa kanal açtım. 2011 yılından bu tarafa, medarı iftiharım olan bu yer ve su yollarını görmek, bozulan yerleri yeniden yapmak için zamanım olmadı. 01.02.2014 Cumartesi günü tekrar aynı yere gidip, bozulan kanal  yerlerini  onardım, düzenledim. Şimdi oralara bu işleri yapmak için gidecek olsam; Girişte para vermem lazım.   10 . 2010    Mecit  ALBAYRAK

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Bir veya iki çitalık arıyı çoğaltmak.

iki üç çitalı arıyı nasıl çoğaltırım: 09.2021 – 2018 Şubat ayında  3 kovanım ve her bir kovanda da sadece bir çitanın 8/1 i kadar arısı vardı. Ana arıları bir yıllık. Aradan 2,5 ay geçti ve şuan 29 Nisan 2018 iki kovanımı birleştirdim 5+5 ve 10 çitalık arı oldular. Diğer kovanımda 6 çitalık. Peki nasıl çoğaltacağız! Ben şunları yaptım. Serin soğuk Rüzgarlar kesilinceye kadar günlük larva ve pupayı korumak için Uçuş deliği önünü kaplayacak şekilde bir teneke kesip, uçuş deliği önüne devamlı olarak takılı tuttum. Yumuşak havalarda şerbetini verdim. Ekim ayından itibarende anaya günlük attırabilmek için arada bir elimde olan poleni, pudra şekeri ile, hafif nemlendirip, avuç içi büyüklüğünde bir naylon parçası üzerinde, çitaların üzerine koyup, devamlı takip ettim. Bu noktada Muhsin Doğaroğlu hocamızı, rahmet ve minnetle anıyorum.

Poleni ve şerbeti biten kovanlara devamlı takviye yaparak, 25 Ocak 2018 tarihine geldim ki; Günlükler atılmaya başlanmıştı. Mart ayı ortasında, kovanlarımı buradan alıp, badem ve meyve çiçeklerinin yeni açtığı bölgeye götürdüm. Burada, hem arıcılık yapan hem bahçe sahibi olan arkadaş, uçuş deliğindeki tenekeleri görünce, bana güldü! Kovanlarım burada iken 5+5+6 çitalık olmuşlardı. Mayıs ayı ortasında ise, anaya bolca günlük attırmak için Susam tarlalarının olduğu bölgeye götürdüm. anaya bolca günlük attırmak. Haziran ayında kovanımın bir ilave diğeri ise ana değiştirmeye kalktı. Haliyle konu olan 3 kovanım ile diğer kovanlarım 19 tane idi. Buradanda, kabak tarlalarının olduğu bölgeye gittim. Allaha şükür bu bölgede iken kiraz meyvesi tadı ile karışık balım iyi oldu. Lakin, bir işimden dolayı arılara bakamadım. 2019 Mayısında, tek bir çitalık, arım kalmıştı. 06.2018

Seydişehir’de orman yangını,

09.2021 – Edinilen bilgiye göre, ilçenin Kavak köyündeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Seydişehir Belediyesi itfaiye ekiplerinin ve vatandaşların çabalarıyla söndürülen yangında 40 dekar ormanlık alanın zarar gördüğü bildirildi.

Öte yandan, ilçeye bağlı Tol köyünde de 10 dekar buğday ekili alan yandı. 02.08.2010  🙁

11.2015 – Konya’nın Seydişehir ilçesinde çıkan yangında 40 dekar ormanlık alan zarar gördü. 

2021 yılı Temmuz Ağustos ayları içerisinde özellikle, sahil bölgelerimiz ile çeşitli bölgelerimizde çıkan ve çıkartılan yangınlar sonunda yüzlerce hektar orman yandı, 8 kişi öldü. Manavgat bölgemizde ise, evler, hayvanlar, özellikle arı ve kovanlar yandı. Niçin, Akp gidecek şimdiden  talanın önünü açalım, diyenlerce..

Sizlerden arı ve arıcılık üzerine gelen sorular; Küçük kovanların önemi.

ruşet kovanı: 07.2020-  İki çitalık bir arının, 10 çitalık bir kovanda bekletilmesi gerekmez. Normal 5 çitalık Ruşet kovanlar, az sayıdaki çitalı arıların saklanılmasını temin eder. Veya yedek analı arıların bir süre orada bekletilmesi için uygundur. Ayrıca, falan yerdeki oğul arısının alınması, veya dağda keşfettiği koloniyi kovana almak için eftaldir. 12.2012