ANAYASA MAHKEMESİNİN ÖZELLEŞTİRME İPTALLERİ.

ANAYASA MAHKEMESİNİN ÖZELLEŞTİRME İPTALLERİ.
   Temmuz 2025.  Anayasa Mahkemesinin Özelleştirme İptalleri gerçek kanunların uygulandığı bir ülkede yerine getirilirdi. Ama – Ben Anayasa Mahkemesini tanımıyorum verdiği kararı da kabul etmiyorum diyen başbakan RTE zamanında uygulanması zor. Türk topraklarının bölünmesi yolunda sayılan her türlü faaliyet, Hükümet tarafından fazlası ile destek görmektedir.
Böylece Bu tip uygulamaları örneği her zaman vardır. Diğer taraftan AB nin, Türkiye’deki azınlıklar için isteyeceği her türlü kolaylık, yerine getiriliyor. Ne yazık ki Seydişehir Eti Alüminyumun satışının iptal edilmesini isteyen  Anayasa Mahkemesi kararı yok sayılıyor.
Eti Alüminyum Fabrikasının Satışının İptal Kararı -17 Haziran 2005 yılında yapılan kurum satışını Danıştay, 13. Dairesi  27 Kasım 2007 tarihinde iptal etti.
Fakat RTE, Anayasa Mahkemesinin Özelleştirme İptalleri kararına uymadı. Sonrasında ise aynı RTE 26 Nisan 2012 tarihinde mecliste çıkartılan 6300 sayılı kanun çıkartıyor. Bu Anayasa Mahkemesinin aldığı kararların uygulanmaması için Bakanlar kuruluna yetki veren bir kanun.

Danıştay 13. Dairesi’nin, bazı özelleştirme uygulamalarını durduran kararlarının, iptali ve uygulanmaması için Bakanlar Kurulu kararı almıştı. Lakin Bu kararıda Anayasa Mahkemesi iptal etti.

 

Danıştayın Satışlarını İptal Ettiği Kurumlar:  AKP Hükümetinin mahkeme kararlarını uygulamak istemediği fabrikalar satış listesi. Buna göre Anayasa Mahkemesince satışı iptal edilen kurum ve işyerleri şunlar:

1. Seydişehir Eti Alüminyum (Rizeli hemşehrisi; Cengiz -Kardeşler İnşaata verilmişti)

2. Kuşadası Limanı (Limaş AŞ daha sonra İsrail’li Sami -Sammy- Ofer’in oğlu Eyal Ofer’e satılmıştı)

3. TÜPRAŞ (Yüzde 14.76 oranındaki hissesi İsrail’li Sami Ofer’e verilmişti)

4. SEKA Balıkesir (SÖZCÜ’de daha önce yazdığımız gibi, şehrin ortasında 2.000 dönümü yakın arsası, 230 lojmanı, 30.000 m2 fabrikanın kapalı alanı olan bu tesis, sadece 1.1 milyon dolara adeta bedava Başbakan’ın dünürü Albayrak Grubu’na satılmıştı)

5. Çeşme Limanı (Ulusoy Ortak Girişim Grubu’na satılmıştı). satılması işlemlerini iptal eden yargı kararlarını ortadan kaldıran Bakanlar Kurulu kararı, Anayasa Mahkemesi kararı ile, boşa çıkmış oldu.

Lakin hemen sevinmeyiniz; Anayasa Mahkemesinin  bu kararının devamında :

Şayet özelleştirilen yeri alanların aldıkları kurum dahilinde yaptıkları yatırım neticesinde, devlet malının geri dönüşümü imkansız. Ve Hale gelmiş ise, özelleştirilmenin iptalini isteyen mahkemenin kararları YOK SAYILACAK!!

10.2013 Avukatımız Sayın Ali Altay bey ile yaptığım görüşme neticesi. Anayasa Mahkemesinin açıklaması gereken gerekçeli kararın beklenilmesi lazım. Bu gerekçeli kararda Özelleştirilme mağduru işçilerin ÖZLÜK HAKLARI VERİLME-li-Sİ gerekir. Görüşü olmalı. ( bu konuda https://aksan.av.tr/tr/blog/detail/18  bakınız) veya türünde bir karar verilmesi halinde bazı haklarımız olacak. Haklarımızınyok sayılması halinde bir şey kalmıyor. Ali Bey, açıklanan karara göre hareket edileceğini belirtti. 08.11.2013

Evet; beklediğimiz karar açıklandı. Bazı arkadaşlar ile ben, bir takım gelişmeleri takip ediyor idik. Netleşmeden paylaşmak istemedim. Gelişme şu şekilde:.  11 Haziran 2012 tarihinde Hükümet, Özelleştirilip, geçen zaman içerisinde alıcı kişiler tarafından yapılan bazı yenileştirme veya değiştirmeler neticesinde, geriye dönüşü müsait olmayan kamu mallarının geriye alınmayacağı konusunda bir kanun çıkartmış idi.

Nilgün Üğüşlü isimli bir bayan avukat Bu kanunun yayınlanmasından sonra  Hükümet aleyhinde dava açtı. Ve hükümet aleyhinde karar çıktı. Böylece Tüpraş; Eti Alüminyum, Seka ve Kuşadası Liman satışı iptal oldu.  (Not: Yukarıda anlatılan konu çerçevesinde benzer bir davayı Anayasa Mahkemesinde açmak için avukatımız ile yaptığım görüşmelerde Ali bey – Şimdilik beklemem gerektiğini  belirtmişti.)

Yapılan açıklamaya göre Tüpraş’ın % 14 lük hissesinin borsa değerinin altında satılması;  – 52 milyon $ değerindeki Seka’nın 1,1 milyon $ satılması – Cengiz Kardeşlere peşin 290 milyon $ satılan Eti Alüminyum Fabrıkasına ilaveten bedava verilen Oyma Pınar Hidroelektrik Santralinden  dolayı(Enerji Bakanlığının açıklaması) devlet 268 milyon $ zarara uğratıldı.  Kaynak: Meltem Tv

Bu nedenle Özelleştirme Dairesi bu satılan fabrikaları geriye almak MECBURİYETİNDE.  Teslim aldığı günden itibaren 2 -iki- iş günü içerisinde İŞTEN ÇIKARTILAN İŞÇİ ARKADAŞLARIMIZI GERİYE ÇAĞIRMAK ZORUNDA olduğu, çağrılmadığımız takdirde işçi arkadaşlarımızın Özelleştirme Dairesine karşı dava açılması gerektiği konusunda malumatım bulunmakta.  27.12.2013

Hükümet, Danıştay kararının iptali için Anayasa Mahkemesine baş vurmuş. Anayasa Mahkemesinin vereceği karar, neticeyi belirleyecek. 28.12.2013

Kısaca;

Anayasa Mahkemesi (AYM) başkanı Zühtü Arslan: AYM’nin bu güne kadar verdiği hak ihlal kararlarında;  %52,1 oranında, adil yargılanma hakkının (siyaseten) ihlal edildiğini belirtiyor.  Haziran 2020

İlaveten;  Bırakalım özelleştirmelerde yapılan haksızlıkları. Şunu okuyun ki; Adaletsizlik ve adalete uymamanın derecesini ne kadar çok olduğunu bilelim ve düşünelim.

14.02.2022 pazartesi günü Anayasa Mah. başk. Zühtü Arslan; 2012 yılında yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesine bireysel baş vuru konusunda çok büyük başvurular yapılmaktadır, demiştir. Bu ne demek; Normal bir mahkemede hakkını alamayan vatandaş, bu makama baş vurmak zorunda kalıyor, değil! Mecbur ediliyor.

  1. Bu ise; her yerde olan haksızlık ve adaletsizliğin ayyuka çıktığının bir göstergesidir.

ÖĞRENİLMESİ ZOR DİLLERİN SIRALANIŞI.

ÖĞRENİLMESİ ZOR DİLLERİN SIRALANIŞI.

  Temmuz 2025.  Öğrenilmesi Zor Dillerin Sıralanışı konusunda ABD  Dil Enstitüsü bilim adamlarınca yayınlanan bilimsel açıklamayı örnek aldım. Ana dili İngilizce olan insanın yeni bir dil öğrenmesi halinde harcayacağı süre sıralandı. Buna göre Sıralama şekli en kolaydan en zor dil guruplarına göre listelenmiş.

Böylece Dünyada Öğrenilmesi En Zor Olan Diller gurubu ortaya çıkmış.

1.  Afrikaans (Güney Afrikaya göç etmiş Hollandalı göçmenlerin konuştuğu dil),  Danca (Danimarka), Flemenkce (Hollanda, Belçika, G. Afrikalı),  Fransızca, Haiti dili,  Norveçce,  İtalyanca,  Portekizce,  Romence,  İspanyolca, Swahili (Kenya, Uganda, Tanzanya), ve İsveçce. Bu diller en kolay öğrenilen diller gurubu oluyor.

2.  Bulgarca,  Dari/Farsca (İran, Afganistan, Tacikistan), Almanca. Yunanca,  Urdu (Hindistan, Pakistan)  Endenozya/Malayca (Tayland, Filipinler, Endonezya)

3.  Amharic (Etopya),  Bengalce,   Burma,  Çekce,  Fince,  İbranice.  Macarca, Khmer (Kambocya),  Lao (Laos  Tayland), Nepalce,  Filipince,  Lehçe, Rusca,  Sırpca,  Sinhala (Sri Lanka, Kolombiya adası), Tai (Tayland, Malezya), Tamilce (Hindistan/Sri Lanka), Türkçe ve Vietnamca.

4.  Arapça,  Çince,  Japonca,  Korece öğrenilmesi en zor olan dil gurupları olduğu belirtilmiştir.

Öğrenilmesi Zor Dillerin Sıralanışı; Buna göre Japonca Dünyada öğrenilmesi en zor dillerden biridir. Bir Japon çocuğunun 12 yıl boyunca sadece matematik ve Japon dili öğrenimini yapması gerekiyormuş. Dikkatinizi çekerim. Yine de Dünyada en nazik insanlar Japonlardır.

Lakin Kanada ile ABD arasında yaşayan Chippewa Kızılderili kabilesi dili en zor dil imiş. Bunda, Yaygınlaşmamış bir dil olmasının etkisi ola bilir mi? Devamında ise Rusya özerk Dağıstan Cumhuriyetinin Hazar Denizi kıyılarında bir gurubun konuştuğu Tabasaran dili. Yalnız Bu dili öğrenmek Çince kadar zor olmaktadır.  Kaynak : 27.03.2012  www. pravda. ru

Diller, kainattaki hayvanlar ve insanlar arasında bazen antlaşma bazen de kötülüklerin devamında etkin olmaktadır. Sonrasında İnsanlarla güzel şekilde konuşmak her zaman olması gereken bir erdemdir. Lakin bu meziyete her kişi sahip olamaz.

Ancak Kötü sözden sakınmak lazım. Yalnız Bunun içinde asabi olup olmamak çok önemli. Bu yüzden İnsanın bunu başarması şart. Lakin öyle bir an gelir ki kötü sözü söylememek çok büyük beceri ister!

ARI KAÇ ÇİTADA KIŞLATILIR.

Arı Kaç Çİtada Kışlatılır

Temmuz 2025. Arı Kaç Çitada Kışlatılır. Veya, Kışa Giren Arı Kaç Çita Olmalı? Merak edilen konulardan biride bu. Bazı arıcılar İki çitalık arı seneye çıkmaz deyip arıcıyı korkutuyor. Önce şunu iyi bilin. Buz üzerinde çıplak ayakla gezen, hasta olmaz iken, evde duran kişi, hastalıktan kurtulmuyor. Doğru mu? Buna göre kışa genç anası ve yavrusu yiyeceği poleni olan varroası  olmayan arı Mart ayına çıkar.

Kışın Arıya Polen Vermenin Faydasını bahar aylarında görürsünüz. Siz Arı Kaç Çitada Kışlatılır diye düşünmeyin. Siz Şunu düşünün! Bu iki çitalık arının bana faydası olur’mu? Kısaca esas soru bu olmalı. Kuvvetli arınızın olmasını istiyorsanız, kışın bile polen vermelisiniz.

Yavru yok poleni niye vereyim demeyin. Poleni vermekle Yavru olmasa bile olan arının daha güçlü ve sağlıklı olmasını sağlarsınız. Bu bile sizler için kazanç olacaktır. Onun için; Yazın polen gelimi azaldığında, Kışın arazide olmadığı ve arının dirençli olması için, elinizde olan poleni yaz kış veriniz. 

Bir İki Çitalık Arı Bahara Çıkar mı ?

2017/18 kış mevsiminde 3 kovanım vardı. Her kovanında birer çitası ve her çitanın üzerinde ise Bir Avuç Arısı vardı. 2018 Mayısında en azı 5 çitalık arı oldu. Bir kovanıda destekleyerek böldüm. Ama! Sadece bu 3 kovan için değil, tesadüf bu seneye mahsus Üç ay içinde, 3 ayrı yere kovanlarımı taşıdım.

Önemli olan, Kışı geçiren kovanda  Bahara çıkan kovanın arısı EN AZ 4 çitalık olmalı. O zaman bu kovanın arısına zorlanmadan ilave konulur. Bu nedenle bahara erişen 4 ve yukarı ne kadar olursa o kovan çok iyi olur. Aynı şekilde kışa ne kadar çok çitalı arı ile girilirse bahara o kadar güçlü çıkar. 11.2015

Diğer yazılarımda vurguladığım gibi. Kışa 10 çita ile giren kovanın arısı bahara en az 8 çita olarak kalır. Yalnız kışa girerken arının sağlığı için varroa mücadelesi ilk başta gelir. Haliyle yiyeceğini söylemeye gerek yok. Resimde göründüğü gibi Boş yerleri strafor ile kapatınız. ama kesinlikle çul çuval koymayınız. Bunlar nem yapar. 07.2024

YER KÜRESİ HAKKINDA BİLGİLER.

YER KÜRESİ HAKKINDA BİLGİLER.

Temmuz 2025. Yer Küresi Hakkında Bilgiler. Değişik Yabancı bilimsel yayınlanmış makalelerden alıntıdır. Biride livescience.com sitesidir.

Dünyada en sert sondaj matkaplarının sadece % 12 si, yer kabuğunun 12,000 mt derinliğine kadar inebiliyor. Daha aşağıya inemediğinin sebebi! Gezegenimizin derinliklerine inildikçe aşırı basınçla  birlikte artan sıcaklıktır. 

– Jeologlarca yapılan bir hesaplamaya göre;. Dünyanın merkezinde altın, 1 katrilyon 600 trilyon  ton ağırlığında altın olduğu yönündedir. Bu miktarın ise dünya  yüzeyini, 1,5 mt kalınlığında kaplayacağı belirtilmiştir. Dünya çekirdeği, demir ve nikel ağırlıklı eriyik metallerden oluşmaktadır. Okyanus tabanındaki altının ise, 20 milyon ton altın olduğu tv de yazılmıştır.

– Dünya çekirdeği, güneşin yüzeyi kadar 5500 C’ sıcaklığa sahip olmaktadır. Dünya merkezinden yüzeye doğru olan basınc, Atmosferin dünya yüzeyine yaptığı basınçtan üç milyon kez daha fazladır.

– Dünyanın dış kabuğunun 1216 km derinliğinden itibaren, demir ve nikel madenleri erimeye başlıyor. Manto bölümünün ise, yüzeyden 3500 km derinlikten itibaren başladığı yazılıdır. 

– Yer Küresi Hakkında Bilgiler konusunda gelecekte, tektonik plakalar nedeniyle bilinen kıtaların durumunda değişiklik olacağı belirtilmektedir. Afrika kıtası ile Avrupa birleşecek. Kuzey ve Güney Amerika kıtaları ise, birbirinden ayrılacak denilmektedir. Bunların hepsi Jeolojik Konularda Genel Bilgiler dağarcığına ancak bir damla olacaktır.

UZAY YÖRÜNGESİ:

  • Güneşin çapı içine 1,300.000 adet Dünyamızın sığdığı belirtiliyor.
  • Dünyanın merkezindeki iç çekirdek ile dış çekirdek farklı yönlerde dönmektedir. Bu ters dönüşler ise Dünyamızın manyetik alanını oluşturmaktadır.
  • Not: Dış uzayda bulunan uyduların, düşmemesi için dünyanın tersi yönde uçması gerekiyor!
  • İç Çekirdek; ayak bastığımız yerden 4.800 km aşağıdadır. İç çekirdeğin ise, Dünyanın uydusu Ay’ın çapı kadar olduğu düşünülmektedir.
  • 5 Eylül 1977 yılında fırlatılan Voyager 1 Uzay sondası. 31.05.2024 tarihi itibari ile Dünyamızdan 24,5 milyar km uzakta imiş. Bu sonda 2035 yılına erişirse Dünya’dan 30 mlr km uzakta olacağı belirtiliyor. Bu sonda ile Dünya arasındaki sinyal 22,5 saatte tek yönde hedefe ulaşıyormuş.
  • Uluslar Arası Uzay Üssü (ISS) Dünyadan 370-460 km uzaklıkta ve bu aralarda uçuyor. Uzay Üssüne enerji sağlayan güneş panelleri toplam 2.247 m2 yer kaplıyor. 08.2024

ARI NEDEN ÇOĞALMAZ

ARI HAKKINDA OKUMANIZI DİLERİM

Temmuz 2025. Arı Neden Çoğalmaz!  Aşağıda yazdığım şıklardan biri ya da hepsi, sorunuzun cevabıdır. Ana yenimi, eskimi? 1,5 sene ve fazlası ise, anayı değiştirmeniz lazım. Balı + poleni var mı? Ana arı, günlük atmak için, petekteki bal ve polenin miktarına bakar. Bütün canlılar, besleyemeyeceği yavrusunu istemez veya ölmeye bırakır. Evet;

ARININ ÇOĞALMAYIŞI’NIN NEDENLERİ NELERDİR.

A Kovandaki arı sayısı az ama siz fazlası ile petek verdiniz. Ve Geçen soğuk günlerde arı yumak oluşturdu, atılan günlük, larva, pupa ve kapalı yavrular öldü. Petek sayısını düşürün. Bütün yazılarımda belirtiyorum. Havalar soğumaya başladığında uçuş tahtası önüne teneke takınız. Teneke soğuk havanın direk içeriye girmesini engeller. Haliyle günlük ve kapalıları korumuş olursunuz.

B Petek üzerindeki yavru sırlarına bakınız. Kapalı yavru sır kapaklarında içeriye doğru çökme ve orta yerlerinde iğne  delikleri var ise, bir kaçına çöp sokunuz. Kahverengi, kokan sünen sıvılar var mı! Bu yazdıklarımın hepsi var ise kovanda Amerikan Yavru Çürüklüğü (AYÇ) veya Avrupa Yavru Çürüklüğü (AvYÇ) var.

Koloni kayıplarının en büyük etkeni ve zararlısı bu hastalıktır. Her ikisinden de kurtulma durumu var. Lakin en tehlikelisi AYÇ hastalığıdır. Bunun için AMERİKAN YAVRU ÇÜRÜKLÜĞÜ ve VARROA yazıma bakınız.

C Varroa ile mücadele ettiniz mi?  06.2014

D Ana değişim yada yeni ana verdiğiniz zamanlarda yavru atımı olmaz. Haliyle Arı Çoğalmaz. Ana arı yürürken arka (sol!) ayağını ve arka ayaklarını sürüklüyor mu? Bakın. Sürüklüyorsa değiştirmeniz lazım.

E Polenin olması lazım. Polen yok veya az ise, dışarıdan polen veriniz. Bu konu için; ANA ARIYA GÜNLÜK ATTIRMAK kısmına bakınız.

F Kovanların olduğu toprak ıslak ve nemli ise hastalık çok olur

G Kovan aşırı sıcak altında ise

H Kovan uçuş tahtası üzerine konan arıların yabani hayvanlarca yenilmesi,

I kendimden biliyorum!  Kem göz ve nazar! Arının üremesine engel oluşturur

 

 

AMERİKAN YAVRU ÇÜRÜKLÜĞÜ ve VARROA

Arı Hastalıklarının önlenmesi bakımından uçuş deliklerine teneke koymak bile bir tedavi şeklidir.

Temmuz 2025, Amerikan Yavru Çürüklüğü ve Varroa konusundaki aşağıdaki bilgiler 2017 Apimondia yetkili kişilerin açıklamalarıdır. Ayrıca arıcılık konusunda etkin olan yabancı işletim sitelerinden edindiğim ve yakın ustalarımdan öğrendiğim bilgilerdir.

AMERİKAN YAVRU ÇÜRÜKLÜĞÜ -AYÇ:. Yabancı bilimsel sayfalarda yaptığım araştırmaya göre:. Ne yazık ki bu hastalık Dünyada en yaygın tehlikeli arı hastalıklarının başında geliyor. Nosema hastalığı gibi yaz kış mevsiminde kovanda açlık çeken işçi arıların bağırsaklarında oluşuyor.

APİMONDİA:. Amerikan Yavru Çürüklüğü ve Varroa konusunu Bu konuda açıklama yapan kişiye hastalığın nedenini sordum. Arının topraktan aldığı bir bakteriden dolayı, demişti! Sonuç olarak iki açıklamayı birleştirdiğimizde ise!. Açlık çeken arı mecburen toprakta bir yiyecek aramasına başlıyor ve bakteriyi kapıyor. Bu bakteriyi kapan arı şerbet ile hastalık mikrobunu tüm peteklere geçiriyor. Böylece Bütün arı, bakteri bulaşmış şerbeti petek gözlerinde olan larvalara bal polen karışımı olarak veriyor. 

Bu şekilde çoğalan mikrop, zamanla kapalı göz içerisindeki larvanın ölmesine neden oluyor. Ve geçen zaman içerisinde hastalığı kovana getiren İLK arılarda ölüyor. Ancak Dikkatinizi çekerim! Bu hastalıkın Yetişkin arıya zararı olmuyor. Günlük, larva ve pupalara etki ediyor.

AYÇ BELİRTİSİ:. Böylece Arı şerbeti yiyemez hale geliyor. Koloni aşırı derecede azalıyor. Hastalığın en belirgin görüntüsü, Kapalı yavru SIR kapaklarının tam orta yerinde küçük iğne deliği oluyor. İşte Bu AYÇ hastalığıdır. Bu delikli yerlere kürdan vari bir çöp sokun. Çekildiğinde aşırı derecede pis kokan sümüksü kahverengi bir sıvı süner.

2017 APİMONDİA – Konferansta – Hastalık nasıl yayılıyor diye sorduğumda ise? Ölmüş arıdan bulaşıyor dendi. Kovan içi ve dışında bu arı ile temas eden diğer arılara.Hastalıklı kovanın arıları veya peteklerinin başka kovanlara verilmesi ile.Kullandığımız arı ve arıcı malzemeleri ile. Kovanlar arası yapılan yağmacılık sebebi ile, bu hastalık yayılıyor.

AYÇ TEMİZLİĞİ VE TEDAVİ ŞEKLİ: Önce kapalı, açık yavrulu ve yavrusuz tüm ballı çitaları kovanlığın biraz uzağında yakıp, gömünüz (mecbursunuz). Hastalıklı ana dahil tüm arıların hepsini Başka kovana koyup peteksiz akşam vakti 5 km uzağa götürünüz. -başkasının kovanlarına yakın olmasın. 

Daha sonra Hastalıklı ağaç kovanınızın içine  pürümüz alevini tutup gezdirin. Kullandığınız malzemelerinizi 5 lt su + 1 lt çamaşır suyu ile yıkamanız şart. Veya bu malzemelerinizi alevin önünden geçirin.

Bu su ile yıkadığınız her şeyi, açık havada, güneş altında, kurutunuz. Değilse bu kokudan arılarınız ölür. Ertesi gün  4 ltşekerli şerbete, 50 gr Terramycine  katın. Akşam vakti 5 km uzaktaki arılarınızın yanına gidip kovan içindeki arıların üzerine fısfıs ile püskürtün. Yine de Bu işlemi 3 günde bir akşam vakti ve 4 kere (12 gün)  uygulayınız.

İlk ilaçlı şerbeti verdiğinizden 2 gün sonrası, bu kovana hazır veya boş TEMİZ petek veriniz. Yalnız, şerbet vermeyin. 13 – 15 gün sonra tekrar  eski yerine getiriniz. Unutmayın, bu kovanın arı, petek ve balında zehir var

Amerikan Yavru Çürüklüğü tedavisinde (teferruatını bilmiyorum ilacın etkin maddesi), Oksitetrasilin Tilosin tartratı veya Lincomycin hidroklorür olan ilaçlardan birini kullanın. Şerbet veya pudra şekeri ile karıştırıp veriniz. Yalnız bu ilaçlar bal sağımından enaz 35 gün öncesi verilmelidir  

APİMONDİADAN:. (Terramisin harici) Amerikan Yavru Çürüklüğü için Kekik Yağı ekstratının10 ml kadarını şerbet ile karıştırın. Yukarıda yazdığım gibi Fısfıs ile şekli ile püskürtün. 3.2014

VARROA İLE MÜCADELE:

Varroa Arının baş ve karın bölgesinde yaşar. Buralarda gezinen  kestane şeklinde parlak kahverengi renkli bombeli, bir toplu iğne başı kadar bir böcek. (2017 Apimondia sunumları) Varroa, arının vücudunda açtığı iğne deliği yaradan kan emer. Böylece Kan emdiği bu yer zamanla yara olur ve açılır. Bu yaralardan emdiği kan nedeni ile arılarda erken ölüme sebebiyet verdiği belirtildi.

DİKKAT: Asit cinsi Oksalik ve Formik ilaçların arılara gaz, buhar, karton ve sıvı şekli ile verilmesi sakıncalı. Nedenleri Apimondia da açıklanmıştır.

Varroa mücadelesinde arıya verilen buhar/gaz, karton şekli ile verilmesi kap içinde sıvı olarak konulması yanlıştır. Bu ilaçlar buharlaşma ve soluma şekli ile varroayı öldürmektedir.

Ama!! . Buharlaşan ve yakıcı olan bu ilaç arının vücudunda olan yaradan arıya temas etmektedir. Bu yaradan dolayı arı zehirlenmekte ve erkenden ölmektedir.

VARROA İLE DUMAN TÜRÜ MÜCADELE: Amitraz ilaçlı kartonların, aşırı verilmediği müddetçe zararı yoktur. Bu yöntemi ise, her 3 güne bir, 7 sefer vermeniz daha etkili olur. Yalnız!. Bu ilacı alırken kutu üzerinde yazan miktarına bakın. 400 mg olanını alınız. Ancak bu ilacın Mayıs ayından sonra verilmesi insan sağlığı acısından zararlıdır.

Kurutulmuş yafa cinsi PORTAKAL KABUĞUNUDA duman türü cinsi için uyguladığınız usulü uygulayınız. Hatta içine bir parça amitraz kartonuda ekleyiniz.  Portakal dumanını her daim verebilirsiniz. Yalnız her verdiğinizde uçuş deliğini, 15 dak. kapalı tutmanız, bu yöntemi ilk açıklayanların tembihidir.

VARROA İÇİN ESANSİYEL UÇUCU YAĞLAR:

Varroa için Timol esanslı kekik yağı, Mentol, Kafurun, Okaliptüs yağları. Bu yağları eczane veya aktarlardan alabilirsiniz. Bu yağlar tehlikesizdir. Kokusu ağır olduğu için  petek ve bala sirayet eder.

En basit yöntemi:  15 C’ ve üzeri havalarda, 10 Çitalık kovana 5×10 ebadındaki kalın saman kağıtlı karton veya koli kartonu. Üzerine 2 ml kekik yağını sıkın. Çitaların üzerine koyup Örtü tahtasını hemen kapatınız. 

Yalnız bilmenizi isterim! Kekik Yağı  Aynen Oksalit Asit ilacı gibi ucucu ve yakıcıdır. Dolayısı ile varroanın arının sırtında oluşturduğu yara nedeni ile arının erken ölümüne sebep olur. En iyisi şerbete ilave eğip vermeniz dir. 

Veya yaptığın 5 lt şerbet içine enjektör ile 1 – 2 ml kadar kekik yağının karıştırılması yeterlidir. Yalnız bu miktarın hepsini kovanlara bölüştürmeniz gerekir. Her 3 güne bir 7 kere uygulamanız yerinde olacaktır.

VARROA İÇİN PUDRA ŞEKERİ: Çitaların arasından arıların üzerine serpilmesi gerekir. Bunu lokum imalatı yapan işyerlerinden temin edebilirsiniz. Ayrıca dibek içinde ezerek kendiniz pudra şekeri elde edebilirsiniz. 

PETEK ALTININ KESİLMESİ İLE VARROA MÜCADELESİ: Erkek arılar çıkmaya başladığında ham 1-2 çita peteğinin tele gelen bölümün en alt kısmını kesin. Petek bu şekilde kovana yerleştirilir. Bu kısma arılar erkek gözü olacak şekli ile mum örerler. Varroa en çok erkek arı gözlerinde olur. Sonrasında erkek arıdan inip işçi arıların üstüne çıkarlar. Bu gözler sırlandığı zaman telin dibi ile kesilip atılır. 02.2018

Ayrıca; ARI HASTALIKLARININ BASİT TEDAVİLERİ yazıma bakınız.

Varro ile mücadeleyi, sağlı sollu 5+5 km mesafe içindeki başka arıcı yapmaz ise! Varroadan kurtuluş yok. 09.2021.

GERÇEK BAL ve BALLI BİTKİLER

GERÇEK BAL ve BALLI BİTKİLER
Bal Süzme Zamanı
Öndeki iki kavanoz içindeki keçi boynuzu ve Pürem arkadaki Kekik balı ağırlıklıdır

Haziran 2025– Sayın Bal tüketicisi vatandaş.

Burada sizler için paylaştığım Gerçek Bal ve Ballı Bitkiler konusudur. Bu bilgileri sizlere verdiğim için bana kızacak arıcı Arkadaş olacaktır. Hatta geçmişte gönderdiği bir mesaj ile bana kızan bile oldu. Sitemde paylaştığım TÜM BİLGİLER Bilinçli arıcı kadar bilinçli arı ürünleri tüketen vatandaşların olması içindir.

En besleyici bal, temiz petekli poleni ile birlikte yenilen baldır. Bu arada yediğiniz mumun besleyici özelliğinin olmadığı belirtiliyor. Zararı yok. Yine de tercih sizin.

2014 yılında Konya İl Tarım Müdürlüğüne ürettiğim karışık süzme baldan bir bardak numune götürdüm. Ve verdikleri sonuca varan uygulama şeklimi bildiğim için,  O gün bugün aynı uygulamayı yapıyorum.

Gerçek Balın Tespiti:

Bir balın kalitesi; – Ben bilirim demekle olmuyor. Eskiden kimyasallar ve gıda boyaları bu kadar gelişmemişti. Ne yazık ki Zamanımızda hepsi var.

Balın kalitesinin tespiti için EN AZ 5 çeşit unsurun araştırılması gerekiyormuş. Bunlar Prolin. Fruktoz, Glukoz, Meyve Şekeri, ve Sakkaroz (pancar şekeridir). Ve dolayısı ile 2014 yılında yapılması gereken en az beş çeşit tahlil için masraflarım hariç, 174 TL ödedim.

PROLİN nedir? Prolin, gerçek balın ölçüsüdür. Bitkiden alınan nektar sıvısındaki tatlılık oran miktarını rakam ve orantısal olarak ortaya koyan özüte denir.

FRUKTOZ. Mısırdan elde edilen, çeşitli ylyeceklere (kola bisküvi) katıldığında tatlılık veren sıvı.

GLiKOZ: İnsana enerji veren ve kan içinde olan şekerin adıdır.

MEYVE ŞEKERİ; Yediğimiz tüm meyvelerde olan kendi aromatik koku ve tadı.

SAKKAROZ. Pancar şekerine verilen ad. (bu bilgiler alıntıdır.)

Balım’dan çıkan resmi sonuçlar şöyle.  Prolin 1000 üzerinden 722,03  Fruktoz 38,86 Glukoz  34,55 Sakkaroz şekeri % 0,59  idi.  (bir gram bile yok)

Bir konferansta konuşmacı. – Balının analizini yaptıran var mı diye sorduğunda benden başka cevap veren olmadı. Ne yazık ki Eski yeni arıcıların içinde sadece, Ben yaptırdım dedim.

Hakiki balın tam tespiti için en az 27 çeşit araştırmanın yapılması gerekiyormuş. Yalnız Özel sektör 67 çeşit tahlil yapıyormuş. Ancak 2014 yılı için Konya il tarım Müdürlüğü 27 çeşit analizin değerinin 1400 TL olduğu söylenmişti.

BALIN KRİSTALİZE OLMASINI ENGELLEMEK:  2017 İstanbul Apimondia sunumunda gerekli olan derece ve süreleri şu şekilde verilmiştir. Buna göre; Donmuş cam kavanoz içindeki balı, ocak üzerinde, kavanozun boyun kısmına kadar su içinde kalması şartı ile (daimi) 25 C’ de 4 saat Veya; 60 C’ de 30 dakika ısıtın ve dışarıya alın.

Bu işlem için,  termostatlı derecesi olan elektrikli tencere- çaydanlık uygun olur. Veya seyyar 70C’ üstü ısı ölçümü yapan tüplü derecelerde olur. 

Not: İnsanın dayana bileceği en yüksek sıcaklık sanırım 40 C’. Dereceniz yoksa! Buna göre balı ısıtırken suyun sıcaklığını parmağınız ile mukayese ediniz. 

Donmuş Balda Şeker Tespiti: Bana göre – İrmik helvası yediğinizde irmik tanesini ağzınızda nasıl hissedersiniz? Bu helvayı dişinizin arasında ezdiginizde irmiğin sesi olmaz. Ama toz şekeri ağzınızda ezdiğinizde çıt çıt sesi olur.

Hakiki bal, irmik helvasını yediğiniz gibi dilinizin üstünden SESSİZCE kaymalı. Sonuç olarak Gerçek Bal ve Ballı Bitkiler konusunda donmuş Gerçek balıntespit şekli, böyle olmalı. Sıvı bal içindeki şekerin tespiti hakkında yukarıda yazdığım bilgi dışında bir şey diyemem. 

Bu arada Şeker hastası değilseniz!. Arıcı size; – Bu hakiki pancar şekeri balı derse! Doğal tatlı, diye yemenizi tavsiye ederim. Ha bu arada! Kendi yaptığınız veya aldığınız ve kaynatılmış reçeli yemiyor musunuz? Bu daha sağlıklı.  02.2018

BAL VEREN BİTKİLER.

Bilimsel olarak açıklandığı şekli ile.  Ayçiçeği, Pamuk,  Narenciye, Pürem, Yabani Çilek, Orman Gülü.  Mera Çiçekleri, Kekik, Kiriş – kamış gibi uzun, küçük yapraklı tek gövdeli. Poleni çok olur.  Geven, Dilfir,  Hayıt, Gevrek Otu, Çeşitli meyve ağaçları,  Akasya, Kiraz, Elma Köknar, Ladin, Ihlamur, Kestane.  Korunga. Peygamber Çiçeği, Misk Çiçeği,  Kızıl Yonca,  Ballı Baba, Hardal. F, Üçgül, Oğul Otu, Karagan, Ada Çayı, Kızıl Çam. Kanola, Tütün,  Kabak Çiçeği, Unutma Beni,  Yabani Turp, Söğüt, Çakır dikeni, .

Basara (böcek) balı bitkileri : Yağmurların yağmadığı ve havaların sıcak olduğu Mayıs Ekim aylarında:. Bölge ve yoğunluğuna göre sedir çam meşe kayın kavak. Söğüt Ihlamur Badem Sarı ve Kızıl çam Akça ve Karaağaç ağaçlarında hem doğal bal, hem Basara (böcek) balı bitkileri olur. (alıntı) 01.2013

Hollandalı bilim dergisinde İngilizce olarak bal ve polenli bitki isimleri yayınlamış. Kişniş, Hodan (sütleğen cinsi), Adaçayı, Rezene,  Gülhatmi. Çiğdem, Düğün Çiçeği, Kardelen, Itır, Dalya,  Nergiz, Tatlı Sığınma.  Haşhaş, Zinya çiçeği, Lavanta ve  Kedi Otu.  12.2014

POLEN ve KULLANIMI HAKKINDA

Polen ve Kullanımı Hakkında

Temmuz 2025. Polen ve Kullanımı Hakkında. Polen nedir? Polen, Bitkinin çiçekteki Havyarı’dır. Arı için ise Bal, çorbası. Polen ekmeğidir. Polen, insana tokluk hissi verir.

Özellikle B cinsi vitaminler ağırlıklıdır. İlk bahar aylarında arazide ve petek gözlerinde polen çok olmalı. Polen kadar çok olursa, günlükte o kadar çok olur.

Nektar, peteğin örümü ve petekte bal dolumu için gereklidir.

Polen; Günlük atımını ve koloninin çoğalmasını sağlar. Polen arının ekmeğidir.

Su; Polenin bal ile karıştırılması hemde sıcak havalarda kovanların serinletilmesi için gereklidir.

Rahmetli Muhsin Doğaroğlu hocamız; Arıya günlük attırmak için (Yaz, Kış) polen verin, demişti. Bakıcı arılar, 4. günlükten itibaren larvalara bal polen ve su karışımlı yiyecek verirler. 

Polen, faydalı bir gıdadır. Seyrettiğim bir programda konuşan profesör:. Polenin besin değerini vurgulamak için; 5 gram polen 1 kğ bala eşittir demişti.

Temmuz ayından önce Kovan önünde erkek arı ölümleri var ise çitalarda polenin durumuna bakınız. Polen az veya yok ise, işçi arılar erkek arıları Olan poleni yemesinler diye, öldürürler.

Arılar, Ana arı olmasa bile çıkan veya çıkacak olan yavruları besler. Yavrular için polen getirmeye devam ederler. Yalnız, ana arı günlüğü, ne kadar polen var ise, O kadar günlük atar. Onun için; Yazın polen gelimi azaldığında, kışın arazide olmadığı ve arının dirençli olması için, elinizde olan poleni yaz kış veriniz.

Polen ve Kullanımı Hakkında, Haşhaş bitkisinin polen verimi çok kuvvetlidir. Buna göre Dışarıdan nektar gelmese bile vereceğiniz şerbet ile haşhaş etkili olur. Haşhaş poleni sayesinde eski peteklere  yavru atımı hem de  petek örümü  fazlası ile olur. Ticari amaçlı gezgin arıcılık yapan arkadaşlarımız, Çam balına gitmeden önce, haşhaş tarlalarında arılarını besiye çekerler. Bölgelere göre değişmekle beraber haşhaş çiçeği 20 Nisan – 15 Haziran arasında acar ve biter.

Dışarıdan polen vermeniz halinde:. Örn: 3 yemek kaşığı polene yarım yemek kaşığı pudra şekerini karıştırın. Sonrasında Nemli poleni bir parça naylon üzerinde ve çita üstüne koyunuz. Çünkü Bu gayretiniz size günlük olarak geri dönecektir.

kovandan polen alımı: Kimi arılar bolca polene çalışır. Öyle ki, bir ara, kendi arılarımdan biri, kuluçkalığı nerede ise polen ile doldurmuştu. Bu ise, peteklere, günlük atımını engeller. Arılarınızın çoğalması için, nisan ayı sonuna kadar poleni arada bir alınız. Polen ile dolan 3 çita’dan fazlasını, dışarıya alıp saklayınız. Yalnız güvelenmesin.  01.2015

BÖLGELERİN İKLİMDEN ETKİLENME ÖRNEKLERİ

BÖLGELERİN İKLİMDEN ETKİLENME ÖRNEKLERİ.

   Temmuz 2025. Bölgelerin İklimden Etkilenme Örnekleri konusunda bazı bölgelerin özelliklerini konumuna göre ele aldım. Bu konu doğrultusunda Seydişehir, Beyşehir, Akseki ve Mihalgazi ilçelerimizde gözlemlediğim özelliklerini topluca dile getirdim. 2019

SEYDİŞEHİR VE BEYŞEHİR ARASINDAKİ İKLİMSEL FARK: 

Bu konuda Konya Selçuk Üniversitesi görevlileri Seydişehir ile Beyşehir’in iklimsel etkilenme ve sonuçlarını yayınlamışlardı. Buna göre iki ilçemizden Seydişehir ağırlıklı olarak Ak Deniz iklimi etkisi altındadır. Oysa Beyşehir ise 1/3 oranında Ak Deniz 2/3 oranında karasal iklimin etkisi altındadır.

Bu sebeple yağmur ve Kar yağışları Seydişehir de daha fazladır. Sıcaklık Beyşehire göre 1 C’ daha fazla iken soğuk Beyşehir de 1 C’ daha fazladır. Seydişehir’in konum olarak Ak Denize yakın olmasının avantajı kısmende olsa burada belli olmaktadır. 

SEYDİŞEHİR’DE İKLİMSEL DEĞİŞİM ve SONUÇLARI:

1987 yılı kışı Ocak ayında yağan kar üç ay yerde kalmıştı. Kalması bir tarafa kuru tipi ayazları etkili oldu. Oluşan kuru ayazlar sonrasında evlerin içindeki su boruları musluk ve su saatleri dondu ve patladı. Hatta kimi evlerin kanalizasyon hatları bile dondu. Daha sonra geçen bu yıllar içerisinde skorlara girecek günü birlik soğuklar görünse de etkisi uzun olmadı.

Daha sonra 1987 yılı Kırk ikindi Nisan yağmurları ile ardından güneşli bir mayıs ayını yaşadık. 2013-14 Kış mevsiminde kar, Seydişehire iki kere yağmış olup, 2 günde erimiştir. Aralık 2016 – Ocak 2017 kışında aralıklı 260 cm kar yağdı. Uzun süre kalmadı. Aşırı soğuklar, daimi olmamıştı. Bir ara – 27 C’ görülmüştü. 2017 Ağustos ayının 3, 4, 5, 19, 20. günlerinde ise hafif bile olsa yağan yağmurları gördük.

Serik’te 2020 Mayıs ayı 14 ve 15. günlerinde gölgede, 49 C’ ile ‘cehennem sıcaklığı’ yaşanmıştır. 

2021 yılı eylül ayında Bursa’da görevli akademisyen; Bu sene leylekler erken gitti, kışın soğuklar çok olacak, diye fikir yürütmüştü. 29.01.2022 dışarıda kar aralıklı yağdı. ∼ 150 cm kar eridi/yağdı ve şuan dışarıda şehir içinde sıkışık 30 cm kar var ve zaman zaman soğuklar – 28 C’ zorluyor. 

RAKIM VE DAĞLARIN İKLİME ETKİLERİ:

Bölgelerin İklimden Etkilenme Örnekleri konusunda bir örnek. 2014 Haziranında düğün için  İç Anadolu bölgesinde yer alan  Eskişehir – (köse)Mihalgazi ilçesine gittik. Buranın merkez nüfusu 1700. Dört tarafı dağlık ve tam orta çukur yerden Sakarya nehri akmaktadır.

Rakım olarak, Sakarya nehrinin aktığı bölge  ≈ 165 mt, ilçe Kaymakamlık binasının olduğu yer ise ≈ 215 mt. 300-400 mt yukarısında ise, Sakarı kaplıcaları yer almakta. Sakarya nehri yatağı, Karadenize kadar bir boğaz vazifesi görüp, denizin nemli havasını buralara kadar ulaştırıyor.

Mihalgazi İlçesinde Yetişen Meyve ve Bitkiler; Turunçgiller ve muz hariç her türlü meyve, Çam Fıstığı ve şimdi yapılmayan pamuk üretimi bile yetiştirilmekte ve yapılmakta imiş. Plastik seralar, Mersin-Anamur ilçesinde gördüğüm gibi, bu bölgeyi  kaplamış durumda. Düğün sahibinin anlatımı ile; bu sene (2013/2014) kış olmadığı için, beş kez yeşil sebze mahsulü  kaldırmış. Bu yerin yıllık sıcaklık  ortalaması ise:  +13 C’

Aynı şekilde Antalya /Akseki ilçesine bağlı dağ ve yüksek tepeler ile çevrili, 850 m rakımlı Cendeve yerleşim bölgesi. Ak Denize inen Manavgat çayı yatağı bulunan bölge ve boğaz bu noktada. Bu boğaz denizin sıcak ve nemli havasını buralara getiriyor.  Bu nedenle burada narenciye muz hariç  zeytin ağaçları incir ve çam fıstıklarının yetişmesine neden olmaktadır. 01.2013

ANA ARININ GÜNLÜK ATMASINI TEŞVİK ETMEK

ANA ARIYA GÜNLÜK ATTIRMAK.

Temmuz 2025. Petekte Günlük Yoksa Ne Yapmalı. Kovanda hepsi var gibi ama, günlük ve kapalısı yok. Ne yapmak lazım. Polen, Polen. Ana Arının Günlük Atmasını teşvik için elinizde olan veya temin edeceğiniz poleni, pudra şekeri ile karıştırın. Hafif şekilde ıslatıp yoğurun. Yalnız tane tane katı olsun.

Rahmetli Profesör Doktor Muhsin DOĞAROĞLU hocamız: Ana arıya günlük attıra bilmek için pudra şekeri karışımı polen verin demişti.

Keseceğiniz 10*10 poşet naylonu üzerinde çita üstüne koyunuz. Daha sonra polen bittikçe aynı yere poleni -birkaç kez- koyunuz. Bu işlemi özellikle havaların ılık geçtiği kış mevsimi gününde bile muhakkak uygulayınız. Yaz mevsiminde iken, Polen var ama günlük yinede yok ise, anayı değiştiriniz. 

Ana Arının Günlük Atmasını Teşvik için, bunun faydasını göreceksiniz. Kışın poleni verdiğiniz halde günlük olmasa bile bu işten kazançlı yine arımız olacak. Bu yüzden koloni bu kışı daha güçlü geçirecek. Daha sonra arımız Bahar mevsimine daha kuvvetli girecek. Bu yazdıklarımı uyguladım ve sonucunu gördüm. Yani, poleni kışın bile veriniz.

Kimi arıcı arkadaş videolu çekim ile toz pudrayı, poleni vd yere dökerek, tavuk yemler gibi yapıyor muş. Yere dökme işi, sağlıklı değildir. Arı poleni temiz yerden alıyor. Yapmayın. Bu arkadaşın yaptığına Ana Arının Günlük Atmasını teşvik denilemez -Buna iş güzarlık denir.

Kovanları daimi ıslak kalabilecek yerlere koymayınız. Bu yerlerde arı hastalıklı olur. Siz ne kadar imtina gösterseniz bile başarılı olamazsınız. Kovanların dışında olan çatlakları silikon ile kapatın. Üst kapak altlarına çul çuval kağıt koymayınız.

Havaların sıcak olduğu arını dışarıda uçuş yaptığı günlerde şerbet vermeniz gerekiyorsa verin. Burada dikkat edeceğiniz nokta şu. Arılar petek üzerinde üzüm salkımı gibi toplanmış olmasınlar. Bütün bunları yaptığınız halde yine de arılarda ilerleme yok ise arılarda hastalık ola bilir.  09.2016

MISIRIN HEM KRALİÇESİ HEM KRALI HATŞEPSUT

MISIR KRALİÇESİ VE KRALI HATÇEPSUT

    Temmuz 2025. Mısır Kraliçesi ve Kralı Hatşepsut. Bu yazımın aslını 04.08.2002  pazar tv yayınında günü izlemiştim. Ve arkeoloğun anlatımlarını anında not ettim.

Hatşepsut hakkındaki aşağıdaki yazılımın hiç yada az bulunabilen bir durum diye düşünüyorum. Yalnız Kraliçenin hayat hikayesi hakkında tarih rakam bilgilerini büyük larousse ansiklopedisinden aldım. Doğum ve ölüm: MÖ 1537 – 1484

Mısır’ın Kraliçesi ve İlk Kadın Firavunu: MÖ 1789 yılına kadar kraliçe olup kocasının ölümü sonrası 1789 – 1786 yılları arasında kadın İlk Firavun Olan Kraliçe Sobek Neferu idi. Kaynak-History.com – 2022

Hatşepsut’un manası:. Soylu kadınların en önde geleni –  livescience.com  Ne var ki Hatşepsut ile kocasının kardeşliği ve evlilikleri gibi kendilerinden sonraki bazı evlilikler ile aynı  sorunlar yaşanmış.

Mısır kralı 1. Tutmosis (tutmes) in birinci karısından olan büyük kızı Hatşepsut ile ikinci karısından olan oğlu 2. Tutmosis ile Hatşepsut 12 yaşında evlendirilmiş. Daha sonra Kralın ilk  evlilikten doğan erkek çocukları hep ölürken, sadece bir kızı sağ kalıyor.

Örneğin Mısır kralı Akhenaton ve ilk karısı Nefertiti‘den olan ve doğan çocukları gibi. Akhenaton’un 2. karısından olan oğlu Tutankamon ile  Nefertitiden doğan kızının evlilikleri aynı. Gerçi Antik Mısır tarihinde aynı anne ve babadan olan çocukların evlendirilmesi normal imiş.

MÖ 1520 yılında 1. Tutmosis in  ölümü üzerine oğlu 2. Tutmosis ve kızı Hatşepsut yönetime geliyorlar. Hatşepsut o zaman 17 yaşında oluyor. Sonrasında 2. Tutmosis, Hatşepsut‘tan olan kızını, 2. evliliğinden olan oğlu ve kendisinden sonra kral olacak 3. Tutmosis  ile  evlendiriyorlar.

Sonrasında Hatşepsut’un kocası 2. Tutmosis, M.Ö. 1505 yılında ölüyor. Kralın oğlu ve kraliçeninde üvey oğlu ve damadı olan 3. Tutmosis’in daha küçük. Lakin iktidarın zevkinden dolayı Hatşepsut tahtı bırakmıyor ve yeniden evlenmiyor. Kraliçe dul kaldığında 32 yaşında imiş. Sonuç olarak çocuk yaşta olan 3. Tutmosis ile karısı da, kral olma konusunda istekli değillermiş.

Hatşepsut kadın kral olarak iktidara alışmıştı. Yalnız kadının kralın olması mümkün değildir. Ama Baş rahib bu sorunu ortadan kaldırmış. Kraliçeye Tanrı Amonun Kızı Hatşepsut lakabı verilmiş. Ayrıca Kraliçe erkek firavun kıyafetleri giymiş ve çene altına sakal takmış.

Arkeoloğun duvar yazı ve resimlere dayanan anlatımında ise:.  Kadın kral Hatşepsut ile damadı kral 3. Tutmosis arasında karşılıklı güvene dayanan bir antlaşmanın olduğu yönündedir.  Kraliçe Hatşepsut’un kızının eğitmeni Mimar Selmut.

Yalnız Kraliçe ile Selmut’un arasının iyi olduğu görüşü hakimdir.  Hatşepsut Mısırın bayındırlığı iç işleri ve yönetim işini hallediyor. Damadı 3. Tutmosis ise askerlerin arasında  savaşmayı öğreniyor.

Bu arada aynı zamanda ‘gözde erkeği’ Mimar Selmut‘a, kendi anıt mezarını yaptırır. Selmut, kraliçeden önce ölür. Selmut ile dünyada yaşarken resmen bir arada olamayan Hatşepsut! Mezarlık inşaatı anında, mimari bir hile yaptırıyor.

Mimar Selmut’un mezarını daha önceden hazır olan kendi anıt mezarının yan tarafına yaptırıyor. Kendi anıt mezarı ile Selmut’un mezarı aynı seviyede. Kraliçe anıt mezarı odası ile Selmut’un mezar odası arasına sadece basit bir duvar ördürüyor. Böylece sağlığında bir araya gelemeyen Kraliçe ile Selmut, öbür dünyada bir araya geliyor.

1903 yılında, Hatşepsut’un mezarı tespit edilip açılıyor. Kraliçenin mezar odasındaki duvar resimlerinde kraliçenin yanında duran bir erkek resmi, var. Bu erkeğin sol yanağında, yaşlanmadan dolayı oluşan bir çizik görülmüş. Sonrasında, kraliçenin mozolesinin ilerisinde bulunan mezar odasıda açılmış.

Ne var ki Bu mezar odasından çıkartılan erkek cesedinin suratında aynı çizgi görülmüş. O gün için bu erkeğin yüzü tv’de gösterildi. Sonuç olarak Kraliçenin mezar odasındaki  erkek resminin, Mimar Selmut’a ait olduğu görülmüş.

Mısır’ın Kraliçesi ve Kadın Kralı Hatşepsut M.Ö. 1484 yılında ölüyor. Üvey ve oğlu damadı 3. Tutmosis kral oluyor. 3. Tutmosis kral olduktan 15 yıl sonra, açık alanlardaki kraliçe Hatşepsut un resimlerini kazıttırmış.

Bu kazıtma şeklinin 3. Tutmosis’in  kayın validesi kraliçeye karşı oluşan gizli düşmanlığından değil. Arkeoloğ bu yapılan kazıma olayının Yalnız siyaseten alınmış bir karar olduğunu, söylemişti. 04.2014

SEYDİŞEHİR KUĞULU PARK 2007

SEYDİŞEHİR KUĞULU PARK 2007.

     Temmuz 2025. Seydişehir Kuğulu Park 2007 Günümüzde mesire alanı olarak kullanılıyor. Elli yıl öncesinde buralara ancak görevliler gelirdi. O zamanlar su içindeki çamurdan  dolayı toprak bile görünmezdi. Ayrıca mevsimine göre yabani göçmen kuşların uğradığı bir bölge idi. Ne zaman ki Eti Alüminyum Fabrikası ve Lojmanları için su basılmaya başlandı! Görünürdeki Su bitti.

Lakin buraya eskiden gelen göçmen kuşlardan biri ve başta geleni ise adı üzere Kuğu Kuşları idi. Ki o zamanları ben görmedim veya hatırlamıyorum. Bundan başka kaz, ördek en bilinen yabani kuşlardı.

Günümüzde ise ana havuzda  sembolik olarak Kuğu Kuşları var. Ayrıca ‘hatırlı ziyaretçiler için’ beslenilen çeşitli ördek ve kazlar.

Seydişehir Kuğulu Park 2007 resimleri o zamana ait bir belgesel durumundadır. Özellikle Havuz içindeki adacık ortasında yeşeren Söğüt Ağacı unutulmaz bir görüntü veriyor. Havuzun orta yerlerinde yer altı su kaynağı var. Havuzu besleyen de bu kaynak suyudur.

1, 2, 6 ve 13. resimler Kuğulu merkez alanı içindeki ana havuzu gösteriyor. Bu havuzun ortasındaki adacıkta, gölette barınan kaz ve ördekler için yapılmış kulübeler mevcuttur. 3. resim ise mesire alanına gidilen köprülü üst geçit üzerinde olan ben. 4 ve 5. resimler ise Ana havuzu yukarıdan besleyen su kanalıdır. Bu kanal ancak, bol yağmurlar sonrası etkin olur.

Alttaki şelaleler ise, görüntü maksatlı olup hoş bir anı olmaktan öte bir işlevi yoktur.

 DSC01273 DSC01274 DSC01275 DSC01278 DSC01279 DSC01281 DSC01282 DSC01285 DSC01286 DSC01288 DSC01291 DSC01294 DSC01296 DSC01297           

Özellikle ana havuzun alt tabakasında bulunan yer altı suyu, yaz kış kesilmeden akar. Veya akmasa bile! – Ben buradayım diye kendini, gösterir. 2012

Yolda yürüyen en güzel kişi Yoldaki engelleri kaldıran kişidir.

SEYDİŞEHİR KUĞULU PARK MESİRELİĞİ

SEYDİŞEHİR KUĞULU MESİRELİĞİ.

    Temmuz 2025.  Seydişehir Kuğulu Park Mesireliği azda olsa her şeyin doğal ve doğallığını devam ettirdiği nadir yerlerden biridir. Bu yerin ‘tam’ doğal olduğu zamanlarda ise buraya adını veren Kuğu kuşları geliyormuş.

Ben 50 yıl öncesinden, özellikle avcıların ve revlilerin ayak bastığı, bataklık bir bölge olduğunu duyardım. Bu kişilerin kolayca  gidemediği yerlerde kırık – dökük kayıklar içinde gezindikleri sazlık, bataklık olan, mevsimine göre de, göçmen kuşların gelip konakladığı, yumurtalarını bıraktığı, giderken de yavrularını yanlarında alıp götürdükleri bir Kuğulu‘muzu duyar ve hatırlarım.

Yabani Kazlar ve ördeklerin sadece adları kaldı. Bıldırcın ve Keklikler, -vurmak için- ‘mikroskopla’ aranıyor. Buraya adını veren  KUĞU ları ise Seydişehir Belediyemiz, Kuğulu’nun adına layık olması babından, 2012 yılında 3 tane kuğu temin edip, havuza bıraktı.

Kuğulu’muz; Şehrimizin güneyinde, Antalya yolu sınırında Toros Dağlarının uzantısı -Giden Gelmez  dağ gurubuna dahil olan, Kalafat dağının yarım daire şeklinde kucakladığı; Yazın yeşillikler içerisinde kısmen sulak ve sulanan;  Kışın ise Allah vergisi, su deryası bir mesirelik. Şehir merkezine 8 km mesafededir. 40.400’e varan merkez nüfusumuz (2012)  için tüm içme sularımız burada bulunan ≈ 5 mt derinlikteki kuyudan (halen 2025), pompalar vasıtasıyla depoya basılıp şehre dağıtılıyordu. Fakat 2000 yılından sonra buna artezyen kuyularının da ilave edilmesi mecburi olmuştur.

2008  yılında  Şehrimize bağlı Akçalar kasabası yakınındaki 1210 rakımlı Çal tepesi üzerinde başlayan  artezyenden su çıkartma çalışmaları, 2012 yılında neticelenmiş ve yeni su hattı, bağlanmıştır. Yalnız bu suyumuzdaki kireç oranı biraz fazla gelmekte olduğundan Belediyemiz, bu suyu fizyolojik arıtma yoluna gideceğini bildirmişti. Büyük şehre dahil olduk 2025 hala yapılmadı.

Bu güne kadar açılan tüm artezyen kuyu ve sularının, şehrimize iki yönlü faydası olacağı beklenilmektedir. Çal mevki ve diğer artezyenlerden basılan su sayesinde; Kuğulu yer altı su miktarı artmasa bile! Yerinde saymasına katkı sağlayacaktır.

Yağmur mevsimin kısmen başladığı Ekim ayından itibaren (2021 mevsime ait ilk yağmur, 14 Eylülde yağdı) yer altı nehir ve göletlerimizin dolması ile önce, zemin yüzeyinde sular çıkmaya başlar. Kasım – Aralık ayları içerisinde, ∼ 3 gün yağan yağmur sularının etkisi ile, Kuğulu gezinti zemininden 90′ dikliğine ≈ 40 mt yükseklikte ve 100 m dağın böğründe, Kalafat Dağının üzerinde  olan, halk arasında ‘Gürlevik‘ denen noktadan önce uğultular, sonrası havaya tazyikle fışkıran yer altı sularımız; Yer altındaki su bolluğunun bir nişanesi olarak, beyinlerimize kazınır.

Gürlevik, kasım 2009 ve  2010 yılı Aralık ayının son haftasına doğru patlamıştı.  Gürlevik in suyu fışkırdığı zaman önünde, dikilmek mümkün değildir. Öyle’ki, suyun ilk çıkış anındaki uğultu sesinin, kuş uçumu ≈ 1 km mesafeden duyulduğu söyleniyor. 2000 yılı öncesi yer altından çıkan su ile, şehrimizde yağ balığı olarak bilinen balık türüde çoğalırdı.

Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim: İnsanoğlu gibi aç ve bencil bir mahlukat yoktur. Bu balık, geçmiş yıllarda haddinden fazlası ile bölgemizde bulunurdu. Bu balığı yemek için yakalamaya çalışanlar,  azı ile yetinmediği gibi, okur yazar dediğimiz kişiler dahil, değişik bölgelerde daha büyük balıkları yakalaya bilmek için, 3-5 tane  değil, honaz denilen balık yavrularını, bidonlara doldurup götürüyorlardı.

Hazıra ne dayanır? Haliyle yeryüzüne çıkan yağ balıkları da, suların çekilmesi ve bilinçsizce yakalanmaları neticesinde, yok oldu. Evet; Her nimetin bir külfetinin olduğu, aşikardır. Diğer bir etken ise; Suğla bölgemizde; çok yağan kar ve yağmurun etkisi ile dolan yer altı sularımız, her yedi (7) senede bir yer yüzüne patlar ve bu bölgemizdeki yüzlerce dönüm arazi sular altında kalır, yer altında üreyen yağ balıkları da göz önüne çıkardı. Ne yazık ki; Bu yeraltı suyumuz, son kez 1980 sonunda yeryüzüne çıkıp, 1982 yılından itibaren gelmemek üzere gitti.

Benim Seydişehir Kuğulu Mesireliği ile olan bağlantım sadece yazın piknik amaçlı değildi.

2007 – 2009 yılları arasında, Özellikle insanların olmayıp, yabani domuzların yattıkları çalı diplerinden, sanki bana; ‘Hala ne duruyorsun akşam oldu, ezanlar okunuyor, git‘, der gibi homurdanmalarına kadar yağmurun, sulu sepenin altında, Ekim ortalarında başlar, su akıntısının kesildiği Mayıs ayına kadar elimde çapa, kürek ile buralarda su kanalları açma çalışmalarım devam ederdi.

Kimine göre ben; defineci, (Ergenekon, silah gömülerinin sıkça söylendiği zamanlarda) silah saklayan, kimine göre de Allah rızası için  oralarda oyalanan, düzenleyen doğayı seven birisi idim. Burada yaptıklarım ise;

Bu bölgenin, Ferzine Çeşmesi ve mağarasına çıkan taş yolu, AKP’li belediye başkanımız İbrahim Halıcı yaptırmıştı. Bu taş yolun üst tarafı ve yukarılardan gelen yer altı suları, bu taşların üzerinden geçerek, öbür tarafından araziye yayılıyordu. Suyun yayılması bir tarafa, taşların üzerine çamuru yaydığı gibi akan su,  taşın altındaki toprağı yumuşatıp akıtmakta ve yolun bozulmasına neden olmakta idi.

Peki, bu durumu, belediye çalışanlarının görmemesi veya duymaması mümkün mü? Değil! Bu yol yapıldıktan 1,5 – 2 sene sonrası, tabiri caiz ise bu görevi ben devraldım. Orada bulunmam ve gayretlerim, aynı zamanda benim ruhumu gençleştiriyordu. Öyle ki, yağış altında gocuğumdan damlayan suyu bile dikkate almıyor idim.

Ben, Seydişehir Kuğulu Mesireliği bölgesinin üst taraflarında her yöne yayılan yeraltı sularını, bir ark açarak, taşlar döşeyerek, ayak altından uzaklaştırmıştım. Bu heves ile, Ferzine Çeşmesinin 15 mt yukarısından çıkan yer altı suları için aşağıya doğru ≈ 250 mt su yolunu bazen balyoz ile, bazen kazma – kürek, bazen çapa ile buralara kanal açtım.

2011 yılından bu tarafa, medarı iftiharım olan bu yer ve su yollarını görmek, bozulan yerleri yeniden yapmak için zamanım olmadı. 01.02.2014 Cumartesi günü tekrar aynı yere gidip, bozulan kanal  yerlerini  onardım, düzenledim. Şimdi oralara bu işleri yapmak için gidecek olsam; Girişte para vermem lazım.   10 . 2010    Mecit  ALBAYRAK

ARILAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER

PETEK veya ÇİTALARIN YERLEŞİK SIRASI

  Temmuz 2025. Burada yazdığım Arılar Hakkında Genel Bilgiler konusunun % 80 ni yaşadım, gördüm. % 20 sini ise! Şüphe ile karşıladığım olayların karşılığını FAO Çin Rus Portekiz Brezilya menşeili kaynaklardan araştırdım.

Arılar hakkında kimi soruları etrafıma sordum. Bildiklerim ile kıyasladım. Gördüğüm her arıcıya bana sormasa bile arılar hakkındaki bilgilerimi göstere göstere hep söyledim. Onlar ise sorduğuma düzgün cevap bile vermediler.

Arıcılığa ilk başladığımın 2. yılında tanıdığım bir arıcıya – Bana yardım eder misin diye sordum. İlk söylediğiBallı bir çitanı alırım demişti. 

İlk arıcılığa başladığım yıllarda analı çitayı dışarıya alır uzun bir süre incelerdim. Bu yüzden D ve FF şıklarında belirttiğim açıklamaları araştırdığım için öğrendim. Benim bu davranışımı gören çok daha eski arıcılar bu davranışıma kızarlardı.

Öyle ki ben! Çitalarda günlüğü görmeme rağmen! Günlüğün olması illa ananın olduğu manasına gelmez derdim. Bizzat anayı görmeden kovanı kapatmazdım. Usta arıcı on kovana bakıp bitirirken ben hala tek kovan başında uğraşırdım. Bu yüzden Benim arılar üzerinden gördüğüm nice olayları usta arıcılar görmemiş bile. Kendim Şahidim.

Bugün bir şeye şahit oldum. Benim konu başlığı ve etiketim üzerinden kendi sayfama giriş yapmak istedim. Sayfam açılmadı. Bu bilgilerin bir kısmı degil! Tamamını noktasına kadar kopyalayıp yayınlayan (10.07.2024 Çrş E….arıcılık ve diğer sayfalar) karşıma çıktı. Benden çaldığı bilgiler ışığında sitesinde reklam alıp kazanç sağlıyorlardı.

Bu yazı alıntıdır demeyi bile kendine yakıştıramamış. Sadece sitemim bu değil! Rakımlar konulu yazılarım bile kopyalandı, ve yayınlanıyor.

Sadece bilmenizi ve bilinmesini istediğim için yazıyorum. Öyle ki onlar prof! ben asistan bile değilim?

ANA ARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER:

AAna arıyı öldürme nedenleri:

a- Günlük atmamış ananın olduğu kovana, başka kovandan arı silkeleme! Gelen arılar günlüklü kovandan geldiler. Hiç günlük görmezlerse bu anayı öldürürler.  b– Arısız bile olsa, içinde günlük ve kapalı yavrusu olan çitayı bu kovana koyma. Bu kovanın arıları ananın günlük atmadığını biliyorlar. c. İçinde günlük ve kapalı yavrulu çitası  olan veya olmayan kovana dışarıdan çiftleşmemiş ana verme. Yeni meme yaparlar veya sahte anaya gidecek durumda olabilirler.

d. Anası günlüğü ve kapalısı kalmamış arıya ana vermek: Bu durum daha sahte anaya gitmemiş kovan için geçerlidir. Önce bu kovanı olduğu yerden az uzak yere koyunuz. Tarlacı yaşlı arı azalsın. Aşağıda yazdıklarım BÖLME İÇİNDE GEÇERLİ. 

Yaşadığımı yazıyorum. 25 çitalık arı hem yeni anasını hem verdiğim hazır anayı öldürdüler. Neden? Geçen zaman içinde kovanda yaşlı arı çoğaldı. Çoğalmış Yaşlı arı her anayı istemiyor. Yaşlı arıların az, genç arıların fazla olması yeni ananın kabullenmesini kolaylaştırır. 

Arıcı Bölme yapacaksan önce ana arıyı hazırla. Örneğin 12 çitalı arının, 7 çitasının iki tanesini yeni kovana silkeleyin. Tarlacılar eski yerine gitsin, genç arılar yeni kovanda olsun. Boşalan bu Çitayı arısız eski yerine koy. Bu şekilde genç arılar yeni anayı çabuk kabul ederler.

e. yaşadığım bir olay. Bir kovanın anasını herhangi bir sebeple aldınız. Tekrar eski yerine koymanız gerekiyorsa! 2 gün içerisinde, kutusuz vere bilirsiniz. Çünkü feromen kokusu hala kovanda kaybolmamıştır. Aynen kabul ederler. Yalnız çita üzerinde gezinen anayı bir süre takip edin,

Her şeyi olan kovana da, başka kovandan arıyı direk silkeleme. Bunun için uçuş tahtası üzerinden yere doğru bir şerbetlik tahtasını uzatın. Üzerine arıyı silkeleyin, her iki arı anlaşarak birleşirler. Direkt silkelerseniz, kokuları farklı olduğu için bu sebeple birbirini öldürürler. Başka koku karıştırarak versen bile! Risk oluyor.

BAnası yok ama petek içinde günlük olan kovana ana vermek: Dışarıdan verdiğiniz anayı kabul etmez, öldürüp, meme yaparlar. Dikkat edin! Hazır ana verdiğiniz kovanın peteklerin de açık günlük olmasın. Tek veya böldüğün kovanlar için 5 gün bekle. 5. gün olan tüm memeleri temizle. Sonra kafes içerisinde anayı çitaların arasına koy. Kapalı anayı verdikten 3 gün sonra tekrar kontrol et meme varsa kopart. Yoksa 4. gün kafesin telini açın, hayırlı olsun.

Kafesini terk etmeyen ana arı : 13.4.2014 pz. Yaşadığım bir durum. 3 çita olarak bölüp ve petek üzerinde günlüğü olan kovana kutuda ana verdim. Arı sayısı az onun için hemen kabul ederler diye kek telini açıp hazır ana verdim. 3 tam gün sonra kontrol ettim. Kutudaki keki yemişler. İşçi arılar çıkmış. Ana ise kutu içinde geziniyor.

Ana Dışarıya çıkamamış! Petekleri kontrol ettim. 2 tane meme yapmışlar. Memeleri parçaladım. Bu meme içindeki arı sütlerini boşa atmayın. Tahta ağaç kaşığı ile alıp yiyin. Kutu içerisindeki ananın telini tekrar raptiyeleyip aynı yere koydum. Ertesi gün açtım. İki gün sonra kontrol ettim, kabul etmişler. düzenleme 2020

CEn tehlikesiz Hazır ana verme yöntemi. Günlüklü bütün çitaları arısız olarak başka günlüklü arılı kovanlara dağıtın. Boşalan yerlere hazır veya ham çita koyun. Akabinde kafes içerisindeki anayı, kovana koy 2 gün bekle. Telini açıp 2 gün daha bekleyip, ananın kafesten çıkıp çıkmadığını kontrol ediniz. En  zahmetsiz ve tehlikesiz yöntem bu. Ana günlük attıktan sonra isterseniz başka kovandaki günlüklü ve kapalı peteklerini verin

D – Verdiniz ana petek üzerinde geziniyorsa hemen kovana koyup üstünü kapatmayın. Ana arının olduğu peteği dışarıya alın ve anayı devamlı takip edin. Ana arı üzerine C biçimi kıvrılan arı olursa! O arıları iki parmağınız arasında sıkın öldürün.

Ana arının üzerine C biçimi kıvrılan arı: Kendini sahte ana olmaya hazırlamaktadır. Ve bu anayı istemezler. Bir kaça petek üzerinde ana arıyı takip ediniz. Ana üzerinde gördüğünüz C bicimi bütün arıları iki parmağınız arasında tutup sıkınız. C biçimi saldıran arı olmaz ise, iş tamamdır.

Varsa, aynı işlemi saldıran arı kalmayıncaya kadar uygulayınız. (Not: Bu yazdığımı 40 yıllık arıcılar bilmiyor. Esasında anlattığım bu bilgiler Arılar Hakkında Genel Bilgiler den. Lakin bilmeyen bilen bilmeyen var. Bilende söylemiyor. 2025

E. Tezat bir durum. İçinde günlük ve kapalısı olan anasız kovanı 2 gün bekletip kafes içinde hazır ana verdim. Kontrol ettim, hiç meme hazırlığı yoktu. Tekrar kontrol ettim, Ana çıkmış, çita üzerinde geziniyor. Ama çitaların üzerinde açık kapalı 10 adet meme oluşturmuşlar. Memenin birini ana kemirmiş. Diğerlerini de ben temizledim.  Sonuç olarak Arılar Hakkında Genel Bilgiler de bildiğim dediğin arının ne yapacağını  ancak kendi bilir. Niye anayı kabul ettin! Niye meme yaptın?

FKovanı açmadan dışarıdan ana arının tespiti. Kovandaki arının anası var yok bilmiyorsun. Kovanın dışına biraz kuvvetlice vurup, kulağınızı tahtaya dayayın. Kovan içinden uzunca ıııııııı diye bir uğultu geliyor ise ana yok. Kısa (ııı) sesi, ana var demektir.

ANA ARILARININ SAVAŞI:

FF. Kovanı açtınız ıııı sesi geliyor ise! DİKKAT!!. Bir Arıcı arkadaş petek üzerinde ıııı diye gezinen ana arının videosunu paylaşmış. Bu ana arının Oğula gidecek ana olup kendisiyle gidecek arıları çağırdığını söylüyor. YANLIŞ BİLGİ!. Bunun İki nedeni var.

1 – Yeni ana çıkmış. Ama daha meme içlerinde çıkacak analar var ise! Çıkmış bu ana tüm petekleri ve üzerindeki arıları ‘ZİYARET’ ederek kendini bunlara kabul ettirmeye, meme içindeki diğer anaların yok edilmesini isteme çabasındadır.

2Kovanda Ana Arılarının Ölümüne dövüşü neden olur? Yine tesadüfen kovan kapağını açtınız. ııııı diye ses geliyor! Petekleri tek tek kontrol ediniz. İki tane ana arının birbirine kenetlendiğini görme ŞANSIN olabilir. Bu durum var ise, sakın bu ana arılara müdahale etmeyiniz. Bu çitayı aynen aldığınız yere koyup, kovanın üstünü kapatınız. Ertesi gün kontrol ediniz.

aA. Çünkü peteklerde memeden yeni çıkacak başka bir ana daha var. Yeni çıkmış önceki ana bunu biliyor. Ama! Ne çareki Kovandaki arılar bu memeye sahip çıkıyor. Ve gezen ananın meme içindeki anayı öldürmesine müsaade etmiyorlar. Bu yüzden eski ana kovan içinde tüm petekleri gezip işçi arılara kendini kabul ettirmeye çalışıyor.

bB. Akabinde! Memedeki ana çıkmış. Bu iki ana ölümüne dövüşüyorlar. Sesin geldiği yeri buldunuz, Böyle bir anı görürseniz, anaları kovan dışına almayın, müdahale etmeyin. Sağ kalan, kovanın anası olacaktır. Burada kozlarını paylaşsınlar. İşte peteği inceleye inceleye böylece arılar hakkında genel bilgilere bu şekilde vakıf oldum. Hatta bir ara bir tv’nin proğram yapımcısı beni tekrar arayacağını söylemişti.

Gyerde arılar küme olmuşlar. Arılı çitaları dışarıya çıkarttınız. Bir şekilde arılar kazara kovan dışına döküldüler. Kovanın dış yüzeyinde veya yerde arılar küme olmuşlar ayrılmıyor iseler arıların ortasına bakın. Ana var ise iki parmağınız ile tutup kovan içine koyun. Alamıyor iseniz kovandan bir tane arılı çita alıp ananın olduğu yere yaklaştırınız. Ana çita üzerine çıkar. Çitayı Kovana koyunuz.

H – Kafes içerisinde boşta hazır ana arınız var. Nereye koyacaksınız? Lakin bir kaç gün kovana koymayacaksınız. Bu ana kafeslerini arıların şerbetliğe çıktığı yerin boş yerlerine teli yukarıya bakacak şekli ile koyun. Böylece kovanın arıları kafes içerisindeki anaya hizmet edeceklerdir.  Böylece bir sorunu halletmiş olursunuz.

Iana arı uçup gitti. Kovanı açtınız, çitalara bakarken Ana uçup gitti. O an kovan hangi durumda ise! üstü açık, çita dışarıda iken vb şekillerde bir süre bekletin.  Siz orada iken gitti ise, siz de o yerde bulununuz. 2011 yılında iki tane ananın kaçmasına neden oldum. Bir tanesi, ben aynı kovanın yanında iken, 30 dk. sonra geriye geldi.

2013 senesinde ise, başka bir ana iki kere uçup gitti geldi. Peki, ana neden uçtu? -Ana daha çiftleşmedi ama epey zaman geçmiş. Veya çiftleşmiş zaman geçmiş günlük atmamış anayı arılar istemez. Yada iyice verimden düşmüş. Arılar bu ananın hakkından gelecekler, öldürecekler.

Ana kaçar, gidecek yeri yoktur geri gelir. -Arıcı arkadaş anayı huzursuz eder, ürkek olur kaçar. Diğer bir neden isesakat ve eski anayı, arılar istemez. Üzerine çullanırlar. O an tesadüfen arıya bakarken olayı görürsünüz. Ellerinden kurtardığınız ana arı, can havli ile uçar. Gidecek yeri yoktur, geriye gelir.

Arılar tekrar bunun üzerine çullanırlar. Kaçmak zorunda kalır ve gider.…Kalırsa, zaten ölecek. Ayrıca her kovanda bu olur. Mesela çiftleştirme kutuları ile normal kovanlarda yeterli sayıda arı olmaz. Bu yüzden ana arı geleceğini burada parlak görmez ve kovanı terk eder.

İ – Başka bir kovana arılı çita verdiğinizde  dikkat ediniz ana arıyı öbür kovana götürmeyin. İki kovanda, anasız kalır. Yapılan incelemeler doğrultusunda İşçi arıların ana memesi olacak günlüğü peteğin başka bir yerine taşıdığı görülmüş. 03.2018

JAna arıyı öldürüyorlar ise:. Bu bölümdeki A B Ö şıklarına bakınız.

K – Bir avuç kadar arınız var ve ana vereceksiniz. Kafessiz verebilirsiniz. Çünkü az arı içindeki anaya müdahale etmeniz kolay ve çabuk olur. Çitayı dışarıya alıp, Anayı arıların arasına salıp takip edin. Ana arının üzerinde C biçimi kıvrılmış arılar varsa! Ana arıyı öldürecek. C biçimi olan arıyı sıkın öldürün. Ana arıyı bir süre takip edin. Üstüne çıkan yoksa, anayı kabul etmişlerdir. Çitayı yerine koyun. Böylece çabucak analı kovana sahip olacaksınız.

L – İlla ana boyalı olacak diye bir şart yok. Önemli olan sizin bilmeniz. O kovan kapağı içine yapıştıracağınız bir kağıda arı ve anası için not tutmanız yeterlidir. Kesinlikle kovan içerisindeki anayı her hangi bir boya ile boyayıp, kovan içerisine salmayın. Değişen kokudan dolayı anayı hemen öldürürler. (yaşadım) Ancak kokusuz ana boyama kalemi ile yapınız.

M Yaşlı ana. Ekim ayından itibaren kaç çitalı olursa olsun anası yaşlı ama sağlam olan kovanın anasını öldürmeyin. Başka bir kovanla birleştirmeyin. Çünkü, O beğenmediğin ana, Ocak ayında sizin kurtarıcınız olacaktır. Kendiliğinden ölürse, kovanın arılarını başka kovan ile birleştir.

Ayrıca yeni ana aldınız. Ana başlangıçta  normal günlük atmış. 8 – 10 gün sonra kontrol ettiniz, erkek yavru gözleri oluşmuş. Ana arı, eksik çiftleşmiş. Yetiştirici, ananın ilk günlük atımını görmüş. Bu yüzden garantili olduğunu düşünerek sana satar. Burada, ana arı yetiştiricisinin hatasını aramayınız. Gidin değiştirin veya başka yerden alınız.

N – Hazır aldığınız ana uzun bir süre günlük atmaya bilir. 2014 Nisanında aldığım hazır ana, tam 42 gün günlük atmadı. İlk geldiği gün çelimsiz bir ana idi. Geçen zaman içerisinde boyu uzadı, güzelleşti.  Öldürmeye elim varmadı. Tamam, ana günlük atmıyor atamıyor idi ama neden bilmiyor ve bilemem.  (illa bu böyledir demiyorum ama) bir şey dikkatimi çekti.

Bu ananın olduğu kovan içerisinde bir tane erkek arı yoktu. Diğer kovanlardan erkek arıları tutup, bu kovana koydum. İki gün sonra petekleri kontrol ettiğimde,günlük vardı. Siz beklemeden deneyin diye yazıyorum.

OAnası olmayan kovan. Petek İçinde günlüğü olan arı, kendi anasını yapar. Günlüğü ve kapalısı yok ve anasız süre 4 günü geçmemiş ise! İçinde  günlüğü kapalısı olan arısız 1 -2 çitayı, bu kovana koyunuz. Bu sayede bu arılara kendi analarını yaptırmış olacaksınız.

oO – Ana arı değişiminde ise; Feromen kokusu ve günlük atımı azalmış anayı arılar değiştirirler. Bu memeler genelde peteğin orta yerinde 1-2 tane olur. Bazen eski ve yeni ana bir müddet bir arada yaşaya bilir. Buna süpersedur ana denir. Tabiiki çıkarsa! Bazen bu supersedur meme içleri boş oluyor. Haa bu arada, supersedur memeniz olursa KİMSEYE SÖYLEMEYİN. Nazar! (FAO)

SAHTE ANA HAKKINDA:

ÖAna arıyı öldürüyorlar ise SAHTE ANA olabilir. Olabilir çünkü! Arılar, Arılar Hakkında Genel Bilgiler de belirttiğim üzere çeşitli sebeplerden dolayı öldürürler. Epeydir kovana bakmadınız. Kovan içinde veya petekte kapalı erkek arı sayısı çok fazla ise hemen ana arıya bakınız.

Ana yok. Petek gözü diplerine baktınız. Göz diplerinde 2-3 adet günlük varsa! kovanda sahte ana var demektir. Sahte anaya gitmiş kovana,  başka kovandan günlüklü çita koyup yeni ana yaptırmaya kalkışmayın. Sahte ana, ana memesi yaptırmaz. İşçi arılar ana memesi yapsa bile, çıkacak yeni ANAYI sahte ana, öldürür.

Sahte anadan kurtulmak için en kolay yöntem. Sahte analı kovanın ağzını içinde arılar varken kapat, yerinden kaldır. Aynı yere içinde boş ham veya hazır petek ile,  içinde günlük olan bir çita olan boş kovan koyun. Bu kovanı 2-3 km uzakta ağaçlı ormanlıklı uzun otlu arazisi olan,  tepeli yer olursa iyi olur, buraya gelin. Bütün petek ve arıları dışarıya çıkarın silkeleyin. Boşalan petek ve kovanı biraz uzağa koyun ağzını kapatın..

Böylece SADECE tarlacı arıların eski yerlerine gitmesini sağlamış olursunuz. Sahte ana ve YANDAŞLARI orada kalırlar. Orada bekleyin, küme olan arıları 1-2 kere karıştırın. Giden gider. Gitmeyen bir iki avuç yerde kalan küme şeklindeki arıları, ezin. Böylece sahte ana burada ve yandaşları ile birlikte ölecektir. Sakın bu arıları başka kovana vermeyin! O kovanın anasını da öldürürler. Çünkü!! Bu arılar “yıllanmış” kart arılardır.

PSahte ananın tespiti. Arkasını petekteki günlük yuvasına sokan arı sahte ana arılardan biridir. Bu yüzden bilmeniz gereken Arılar Hakkında Genel Bilgiler den bir tanesidir. Sahte ananın kendisidir. Koloninin çokluğuna göre sahte ana bir kaç tane olabilir. -Yakaladım-Gördüklerinizi ezin. Faydası olur. Sahte ananın yaptığı erkek arı, kısırdır. Çiftleşemez. Ayrıca işe yaramayan erkek arılar devamlı yiyicidir. 202

OĞUL ARISI HAKKINDA:

ROğul arısını, istiyorsanız, çıkan oğulu yeni bir kovana koyunuz. İstemiyorsanız, Oğul arıyı konduğu yerden alıp yere dökünüz. Anasını bulup öldürün. Bu Oğul arısı içine atın. Böylece ölmüş anayı gören oğul çıktığı kovana döner. Aynı kovanın I. ve 2. oğulun da 1 ana, daha sonraki oğullarda ise çok ana bulunur. Bütün anaları bulup öldürün.

Veya anaları ayrı ayrı ana kutucuklarına 4 işçi arı ve keki ile birlikte koyun. Buradan uzaklaştırın. Varsa az bir arı ile ana kutucuklarına koyunuz. Sonuç olarak bu ana burada çiftleşme imkanı bulur. Böylece eliniz altında hazır ananız olacaktır.

S – Her ihtimale karşı kovanın oğula gitme durumu var ve arının oğul vermesini istemiyor iseniz! Bu nedenle önce çitaları kontrol ediniz. Memeli olan ve olmayan çitalarıda anası ile birlikte iki ayrı kovanlara eşit şekilde dağıtın. Böldüğünüz esas kovanı, olduğu yerin yarım metre sağ veya soluna koyunuz. Yeni kovanıda, kaldırdığınız eski kovanın YERİNİN yarım metre ötesine koyunuz. Böylece tarlacı arılar bu iki kovana bölünürler. Bu sebeple kolonide ikiye bölündüğü için oğula gitmekten vazgeçer.

Ş – Kovanlarınız sahil bölgesinde portakal bahçesine yakın yere koymaya çalışınız. Bu sebepten dolayı arı devamlı günlük petek işler. Bu durumda az az şerbet veriniz. Çünkü çok verirseniz, iki çitalık arı bile oğula yönelir. İç bölgelere geldiğinizde ana arı, serin havadan etkilenir ve  günlük atımı azalır.

Arının uçuş deliğini daraltınız. Hatta uçuş deliğini önden kapatacak bir kapak (benim uygulamam), teneke takınız. Böylece bu kapak sayesinde serin  havanın önden direk içeriye girmesini engellemiş olursunuz. Boş yerlere Strafor koyunuz. Mayıs ayı değişken iklime sahiptir. 

TArılar Ana Arının Ayaklarından Asılıyorlar. Peteklerde kapalı var, günlük yok. Ana eski ve iyice çaptan düşmüş. Ama! işçi arılarda yeni ana memesi yapacak. Yaptıkları meme içine ana arının günlük atmasını istiyorlar. Bu arada anayı da istemiyorlar. Bu anayı öldürüp kovan içine atın. Ertesi gün bu kovana günlüklü bir çita verin. Diğer bir kovan ile birleştirirsen bu eski arılar O kovanın anasını öldürürler. 

BİLİMSEL BİLGİ. Türkiye’de İtalyan, Karniyol, Muğla, Kafkas ve Anadolu cinsi ana arılar var. Bu çeşitli ana arıların birbiri ile çiftleştirilmesiyle melez (Hibrit) denen analar oluyor. Melez ananın günlüğünden elde edilen ana verimli olmuyor.

Melez arı cinslerinden elde edilen balın miktarı, normal arı cinslerinin ∼ 2 katı oluyormuş. Laboratuvar ortamında yaşatılan ve hiç bir iş yapmayan işçi arının 304 gün yaşadığı belirtiliyor. Haliyle ana arı; Arılar Hakkında Genel Bilgiler başında gelir.

ÜGenç ve Yaşlı ana arının özellikleri. Genç ananın renkleri siyaha yakın doğal ve koyu parlak, boyu kısa, hareketleri hızlıdır. Yaşlı ana arı zayıf, ince ve boyu uzun olur. Bu nedenle hareketi yavaştır. Siyah halkaların arası açılır. Sarı renkleri ortaya çıkar. FAO

Ana satın aldığınızda anaya bakın. Ana arının bacak sayısı tam, kanat boyları eşit ve bitişik olmalı. Kanatlar ayrık yırtık ve yarım olmasın. Bu belirttiğim şıklar olursa ana arıyı erken öldürürler. 06.2021


Ana Izgarası Hakkında. Ana ızgarası koymadan amaç; ilavedeki peteklere ana arının günlük atmasını önleyerek Çok bal alma amaçlıdır. Bu ızgara, 10 çitalık kovan ölçülerinde, plastik veya çelik tel ile 4 mm aralıklı bir bütün olarak yapılırlar. Bu aralardan sadece işçi arılar geçebilirken, erkek ve ana arılar geçemezler. 

Ana ızgarasının fayda ve zararı: Peki bu ızgaranın faydası bu ise, zararı var mı? Bana göre koloni zamanında kuvvetlendirilecek olursa! Faydalı. Koloni zayıf ise! bu sefer bal alınsa bile! koloni zayıf düşer. Bu ise kışa giren arının bahara çıkma şansını azaltır. En az 15 çitanın onunda günlük ve kapalı olmadan anayı aşağıya hapsetmeyin.

Mümkün oldukça içinde günlük olan çitaları da ilaveye  koymayınız. Ana arı bu kısma uğramaz ise arılar buradaki günlüklerden meme yapar. Veya devamlı kontrol ediniz. Memeleri gördüğünüzde, kesin. Erkenden Izgara koyar iseniz! Bu nedenle koloninin gelişmesini engellersiniz.  04.2016

ŞERBET VERİLMESİ:

V – Toprak kurudukça araziden gelen nektarda azalır. Bu yüzden polen azaldıkça da, ana arı günlük atımını azaltır. Temmuz, ağustos aylarında azar azar şerbet ve elinizde olan polenden koloninin gücüne göre veriniz. Anası olmayan kovana az şerbet veriniz.

Çünkü! Peteklere günlük atacak ana olmadığı için arılar bu yüzden bu gözlere şerbet koyarlar. Dışarıdaki kavun karpuzdan meyve şekeri (fruktoz) alıp kovana nektar olarak bırakır. Böylece arının su ihtiyacını da görmüş olursunuz. 05.2017

YArı saldırısından korunmak için yapmanız veya yapmamanız gerekenler şunlardır. Karanlıkta yağmurlu ve kapalı havalarda açılan kovanların arıları arıcıya saldırırlar. Arabanız varsa, içine girin. Herhangi bir şekilde vücudunuzun etrafında arılar uçuşuyorsa elinizi veya başka bir maddeyi arıya karşı sallamayın. 

Bu durumda arının size karşı daha saldırgan olmasına neden olursunuz. Göz kapaklarınızı arada bir kapatınız. Arı saldırısına uğrar iseniz, kapalı bir yere girin. Vücudunuzun açık yerlerini kapatınız. Açık bir alanda özellikle başınızı ağaç, ot ve çalılık bir yere sokunuz.  Kağıt veya ot yakınız. Arı, ateş ve dumana gelmekte tereddüt eder.

SONUÇ OLARAK. Bu bilgiler için yıllarca uğraştım. Şunu iyi bilin! Kendi kardeşin bile bu bilgileri sana her zaman vermez. Yada karşılığını ister. Benim beklentim sadece Oda aklınıza gelirse. Allah razı olsun demeniz yada yorum kutucuğuna bir teşekkür mesajı yazmanız bile beni ihya eder. Unutmayın ki Allah bile bizden hoşnut olmak ister. 07.2018

BABAM LAZOĞLU ŞÜKRÜ ve SEYDİŞEHİR.

BABAM LAZ OĞLU ŞÜKRÜ ve SEYDİŞEHİR.

Temmuz 2025. <strong> Babam Lazoğlu Şükrü ve Seydişehir sayfası ‘Çakal oğlu’ Mehmet ile başlamış oldu. İlk bölüm: Babam Lazoğlu Şükrü Usta, ile Seydişehir öncesi yaşanmışları aktarmıştım.

1940 – 50 yılları, sanatkarın olmadığı, olanlarında parmakla gösterildiği zamanlardır.  Burada  herkesin işine koşar. Bileğinin hakkı ile kendini kabul ettirir. 1950 yılında Seydişehir’de çalışmaya   başlar. Akseki! O zamanlar sahil kenarları pek makbul olmadığı için, bu yüzden halkının bir bölümü Seydişehir’e gelmişler.

Aksekili ailelerden biri olan Hasan Baran’ın yanında çalışmaya başlar. Böylece 1951 -1957 yılları arası burada çalışır. Ne var ki Bu aile ile olan ahbaplığımız, bundan sonra son nesilleri olan torunları (2024) üzerinden devam edecektir.

HAPİSHANE  HATIRASI: Bu bölüm Babam Lazoğlu Şükrü ve Seydişehir yaşanmışlığının kötü bir hatırasıdır. Babam; 1953 – 54 yılları arasında, Beyşehir istikametinden traktör ile buğday  getirir. Bu yol üzerinde ve Akçalar Kasabası yakınında yer alan Çifte Köprüler üzerinde iken, bir şekilde traktörün arkasındaki römork, bağlantısının yerinden ayrılması neticesinde köprüden çaya düşer. Römork üzerinde olan kişilerden biri ölür.

Trafik kazası sonrası babam Seydişehir Hapishanesine girer. Hapishane arkadaşları Bozkır ilçesinden Ethem ve başka vilayet ten gelen, Hamdi idi.

Ethem amca, kısa boylu, zayıf biri. Ethem Amca ileriki zamanlarda evimize misafir olmuş idi. Diğeri Hamdi ise,  iri yarı ve kilolu imiş. Babamın, bu arkadaşı ile unutamadığı ve bizlere de  aktardığı bir anısı var idi. Mahkumların, aydınlatmaya çıkartıldığı bir gün de Hamdi, babama :

Şükrü; Sende para yok, bende para yok. İkimiz para kazanalım, der. O an orada bulunan mahkumlar pür dikkat kesilirler. Babam – Olur ama, nasıl kazanacağız?

– Kolay, senin burnuna halka takalım. Ben tef çalarım, sen de ayı gibi oynarsın, böylece para kazanırız, der.   Babam : İyi ama, ayı oynatmanın da  bir  şarkısı var. Sen biliyor musun?

– Hayır, der Hamdi.  Bu sefer hapishane arkadaşları babama;  – Sen biliyor musun?, diye sorarlar. Babam : – Evet, der. Ve şarkısını söyler.

Ayımın gözleri humar. – Birini açar, birini yumar

– Ağalardan bahşiş umar. – Vay ayı, vay koca dayı, diye dörtlüğü söyler.

Bu sefer bütün mahkum arkadaşları Hamdi ‘ye;

Hamdi, sen ayı olacaksın;  Şükrü’de tef çalacak ve sen oynayacaksın,  derler. Konu bu şekli ile kapanır.

  • EVLİLİĞİ VE BELEDİYEYE GİRİŞİ

Babamı, yabancı olması nedeni ile evlenecek kız bulamaz. Bulsa da vermezler. Sonunda komşuları olan Karakaş  Yusuf’un kızı annem Ayşe ile anlaşırlar ve kaçmaya karar verirler. Dedem vermek istemez. Annem karşı çıkar. Ve dedem Jandarma Karakolundan ağlayarak çıkar. Bu an, Annemin unutamadığı acılı bir anısıdır. Ve evlenirler.

Daha önceleri kızlarını babama layık görmeyen aileler belediyedeki işinden dolayı namı ve adı duyulan babam için: Böyle olacağını bilseydik, kızımızı kendi elimizle verirdik, demişler.

<strong>Babam Lazoğlu Şükrü ve Seydişehir</strong>

Babam; 1957 yılı Ocak ayında Seydişehir Belediyesine ait elektrik üretim santraline – Makinist, olarak resmen işe başlar. O zamanlar şehir içindeki ‘eski’ otobüs garajı olan yer, aynı zamanda hem elektrik santralinin, hemde haftalık perşembe Halk pazarı yerinin olduğu kesimdir.

Sene 1960. Babam, bir komşunun leblebicilik yapan oğlunu, komşularının ısrarı ile yanına yardımcı, olarak alır – aldırır. İşi öğretmeye çalışır. Her ne kadar babam -Usta olsa da, sonuçta bir yabancıdır. Dışarıda dükkanı olan ve motor tamirciliği yapan başka bir ustada,  babamın yardımcısını geliş  – gidiş, babama karşı;

– Sende usta oldun, bu işi biliyorsun, sana  yardım ederim, türü yönlendirmelerle babama karşı dolduruşa getirirmiş! Babam, zamanı geldiği için elektrik santralinin genel temizlik ve bakımını yapar. Bu nedenle Buradaki fazla malzemeleri santralin arkasında bulunan belediyeye ait Un Değirmenine taşır. Bu nedenle İki büyük İtalyan dizel motorlarına ait ilk çalıştırılma anında kullandıkları ateşleme fişeklerini de buraya getirir. Yalnız önemlerinden dolayı bunları ayrı bir yere koyar. Temizlik sonrası bu fişekleri koyduğu yerde bulamaz!.

(( Bu fişeklerin uçlarına pamuklu dokuma ile özel yapılmış kalınca  halat vari yanıcı bir ip takılıyor. Yalnız Bu fitilin dışarıda kalan ucu ateş ile tutuşturulup altı tanesinin art art seri şekilde takılması gerekiyor. Tutuşturulan uçların sönmemesi de şart. Çünkü dizel motorların kolayca çalışmasını bu ateş kıvılcımları sağlıyor.

Bunları nereden biliyorum? Küçük yaşlarımda iken santrala gelmek, geldiğim zaman malzeme odasındaki üstüpülerin üzerinde uyumak hoşuma giderdi. 12 yaşımdan sonra bazen burada babama yardım ediyordum.  Mesela bir ara küçük altı silindirli Skoda jeneratör dizeli, ucu alevli bir sopa ve basınçlı hava ile ben çalıştırıyordum. Diğer büyük dizellere de ilk hareketi veren, önceden tüplerine sıkıştırılmış basınçlı hava idi))

Bulamadığının sebebi ise; Babamın fişekleri koyduğu yere, (bilerek bilmeyerek kasıtlı veya doğal hali ile) Değirmen ustası olan kişi; değirmene ait değirmen taşını yuvarlayarak duvara dayamış. Fişekler; değirmen taşı ile duvar arasında kalıyor. Fişeklerin bulunmayışının sebebi de bu.

Babamın işe aldırttığı kişi: – Lazoğlu, bu malzemeleri falanca şahıslara ait un değirmeninde kullandı, oraya verdi, diye konuşur ve o zamanki yetkililere bu şekilde şikayet eder. Babam her ne söylerse de, kendini aklayamaz. Ve işten çıkışı verilir. Sene 1960 başları. Seydişehir ~ 2500 nüfuslu küçük bir kasaba.

Seydişehirde Leblebiciliğin Tarihi: Leblebiciliğin tarihi, 1300 yılı başlarında Seydişehirin kuruluşu ile başladı. Seydisehirin Doğu yönünde, her yedi senede bir su altında kalan Suğla arazisinde yetiştirilen nohutun lezzeti, bu mesleği geçerli yaptı.

Ta ki; Seydişehir Eti Alüminyum Fabrıkası açılana kadar. 1970 yıllarında bu meslek terk edilmeye başlandı. Ayrıca 1982 yılından sonra Suğla arazisinde yeraltı suyu kesildi. Sonrası Denizli ve Çorumda #LEBLEBİCİLİK ortaya çıktı.

Sıcak Demircilik, Kalaycılık, Nalbantcılık, hayvan koşum işi yapan Saraclar, Terziler (bu işi yapan Ermeni ustalar) ve Motorlu Un değirmenleri vardı. Ermenilerin yoğun olduğu sokağa Gavurlar Sokağı denilirdi. Bu iş yerlerinin sahipleri ve şehir halkı babamı, yabancı olarak görseler de haliyle,  hem tamirci hem elektrik santrali baş makinisti olması sebebiyle gece gündüz ve daimi, işleri düşüyordu. Bundan dolayı seveni de, sevmeyeni de vardı.

Sonuçta babam; gerekli – gereksiz herkesle ve esnaflarla, işli dışlı olmak zorunda. Kaldı ki; vermiş olsa bile, başkasına vereceği (yedek) fişeklerden 1-2 tane olur. Buna göre Büyük motorlara takılan fişek ise 6+6= 12 adet. Bunun hepsini nasıl ve neden versin? Sonuç olarak bu fişeklerin yedeği de olması gerekiyor. Çünkü dizeller çalışırken bazı fişekler silindir kapağından fırlayarak ve patlayarak çıkıyordu.

Haliyle o zamanlarda ülkemizde ve Seydişehir de ‘usta’ aramakla bulunmuyor. Babamın, Mesleğinden dolayı bir şey sorana, yardım isteyene her zaman faydası oldu. Ayrıca, kendisine ihtiyaç duyulan resmi bir işi yapıp, sorunsuz olarak elektriğin üretilmesini sağlıyor. Bir şeyi daha vurgulayayım. İşin içinde – İşten çıkışı söz konusu olacak olan kişi BABAM! başkalarının menfaati için kendini harcatır mı? İster istemez kim olsa, -Bu fişekler kasıtlı saklanıldı mı! demez mi?

(Belki – Bence! Yukarıda belirttiğim yerli- yabancı anlayışı nedeni ile değirmenci ile babamın yardımcısı işbirliği yaptılar! Değirmenci Fişekleri bilerek sakladı !!?? Veya babamın fişekleri koyduğu yerden KASITLI olarak alındı. Daha sonra alanlar babamın yaptığı işinin hakkından gelemeyeceklerini anladılar ve fişekleri yerine koydular. Ama babamın çıkıcı verilmişti. Yinede – Usta fişekleri bulduk burada imiş, dediler!!! )

Babamın suçsuz olduğu anlaşılır. Ve iş başı yapabileceği söylenir. Babam kabul etmez.  Çünkü geçen zaman içerisinde babama karşı söylenen hakaret ve suçlamalar söz konusudur. Haliyle o gün için yapılan ve konuşulanları tam olarak bilmem imkansız. Ama, hoş sözler olmayacağı da kesin!

Babam Lazoğlu Şükrü ve Seydişehir

Konusunda esasında hatırlamam gereken ama sonradan hatırlatılan bir olay daha var!  Babam, belediyedeki işinden ayrıldıktan sonra; Yazımın başlarında belirttiğim ‘Çakal Oğlu’ Mehmet benzeri bir olayı bu sefer Seydişehirli jeepci taksici Hüseyin Gülpınar ile yaşar. 1960 yıllarda arazi arabası Amerikan malı Jeep ulaşım araçları var. Sayısı belki beş adet.

1. Bölümde yazdığım gibi bu sefer Hüseyin Gülpınar, aynı teklif ile: Sermayesi benden – ustalık senden der ve tamirhane dükkanı açarlar.

Burada fazla kalmaz. Nedenini bilmiyorum. Belki Gülpınarın oğlu Mehmet Gülpınar’dan öğrene bilirim. Ankara’ya  çalışmaya gider. Sene 1960 yılı ortası. Bu kısmı çok iyi hatırlıyorum. Rahmetli Dedem ‘Karakaş Yusuf’ ile Ankara’ya babamın yanına gittik. Babamın bana aldığı uçan balon, otel odasında karyolanın altına kaçmıştı.

İZMİT/ GÖLCÜK  VE SEYDİŞEHİR

60 lı yıllarda ABD malı  çeşitli amaçlı makinalar, Türkiye nin bir çok yerini kaplamıştır. Bu sebeple Babam Ankara da sanayide çalışırken  İzmit Gölcük’te modern Abd malı binek arabaların tamirhane servisi sahibi olan Teyzesinin oğlu Osman Bekar Babamı çağırır. Burada arabaları tamiri, katalog üzerinden yapılıyordu. Böylece 1961 – 62 senelerinde, İzmit – Gölcükte ikamet etmek durumunda kaldık.

Bu arada babamın işe aldırdığı yardımcısı santral makinisti oluyor. Ayrıca, aslen Seydişehir’li olup Seydişehir dışında motor tamirciliği yapan başka bir (İbrahim) ustanın, şehre gelmesi ve santral makinistine dışarıdan yardım etmesi sağlanmış.

Ne var ki  Seydişehir de kuytu köşelerde yapılan konuşmalar ve ayarlamalar,  elektrik santralindeki 6+6=12 adet fişekle çalışan 2 adet büyük (8 – 10 mt uzunluğunda) İtalyan ve 1 adet küçük (5 m) Çekoslavak malı jeneratörlerin, randımanlı çalıştırılmasına bildikleri, kafi gelmez. Olan arızalar yapılamaz yada yeterli olmaz.

1960 ihtilalî sonrası 1962 yılında yapılan seçimler neticesinde askeriyeden emekli Binbaşı Nevzat Akbaş, belediye başkanı olur. Her ne kadar belediye başkanı Seydişehirli olsa da, devamlı dışarıda olmasından dolayı, santralin çalıştırılma durumunu ve geçmişini bilmemektedir. Fakat başta Seydişehir halkının bildiği bir şey var. Buna göre Şehir de elektrikler düzgün verilememekte, motor arızalarının sonu gelmemektedir. Halkın şikayeti artmaktadır.

Belediye Muhasibi Erol Ulutaş O zamanlar, Lazoğlu Şükrü nün geçmişte başına gelenleri  bilmekte, takdir etmektedir. Ama yapa bileceği bir şey yoktur. Vakti saati geldiği için Bu nedenle durumu Belediye Başkanına iletir. Nevzat Akbaş: Lazoğlu her ne yerde ise bulun, gelmesini sağlayın, der.

Hatta bizzat başkan, dedemin evini bu maksatla ziyaret bile etmiş. Sonuçta Belediye Başkanı ‘Karakaş‘  lakaplı Yusuf dedemi  Gölcük’e, babamı Seydişehire dönmesi için ikna etmeye gönderir.  1962 sonlarında Babam ve biz şehre dönüş yaparız. Babam bir süre belediye ile anlaşmalı olarak, gündüzleri açtığı tamirhanede, geceleri de elektrik santralinde çalışır. Çünkü Seydişehir halkının, örnekte olduğu gibi kendisine ne yapacağını bilemez!

  • TEKRAR SEYDİŞEHİR Babam Lazoğlu Şükrü ve Seydişehir

Bundan sonra Babamın Seydişehire ikinci gelişi ve sonuncu ‘çıkışı’ olur.  Bir şekilde babamın işten çıkartılmasına neden olan kişi, babamın akibetine uğrar. Haliyle, elektrik santralında tek kişi olarak çalışırken bu sefer, belediyede şoför olarak çalışan başka bir arkadaşı; Kardeşini işe almasını ister. Ve bu seferde bu kişi ile çalışmaya başlar.

Gündüzleri, bazen öğleden önce  10 – 11,  öğleden sonrada 13 – 15 saatleri arasında elektrik verilirdi. O zamanlar şehrimizde geçerli meslek olan ‘leblebicilik‘.  Tamirciler, leblebiciler için her gün ve haftada bir Çarşamba günleri gündüz film oynatan sinemacı için, elektrik elzem idi.

Akşamları verilmeye başlanan elektrik, gece 24⁰⁰ kesilmeden önce halkın bildiği ve babamın uyguladığı bir yöntem vardı. Babam, gece saat 23.³⁰ a doğru elektrikleri 2 – 3 sefer keser  verirdi. Bundan amaç, yatmamış ve gezmede olan kişilere, yatmaları veya evlerine gitmeleri konusunda, bir ikaz idi. Ancak 1960 lı yıllarda daha elektriği olmayan köy ve kasabalarımızın olduğunun bilindiği bir zamanda, dramatik bir hatırayı aktarmak istiyorum.

Günün birinde bir köylü vatandaş, şehre gelir. Babamın işten atılmasına sebep olanlardan ustaya uğrar ve bir kaynak işinin yapılmasını ister. Usta – Şu an elektrik yok, geldiği zaman yapalım, der. O güne kadar elektriğin ne olduğunu bilmeyen vatandaş ustaya; – Nerede ise bana söyleyin, ben gidip getireyim, der. Ustanın  muzipliği tutar.  O an atölye içinde bulunan ve halkımızın özellikle alış verişlerde kullandığı söğüt dalından örülmüş üsten saplı büyükçe bir sepeti gösterip:

– Peki şu sepeti al, garaja git. Orada fabrikada Laz oğlu isminde usta var, onu bul, selamımı söyle sana biraz elektrik versin, al gel, der. Vatandaş sora sora babamı bulur. Ve  SA – AS Usta, beni usta gönderdi. Şu sepete biraz elektrik veriver, benim işimi yapacak, demiş. Babam, güler misin  – ağlar mısın! adama acıdım, derdi.

Yalnız Dikkatinizi çekerim 1960’lı yıllarda Türkiye de  makine ve teknikleri konusunda tek yetkili kurum olan Makina Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE) var.  Bildiğim kadarı ile belediyeye ait olan iki adet büyük İtalyan, bir tanede küçük  Çekoslavak malı motorlar için  ‘Çalıştırılamaz‘  raporunu vermiş.

Ancak babam, elektrik santral ve motorlarını, Seydişehir’in enterkonnekte sistem ile Türkiye çapında genel elektrik  sistemine geçtiği 1969 yılında motorları, çalışır vaziyette teslim etmiş ve santrale kilit takılmıştır..

KAHIR BİTMİYOR!

Babam; 1965 yılında Alaylar mahallesine bir ev yaptırmaya başlar. 1966 yılında da Etibank Alüminyum Fabrikasının temellerinin atılması ile işçi alımları başlar. Rahmetli Nevzat Akbaş; O zamanlardaki Etibank Alüminyum Fabrikası yetkililerine şifaen-

– Belediye elemanlarından Lazoğlu Şükrü HARİÇ istediğinizi – isteyeni işe alın, demiş.

Babam evimizin yapımı anında kendisine yardımcı olan Nevzat Akbaş’ın katkıları nedeni ile hem Etibank’a geçmek için gayret etmemiş. Hemde bir ara Almanya ya gitmek istemiş. Bu sefer Konya da İşçi Bulma bürosunda çalışan Seydişehirli’nin görevlinin vazgeçirtmesi ile Almanya ya bile gitmekten vazgeçmiş. Lakin Elektrik Santrali kapatılınca İşçi statüsünde o zamanlar görevinden dolayı iyi maaş alan babamın statüsü Memurluğa çevriliyor. Ama! İlk Okul Diploması yok.

1980 Darbesi sonrası Seydişehir Kaymakamı aynı zamanda Belediye başkanı olmuş. Babam ve yardımcısı memurda olsalar mesleklerinden dolayı Tamirhaneye gönderilmişler. Yardımcısına Takım Haneci görevi verilmiş.  Bu görevde olan kişi, yanında başkası yoksa veya işgüzarlığından dolayı memur olmasına rağmen Cumartesi günleri bile çalışmış veya mecbur kalmış. Babamda Cumartesi  Pazar günleri tatil yapmış.

Bu sefer yardımcısı O zamanlar 12 Eylül sonrası belediye başkanlığı görevi yapan kaymakama: – Ben cumartesi günü memur olduğum halde çalışırken Lazoğlu çalışmıyor diye  şikayet ediyor. Ne yazık ki Kaymakam / Belediye başkanı kişide babamı, cumartesi  günüde çalışmaya mecbur ediyor. O zamanlar babam bu duruma çok üzülmüş ve işe aldırdığı kişiye de çok kızmış ve bu kişi ile de muhabbetini kesmişti.

Danıştaya açtığı mahkeme sonunda, Fazladan çalıştırıldığı 12 iş gününe ait  tatili mahkeme kararı ile aldı. Ve babam,  1982 yılında emekli oldu. Ömrü hayatı, gece gündüz hep çalışmakla geçmiştir. . Bir hatası vardı. Çok sigara içer, eksoz gazı içinde – mis, derdi.

  • GÜRCİSTAN BATUM ve SEYDİŞEHİR

1969 yılında Zonguldak lı bir kişi Gürcistan  Batum da yaşayan akrabalarını görmeye gidecektir. Yanında akrabalarına ait bir çok resimleri de götürür. Zonguldaklı kişinin, Batum da misafir olacağı aile, babaannemi tanımaktadır. Ayşe babaanneme: -Ayşe, Türkiye den bir akrabamız geldi. Sen de gel, hasretlik giderirsin, diye çağırırlar.

Babaannem gelir. Zonguldaklı kişinin getirdiği resimlere bakar. Resmin birinde gördüğü bir erkek için: – Bu, falanca değil mi?, diye sorar. Sorduğu kişi ÖZ ablasının oğlu ve yeğeni olan, Asım Özbostancı’dır.

Türkiye ye gelen Zonguldak’lı kişi, hemen Asım amca ile irtibata geçer. Asım amca, biraz zorlanarak Hürriyet Gazetesi aracılığı ile babamın adresini bulur ve mektup yazar. 1970 yılından 72 yılına kadar Azerbaycan – Bakü ve Türkiye – Seydişehir arasında yapılan yazışmalar neticesinde: Babaannem Ayşe, Halam Fadime ve kocası Abbas Abbasof, T. C. ve S. S. C. B. ne yapılan başvurular neticesinde, 42 yıl aradan sonra 1972 Mart ayında Türk topraklarına ayak basarlar.

Amcam Hamdi YUSUFZADE, birkaç kez Türkiyeye geldi. Şuan Azerbaycan Bakü de, halamın 4 kızı, torunları ile babaannemin ikinci kocasından olan torunları var. Ben 2004 yılında, Azerbaycan’a gidip, Büyükbabamın doğduğu, babaannemin yaşadığı ve kabirlerinin olduğu toprakları gördüm.

  • KIYMET BİLMEZLİK

Acı ve ıstıraplar arasında geçen bir ömür, yardımcısı  ile küs olarak; 01 . 01 . 1987 perşembe günü ve saat 08.10′ da 61 yaşında sona erdi.  12.2011

Bu yazdıklarım; Seydişehirli olmayan birileri için, bir anlam ifade ediyor mu? Ettiğine eminim.

Lakin Söğüt altında ıslık çalan kişi! Seydişehir’in tarihi geçmişi olarak anlatılırken! Ömrünü Seydişehire adamış, Mesleğinden dolayı Kaymakamdan bile iltifat ve sayğı görmüş Lazoğlu Şükrü için, yazılı ve sözlü basında iki cümle bile çok görülmektedir. 05.09.2021 Pazar

Öyle ki, facebookta Seydişehir’in geçmişleri anlatılırken Laz Oğlu Şükrü hatırlanılmadı bile. Ben Babamı ortaya attığımda bir bayan; YAŞASIN BİZİM YERLİLERİMİZ DEDİ. 08.2024