Türkiyede Yaşadığımız İklim Çeşitleri Ve Etki Alanı

Ülke ve Bölgelerimizin iklimsel durumlarını belirten yazım; özellikle meteoroloji genel müdürlüğünün yayınladığı istatistiksel renkli meteoroloji haritasını yorumlama, çeşitli araştırma ve tespitlerime dayanmaktadır. 2019

07.2020 –  Akdeniz bölgesi: Seydişehir, cografi olarak akdeniz bölgesi ve iklimi altındadır. Dolayısı ile yapılan araştırma, akdeniz iklimine dayanmaktadır. Konya Selçuk Üniversitesi Seydişehir / Beyşehir arasındaki iklimsel farklılıklar araştırması örneğinde belirtildigi üzere, yağmurunu toros dağlarının güneyine bırakıp hafifleyen bulutlar, ısınarak yükselmekte ve Toros dağlarını aşmaktadır. Bilimsel açıklamaya göre iç kesimlerin soğuk havası ile tekrar karışıp nemle dolan sıcak hava, Seydişehiri hem yağmur, hem ısı olarak Beysehirden daha fazlası ile etkilemektedir. İlaveten sırtını tam dağa yaslamış olan Alanya, Antalya bölgesi içerisinde en sıcak olan bölgedir. 2018 Mayıs haziran arası Türkiyenin tamamında olduğu gibi Seydişehirde aralıklı olarak 50 günün yarısında dakikalık bile olsa yağmurlar yağmıştır. 2018-19 yılı, açıklandığı üzere tüm sahil bölgelerimiz, Antalya  / Serik Gebiz bölgesi örneğinde olduğu gibi, kapalı ve yağmurlu; 2019/20 yılı yağmur az, soğuk ve serinlik, haziran ortasına kadar devam etmiştir. Oruçlu 2020 Mayıs ayı 14 ve 15. günleri ise gölgede, 49 C’ ile ‘cehennem sıcaklığını’ yaşanmıştır. 2018 Mayıs haziran arası Türkiyenin tamamında olduğu gibi Seydişehirde aralıklı olarak 50 günün yarısında dakikalık bile olsa yağmurlar yağmıştı

Ege  bölgesini, Afrikanın sıcak, Kuzey Atlas Okyanusunun serin rüzgarları, yağmurlarını Denizli / Afyon arasına kadar ulaştırmaktadır. KAfyondan itibaren kuru soğuk kar, Konya istikametine etkin olmaktadır.- Meteorolojik kayıtlardan- Ak deniz bölgemiz, Ege bölgemizden  kışın 0,5 yazın ise 1 C’ daha sıcaktır.

Kara Deniz bölgesi; Avrupa/ Atlas okyanusu  üzerinden gelen serin hava etkisinde olan Düzce/Sinop arası ile, Kuru soğuk Sibirya havası etkisinde olan Sinop /Artvin arası olarak iki bölümde incelenmelidir. Tam kuzeyden gelen soğuk hava ise, Kara denize kıyısı olan tüm bölgelerimizi eşit şekilde etkilemektedir. Fark, batıdan gelen serin, doğudan gelen soğuk hava akımlarındandır.  Kara denizin iç bölgelerinde olan  şehirlerimizin ısı durumu, özellikle O şehrin kuzeyini kaplayan sıra dağların varlığı ile alakalıdır. Mesela yapılan açıklamaya göre iç  Karadeniz  bölgesinde Amasya / Tokat, Mayıs 2018 yılında, en sıcak olan yerlerdir.

İç Anadolu bölgesi kışın serin/soğuk, yazın kuru sıcak havanın etkisindedir.   Özellikle İlk Bahar mevsimi Mayıs ayı ortasına kadar yağmurlu, serin ve soğuk olur.(2020 yılı, haziran ortasına kadar serin, çok seyrekte olsa yağmur etkisinde kalmıştır). Sonbaharın 2. yarısında ise, etkin olmayan yağışlar görülür. Etrafında orman sahası olmayıp geniş, ovalık alanlarda ve kısmen yüksek rakıma sahip  yerleşim yerlerinden olan (Selçuk Üniversitesi araştırması) – (Afyon), Konya, Aksaray, Kayseri, Sivas gibi şehirlerimiz az yağış, çok soğuk uzun kış aylarını yaşamaktadır. İklimsel olarak Ak deniz bölgesine sınır olan yerlerde ise, kısmen ak deniz iklim hava etkisi görülür.  (2018 Mayıs haziran arası Türkiyenin tamamında olduğu gibi Seydişehirde aralıklı olarak 50 günün yarısında dakikalık bile olsa yağmurlar yağmıştı.

Doğu Anadolu bölgemiz dağlarının özellikle; Gürcistan – Ermenistan ve İran sınırlarına doğru değişik yönlerde parçalı, dik ve ormansız dağ olmaları, Orta Asya /Sibirya çıkışlı  kuru soğuk poyraz tipi rüzgarların, iç kesimlere kadar ilerlemesine mani olamıyor. Ayrıca yerleşim yerlerinin Türkiye rakım ortalamasına göre daha yüksek olması, soğuk hava etkisinde önemli bir faktördür. (Sıcaklıkların, Bilimsel olarak deniz seviyesine göre, her 100 mt yükseklikte  0.5 / 1 C’ düştüğü belirtilmektedir. Mesela 1890 mt yüksekliğe sahip Erzurum’da yazın ısı, Antalya bölgesine göre en az 10 C’, kışın daha fazla ısı farkı olmaktadır. D. Anadolu bölgemize yağan karın soğuk etkisi, dört aydan fazla sürmektedir. Ayrıca bölgemizin tam doğusunu etkileyen dağlar, genelde sönmüş volkanik dağlardır. 4.000 metre ve üzerindeki dağların zirvelerinde, 12 ay – 365 gün boyunca buzul karları eksik olmaz.

Rakım ve dağların önemini vurgulamak babından bir örnek vereyim.

2014 Haziranında düğün için  İç Anadolu bölgesinde yer alan Eskişehir – (köse)  Mihalgazi ilçesine gitmiştik. Buranın merkez nüfusu 1700. Dört tarafı dağlık ve tam orta çukur bölgesinden,  Sakarya nehri akmaktadır. Rakım olarak, Sakarya nehrinin aktığı bölge  ≈ 165 mt, ilçe Kaymakamlık binasının olduğu yer ise ≈ 215 mt.  300 – 400 mt yukarısında ise, Sakarı kaplıcaları yer almakta. Sakarya nehri yatağı, Karadenize kadar bir boğaz vazifesi görüp, denizin nemli havasını buralara kadar ulaştırıyor.

Mihalgazi ilçesinde; Akdeniz bölgesinde yetişen  turuncgiller ve muz hariç her türlü meyve, bitki ve şimdi yapılmayan pamuk üretimi bile yetiştirilmekte ve yapılmakta imiş. Plastik seralar, Mersin – Anamur ilçesinde gördüğüm gibi, bu bölgeyi  kaplamış durumda. Düğün sahibinin anlatımı ile; bu sene (2013/2014) kış olmadığı için, beş kez yeşil sebze mahsulü  kaldırmış. Bu yerin yıllık sıcaklık  ortalaması ise:  13 C’

Aynı şekilde Antalya /Akseki ilçesine bağlı dag ve yüksek tepeler ile çevrili, 850 mt rakımlı Cendeve bölgesinden, Akdenize inen Manavgat çayının bulunduğu boğaz ve bölge, akdenizin sıcak havasını buralara getirip zeytin ağaçlarının yetişmesine neden olmaktadır.

Marmara Bölgemiz; özellikle Trakya bölgemiz,  mKuzey Atlas Okyanusu  ile Avrupa içleri  ve balkanlardan  gelen K/B serin – soğuk yağmur ve karlı  karayel havasının etkisinde kalmaktadır. Marmara bölgesini oluşturan diğer şehirlerinde ise yağmur, daha etkilidir. Sadece yüksek bölge ve dağların olduğu yerlerde kar olup, soğuk az olmaktadır. Ayrıca denize kenarı olan yerleşim yerlerine yağan kar, kısa sürede erimektedir.

G. Doğu Anadolu; Bölgemiz ile sınır ötesi Suriye tarafında coğrafik rakımın düşüklüğü ve dağ olmayışından dolayı, özellikle Doğu Anadolu bölgesinin soğuk hava şartlarına kapalı ve bu soğuk havaya siper olan-Buraya dikkatinizi çekerim- Toros dağlarının güneyinde kaldığı için; Arabistan ve Orta Doğu kaynaklı sıcak çöl havası olan G/D  samyeli  rüzğarlarının etkisinde kalmaktadır. Suriye ve Irak sınır boylarında yaz mevsim sıcaklığı temmuz ayında 40 C’ kadar çıkmaktadır. Bu bölgelerimiz  yazın sıcak ve kurak, kışın ise yarı kurak az bir yağmurun etkisi altındadır.

Ülkemiz; kış mevsiminde güneş ve sıcaklığını,  bölgelerimize göre en az 1 – 2 saat, en fazla ise  8 – 10 saat arasında görmekte ve hissetmektedir kaynak Nasa – BBC )

2014 yılında Meteoroloji Genel Müdürlüğü bünyesinde yayınlanmış; İllerimizin en az 10 yıllık yaz ve kış mevsimin sıcaklık kayıtlarının  ortalamalarını, Türkiye’nin yedi bölgesi üzerine göre ayrıştırıp, sizlerin ilgi ve bilgisine sunmaktayım.  Açıklama ve araştırmam 12 şer ay, 4 mevsimin üzerindendir.  11.2015.

YAZ mevsim ortalamasına göre: 1- G. Doğu Anadolu Böl: 30,4    2-  Akdeniz Böl: 26,9  3-  Ege Böl: 25,5   4-  Marmara Böl: 23,6   5-  D. Anadolu Böl: 23,4   6-  K.deniz Böl: 22,6     7-  İç Anadolu  Böl: 22,3 C’

KIŞ ortalamasına göre: 1 –  D. Anadolu Böl: – 5,4  2 –  İç Anadolu Böl –1,0 3 –  G. D. Anadolu Böl: +3,1   4 –  K.deniz Böl: + 3,7   5 –  Ege Böl: + 4,2  6 –   Marmara Böl: + 4,8    7 –  Akdeniz Böl: + 6,6  C’  11.2015

Türkiye’nin Yaz ve Kış mevsim ortalamalarına göre  sıcaklıkları ise: 1 – Ak deniz / G.Doğu Anadolu: 33.5  3 – Ege Bölgesi: 29.4 4 – Marmara Bölgesi: 28.4 5 – Kara deniz: 26.3 6 – İç Anadolu: 21.3  7 – D. Anadolu: 18 C’-dikkat bu yazdıklarım sadece 2014 yılına ait ortalamalarıdır.

Uluslararası Uzay Üssü bağlantılı olarak NASA nın 23.03.2014 tarihinde yayınladığı bir bilgiye göre: Dünya atmosferinde ve her bir (1) saniyede elli (50) kez şimşek çakar. Günde 86.400 yılda 31.536.000 kez olmaktadır.

Ülkemizin, iklim konusunda  şansız olduğu bir tarafı var.(en azından Seydişehiri örnek vereyim: 1986 – 1987 kışında, evlerin içindeki banyo kazanları ve su saatlerinin  patladığı kuru soğuk/ tipi poyraz rüzğarlarını yaşadığımız gibi; 1987 yılı Kırk -40- ikindi Nisan yağmurları ile ardından güneşli bir mayıs ayını yaşadık. 2012 yılında, kurak bir Nisan ayı ile, soğuk bir Mayıs ayını yaşadık.

20 Eylül 2013 – 20 Haziran 2014 ayları içerisindeki aylar ve  mevsimler, bilindiği şekli ile geçmemiştir.  Eylül sonlarında Manavgat ve Seydişehire yağan yağmur, Ekim ayında görülmemiş, kasım ayında ise tekrar kısa bir süre yağmur yağmıştır. Yağmurun görüldüğü günler haricinde Sonbahar her bölgede ılık geçmişti. Kış mevsiminde kar, Seydişehire iki kere yağmış olup, 2 günde erimiştir. Manavgata ise Mart ayının başlarında yağmur yağmış, Nisan başına kadar arkası gelmemiştir. (arılarım olduğu için biliyorum) Diğer bir ifade ile Ekim – Mart arası sıcak;  Nisan – 10 Haziran arası ise, serin geçmiştir.  2016/17 kışında 260 cm kar yağmıştı. 2017 Ağustos ayının 3.4,5,19,20. günlerinde ise hafif bile olsa yağan yağmurları da gördük.  01.2013  Mecit  ALBAYRAK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir