Seydişehir Kuğulu mesireliği.

Şubat2011-Ferzine çeşmesi ağaç dib, kardelenler Şubat2011-Kuğuludan SŞ. 160820142086- deponun suyu

11.2015 – Dünyadaki tüm toprakların “ bakir ”  insanların ” cahil ” sayıldığı zamanlarda, her şey doğal ve doğallığını devam ettiriyordu. Öyle ki, insan ayağının bastığı arazilerin büyük bir çoğunluğunun sulak ve bataklık, bütün ürünlerin doğal olduğunu bu zamanda bilgi mahiyetinde’de olsa  bilmeyen çok nadirdir. Her ne zaman, insanlar medeni ve teknoloji sahibi oldular, o zamandan bu tarafa doğanın, doğallığı ve ellenmedik bakirliği kalmadı.

Benim’de 45 yıl öncesinde, özellikle avcıların ve görevlilerin ayak bastığı, bu kişilerin gidemediği yerlerede kırık – dökük kayıklarla içinde gezindikleri sazlık, bataklık olan, mevsimine görede göçmen kuşların gelip konakladığı, yumurtalarını bıraktığı, giderken de yavrularını yanlarında alıp götürdükleri bir Kuğu‘lumuzu duyar ve hatırlarım.  Yabani Kazlar ve ördeklerin sadece adları kaldı. Bıldırcın ve Keklikler  -vurmak için- ‘mikroskopla’ aranıyor. Buraya adını veren  KUĞU ları ise Seydişehir Belediyemizce, Kuğulu’nun adına layık olması babından, 2012 yılında 3 tane kuğu temin edilip, havuza bırakıldı.

Kuğulu‘muz; Şehrimizin güneyinde, Antalya yolu üzerinde; Toros Dağlarının uzantısı –Giden Gelmez  dağ gurubuna dahil olanKalafat dağının yarım daire şeklinde kucakladığı; Yazın yeşillikler içerisinde kısmen sulak ve sulanan;  Kışın ise Allah vergisi, su deryası bir mesireliği miz. Şehir merkezine 8 km mesafededir. 40.400’e varan nüfusumuz (2012)  için son 8 -10 sene hariç, tüm içme sularımız burada bulunan ≈ 4 mt derinlikteki kuyudan, pompalar vasıtasıyla depoya basılırken, buna sonradan artezyen kuyuları da ilave edilmesi mecburi olmuştur. 2008  yılında  Şehrimize bağlı Akçalar kasabası yakınındaki Çal tepesi (gelen soru üzerine  Çal tepesi rakımı ≈ 1210 mt) üzerinde başlayan  artezyenden su çıkartma çalışmaları, 2012 yılında neticelenmiş ve yeni su hattı, eskisine bağlanmıştır. Yalnız bu suyumuzdaki kireç oranı biraz fazla gelmekte olduğundan Belediyemiz, bu suyu fizyolojik arıtma yoluna gideceğini bildirmişti. (2015 hala yapılmadı)r.

Bu güne kadar açılan tüm artezyen kuyu ve sularının şehrimize iki yönlü faydası olacağı beklenilmektedir.

Birincisi, içme suyu hacmi çoğaltılmıştır. 2. ise ki: –burası daha önemli–  Seydişehir ilçe merkezine ve Etibank Alüminyum Fabrikasına,  Kuğulu ve  Bel dibi mevkiinden basılan yeraltı su miktarı haliyle  azalacaktır. Bu ise, Kuğulu yer altı su miktarının artmasına, Kuğulunun sulak olmasına neden olacaktır.

Yağmur mevsimin kısmen başladığı Ekim ayından itibaren, yer altı nehir ve göletlerimizin dolması ile önce, zemin yüzeyinde sular çıkmaya başlar. Kasım – Aralık ayları içerisinde, çoğalan yağmur sularının etkisi ile, Kuğulu zemininden dikine ≈ 30 mt yükseklikte ve 100 mt içeride ve Kalafat Dağının üzerinde  olan, halk arasında ‘Gürlevik‘ denen noktadan önce uğultular, sonrası havaya tazyikle fışkıran yer altı sularımız; Yer altındaki su bolluğunun bir nişanesi olarak, beyinlerimize kazınır.

Gürlevük kasım 2009 ve  2010 yılı Aralık ayının son haftasına doğru patlamıştı.  Gürlevük – Gürlevik in suyu fışkırdığı zaman önünde, dikilmek çok zor olur. Öyle’ki, suyun ilk çıkış anındaki uğultu sesi, kuş uçumu ≈ 1 km mesafeden duyulur. Bu su ile beraber yer altındaki akarsu – gölet içerisinde yaşayan, şehrimizde yağ balığı olarak addedilen ve sevilen, bölgemize mahsus bir balık türü, yer yüzüne çıkar--.

Şunu da belirtmeden geçemiyeceğim: İnsanoğlu gibi aç ve bencil bir mahlukat yoktur. Bu balık geçmiş yıllarda haddinden fazlası ile bölgemizde yaşamaya gayret ederken; Bu balığı yemek için yakalamaya çalışanlar,  azı ile yetinmediği gibi, bazıları da değişik bölgelerde daha büyük balıkları yakalaya bilmek için, bu balıkları yem olarak kulanıyor, hemde 3-5 tane  değil, bidonlara doldurup götürüyorlardı. Hazıra ne dayanır? Haliyle yeryüzüne çıkan yağ balıkları da, suların çekilmesi ve bilinçsizce yakalanmaları neticesinde, yok oldu. Evet; Her nimetin bir külfetinin olduğu, aşikardır. Diğer bir etken ise; çok yağan kar ve yağmurun etkisi ile dolan yer altı sularımız, her yedi (7) senede bir yer yüzüne patlar ve yüzlerce dönüm arazi sular altında kalır, yer altında üreyen yağ balıkları da göz önüne çıkardı.

Benim Kuğulu ile olan bağlantım sadece yazın piknik amaçlı değildir. Özellikle insanların olmayıp, yabani domuzların yattıkları çalı diplerinden, sanki bana; ‘Hala ne duruyorsun ,akşam oldu, ezanlar okunuyor, git‘, der gibi homurdanmalarına kadar yağmurun, sulu sepenin altında, sonbahar ortalarında başlar, su akıntısının kesildiği Mart – Mayıs ayına kadar devam eder-di-.

Kimine göre ben defineci…., kimine göre de  Allah rızası için  oralarda oyalanan, düzenleyen doğayı seven biriyim. 2008 – 2010 yıllarının kış aylarında 3 yıldır çalıştığım o bölgelerde artık yapacağım çok bir iş kalmadı. Peki ben ne yapmıştım:

Bu bölgenin, Ferzine Çeşmesine çıkan taş yolu, AKP’li belediye başkanımız İbrahim Halıcı yaptırmıştı. Bu taş yolun üst tarafı ve yukarılardan gelen yer altı suları, bu taşların üzerinden geçerek, öbür tarafından araziye yayılıyordu. Suyun yayılması bir tarafa, taşların üzerine çamuru yaydığı gibi akan su,  taşın altındaki toprağı yumuşatıp akıtmakta ve yolun bozulmasına neden olmakta idi. Peki, bu durumu, belediye çalışanlarının görmemesi veya duymaması mümkün mü? Değil! Bu yol yapıldıktan 1,5 – 2 sene sonrası, tabiri caiz ise bu görevi ben devraldım. Orada bulunmam ve gayretlerim, aynı zamanda benim ruhumu gençleştiriyordu. Öyle ki, yağış altında goçuğumdan damlayan suyu bile dikkate almıyor idim.

Bu heves ile, Ferzine Çeşmesinin 15 mt yukarısından çıkan yer altı suları için aşağıya doğru ≈ 250 mt su yolunu bazen balyoz ile, bazen kazma – kürek, bazen çapa ile açtım. 2011 yılından bu tarafa, medarı iftiharım olan bu yer ve su yollarını görmek, bozulan yerleri yeniden yapmak için zamanım olmadı. Nasip olursa, bu yıl kontrol ve düzenleme için çıkmak istiyorum. Ve 01.02.2014 Cumartesi günü tekrar aynı yere gidip, bozulan kanal  yerlerini  onardım, düzenledim.   10 . 2010    Mecit  ALBAYRAK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir